#Tunceli

İLKHABER-Gazetesi - Tunceli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tunceli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayıtları sildikleri iddia edilmişti: Gülistan Doku soruşturmasında iki kişi serbest Haber

Kayıtları sildikleri iddia edilmişti: Gülistan Doku soruşturmasında iki kişi serbest

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma derinleşiyor. Dosya kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesinde görevli bilgi işlem personelleri Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem hakkında, Doku'ya ait sağlık kayıtlarını sildikleri öne sürülerek gözaltı kararı verildi. Cumhuriyet Savcılığı tarafından koordine edilen operasyonda, şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri de eş zamanlı olarak tamamlandı. BİLGİ İŞLEM PERSONELLERİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Yerlikaya ve Erdem, savcılık sorguları bittikten sonra nöbetçi sulh ceza mahkemesi karşısına çıkarıldı. Mahkeme heyeti, şüphelilerin üzerindeki suç şüphesini değerlendirerek yurt dışına çıkış yasağı getirilmesine hükmetti. Karar doğrultusunda her iki personel de adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen genel soruşturmada bugüne kadar önemli adımlar atıldı. İncelemeye alınan toplam 15 şüpheliden 12'si hakkında tutuklama kararı verilirken, 3 kişi için adli kontrol süreci işletildi. Öte yandan, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve şu an ABD'de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarıldığı bilgisi de soruşturma dosyasındaki yerini koruyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski emniyet müdürü Yılmaz Delen tanık olarak ifade veriyor Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski emniyet müdürü Yılmaz Delen tanık olarak ifade veriyor

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen hukuki süreç devam ediyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik sürdürülen soruşturma dosyası kapsamında, olay tarihinde görevde olan eski Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ifade işlemleri için Erzurum Adliyesi'ne çağrıldı. ERZURUM CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TALİMATIYLA İFADE İŞLEMİ BAŞLATILDI Halen Yalova İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan Yılmaz Delen, gelen talimat üzerine Erzurum'a giderek adliyeye giriş yaptı. 2019-2021 yılları arasında Tunceli'de emniyet müdürlüğü koltuğunda oturan Delen'in, eski vali Tuncay Sonel hakkındaki soruşturma çerçevesinde bilgisine başvurulduğu öğrenildi. 23 Ocak 2026 tarihinde Yalova'ya atanan Delen'in ifade süreci Erzurum Adliyesi'nde sürüyor. SORUŞTURMA KAPSAMINDA ÇOK SAYIDA ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı dosyada; kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri karartma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi ağır suçlamalar yer alıyor. Bu bağlamda aralarında dönemin valisi Tuncay Sonel, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve bazı kamu görevlilerinin de bulunduğu 15 şüpheli hakkında yasal işlem yapılmıştı. Süreçte şüphelilerin bir kısmı tutuklanırken, bazıları hakkında adli kontrol kararları uygulanmıştı. FİRARİ ŞÜPHELİLER VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDAKİ SÜREÇ SÜRÜYOR Dosya kapsamında yurt dışında bulunduğu belirlenen Umut Altaş isimli şüpheli hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarılırken, Tunceli Devlet Hastanesi ve üniversitenin bilişim birimlerinde çalışan bazı personeller de soruşturmaya dahil edilmişti. Doku ailesinin 6 Ocak 2020'de Diyarbakır'dan gelerek yaptığı kayıp müracaatıyla başlayan ve arama çalışmalarından sonuç alınamayan olayda, yargı organlarının çok yönlü incelemesi devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! İddia edilen mezar havadan görüntülendi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! İddia edilen mezar havadan görüntülendi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde bulunan ve Doku’ya ait olduğu iddia edilen mezar alanı havadan görüntülenirken, bölgede yürütülen çalışmalar yeniden gündeme geldi. SORUŞTURMADA 15 ŞÜPHELİ Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Firari şüpheli Umut Altaş hakkında ise Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. MEZAR İDDİASI VE YER ALTI TARAMASI Gülistan Doku’nun öldürüldükten sonra Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde, Hasan Halife Türbesi yakınlarına gömüldüğü iddiaları üzerine bölgede daha önce jandarma ekipleri tarafından “yer altı görüntüleme” cihazlarıyla arama yapıldı. Yapılan incelemelerde yaklaşık 1.60-1.70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve 80 santimetre derinliğinde mezar görünümlü bir boşluk tespit edildi. Ancak yapılan çalışmalarda herhangi bir kemik ya da insan cesedine rastlanmadığı raporlara yansıdı. BÖLGE HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ Söz konusu raporda geçen alan ve Koçpınar köyü, son gelişmelerin ardından hem havadan hem de karadan görüntülendi. Görüntüler, soruşturmanın seyrine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. MUHTARDAN AÇIKLAMA GELDİ Koçpınar Köyü Muhtarı Eyüp Altaca, konuya ilişkin yaptığı açıklamada iddiaları medyadan öğrendiklerini belirtti. Altaca, “Bu konu hakkında bir bilgim yok. Biz de medya aracılığıyla duyduk ve şok olduk. Buraya nasıl getirildiğine dair bilgimiz yok. Yetkililer bölgede çalışma yaptı, bu durum jandarma raporunda da yer alıyor. Ancak gömüldüğüne dair bize resmi bir bilgi verilmedi” ifadelerini kullandı. “AYDINLATILMASINI İSTİYORUZ” Köyde sınırlı sayıda hane bulunduğunu ifade eden Altaca, iddia edilen alanın yerleşim yerlerinden uzak olduğunu belirterek, “Bu olayın bir an önce aydınlatılmasını istiyoruz. Türbe çevresi hem mezarlık hem de ziyaret alanı olarak kullanılıyor” dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında kritik ifade ortaya çıktı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik ifade ortaya çıktı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Gülistan Doku'nun yedek SIM kartını ihraç polis memuru Gökhan Ertok'a kimin talimatı ile gönderdiği sorusu üzerine ifadesinde, "Ben bu konuyu ayrıntılı ve uzun uzun anlatmak istiyorum. Doku ailesi arama çalışmaları sürerken yukarıda da belirttiğim üzere vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara'ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan'a gönder' dedi. Ben de bu Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan' diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de ismini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan' diye kayıtlıdır. Gökhan Ertok'un polis olup olmadığını bilmiyorum, şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında vali bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku'nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini‘ söyledi. Gülistan'ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yoktur. Konusu da geçmemiştir. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan'a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı' tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan'ı arayıp hatırladığım kadarıyla 'Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?' tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim' dedi. Tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘Zarfı gönderdim, teslim alırsınız' şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp, vali beye 'Gökhan'ın gönderdiği dosya efendim' diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu. Zarfın büyüklüğü A4 ölçüsünde idi" dedi. Eroğlu ifadesinde şunları söyledi: "Burada şu kısımdan da bahsetmek istiyorum. Ya bu SIM kartı gönderdikten sonra ya da göndermeden önce vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara' demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok'u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın' dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı. Ama diğer arkadaşları hatırlamıyorum. Bu konumlardan biri tam nokta olarak hatırlamıyorum ama Atatürk Mahallesi'nde bulunan Öğretmenevi'nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge idi. Binaların arasında bir yerdi. Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük. Diğer bildirilen nokta ise Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu'nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, 'Bir şey yok sayın valim' dedikten sonra o da ‘Tamam' dedi ve biz de dönüşe geçtik. Benim bahsettiğim bu hususlara ilişkin görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor. Gökhan Ertok ile iletişimim; 2017'den itibaren sosyal medya üzerinden vali beye hakaret ve küfür olaylarında şahısların tespit edilerek, vali beyin dava açması amacıyla yardım aldığımız kişidir. Gökhan Twitter'dan konum çıkartabileceğini söylüyor ve birkaç olayla ilgili de bize tweet atıldığı konumları tespit ederek göndermişti. Ben bu Gökhan Ertok ile vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim." "VALİ BEYİN TALİMATI İLE GÖNDERDİM" Gökhan Ertok'a SIM kartı kimin talimatıyla gönderdiği sorusu üzerine Eroğlu, "Yukarıda da bu sorunun cevabı bulunmakta olup, vali beyin talimatı ile gönderdim" cevabını verdi. "HİÇBİR ŞEKİLDE CESET GÖMMEK VE BUNUN İÇİN KEŞİF YAPMAK SUÇLAMASINI DA ASLA KABUL ETMİYORUM" Telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku'nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği belirtilerek, Şükrü Eroğlu'na bu bölgeye neden gittiği soruldu. Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Ayriyetten hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel'in ifadesi ortaya çıktı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel'in ifadesi ortaya çıktı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir safhaya geçildi. Cinayet şüphesiyle 7 farklı ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlar neticesinde gözaltına alınan 13 şüpheliden 10'u tutuklanırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma dosyasında adı geçen ve son olarak tutuklanan isimler arasında yer alan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in jandarma komutanlığındaki ifade tutanaklarına ulaşıldı. SONEL: "GÜLİSTAN DOKU'YU ŞAHSEN TANIMAM" Sorgusu sırasında Gülistan Doku ile olan bağı sorulan Mustafa Türkay Sonel, kayıp öğrenciyi hiçbir şekilde tanımadığını savundu. Sonel, ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz." "ATEŞLİ SİLAHIM YOK SADECE HOBİ OLARAK AIRSOFT OYNARIM" Tanık beyanlarında geçen silahla birini vurduğuna dair iddiaları kesin bir dille yalanlayan Sonel, bahsi geçen materyallerin oyun amaçlı kullanılan boncuk atan cihazlar olduğunu belirtti. Sonel savunmasında şunları kaydetti: "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık." TECAVÜZ İDDİALARINA SERT TEPKİ: "BU DURUM ÇOK KORKUNÇ VE İĞRENÇ" Gizli tanık beyanları ve hakkında ortaya atılan hamilelik iddialarına yönelik de konuşan Sonel, suçlamaların asılsız olduğunu ileri sürdü. Tecavüz iddialarıyla hiçbir alakasının olmadığını vurgulayan Sonel, şu ifadeleri kullandı: "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum." GENÇLİK MERKEZİNDEKİ BAZ KAYITLARI SORULDU Ekiplerin daraltılmış baz raporu üzerinden yönelttiği soruları yanıtlayan Sonel, olay tarihindeki hareketliliğine ilişkin net detaylar hatırlamadığını belirtti. Gençlik merkezi kayıtlarına dair, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik." dedi. Baz verilerinde binada olduğunun tespit edildiği hatırlatılınca ise aradan geçen uzun zaman nedeniyle konuya dair bir fikrinin olmadığını ifade etti.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan şüpheliler Elazığ'a sevk edildi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan şüpheliler Elazığ'a sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Cinayet şüphesi üzerine 7 ayrı ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 13 kişiden 10'u hakkında tutuklama kararı verildi. Adli makamlarca tutuklanan isimler arasında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. CEZAEVİ SEVKIYATINDA GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI Tunceli'de işlemleri tamamlanan tutuklular, gece yarısı yüksek güvenlikli bir konvoy eşliğinde Elazığ Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edildi. Şehir merkezinden geçen sevkiyat konvoyuna çok sayıda polis ekibi eşlik ederken, çevrede geniş güvenlik tedbirleri uygulandı. Elazığ'a getirilen şüphelilerin sevkiyat süreci vatandaşlar tarafından da takip edildi. ŞÜPHELİLER SAĞLIK KONTROLÜNÜN ARDINDAN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Elazığ'a ulaşan konvoydaki 10 şüpheli, cezaevi girişinden önce sağlık kontrolü prosedürleri için hastaneye götürüldü. Burada yapılan muayenelerin ardından şüpheliler, Elazığ Ceza İnfaz Kurumu'ndaki koğuşlarına yerleştirildi. Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle yürütülen yasal sürecin devam ettiği ve teknik incelemelerin sürdüğü kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.