#tohum

İLKHABER-Gazetesi - tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BATEM'in geliştirdiği sebze tohumları ihraç da ediliyor Haber

BATEM'in geliştirdiği sebze tohumları ihraç da ediliyor

Antalya'daki Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne bağlı 2 bin 856 dekar açık, 41 dekar örtü altı ve 4 dekar kapalı laboratuvar alanında tarla bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, gıda, bitki sağlığı ve besleme, tarım ekonomisi, süs bitkilerinin yanı sıra sebze tohumunun geliştirilmesine de önem veriliyor. Enstitünün kurulduğu günden bu yana geliştirip tescillendirdiği 191 ürünün 40'ını domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun başta olmak üzere kışlık ve yazlık sebze tohumları oluşturuyor. Geliştirilen yerli tohumlar iç pazarın yanı sıra farklı ülkelere de ihraç ediliyor. BATEM Müdürü Doç. Dr. Abdullah Ünlü, sebzeciliğin ana konuları olduğunu ve sebze tohumu geliştirmeye yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Antalya'nın örtü altı sebzeciliğinde öne çıktığını ifade eden Ünlü, kamuoyunda "İsrail'den tohum alınıyormuş" gibi yanlış algı olduğunu vurguladı. "TOHUMDA İBRE TAMAMEN TERSİNE DÖNDÜ" Türkiye'nin artık İsrail'e, Amerika Birleşik Devletleri'ne ve birçok ülkeye tohum ihraç ettiğini anlatan Ünlü, şunları kaydetti: "Özellikle son yıllarda F1 hibrit sebze tohumculuğu geliştiriyoruz. Türkiye'ye, 1990'lı ve 2000'li yılların başında yurt dışından tohumlar geliyordu. Yüzde 10 yerli, yüzde 90 yabancı tohumlara bağlıydık ama Bakanlığımızın ve enstitülerimizin yaptığı çalışmalarla bu ibre tamamen tersine döndü. Yazlık sebze dediğimiz domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun da artık yüzde 100 yerli tohum üretiyoruz ve ihraç ediyoruz. Bu çok önemli. Hatta bunun bir ötesine de gittik. Yazlık sebzenin dışında kışlık sebze dediğimiz lahana, brokoli, havuç, pırasa, ıspanakta da artık tamamen yerli üretim yapıyoruz. BATEM olarak şu ana kadar geliştirdiğimiz 191 tescilli çeşidin 40'ını sebze tohumları oluşturuyor." "ÜNLÜ" İSMİYLE TESCİLLENEN KAVUNUN ÜRETİMİ YAYGINLAŞTI Abdullah Ünlü, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) özellikle tarla bitkileri tohumculuğu konusunda çok deneyimli olduğuna işaret ederek, TİGEM ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) arasında imzalanan protokol kapsamında Antalya'daki tesislerde sebze de üretildiğini anlattı. Ekibiyle çalışarak geliştirip, "Ünlü" ismiyle tescillendirdikleri kavunun üretiminin yaygınlaştığını dile getiren Ünlü, "Kırkağaç tipi bir kavun. Geçen yıl İstanbul ve civarında açık alanlarda bu kavunu yaklaşık 1,5 milyon fide yapıp, oraya satışını gerçekleştirdik. Çiftçi tarafından kabul edilmiş bir ürün. Bu kavun hastalıklara dayanımlı, tat aroması güzel. Bu da bizim için gurur verici, ülkemiz adına yapmış olduğumuz çalışmalar sahada yer buluyor." dedi.

Adana’da üreticiye 654 ton hibeli tohum desteği Haber

Adana’da üreticiye 654 ton hibeli tohum desteği

Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" sayesinde Adanalı çiftçilere önemli miktarda hibeli tohum desteği sağlandı. 4 BİN 178 ÜRETİCİ FAYDALANDI Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında toplam 4 bin 178 üretici destekten yararlandı. Bu proje ile boş, nadasa bırakılan veya atıl durumdaki arazilerin yeniden tarımsal üretime kazandırılması hedefleniyor. HANGİ TOHUMLAR HANGİ ORANDA HİBELİ VERİLDİ? Proje kapsamında üreticilere sağlanan tohumlar ve hibe oranları şu şekilde: Soya Tohumu: Yüzde 50 hibe (577 ton) Ayçiçeği Tohumu: Yüzde 50 hibe (39 ton) Nohut Tohumu: Yüzde 75 hibe (31 ton) Sorgum Sudan Otu Tohumu: Yüzde 75 hibe (7 ton) Toplamda çiftçilere 654 ton tohum desteği verilmiş oldu. TOHUM DAĞITIM TÖRENİ DÜZENLENDİ Proje kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde çiftçilere soya tohumu dağıtım töreni gerçekleştirildi. Törene TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu ve AK Parti İl Başkanı Tamer Dağlı katıldı. MİLLETVEKİLİ DOĞRU: "ÜRETİCİMİZİN YANINDAYIZ" Törende konuşan AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, tarımın Adana için hayati önem taşıdığını vurguladı. Zirai don nedeniyle zor günler geçiren üreticilere bu yıl geçen yıldan daha fazla tohum dağıtımı yapıldığını belirten Doğru, su tasarrufu için Aşağı Seyhan Ovası'nda basınçlı sulama sistemine geçilmesi çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti. Doğru, "Adana'nın gelecek yüzyıllara yetecek yatırımını yapıyoruz." ifadelerini kullandı. MÜDÜR KÖKÇÜOĞLU: "ÜRETMEK ZORUNDAYIZ" İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu ise üreticilerin her zaman yanında olduklarını dile getirerek, "Bizler üretmek zorundayız. Kendi kendimize yeter bir ülkeyiz. Kendi kendimize yeter olarak devam etmenin yolu da üretmekten geçiyor." şeklinde konuştu. Tören, çiftçilere tohumların teslim edilmesiyle sona erdi.

Tarım Bakanlığı Adana'da üreticilere 528 ton tohum desteği sağladı Haber

Tarım Bakanlığı Adana'da üreticilere 528 ton tohum desteği sağladı

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Adana’daki üreticilere 528 ton hibeli tohum dağıtımı yapıldı. Boş veya nadasa bırakılan ya da atıl durumdaki arazileri tarımsal üretime kazandırmak amacıyla başlatılan TAKE Projesi kapsamında Adanalı üreticilere ayçiçeği, soya, nohut ve fasulye tohumu verilmesi kararlaştırıldı. Tarım topraklarının hem dünyada hem de ülkemizde etkin ve verimli kullanılmasından hareketle yola çıkan Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü soya ve ayçiçek tohumlarını yüzde 50 hibe ile nohut ve kuru fasulye tohumlarını da yüzde 75 hibe ile üreticilerle buluşturdu. İmamoğlu ilçesinde üreticilere soya tohumu dağıtımı programına katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, üreticinin üreterek 85 milyonu doyurma gibi bir sorumluluğu olduğunu belirterek Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üreticiden üretmesini isterken yaptığı desteklerle de her zaman yanında olduğunu kaydetti. Kökçüoğlu, “Adana’da soya, ayçiçek, fasulye, nohut tohumları dağıtarak üreticimize destek oluyoruz. Sadece tohum dağıtarak değil sulama, kırsal kalkınma yatırımları gibi konularda da destekçiyiz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var bir karış toprağımız boş kalmasın. Dağıtımını yaptığımız soyaya da ülkemizin hem yem hem de yağ anlamında ihtiyacı var. Üretici olarak sizler yetiştireceksiniz. Arz açığının olduğu bu ürünün ürün deseni içinde daha çok yer almasını sağlayacağız. Desteklerimiz gelecek yıllarda da devam edecek.” dedi. İl Müdürü Kökçüoğlu ve İmamoğlu Kaymakamı Osman Şahin daha sonra üreticilere soya tohumlarını dağıttı. Üreticilerden  Seyyare Korkmaz da Koyunevi Mahallesinde üreticilik yaptığını belirterek mahallesine basınçlı sulama sisteminin gelmesiyle gelirlerinin arttığını verilen tohumların da  girdi maliyetini azalttığı için memnun olduklarını söyledi.  Ufacıkören Mahallesinden Ergün Alıç ise 200 dekar soya ektiğini belirterek tohum desteği sebebiyle Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür etti.  Adana’da TAKE Projesi çerçevesinde 9 ilçede 400 ton soya ile 34,6 ton ayçiçeği, 4 ilçede de 40 ton kuru fasulye ile 53,8 ton nohut tohumu dağıtıldı. Tohum dağıtılan üretici sayısı 3186 olurken dağıtılan tohum miktarı ise 528,4 ton oldu.ilerinin verimli kullanımını destekledi.

Ata tohumlarını önce yetiştirip sonra çoğatıyorlar Haber

Ata tohumlarını önce yetiştirip sonra çoğatıyorlar

Nevşehir’de sosyal medya platformları üzerinden bir araya gelen Ata Tohumu Takas Grubu, ürettikleri tohumları değişerek çoğaltmayı hedefliyor. Bahçelerinde yetiştirerek çoğalttığı ata tohumlarını, ücretsiz dağıtarak daha çok kişiye ulaştırarak çoğalmasını sağlayan grup üyeleri yılda iki defa bir araya gelerek ata tohumu takas buluşması yapıyor.  Bu yıl ikincisi düzenlenen Ata Tohumu Takas Etkinliği'ne İzmir’den katılan Avukat Meral Ungan İhlas Haber Ajansına yaptığı açıklamada, “İzmir Karşıyaka’dan, Nevşehir’e tohum takası için geldim. Ata tohum takas grubu Türkiye’nin her şehrinde bulunan üyeler ile bir araya gelerek yetiştirdiğimiz tohumları değişmek adına takas toplantıları yapıyoruz. Buradan tohum alan üyelerimiz, ürettikleri ürünlerden elde ettikleri tohumları bir sonraki toplantıya getirerek tohum sirkülasyonunu sağlıyoruz. Sayılarımız gün geçtikte artıyor” dedi. Ungan, ”Bu tohumlar dedelerimizin, ninelerimizin ürettiği ürünlerden elde edilen tohumlar. Üç sene üst üste aynı tohumu dikersek ata tohumu oluyor. İsrail tohumlarının zararlarını yaşantımızda kanser başta olmak üzere diğer hastalıklar ile görüyoruz. Ata tohumlarımızı ilaç kullanmadan, sadece hayvansal gübre kullanarak yetiştiriyoruz. Bu ata tohumları çocuklarımıza bırakacağımız en güzel armağan. Geleceğimiz için ata tohumlarına çok ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. Nevşehir Ata Tohumu Takas Grubu üyesi olan Doç. Dr. Özden Taşğın da yaptığı açıklamada, “Tohum takas grubu olarak ülkemizin ve insanımızın en önemli değerlerinden birisi olan tohumun, değerlerimize özgü olması ve yerel olmasını sağlamak için farkındalık oluşturmaya başladık. Domatesten patlıcana, bezelyeden kabağa kadar birçok sebzenin ata tohumunu burada ürettikten sonra takas ederek insanlığa bir katkı sağlamak için çaba harcıyoruz” dedi.

Manavgat yangınının üzerinden iki yıl geçti Haber

Manavgat yangınının üzerinden iki yıl geçti

ANTALYA (AA) - Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaklaşık 60 bin hektarlık alanın zarar gördüğü orman yangınının üzerinden geçen iki yılda bölgedeki yaralar sarıldı, hayat normale döndü.Manavgat'ta 28 Temmuz 2021'de başlayan, bir gün sonra Akseki'de çıkan rüzgarın etkisiyle Gündoğmuş, İbradı, Alanya ilçelerine de yayılan, 7 kişinin öldüğü, 60 bin hektarlık alanın zarar gördüğü günlerce süren yangının üzerinden iki yıl geçti.Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün yeşillendirme çalışmaları kapsamında dikilen fidanlar ve atılan tohumlarla doğa kendini yenilemeye başladı. Yangından zarar gören sahaların tamamına yakınında ağaçlandırma çalışmaları bitti.- "Devletimiz her zaman için bizim yanımızda oldu"Yangının en fazla hasar verdiği Kalemler Mahallesi'nde evi zarar gören vatandaşlardan Ahmet Çatal, AA muhabirine, yangından kısa bir süre sonra yaraların devlet eliyle sarıldığını söyledi.O dönemde oldukça zor günler geçirdiklerini anlatan Çatal, "Her şey bitti sandık. Her taraf kapkaranlık, çöl gibi şey gibi oldu. Aklımız başımızdan gitti. Birbirimizi göremez olduk. O şekilde bir fırtına, bir duman, bir alev, canımızı zor kurtardık. Allah razı olsun devlet evlerimizi yaptı. Paralarımızı verdi. Her türlü yardımı yaptı. Eşyalarımızı aldık. Motoru yananlara motor verildi. Eksik olmasınlar." diye konuştu.Kalemler Mahallesi Muhtarı Mustafa Cansız da devletin her zaman yanlarında olduğunu belirtti.Yangında bölgenin büyük zarar aldığını hatırlatan Cansız, "28 Temmuz'da Manavgat'ta çok büyük bir yangın yaşandı. Yangının olduğu ilk gün dünyanın sonu gibiydi. Ama iki yıl sonra burada evlerimiz dahil olmak üzere her şey yapıldı. Traktörü yanan kişilere traktör verildi. Devletimiz köy konağımızı, okulumuzu yaptırdı. Ağaçlarımız yandı, tekrar ekildi. Orman Bölge Müdürlüğü hızlı bir şekilde çalışma yaptı. Şimdi her şey yeşermeye başladı. Gerçekten devletimiz bize çok yardımcı oldu. İlk anda 'devlet sizi kandırır, yapmaz, yalan söyler' dediler ama devletimiz her zaman için bizim yanımızda oldu. Daha bu evlerden beş kuruş para alınmadı." ifadelerini kullandı.Mahallede evi yanan Alman vatandaşı Thorsten Keilberg ise "Yangın çok kötüydü ama Türkiye en doğru şekilde bizlere yardımda bulundu. Yeni evler yapıldı. Almanya'da bu mümkün değil. Önemli olan sonrasında da yardımların devam etmesidir. Ve bu burada çok hızlı oldu. İki gün sonra bize yardım sözü verildi. Zaten 3 ay sonra TOKİ yeni evleri inşa etmeye başladı" şeklinde konuştu.

Manavgat yangınında zarar gören alanların tamamına yakını ağaçlandırıldı Haber

Manavgat yangınında zarar gören alanların tamamına yakını ağaçlandırıldı

ANTALYA (AA) - Antalya’nın Manavgat ilçesinde iki yıl önce meydana gelen orman yangınında , zarar gören alanların tamamına yakınının ağaçlandırıldığı bildirildi. Antalya Orman Bölge Müdürü Vedat Dikici, yaptığı açıklamada, Antalya'da 28 Temmuz 2021'de Manavgat ilçesindeki ormanlık alanda başlayan Akseki, Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş ve Taşağıl Orman İşletme Müdürlüklerinde etkili olan yangında 59 bin 985 hektar alanın zarar gördüğünü belirtti. Zarar gören 30 bin 581 hektar alanının tabii, 14 bin 396 hektar alanın suni gençleştirme ve 467 hektar alanın endüstriyel plantasyon yöntemleriyle ağaçlandırılmasının yapıldığını kaydeden Dikici, "Geriye kalan gençleştirmeye uygun olmayan ve taşlık kayalık vasıfta 14 bin 540 hektar saha ise tabiatı koruma alanı olarak ayrılmıştır. Yangında zarar gören alanlardan 38 bin 443 hektar alanda tabii gençleştirme çalışması bitirilmiştir. Çalışmalarda 145 bin kilogram kızılçam, 2 bin 320 kilogram karaçam, 6 bin 200 kilogram sedir tohumu olmak üzere toplam 153 bin 520 kilogram tohum toprakla buluşturulmuştur." ifadelerini kullandı. Suni gençleştirme ve endüstriyel plantasyon ağaçlandırmaları kapsamında 12 bin 448 hektar alanda ekim ve dikim çalışması yapıldığını aktaran Dikici, tabiatı korumaya ayrılan 1354 hektar alanda rehabilitasyon çalışması gerçekleştirildiğini vurguladı. - Yangına dirençli 5 milyon 170 bin fidan toprakla buluşturuldu Tabiatı koruma sahası olarak ayrılan alanda yapılan çalışmasının 7 bin 402 hektar alana düştüğünü ifade eden Dikici, şunları aktardı: "Suni gençleştirme sahalarında dozer ve ekskavatörle 7 bin 110 hektar alanda toprak işlemesi yapılarak fidan dikimi gerçekleştirilmiş olup 5 bin 338 hektar sahada ise tohum ekimi yapılmıştır. Gelecek yıllarda meydana gelebilecek olası orman yangınlarında iskan ve tarım alanlarında zarar oluşmaması ya da zararın en aza indirilmesi amacıyla bu alanların sınır hatlarda ve yol kenarı ile köy yerleşim alanına yakın mıntıkalarda yangına daha dirençli olan 255 bin harnup, 220 bin servi, 110 bin zakkum, 65 bin diğer yapraklı ağaçlara ait fidanı dikilmiştir. Yangına dirençli türlerle birlikte 4 milyon 520 bin kızılçam olmak üzere toplam 5 milyon 170 bin fidan toprakla buluşturulmuştur." Dikici, köylülerin ileride ekonomik kazanç elde etmesi de düşünülerek dikimi yapılan 120 bin harnup fidanına ek olarak 80 bin defne fidanının da toprakla buluşturulduğunu ve yangından zarar gören sahaların tamamına yakınında ağaçlandırma çalışmalarının bittiğini kaydetti.

Adana'da susuzluğa ve hastalığa dayanıklı yeni yer fıstığı çeşidi geliştirildi Haber

Adana'da susuzluğa ve hastalığa dayanıklı yeni yer fıstığı çeşidi geliştirildi

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından susuzluğa ve hastalığa dayanıklı, çerezlik olarak geliştirilen yeni yer fıstığı çeşidi "Adanur" tescillendi.Pamuk, soya, ayçiçeği, ekmeklik ve makarnalık buğday, nohut, bezelye, fiğ, arı otu, yonca, yer bademi, mısır ve arpa bitkilerinin çeşit geliştirme çalışmaları yapılan enstitüde son olarak yer fıstığında "Adanur" çeşidi geliştirildi.Emsallerine göre çürümeye, hastalığa, susuzluğa daha dayanıklı, olgunluk oranı daha yüksek ve lezzetiyle öne çıkan "Adanur", Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezince tescillenerek çiftçinin hizmetine sunuldu.- Çerezlik kalitesi yüksekEnstitü müdürü Abdullah Çil, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı enstitünün yaklaşık 100 yıllık tarihçesi olduğunu söyledi.Enstitü olarak yöre çiftçisine yönelik hizmetler gerçekleştirdiklerini aktaran Çil, bu kapsamda ülke üretiminin yüzde 60'ının yapıldığı Adana'da yer fıstığıyla ilgili yeni çeşit geliştirdiklerini belirtti.Yer fıstığının biyolojik özellikleri nedeniyle ıslah çalışmasının buğday, pamuk gibi ürünlere göre daha zor olduğunu vurgulayan Çil, Türkiye'de yer fıstığında 2'si kendi enstitüleri tarafından tescil edilen sadece 13 çeşit bulunduğuna dikkati çekti.Çil, yer fıstığıyla ilgili 2018'de "Ayşehanım" diye bir çeşit geliştirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:"Bu çeşit, Adana'da, Osmaniye'de ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde önemli ekim alanlarına ulaştı. Çerezlik kalitesi yüksek yeni bir çeşit daha geliştirdik. Adı 'Adanur', bu çeşit için de iddialıyız. Çerezlik kalitesi yüksek, beğenilen bir çeşit. İnşallah bu da tutacak. Kendi bölgemizde yerli ve milli kaynaklarla elde ettiğimiz çeşitlerin çiftçiler tarafından beğenilmesini, üretilip bizim soframıza gelmesini istiyoruz. Türkiye'de yaptığımız tüm çalışmalarda ithalatı azaltmayı planlıyoruz. Bütün çabalarımız bu yönde."Enstitülerinde buğdayda 23, pamukta 33 çeşit geliştirildiğini anımsatan Çil, buğday ve pamuktan sonra yer fıstığı konusunda iddialı olmaya çalıştıklarını dile getirdi.- Tadı, kokusu, aroması daha farklıAdanur'u geliştiren araştırmacı Ayşe Nuran Çil de üreticilerin 2018'de geliştirdikleri "Ayşehanım" çeşidine büyük ilgi gösterdiğini anlattı.Enstitü olarak ikinci yer fıstığı çeşidi "Adanur"u tescil ettirdiklerini ve ilk tohumlarını ürettiklerini ifade eden Çil, şunları kaydetti:"Bu çeşidin şekerimsi, kavrulduğu zaman acılaşmayan, rengini koruyan, gevrek, yer fıstığı aromasının, kokusunun, tadının daha farklı olduğunu çiftçilerimiz hissedecek. Tat, lezzet, aroma ve gevreklik açısından çikolatayla kaplama gibi yer fıstığı endüstrisinde, çerez sektöründe çok daha iyi sonuçlar elde edeceğini düşünüyoruz. Bu iki çeşidimizle beraber enstitümüzün Türkiye'de olsun ihracatta olsun yer fıstığı tarımında, çerez sektöründe göğsümüzü kabartabilecek şekilde Türk markasını oluşturabileceğini düşünüyoruz."

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü yeni buğday ve arpa çeşitleri geliştirdi Haber

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü yeni buğday ve arpa çeşitleri geliştirdi

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünce geliştirilen yüksek verime sahip, hastalığa dayanıklı yeni buğday ve arpa çeşitleri tescillendi. Ekmeklik ve makarnalık buğday, pamuk, soya, ayçiçeği, yer fıstığı, nohut, bezelye, fiğ, arı otu, yonca, yer bademi, mısır ve arpa bitkilerinin çeşit geliştirme çalışmaları yapılan enstitüde son olarak ekmeklik buğdayda "Dinçer01", "Ahsen" ile makarnalık buğdayda "Barkın" çeşitleri, arpada da "Kınalı01" ve "Balım01" çeşitleri geliştirildi. Emsallerine göre verim, hastalık, yağış ve kuraklığa dayanıklılıkla su ve gübreye karşı daha olumlu davranış göstermesiyle öne çıkan çeşitler, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezince tescillenerek Türk çiftçisinin hizmetine sunuldu. Enstitü müdürü Abdullah Çil, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı ülkedeki 49 araştırma enstitüsünden biri olarak geçmişlerinin 1924 yılına kadar uzandığını söyledi. Enstitü bünyesinde geliştirilen tescilli çeşit sayısının buğdayda 23'e, arpada 7'ye ulaştığını ifade eden Çil, "Bölgenin, ülkenin, dünyanın değişen konjonktürüne uygun çeşitlerin geliştirilmesi ve onun Türk tarımına kazandırılması önem arz etmektedir. Bu nedenle yeni çeşitler geliştiriyoruz." dedi. - "Geliştirdiğimiz çeşitler kavanozda kalmıyor" Çil, enstitü tarafından geliştirilen çeşitlerin kullanım oranının yörede yüzde 80'ne, ülke genelinde ise yüzde 10'a ulaştığını belirtti. Enstitü olarak özel sektör işbirliğine özel önem verdiklerini ve bu yönde bir politika sürdürdüklerinin aktaran Çil, şöyle devam etti: "Müşteri bazlı işler yapmak adına çalışıyoruz. O yüzden bizim geliştirdiğimiz çeşitlerin büyük bir kısmının tamamen müşterisi hazır. Hedef kitleye ulaşmakta sorun pek yaşanmıyor. Bu da bizim enstitü olarak Türkiye'de daha öne çıkmamızı ve bu bölgede daha etkili olmamızı sağlıyor. Bu politikamızı devam ettirmekteyiz. Şu anda yaklaşık 85 firma yurt içi ve yurt dışında bizim geliştirdiğimiz çeşitleri satıyor. Ayrıca 20 firma ile çeşit geliştirme programı yürütmekteyiz. Böylece geliştirdiğimiz çeşitler kavanozda kalmıyor. Bu çeşitleri direkt özel sektöre ve oradan da çiftçilerimize aktarmış oluyoruz. Bu da hem zaman hem enerji tasarrufu hem de kamunun yükünün azaltılması anlamına geliyor. Bu konuda gerçekten önemli başarılar elde ediyoruz." - Ekonomiye katma değer Buğday Islah Birimi çalışanı ziraat mühendisi Ali Alpaslan Ezici de yeni çeşitlerin geliştirilmesinin, 14-15 yılı bulan yoğun emek ve özen isteyen bir çalışma olduğunu dile getirdi. Küresel ısınma kaynaklı hava değişimi, hastalık etmenlerinin her yıl farklılık göstermesi gibi nedenlerden dolayı ıslah çalışmalarının sürekli olması gerektiğinin altını çizen Ezici, "Tüm amacımız ülke ekonomisine katma değer kazandırmak. Çiftçilerimize yeni, umut veren, verimli, güzel, kaliteli çeşitler sunmak." dedi. Ezici, yeni geliştirilen çeşitlerin yörenin şartlarına son derece uygun olduğunu söyledi. Arpa Islah Birimi çalışanı ziraat mühendisi Hasan Ay da yem olarak kullanılan arpanın hayvancılık için olmazsa olmaz besin gruplarından biri olduğuna dikkati çekti. Verimi yüksek, dayanıklı, kısa sürede gelişen ve yüksek besleyici özelliğe sahip arpa çeşidinin hem üreticisine hem de besiciye büyük katkısı olacağını aktaran Ay, şunları kaydetti: "Arpa veriminin yüksek olmasıyla çiftçimiz daha ucuz bir maliyetle ürünü elde etmiş olacak. Bu çeşitlerimizin devreye girmesiyle hayvancılığın bir nebze nefes alacağını ve biraz daha ucuza ürün elde edeceğini düşünmekteyiz. Çeşitlerin yaygınlaşması için tohumluk üretimine başladık. En kısa sürede üreticilerimizle bu yeni çeşidimizi buluşturacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.