#Türk Silahlı Kuvvetleri

İLKHABER-Gazetesi - Türk Silahlı Kuvvetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayında gazi olan askerin en büyük gücü eşi oldu: Terör bile aşklarını bitiremedi Haber

Mayında gazi olan askerin en büyük gücü eşi oldu: Terör bile aşklarını bitiremedi

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 2003 yılında jandarma astsubay olarak göreve başlayan 45 yaşındaki Hasan Arısoy, 2010 yılında Hakkari'nin Çukurca ilçesi Köprülü mevkisinde hain terör örgütü PKK tarafından yola tuzaklanan mayının infilak etmesi sonucu ağır yaralandı. Patlamanın etkisiyle iki gözünü ve sağ kolunu kaybederek gazilik unvanı alan Arısoy, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) gördüğü iki yıllık zorlu tedavi sürecinin ardından memleketi Adana'ya dönüş yaptı. 16 YIL ÖNCEKİ HAİN SALDIRI 2006 yılında Bircan Arısoy (42) ile hayatını birleştiren ve bu evlilikten bir erkek evlat sahibi olan gazi, yaşadığı karanlık günleri eşinin fedakarlığı sayesinde aştı. Geçirdiği ağır travmanın ardından hayata yeniden adapte olma sürecini anlatan Arısoy, şu ifadeleri kullandı: "Hakkari Çukurca'da 2010 yılında mayın patlaması sonucu gazi oldum. Jandarma astsubay olarak görev yapıyordum. Yaşadığım olayın süreci benim için çok sıkıntılıydı. Yeni duruma alışmak benim için kolay olmadı. Ailemin, meslektaşlarımın ve devletimizin desteğiyle tekrar ayağa kalktım" "EKSİKLERİMİN HEPSİNİ EŞİM TAMAMLADI" Hayat arkadaşının kendisine adeta göz ve el olduğunu vurgulayan Hasan Arısoy, eşinin ailenin temel direği olduğunu belirtti. Zorlu sürecin hiçbir anında yalnız bırakılmadığını ifade eden Arısoy, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Eşim, olayın olduğu ilk günden itibaren her zaman yanımda oldu. Gözümü ve elimi kaybettim ama eksiklerimin hepsini eşim tamamladı. Hayata karşı duruşumda ve verdiğim mücadelede hep yanımdaydı. Hem evladımızla hem de benimle ilgilendi. Bu süreçte kendi işiyle de ilgilendi. Eşim, ailemizin temel direği diyebilirim. 2006 yılında evlendik. Benim için Sevgililer Günü 2010 yılından önce daha farklıydı. Bu olay yaşandıktan sonra, o sevginin gücü beni ayakta tuttu. Sevgililer Günü, sevginin ne kadar önemli olduğunu ve eşimin bana karşı olan sevgisini hissettiğim için artık daha farklı geçiyor." İYİ GÜNDE KÖTÜ GÜNDE SADAKAT Eşinin yaşadığı uzuv kayıplarının aralarındaki bağı zayıflatmak yerine daha da güçlendirdiğini belirten Bircan Arısoy ise nikah masasında verdikleri sözün daima arkasında durduğunu kaydetti. Vefakar eş, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Biz 2006 yılında evlendik. Evlenirken 'iyi günde, kötü günde' diyerek evlendik. Eşimin yaralanması benim için pek bir şey değiştirmedi. O benim için her zaman Hasan'dı ve olaydan sonra da böyle kaldı. Kendisi bana 'gözüm, kolum' der. Hasan'ın da beni tamamladığına inanıyorum. Biz birbirimizi çok seviyoruz. Birbirimizi tamamlıyoruz. Bir oğlumuz var ve 20 yıllık evliyiz. İnşallah 20 yılı daha görürüz" "AYRILIĞI HİÇ DÜŞÜNMEDİM" Hastane koridorlarında duyduğu olumsuz fısıltılara rağmen eşini bırakmayı bir an dahi aklından geçirmediğini vurgulayan Bircan Arısoy, açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı: "Ben ayrılığı hiç düşünmedim. Olay ilk olduğunda hastanede bile bu söylentileri duydum. Ama iyi günde yanındaysam, neden kötü gününde yanında olmayayım? O şekilde bıraksam, ertesi gün benim başıma gelmeyeceğini nereden bileyim? Hiç aklımdan ayrılmak geçmedi. Ben ailemi ve kocamı seviyorum." Terörün bıraktığı ağır izler, sevgi ve sadakatin iyileştirici gücüyle aşılarak tüm topluma örnek olacak bir aile dayanışmasına dönüştü.

NATO Komutanı Gerhartz’TAN TSK’YA Övgü: “Türkiye’nin katkısı ne kadar vurgulansa az” Haber

NATO Komutanı Gerhartz’TAN TSK’YA Övgü: “Türkiye’nin katkısı ne kadar vurgulansa az”

Almanya’da düzenlenen ve NATO’nun bu yılki en büyük tatbikatı olarak öne çıkan “Steadfast Dart 26”, Avrupa’nın savunma kapasitesini test ediyor. Tatbikata yaklaşık 10 ülkeden 10 bin asker katılırken, Türkiye’nin askeri ve lojistik katkısı NATO komuta kademesi tarafından açık farkla en büyük destek olarak değerlendirildi. Steadfast Dart 26 Almanya’da Başladı Steadfast Dart 2026 tatbikatı Ocak ayında başladı ve Mart ayına kadar sürmesi planlanıyor. Tatbikata yaklaşık 10 Avrupa ülkesinden 10 bin asker, 1500’den fazla askeri araç ve 17 savaş gemisi katılıyor. Tatbikatın temel amacı, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası NATO bünyesinde kurulan Müttefik Reaksiyon Kuvveti’nin (ARF) hızlı konuşlandırma kabiliyetini test etmek. Kara, hava, deniz, siber ve uzay unsurlarını kapsayan çok uluslu kuvvet yapısının gerçek operasyon şartlarına benzer bir ortamda denenmesi hedefleniyor. General Gerhartz: “Türkiye Açık Ara En Büyük Katkıyı Sağladı” Ingo Gerhartz, yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin tatbikattaki rolüne özel vurgu yaptı. Gerhartz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Almanya’nın Emden Limanı’na ulaşan amfibi hücum gemisi TCG Anadolu ve beraberindeki görev gücüyle tatbikata “açık farkla en büyük katkıyı” sunduğunu belirtti. “Türkiye’nin katkısı ne kadar vurgulansa azdır” ifadelerini kullanan Gerhartz, Türkiye ile birlikte Yunanistan, İtalya ve İspanya’nın da güçlü destek verdiğini kaydetti. TSK 6 Bin 450 Kilometre Yol Kat Etti Türkiye, tatbikat kapsamında yaklaşık 2 bin askerden oluşan kuvvetini sınırlarından yaklaşık 6 bin 450 kilometre uzaklıktaki Almanya’ya gönderdi. Tatbikata 66. Mekanize Piyade Tugayı unsurları da katıldı. Türk bayraklı zırhlı araçların Almanya’daki görüntüleri sosyal medyada geniş yankı buldu. Türkiye ayrıca NATO taahhütleri kapsamında Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı görevlerini yürüttüğü için tatbikatta ağırlıklı rol üstleniyor. Bu kapsamda TCG Anadolu’nun yanı sıra TCG Derya, TCG İstanbul ve TCG Oruçreis fırkateynleri de görev yapıyor. Almanya: “Bu Bir Tatbikattan Fazlası” Alman ordusu Bundeswehr, Steadfast Dart 26’yı klasik bir senaryo tatbikatından ziyade “göreve hazırlık operasyonu” olarak tanımlıyor. Almanya, NATO savunma planları çerçevesinde bir kriz veya savaş durumunda 800 bin askerin ve 200 binden fazla askeri aracın geçişine ev sahipliği yapmakla yükümlü. Bu nedenle tatbikat, Almanya’nın lojistik ve altyapı kapasitesini test etmesi açısından kritik önem taşıyor. Tatbikatın deniz unsurları Emden ve Kiel limanlarını kullanırken, kara birlikleri Hannover yakınlarındaki Bergen Tatbikat Alanı’nda müşterek eğitim faaliyetleri yürütüyor. ABD’nin Katılmaması Tartışma Yarattı Bu yılki tatbikata ABD askerlerinin katılmaması dikkat çekti. Avrupa başkentlerinde, NATO’nun Avrupa ayağının güçlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmalar hız kazandı. ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker, Avrupa’nın kıtanın konvansiyonel savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise NATO’nun “daha Avrupai” bir yapıya evrilmesi gerektiğini savundu.

Adana’da tarih öğretmeni mal varlığını TSK’ya bağışladı, babası vasilik davası açtı Haber

Adana’da tarih öğretmeni mal varlığını TSK’ya bağışladı, babası vasilik davası açtı

Adana'da 30 yıllık tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği (51), babasıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle 2 ev, iki araç ve 2 milyon lira birikimini TSK'ya bağışladı. Bir yıl önce "sağlıklıdır" raporu alan öğretmen, bu kez aynı hastane tarafından "psikoz" tanısıyla hastaneye yatırılmak istenirken mahkeme kararıyla hesaplarına bloke konuldu. Mersin'in Silifke ilçesinde ve Adana'da iki evi, iki aracı ve bankada yaklaşık 2 milyon lira birikimi bulunan 51 yaşındaki tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 77 yaşındaki babasıyla yaşadığı ciddi bir anlaşmazlığın ardından hukuki ve psikiyatrik bir sürecin içine sürüklendi. İddiaya göre baba, Silifke'deki evin kendi üzerine geçirilmesini istedi. Bu talebi reddeden öğretmen Vurunbiği, baskıların artması üzerine tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) bağışladı. Kızının bütün mal varlığını TSK'ya bağışladığını öğrenen baba tarafından vasilik davası açıldı, öğretmenin banka hesaplarına bloke konuldu. "BENİ KENDİ EVİMDE DARBETTİ" 2022 yılı Ağustos ayında babası tarafından ağır şiddete maruz kaldığını iddia eden Nevin Vurungibi, "Babam beni kendi evimde çok kötü şekilde darbetti. Yerlerde sürükledi, balkondan atmaya çalıştı. Küfür ederek evden kovdu. Sonrasında iftira, şantaj ve tehditler başladı" dedi. Yaşanan şiddet olayının ardından babası hakkında dava açtığını belirten Vurunbiği, kendine ait evden çıkarılması için mahkemece tahliye kararı alındığını ancak buna rağmen baskıların devam ettiğini ileri sürdü. "BİR YIL ARAYLA İKİ ZIT RAPOR" Mal varlığını TSK'ya bağış yaptığı dönemde aynı hastaneden "Sağlıklıdır, mal alıp satabilir" ibareli rapor aldığını anlatan öğretmen Vurunbiği, ancak aradan yalnızca bir yıl geçmesine rağmen bu kez aynı hastanenin kendisi için "psikoz" tanısı koyduğunu ve hastaneye yatırılması gerektiğini bildirdiğini söyledi. Vurunbiği, "Yıllardır sadece tansiyon ilacı kullanıyorum. Psikolojik hiçbir rahatsızlığım yok. Bir yıl içinde hiçbir sağlık sorunu yaşamadım. Buna rağmen 'psikoz' denilerek hastaneye yatırılmak isteniyorum" diye konuştu. "HAKEM HASTANE TALEBİ REDDEDİLDİ, AMAÇ BİRİKİMLERİME EL KOYMAK" Vurunbiği, teşhise itiraz ederek hakem hastane talebinde bulunduğunu ancak bu talebin kabul edilmediğini ifade etti. Nevin Vurunbiği, ayrıca duruşma yapılmadan, gıyabında ve yalancı şahitlerle vasilik kararı verildiğini öne sürdü. Mahkeme kararıyla polis eşliğinde zorla hastaneye getirilme kararı çıkarıldığını belirten öğretmen, sürecin adil işlemediğini iddia etti. 30 yıllık birikiminin hedef alındığını iddia eden Vurunbiği, yaşananları şu sözlerle özetledi: "Benim bütün birikimlerime konmak için olmayan bir rahatsızlık uyduruldu. Vasilik almak için hastaneye sevk ettirildim. Bu bir sağlık meselesi değil, mal varlığı meselesidir."

TSK’dan ihraç edilen Albay Alper Topsakal için iptal kararı Haber

TSK’dan ihraç edilen Albay Alper Topsakal için iptal kararı

Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında teğmenlerin kılıç çatarak Subay Andı'nı okumasıyla başlayan süreçte yargıdan önemli bir karar geldi. Olayın ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ihraç edilen dönemin Okul Komutan Vekili Albay Alper Topsakal, hukuk mücadelesini kazandı. Ankara 19. İdare Mahkemesi, Topsakal hakkındaki ihraç işlemini oy birliğiyle iptal etti. MAHKEME: CEZA İLE EYLEM ÖRTÜŞMÜYOR Mahkeme heyeti, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun verdiği ayırma cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Gerekçeli kararda, verilen cezanın ölçülülük ilkesine uymadığı vurgulandı. Mahkeme başkanı ve bir üye ihracın "orantısız" olduğunu savunurken, bir diğer üye ise somut olarak işlenmiş herhangi bir suçun bulunmadığı yönünde görüş bildirdi. Kararda, Topsakal'a isnat edilen fiilin TSK'dan çıkarma gerektiren bir suç olmadığı, eylemin ancak 6413 sayılı Kanun kapsamında "maiyetinin gözetiminde ihmal göstermek" şeklinde değerlendirilebileceği belirtildi. Mahkeme, bu nedenle verilen ceza ile isnat edilen fiilin örtüşmediğini ve "tipiklik" şartının oluşmadığını kaydetti. "HİZMETE ENGEL DAVRANIŞ" KAPSAMINDA GÖRÜLMEDİ İdare Mahkemesi, Topsakal'ın eyleminin 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan "hizmete engel davranış" tanımına uymadığını belirtti. Bu tanım için eylemin devletin ve TSK'nın itibarına zarar verecek nitelikte olması veya ağır bir disiplinsizlik teşkil etmesi gerektiği hatırlatıldı. Kararda, Topsakal'ın teğmenlerin gerçekleştirdiği eyleme ilişkin herhangi bir izin, onay veya dahlinin bulunduğunun idare tarafından ispatlanamadığına dikkat çekildi. Ayrıca söz konusu kılıç çatma eyleminin, resmi törenin sona ermesinin hemen ardından gerçekleştiği vurgulandı. TEĞMENLER 1 ŞUBAT'TA İHRAÇ EDİLMİŞTİ 2024 yılındaki mezuniyet töreni sonrasında kılıçlarını kaldırarak Mustafa Kemal'e bağlılık yemini eden teğmenler Ebru Eroğlu ve İzzet Talip Akarsu ile birlikte toplam 7 teğmen, Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş ve 1 Şubat 2025 tarihinde TSK'dan ihraç edilmişti. Törende yemine liderlik eden Teğmen Ebru Eroğlu, savunmasında subay yeminini okutma talebini "silsileyi bozmadan sıralı amirlerine ilettiğini" ancak yönetmelik değişikliği gerekçe gösterilerek kendisine izin verilmediğini ifade etmişti.

Şehit askerlerin naaşları Ankara Adli Tıp Kurumu'na getirildi Haber

Şehit askerlerin naaşları Ankara Adli Tıp Kurumu'na getirildi

11 Kasım'da Azerbaycan'dan Türkiye'ye dönmek için havalanan ve Gürcistan hava sahası sınırları içinde düşen TSK'ya ait "C130" tipi askeri kargo uçağında şehit olan 20 askerin naaşını taşıyan "A400M" tipi askeri uçak, Ankara'da yer alan Mürted Askeri Havalimanı'na iniş yaptı. Şehitlerin cenazesi otopsi için havalimanından alınarak polis konvoyu eşliğinde Ankara Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Şehitler için yarın resmi cenaze töreni yapılacak. Kahraman şehitlerin isimleri ise şu şekilde: "Yarbay Gökhan Korkmaz, Binbaşı Serdar Uslu, Binbaşı Nihat İlgen, Üsteğmen Cüneyt Kandemir, Üsteğmen Emre Mercan, Astsubay Kıdemli Başçavuş Nuri Özcan, Astsubay Kıdemli Başçavuş Ümit İnce, Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan, Astsubay Başçavuş Burak Özkan, Astsubay Başçavuş İlker Aykut, Astsubay Başçavuş Akın Karakuş, Astsubay Başçavuş Emrah Kuran, Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız, Astsubay Üstçavuş Emre Altıok, Astsubay Üstçavuş Berkay Karaca, Astsubay Üstçavuş Burak İbbiği, Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan, Astsubay Kıdemli Çavuş Ahmet Yasir Kuyucu, Uzman Çavuş Cem Dolapcı, Uzman Çavuş Emre Sayın." Şehitleri Türk bayraklarıyla karşıladılar Adli Tıp Kurumu önüne gelen vatandaşlar, kahraman şehitleri ellerindeki Türk bayraklarıyla karşıladı. Hep bir ağızdan "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diyen vatandaşlardan bazıları ise gözyaşlarına hakim olamadı.

Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri uçakta şehit olan askerler yarın uğurlanacak Haber

Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri uçakta şehit olan askerler yarın uğurlanacak

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait C-130 tipi askeri kargo uçağının Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşmesi sonucu şehit olan Bursalı Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu ve Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız'ın yarın son yolculuğuna uğurlanması bekleniyor. Şehitlerin naaşının bugün Türkiye’ye getirilmesi planlanıyor. Ankara’da yapılacak törenin ardından memleketlerine getirilecek şehitler cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Kayseri’de görev yapan şehit Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu’nun şehadet haberi, Yenişehir ilçesi Atakent Sitesi'nde ikamet eden babası emekli öğretmen Ahmet Uslu ve annesi Fatma Uslu'ya İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Hava Meydan Komutanı Albay İbrahim Feyzi Büğdüz ve Belediye Başkanı Ercan Özel tarafından verildi. Acı haberin ardından şehidin yaşadığı eve Türk bayrakları asıldı. Şehidin eşi Göknur Uslu'nun 5 aylık hamile olduğu öğrenildi. Öte yandan, kazada şehit olan Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız’ın ise Bursa’nın Harmancık ilçesi Çatalsöğüt Mahallesi’nden olduğu öğrenildi. Şehitlerin naaşlarının bugün Türkiye’ye getirileceği bildirildi. Planlamaya göre, Şehit Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu’nun cenazesi yarın Yenişehir Aydınlar Camisi'nde kılınacak cuma namazına müteakip cenaze namazının ardından Yenişehir Şehitliği’ne defnedilecek. Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız ise Harmancık ilçesi Çatalsöğüt Mahallesi Demirciler Camii’de kılınacak cenaze namazının ardından Çatalsöğüt Demirciler Köy Mezarlığına defnedilecek.

C-130 kazasında parçalar Kayseri’de birleştirilecek Haber

C-130 kazasında parçalar Kayseri’de birleştirilecek

Azerbaycan'dan Türkiye'ye dönüş yolunda Gürcistan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağıyla ilgili kaza kırım ekibinin incelemeleri sürüyor. Kazanın nedenine ilişkin kritik veriler toplanmaya başlandı. KARA KUTU İNCELEMEDE, ENKAZ KAYSERİ'DE BİRLEŞTİRİLECEK Milliyet'ten Aydın Hasan'ın haberine göre, düşen uçağın kara kutusu incelenmek üzere Türkiye’ye getirildi. Türk kaza kırım ekipleri, Gürcü yetkililerle birlikte dün sabah 06.30 itibarıyla enkazın araziye nasıl dağıldığını tespit etmek için çalışmalara başladı. Araziden toplanacak tüm parçaların, kazanın "röntgeninin" çekilmesi amacıyla Kayseri’de birleştirileceği öğrenildi. İLK DEĞERLENDİRME: ÖNCE KUYRUK KOPTU Arazide yapılan ilk incelemeler, kazanın nasıl olduğuna dair önemli ipuçları verdi. İlk değerlendirmelere göre, kazada ilk kopan parçanın uçağın kuyruğu olduğu belirlendi. Ekipler şimdi bu kopmanın nedenini araştırıyor. Yapılan incelemelerde, gövdede dış müdahaleye (sabotaj vb.) işaret eden bir bulguya ise rastlanmadığı bildirildi. UÇAĞIN BAKIM TAKVİMİ MERCEK ALTINDA Teknik ekipler, uçağın bakım geçmişini de mercek altına aldı. Düşen uçağın, 2010’da Suudi Arabistan’dan ikinci el olarak alınan C-130E/B tipi uçaklardan olduğu ve 2020’de kapsamlı bir revizyondan (bakım) geçtiği belirtildi. C-130 tipi kargo uçakları her altı yılda bir bakıma alındığı için, gövdede "korozyon" (metal aşınması) ihtimali de teknik ekipler tarafından değerlendirilen olasılıklar arasında yer alıyor. 1 ASKERİ ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Önceki gün meydana gelen kazada 20 asker şehit olmuştu. Akşam saatleri itibarıyla 19 askerin naaşına ulaşılırken, kayıp olan 1 askerin naaşını arama çalışmaları sürüyor. Düşen kengin, Azerbaycan’daki Zafer Günü törenlerine katılan altı F-16 uçağının yedek parçaları ile bakım ekibini bölgeye taşıdığı, dönüş yolunda ise F-16’lara ait yaklaşık altı tonluk ikmal malzemesi taşıdığı ve yük içinde mühimmat bulunmadığı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.