#Türkiye İstatistik Kurumu

İLKHABER-Gazetesi - Türkiye İstatistik Kurumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye İstatistik Kurumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de gençlerin sayısı azalıyor: işte çarpıcı TÜİK raporu Haber

Türkiye’de gençlerin sayısı azalıyor: işte çarpıcı TÜİK raporu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı “İstatistiklerle Gençlik 2025” verilerine göre, Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, 15-24 yaş aralığındaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak kayıtlara geçti. Gençlerin toplam nüfus içindeki oranı yüzde 14,8 olarak açıklandı. Araştırmada genç nüfus oranının yıllar içinde azaldığına dikkat çekildi. 1950 yılında yüzde 20,8 olan genç nüfus oranının 2025 yılında yüzde 14,8’e gerilediği belirtildi. TÜİK projeksiyonlarına göre bu oranın ilerleyen yıllarda daha da düşmesi bekleniyor. Türkiye genç nüfusta Avrupa’yı geride bıraktı Avrupa Birliği ülkelerinde genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 olurken Türkiye’nin yüzde 14,8’lik oranla birçok Avrupa ülkesinin üzerinde yer aldığı görüldü. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu AB ülkeleri İrlanda, Hollanda ve Danimarka oldu. Türkiye’de genç nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,4 ile Şırnak olurken, en düşük oran ise yüzde 11,7 ile Balıkesir’de görüldü. Gençlerin en büyük göç nedeni eğitim oldu TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerin şehir değiştirme nedenlerinde eğitim ilk sırada yer aldı. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim nedeniyle göç etti. İş bulmak veya işe başlamak için göç eden genç sayısı ise 102 bin 660 olarak açıklandı. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı arttı Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı oldu. Buna göre 2025 yılında gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda olduğu belirtildi. Bu oran genç kadınlarda yüzde 30,9’a kadar çıktı. Genç işsizlik oranı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 11,7 olurken kadınlarda bu oran yüzde 22,1 olarak açıklandı. Gençlerin yüzde 54,4’ü mutlu olduğunu söyledi Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre gençlerin yüzde 54,4’ü kendisini mutlu hissettiğini belirtti. Kendini mutsuz hisseden gençlerin oranı ise yüzde 11,9 oldu. Gençlerin en büyük mutluluk kaynağı yüzde 38,8 ile sağlık oldu. Sağlığı başarı ve para takip etti. Genç kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı Araştırmada genç kadınlara yönelik şiddet verileri de dikkat çekti. Son 12 ayda en fazla maruz kalınan şiddet türünün yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet olduğu açıklandı. Dijital şiddet yüzde 7,3 ile ikinci sırada yer aldı. Yapay zeka kullanan gençlerin oranı açıklandı TÜİK verilerine göre üretken yapay zeka kullandığını belirten 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı yüzde 39,4 oldu. Yapay zekayı kullanan gençlerin büyük bölümünün bu teknolojiyi özel amaçlı ve eğitim için tercih ettiği belirtildi. Yapay zekayı kullanmayan gençlerin en büyük gerekçesi ise “ihtiyaç duymama” olarak açıklandı.

TÜİK verileri şaşırttı! Boşanma rakamları yükseldi! En çok çocuklar etkilendi Haber

TÜİK verileri şaşırttı! Boşanma rakamları yükseldi! En çok çocuklar etkilendi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Aile 2025” bülteni kapsamında Türkiye’de aile yapısına ilişkin önemli veriler paylaşıldı. TÜİK’in 2025 aile verileri boşanmalarda çocukların en çok etkilenen kesim olduğunu ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl 193 bin 793 çift boşanırken, 191 bin 371 çocuğun velayeti için karar verildi. Çocukların büyük bölümünün velayeti ise anneye bırakıldı. Ortalama hanehalkı küçüldü Verilere göre Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2025 yılında 3,08 kişiye kadar geriledi. Böylece ailelerde küçülme eğiliminin devam ettiği görüldü. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,84 kişi ile Şırnak olurken, en düşük il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tek yaşayanların oranı yükseldi Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de tek kişilik hanelerdeki artış oldu. 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan hanehalkı oranı, 2025 yılında yüzde 20,5’e yükseldi. Tek kişilik hanehalklarının en yüksek olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane olurken, Batman en düşük orana sahip il olarak kayıtlara geçti. Geniş aile yapısı geriliyor Türkiye’de geniş aile oranında da düşüş yaşandı. 2014 yılında yüzde 16,7 olan geniş aile oranı, 2025 yılında yüzde 13,5’e geriledi. Aynı dönemde çekirdek aile oranı da yüzde 67,4’ten yüzde 62,7’ye düştü. Tek ebeveynli ailelerde artış TÜİK verilerine göre tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanelerin oranı yükseldi. 2014 yılında yüzde 7,6 olan oran, 2025 yılında yüzde 11,3’e çıktı. Bu hanelerin büyük bölümünü anne ve çocuklardan oluşan aileler oluşturdu. Tek ebeveynli aile oranının en yüksek olduğu il ise Bingöl oldu. Adana da listenin üst sıralarında yer aldı. Türkiye’de her 4 haneden 1’inde yaşlı var Rapora göre Türkiye’de toplam hanelerin yüzde 26,1’inde en az bir yaşlı fert bulunuyor. Tek başına yaşayan yaşlıların sayısında da dikkat çeken artış yaşandı. Tek kişilik hanelerin yüzde 33,2’sini yalnız yaşayan yaşlılar oluştururken, bu grubun büyük çoğunluğunu kadınlar meydana getirdi. Gençlerin yüzde 70’i ailesiyle yaşıyor 2025 verilerine göre 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş bireylerin yüzde 70’inin anne ve/veya babasıyla yaşamaya devam ettiği görüldü. Akraba evliliğinde düşüş sürüyor Raporda akraba evliliklerine ilişkin veriler de paylaşıldı. 2010 yılında yüzde 5,9 olan akraba evliliği oranı, 2025 yılında yüzde 3’e geriledi. Akraba evliliğinin en yüksek olduğu il Şanlıurfa olarak açıklandı. Boşanmalardan binlerce çocuk etkilendi Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşandı. Bu süreçte 191 bin 371 çocuğun velayeti karara bağlandı. Çocukların velayetinin büyük bölümünün anneye verildiği belirtildi. En büyük mutluluk kaynağı aile oldu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre bireylerin yüzde 69’u kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade etti. Aileyi çocuklar, eş ve anne-babalar takip etti.

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu? Haber

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu?

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye İstatistik Kurumu'nda (TÜİK) nöbet değişimi yaşandı. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde önemli sorumluluklar üstlenen Mehmet Arabacı, Türkiye'nin istatistik verilerinden sorumlu en üst düzey ismi olarak atandı. Ekonomi çevrelerinde yakından tanınan yeni başkanın, mali disiplin ve vergi denetimi konularındaki uzmanlığı bu göreve seçilmesinde etkili oldu. MEHMET ARABACI KİMDİR VE ASLEN NERELİDİR? Fransa'nın Bordeaux şehrinde 1977 senesinde dünyaya gelen Mehmet Arabacı, akademik yolculuğuna Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başladı. 2000 yılında Maliye Bölümü'nden mezun olan Arabacı, kamu sınavlarındaki başarısıyla hesap uzman yardımcısı unvanını kazandı. 2001 ve 2007 yılları arasında Maliye Bakanlığı'nın mutfağında hesap uzmanlığı görevlerini yürüterek Türkiye'nin mali yapısı üzerine derinlemesine tecrübe edindi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Arabacı, 2007'de Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak atandı. İdari süreçlerdeki başarısını 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıyan bürokrat, Illinois Üniversitesi'nde ekonomi dalında yüksek lisans programını tamamladı. ABD'deki eğitimi sırasında bankacılık sektöründe kritik bir konu olan transfer fiyatlandırması üzerine akademik araştırmalar ve staj faaliyetlerinde bulundu. 2011 yılında Türkiye'ye dönen Arabacı, Vergi Denetim Kurulu bünyesinde grup başkanı olarak görevlendirildi. 2012-2014 döneminde ise aynı kurumda başkan yardımcılığı koltuğuna oturdu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nda daire başkanlığı görevlerini başarıyla ifa etmesinin ardından 2019 yılında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı olarak atandı. Tecrübeli isim, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla TÜİK Başkanlığı görevine getirilerek yeni bir dönemin kapısını araladı.

Finansal yatırım araçlarının Nisan ayı reel getiri oranları açıklandı: Borsa zirveye yerleşti Haber

Finansal yatırım araçlarının Nisan ayı reel getiri oranları açıklandı: Borsa zirveye yerleşti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan değerlendirmelere göre, geçtiğimiz ay yatırımcıların en çok kazanç sağladığı alan hisse senedi piyasası oldu. NİSAN AYINDA BIST 100 ENDEKSİ YATIRIMCISINA KAZANDIRDI Nisan ayı verileri incelendiğinde, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında yüzde 4,05 oranında reel getiri sunan BIST 100 endeksi, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bazında ise yüzde 3,04 oranında bir performans sergiledi. Böylece borsa, aylık bazda diğer tüm yatırım araçlarını geride bırakarak listenin ilk sırasına yerleşti. KISA VADEDE KAYIP YAŞATAN YATIRIM ARAÇLARI Aynı dönemde pek çok yatırım aracı enflasyon karşısında değer kaybetti. Yİ-ÜFE ile hesaplandığında külçe altın yüzde 6,85, Amerikan Doları yüzde 1,80 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,60 oranında kayıp yaşattı. Euro ve mevduat faizleri de benzer şekilde yatırımcısını enflasyona karşı koruyamadı. TÜFE bazlı hesaplamalarda ise külçe altındaki kayıp oranı yüzde 7,76 olarak kayıtlara geçti. ORTA VADEDE BORSA ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KORUDU Üç ve altı aylık periyotlar mercek altına alındığında, BIST 100 endeksinin liderliği devam etti. Üç aylık süreçte TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,00 reel getiri sağlayan borsa, altı aylık değerlendirmede ise yüzde 11,71 oranında kazanç sundu. Öte yandan, altı aylık süreçte doların enflasyon karşısındaki kaybı yüzde 8,25'i buldu. YILLIK ŞAMPİYON KÜLÇE ALTIN OLDU Yıllık performans verileri, kısa ve orta vadeli tablodan farklı bir görünüm ortaya koydu. Son bir yılın en karlı yatırım aracı, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 28,41 reel getiri sağlayan külçe altın oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi yüzde 12,53, DİBS yüzde 6,28 ve mevduat faizi yüzde 0,31 oranında yatırımcısına kazandırdı. Dolar ve euro ise yıllık bazda enflasyonun altında kalarak yatırımcısına kaybettiren kalemler arasında yer aldı.

TÜİK açıkladı: Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü bakım sorumluluğu taşıyor Haber

TÜİK açıkladı: Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü bakım sorumluluğu taşıyor

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan “İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025” araştırması, iş hayatı ile aile yaşamı arasındaki dengeye ilişkin dikkat çeken verileri ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye’de geçen yıl 18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’i bakım sorumluluğu taşıdı. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6 olurken kadınlarda yüzde 45,6 olarak kaydedildi. Bakım sorumluluğu; 15 yaş altındaki çocuklar, torunlar ile hasta, engelli veya bakıma muhtaç yakınlarla düzenli ilgilenmeyi kapsıyor. KADINLARDA İŞ GÜCÜNE KATILIM DAHA DÜŞÜK Araştırmaya göre bakım sorumluluğu olanların iş gücüne katılım oranı yüzde 60,5 oldu. Kadınlarda bakım sorumluluğu bulunanların iş gücüne katılım oranı yüzde 37,8’de kalırken, bakım sorumluluğu olmayan kadınlarda bu oran yüzde 41,7 olarak ölçüldü. Erkeklerde ise bakım sorumluluğu olanların iş gücüne katılım oranı yüzde 86’ya kadar çıktı. İSTİHDAMDAKİLERİN YÜZDE 83’Ü PROFESYONEL DESTEK ALMIYOR TÜİK verilerine göre çocuk bakım sorumluluğu bulunan çalışanların yüzde 83’ü profesyonel bakım hizmeti kullanmıyor. Kurumsal bakım merkezlerinden yararlananların oranı yüzde 14 olurken, evde ücretli bakım hizmeti kullananların oranı yüzde 1,6’da kaldı. Yetişkin bakımında da benzer tablo dikkat çekti. Yetişkin bakım sorumluluğu olan çalışanların yüzde 79,3’ünün herhangi bir profesyonel bakım hizmetinden yararlanmadığı belirtildi. ÇOCUK BAKIMINI EN ÇOK ANNE VE BABALAR ÜSTLENİYOR Araştırmada çocuk bakım hizmeti kullanmayan çalışanların yüzde 50,8’inin bakım sorumluluğunu kendisi veya eşiyle birlikte yürüttüğü ifade edildi. Katılımcıların yüzde 17,6’sı profesyonel bakım hizmetlerinin maliyetinin yüksek olduğunu belirtirken, yüzde 5,5’i bakım desteğini büyükanne, büyükbaba veya yakın akrabalardan aldığını bildirdi. EN BÜYÜK SORUN UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ İş ve bakım sorumluluğunu birlikte yürütürken zorluk yaşadığını belirten 4 milyon 303 bin kişinin yüzde 38,4’ü en büyük sorun olarak uzun çalışma saatlerini gösterdi. Katılımcıların yüzde 26,9’u işin yorucu olmasını, yüzde 8,9’u ise ev ile iş arasındaki ulaşım süresinin uzunluğunu önemli sorunlar arasında sıraladı.

Mart ayı hizmet üretici fiyat endeksi verileri açıklandı: Yıllık artış yüzde 35,94 seviyesinde Haber

Mart ayı hizmet üretici fiyat endeksi verileri açıklandı: Yıllık artış yüzde 35,94 seviyesinde

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Hizmet sektöründeki maliyet ve fiyat değişimlerini ölçen temel göstergelerden biri olan H-ÜFE, yılın üçüncü ayında yükseliş ivmesini sürdürdü. H-ÜFE VERİLERİNDE YILLIK VE AYLIK DEĞİŞİM ORANLARI Resmi verilere göre, H-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,06 oranında bir artış sergiledi. Geçen yılın Aralık ayına göre kaydedilen yükseliş yüzde 14,47 olurken, bir önceki yılın aynı ayına göre hesaplanan yıllık artış ise yüzde 35,94 seviyesine ulaştı. On iki aylık ortalamalar baz alındığında ise endeksteki artışın yüzde 35,63 olarak gerçekleştiği görüldü. SEKTÖREL BAZDA EN YÜKSEK ARTIŞ GAYRİMENKUL HİZMETLERİNDE GÖRÜLDÜ Hizmet kollarının yıllık performansları incelendiğinde, gayrimenkul hizmetleri yüzde 40,30'luk yükselişle en fazla artışın yaşandığı alan oldu. Bunu yüzde 38,26 ile ulaştırma ve depolama hizmetleri takip etti. Diğer yandan konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 32,31, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 32,54, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 36,52, idari ve destek hizmetlerinde ise yüzde 34,36 oranında yıllık artışlar kaydedildi. ULAŞTIRMA VE DEPOLAMA HİZMETLERİNDE AYLIK YÜKSEK SEYİR Aylık bazdaki sektörel değişimlere bakıldığında, ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 7,01 artışla dikkat çekti. Aynı dönemde gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 4,19, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 3,96, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 1,86, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 1,78 yükseliş görüldü. Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler ise yüzde 0,92 ile en sınırlı aylık artışın yaşandığı sektör olarak öne çıktı.

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi Haber

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı verileriyle hazırlanan Mart 2026 dış ticaret raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Genel ticaret sistemi esas alınarak oluşturulan geçici rakamlar, Türkiye'nin dış ticaret hacmindeki değişimi gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yılın Mart ayı ile kıyaslandığında, ihracat rakamları yüzde 6,4'lük bir kayıpla 21 milyar 899 milyon dolar seviyesine çekildi. Buna karşın ithalat talebi yüzde 8,2 oranında ivme kazanarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. DIŞ TİCARET AÇIĞI MART AYINDA YÜZDE 56 ORANINDA GENİŞLEDİ İthalat ve ihracat arasındaki makasın açılmasıyla birlikte, dış ticaret açığında keskin bir yükseliş gözlemlendi. Geçen yılın aynı ayında 7 milyar 195 milyon dolar olan açık, bu yılın Mart döneminde 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. Bu verilerle birlikte ihracatın ithalatı karşılama düzeyi, 2025 yılının Mart ayındaki yüzde 76,5 seviyesinden, bu yılın aynı döneminde yüzde 66,1'e geriledi. İLK ÇEYREKTE DIŞ TİCARET PERFORMANSI NASIL ŞEKİLLENDİ? 2026 yılının Ocak ve Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, ihracat toplamda yüzde 3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar oldu. Aynı çeyrekte ithalat ise yüzde 4,7'lik bir artışla 91 milyar 895 milyon dolar seviyesine ulaştı. İlk çeyrek verileri doğrultusunda dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,5 oranında yükselerek 28 milyar 667 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalat talebini karşılama oranı ise ilk üç ayda yüzde 68,8 olarak hesaplandı. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLERDEKİ SON DURUM Enerji ürünleri ile parasal olmayan altın kalemleri dışarıda bırakıldığında, Mart ayı ihracatının yüzde 5,5 azalışla 20 milyar 304 milyon dolar olduğu görüldü. Benzer şekilde bu kalemler hariç tutulan ithalat rakamı ise yüzde 11,2 artış göstererek 25 milyar 738 milyon dolara çıktı. Bu gruptaki dış ticaret açığı Mart ayında 5 milyar 435 milyon dolar olarak kaydedilirken, enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,9 seviyesinde gerçekleşti. İHRACATTA ALMANYA İTHALATTA ÇİN LİDERLİĞİNİ KORUDU Ülkeler bazında bakıldığında Mart ayında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülke 1 milyar 820 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı sırasıyla Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalat tarafında ise Çin Halk Cumhuriyeti 4 milyar 759 milyon dolarlık payla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya Federasyonu ve Almanya ithalatta öne çıkan diğer ülkeler oldu. İmalat sanayisinin toplam ihracattaki ağırlığı yüzde 93,7 olarak ölçülürken, yüksek teknoloji ürünlerinin bu pay içerisindeki oranı yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

Adana’da Türkiye İstatistik Kurumunun 100. yılı kutlandı Haber

Adana’da Türkiye İstatistik Kurumunun 100. yılı kutlandı

Adana Valisi Mustafa Yavuz, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 100. kuruluş yıl dönümü ve Türkiye İstatistik Günü dolayısıyla TÜİK Adana Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen programa katıldı. Programa Vali Yardımcısı Mehmet Öz, Seyhan Kaymakamı Ekrem İnci, Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ile kurum müdürleri de iştirak etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, TÜİK’in 100. yıla özel hazırladığı sunum izletildi. Vali Mustafa Yavuz; Türkiye’de veri üretimi ve istatistik bilincinin kurumsallaşmasını simgeleyen önemli bir dönüm noktası olan Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 100. kuruluş yıl dönümü ile Türkiye İstatistik Günü’nün bilginin gücünü ve verilerin karar alma süreçlerindeki vazgeçilmez rolünü hatırlatan anlamlı bir vesile olduğunu vurgulayarak “İstatistik; sadece rakamların dili değil, aynı zamanda toplumun nabzını tutan güçlü bir araçtır. Bu anlamlı gün vesilesiyle, veri üretiminde emeği geçen tüm kurum çalışanlarını tebrik ediyor; istatistiğin doğru, güvenilir ve etkin kullanımının artarak devam etmesini temenni ediyoruz.” dedi. “VERİYE DAYALI YÖNETİM ARTIK BİR ZORUNLULUKTUR” Veriye dayalı yönetimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden Vali Mustafa Yavuz “Adana’da bundan sonra tüm süreçlerimizi veri temelli bir anlayışla ele alacak; kararlarımızı sağlam, güvenilir ve analiz edilmiş veriler üzerine inşa edeceğiz. Bu doğrultuda, veriler ışığında şekillenen güçlü bir eylem planı ve strateji ortaya koymak durumundayız. Adana’nın nüfus ve gelişim sürecine baktığımızda; Osmaniye il olmadan önce Türkiye’nin 4. büyük şehriyken, sonrasında 5. sıraya gerilemiş; ilerleyen yıllarda Antalya’nın ardından 6. sıraya düşmüş ve bugün itibarıyla 7. sırada yer almıştır. Mevcut çalışmalara göre 2030 yılında ise 10. sıraya gerilemesi öngörülmektedir. Bu tablo, planlı ve veriye dayalı bir yönetim anlayışına geçişin ne kadar elzem olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu potansiyel, yalnızca bölgemiz için değil, ülkemizin gıda arz güvenliği açısından da stratejik bir değerdir” şeklinde konuştu. “PROJELERİMİZİ VATANDAŞIN HAYALLERİNE GÖRE ŞEKİLLENDİRİYORUZ” Adana’nın bölgenin cazibe merkezi olduğunu vurgulayan Vali Mustafa Yavuz; “Adana’nın bu konumunu daha da güçlendirmek bizim elimizdedir. İki aydır üzerinde çalıştığımız Adana Kalkınma Programı kapsamında vatandaşlarımıza hayallerindeki Adana’yı sorduk. Elde ettiğimiz geri bildirimlerle kendimizi gözden geçirecek, projelerimizi bu doğrultuda şekillendireceğiz. Katılımcı ve veri odaklı bir yönetim anlayışıyla, Adana’mızın yarınlarını bugünden inşa etmeyi hedefliyoruz. Bu noktada, Türkiye İstatistik Kurumunun katkıları büyük önem taşımaktadır. Yüz yıllık köklü geçmişiyle TÜİK; kurumsal kapasitesini sürekli geliştirerek bizlere güvenilir ve nitelikli veriler sunmaktadır. Bizler de bu veriler ışığında daha sağlıklı, daha isabetli kararlar alma imkânı buluyoruz. Elde edilen veriler, hayatın her alanına dokunan, yön gösterici bir rehber niteliğindedir. Bu nedenle TÜİK’in bu güçlü yönünü daha görünür kılması ve toplumun her kesimiyle daha etkin paylaşması önem arz etmektedir. Hazırlanan her projenin temelinde verinin olduğu bir anlayışla hareket ederek, Adana’yı daha güçlü bir geleceğe taşıyacağımıza inanıyorum. Bu vesileyle, TÜİK’e nice başarılı ve verimli yüzyıllar diliyorum” ifadelerini kullandı. “VERİ VE İSTATİSTİK ARTIK HAYATIN MERKEZİNDE” TÜİK Adana Bölge Müdürü Nihat Fidan da günümüzde veri ve istatistiğin hayatın önemli bir parçası haline geldiğini belirterek şunları söyledi: "Hepimiz birer istatistik okuryazarı olmalıyız. İstatistik okuryazarlığı tarih boyunca da sorunun kaynağını doğru tespit etmekte ve doğru karar verebilmek için önemli rol oynamıştır. Sağlık, politika, savaş dönemlerinde istatistik okuryazarlığıyla birçok soruna çözüm üretilmiş, savaşların seyri değişmiştir. TÜİK ülkemizin istatistik ofisidir. Bilimsel ve teknik bir kurumdur. TÜİK veriyi bilgiye dönüştüren, bireylerden, hanelerden, iş yerlerinden araştırma ve sayım yoluyla veri toplayan bir kurumdur." Konuşmaların ardından akademisyenlerin konuşmacı olarak yer aldığı "İstatistik Okuryazarlığı ve Farkındalık" konulu panel düzenlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.