#türkiye

İLKHABER-Gazetesi - türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milliler Zürih'te puan bırakmadı: İsviçre: 3 - Türkiye: 1 Haber

Milliler Zürih'te puan bırakmadı: İsviçre: 3 - Türkiye: 1

A Milli Kadın Futbol Takımı, 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası elemeleri yolculuğunda İsviçre engeline takıldı. Zürih şehrinde bulunan Letzigrund Stadyumu'nda gerçekleştirilen müsabakada rakibiyle kozlarını paylaşan milliler, sahadan mağlup ayrılan taraf oldu. İSVİÇRE İKİNCİ YARIDA BULDUĞU GOLLERLE SONUCA GİTTİ Mücadelenin ilk devresi golsüz eşitlikle tamamlanırken, ev sahibi ekip 49. dakikada Aurelie Csillag ile öne geçti. Bu gole Ay-yıldızlı ekibimiz 52. dakikada Ebru Topçu ile hızlıca karşılık vererek durumu eşitledi. Ancak baskısını artıran İsviçre, 75. dakikada yine Aurelie Csillag ve 80. dakikada Viola Calligaris'in kaydettiği gollerle farkı ikiye çıkararak galibiyete ulaştı. AY-YILDIZLI EKİP RAKİBİNİ SİNOP'TA AĞIRLAYACAK Gruptaki sıralama açısından kritik öneme sahip olan bu karşılaşmanın rövanşı için hazırlıklar hemen başlayacak. Türkiye, grubun dördüncü müsabakasında 18 Nisan Cumartesi günü İsviçre ekibini kendi sahasında konuk edecek. Sinop Şehir Stadyumu'nda oynanacak olan bu önemli karşılaşmanın başlama saati ise 19.00 olarak açıklandı. Stat: Letzigrund Hakemler: Sofiya Prychyna, Maryna Striletska, Oleksandra Vdovina İsviçre: Livia Peng, Julia Stierli (Ana-Maria Crnogorcevic dk. 46), Noelle Maritz, Geraldine Reuteler (Coumba Sow dk. 85), Riola Xhemaili (Lia Kamber dk. 68), Nadine Riesen (Noemi Ivelj dk. 88), Sydney Schertenleib, Lia Waiti, Aurelie Csillag (Svenja Fölmli dk. 85), Viola Calligaris, Iman Beney Türkiye: Selda Akgöz, İlayda Civelek, Eda Karataş, Gülbin Hız, Elif Keskin, Başak İçinözbebek, Ebru Topçu (Miray Cin dk. 88), Busem Şeker (Melike Öztürk dk. 88), Selen Altunkulak (Cansu Nur Kaya dk. 72), Fatma Şakar (Melike Pekel dk. 73), Kader Hançar (Vildan Kardeşler dk. 80) Goller: Aurelie Csillag (dk. 49 ve 75), Viola Calligaris (dk. 80) (İsviçre), Ebru Topçu (dk. 52) (Türkiye) Sarı kartlar: Selda Akgöz, Başak İçinözbebek (Türkiye), Riola Xhemaili (İsviçre)

Küresel yatırımcı rotayı değiştirdi: Türkiye sahneye çıkıyor Haber

Küresel yatırımcı rotayı değiştirdi: Türkiye sahneye çıkıyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleriyle bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalarda 1,5 ay geride kaldı. Son dönemde Türk vatandaşlarının en çok konut aldığı yerler arasında üst sıralarda bulunan Dubai gayrimenkul sektörü de Orta Doğu’daki krizden olumsuz etkilenmeye devam ediyor. ABD ve İsrail ile İran arasındaki saldırıların bölge ülkelerine de sıçraması, uluslararası gayrimenkul yatırımcıları açısından ilgi odağı haline gelen Dubai’de konut satışlarının düşmesine neden oldu. Dubai’deki gayrimenkul piyasasına ilişkin verilerin yer aldığı dijital platform DXB Interact verilerine göre, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, savaşın başlamasının ardından geçen dört haftada (2-29 Mart) 11 bin 828’e geriledi. Böylece ilk iki haftada yüzde 25 olan satış adetlerindeki düşüş, bir aylık dönemde yüzde 30,5’e yükseldi. Bir aylık dönemde konut satışlarında oluşan işlem hacmi de yüzde 36 azalarak 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara indi. Sektör temsilcileri, uluslararası gayrimenkul yatırımcılarının savaş nedeniyle “riski dağıtma” ve “B planı” amacıyla alternatif rota arayışına girdiğini bildirdi. FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞÜN ZAMANLA HIZLANMASI BEKLENİYOR Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Level Immigration & Properties Üst Yöneticisi (CEO) Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’de konut satışlarındaki düşüşün kısa ve orta vadede devam etmesini beklediklerini belirterek, kalıcı ateşkes olmadan uluslararası yatırımcıların bekle-gör pozisyonunun devam edeceğini söyledi. Alamarioğlu, “Kalıcı ateşkes olmadan güven geri gelmez, güven olmadan da işlem hacimleri toparlanmaz. Böyle durumlarda B planına sahip olmak önlem olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelir. Tarihsel olarak, Dubai’de jeopolitik kaynaklı düzeltmelerin tersine dönmesi en az 12-18 ay sürmüştür. Bu kez süre daha da uzayabilir.” dedi. İlk verilerin fiyatlarda yüzde 4-5 civarında düşüşe işaret ettiğini dile getiren Alamarioğlu, “Ancak asıl baskı henüz tam olarak hissedilmedi. İşlem hacimleri düştüğünde fiyatlar gecikmeli tepki verir. Satıcılar önce indirime direnir, piyasa donar, sonra düzeltme gelir. Önümüzdeki çeyrekte daha belirgin bir düzeltme çok olası.” diye konuştu. DUBAİ’YE ALTERNATİF 3 ROTA ÖNE ÇIKIYOR Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’nin hikayesinin bitmediğini ama “güvenli liman” anlatısının ciddi darbe aldığını kaydederek, “Dubai cazibesini kısmen kaybetti. Ani bir kaçış yok ama kademeli bir yeniden dengelenme var. Yatırımcılar artık ‘Yarın bu pazardan çıkmam gerekirse, elimdeki mülkü hızlıca satamazsam ve sermayem burada sıkışıp kalırsa ailem için B planım ne?’ gibi sorular soruyor.” ifadelerini kullandı. Dubai’ye alternatif olarak uluslararası gayrimenkul yatırımcısı açısından 3 rotanın öne çıktığını dile getiren Alamarioğlu, bunların Türkiye, Yunanistan ve Panama olduğunu söyledi. Alamarioğlu, Türkiye’nin “yatırım yoluyla vatandaşlık programı” sayesinde İranlı ve Körfez merkezli alıcılarda belirgin bir yükseliş yaşandığını belirterek, “Bunun arkasında vizesiz giriş, kültürel yakınlık ve gayrimenkul üzerinden tam vatandaşlığa ulaşabilecek az sayıdaki erişilebilir yoldan biri olması var. Türkiye, Körfez’de yaşayan yaklaşık 5 milyon İranlı için sadece bir yatırım adresi değil, tanıdık bir dil, ortak bir kültür ve gerçekten bir hayat kurulabilecek bir yer sunan güvenilir bir B planıdır.” şeklinde konuştu. Yunanistan’ın Golden Visa imkanının bu ülkeyi öne çıkardığını ifade eden Alamarioğlu, “Yunanistan, AB hukuku güvencesi altında bir ikamet ve 7 yıl sonra AB pasaportuna uzanan bir yol sunuyor.” dedi. Alamarioğlu, Panama’nın “nitelikli yatırımcı programının” 30 günde daimi ikamet hakkı verdiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Üstelik fiziksel kalma zorunluluğu yok ve yurt dışı kaynaklı gelire dokunmayan vergi sistemi uygulanıyor. Panama; Orta Doğu ve Avrupa’nın tamamen dışında, coğrafi olarak tarafsız, dolarize ve siyasi olarak istikrarlı bir bölge arayan Körfez yatırımcıları için hızlı hareket eden bir alternatif sunuyor. Bu üç rotanın yanı sıra Dominika, Antigua ve Saint Kitts’teki Karayip vatandaşlık programları piyasadaki en hızlı sigorta poliçesi olmayı sürdürüyor.” “YATIRIMCILAR İSTANBUL’U DA EK PORTFÖY DESTİNASYONUNA EKLİYOR” Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Parcel Estates Üst Yöneticisi (CEO) Özden Çimen de Orta Doğu’daki son gelişmelerin yatırımcıların “bekle-gör” pozisyonuna geçmesine yol açtığını belirterek, piyasada henüz panik satışının olmadığını söyledi. Dubai’nin sıfır gelir vergisi, yüksek kira getirisi, güvenli regülasyon ortamı ve yüksek likiditesinin yatırımcı ilgisini hala canlı tuttuğunu dile getiren Çimen, ateşkes söylemlerinin ardından borsada işlem gören gayrimenkul şirketlerinin hisselerini takip eden Dubai Finansal Piyasası Gayrimenkul Endeksi’ndeki yükselişten bahsetti. Çimen, Dubai’nin cazibesini kaybetmediğini ancak uluslararası yatırımcıların coğrafi çeşitlendirme yaptığını kaydederek, “Yatırımcılar son dönemde Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi farklı lokasyonları da ek portföy destinasyonu olarak değerlendiriyor. Bunu risk dağıtma stratejisi olarak görebiliriz. Dubai’nin yabancılara mülkiyet, oturum ve finansman imkanları hala rakiplerine göre avantajlı.” dedi.

Hatay, gastronomi mirasıyla kültürel ihyada Türkiye’nin zirvesine yükseliyor Haber

Hatay, gastronomi mirasıyla kültürel ihyada Türkiye’nin zirvesine yükseliyor

Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecini yalnızca fiziksel iyileşme üzerinden değil, kültürel süreklilik üzerinden de yürüten Hatay, gastronomi alanındaki köklü birikimini koruma ve görünür kılma çalışmalarını hızlandırdı. Kentin yüzyıllara dayanan mutfak kültürü, “kültürel ihya” vizyonu kapsamında sistematik bir envanter ve tescil süreciyle kayıt altına alınıyor. Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda, Vali Mustafa Masatlı’nın talimatları doğrultusunda yürütülen çalışmalarla, coğrafi işaretli ürün sayısında kısa sürede dikkat çekici bir artış sağlandı. Deprem öncesinde 25 olan tescilli ürün sayısı, yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda 64’e çıkarılarak önemli bir eşiğin aşıldığı bildirildi. Son dönemde Hatay mutfağının simge lezzetlerinden Ali Nazik’in de coğrafi işaret tescili alması, kentin gastronomi alanındaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Bu gelişmeyle birlikte Hatay, Türkiye genelinde coğrafi işaretli ürün sayısı sıralamasında 25. basamaktan ilk üç şehir arasına yükselerek dikkat çekici bir başarı elde etti. Yürütülen sürecin sadece tescil çalışmalarıyla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda uluslararası tanıtım hedefleriyle de desteklendiği ifade ediliyor. 600’ü aşkın yemek ve tatlı çeşidine sahip olan Hatay mutfağının, özellikle Avrupa Birliği coğrafi işaret süreçleriyle birlikte küresel ölçekte daha güçlü bir görünürlük kazanması amaçlanıyor. Kentin UNESCO UNESCO “gastronomi şehri” unvanı da bu stratejik sürecin en önemli dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor. Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deprem sürecinin ardından Hatay’da yalnızca şehirlerimizi yeniden inşa etmiyoruz, aynı zamanda kültürel hafızamızı da güçlü bir şekilde geleceğe taşıyoruz. Bir dönem 25 tescilli ürünle ülke sıralamasında 25. sıradayken, bugün 64 ürüne ulaşarak ilk üçe girmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, Hatay’ın marka değerini güçlendiren ve gastronomi mirasını dünya vitrinine taşıyan çok kıymetli bir adımdır.”

Tiryakiler dikkat! Sigara satışına yasak geliyor, tarih açıklandı Haber

Tiryakiler dikkat! Sigara satışına yasak geliyor, tarih açıklandı

Avrupa Birliği hedefleri doğrultusunda hazırlanan yeni yasa teklifiyle Türkiye’de tütün ürünlerine yönelik kapsamlı düzenlemeler hayata geçiriliyor. Meclis’e sunulması beklenen teklif, sigara kullanımını büyük ölçüde sınırlandırırken, uzun vadede tamamen yasaklanmasını öngörüyor. Düzenlemeye göre sigara kullanımı yalnızca belirlenen alanlarla sınırlı olacak. İbadethaneler, eğitim kurumları, hastaneler, parklar, plajlar ve spor alanları gibi birçok açık alanda sigara içmek yasaklanacak. Yeme-içme hizmeti veren işletmelerin açık alanlarında da sigara kullanımına izin verilmeyecek. Bu işletmelerde yalnızca özel sigara alanları oluşturulabilecek, ancak bu bölümlerde yiyecek ve içecek servisi yapılmayacak. CEZALAR AĞIRLAŞIYOR Yeni düzenleme ile tütün ürünü tanımı genişletilerek elektronik sigara, nargile, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren tüm benzer ürünler de kapsam altına alınacak. Ayrıca tütün ürünlerinin satışı elektronik sistem üzerinden takip edilecek ve nakit ödeme yöntemi tamamen kaldırılacak. 18 yaş altına tütün ürünü satanlara 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, genel ihlallerde 5 bin liradan 10 milyon liraya kadar para cezası uygulanabilecek. Tekrarlayan ihlallerde ise işletmeler için kapatma ve ruhsat iptali gibi yaptırımlar gündeme gelecek. Denetimlerin belediyeler yerine mülki amirlikler tarafından yürütülmesi planlanıyor. 2040’TAN SONRA SATIŞ YASAKLANACAK Düzenlemenin en dikkat çeken maddesine göre ise 1 Ocak 2040 itibarıyla Türkiye’de tütün ürünlerinin üretimi, satışı ve dağıtımı tamamen yasaklanacak. Bu tarihten sonra yasağa uymayanlara ağır para cezaları uygulanacağı belirtildi.

Fitch Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağana revize etti Haber

Fitch Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağana revize etti

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin kredi notu değerlendirmesini takvim dışı bir kararla paylaştı. Ülkenin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notu "BB-" seviyesinde korunurken, daha önce "pozitif" olan not görünümü "durağan" olarak güncellendi. Revizyon kararının arka planında, İran merkezli savaşın başladığı dönemden itibaren Türkiye'nin döviz rezervlerinde kaydedilen belirgin erime olduğu ifade edildi. REZERV KAYBI VE BÖLGESEL ÇATIŞMALAR GÖRÜNÜMÜ ETKİLEDİ Türk lirasını desteklemek hedefiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) piyasaya sürdüğü 50 milyar doları aşkın döviz miktarı, görünüm değişikliğinin ana nedenlerinden biri olarak gösterildi. Savaşın uzama ihtimalinin, dış borç ödeme kapasitesi ve enflasyon verileri üzerinde ek bozulmalar yaratabileceği bildirildi. Enerji ithalatına olan yüksek bağımlılığın söz konusu riskleri tetiklediği belirtilen raporda; dirençli bankacılık sektörü, düşük kamu borcu ve zor şartlarda dahi dış finansmana erişim becerisinin kredi profilini desteklediği aktarıldı. Öte yandan, kalıcı yüksek enflasyon ve kurumsal zayıflıklar not üzerindeki baskı unsurları olarak sıralandı. DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VE BORÇ YÜKÜMLÜLÜKLERİ KRİTİK SEVİYEDE Kuruluş, mevcut piyasa koşullarında kredi görünümünde yaşanan ani değişimlerin planlı takvim dışında açıklama yapılmasına imkan tanıdığını vurguladı. Türkiye'nin önümüzdeki 12 aylık süreçte vadesi dolacak 239 milyar dolarlık dış borcu bulunduğu ve bu tutarın rezervlere oranla yüksek kaldığı kaydedildi. Dış likiditenin 2027 yılında yüzde 98'e ulaşması beklense de bu oranın "BB" grubundaki ülkelerin medyanı olan yüzde 140'ın altında kalacağı öngörülüyor. Bir sonraki resmi gözden geçirme tarihi ise 17 Temmuz 2026 olarak belirlendi. ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELDİ BÜYÜME TAHMİNLERİ NETLEŞTİ Fitch, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini 2 puanlık artışla yüzde 27 seviyesine yükseltirken, 2027 sonu beklentisini yüzde 21 olarak açıkladı. Yüksek enerji maliyetlerinin cari açığı büyüteceği uyarısında bulunulan raporda, petrol fiyatlarındaki olası 20 dolarlık artışın milli gelir üzerinde yüzde 1'den fazla ek yük getireceği hesaplandı. TCMB'nin fonlama maliyetlerini artırması enflasyonla mücadelede kararlılık göstergesi olarak nitelendirilirken, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,6, 2027'de ise yüzde 4,2 oranında büyüyeceği tahmin edildi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan Türkiye’ye teşekkür: “Dayanışmayı takdirle karşılıyoruz” Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan Türkiye’ye teşekkür: “Dayanışmayı takdirle karşılıyoruz”

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye’nin İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına karşı sergilediği tutum için teşekkür etti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, bölgedeki son gelişmeler ve ateşkes süreci ele alındı. Görüşmede ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısı, ateşkesin sağlanması ve bölgede kalıcı güvenliğin tesis edilmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Pezeşkiyan, Türkiye’nin saldırıları kınayan tutumundan dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, Türk halkının İran halkıyla gösterdiği dayanışmayı takdir ettiklerini ifade etti. “DİPLOMASİYE İHANET EDİLDİ” İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD’nin daha önceki müzakere süreçlerinde diplomasiye zarar verdiğini savunarak, buna rağmen İran’ın ateşkes çağrılarını sorumluluk bilinciyle kabul ettiğini söyledi. Bölgedeki çatışmaların sona ermesi gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, özellikle Lübnan dahil olmak üzere geniş bir coğrafyada barışın sağlanmasının önemine dikkat çekti. “BÖLGESEL İSTİKRAR VURGUSU” İsrail’in politikalarının bölgesel gerilimi artırmayı hedeflediğini ifade eden Pezeşkiyan, İslam ülkelerine dayanışma çağrısı yaparak, “Siyonist rejimin savaş kışkırtıcılığına karşı birlikte hareket edilmelidir” dedi. Görüşmenin sonunda iki liderin bölgedeki gelişmeleri yakından takip etme konusunda mutabık kaldığı bildirildi.

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu Haber

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu

İsrail'in önemli gazetelerinden Maariv, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, Tel Aviv'in "kükreyen aslan" ismini verdiği saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumunda bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail'de muhalif isim ve medya organlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Maariv gazetesi, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, "Aslan kükremesinden kedi miyavlamasına: Netanyahu ve Trump'ın İran konsepti nasıl çöktü?" başlığını kullandığı haberde, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini sert bir şekilde eleştirdi. Söz konusu haberde "41 günlük savaş ve 5 bin yıkılmış bina, kesin bir İran zaferiyle sonuçlandı. (İran lideri Ali) Hamaney'in tasfiyesine rağmen rejim hayatta kaldı, nükleer kapasite yerinde duruyor ve Hürmüz Boğazı Tahran'ın ATM'sine dönüştü. İsrail ve ABD, bu mücadeleden tamamen stratejik bir teslimiyet anlamına gelen bir anlaşmayla çıkıyor." ifadeleri kullanıldı. Şu an için anlaşmanın tek kazananının İran ve vekil güçleri olduğu değerlendirmesinde bulunulan haberde, "Tüm üzüntümüze rağmen, görünen o ki İsrail ve ABD bu savaşı büyük bir farkla kaybetmiştir." ifadelerine yer verildi. Haberde, Netanyahu hükümetine tepki gösterilerek, şunlar kaydedildi: "İsrail ve ABD, 41 gün önce bir savaşa girdi. İsrail devleti felç oldu. Havalimanı kapandı. İran, Yemen ve Lübnan'dan binlerce füze fırlatıldı ve bazıları İsrail topraklarına düştü. Çatışmalarda onlarca İsrailli sivil ve asker öldü, yüzlercesi yaralandı. İsrail ekonomisi, 41 günlük neredeyse tam duraksamanın ağır bedelini ödedi. İsrail'de mücadelenin son tablosunun, en azından bu aşamada böyle olacağını hayal edenlerin sayısı oldukça az." ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL’İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. “İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

UEFA EURO 2032 ev sahipliğini tamamen Türkiye'ye devretmeyi planlıyor Haber

UEFA EURO 2032 ev sahipliğini tamamen Türkiye'ye devretmeyi planlıyor

Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA, 2032 yılında gerçekleştirilecek Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2032) için belirlediği ortak ev sahipliği modelinden vazgeçebilir. İspanyol spor basınından AS Gazetesi'nin paylaştığı bilgilere göre, İtalya'daki tesisleşme sorunları ve organizasyonel aksaklıklar turnuvanın kaderini değiştirmek üzere. İtalyan futboluna yönelik sert eleştirilerin yer aldığı haberlerde, UEFA'nın mevcut gidişattan duyduğu rahatsızlık en üst düzeyde dile getirildi. CEFERIN İTALYA'DAKİ TESİS YETERSİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, İtalya'nın ev sahipliği sürecine dair endişelerini açık bir dille ifade etti. Ülkedeki stadyumların modernizasyonu ve genel organizasyon kapasitesi hakkındaki eksikliklerin altını çizen Ceferin, durumun ciddiyetini vurgulayan bir açıklama yaptı. UEFA Başkanı, İtalyan yetkililere yönelik uyarı mahiyetindeki konuşmasında, "Durum değişmezse turnuva İtalya'da oynanmayacak." ifadelerini kullandı. Bu beyan, organizasyonun İtalya ayağının iptal edilip edilmeyeceği konusundaki tartışmaları alevlendirdi. TÜRKİYE MODERN ALTYAPISIYLA TURNUVAYI TEK BAŞINA ÜSTLENMEYE HAZIR İtalya'da yaşanan altyapı çıkmazı ve modern spor tesislerinin yetersizliği, EURO 2032'nin standartlarını tehlikeye atıyor. Habere göre UEFA, bu riskleri bertaraf etmek amacıyla Türkiye seçeneğini masada tutuyor. Türkiye'nin son yıllarda inşa ettiği yüksek standartlı stadyumlar ve ulaşımdan konaklamaya kadar sunduğu kapsamlı altyapı hizmetleri, organizasyonu tek başına düzenleme kapasitesini kanıtlıyor. İspanyol basını, Türkiye'nin her an göreve hazır olduğunu ve UEFA'nın bu yönde bir karar alabileceğini aktardı. İtalya'nın ev sahipliği sürecindeki belirsizliklerin devam etmesi durumunda, UEFA'nın resmi bir değerlendirme toplantısı yaparak Türkiye'nin tek ev sahibi olacağı yeni bir yol haritası belirlemesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.