#tüketici fiyat endeksi

İLKHABER-Gazetesi - tüketici fiyat endeksi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tüketici fiyat endeksi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmanlardan mart ayı enflasyon verileri değerlendirmesi Haber

Uzmanlardan mart ayı enflasyon verileri değerlendirmesi

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), martta aylık bazda yüzde 1,94, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,3 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 30,87, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 28,08 olarak kayıtlara geçti. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, AA muhabirine, mart enflasyonunun, beklentilerin bir miktar altında gelerek fiyat artış hızında bu ay için daha ılımlı bir tabloya işaret ettiğini söyledi. Yalta, "Aylık artışın yüzde 1,94 ile tahminlerin altında kalması ve yıllık enflasyonun yüzde 30,87'ye gerilemesi, enflasyon görünümünde kısa vadede ölçülü bir nefes alanı sağlıyor. Bunu ne abartmak ne de önemsiz görmek gerekir. Tek bir veri bütün resmi veremese de mart rakamları en azından beklentilere göre olumlu bir tablo gösteriyor. Ancak önümüzdeki dönemde bölgedeki çatışmanın enerji fiyatları, kur ve beklentiler üzerinden yaratabileceği etkileri daha net izlemek gerekecek." dedi. "PİYASADAKİ BEKLENTİLERİN AKSİNE ENFLASYON DÜŞÜK GELDİ" İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, mart ayı enflasyonunun piyasadaki bütün beklentilerin aksine çok düşük seviyede geldiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Beklentilerin altında gelen enflasyon piyasalara hiç şüphesiz pozitif yansıyacaktır. Yani bu düşük rakamlar finans piyasaları tarafından pozitif katkı şeklinde algılanmaktadır. Ancak reel sektör için pozitif hava daha farklı algılanmaktadır. Şüphesiz akaryakıt fiyatlarındaki artışın dolaylı etkileri ancak uzun dönemde ortaya çıkacaktır. Durum böyle olmasına rağmen enflasyon üzerine en yüksek etki yine de ulaştırma harcama grubundan gelmiştir. Nisan, mayıs, haziran aylarında akaryakıt üzerinden gelen etki enflasyon üzerine daha fazla yansıyacaktır. Yani savaş nedeniyle fiyatlamalarda hemen bozulmadan ziyade bu fiyatlamaların önümüzdeki aylara yansıması daha muhtemel görünmektedir." Enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan ve dolaylı etkilerinin küresel çapta olduğu gibi Türkiye'de de enflasyon üzerine gelecek aylarda daha yoğun yansıyacağını vurgulayan Şener, "Enflasyon çok düşük düzeylere düşse de gıda, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık üzerinden gelen enflasyon baskısı azalmadıkça vatandaşın enflasyon düşüşünü hissetmesi ve buna paralel olarak enflasyon beklentisi çok kolay azalmayacaktır." ifadelerini kullandı. "ANA DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR" Ekonomist Bora Tamer Yılmaz, savaşa rağmen dezenflasyon konjonktürünün sürdüğünü belirterek, "Savaş enflasyonunun biraz etkisi olacak ama ana düşüş eğilimi değişmeyecek. Bunu çok iyi anlamak lazım. Savaş enflasyonu olarak da tanımlanan 'warflation' nedeniyle enflasyon yıl sonunda beklentilerden bir parça daha yukarıda kalacak. Yani yüzde 20'nin biraz daha üzerinde kalmamızla sonuçlanacak ama ana dezenflasyon süreci devam ediyor. Enflasyon yüzde 20 ile 25 arasında bir yerde oturacak." değerlendirmesinde bulundu. Sadece enflasyonda aşağı eğilim hızının yavaşlayacağını dile getiren Yılmaz, savaşın etkilerinin kademeli olarak geleceğini anlattı. Yılmaz, işlenmiş ambalajlı gıdada savaşın etkilerinin daha çok görüldüğüne işaret ederek, yaş sebze meyve fiyatlarında daha olumlu bir seyrin ortaya çıkabileceğini, savaş şoku gelmeden ekim ve dikimin yapıldığını dile getirdi. Bölgedeki gelişmelerin etkisinin daha çok yaz sezonu ürünlerinde görülebileceğini belirten Yılmaz, "Otoriteler, gübre başta olmak üzere kritik alanlarda çok önemli proaktif tedbirler aldı. Alınan bu tedbirlerin de olumlu etkisi tarım sektörüne yansıyacak." diye konuştu. "ÜRETİCİ FİYATLARI DAHA KONTROLLÜ" Spectrum Denetim, Danışmalık, Yeminli Mali Müşavirlik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İnci, verilere bakıldığında, enflasyonla mücadelede uygulanan politikaların etkilerinin giderek daha net görülmeye başlandığını bildirdi. İnci, "Mart ayında TÜFE aylık yüzde 1,94 artarken yıllık bazda yüzde 30,87 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre belirgin bir gerilemeye işaret ediyor ve dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösteriyor." bilgilerini verdi. Aynı şekilde üretici fiyatlarında da daha kontrollü görünüm olduğunu vurgulayan İnci, üretici enflasyonunun tüketici enflasyonunun altında seyretmesinin, gelecek dönemde maliyet baskılarının daha sınırlı yansıyabileceğine işaret ettiğini, fiyat istikrarı açısından bunun önemli kazanım olduğunu anlattı. İnci, para politikası başta olmak üzere uygulanan sıkılaşma adımlarının ve makro ihtiyati tedbirlerin, enflasyonu kontrol altına alma sürecinde etkili olmaya devam ettiğini belirterek, "Önümüzdeki dönemde bu politikaların kararlılıkla sürdürülmesi, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesini sağlayacak ve fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda önemli bir zemin oluşturacaktır." ifadelerini kullandı.

Özel okullar ne kadar zam yapacak? Zam oranı kaç oldu, velileri neler bekliyor? Haber

Özel okullar ne kadar zam yapacak? Zam oranı kaç oldu, velileri neler bekliyor?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından, milyonlarca özel okul velisinin merakla beklediği özel okul zam oranı da kesinlik kazandı. Açıklanan veriler ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) güncel yönetmeliği doğrultusunda, özel eğitim kurumlarının 2026 eğitim-öğretim yılı için uygulayabileceği azami zam oranı yüzde 30,74 olarak belirlendi. ÖZEL OKULLARDA ZAM ORANI NASIL HESAPLANDI? TÜİK tarafından paylaşılan son verilere göre, yıllık bazda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 30,89, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 27,67 seviyesinde gerçekleşti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle birlikte, zam oranı hesaplama yöntemi de bu yıl farklı uygulandı. Önceki yıllarda geçerli olan (ÜFE + TÜFE) / 2 + 5 puan formülü yürürlükten kaldırıldı. Bunun yerine, ÜFE ve TÜFE ortalamasının alınarak 1,05 katsayısı ile çarpılması esas alındı. Bu yeni hesaplama yöntemi sonucunda özel okulların ara sınıflarda uygulayabileceği en yüksek yıllık zam oranı yüzde 30,74 oldu. VELİLER İÇİN KRİTİK UYARI Belirlenen bu oran, özellikle ara sınıflarda eğitim gören öğrenciler için geçerli olacak. Yönetmelik gereği özel okullar, mevcut öğrencilerin eğitim ücretlerine bu tavan oranın üzerinde zam yapamayacak. Aksi uygulamalarla karşılaşan velilerin, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurma hakkı bulunuyor. YENİ KAYITLAR İÇİN FARKLI UYGULAMA Öte yandan, bu tavan zam oranı yalnızca ara sınıfları kapsıyor. Yeni kayıt yaptıracak öğrenciler için özel okulların ücret belirleme konusunda daha geniş bir serbestliği bulunuyor. Bu nedenle velilerin, kayıt yenileme ve yeni kayıt dönemlerinde sözleşmeleri dikkatle incelemesi önem taşıyor. ÖZEL OKUL VELİLERİ NE YAPMALI? Uzmanlar, velilerin sözleşmelerde yer alan ücret artış maddelerini dikkatle kontrol etmelerini, açıklanan resmi oranların üzerinde bir zam talep edilmesi durumunda ise yasal haklarını aramalarını öneriyor. Özellikle erken kayıt dönemlerinde yapılan indirimlerin, ilerleyen yıllarda yüksek zamlarla dengelenebileceğine de dikkat çekiliyor.Açıklanan enflasyon verileriyle birlikte özel okul zam oranı, eğitim gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ederken, milyonlarca veli yeni eğitim yılı öncesi bütçe planlamasını bu oranlara göre yapmaya başladı.

Bakan Bolat: Enflasyondaki gerileme devam edecek Haber

Bakan Bolat: Enflasyondaki gerileme devam edecek

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini değerlendirdi. Aylık enflasyonun yüzde 2,04 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Bolat, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,95 ile son 3,5 yılın en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekti. Bolat, tepe noktası olan 2024 Mayıs ayına kıyasla enflasyonun son 15 ayda 42,5 puan gerilediğini de sözlerine ekledi. "EKONOMİMİZ 20 ÇEYREKTİR KESİNTİSİZ BÜYÜYOR" Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin son 20 çeyrektir kesintisiz büyüyerek güçlü bir performans sergilediğini belirtti. 2025 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,8 oranında büyüme kaydedildiğini hatırlatan Bolat, cari işlemler açığının da GSYH içindeki payının yüzde 1,3 ile tarihsel ortalamanın altına indiğini ifade etti. Bolat, bu iyileşmelerin makroekonomik istikrarı güçlendirdiğini ve ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi. "FAHİŞ FİYATLARA KARŞI ÖNLEMLER ALINIYOR" İç ticarette fahiş fiyat uygulamalarına karşı alınan önlemlerle piyasa düzeninin yakından takip edildiğini ve toplumsal refahın gözetildiğini belirten Bakan Bolat, geleceğe yönelik olumlu beklentilerini dile getirdi. Bolat, "Önümüzdeki dönemde yıllık enflasyondaki gerilemenin uygulanan ekonomi politikalarımız doğrultusunda devam etmesi beklenmektedir" diyerek, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

TÜİK 2024 Eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı Haber

TÜİK 2024 Eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, eylülde 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 63,47, yurt içi üretici fiyatları yüzde 44,81 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 2,97, Yİ-ÜFE yüzde 1,37 artış gösterdi. TÜFE, eylülde geçen yılın aralık ayına göre yüzde 35,86, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 49,38 oldu. Yİ-ÜFE ise Aralık 2023'e göre yüzde 25,55, geçen yılın eylül ayına kıyasla yüzde 33,09 olarak gerçekleşti. Böylece TÜFE, yıllık bazda Temmuz 2023'ten, Yİ-ÜFE de Mart 2021'den bu yana en düşük oran olarak kayıtlara geçti. TÜFE Temmuz 2023'te yüzde 47,83, Yİ-ÜFE de Mart 2021'de yüzde 31,2 olarak hesaplanmıştı. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Yİ-ÜFE, eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 1,37, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 25,55, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 33,09 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 44,81 artış gösterdi. Sanayinin 4 sektörünün yıllık değişimleri, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 43,59, imalatta yüzde 33,77, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 17,01 ve su temininde yüzde 48,7 artış yönünde oldu. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri incelendiğinde, ara mallarında yüzde 32,7, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 37,95, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 44,38, enerjide yüzde 11,89 ve sermaye mallarında yüzde 36,55 yükseliş görüldü. Sanayinin 4 sektörünün aylık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,83, imalatta yüzde 1,25, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,28 ve su temininde yüzde 1,95 artış gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri incelendiğinde ise ara malında yüzde 1,27, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,7, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,7, enerjide yüzde 0,45 ve sermaye mallarında yüzde 1,89 artış kayıtlara geçti. Yıllık değişimler TÜFE'de eylül bir önceki aya oranla yüzde 2,97, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 35,86, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 49,38 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 63,47 artış gerçekleşti. Ana harcama grupları itibarıyla eylülde bir önceki aya göre tek azalan ana grup yüzde 0,88 ile haberleşme oldu. Eylülde aylık bazda artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 14,21 ile eğitim olarak hesaplandı. Eylülde geçen yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup, yüzde 26,6 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, geçen yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 97,87 ile konut olarak belirlendi. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan 27'sinin endeksinde düşüş gerçekleşirken 6'sının endeksinde değişim olmadı, 110'unun endeksinde ise artış görüldü. Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, eylülde bir önceki aya göre yüzde 3,22, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 36,44, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 48,23 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 64,74 olarak gerçekleşti. Özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında eylülde aylık bazda en az yükseliş yüzde 2,84 ile "işlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE" göstergesinde oldu. Yıllık bazda en yüksek artış ise yüzde 51,67 ile "mevsimlik ürünler hariç TÜFE" göstergesinde kaydedildi.

Temmuz ayında en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinden geldi Haber

Temmuz ayında en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinden geldi

Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 0,91 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları'nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 2,19, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 0,91 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 1,81, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,55 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 1,37 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 0,20 ve Amerikan Doları yüzde 0,86 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise; külçe altın yüzde 0,54, DİBS yüzde 0,28 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,11 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,44 ve Amerikan Doları yüzde 2,10 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,70, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,64 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 6,21 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,49, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,92 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,09, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,94 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 18,54, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,59 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 7,80 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 12,24, Euro yüzde 13,97, mevduat faizi (brüt) yüzde 15,44 ve DİBS yüzde 32,02 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 5,80, Amerikan Doları yüzde 23,31, Euro yüzde 24,82, mevduat faizi (brüt) yüzde 26,11 ve DİBS yüzde 40,59 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Türkiye'de finansal yatırım araçlarının reel getirileri açıklandı Haber

Türkiye'de finansal yatırım araçlarının reel getirileri açıklandı

Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,62 oranlarıyla mevduat faizinde (brüt) gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,88, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,62 oranlarıyla mevduat faizinde (brüt) gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,87 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; dolar yüzde 0,37, Euro yüzde 0,77, BIST 100 endeksi yüzde 1,41 ve külçe altın yüzde 1,53 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise; DİBS yüzde 0,61 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 0,63, Euro yüzde 1,02, BIST 100 endeksi yüzde 1,66 ve külçe altın yüzde 1,78 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,98, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,12 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,59 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,89, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,63 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 28,18, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,12 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 11,42 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 6,65, Euro yüzde 7,12, mevduat faizi (brüt) yüzde 19,55 ve DİBS yüzde 39,45 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 2,55, doları yüzde 18,35, Euro yüzde 18,76, mevduat faizi (brüt) yüzde 29,63 ve DİBS yüzde 47,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yılın 2. yarısında enflasyondaki azalmanın hızlanarak sürmesini bekliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yılın 2. yarısında enflasyondaki azalmanın hızlanarak sürmesini bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kararlılıkla uyguladıkları ekonomik program ve güçlü siyasi iradeyle yılın ikinci yarısında, enflasyondaki azalmanın hızlanarak sürmesini beklediklerini bildirdi.Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Enflasyonda düşüş döneminin başladığını aktaran Yılmaz, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) haziran ayında piyasa beklentilerinin altında, yüzde 1,64 oranında arttığına dikkati çekti. Yılmaz, "Aylık enflasyonun artış hızının yavaşlamasıyla birlikte yıllık enflasyon bir önceki aya kıyasla 3,8 puan azalarak yüzde 71,60 düzeyine gerilemiştir." bilgisini verdi. Enflasyonun ana eğilimini yansıtan çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerilemenin, fiyatlardaki artış eğiliminin zayıfladığını gösterdiğine işaret eden Yılmaz, "Çalışanından emeklisine, sanayicisinden çiftçisine toplumun her kesiminden vatandaşımızın ortak arzusu enflasyon probleminin çözülmesidir. Temel hedefimiz vatandaşımızın öncelikli meselesi olan enflasyonu asgari seviyeye düşürmektir." ifadelerini kullandı. "Dezenflasyon sürecine girmiş bulunuyoruz" Yılmaz, enflasyondaki düşüşle ekonomide öngörülebilirlik sağlanacağı gibi gelir dağılımının da olumlu yönde gelişeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu hedef doğrultusunda enflasyonla mücadelede uyguladığımız para ve maliye politikaları sayesinde dezenflasyon sürecine girmiş bulunuyoruz. Yapısal reformlarla desteklediğimiz enflasyonla mücadele sürecinde büyüme, istihdam ve ihracat hedeflerimizi de gözetmeye devam edeceğiz. Kararlılıkla uyguladığımız ekonomik program ve ortaya koyduğumuz güçlü siyasi iradeyle yılın ikinci yarısında enflasyondaki azalmanın hızlanarak sürmesini bekliyoruz. 2026 yılında ise enflasyon oranını tekrar tek haneli seviyelere düşürmeyi hedefliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.