#Türkiye Büyük Millet Meclisi

İLKHABER-Gazetesi - Türkiye Büyük Millet Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM’de bu hafta hangi konular gündemde? TBMM’de bu hafta hangi konular konuşulacak? Haber

TBMM’de bu hafta hangi konular gündemde? TBMM’de bu hafta hangi konular konuşulacak?

Türkiye Büyük Millet Meclisi, sürücülerin cebini yakacak tarihi düzenlemeler için haftalık mesaisine başlıyor. Trafikte terör estirene 180 bin lira, plakasını gizleyene 140 bin lira ceza kesilmesini öngören teklif Genel Kurul gündemine geliyor. Hız sınırını aşanların ehliyetine el konulurken ambulansa yol vermeyenler de ağır yaptırımlarla karşılaşacak. TRAFİK CEZALARINDA SERT ARTIŞ Türkiye Büyük Millet Meclisi, 3 Şubat Salı günü başlayacak yeni haftada milyonlarca sürücüyü yakından ilgilendiren kritik kararlar için toplanıyor. Genel Kurul çalışmaları kapsamında ilk on yedi maddesi daha önce kabul edilen ve trafik cezalarında caydırıcılığı artırmayı hedefleyen Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine kaldığı yerden devam edilecek. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte trafikte kural tanımazlık yapanlara verilecek cezalar rekor seviyelere ulaşacak. Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri plaka oyunlarına yönelik ağır yaptırımlar içeriyor. Tescil plakasının bilerek farklı okunmasına neden olan veya okunmasını engelleyecek şekilde değişiklik yapan sürücüler tam 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak ve araçları otuz gün süreyle trafikten menedilecek. Trafikte saldırgan tavırlar sergileyenler için de fatura oldukça ağır olacak. Başka bir aracı saldırı amacıyla ısrarla takip eden ya da bu niyetle araçtan inen sürücülere 180 bin lira ceza kesilecek. Bu kişilerin ehliyetlerine altmış gün süreyle el konulurken araçları da otuz gün bağlanabilecek. Yerleşim yerlerinde hız sınırını ihlal edenlere yönelik yaptırımlarda ise ehliyet geri alma süreleri kademeli olarak uygulanacak. Hız sınırını 46 ile 55 kilometre arasında aşanların ehliyeti otuz gün, 56 ile 65 kilometre arasında aşanların altmış gün ve 66 kilometreden fazla aşanların ise doksan gün süreyle geri alınacak. Trafik akışında geçiş üstünlüğüne sahip araçlara yol vermeyenlere 15 bin lira ceza kesilirken cankurtaran, itfaiye veya acil hasta taşıyan araçlara yer açmayan sürücüler 46 bin lira ceza ödeyecek ve ehliyetlerini otuz günlüğüne kaybedecek. Trafik güvenliğini tehlikeye atan diğer ihlaller de cezasız kalmayacak. Kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verenlerin ehliyetleri altmış gün süreyle geri alınacak ve iade için psikoteknik değerlendirme şartı aranacak. Seyir halindeyken cep telefonu kullananlara 5 bin lira, çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaran araçları kullananlara ise 16 bin lira ceza uygulanacak. Caddelerde yarış yapan sürücüleri ise 46 bin lira para cezası ve iki yıl ehliyet iptali bekliyor. Ayrıca ölümlü veya yaralanmalı kazalarda izin almadan olay yerini terk eden sürücüler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Ticari taşımacılık yapan araçlarda takograf ve taksimetre zorunluluğu da yeni düzenlemede yer alıyor. Meclis gündeminde sadece trafik cezaları bulunmuyor. Hafta boyunca Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu gibi ihtisas komisyonları toplanarak gündemlerindeki başlıkları ele alacak. Özellikle Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu ile Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu çalışmalarını sürdürecek. Siyasi partilerin grup toplantıları da salı ve çarşamba günleri gerçekleştirilecek.

Gürer: Artan mazot fiyatları tarladan sofraya zam olarak yansıyor Haber

Gürer: Artan mazot fiyatları tarladan sofraya zam olarak yansıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında akaryakıta gelen zamların tarım, taşımacılık ve gıda başta olmak üzere tüm sektörleri doğrudan etkilediğini açıkladı. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen artışın litre başına 3,5 lirayı bulduğunu belirterek, bu artışın çiftçinin üretim gücünü zayıflattığını, vatandaşın ise gıdaya erişimini zorlaştırdığını ifade etti. “MAZOT ZAMLARI TARLADAN SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR” Mazota gelen son 1 liralık zammın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretimden nakliyeye kadar tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazota gelen her zam, tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar her alanda zincirleme bir etki yaratıyor. Çiftçi tarlasına traktörünü soktuğunda, nakliyeci kontağı çevirdiğinde daha yüksek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bunun sonucu da kaçınılmaz olarak tarladan sofraya zam olarak yansıyor. Bu süreçte mazotta yüzde 790, benzinde ise yüzde 683 oranında artış yaşandı. Benzin 7,5 kat, mazot ise yaklaşık 9 kat arttı. ‘Her şey ucuzlayacak’ denilen bir sistemde, yurttaş zam üstüne zamla karşı karşıya kaldı. Çiftçi bugün üretim yapmayı değil, bu maliyetlerle nasıl ayakta kalacağını düşünüyor” dedi. “2026 BÜTÇESİNDE TARIM İÇİN AYRILAN DESTEK, GEREKENİN ÇOK ALTINDA” Tarım desteklerine de değinen Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, bunun da 772 milyar liraya karşılık geldiğini hatırlattı. Buna karşın 2026 bütçesinde ayrılan desteğin yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Üstelik mazot ve gübre destekleri, gelen zamlar nedeniyle çiftçinin cebine girmeden geri alınıyor. Destek var deniliyor ama çiftçi o desteği fiilen kullanamıyor” diye konuştu. “ZİRAİ DON VE KURAKLIK İÇİN YETERLİ ÖNLEM ALINMADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son dönemde yaşanan don olayları ve kuraklık olaylarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Donla mücadelede bile mazot ve elektrik gideri çiftçiye ek yük getiriyor. Zirai don ve kuraklıkla ilgili komisyon raporları bile Meclis’e sunulmadı. Yeterli önlemler alınmış değil. Mazotta ÖTV ve KDV neredeyse ürünün kendi fiyatıyla yarışıyor. Sürekli ‘petrol bulduk’ deniyor ama petrol bulundukça fiyatlar düşeceğine artıyor. Bir tırın deposu bugün yaklaşık 650 litre mazot alıyor ve bu da 37 bin lirayı buluyor. Nakliye ücretleri aynı oranda artırılamadığı için sektör ciddi bir çıkmazda. Antalya hallerinde bir ayda domates yüzde 100, salatalık yüzde 257 zamlandı. Bu artışlar raflara yansıyor. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş sebze ve meyveyi artık sadece bakıp geçiyor. Bankalar, ‘Önce borcunu öde’ diyerek çiftçiyi kapıdan çeviriyor. Bu anlayış çiftçiyi üretimden koparır, tarlayı boş bırakır. Kredi borçları ötelenmeli, BAĞ-KUR borcu gerekçe gösterilerek çiftçi kredisiz bırakılmamalı.” Gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Gürer, üre ve DAP gübrenin ton fiyatlarının son yıllarda katlandığını hatırlatarak, “Hem yeterli destek vermeyeceksiniz, hem girdi maliyetlerine göz yumacaksınız, hem de çiftçinin ürününü düşük alım fiyatlarıyla baskılayacaksınız. Sonra da ‘tarımın sorunlarını çözüyoruz’ diyeceksiniz. Tarım bu anlayışla düzelmez. Mazota gelen zamla birlikte iğneden ipliğe her şeye zam geleceği açıktır. Vatandaşın bu zam yağmurundan kurtulabilmesi için tek çıkış yolu sandıktır” ifadelerini kullandı.

Meclis'te kritik hafta başlıyor: 20 bin liralık emekli maaşı teklifi TBMM Genel Kurul'a iniyor Haber

Meclis'te kritik hafta başlıyor: 20 bin liralık emekli maaşı teklifi TBMM Genel Kurul'a iniyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yasama trafiği bu hafta milyonlarca vatandaşı ilgilendiren ekonomik düzenlemeler için hızlanıyor. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülerek kabul edilen ve en düşük emekli aylığında artış öngören 13 maddelik kanun teklifi için geri sayım başladı. Komisyon onayından geçen teklifin yasalaşması adına son viraj olan Genel Kurul görüşmeleri yarın itibarıyla start alacak. MAAŞLARA YÜZDE 18,48'LİK DOKUNUŞ Teklifin içeriğine göre hali hazırda 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığına yüzde 18,48 oranında bir zam yapılması hedefleniyor. Düzenleme Genel Kurul'dan geçtiği takdirde taban aylıklar 20 bin liraya yükseltilmiş olacak. Yapılan etki analizlerine göre bu artıştan toplamda 4 milyon 917 bin emekli vatandaş doğrudan faydalanacak. FATURA HAZİNEYE ÇIKACAK Emekli maaşlarında yapılacak bu iyileştirme için gerekli olan finansman kaynağı Hazine tarafından karşılanacak. Yapılan bütçe hesaplamalarına göre düzenlemenin maliyeti de kalem kalem belirlendi. Artışın bütçeye getireceği yükün 2026 yılının ilk 6 aylık diliminde 66,3 milyar lira olması beklenirken yıllık bazdaki toplam etkinin ise 110,2 milyar lirayı bulacağı öngörülüyor. İŞVERENE DESTEK VE ÖDEME TAKVİMİ Paket sadece emeklileri değil iş dünyasını da yakından ilgilendiren bir maddeyi içeriyor. 13 maddelik teklif kapsamında asgari ücrette işveren desteğinin bin 270 liraya yükseltilmesi de masada olacak. Yarın başlayacak görüşmelerin ardından teklifin yasalaşması ve Cumhurbaşkanı onayıyla Resmi Gazete'de yayımlanması beklenecek. Emekliler zamlı maaşlarına bu süreç tamamlandıktan sonra kavuşabilecek. Şayet yasal prosedürler Ocak ayı maaş ödemelerine yetişmezse en düşük emekli aylığı alan vatandaşların hesaplarına Şubat ayında geriye dönük fark ödemesi gerçekleştirilecek.

TBMM’de kritik hafta: Tezkere, emekli aylığı ve trafik cezaları masada Haber

TBMM’de kritik hafta: Tezkere, emekli aylığı ve trafik cezaları masada

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20 Ocak Salı günü açılacak oturumla birlikte ülke gündeminin en sıcak başlıklarını masaya yatırmaya hazırlanıyor. Milletvekillerinin onayına sunulacak düzenlemeler arasında emekliden çalışana, sürücüden askerine kadar toplumun her kesimini ilgilendiren kritik maddeler bulunuyor. MAGANDAYA 180 BİN, PLAKAYLA OYNAYANA 140 BİN TL CEZA Yeni haftada Meclis'in en çok konuşulacak gündem maddesi, trafik cezalarında yapılacak radikal artışlar olacak. Trafik terörünü bitirmeyi hedefleyen yasa teklifine göre, yollarda "magandalık" yapanlara ağır faturalar kesilecek. Başka bir aracı taciz etmek amacıyla ısrarla takip eden ya da araçtan inip saldırmaya kalkan sürücüler tam 180 bin lira ceza ödeyecek. Bu kişilerin ehliyetine 60 gün el konulurken, araçları da 30 gün boyunca trafikten men edilecek. Denetimden kaçmak için plakasını okunamayacak hale getiren veya değiştiren uyanık sürücüleri ise 140 bin liralık rekor bir ceza bekliyor. AMBULANSA YOL VERMEYEN YANDI Hayat kurtarmakla yarışan ambulans, itfaiye gibi geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyenlere yönelik yaptırımlar da sertleşiyor. Siren sesine kulak tıkayıp yol açmayan sürücülere 46 bin lira ceza kesilecek ve ehliyetleri 1 ay süreyle alınacak. Diğer geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermemenin bedeli ise 15 bin lira olarak belirlendi. HIZ LİMİTİNİ AŞANA KADEMELİ "MEN" CEZASI Hız sınırını ihlal edenler için "kademeli ceza" dönemi başlıyor. Şehir içinde hız limitini yüzde 46-55 oranında aşanlar 30 gün, yüzde 56-65 aşanlar 60 gün, limiti yüzde 66'dan fazla aşanlar ise tam 90 gün boyunca direksiyon başına geçemeyecek. Ayrıca drift ve yarış yapanlara 46 bin lira ceza ve 2 yıl ehliyet kaptırma, direksiyonda telefonla konuşana 5 bin lira, abartı egzoz gibi gürültü çıkaranlara 16 bin lira ceza uygulanacak. Ölümlü ya da yaralanmalı kazada olay yerinden kaçan sürücüler ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. EMEKLİ TABAN AYLIĞI 20 BİN LİRAYA ÇIKIYOR Ekonomi paketinin en önemli maddesi ise emeklileri ilgilendiriyor. Meclis'e sunulan teklife göre en düşük emekli aylığı Ocak ödeme döneminden geçerli olmak üzere 20 bin liraya yükseltilecek. İş dünyasını rahatlatacak adımda ise asgari ücret işveren desteği 2026 yılı için 1270 liraya çıkarılacak. MEHMETÇİK'E ADEN KÖRFEZİ GÖREVİ Meclis'in dış politika gündeminde ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi görevi var. TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'ndeki görev süresinin 10 Şubat 2026'dan itibaren bir yıl daha uzatılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı tezkeresi oylanacak. Siyasi arenada ise gözler liderlerin grup toplantılarında olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da partisinin grup toplantısında kürsüye çıkarak gündeme dair önemli mesajlar vermesi bekleniyor. Ayrıca "Suça Sürüklenen Çocuklar" ve "İnsan Hakları" komisyonları da hafta boyunca çalışmalarını sürdürecek.

Özel okul ücretleri 2025-2026 için açıklandı Haber

Özel okul ücretleri 2025-2026 için açıklandı

Türkiye genelinde özel okulların eğitim ücretlerinin yanı sıra yemek ile servis ve kırtasiye gibi ek hizmetlere yaptıkları fahiş zamlar velileri isyan noktasına getirirken konu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de gündemindeydi. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın ve beraberindeki vekillerin Milli Eğitim Bakanlığına sunduğu soru önergesiyle 2025-2026 eğitim öğretim yılı için oluşan mali tablo ve denetimlerin bilançosu netleşti. Özel okulların belirlediği zam sınırlarını aştığı iddiaları ve veliler üzerinde oluşan mali baskıların sorulduğu önergeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çarpıcı verilerle yanıt verdi. EĞİTİMİN FATURASI AĞIRLAŞTI Bakan Yusuf Tekin tarafından paylaşılan verilere göre Özel Öğretim Kurumları Kanunu çatısı altında hizmet veren okullarda 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı için ortalama eğitim ücreti 232 bin 534 lira 22 kuruş seviyesine yükseldi. Ancak velilerin karşılaştığı fatura sadece eğitim ücretiyle sınırlı kalmadı. Açıklanan verilere göre ortalama yemek ücreti 99 bin 546 lira 51 kuruş olurken ortalama servis ücreti ise 93 bin 620 lira 84 kuruş olarak kayıtlara geçti. Eğitimin yan giderlerinde de tablo değişmedi. Bakanlık verilerine göre ortalama etüt ücreti 58 bin 418 lira 28 kuruş ve ortalama takviye kurs ücreti 57 bin 88 lira 32 kuruş olarak belirlendi. Velilerin bütçesini zorlayan diğer kalemlerden ortalama kitap ve kırtasiye ücretinin 52 bin 181 lira 22 kuruş olduğu görülürken ortalama kıyafet ücreti ise 23 bin 984 lira olarak açıklandı. BAKANLIKTAN "MAYIS SONU" HATIRLATMASI Bakan Tekin soru önergesine verdiği yanıtta fiyat artışlarının nasıl yapılması gerektiğini düzenleyen Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Ücret tespiti" maddesine dikkat çekti. Yönetmelikteki kuralları hatırlatan Tekin şu ifadelere yer verdi; "Kurumlar, öğrenci veya kursiyerlerden; yemek, kahvaltı, pansiyon/yatakhane, kitap-kırtasiye, kıyafet, etüt, uluslararası diploma ve sertifika programı ve benzeri hizmetler karşılığında alacakları ücretleri mayıs ayının sonuna kadar; servis hizmeti karşılığında alacakları ücreti ise ilgili mevzuatına göre servis ücret tarifelerinin belirlendiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde tespit ederler. Ücret ilanını ilk kez yapacak okullar hariç olmak üzere faaliyetlerine devam eden okulların kademe başlangıçları ile ara sınıflarının bu fıkrada sayılan yemek ve kahvaltı ile servis ücreti dışındaki hizmetlerinin ücretleri belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret; okulda devam eden öğrencilerin hizmet ücretleri belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yurt içi ÜFE+bir önceki yılın Aralık ayı yıllık TÜFE)/2] oranından fazla artış yapılamaz." KURALLARA UYMAYANA CEZA YAĞDI Yönetmelik çerçevesinde sahada sıkı denetimler yapıldığını vurgulayan Bakanlık fahiş fiyat uygulayan kurumlara göz açtırmadı. Bakan Tekin'in verdiği yanıtta denetimlerin sonuçları "2023-2024 ve 2024-2025 eğitim ve öğretim yıllarında ücret konusunda yaklaşık 6 bin 500 kurum hakkında inceleme ve soruşturma başlatılmış olup, 1931 kuruma toplam 83 milyon 16 bin 769 lira 25 kuruş idari para cezası uygulanmıştır" ifadeleriyle kamuoyu ile paylaşıldı.

Meclis'te kritik hafta: Bütçe oylaması ve yargı paketi masada Haber

Meclis'te kritik hafta: Bütçe oylaması ve yargı paketi masada

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yoğun geçen bütçe maratonunun sonuna geldi. Genel Kurul çalışmalarında bugün 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin oylaması gerçekleştirilecek. Aralık ayı boyunca süren görüşmelerin tamamlanmasının ardından yasama faaliyetleri yeni kanun teklifleriyle devam edecek. BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ TAMAMLANIYOR Genel Kurul'da bugün 2026 bütçesi üzerindeki son konuşmalar yapılacak. Planlamaya göre siyasi parti grupları 60'ar dakika söz alarak görüşlerini ifade edecek. Yürütme adına ise kürsüye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gelecek. Konuşmaların tamamlanmasının ardından bütçe teklifi milletvekillerinin oylarına sunularak yasalaşma süreci tamamlanacak. YENİ YARGI PAKETİ GÜNDEMDE Bütçe mesaisinin ardından Meclis'in öncelikli gündem maddesi 11. Yargı Paketi olacak. Yeni haftada görüşülmeye başlanacak olan paket, özellikle suç örgütlerine yönelik cezai yaptırımların artırılmasını içeriyor. Düzenleme kapsamında, suç örgütü yöneticiliği ve üyeliği suçlarında cezaların yükseltilmesi öngörülüyor. Ayrıca 18 yaş altındaki çocukları suç faaliyetlerinde kullanan kişilere verilecek cezalar iki katına çıkarılacak. Bu madde ile silahlı çete yöneticilerinin 30 yıla kadar hapis cezası almasının önü açılacak. İNFAZ DÜZENLEMESİ VE TARİH DETAYI Pakette yer alan bir diğer önemli başlık ise pandemi dönemindeki uygulamalara ilişkin düzenlemeler oldu. Kamuoyunda ceza indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi olarak bilinen maddeye göre, suçun işleniş tarihi 31 Temmuz 2023 öncesi olan hükümlüler kapsama alınacak. Bu tarihten önce suç işleyenler, açık ceza infaz kurumuna daha erken ayrılma ve denetimli serbestlik imkanından yararlanabilecek. Genel Kurul gündeminin yanı sıra ihtisas komisyonlarında da çalışmalar sürüyor. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, raporlama sürecine geçti. Siyasi partiler hazırladıkları raporları Meclis Başkanlığı'na sundu. Yeni haftada Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un, komisyonun koordinatör grup başkanvekilleri ile bir araya gelerek süreci değerlendirmesi bekleniyor.

Mehmet Şimşek TBMM’de enflasyon ve cari açıkta son durumu açıkladı Haber

Mehmet Şimşek TBMM’de enflasyon ve cari açıkta son durumu açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda bakanlığının ve bağlı kuruluşlarının 2026 bütçesi görüşmelerinde bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasına vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı anarak başlayan Şimşek, Türkiye ekonomisinin son iki yılına ve gelecek hedeflerine dair veriler paylaştı. Bakan Şimşek, konuşmasının başında enflasyon verilerine değinerek şunları söyledi: "Bu sene kasım ayı itibarıyla yüzde 31.1 seviyesinde gerçekleşti. Tabii hedeflerimizin bir miktar üzerinde. Burada şunu ifade etmek istiyorum. Dayanıklı tüketim malları, giyim gibi ürünlerde aslında temel mal enflasyonu yüzde 18.6'ya kadar düştü. Gıda enflasyonu yüzde 27'ye kadar geriledi. Manşet enflasyonunun yüzde 30'un üzerinde olmasının esas sebebi, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hizmet sektörü enflasyonu dezenflasyon tedbirlerine gecikmeli tepki veriyor. Ülkemizde hizmet enflasyonunda bir katılık var. Geçmişe yönelik bir endeksleme var. Ayrıca daha önce kiraya bir üst sınır getirmiştik kanunla, eğitime bir üst sınır getirmiştik. Tabii bunun da etkileri var. Özellikle son iki yılda kira ve eğitim enflasyonu, manşetin en az iki katı hızla arttı. Ancak önümüzdeki dönemde sosyal konut seferberliği, deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte konut arzı artıyor ve kira artışını sınırlayacak. Ayrıca eğitime değer kural bazlı bir fiyatlama modelini yüce Meclisimiz kabul etti." VERGİ VE HARÇLARDA YENİ DÖNEM Bakan Şimşek, 2026 yılı için uygulanacak vergi politikasında vatandaş lehine bir ayrım yapılacağını duyurdu. Şimşek konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Yine bütçe imkanları çerçevesinde 2026 için vergi ve harç güncellemelerini yeniden değerleme oranında değil, hedeflediğimiz enflasyon oranında belirleyeceğiz. Ancak şunun da altına çizmek istiyorum; gelir vergisi tarifesi gibi vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan, yani yüzde 25.5 olan yeniden değerleme oranında arttıracağız. Dolayısıyla kamunun fiyatlarını yüzde 16-19 arasında belirlerken, vatandaşın lehine olan hususlarda yeniden değerleme oranında uygulayacağız." CARİ AÇIK VE ENERJİDE DÖNÜŞÜM Ekonomideki dengelenme sürecine vurgu yapan Mehmet Şimşek, cari açık ve enerji yatırımları hakkında bilgi verdi. Şimşek şunları kaydetti: "Özellikle cari açık konusunu bir endişe kaynağı olmaktan çıkarttık. Uyguladığımız programın başına gidersek cari açık milli gelire oran olarak yüzde 5'in üzerindeydi. 2024 yılında yüzde 0.8’e geriledi. Hatta portföy tercihi olarak ağırlıklı olarak ithal edilen altını bir kenara bırakırsanız geçen sene cari dengede fazla verdik, 3.2 milyar dolarlık bir fazla söz konusu. Bu yıl da cari açık, hedeflerimiz doğrultusunda gidiyor. Ciddi bir iyileşme söz konusu. Özellikle yeşil dönüşümde epey mesafe katettik. Bugün petrol ihtiyacımızın yüzde 15’ini, doğal gaz ihtiyacımızın yüzde 16’sını kendi üretimimizle karşılıyoruz. Yenilenebilir enerjinin kurulu kapasitedeki payı yüzde 62’ye çıktı ama kuraklık nedeniyle bu sene üretimdeki payı yüzde 45. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı azaldıkça cari denge kalıcı olarak iyileşiyor. Son 23 yılda petrol ve doğal gaz ve türevlerinin ithalatına tam 1 trilyon dolar ödedik. Burada tabii ki mesafe katettikçe yapısal bir dönüşüm sağlanmış olacak. Cari dengedeki iyileşmeyle birlikte milli gelire oran olarak yüzde 23’e çıkmış olan brüt dış finansman ihtiyacımız bu sene yüzde 17’nin altına düşüyor. Program dönemi sonunda da muhtemelen yüzde 13, 14’lere kadar inmiş olacak. Bu da finansal piyasalarda ve ekonomide istikrarı güçlendirecek." RİSK PRİMİNDE DÜŞÜŞ VE REZERVLER Uluslararası piyasalardaki güven ortamına değinen Bakan Şimşek, rezervlerin durumu ve Türkiye'nin CDS primi (kredi risk primi) hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: "2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerimiz 88 milyar dolar, SWAP hariç net rezervler yaklaşık 123 milyar dolar arttı. Önemli bir koşullu yükümlülük olan kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Böylece net rezervlerdeki artış ile koşullu yükümlülüklerdeki düşüşü birlikte değerlendirirseniz ülkemizin bilançosunda yaklaşık 260-265 milyar dolarlık iyileşme söz konusu. Türk lirasına bu dönemde güven arttı. Türk lirasının toplam mevduat içerisindeki payı bugün itibarıyla yüzde 60'ın üzerinde. Tabii bütün bunlar ülkemizin risk birimine yansıdı. Finansal istikrarımızın güçlenmesiyle birlikte ülkemizin risk algısı da iyileşiyor. Bakın program öncesinde 700 baz puana kadar yükselen risk birimimiz, bugün itibarıyla 216 baz puana geriledi. Yani 2018 yılı Mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye indik." Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkelerden olumlu ayrıştığını belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye program sayesinde olumlu bir şekilde ayrıştı. Düşen risk biriminin bize ne faydası var diye sorabilirsiniz. Özellikle kamunun ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde düştü. Teorik bir şeyden bahsetmiyorum. Mayıs 2023’te 5 yıl vadeli dolar cinsi tahvilimizin faizi yüzde 11.3’tü. Bugün yüzde 5.5 civarı. Yani yurt dışı borçlanma maliyetlerimiz yarı yarıya düştü. Reel sektörün ve bankalarımızın dış finansmana erişimi arttı. Bakın dış borç çevirme oranları 2023 ilk beş ayında yüzde 70, bankacılık sektörü için yüzde 97. Son 2.5 yılın ortalamasına bakarsanız sırasıyla reel sektör için yüzde 151’e, bankalar için yüzde 186’ya ulaştı. Programımızın başarısını tabii ki reyting kuruluşları da teyit ediyor. İstisnai bir şekilde son 2.5 yılda kredi notumuz 2 ila 3 kademe arası yükseltildi." CARRY TRADE ÖNLEMLERİ VE İSTİHDAM Piyasalarda sıcak para olarak bilinen "carry trade" işlemlerine karşı alınan önlemleri anlatan Şimşek, OVP dönemindeki istihdam hedeflerine de değindi. Şimşek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Merkez Bankamız zorunlu karşılıkları son altı ayda carry trade'e karşı iki kez yükseltmiştir. Vadeler itibarıyla da ayrıştırılmıştır. Zorunlu karşılıklar; bankaların diğer yükümlülüklerinden yurt dışı banka mevduatından yüzde 8’den yüzde 12'ye, yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışı kredilerden yüzde 8’den vadeye göre yüzde 12 ile 18 arasında yükseltilmiştir. Yani carry trade'e karşı tedbir alıyoruz. Hem yurt dışı hem yurt dışı yatırımcıların mevduat ve fonların brüt gelirleri üzerinden enflasyon ayarlaması da yok. Yüzde 17.5 stopaj alıyoruz. Bu dönemde ekonomik aktivite ılımlı seyretti. Ama dezenflasyon süreciyle sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına tekrar ulaşacağız. Son iki yılda küresel büyüme ortalama yüzde 3.2. Ama bizim ticaret ortaklarımızdaki büyüme Avrupa Birliği başta olmak üzere ortalama büyüme yüzde 2.2. Bu dönemde Türkiye yüzde 3.5 civarında büyüdü. Dezenflasyonla birlikte biz inanıyoruz ki kademeli olarak büyüme tekrar yükselecek. OVP döneminde bizim beklentimiz 2.5 milyon vatandaşımıza istihdamın sağlanacağı yönünde. Mali disiplini tesis ettik ve bunu kararlılıkla sürdürmek zorundayız, sürdüreceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.