#TIR şoförü

İLKHABER-Gazetesi - TIR şoförü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, TIR şoförü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, İran’daki saldırının ardından memleketinde toprağa verildi Haber

Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, İran’daki saldırının ardından memleketinde toprağa verildi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi'nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul'dan aldığı yükle Afganistan'a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran'ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran'ın Zencan Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Fırat, İran'da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat'ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran'dan Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi'nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat'ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İRAN'DA BİR GÜVENCE YOK, CESETLER DOLU VE MASUM İNSANLAR RAST GELE ÖLDÜRÜLÜYOR" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika'yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran'da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran'da hastanede güzel baktılar" dedi. "BU OĞLUMUN DAMATLIĞI, DAHA ÇİÇEĞİ ÜSTÜNDE" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin'im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.

Samsun’da sosyal medya dolandırıcılığı: Şoför 350 Bin TL’lik vurgun mağduru Haber

Samsun’da sosyal medya dolandırıcılığı: Şoför 350 Bin TL’lik vurgun mağduru

Samsun'da bir tır şoförü sosyal medyada tanıştığı ve evlenme vaadinde bulunduğunu öne sürdüğü kadının, hastalık ve çeşitli gerekçelerle kendisinden yaklaşık 350 bin TL aldığı iddiasıyla polis merkezine şikâyette bulundu. İddiaya göre, Muzaffer Bayraktar, geçen yıl Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde çalıştığı sırada sosyal medya üzerinden Dilek ismini kullanan bir kadınla iletişime geçti. Kadınla görüşmelerinin ardından Bayraktar, yaklaşık 6 aylık süreçte çeşitli gerekçelerle 20 bin, 30 bin ve 40 bin TL gibi farklı tutarlarda toplamda yaklaşık 350 bin TL para gönderdi. Daha sonra kadının evlenmeyeceğini ve dolandırılmış olabileceğini düşünen Bayraktar, polis merkezine giderek şikâyette bulundu. "25 bin TL değerinde yüzük aldırdı" Olayı anlatan Bayraktar, "Geçen sene Hatay Kırıkhan'da çalışıyordum. Orada şoförlük yapıyordum. Sosyal medyadan Dilek isimli bir şahıs bana mesaj yazdı. Kendisinin eşinin depremde vefat ettiğini, bir tane kızı olduğunu, kızı ile birlikte yaşadığını ve evlilik düşündüğünü söyledi. Bir hafta telefonla konuştuk. Kendisinin yanına gittim; kızıyla birlikte yanıma geldi. Bir kafede oturduk ve tanıştık. Bana ailesinin ciddi olduğumuzu düşünmesi için yüzük almam gerektiğini söyledi. 25 bin TL değerinde kendisine bir yüzük aldırdı. Yüzük parasının yarısını IBAN'dan attım, diğer yarısını da peşin verdim. Bu şekilde konuşmalarımız devam etti" dedi. "Hastalıktan ve çocuğun okul masrafları için para talep etti" Kadının kendisinden çeşitli sebeplerden dolayı para talep ettiğini belirten Bayraktar, "Annesinin kanser hastası olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyledi. Para talep etti. Ben kendisine paraları gönderiyorken "borç olarak gönderiyorum" olarak yazdım. Bana "Neden borç olarak veriyorsun" diye sordu. Ben de "Evlenirsek geri ödemene gerek yok, eğer evlenmezsek geri ödersin" dedim. Kendisi güvenlik görevlisi olduğunu ve kadın sığınma evinde çalıştığını söyledi. Bir hafta sonra açığa alındığını ve ihtiyaçları olduğundan dolayı paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesinin 23 bin TL değerinde akıllı ilaç alması gerektiği için para talep etti. Kendisiyle yaklaşık 5-6 ay konuştum. Kendisinin göğüs kanseri olduğunu ve tedavi görmesi gerektiğini söyledi. Bu süreçte kendisi ameliyat parası ve akıllı ilaç parası adı altında 20 bin, 50 bin, 30 bin, 15 bin TL talep etti. Bunu yanı sıra çocuğunun okulunu değiştireceğini ve onun ihtiyaçları için yaklaşık 70 bin TL daha para istedi. Bu kadın sürekli benden talep etti. Annesinin ve kendisinin hastalığından dolayı sürekli beni oyaladı" diye konuştu. Şikayetçi oldu Kadından şikayetçi olduğunu ifade eden Bayraktar, "Bu kadının dolandırıcı olduğunu öğrendim ve hakkında polis merkezine şikâyetçi oldum. Şikâyetçi olduğumda kendisinin evli ve 2 çocuğunun olduğunu öğrendim. Gerekli şikayetlerde bulundum. Gerekirse Adalet Bakanlığı'na yazacağım" şeklinde konuştu.

Adana’da yol verme kavgası sonrası cinayet: Tır şoförüne müebbet hapis istemi! Haber

Adana’da yol verme kavgası sonrası cinayet: Tır şoförüne müebbet hapis istemi!

Adana'da, 3 Ocak 2024 tarihinde trafikte yol verme nedeniyle tartışan tır şoförü Adem Tantalak, 24 yaşındaki dolmuş şoförü Can Yüce’yi tabancayla vurarak öldürdü. Olayın ardından tutuklanan Tantalak'ın yargılanmasına devam edilirken, mahkeme karar için bilirkişi raporunu bekliyor. Olayın Gelişimi ve Cinayet Anı Yüreğir ilçesinde yaşanan olay, 3 Ocak 2024'te yol verme meselesi yüzünden başlayan tartışmayla başladı. Can Yüce, 01 M 0712 plakalı dolmuşuyla yolcu indirirken, tır şoförü Adem Tantalak ile tartışmaya girdi. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle her iki taraf da silahlarını çekti. Adem Tantalak, tabancasıyla Yüce'yi vurdu. Yüce, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli Tantalak tutuklandı. Kamera Kayıtları Olayı Aydınlattı Cinayet, dolmuşta bulunan bir yolcu tarafından kaydedilen cep telefonu görüntüleriyle aydınlatıldı. Görüntülerde, diğer yolcuların Can Yüce’yi "Daha gençsin, yapma" diyerek uyardığı, tabancayı almaya çalıştığı ancak Yüce'nin uyarılara aldırmadan minibüsten indiği görüldü. Bu görüntüler, olayın ardından polis ve mahkeme için önemli delil oldu. Sanık Adem Tantalak'ın Savunması Sanık Adem Tantalak, daha önce verdiği ifadesinde, Can Yüce’yi öldürme kastı taşımadığını savundu. Uzun yol şoförü olduğu için güvenlik amacıyla aracında bulunan tabancayı yere doğru ateşlediğini ve Yüce’nin yaralandığını bilmediğini belirten Tantalak, olay yerinden ayrıldığını söyledi. Savunmasında, "Maktulün yaralandığını dahi bilmiyordum. Elimdeki tabanca ile sadece güvenlik amaçlı ateş ettim" ifadelerini kullandı. Mahkeme Karar İçin Bilirkişi Raporunu Bekliyor Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden davada, sanık Adem Tantalak’ın "kasten öldürme", "ruhsatsız silah taşımak" ve "tehdit" suçlarından yargılandığı bildirildi. Mahkeme, olayın aydınlatılmasında önemli bir delil olarak gösterilen cep telefonu ve araç kamera kayıtlarının incelenmesi için bilirkişiden rapor bekleyecek.

Tır şoförleri Avrupa vize sorunlarından mağdur Haber

Tır şoförleri Avrupa vize sorunlarından mağdur

Avrupa Birliği ülkelerinin vize başvurularını sıklıkla reddetmesi ya da kısa süreli vize vermesi, uluslararası taşımacılık yapan tır şoförlerini mağdur ediyor. Vize başvurularının reddedilmesi ya da kısa süreli vize verilmesi nedeniyle maddi kayıp yaşadıklarını belirten tır şoförleri, Schengen vizesi alımında sorun yaşandığını iddia etti. İran'dan Bulgaristan'a yük taşıyan tır şoförü Ali Tümer, "Vize verilmiyor. Bazı şirketlere de ret geliyor. Biz mağdur oluyoruz. Biz 750 euro ile bin lira para veriyoruz. Yükümüz de bekliyor gidemiyoruz. Önümüzdeki pazar bayram ailelerimize yetişmeye çalışıyoruz. Vize olsaydı şimdi evimizde olacaktık" dedi. 2 buçuk aydır vize için başvuru yaptıklarını ama bir sonuca varamadıklarını belirten tır sürücüsü Kazım Er, "Ne bilgilendirme geldi ne bir şey. Ailelerimizden uzaktayız 5-6 gündür buralardayız. Bayrama yetişmek için acele ediyoruz. Yükleme yaptıktan sonra inşallah bayrama yetişeceğiz" diye konuştu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Uluslararası Hukuk Uzmanı Avukat Seda Yılmaz, son zamanlarda 6 başvurudan bir tanesinin reddedilmiş durumda olduğunu ve bu durumun hem bireylere hem de şirketlere ek külfet getirdiğini belirtti. Vize retlerine bağlı taşımaların gecikmesi ya da yapılmaması sebebiyle külfetler doğduğunu belirten Yılmaz, kişisel vize başvurusu yapanların otel rezervasyonu yaptırırken ya da uçak bileti alırken sözleşmelerine sınırsız değişiklik ya da iptal haklarını koymalarının önemli olduğunu belirtti. Firmaların sözleşmelerinin de önemli olduğunu aktaran Yılmaz, "Daha önceden yapılmış sözleşmeler varsa tavsiyemiz sonrasında düzeltici yorumlar yapmaları. Eğer yeni sözleşme yapacaklarsa bu vize reddinden sebep oluşabilecek zararlara ilişkin her iki tarafı da koruyucu maddeler koymaları gerekir" dedi.

İdrar yapamama şikayetiyle hastaneye başvuran kişiden 600 grama yakın prostat çıkarıldı Haber

İdrar yapamama şikayetiyle hastaneye başvuran kişiden 600 grama yakın prostat çıkarıldı

MERSİN (İLKHABER) -  Osmaniye'de yaşayan tır şoförü Mahmut Arık (52), prostat rahatsızlığı nedeniyle 10 yıldır sorun yaşadığı idrar yapamama şikayetinden kurtulmak için ameliyat olmaya kararı verdi. Çeşitli kentlerde hastanelere başvuran Arık, doktorların büyüklüğü nedeniyle prostatı alamayacaklarını söylemesi üzerine arkadaşının tavsiyesiyle Mersin'deki İMC Hastanesi'nde görevli üroloji uzmanı Dr. Güçlü Gürlen ile iletişime geçti. Görüşmenin ardından kente gelerek hastaneye başvuran Arık, tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerde mesanesinin alt kısmındaki prostatın 600 grama ulaştığı belirlenen hastaya, kapalı yöntemle prostat dokusunu tamamen temizleyip dışarıya atabilen, halk arasında "lazerli ameliyat" olarak da bilinen Holmium Lazer Prostat (HoLEP) yönteminin uygulanması kararlaştırıldı. Ameliyata alınan Arık'ın prostatı, yaklaşık 5 saatlik cerrahi operasyonun ardından başarıyla çıkarıldı. Kısa sürede sağlığına kavuşan Arık, taburcu edildi. Üroloji uzmanı Dr. Güçlü Gürlen,  ender büyüklükte görülen bir prostatın tedavisini gerçekleştirdiklerini söyledi. Arık'ın tedavi sürecinde şaşkınlık yaşadıklarını anlatan Gürlen, "Mahmut Bey hastaneye geldiğinde muayenesini yaptık. MR görüntüsünde prostatın 600 gram olduğunu gördük. Elle ve ultrasonla muayenesini gerçekleştirdik, çok şaşırdım. 'Ameliyatı yapacak mısınız?' diye sorduğunda kararsız kalmıştım. 'Ameliyat sırasında bir sıkıntı çıkar mı?' diye düşündüm. Daha önce çok ameliyat yapmıştım ama en büyük prostat ameliyatı 300-350 gram arasındaydı." diye konuştu. - "Çok ender rastlanan büyüklükte" Gürlen, ekip arkadaşları Dr. Mehmet Akif Diri ve anestezi uzmanı Harun Aydoğan desteğiyle gerçekleştirdikleri ameliyatın zorlu geçtiğini belirtti. Yaklaşık 5 saat süren ameliyatın ardından operasyonu başarıyla tamamladıklarını aktaran Gürlen, şöyle devam etti: "Ortaya çıkan 600 gramlık bir prostat vardı. Tartıda da gördük, çok şaşırdık. Herhalde Türkiye rekorlarından bir tanesiydi. Daha önce böyle bir ameliyat yapmamıştık. Devasa bir prostat. Çok ender rastlanan büyüklüklerden bir tanesi. Dünya genelinde literatürü taradım, bu büyüklükte 10-15 hastada anca ortaya çıkmıştır. HoLEP, bizim açımızdan zor bir ameliyat ancak hasta konforu açısından çok kolay bir ameliyattı. Bir gün sonra ayaktaydı. Hastamız, bize idrar yapamama ve sık idrar yolları enfeksiyonu nedeniyle başvurmuştu. Şu an gayet iyi. Kendisi çok mutlu." Mahmut Arık da ameliyatla yaşadığı şikayetlerinden kurtulduğunu aktardı.

Tırıyla Fransa'dan Kahramanmaraş'a yardım getirdi Haber

Tırıyla Fransa'dan Kahramanmaraş'a yardım getirdi

KAHRAMANMARAŞ (AA) - ALİ KEMAL AKAN - Fransa'da yaşayan 24 yaşındaki tır şoförü Gülfem Zengin, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremler nedeniyle Fransa'daki gurbetçilerin öncülüğünde toplanan yardımları, 4 bin 300 kilometrelik yolu tırıyla tek başına katederek Kahramanmaraş'a ulaştırdı.Gülfem Zengin, AA muhabirine, depremlerin ardından Fransa'daki Türk-Fransız Dostluk Cemiyetine üye gurbetçilerin yardım organizasyonu düzenlediğini söyledi.Yardım malzemelerinin nakliyesi konusunda gurbetçilerin kendisiyle irtibat kurduğunu aktaran Zengin, depremzedeler için zorlu yolcuğu göze alarak tek başına yola koyulduğunu ifade etti.Yolculuğun 4 gün sürdüğünü kaydeden Zengin, "Bu yolu karadan geçmek istemiyordum. Daha önce yapmadığım bir şeydi. Hele de yapayalnızdım. Benim için imkansızdı ama buradaki insanların durumunu düşündüm. Halimize şükür, elimiz ayağımız tutuyor ve elimizden gelen yardım da bu oluyor. O yüzden korkularımı kenara koydum." diye konuştu.Yardım malzemelerinin, giyim ve battaniyenin yanı sıra gıda, kedi köpek maması ve ilaçtan oluştuğunu anlatan Zengin, Fransızların ve bu ülkede yaşayan diğer milletlerden insanların da kampanyaya destek verdiğini dile getirdi.Kahramanmaraş'taki yıkılan binaları da gördükten sonra "İyi ki gelmişim. İyi ki de yardım getirdim" dediğini de belirten Zengin, "Keşke elimde daha fazla imkan olsaydı, keşke daha fazla bir şey yapabilseydik. Enkazları da görünce içimiz paramparça oldu." sözlerini sarf etti.- "Yolda da çok büyük fedakarlıklar yaptı"Gülfem Zengin'in sürücülüğünü yaptığı yardım tırını Türkiye sınırında karşılayan ve Kahramanmaraş'a kadar otomobiliyle eşlik eden Gökhan Baylan ise yardım malzemelerini AFAD'a teslim ettiklerini vurguladı.Kendisinin de lojistik işi yaptığını söyleyen Baylan, "Gülfem de gönüllü olarak bu yardım çalışmasına katılmak istiyordu. Çok duygulu bir şekilde buraya geldi. Yolda da çok büyük fedakarlıklar yaptı." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.