#Trabzon

İLKHABER-Gazetesi - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sinem Somun, hayatını kaybetmeden önce komşusundan yardım istemiş Haber

Sinem Somun, hayatını kaybetmeden önce komşusundan yardım istemiş

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun'un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun'un cenazesi Giresun'da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında 'tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'zincirleme tehdit', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun'un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun'un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. YANINA GİTTİĞİM ZAMAN BANA "ABLA BEKÇİLERE HABER VER" DEDİ Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D., Ankara Batı Adliyesi'nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem'in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek 'abla bekçilere haber ver' dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem'i yerde gördüm ama Ali Eren'i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren'in Sinem'e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "KESİNLİKLE SİNEM'İ ÖLDÜRMEYE NİYETİM YOKTU" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içindeydim. Sinem'i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem'i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun'un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun'un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.

Adanalı futbol adamı Orhan Kaynak, memleketinde son yolculuğuna uğurlanacak Haber

Adanalı futbol adamı Orhan Kaynak, memleketinde son yolculuğuna uğurlanacak

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin yardımcılarından, Adanalı teknik adam Orhan Kaynak, Çaykur Rizespor maçı hazırlıkları sırasında kalp krizi geçirdi. Trabzonspor’un Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde bulunduğu sırada aniden rahatsızlanan Orhan Kaynak’a ilk müdahale kulüp personeli tarafından yapıldı. Durumunun ciddiyet kazanması üzerine sağlık ekipleri çağrıldı ve Kaynak ambulansla Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların yoğun çabalarına rağmen tecrübeli futbol adamı hayatını kaybetti. Orhan Kaynak’ın vefatı spor camiasında büyük üzüntü yarattı. Futbolculuk ve antrenörlük kariyerinde birçok kulüpte görev alan Kaynak’ın ani ölümü, özellikle Trabzonspor camiasını derinden sarstı. Kaynak ailesi daha önce de benzer acılar yaşamıştı. Ailenin fertlerinden olan ve Türk futboluna önemli katkılar sağlayan Kayhan Kaynak 1994 yılında Adana Demirspor’da forma giydiği dönemde Karataş ilçesindeki kamp antrenmanı sırasında fenalaşmış ve kaldırıldığı hastanede 34 yaşındayken hayata veda etmişti. İrfan Kaynak 1993 yılında 36 yaşındayken, Reşit Kaynak 1999 yılında 47 yaşındayken ve İlhan Kaynak ise 2021 yılında 62 yaşındayken kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Trabzonspor Kulübü de Orhan Kaynak’ın vefatı sonrası bir taziye mesajı yayımladı. Kulübün açıklamasında, Kaynak’ın hem futbolcu hem de antrenör olarak Trabzonspor’a önemli hizmetler verdiği vurgulanarak, “Formamızı taşıdığı her dönemde aidiyeti, karakteri ve duruşuyla camiamızın gönlünde özel bir yer edinen Orhan Kaynak’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kulübümüze verdiği emek, sahaya koyduğu mücadele ve bıraktığı izlerle her zaman saygıyla hatırlanacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı diliyoruz” ifadeleri kullanıldı. MEMLEKETİNDE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANACAK Hayatını kaybeden Orhan Kaynak için bugün saat 13.30’da Trabzonspor’un idari binası önünde bir anma töreni düzenleneceği belirtildi. Törenin ardından Kaynak’ın cenazesinin defnedilmek üzere memleketi Adana’ya getirileceği öğrenildi. Adana spor camiasının önde gelen isimleri de Orhan Kaynak’ın vefatının büyük bir kayıp olduğunu dile getirdi. Kentte uzun yıllar futbolun içinde yer alan spor adamları, “Orhan Kaynak sadece iyi bir futbolcu ve teknik adam değil, aynı zamanda karakteriyle örnek gösterilen bir insandı. Adana futbolunun yetiştirdiği değerli isimlerden birini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Türk futbolunun önemli bir değeri olan Orhan Kaynak’ın ağabeyleri gibi ani ölümü bizleri derinden sarstı. Ailesine, sevenlerine ve tüm spor camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Trabzonda sanal oyun dehşeti! 13 yaşındaki çocuk odasında ölü bulundu Haber

Trabzonda sanal oyun dehşeti! 13 yaşındaki çocuk odasında ölü bulundu

Trabzon ilinin Pelitli Mahallesi sınırları içerisinde kahreden bir olay yaşandı. Sekizinci sınıf öğrencisi on üç yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin okuldan eve döndükten sonra odasına kapandı. İçeriden uzun süre ses gelmemesi ve çocuğun dışarı çıkmaması üzerine ailesi durumdan şüphelendi. Odaya giren aile fertleri küçük çocuğu kapıya asılı ve hareketsiz halde bularak büyük bir şok yaşadı. BİLGİSAYARI İNCELEME ALTINDA SANAL OYUN İDDİASI İhbar üzerine olay yerine hızla intikal eden sağlık ekipleri çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdı. Ancak yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen küçük öğrenci hayatını kaybetti. Çocuğun oynadığı bir "sanal oyun" içerisindeki tehlikeli görevleri yerine getirmek amacıyla kendini astığı öne sürüldü. Emniyet güçleri bu vahim iddiaları araştırmak üzere gencin kişisel bilgisayarına el koyarak detaylı inceleme başlattı. DİYANET SEN ŞUBESİNDEN TAZİYE MESAJI YAYINLANDI Hayatını kaybeden gencin cenazesi Çarşıbaşı ilçesine bağlı Pınarlı Mahallesi sınırları içerisindeki camide kılınan namazın ardından aile kabristanlığına defnedildi. Acı olayın ardından Diyanet Sen Trabzon Şubesi bir başsağlığı mesajı paylaştı. Açıklamada hayatını kaybeden çocuğun Trabzon İl Müftü Yardımcısı Yusuf Kaya ve Hacı Bayram Yatılı Kuran Kursu Yöneticisi Mustafa Bilgin ile akraba olduğu belirtildi. Sendika yayımladığı metinde "Merhuma Allah'tan rahmet, değerli hocalarımıza ve yakınlarına sabırlar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Sinem'i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı Haber

Sinem'i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 7 ay önce hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun'un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun'un cenazesi Giresun'da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "DENİZE GİRİP ÇIKIYORDUM, KARIMIN ÖLDÜĞÜ HABERİNİ DE YAKALANDIĞIMDA ÖĞRENDİM" Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında 'tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'zincirleme tehdit', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ilk kez Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun'un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Savunmasında olaylara ilişkin anlatımda bulunan Ali Eren Somun, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ileri sürerek, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu olayla ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop'ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi. "MERMİLERİM YETSEYDİ ANNEMİN ADINI DA YAZARDIM" Ali Eren Somun, hakimin Sinem Somun'un sosyal medyada yaptığı "Türkiye'de 102 günde 132 kadın öldürüldü" paylaşımına neden "133" yorumunu yazdığına dair sorusuna, uğurlu sayısı olduğunu için böyle bir paylaşım yaptığını söyledi. Sanık, ifadesinin devamında, "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" şeklinde konuştu. YARALANAN BEKÇİ: "YERE DÜŞEN SİNEM'İ TUTMAYA ÇALIŞTIĞIM ANDA BEN DE YARALANDIM" Olayda yaralanan bekçi E.E., duruşmada yaşananları anlatarak, "Saat 22.30 sıralarında Sinem eve geldi. Bir süre sonra apartmandan gelen sesler üzerine komşular durumu bize bildirdi. Kapıyı çalmadan önce içeriden tartışma sesleri geliyordu. Sinem kapıyı açmak üzereyken arka arkaya iki el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem'i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, biz Sinem'e müdahalede bulunduk" ifadelerini kullandı. DURUŞMA SONRASI ANNEANNE FENALAŞTI Duruşmanın ardından adliye binası önünde anneanne Gülnaz Topaloğlu rahatsızlandı. Yakınlarının yardımıyla oturtulan Topaloğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Sinem Somun'un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi.

Pınar Kaynak davasında yıllar sonra karar: Yargıtay bozdu, ceza değişti Haber

Pınar Kaynak davasında yıllar sonra karar: Yargıtay bozdu, ceza değişti

Trabzon'da yaklaşık 9 yıl önce ormanlık alanda göğsüne bıçak saplanmış ve başı taşla ezilmiş halde bulunan 24 yaşındaki Pınar Kaynak'ın öldürülmesine ilişkin dava, yıllar sonra Yargıtay'ın kararı bozmasıyla yeniden görüldü. İkinci kez görülen davanın karar duruşmasında sanık Mustafa Gülyüz nitelikli cinsel saldırı ve cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 25 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, cinayetle suçlanan diğer sanık Necati Parmak beraat etti. Olay, 15 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon'un Ortahisar ilçesine bağlı Çukurçayır Mahallesi'nde meydana geldi. 24 yaşındaki 1 çocuk annesi Pınar Kaynak, ormanlık alanda göğsüne bıçak saplanmış ve başı taşla ezilmiş halde ölü bulundu. Cinayetin aydınlatılması için Trabzon İl Jandarma Komutanlığı ve Ortahisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından özel bir ekip kuruldu. Olay yerindeki tüm deliller titizlikle incelenirken, Kaynak'ın cep telefonunun kayıp olduğu tespit edildi. Jandarma ekipleri, kayıp cep telefonunun sinyallerini inceleyerek, telefonun Mustafa Gülyüz'e ait bir hat üzerinden sinyal verdiğini belirledi. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, Kocaeli'nde bulunan Mustafa Gülyüz'ü gözaltına alarak Trabzon'a getirdi. Gülyüz, ifadesinde cep telefonunu Pazarkapı'da bir yerden aldığını ve İstanbul'da sattığını iddia etti. Ancak jandarmada alınan DNA örnekleri Ankara Jandarma Kriminal Komutanlığı'na gönderildi. Yapılan incelemede, Pınar Kaynak'ın üzerinden alınan sperm örneğiyle Mustafa Gülyüz'ün DNA'sının birebir uyuştuğu belirlendi. Tornavida üzerinde kan izleri bulundu Yeniden sorgulanan Mustafa Gülyüz, Pınar Kaynak ile rızaya dayalı ilişkiye girdiğini ancak öldürmediğini savundu. Gülyüz, ifadesinde olay günü Necati Parmak'ın evinde oturduklarını, akşam markete Parmak'a ait minibüsle gittiklerini ve dönüşte Pınar Kaynak'ı araca aldıklarını ileri sürdü. Bu beyan üzerine Necati Parmak'ın evinde ve aracında arama yapıldı. Daha önce yapılan otopside, Pınar Kaynak'ın göğüs bölgesinde tornavida ile zorlanma izleri tespit edildiği ortaya çıktı. Parmak'ın evinde bulunan bir tornavida üzerinde yapılan incelemede kan izleri bulundu. Elde edilen delillerin ardından Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak, "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" ve "cinsel saldırı" suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. 2 kişi de tutuklanarak Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Güvenlik gerekçesiyle sanıklar daha sonra farklı illerdeki cezaevlerine nakledildi. İlk karar: Müebbet Davanın 8 Mart 2022 tarihinde görülen karar duruşmasında cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K.'nin beraatını, tutuklu sanıklar Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak'ın ise "canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "hırsızlık" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların çelişkili ifadeleri, maktul üzerinde Mustafa Gülyüz'e ait sperm örnekleri, maktulün tırnakları ve boynunda sanığa ait DNA izleri, Necati Parmak'ın olaydan sonra Mustafa Gülyüz ile tekrar görüştüğünün tespit edilmesi, maktulün zorla araca bindirilerek olay yerine götürülmesi gerekçeleriyle iki sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K. hakkında ise beraat kararı verildi. Yargıtay bozdu, dosya yeniden görüldü Karar duruşmasından yaklaşık 4 yıl sonra Yargıtay, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozdu. Dosya yeniden Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkeme Necati Parmak'ın nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından ayrı ayrı beraatına, Mustafa Gülyüz'ün ise Pınar Kaynak'a karşı işlediği nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl, cinsel amaçla cebir, tehdit ve hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay olmak üzere toplam 25 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. "Yaramız yeniden açılmış gibi" Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına katılan baba Mehmet Kaynak, yarasının tekrar açıldığını belirterek, "Yargıtay kararı bozdu. Avukat aracılığıyla tekrar dilekçemizi vereceğiz. Necati Parmak'ın tahliyesine karar verildi. Bu saatten sonra yargı aşamasını bekleyeceğiz. Yıllardır devam ediyor. Bir an önce sonuçlanmasını istiyoruz. Yaramız yeniden açılmış gibi. Üzgünüm" dedi. "Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz" Pınar Kaynak'ın kardeşi İsmail Kaynak ise adalet istediklerini kaydederek, "Necati Parmak DNA tutmadığı kararıyla serbest bırakıldı. Kaç sene oldu halen daha devam ediyor. Bir cinayet çözülemedi. Artık adalete inanmıyoruz. Kan ağlıyoruz. Evimizde huzur yok. Psikolojimiz bozuldu. Aile bağlarımız koptu. Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Ölen benim ablam. Cinayeti bir kişinin işlemiş olabileceğine inanmıyorum. Bunun arkasında başka birileri de var. Kim ne duyduysa, ne biliyorsa polise başvursun. Artık yorulduk. Ömrümüz burada geçiyor. Artık kimse susmasın. Kadınlar ve çocuklar ölmesin. Artık adalet istiyoruz" şeklinde konuştu. Avukat Onay: "Verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz" Avukat Selahattin Onay da, hukuki mücadelenin sona ermediğini vurgulayarak, "Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, dosya kapsamındaki sanıklardan M.G. hakkında daha önce kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sanık hakkında yeniden yapılan yargılama neticesinde sanık M.G. hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl hapis cezasına, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Diğer sanık N.P. yönünden ise nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları bakımından beraat kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki deliller, tanık anlatımları ve sanık beyanları arasındaki açık çelişkiler birlikte değerlendirildiğinde özellikle beraat kararları yönünden eksik ve yetersiz bir inceleme yapıldığı kanaatindeyiz. Bazı kritik delillerin yeterince tartışılmadığı ve maddi gerçeğin tam anlamıyla ortaya konulamadığı açıktır. Bu nedenle verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Hukuki mücadelemiz burada sona ermiş değildir. Müvekkillerimiz adına kararın hukuka aykırı ve eksik yönlerine karşı itiraz ve başvuru yollarını sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririm" ifadelerini kullandı.

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı Haber

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsündeki Atatürk Köşkü, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor. Şehir merkezine yakınlığı ve çam ormanlarının içerisindeki doğal atmosferiyle ön plana çıkan Atatürk Köşkü, 2025'te 292 bin 215 yerli ve 81 bin 705 yabancı olmak üzere 373 bin 920 ziyaretçiyi ağırladı. Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatlerinde açık olan köşkte Büyükşehir Belediyesinin bando ve mehter ekibince haftanın belli günlerinde Atatürk'ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinletiler gerçekleştiriliyor. ATATÜRK'E AİT TABLOLARDAN OLUŞAN ÇEŞİTLİ ETNOGRAFİK ESERLER SERGİLENİYOR Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kente ilk geldiği 15 Eylül 1924'te konakladığı, çam ormanları içerisinde yer alan köşkte 19. ve 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve Atatürk'e ait tablolardan oluşan çeşitli eserler sergileniyor. Köşkte yer alan "Vasiyet Odası" isimli bölümde de Atatürk'ün mal varlığını armağan etmesiyle ilgili, "Hayatımın hatırlayabildiğim en mutlu dakikalarını yaşıyorum. Yıllar önce düşündüğüm bu işi Trabzon'da tamamlamak mukaddermiş." sözünün yer aldığı tabela bulunuyor. "ZİYARETÇİ SAYISINDAKİ ARTIŞ BİZİ MUTLU EDİYOR" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Atatürk Köşkü'nün geçen yıl yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Atatürk Köşkü'nün 2025'i 373 bin 920 ziyaretçiyle tamamladığına dikkati çeken Genç, bu rakamın restorasyon ve tanıtım çalışmalarının doğru olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Genç, yabancı turistlerin köşke ilgisinin de dikkat çekici düzeyde olduğunu dile getirerek, "Ziyaretçi sayısındaki artış bizi mutlu ediyor. Bu manada görev ve sorumluluklarımız, bize şehrin turizm potansiyelinin hem iç hem de dış turizm açısından güçlendirilmesi konusunda ayrıca bir sorumluluk yüklüyor." diye konuştu. Amaçlarının Atatürk Köşkü'nün ulusal ve uluslararası tanınırlığını daha da artırmak olduğunu vurgulayan Genç, "Bu yıl ziyaretçi sayısını daha yukarı taşımayı, kültürel etkinlikleri çeşitlendirerek köşkü Trabzon'un kültür turizminin merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.