#Turizm

İLKHABER-Gazetesi - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK açıkladı: 2025’te turizm geliri 65,2 milyar dolara ulaştı Haber

TÜİK açıkladı: 2025’te turizm geliri 65,2 milyar dolara ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı ve dördüncü çeyrek Turizm İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, turizm geliri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65 milyar 230 milyon 749 bin dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri 64 milyar 448 milyon 303 bin dolar, transfer yolculardan elde edilen turizm geliri ise 782 milyon 446 bin dolar oldu. Ziyaretçilerin turizm gelirinin yüzde 18'ini ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar oluşturdu. Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Ziyaretçilerden elde edilen bu yılki gelirin 46 milyar 252 milyon 178 bin dolarını kişisel harcamalar, 18 milyar 196 milyon 125 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. TURİZM GELİRİ GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE YÜZDE 9,9 ARTTI Turizm geliri Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,9 artarak 15 milyar 151 milyon 842 bin dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri 14 milyar 939 milyon 353 bin dolar, transfer yolculardan elde edilen turizm geliri ise 212 milyon 488 bin dolar oldu. Ziyaretçilerin turizm gelirinin yüzde 19,1'ini ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar oluşturdu. Bu çeyrekte ziyaretçiler tarafından yapılan harcamaların 11 milyar 28 milyon 37 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 911 milyon 317 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. ZİYARETÇİ SAYISI 2025 YILINDA YÜZDE 2,7 ARTTI Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,7 artarak 63 milyon 917 bin 57 kişi oldu. Bunların yüzde 17,5'ini 11 milyon 175 bin 394 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Yıllık olarak geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 100 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu. ZİYARETÇİ SAYISI GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE YÜZDE 5,9 ARTTI Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,9 artarak 14 milyon 744 bin 1 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 19,3'ünü 2 milyon 839 bin 596 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 91 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 57 dolar oldu. Bu yıl ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içerisindeki paket tur harcamalarının payı yüzde 28,2, yeme içme harcamalarının payı yüzde 21,1, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 12,8 oldu. Bir önceki yıla göre paket tur harcamaları yüzde 4,5, yeme içme harcamaları yüzde 16,1 ve uluslararası ulaştırma harcamaları ise yüzde 8,9 arttı. Bu çeyrekte ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içerisindeki paket tur harcamalarının payı yüzde 26,2, yeme içme harcamalarının payı yüzde 22,8, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 13,6 oldu. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre paket tur harcamaları yüzde 5,5, yeme içme harcamaları yüzde 20,8 ve uluslararası ulaştırma harcamaları yüzde 15,2 arttı. Bu yıl ziyaretçiler ülkemizi yüzde 67,7 ile en çok "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" amacıyla ziyaret etti Yıllık olarak ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67,7 ile "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 63,4 ile en çok "akraba ve arkadaş ziyareti" amacıyla geldi. Bu çeyrekte ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 63,6 ile "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 68,5 ile en çok "akraba ve arkadaş ziyareti" amacıyla geldi. TURİZM GİDERİ 2025 YILINDA YÜZDE 24 ARTTI Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, 2025 yılında yüzde 24 artarak 9 milyar 602 milyon 89 bin dolar oldu. Bunun 7 milyar 369 milyon 230 bin dolarını kişisel harcamalar, 2 milyar 232 milyon 858 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. TURİZM GİDERİ GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE YÜZDE 10,2 AZALDI Turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10,2 azalarak 1 milyar 914 milyon 748 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 576 milyon 682 bin dolarını kişisel harcamalar, 338 milyon 66 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. YURT DIŞINI ZİYARET EDEN VATANDAŞLAR 2025 YILINDA YÜZDE 4,4 ARTTI Yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı 2025 yılında yüzde 4,4 artarak 11 milyon 897 bin 355 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 807 dolar olarak gerçekleşti. Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10,3 arttı Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10,3 artarak 2 milyon 969 bin 848 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 645 dolar olarak gerçekleşti.

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı Haber

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsündeki Atatürk Köşkü, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor. Şehir merkezine yakınlığı ve çam ormanlarının içerisindeki doğal atmosferiyle ön plana çıkan Atatürk Köşkü, 2025'te 292 bin 215 yerli ve 81 bin 705 yabancı olmak üzere 373 bin 920 ziyaretçiyi ağırladı. Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatlerinde açık olan köşkte Büyükşehir Belediyesinin bando ve mehter ekibince haftanın belli günlerinde Atatürk'ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinletiler gerçekleştiriliyor. ATATÜRK'E AİT TABLOLARDAN OLUŞAN ÇEŞİTLİ ETNOGRAFİK ESERLER SERGİLENİYOR Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kente ilk geldiği 15 Eylül 1924'te konakladığı, çam ormanları içerisinde yer alan köşkte 19. ve 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve Atatürk'e ait tablolardan oluşan çeşitli eserler sergileniyor. Köşkte yer alan "Vasiyet Odası" isimli bölümde de Atatürk'ün mal varlığını armağan etmesiyle ilgili, "Hayatımın hatırlayabildiğim en mutlu dakikalarını yaşıyorum. Yıllar önce düşündüğüm bu işi Trabzon'da tamamlamak mukaddermiş." sözünün yer aldığı tabela bulunuyor. "ZİYARETÇİ SAYISINDAKİ ARTIŞ BİZİ MUTLU EDİYOR" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Atatürk Köşkü'nün geçen yıl yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Atatürk Köşkü'nün 2025'i 373 bin 920 ziyaretçiyle tamamladığına dikkati çeken Genç, bu rakamın restorasyon ve tanıtım çalışmalarının doğru olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Genç, yabancı turistlerin köşke ilgisinin de dikkat çekici düzeyde olduğunu dile getirerek, "Ziyaretçi sayısındaki artış bizi mutlu ediyor. Bu manada görev ve sorumluluklarımız, bize şehrin turizm potansiyelinin hem iç hem de dış turizm açısından güçlendirilmesi konusunda ayrıca bir sorumluluk yüklüyor." diye konuştu. Amaçlarının Atatürk Köşkü'nün ulusal ve uluslararası tanınırlığını daha da artırmak olduğunu vurgulayan Genç, "Bu yıl ziyaretçi sayısını daha yukarı taşımayı, kültürel etkinlikleri çeşitlendirerek köşkü Trabzon'un kültür turizminin merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.

Doğa ve adrenalin buluşma noktası: Tekirdağ 5 milyon turisti ağırladı Haber

Doğa ve adrenalin buluşma noktası: Tekirdağ 5 milyon turisti ağırladı

Tekirdağ'a gelen ziyaretçiler, Ganos Dağı eteklerinde doğa yürüyüşleri, Uçmakdere'de yamaç paraşütü, Ayvasıl mevkisinde dalış ve Yeniköy'de kamp yapma imkanı buldu. Yaz sezonu boyunca turistler, kentteki 10 mavi bayraklı plajda deniz ve güneşin tadını çıkardı. "Tekirdağ'ın turizm açısından sunduğu çeşitlilik gerçekten etkileyici" Tekirdağ Kültür ve Turizm İl Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, kentin deniz, doğa, macera, tarih ve kültür turizmini bir arada sunan yapısıyla her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü söyledi. Kentin yalnızca deniz turizmiyle değil, doğa ve macera turizmi açısından da oldukça zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirten Karaküçük, "Tekirdağ'ın turizm açısından sunduğu çeşitlilik gerçekten etkileyici. Hem deniz turizmi hem de doğa ve macera turizmi açısından bu kadar zengin bir destinasyon olması, her turist için ideal. Mavi bayraklı plajları ve sosyal alanlarıyla yaz aylarında keyifli bir tatil sunmasının yanı sıra, Uçmakdere gibi bölgelerdeki yamaç paraşütü ve ATV turları gibi aktiviteler de adrenalin tutkunları için önemli fırsatlar sunuyor." dedi. Karaküçük, kentte yaz aylarında görsel şölen oluşturan kanola, lavanta ve ayçiçeği tarlalarının da binlerce ziyaretçiyi Tekirdağ'a çektiğini dile getirdi. Tekirdağ'ın tarihi ve kültürel değerlerinin de kentin turizmine önemli katkı sağladığını vurgulayan Karaküçük, "Seçeneklerin çokluğu, şehri yalnızca doğa ve deniz turizmiyle değil, tarihi ve kültürel mirasıyla da bir cazibe merkezi haline getiriyor. Kamp ve karavan tutkunları için de Tekirdağ önemli bir destinasyon konumunda. Rakoczi Müzesi, Namık Kemal Evi gibi tarihi yapılar, tarih meraklıları için önemli duraklar arasında yer alıyor." diye konuştu. Karaküçük, kentin yamaç paraşütünden rüzgar sörfüne kadar birçok ekstrem spora ev sahipliği yaptığını aktararak mavi bayraklı plajların bu turizm destinasyonunu taçlandırdığını ifade etti. Tekirdağ'ın dört mevsim turizme elverişli olmasının şehri yalnızca yaz tatilcileri için değil, yılın her döneminde tercih edilen bir yer haline getirdiğini belirten Karaküçük, şunları kaydetti: "Uçmakdere’nin yamaç paraşütü için bu kadar popüler olmasının önemli nedenleri var. Ganos Dağları’nın eteğinden Marmara Denizi’ne doğru inen manzara, ziyaretçileri adeta büyülüyor. Hem doğa hem de adrenalin tutkunları için ideal bir bölge. Uçuşlar sırasında denizin ve yeşilin buluştuğu manzara, unutulmaz anlar yaşatıyor. Yamaç paraşütünün yanı sıra doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve kırsal turizm gibi seçenekler de bölgenin cazibesini artırıyor. Geçtiğimiz yıl beklediğimiz gibi 5 milyon misafirimizi ağırlama imkanı bulduk. Bu yıl ise çok daha fazla yerli ve yabancı turisti kentimizde ağırlamayı hedefliyoruz.

Uzungöl turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor Haber

Uzungöl turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor

Trabzon'da ilk kez düzenlenecek olan Uzungöl Kış Festivali, 23-25 Ocak 2026 tarihleri arasında doğa, kültür ve eğlenceyi bir araya getirecek. Uzungöl'de üç gün sürecek festivalde katılımcılar kış sporları, yöresel lezzetler ve kültürel etkinlikler sunulacak. Etkinlikler kapsamında ayrıca 6 bin 161 kişinin katılımıyla rekor horon denemesi yapılacak. Festival öncesi bölgede turizm hareketliliği de başladı. Organizasyon kapsamında otellerde sabit fiyat uygulamasına geçilirken, konaklama tesislerindeki doluluk oranlarının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştı. Uzungöl'ün kış turizmi potansiyelini artırması hedeflenen festivalin, bölge ekonomisine ve tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Uzungöl Kış Festivali Komite Başkanı Yavuz İnan, çok yoğun bir katılımın olacağını belirterek hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Uzungöl için yıllardır böyle bir festivalin beklendiğini kaydeden İnan, "Uzungöl için böyle bir festival bekleniyordu onun için çok önemsiyoruz. Çok güzel bir festival ile insanlara o bekledikleri festivalin cevabını vereceğiz. Festivalde yerel ve ulusal sanatçılarımız olacak. Bu isimler katılımcılar için sürpriz olacak. İnsanlar doyasıya eğlenecek. DJ performansları ve geniş katılımlı bir horon rekoru denememiz olacak. 61 bin 160 kişilik bir horon halkası denemesi yapacağız. İnşallah bir ilk olacak. Festivalde gölde su jeti gösterileri ve çocuklara yönelik gösterimiz olacak. 260 metrelik bir kayak pisti olacak. İstiyoruz ki herkes şambrellerini alsın gelsin. Heyecanlı ve uzun soluklu bir etkinlik olmasını istiyoruz. Ücretsiz yemek hizmetimiz olacak. Beklenen bir festivalin karşılığını inşallah güzel bir şekilde karşılık vereceğiz" dedi. 30 bin kişilik bir katılım beklentisi olduğunu vurgulayan İnan, "Festivale gelecek misafirlerimize otoparklar ücretsiz olacak. Otel fiyatlarında da sabit fiyatlar belirledik. İnsanların bütçelerine uygun bir festival hayal ettik. Kontrollü bir şekilde trafik akışı sağlanacak. Festivale katılım sayısını 30 bin kişi olarak hesapladık. Devlet yetkililerinin desteğiyle trafik ve otopark konularında sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Yoğun kar olmasına karşın Ulaştırma ve Altyapımızı Bakanımız ile görüştük. Bu konuda yardımcı olacaklar. Yollarımız açık olacak" ifadelerini kullandı.

Çin’e vize muafiyeti sonrası talep patlaması: Hedef 1 milyon Çinli turist Haber

Çin’e vize muafiyeti sonrası talep patlaması: Hedef 1 milyon Çinli turist

Türkiye'nin turizm gelirlerini artırma stratejileri kapsamında attığı son adım, Asya pazarında büyük yankı uyandırdı. Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına turistik ve transit geçişlerde vize muafiyeti sağlanması kararının ardından, seyahat planlamalarında ibre Türkiye'ye döndü. Uygulamanın duyurulmasıyla birlikte Çin'in çeşitli şehirlerinden İstanbul'a yapılan uçuş aramalarının, bir önceki haftaya kıyasla 6,3 kat artış gösterdiği tespit edildi. İlgi sadece İstanbul ile sınırlı kalmazken, İzmir'e yönelik aramaların iki katına çıktığı, Antalya için yapılan sorgulamaların ise 1,3 kat yükseldiği verilere yansıdı. KİŞİ BAŞI 5 BİN DOLARA VARAN HARCAMA POTANSİYELİ Sektör temsilcileri, vize serbestisinin ekonomik yansımalarının oldukça güçlü olacağını öngörüyor. Dünyanın en bonkör turist grupları arasında gösterilen Çinli ziyaretçilerin, tek bir seyahatte kişi başı ortalama 2 bin 500 ila 5 bin dolar arasında harcama yaptığı belirtiliyor. Bu turist profilinin tatil alışkanlıklarının, Türkiye'nin turizm çeşitliliği ile örtüştüğüne dikkat çekiliyor. Çinli turistlerin klasik deniz-kum-güneş tatilinden ziyade; kültürel miras, gastronomi turları, sağlık turizmi ve inanç rotalarına yoğun ilgi gösterdiği, bu durumun da turizm gelirlerinin yıl geneline yayılmasına katkı sunacağı ifade ediliyor. 2026 SONU HEDEFİ REVİZE EDİLDİ Vize engelinin ortadan kalkmasıyla birlikte Türkiye, Çin pazarındaki büyüme hedeflerini de güncelledi. Mevcut durumda yıllık 400 bin civarında seyreden Çinli turist sayısının, yeni dönemle birlikte katlanarak artması bekleniyor. Turizm otoriteleri tarafından yapılan projeksiyonlara göre, sağlanan kolaylıklar ve artan talep doğrultusunda 2026 yılı sonuna kadar Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısının 1 milyon barajına ulaşması hedefleniyor.

Doğu Ekspresi kış manzaraları | Karlar içinde masalsı tren yolculuğu Haber

Doğu Ekspresi kış manzaraları | Karlar içinde masalsı tren yolculuğu

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık AŞ tarafından işletilen Turistik Doğu Ekspresi, kış mevsiminde de yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Ankara’dan hareket ederek Kars’a uzanan tren hattında yolcular, kar beyazına bürünen Anadolu’nun iç kesimlerinde adeta masalsı bir yolculuğa çıkıyor. 1310 kilometrelik eşsiz rota Ankara’dan hareket eden Turistik Doğu Ekspresi; Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Erzincan ve Erzurum güzergâhını takip ederek yaklaşık 1310 kilometrelik yolculuğun ardından Kars’a ulaşıyor. Sivas, Erzincan ve Erzurum’da verilen molalar sayesinde yolcular hem şehri keşfetme hem de kış manzaralarının tadını çıkarma fırsatı buluyor. Trende müzik, eğlence ve görsel şölen Yolculuk sırasında kompartımanlarını süsleyen yolcular, led ışıklarla aydınlatılan vagonlarda şarkılar söyleyip türküler eşliğinde keyifli anlar yaşıyor. Halay çeken yolcular ve vagonlardaki samimi ortam, Doğu Ekspresi’ni yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp sosyal bir deneyime dönüştürüyor. “Bu yolculuğun eşi benzeri yok” Turistik Doğu Ekspresi yolcularından Mehmet Çoban, yolculuğun kendisi için çok özel olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu yolculuk film sahnesi gibi. Aynı anda dört mevsimi yaşıyoruz. Yurt dışına çıktım, Türkiye’nin her yerini gezdim ama Doğu Ekspresi turu gerçekten mükemmel. Güneşin doğuşunu ve batışını izlemek çok keyifli. Herkesin bu deneyimi yaşamasını tavsiye ediyorum.” İlk kez deneyimleyenler hayran kaldı Yolculuğa arkadaşlarıyla çıkan Selin Deniz, uzun süredir bu turu planladıklarını dile getirerek, “Vagonumuzu süsledik, çok sıcak ve keyifli bir ortam var. İlk kez bu deneyimi yaşıyorum, çok mutluyum” dedi. Beyza Nur ise yıllardır hayalini kurduğu yolculuğu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bizim için elde edilmesi zor bir hayaldi. Bu samimi ortamda yolculuk yapmak çok güzel. Doğu Ekspresi sayesinde gezip görmek istediğimiz birçok yeri keşfediyoruz” ifadelerini kullandı. Her yaştan yolcuya hitap ediyor Turistik Doğu Ekspresi; gençler, doğa tutkunları, fotoğrafçılar ve yerli-yabancı turistler başta olmak üzere her yaştan yolcuyu ağırlıyor. Son yıllarda artan ilgiyle birlikte, tren seferleri kış turizminin de önemli bir parçası haline geldi.

Bakan Şimşek'e Batman Üniversitesince fahri doktora ünvanı verildi Haber

Bakan Şimşek'e Batman Üniversitesince fahri doktora ünvanı verildi

Bakan Şimşek, Batman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye" konulu konferansta yaptığı konuşmada, fahri doktora ünvanının baba ocağındaki üniversiteden gelmiş olmasının kendisi için çok değerli olduğunu söyledi. Küresel ekonomide karşı karşıya oldukları en önemli sorunların başında ticarette korumacılığın geldiğini kaydeden Şimşek, 2008-2009 yıllarında dünyanın büyük bir finansal kriz yaşadığını, o kriz sonrası ticarette korumacılığın başladığını, 2025'te bunun zirveyi bulduğunu anlattı. Şimşek, bu sürecin ticaret ve küresel ekonomi politikalarında belirsizlikleri derinleştirdiğine dikkati çekerek hegemon güç ile yükselen güç arasında giderek sertleşen bir jeostratejik rekabet yaşandığını ifade etti. "TÜRKİYE'Yİ BİR MERKEZE, BİR ÜSSE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ" Çin'in küresel imalat sanayisinde başat bir güç merkezine dönüştüğünü vurgulayan Şimşek ABD, Avrupa Birliği ve Japonya’nın bu alanda zemin kaybettiğini belirtti. Şimşek, şöyle devam etti: "Türkiye küresel ticaret savaşlarında göreceli olarak daha dayanıklı bir pozisyona sahip. Ticaretimizin yüzde 62'si serbest ticaret anlaşmalarımızın olduğu Avrupa Birliği ve genelde yakın coğrafyaya gidiyor. Dostane ilişkilerimizin olduğu veya bize yakın olan komşu ülkelere olan ihracatımızı da eklersek, ihracatımızın yüzde 80-85'i dost, yakın ve kural bazlı serbest ticaret anlaşmalarımızın olduğu ülkelere gidiyor." Bu dönemde Hükümet olarak yakın coğrafyayla bağlantısallığı artırıp yeni yollar inşa ettiklerini anlatan Bakan Şimşek, "Mesela Çin'den İngiltere'ye kadar Orta Koridor'un en önemli geçiş güzergahlarından birisi Anadolu'dur. Biz bunu inşa ediyoruz. Körfez'den bütün o bölgeyi Türkiye'ye bağlayacak yeni bir kalkınma yolu Irak'tan geçiyor. 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyol projesinde Sayın Cumhurbaşkanımız liderlik yaptı ve şu anda o konuda ilerleme var. Asya'dan bir ürünün çıkıp Avrupa'ya gelmesi Ümit Burnu üzerinden olursa 45 gün alıyor. Süveyş Kanalı'ndan giderse 35 gün. İnşa ettiğimiz Orta Koridor'u kullanırsanız 18 günde, Kalkınma Yolu'nu kullanırsanız 25 günde yani çok daha rekabetçi çok daha avantajlı." dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bu sayede Türkiye'yi bir merkeze, bir üsse dönüştürdüklerini ifade ederek "Yeni serbest ticaret anlaşmalarını yapıyoruz. Mesela Körfez ülkeleriyle müzakereler epey ilerledi. Mevcut ticaret anlaşmalarımızın kapsamını, kamu alımlarını, hizmetleri ve tarımı da içerecek şekilde genişletmeye çalışıyoruz. Mesela Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesinden kastımız da bu. Avrupa Birliği ile ticaret hacmimiz yıllık 230 milyar dolar ve Gümrük Birliği güncellenirse belki önümüzdeki 10 yılda 400 milyar dolara çıkmış olacak." diye konuştu. Türkiye'nin toplam borcunun düşük olduğunu, bunun büyük fırsat sunduğunu belirten Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ortaya çıkacak fırsatları değerlendirmemiz için bir yapısal dönüşümden geçmemiz lazım. Bu yapısal dönüşüm için kaynağa ihtiyaç var. Borcun düşük olması kaynak anlamında Türkiye'nin elini güçlendiriyor. Türkiye'nin hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 yani bütün vatandaşlarımızın borcunun milli gelire oranı yüzde 10. Bu şu anlama geliyor; enflasyonu düşürdükçe finansal koşullar daha elverişli hale gelecek, faizler düşecek. Böylece bundan 10 yıl önce olduğu gibi daha çok kişi erken aşamada konut ve araba sahibi olabilecek. Çünkü daha uzun vadeli, daha uygun koşullarda finansmana erişecek. Borç düşük olduğu için bu süreç Türkiye'nin büyümesinin önünü açacak. Dünyanın bir diğer sorunu da yaşlanan nüfus, çalışma çağındaki nüfus azalıyor. Türkiye bu anlamda hala bir fırsat penceresine sahip. Önümüzdeki 8-10 yıl içerisinde Türkiye'nin çalışma çağındaki nüfusu artmaya devam ediyor." Türkiye'nin turizmde ve sağlıkta büyük bir başarı sağladığını, yenilenebilir enerjiye önem verdiklerini vurgulayan Mehmet Şimşek, memleketin güneşini, rüzgarını, suyunu, jeotermal kaynaklarını enerjiye dönüştürdüklerini, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azalttıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 23 yılda 10 bin 661 sulama projesine 90 milyar dolar aktarıldığını kaydeden Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye'nin jeostratejik önemi sadece coğrafi konumundan gelmiyor. Türkiye'nin tarihi birikiminden geliyor ama bir o kadar da tabii ki takdir etmemiz lazım Cumhurbaşkanımızın duruşundan geliyor. Batı'yla makul ilişkiler, Suriye'de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalar. Suriye'de biz bütün kesimleri kucaklayan demokratik, bir üniter yani birliğini korumuş bir istikrarlı bir komşu istiyoruz. Gazze'de ateşkesin devamı son derece önemli. İnsanlığın hakikaten utanç duyduğu bir soykırım, bir katliam yaşandı. Dolayısıyla bu ateşkesin devamı bölge açısından çok değerli. Azerbaycan-Ermenistan arasında bir barış süreci var. Türkiye çok güçlü bir liderin hakim olduğu, yakın coğrafyamızda barış ve huzuru temin etmeye yönelik muazzam çaba içerisinde bir ülke. Bu herkes tarafından takdir ediliyor." "HUZUR VE İSTİKRAR OLDUĞU ZAMAN REFAH ARTIŞI OLUR" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Şimşek, terörle mücadeleye Türkiye'nin 2 trilyon dolar kaynak harcadığını belirtti. Bakan Şimşek, "Düşünün, 2 trilyon doları ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine harcasak önümüzdeki 50 yılda Türkiye'yi kim tutar, bu bölgeyi kim tutar? Yakın coğrafyamız bu çatışmalardan çok çekti. Artık bu bölgede özellikle Türkiye'nin örnek teşkil ederek önemli bir sorunu barış ve kardeşlik içerisinde çözmesi ne anlama geliyor biliyor musunuz? Bütün bölge için umut, bölgesel entegrasyon anlamına geliyor. Bölgenin bir bütün olarak kalkınması ve gelişmesi demek. Çünkü bölgede topraklar bereketli, insanlar çalışkan. Huzur ve istikrar olduğu zaman refah artışı olur." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin yeni büyüme motorlarının Doğu ve Güneydoğu olacağını söyleyen Bakan Şimşek, "Altyapıya yatırım yaptık. Havaalanları yaptık. Türkiye'de en avantajlı yatırım teşviklerini özel sektöre bu bölgelerde verdik ama maalesef terörün yarattığı belirsizlik nedeniyle bu bölgeye özel sektör yatırımı sınırlı kaldı. Devlet elinden geleni yaptı, yapmaya devam etti. Özel sektör yatırımları şimdi filizlenmeye başladı. Bölgemizde nüfus genç. Beşeri sermaye varsa, teşvik varsa, altyapı varsa geriye finansal sermaye, özel sektör girişimciliği kalıyor. Şu anda 2-3 organize sanayi bölgesi inşa ediyoruz. Yoğun da talep var ve ben inanıyorum ki Batman Türkiye'nin önemli üretim üstlerinden biri haline geldi. Terörsüz Türkiye ile birlikte kişi başına gelir artışında GAP ve DAP bölgesi, Türkiye ortalamasının iki katına çıkacak. Nasıl ki biz Avrupa ile arayı kapatıyorsak Doğu ve Güneydoğu'da Türkiye'nin gelişmiş bölgeleri ile parayı kapatacak." dedi. "PROGRAMIN HEDEFİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEK BÜYÜMEYİ VE DAHA ADİL GELİR DAĞILIMINI SAĞLAMAK" Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde uyguladıkları Makroekonomik İstikrar ve Reform Programı'na değinen Şimşek, programın birinci yıl önceliğinin hayat pahalılığıyla mücadele, ikinci önceliğinin bütçe dengelerinin iyileştirilmesi, üçüncüsünün de dış dengede sürdürülebilirlik olduğunu anlattı. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, şöyle devam etti: "Yapısal dönüşümde önceliğimiz; sanayide dönüşüm, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve üretken altyapı. Bu programın hedefi sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve daha adil gelir dağılımını sağlamak. Enflasyon düşünce gelir dağılımı iyileşecek. Yüksek enflasyon gelir dağılımını bozuyor. Şimdi bu programın üç evresi vardı. İki evresini geride bıraktık. Üçüncü evreye girdik. Üçüncü evrede; enflasyon önümüzdeki iki yılda tek haneye inecek. Bütçe açığı milli gelire oran olarak kalıcı bir şekilde yüzde 3'ün altına düşecek. Cari açık kalıcı bir şekilde yüzde 1'in altına düşecek." Rekabet gücünün, verimliliğin artırılıp dünyadaki fırsatlardan maksimum düzeyde yararlanılacağını belirten Bakan Mehmet Şimşek, "İlk iki evreyi başarıyla geride bıraktık. Enflasyonla mücadelede; para politikası ve maliye politikası sıkı, gelirler politikası destekleyici, kamunun belirlediği fiyatları hedef enflasyona göre belirliyoruz, konut ve gıda arzını artıracak adımlar atıyoruz. Şimdi küresel koşullar da daha elverişli hale geldi. Doların zayıf olması bizim ülkemizin lehine çünkü biz ham maddeyi dolarla alıyoruz. Nihai malları ağırlıklı olarak avro cinsinden Avrupa'ya satıyoruz. Dolayısıyla avronun dolara karşı değer kazanması bizim lehimize. Petrol fiyatları düşüyor. O da bizim lehimize çünkü biz büyük ithalatçıyız. Risk iştahı yani gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı yükseliyor. Bakın enflasyon 2022'de yüzde 85'le zirveyi bulmuş, yüzde 64'le yılı kapatmıştı. 2023'te programın ilk dönemi enflasyon aynı düzeyde kaldı, geçen sene yüzde 44'e düştü, şimdi yüzde 31'e, hedefimiz gelecek sene yüzde 20'nin altına, bir sonraki senede tek haneye düşürmek." diye konuştu. Bütçede disiplini yakaladıklarını anlatan Şimşek, "Deprem nedeniyle şimdiye kadar 90 milyar dolar para harcadık, bu da bütçe açığımızı artırdı ama tedbir aldık. Şimdi bütçe açığını da düşürüyoruz ve gerçekten kamuda tasarruf sağlıyoruz. Kamuda taşıt kullanımı, binalar, yani bunların kiralanması, satın alması, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji giderleri, kırtasiye giderleri, demirbaşlar, bunların hepsi tasarruf tedbirleri kapsamındadır. Bu Cumhurbaşkanımızın bu tasarruf tedbirleri öncesinde bu kalemlerin bütçe içindeki payı yüzde 4.6'ydı, şimdi yüzde 3'e düştü. Üçte bir oranında tasarruf sağladık demek. Muazzam bir tasarruf çabası." ifadelerini kullandı. "İŞSİZLİK 30 AYDIR TEK HANEDE" "Reformlar yapacağız. Şeffaflığı, hesap verilebilirliği, rekabeti artırmak için kamu ihale reformu gibi birçok reform gündemimizde. Yine dış dengede sürdürülebilirlik bizim için önemli." diyen Şimşek, şunları kaydetti: "Eskiden yüksek cari açık veriyorduk. Milli gelir 100 ise yaklaşık 4 lira açık veriyorduk. Şimdi bu açık yüzde 1-1,5 civarına kadar düştü. Aslında tasarruf amaçlı alınan altını, ithal ettiğimiz altını dışarıda bırakırsak, cari açık önemli ölçüde sorun olmaktan, bir endişe kaynağı olmaktan çıktı. Dış finansman ihtiyacımız milli gelire oran olarak düşüyor. İşsizlik 30 aydır tek hanede. Devletin bilançosunda 2,5 yılda 269 milyar dolarlık iyileştirme yaptık. Bunun 143 milyar doları koşullu yükümlülüklerin azalmasından geliyor; 126 milyar doları da swaplar hariç net rezerv artışından geliyor. Yani rezerv artışı, artı KKM'deki çıkış topladığınız zaman neredeyse 265-270 milyar dolara denk geliyor. Bu nedenle Türkiye'nin risk primi düştü. Yani Türkiye'nin dışarıdan daha ucuza kaynak bulabiliyor. Bize benzer ülkelerde risk primindeki düşüş 55 baz puan, Türkiye'de neredeyse bunun 9-10 katı yani 491 baz puan. Risk priminin düşmesi demek küresel finansa erişim daha ucuza demektir. Kredi derecelendirme kuruluşları notumuzu artırdı. İki kademe, üç kademe artırdılar." Türkiye'nin kalkınma sürecine değinmek istediğini dile getiren Şimşek, "Cari dolar kuruyla 2002 yılında dünyanın en büyük 21. ekonomisiydik, şu anda 16. büyük ekonomiyiz. Satın alma gücü paritesiyle Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisiyken 11. en büyük ekonomi haline geldi. Dünyada sadece 8 ülke bütün komşularının toplamından daha büyük ekonomiye sahip. Türkiye'de bunlardan biri. İhracattaki payımız da aynı şekilde arttı. Türkiye büyük bir imalat sanayi üstü. Dünyanın imalat sanayinde en büyük 14. ekonomisi. Organize sanayi bölge sayısı 192'den 371'e çıkarken bu bölgelerdeki fabrika sayısı 11 binden 68 bine çıktı." dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Sadece sanayide değil, hizmetlerde de dünyada ilk 20'deyiz. Eğitim, sağlık, finans, turizm bir hizmettir. Dünya turist sıralamasında 20. sıradan 4. sıraya çıktık. Dünyanın en büyük turizm destinasyonlarında ilk 5'e girdik. Sağlık turizminde büyük potansiyelimiz var. Uluslararası akredite olmuş 50 hastanemiz var, dünya sağlık turizminde en büyük ülkelerinden birisiyiz. İnşaat sektöründe dünyada Çin'den sonra büyükler liginde ikinci sıradayız. Önümüzdeki 10 yılda eğer bölgemizde savaş değil, barış hakim olursa ve bölge yeniden inşa edilecekse bizim bölgemizde önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolarlık yeniden inşaat fırsatı olacak." diye konuştu. Bütçenin önemli bir kısmını eğitime harcadıklarını anlatan Şimşek, eğitim, sağlık ve altyapı alanında yapılan yatırımları aktardı. Rektör Prof. Dr. İdris Demir de programda konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Bakan Şimşek'e, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Demir, Üniversite Senatosunca verilen fahri doktora belgesini takdim etti, cübbesini giydirdi. Programa; Batman Valisi Ekrem Canalp, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ekrem Doğan, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bakan Şimşek, daha sonra Batı Raman Kampüsü'nde yapımı tamamlanan Batman Üniversitesi Camisi'nin açılış törenine katıldı. İl Müftüsü Ahmet Durmuş'un yaptığı duanın ardından Şimşek ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti, camiyi gezdi.

Dünya turizminde Türkiye damgası: İstanbul ve Antalya ilk 10'da yerini aldı Haber

Dünya turizminde Türkiye damgası: İstanbul ve Antalya ilk 10'da yerini aldı

Dünya turizm sektörünün en prestijli analiz kuruluşlarından biri olan Euromonitor International, merakla beklenen "Top 100 City Destinations Index 2025" raporunu yayımladı. Küresel turizm hareketliliğinin röntgenini çeken rapor, Türkiye'nin bu alandaki ağırlığını artırdığını rakamlarla ortaya koydu. İstanbul ve Antalya, dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri sıralamasında ilk 10’a girerek Türkiye'yi zirveye taşıdı. İSTANBUL 5, ANTALYA 8 NUMARA Rapor verilerine göre İstanbul, 19,7 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayarak dünya genelinde 5'inci sıraya yerleşti. Gastronomiden kültür-sanata, uluslararası organizasyonlardan dijital tanıtım gücüne kadar geniş bir yelpazede cazibe merkezi olan mega kent, Avrupa ve Akdeniz çanağındaki rakiplerine fark attı. Türkiye'nin turizm başkenti Antalya ise 18,6 milyon ziyaretçi ile listede 8'inci sırada kendine yer buldu. Kentin güçlü tatil altyapısı, spor turizmi ve dünya standartlarındaki tesisleri bu başarıda belirleyici rol oynadı. Böylece Türkiye, listede iki şehirle birden en üst sıralarda temsil edilerek küresel turizm sahnesindeki iddiasını güçlendirdi. ZİRVEDE BANGKOK VAR Listenin en tepesinde ise 30,3 milyon ziyaretçiyle Tayland'ın başkenti Bangkok yer aldı. Bangkok'u sırasıyla Hong Kong, Londra ve Makao takip etti. Ancak raporun en dikkat çekici detayı, Türkiye'nin turist hacmi açısından gösterdiği hızlı yükseliş ivmesi oldu. PARİS "CAZİBE" LİDERLİĞİNİ KORUDU Euromonitor raporu, sadece ziyaretçi sayılarına odaklanmakla kalmayıp şehirleri; sürdürülebilirlik, sağlık, güvenlik ve ekonomik performans gibi 56 farklı kritere göre de analiz etti. Bu kriterler ışığında oluşturulan "Dünyanın En Cazip 10 Şehri" endeksinde ise liderlik değişmedi. Paris, Notre Dame Katedrali’nin yeniden ziyarete açılması ve Paris Saint-Germain'in (PSG) Şampiyonlar Ligi zaferinin yarattığı sportif turizm dalgasıyla zirvedeki yerini korudu. Cazibe sıralamasında Madrid ikinci, Tokyo üçüncü, Roma dördüncü ve Milano beşinci oldu. Londra ise sürdürülebilirlik alanındaki zayıf performansı nedeniyle bu listede 18'inci sıraya kadar geriledi. SEKTÖRÜN YOL HARİTASI BU RAPORA GÖRE ÇİZİLİYOR 50 yılı aşkın süredir sektörde referans kabul edilen Euromonitor raporu, turizm endüstrisi için hayati önem taşıyor. Hükümetlerden havayolu şirketlerine, otel zincirlerinden uluslararası yatırım fonlarına kadar birçok paydaş, stratejik yol haritalarını bu veriler ışığında belirliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.