#Tüi̇k

İLKHABER-Gazetesi - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK verileri şaşırttı! Boşanma rakamları yükseldi! En çok çocuklar etkilendi Haber

TÜİK verileri şaşırttı! Boşanma rakamları yükseldi! En çok çocuklar etkilendi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Aile 2025” bülteni kapsamında Türkiye’de aile yapısına ilişkin önemli veriler paylaşıldı. TÜİK’in 2025 aile verileri boşanmalarda çocukların en çok etkilenen kesim olduğunu ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl 193 bin 793 çift boşanırken, 191 bin 371 çocuğun velayeti için karar verildi. Çocukların büyük bölümünün velayeti ise anneye bırakıldı. Ortalama hanehalkı küçüldü Verilere göre Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2025 yılında 3,08 kişiye kadar geriledi. Böylece ailelerde küçülme eğiliminin devam ettiği görüldü. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,84 kişi ile Şırnak olurken, en düşük il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tek yaşayanların oranı yükseldi Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de tek kişilik hanelerdeki artış oldu. 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan hanehalkı oranı, 2025 yılında yüzde 20,5’e yükseldi. Tek kişilik hanehalklarının en yüksek olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane olurken, Batman en düşük orana sahip il olarak kayıtlara geçti. Geniş aile yapısı geriliyor Türkiye’de geniş aile oranında da düşüş yaşandı. 2014 yılında yüzde 16,7 olan geniş aile oranı, 2025 yılında yüzde 13,5’e geriledi. Aynı dönemde çekirdek aile oranı da yüzde 67,4’ten yüzde 62,7’ye düştü. Tek ebeveynli ailelerde artış TÜİK verilerine göre tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanelerin oranı yükseldi. 2014 yılında yüzde 7,6 olan oran, 2025 yılında yüzde 11,3’e çıktı. Bu hanelerin büyük bölümünü anne ve çocuklardan oluşan aileler oluşturdu. Tek ebeveynli aile oranının en yüksek olduğu il ise Bingöl oldu. Adana da listenin üst sıralarında yer aldı. Türkiye’de her 4 haneden 1’inde yaşlı var Rapora göre Türkiye’de toplam hanelerin yüzde 26,1’inde en az bir yaşlı fert bulunuyor. Tek başına yaşayan yaşlıların sayısında da dikkat çeken artış yaşandı. Tek kişilik hanelerin yüzde 33,2’sini yalnız yaşayan yaşlılar oluştururken, bu grubun büyük çoğunluğunu kadınlar meydana getirdi. Gençlerin yüzde 70’i ailesiyle yaşıyor 2025 verilerine göre 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş bireylerin yüzde 70’inin anne ve/veya babasıyla yaşamaya devam ettiği görüldü. Akraba evliliğinde düşüş sürüyor Raporda akraba evliliklerine ilişkin veriler de paylaşıldı. 2010 yılında yüzde 5,9 olan akraba evliliği oranı, 2025 yılında yüzde 3’e geriledi. Akraba evliliğinin en yüksek olduğu il Şanlıurfa olarak açıklandı. Boşanmalardan binlerce çocuk etkilendi Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşandı. Bu süreçte 191 bin 371 çocuğun velayeti karara bağlandı. Çocukların velayetinin büyük bölümünün anneye verildiği belirtildi. En büyük mutluluk kaynağı aile oldu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre bireylerin yüzde 69’u kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade etti. Aileyi çocuklar, eş ve anne-babalar takip etti.

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu? Haber

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu?

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye İstatistik Kurumu'nda (TÜİK) nöbet değişimi yaşandı. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde önemli sorumluluklar üstlenen Mehmet Arabacı, Türkiye'nin istatistik verilerinden sorumlu en üst düzey ismi olarak atandı. Ekonomi çevrelerinde yakından tanınan yeni başkanın, mali disiplin ve vergi denetimi konularındaki uzmanlığı bu göreve seçilmesinde etkili oldu. MEHMET ARABACI KİMDİR VE ASLEN NERELİDİR? Fransa'nın Bordeaux şehrinde 1977 senesinde dünyaya gelen Mehmet Arabacı, akademik yolculuğuna Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başladı. 2000 yılında Maliye Bölümü'nden mezun olan Arabacı, kamu sınavlarındaki başarısıyla hesap uzman yardımcısı unvanını kazandı. 2001 ve 2007 yılları arasında Maliye Bakanlığı'nın mutfağında hesap uzmanlığı görevlerini yürüterek Türkiye'nin mali yapısı üzerine derinlemesine tecrübe edindi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Arabacı, 2007'de Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak atandı. İdari süreçlerdeki başarısını 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıyan bürokrat, Illinois Üniversitesi'nde ekonomi dalında yüksek lisans programını tamamladı. ABD'deki eğitimi sırasında bankacılık sektöründe kritik bir konu olan transfer fiyatlandırması üzerine akademik araştırmalar ve staj faaliyetlerinde bulundu. 2011 yılında Türkiye'ye dönen Arabacı, Vergi Denetim Kurulu bünyesinde grup başkanı olarak görevlendirildi. 2012-2014 döneminde ise aynı kurumda başkan yardımcılığı koltuğuna oturdu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nda daire başkanlığı görevlerini başarıyla ifa etmesinin ardından 2019 yılında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı olarak atandı. Tecrübeli isim, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla TÜİK Başkanlığı görevine getirilerek yeni bir dönemin kapısını araladı.

Finansal yatırım araçlarının Nisan ayı reel getiri oranları açıklandı: Borsa zirveye yerleşti Haber

Finansal yatırım araçlarının Nisan ayı reel getiri oranları açıklandı: Borsa zirveye yerleşti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan değerlendirmelere göre, geçtiğimiz ay yatırımcıların en çok kazanç sağladığı alan hisse senedi piyasası oldu. NİSAN AYINDA BIST 100 ENDEKSİ YATIRIMCISINA KAZANDIRDI Nisan ayı verileri incelendiğinde, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında yüzde 4,05 oranında reel getiri sunan BIST 100 endeksi, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bazında ise yüzde 3,04 oranında bir performans sergiledi. Böylece borsa, aylık bazda diğer tüm yatırım araçlarını geride bırakarak listenin ilk sırasına yerleşti. KISA VADEDE KAYIP YAŞATAN YATIRIM ARAÇLARI Aynı dönemde pek çok yatırım aracı enflasyon karşısında değer kaybetti. Yİ-ÜFE ile hesaplandığında külçe altın yüzde 6,85, Amerikan Doları yüzde 1,80 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,60 oranında kayıp yaşattı. Euro ve mevduat faizleri de benzer şekilde yatırımcısını enflasyona karşı koruyamadı. TÜFE bazlı hesaplamalarda ise külçe altındaki kayıp oranı yüzde 7,76 olarak kayıtlara geçti. ORTA VADEDE BORSA ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KORUDU Üç ve altı aylık periyotlar mercek altına alındığında, BIST 100 endeksinin liderliği devam etti. Üç aylık süreçte TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,00 reel getiri sağlayan borsa, altı aylık değerlendirmede ise yüzde 11,71 oranında kazanç sundu. Öte yandan, altı aylık süreçte doların enflasyon karşısındaki kaybı yüzde 8,25'i buldu. YILLIK ŞAMPİYON KÜLÇE ALTIN OLDU Yıllık performans verileri, kısa ve orta vadeli tablodan farklı bir görünüm ortaya koydu. Son bir yılın en karlı yatırım aracı, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 28,41 reel getiri sağlayan külçe altın oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi yüzde 12,53, DİBS yüzde 6,28 ve mevduat faizi yüzde 0,31 oranında yatırımcısına kazandırdı. Dolar ve euro ise yıllık bazda enflasyonun altında kalarak yatırımcısına kaybettiren kalemler arasında yer aldı.

TÜİK 2025 Trafik Kaza Raporu: Ölü sayısı azaldı, motosiklet kazaları zirvede Haber

TÜİK 2025 Trafik Kaza Raporu: Ölü sayısı azaldı, motosiklet kazaları zirvede

Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5'i yerleşim yeri içinde yüzde 13,5'i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti. Trafik kazalarında 2025 yılında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı Türkiye'de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi. Bir önceki yıla göre trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı yüzde 5,0 azaldı, yaralı sayısı ise yüzde 4,9 arttı Türkiye'de 2025 yılında 2024 yılına göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı yüzde 7,4, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8,0, maddi hasarlı kaza sayısı yüzde 7,1 ve yaralı sayısı yüzde 4,9 arttı. Toplam ölü sayısı ise yüzde 5,0 azaldı. Türkiye'de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi Türkiye'deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0'a geriledi. Türkiye'de kayıtlı motorlu kara taşıtları tarafından kat edilen toplam kilometre, verinin mevcut olduğu en son yıl olan 2024 yılı için 382 milyar taşıt-kilometre olarak hesaplandı(1). Buna göre, 2024 yılında motorlu kara taşıtları tarafından katedilen bir milyar kilometre başına trafik kazalarında 15,7 ölüm ve 1055,2 yaralanma olduğu hesaplandı. Türkiye'de 2025 yılında en fazla trafik kazası ölümü Ankara'da meydana geldi İl düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara'da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul'da görülürken; en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan'da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan'da gerçekleşti. Ölümlerin yüzde 57,2'si yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın 249 bin 273'ü yerleşim yeri içinde 39 bin 48'i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin yüzde 57,2'si, yaralanmaların yüzde 82,0'ı yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin yüzde 42,8'i yaralanmaların ise yüzde 18,0'ı yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu. Trafik kazalarında ölenlerin yüzde 50,7'sini sürücüler oluşturdu Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin yüzde 50,7'si sürücü, yüzde 29,3'ü yolcu, yüzde 20,0'ı ise yayadır. Yaralanan kişilerin ise yüzde 55,6'sı sürücü, yüzde 33,9'u yolcu, yüzde 10,5'i ise yayadır. Karayolu trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin yüzde 77,8'inin erkek, yüzde 22,2'sinin kadın, yaralananların ise yüzde 70,0'ının erkek, yüzde 30,0'ının kadın olduğu görüldü. Trafik kazalarında bin 334 motosiklet sürücüsü öldü Taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayılarına bakıldığında, 2025 yılında bin 334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu öldü. Otomobillerde ise bin 2 otomobil sürücüsü ve bin 63 otomobil yolcusu öldü. İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin yüzde 44,4'ünü oluşturdu İncinebilir yol kullanıcıları olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter (e-skuter) sürücüleri için 2025 yılındaki ölü sayısı 2 bin 680, yaralı sayısı ise 183 bin 840 olarak gerçekleşti. 2025 yılındaki trafik kazalarında gerçekleşen toplam ölümlerin yüzde 44,4'ü, toplam yaralananların ise yüzde 45,5'i incinebilir yol kullanıcılarından oluştu. Yayalar bin 205 ölü sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 680 ölümün yüzde 45,0'ını oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 334 ölü sayısı ile kazalardaki toplam ölümlerin yüzde 22,1'ini, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının ise yüzde 49,8'ini oluşturdu. Yayalar 42 bin 540 yaralı sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 183 bin 840 yaralının yüzde 23,1'ini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri ise 130 bin 578 yaralı ile kazalardaki toplam yaralı sayısının yüzde 32,3'ünü, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının ise yüzde 71,0'ını oluşturdu. 65 yaş ve üzeri kişiler ölümlerin yüzde 21,8'ini yaralanmaların ise yüzde 8,2'sini oluşturdu Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin yüzde 9,9'unu, 18-24 yaş grubu yüzde 16,2'sini, 25-64 yaş grubu yüzde 52,0'ını, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 21,8'ini oluşturdu. Yaralanmalar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralı sayısının yüzde 18,8'ini, 18-24 yaş grubu yüzde 17,5'ini,ni, 25-64 yaş grubu yüzde 55,5'ini, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 8,2'sini oluşturdu. Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 484 bin 683 taşıt karıştı Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın yüzde 45,2'si otomobil, yüzde 31,3'ü motosiklet, yüzde 12,5'i kamyonet, yüzde 1,9'u minibüs, yüzde 1,9'u bisiklet, yüzde 1,8'i çekici, yüzde 1,5'i otobüs, yüzde 1,5'i kamyon, yüzde 0,6'sı elektrikli skuter, yüzde 0,6'sı traktör ve yüzde 0,4'ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tramvay, tren, at arabası taşıtlarından oluştu. Taşıt türü bilinmeyenlerin oranı ise yüzde 0,9'dur. Ölümlerin yüzde 50,1'i tek araçlı kazalarda oluştu Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlerin yüzde 50,1'i tek araçlı, yüzde 43,0'ı iki araçlı ve yüzde 6,9'u çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Yaralanmaların ise yüzde 55,0'ı iki araçlı, yüzde 37,4'ü tek araçlı ve yüzde 7,6'sı çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 54,3'ü iki araçlı, yüzde 39,6'sı tek araçlı ve yüzde 6,1'i çok araçlı kazalardan oluştu. Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları yüzde 90,6 ile ilk sırada yer aldı Türkiye'de 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında kusurların yüzde 90,6'sının sürücü, yüzde 7,7'sinin yaya, yüzde 0,8'inin taşıt, yüzde 0,6'sının yolcu ve yüzde 0,3'ünün yol kaynaklı olduğu görüldü. Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde "Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak" kusuru toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636 adedini oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. "Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak" 52 bin 974 kusur ile 2025 yılında en sık görülen ikinci kusur olurken, "Arkadan çarpmak" 29 bin 735 kusur ile 2025 yılında en sık görülen üçüncü kusur oldu. Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 65,0'ı gündüz meydana geldi Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın yüzde 65,0'ı gündüz, yüzde 33,1'i gece ve yüzde 1,9'u alacakaranlıkta oldu. Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Ağustos ayında ve Cuma günleri oldu Türkiye'de 2025 yılında Ağustos ayı yüzde 10,4 pay ile en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı yüzde 5,7 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazalar yüzde 15,1 pay ile en fazla Cuma günleri ve yüzde 13,6 pay ile en az Pazar günleri gerçekleşti. Ölümler en fazla yayaya çarpma şeklinde oluşan kazalar sonucunda meydana geldi Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, en fazla ölümün birinci sırada bin 190 ölüm ile yayaya çarpma, bin 171 ölüm ile yoldan çıkma, bin 124 ölüm ile yandan çarpma şeklindeki kazalar sonucunda meydana geldiği görüldü.

4 aylık enflasyon farkı açıklandı: Kim ne kadar zam alacak? Haber

4 aylık enflasyon farkı açıklandı: Kim ne kadar zam alacak?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Nisan 2026 enflasyon verileriyle birlikte memur ve emekli maaşlarına yapılacak Temmuz zammı için kritik veriler ortaya çıktı. Açıklanan rakamlara göre Nisan ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise yüzde 32,37 oldu. Bu veriler, maaş artışlarının hesaplanmasında belirleyici olan 4 aylık enflasyon farkını da netleştirdi. 4 AYLIK ENFLASYON ORANI NE KADAR OLDU? 2026 yılının ilk dört ayına ait enflasyon verileri şöyle: Ocak: %4,84 Şubat: %2,96 Mart: %1,94 Nisan: %4,18 Bu verilerle birlikte toplam 4 aylık enflasyon oranı yükselerek maaş zamlarının temelini oluşturdu. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 14,64 ZAM KESİNLEŞTİ İlk üç ay sonunda yüzde 10,04 olan zam oranı, Nisan verisiyle birlikte arttı. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için 4 aylık zam oranı: %14,64 Bu oran, Temmuz ayında yapılacak zam için şimdiden hak edilen artışı gösteriyor. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 10,51 ZAM Memur ve memur emeklileri için hesaplama farklı yapılıyor. Enflasyon farkı: %3,28 Toplu sözleşme zammı: %7 Toplam zam: %10,51 Bu oran, 4 aylık verilerle oluşan kümülatif artışı ifade ediyor. TEMMUZ ZAMMI İÇİN SON 2 VERİ BEKLENİYOR Temmuz ayında uygulanacak kesin zam oranı için: Mayıs ve Haziran enflasyon verileri beklenecek Açıklanacak her veri zam oranını doğrudan etkileyecek MAAŞ ZAMLARI NASIL BELİRLENİYOR? SSK ve Bağ-Kur emeklileri: 6 aylık enflasyon oranına göre zam alıyor Memur ve memur emeklileri: Toplu sözleşme + enflasyon farkı alıyor

Mayıs 2026 kira artış oranı açıklandı mı? Ev sahibi en fazla ne kadar zam yapabilecek? Gözler TÜİK'te Haber

Mayıs 2026 kira artış oranı açıklandı mı? Ev sahibi en fazla ne kadar zam yapabilecek? Gözler TÜİK'te

Onlarca kiracı ve ev sahibinin beklediği Mayıs 2026 kira artış oranı bugün netleşiyor. TÜİK’in açıklayacağı Nisan ayı enflasyon verileriyle birlikte zam tavanı belli olacak. Mayıs 2026 kira artış oranı için geri sayım sona erdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı Nisan ayı enflasyon verileriyle birlikte konut ve iş yerlerine uygulanacak zam oranı netlik kazanacak. 2024 Temmuz’da kaldırılan yüzde 25 zam sınırının ardından kira artışları yeniden 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirleniyor. MAYIS 2026 KİRA ARTIŞ ORANI AÇIKLANDI MI? Mayıs ayı kira artış oranı henüz açıklanmadı. TÜİK’in Nisan 2026 enflasyon verilerini 4 Mayıs saat 10.00’da duyurmasıyla birlikte zam oranı da kesinleşecek. Bu veri açıklandığı anda Mayıs ayında kontratı yenilenecek kiracılar için uygulanacak tavan zam oranı da belli olacak. EV SAHİBİ EN FAZLA NE KADAR ZAM YAPABİLECEK? Kira artışlarında yasal sınır, 12 aylık TÜFE ortalaması olarak uygulanıyor. Ev sahibi bu oranın üstünde zam yapamaz Daha düşük zam yapabilir ancak üst sınırı aşamaz Hem konut hem iş yeri için aynı kural geçerli Son açıklanan verilere göre (Mart 2026 bazlı): Tavan zam oranı: %32,82 Bu oran, Nisan ayında uygulanan kira artış üst sınırıydı. Mayıs için yeni oran bugün açıklanacak verilerle değişecek. BEKLENTİ NE YÖNDE? Ekonomistlerin Nisan ayı enflasyon beklentisi: Ortalama: %3,19 Beklenti aralığı: %2,50 – %3,60 Bu beklentilere göre: Mayıs kira artış oranının %32–35 bandında oluşması öngörülüyor. KİRA ARTIŞI NASIL HESAPLANIYOR? Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre hesaplama şu şekilde yapılıyor: Mevcut kira × TÜFE (12 ay ortalama) ÷ 100 = Zam tutarı Yeni kira = Eski kira + zam tutarı Örnek hesaplama: Kira: 20.000 TL Zam oranı: %32,82 Artış: 6.564 TL Yeni kira: 26.564 TL KRİTİK DETAY: %25 SINIRI ARTIK YOK 1 Temmuz 2024 itibarıyla %25 zam sınırı kaldırıldı Tüm kira artışları tamamen TÜFE’ye endeksli hale geldi Bu nedenle her ay açıklanan enflasyon verileri doğrudan kira zamlarını belirliyor

Mart ayı hizmet üretici fiyat endeksi verileri açıklandı: Yıllık artış yüzde 35,94 seviyesinde Haber

Mart ayı hizmet üretici fiyat endeksi verileri açıklandı: Yıllık artış yüzde 35,94 seviyesinde

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Hizmet sektöründeki maliyet ve fiyat değişimlerini ölçen temel göstergelerden biri olan H-ÜFE, yılın üçüncü ayında yükseliş ivmesini sürdürdü. H-ÜFE VERİLERİNDE YILLIK VE AYLIK DEĞİŞİM ORANLARI Resmi verilere göre, H-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,06 oranında bir artış sergiledi. Geçen yılın Aralık ayına göre kaydedilen yükseliş yüzde 14,47 olurken, bir önceki yılın aynı ayına göre hesaplanan yıllık artış ise yüzde 35,94 seviyesine ulaştı. On iki aylık ortalamalar baz alındığında ise endeksteki artışın yüzde 35,63 olarak gerçekleştiği görüldü. SEKTÖREL BAZDA EN YÜKSEK ARTIŞ GAYRİMENKUL HİZMETLERİNDE GÖRÜLDÜ Hizmet kollarının yıllık performansları incelendiğinde, gayrimenkul hizmetleri yüzde 40,30'luk yükselişle en fazla artışın yaşandığı alan oldu. Bunu yüzde 38,26 ile ulaştırma ve depolama hizmetleri takip etti. Diğer yandan konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 32,31, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 32,54, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 36,52, idari ve destek hizmetlerinde ise yüzde 34,36 oranında yıllık artışlar kaydedildi. ULAŞTIRMA VE DEPOLAMA HİZMETLERİNDE AYLIK YÜKSEK SEYİR Aylık bazdaki sektörel değişimlere bakıldığında, ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 7,01 artışla dikkat çekti. Aynı dönemde gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 4,19, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 3,96, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 1,86, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 1,78 yükseliş görüldü. Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler ise yüzde 0,92 ile en sınırlı aylık artışın yaşandığı sektör olarak öne çıktı.

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi Haber

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı verileriyle hazırlanan Mart 2026 dış ticaret raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Genel ticaret sistemi esas alınarak oluşturulan geçici rakamlar, Türkiye'nin dış ticaret hacmindeki değişimi gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yılın Mart ayı ile kıyaslandığında, ihracat rakamları yüzde 6,4'lük bir kayıpla 21 milyar 899 milyon dolar seviyesine çekildi. Buna karşın ithalat talebi yüzde 8,2 oranında ivme kazanarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. DIŞ TİCARET AÇIĞI MART AYINDA YÜZDE 56 ORANINDA GENİŞLEDİ İthalat ve ihracat arasındaki makasın açılmasıyla birlikte, dış ticaret açığında keskin bir yükseliş gözlemlendi. Geçen yılın aynı ayında 7 milyar 195 milyon dolar olan açık, bu yılın Mart döneminde 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. Bu verilerle birlikte ihracatın ithalatı karşılama düzeyi, 2025 yılının Mart ayındaki yüzde 76,5 seviyesinden, bu yılın aynı döneminde yüzde 66,1'e geriledi. İLK ÇEYREKTE DIŞ TİCARET PERFORMANSI NASIL ŞEKİLLENDİ? 2026 yılının Ocak ve Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, ihracat toplamda yüzde 3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar oldu. Aynı çeyrekte ithalat ise yüzde 4,7'lik bir artışla 91 milyar 895 milyon dolar seviyesine ulaştı. İlk çeyrek verileri doğrultusunda dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,5 oranında yükselerek 28 milyar 667 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalat talebini karşılama oranı ise ilk üç ayda yüzde 68,8 olarak hesaplandı. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLERDEKİ SON DURUM Enerji ürünleri ile parasal olmayan altın kalemleri dışarıda bırakıldığında, Mart ayı ihracatının yüzde 5,5 azalışla 20 milyar 304 milyon dolar olduğu görüldü. Benzer şekilde bu kalemler hariç tutulan ithalat rakamı ise yüzde 11,2 artış göstererek 25 milyar 738 milyon dolara çıktı. Bu gruptaki dış ticaret açığı Mart ayında 5 milyar 435 milyon dolar olarak kaydedilirken, enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,9 seviyesinde gerçekleşti. İHRACATTA ALMANYA İTHALATTA ÇİN LİDERLİĞİNİ KORUDU Ülkeler bazında bakıldığında Mart ayında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülke 1 milyar 820 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı sırasıyla Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalat tarafında ise Çin Halk Cumhuriyeti 4 milyar 759 milyon dolarlık payla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya Federasyonu ve Almanya ithalatta öne çıkan diğer ülkeler oldu. İmalat sanayisinin toplam ihracattaki ağırlığı yüzde 93,7 olarak ölçülürken, yüksek teknoloji ürünlerinin bu pay içerisindeki oranı yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

TÜİK açıkladı: Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu Haber

TÜİK açıkladı: Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu

TÜİK, 2026 yılının Mart ayına dair işgücü göstergelerini kamuoyuyla paylaştı. Hanehalkı İşgücü Araştırması'ndan elde edilen bulgulara göre, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzerindeki bireyler arasında işsizlik seviyesi bir önceki aya kıyasla gerileme gösterdi. İŞSİZLİK ORANINDA 0,3 PUANLIK GERİLEME YAŞANDI Mart 2026 itibarıyla işsiz sayısı 96 bin kişilik azalışla 2 milyon 873 bin kişi olarak hesaplandı. Bu dönemde işsizlik oranı 0,3 puan azalarak yüzde 8,1'e düştü. Cinsiyet bazlı bakıldığında, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 10,7 olarak kayıtlara geçti. İSTİHDAM EDİLEN KİŞİ SAYISI 32 MİLYON SINIRINI AŞTI Mart ayında istihdam cephesinde olumlu bir seyir izlendi. İstihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 226 bin kişi artış göstererek 32 milyon 425 bin kişiye yükseldi. Bu artışla birlikte istihdam oranı yüzde 48,5 seviyesine çıktı. Veriler, erkeklerde istihdam oranının yüzde 66,0, kadınlarda ise yüzde 31,5 olduğunu gösterdi. İşgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık sınırlı artışla yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK VERİLERİ İYİLEŞME SİNYALİ VERDİ Gençlerin işgücü piyasasındaki durumunu yansıtan 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı, Mart 2026 döneminde 0,5 puanlık bir düşüşle yüzde 15,3 olarak belirlendi. Bu yaş grubundaki cinsiyet dağılımına bakıldığında; erkek işsizliği yüzde 12,8, kadın işsizliği ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 31,5 OLARAK ÖLÇÜLDÜ İşgücü piyasasının daha geniş bir perspektifini sunan atıl işgücü oranı, Mart 2026'da bir önceki aya kıyasla 1,6 puanlık yükselişle yüzde 31,5'e çıktı. Diğer taraftan, çalışanların haftalık ortalama fiili mesai süresi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak tespit edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.