#Türkiye İstatistik Kurumu

İLKHABER-Gazetesi - Türkiye İstatistik Kurumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye İstatistik Kurumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü Haber

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan veriler, Türkiye ekonomisinin 2025 yılındaki büyüme performansını gözler önüne serdi. Uygulanan ekonomik program ve sergilenen piyasa performansı neticesinde Türkiye ekonomisi, bir önceki yıla oranla yüzde 3,6 oranında büyüme kaydetti. Bu sonuçla birlikte Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bünyesindeki ülkeler arasında ekonomisi en hızlı yükselen ilk üç ülke arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'yı (GSYH) oluşturan ana faaliyet alanları detaylandırıldığında, 2025 yılının parlayan yıldızı inşaat sektörü oldu. Sektör, bir önceki yıla göre yüzde 10,8 oranında bir genişleme göstererek tüm faaliyet alanları arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. Sektör temsilcileri, konut üretimi, kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarının bu ivmelenmede kritik rol oynadığını ifade etti. İNŞAAT SEKTÖRÜ EKONOMİNİN ANA TAŞIYICISI OLDU Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, verilerin sektörün stratejik konumunu teyit ettiğini vurguladı. Çekici, "Sektör yeniden büyümenin ana taşıyıcılarından biri haline geldi" diyerek inşaatın çarpan etkisine dikkat çekti. İnşaatın sadece kendi üretimiyle sınırlı kalmadığını belirten Çekici, "İnşaat, yalnızca kendi üretimiyle değil, çimento, demir-çelik, seramik, cam, boya, mobilya, lojistik, mimarlık ve mühendislik, finans, sigorta ve gayrimenkul hizmetleri gibi çok geniş bir ekosistemi aynı anda harekete geçiren bir çarpan etkisine sahip. Bu nedenle inşaattaki ivmelenme sanayiden hizmetlere, istihdamdan vergi gelirlerine kadar ekonominin birçok kalemine yayılıyor" ifadelerini kullandı. İstihdam verilerine de değinen Çekici, sektördeki ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyon seviyesine çıktığını kaydetti. Deprem bölgesindeki yeniden inşa süreçlerinin ve kamu-özel sektör iş birliklerinin üretim kapasitesini canlı tuttuğunu belirten Çekici, sürdürülebilir bir yapı için finansmana erişim, maliyet istikrarı ve öngörülebilir planlama süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çekici, "İnşaatın büyümeye katkısının 2026'da da devam etmesini bekliyoruz" diyerek, bu yıl özellikle nitelikli ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını öngördü. FİNANSMANA ERİŞİM VE ÜRETİM SÜREKLİLİĞİ VURGUSU Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, inşaatın yüzde 10,8'lik büyüme oranının 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini hatırlattı. Deprem bölgesindeki çalışmaların dünyaya örnek teşkil ettiğini belirten Yılmaz, "Sektörümüz hem deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci hem de ülke genelindeki üretim hareketliliğiyle ekonomiye güçlü katkı sunmaya devam etmektedir. Ancak bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. 2026 yılı için iyimser beklentilerini koruyan Yılmaz, bu ivmenin korunabilmesi için arsa ve finansman politikalarının entegre bir şekilde ele alınması gerektiğini dile getirdi. Kamu tarafından planlı arsa üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini savunan Yılmaz, "2026'da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. BÖLGESEL GÜVENLİ LİMAN TÜRKİYE İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, Türkiye'nin jeopolitik konumuna ve güvenilirliğine vurgu yaptı. Keçeli, "Bu yıl çok daha iyi olacak. Bölgemizde olumsuzluk ve sıkıntı olmasını asla istemeyiz ancak tüm dünya gördü ki bu bölgede en güvenli liman Türkiye. Ülkemizin kıymeti yeniden anlaşılıyor. Bu nedenle 2026 yılının 2025'ten daha iyi olacağını düşünüyoruz" açıklamasını yaptı. Keçeli, artan konut talebi ve yeni ruhsat sayılarındaki yükselişin arz artışını zorunlu kıldığını, bunun da büyümeyi otomatik olarak destekleyeceğini ifade etti. Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz ise büyümenin kalitesine odaklanılması gerektiğini belirtti. İnşaat dışı alanların da sürece dahil olmasının ekonomik dayanıklılığı artıracağını söyleyen Ekiz, kısa vadede inşaat ve yatırımların desteğinin süreceğini, ancak uzun vadede teknoloji ve yüksek katma değerli üretim alanlarında dönüşümün hızlanması gerektiğini aktardı.

Ücretli çalışan sayısı Ocak'ta 15,4 milyonu aştı Haber

Ücretli çalışan sayısı Ocak'ta 15,4 milyonu aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomi dünyasının merakla beklediği Ocak ayı Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre; sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, yılın ilk ayında bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 0,2'lik sınırlı bir artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın Ocak ayında 15 milyon 410 bin 257 kişi olan toplam ücretli çalışan sayısı, 2026 yılının aynı ayında 15 milyon 444 bin 683 kişi olarak kayıtlara geçti. SANAYİ SEKTÖRÜNDE KAN KAYBI DEVAM EDİYOR Sektörel bazdaki detaylar incelendiğinde, istihdam piyasasındaki ayrışma dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2026 yılı Ocak ayında sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3,5 oranında gerileme gösterdi. Sanayideki bu daralmaya karşın, inşaat sektörü yüzde 0,3'lük sembolik bir artışla yerini korumaya çalıştı. Ticaret-hizmet sektörü ise yıllık bazda yüzde 2,3 oranında büyüme kaydederek toplam istihdam rakamlarını yukarı çeken temel itici güç oldu. AYLIK BAZDA İSTİHDAMDA GERİLEME GÖRÜLDÜ Ekonomideki mevsimsel etkiler ve konjonktürel değişimlerin yansıdığı aylık verilerde ise düşüş gözlendi. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, 2026 Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı. Aylık değişimlerin alt detaylarında sanayi sektörü yüzde 0,5, inşaat sektörü ise yüzde 2,1 oranında kayıp yaşadı. Bu dönemde aylık bazda pozitif ayrışan tek alan, yüzde 0,1'lik artışla ticaret-hizmet sektörü oldu. SEKTÖREL İSTİHDAM DENGESİ DEĞİŞİYOR TÜİK tarafından açıklanan bu veriler, Türkiye ekonomisindeki istihdam yapısının hizmet odaklı bir eğilime girdiğini gösteriyor. Sanayi kolundaki istihdam daralmasının yıllık bazda yüzde 3,5'i bulması, üretim tarafındaki iş gücü piyasasının baskı altında olduğunu ortaya koyarken; inşaat ve özellikle hizmet sektöründeki direnç, genel istihdamın binde 2'lik artışla da olsa artı bölgede kalmasını sağladı.

TÜİK Şubat ayı konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı Haber

TÜİK Şubat ayı konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayına ilişkin konut ve iş yeri satış verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,9 oranında artarak 37 bin 785 seviyesine ulaştı. İkinci el konut piyasasında da benzer bir ivme gözlendi; satışlar yüzde 6,0 artışla 86 bin 764 olarak kayıtlara geçti. Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı yüzde 30,3 olurken, ikinci el konutlar yüzde 69,7'lik payla piyasanın hakim unsuru olmayı sürdürdü. İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ Finansman yöntemlerine göre incelendiğinde, ipotekli konut satışlarının Şubat ayında yıllık bazda yüzde 42,3 gibi yüksek bir oranda artarak 25 bin 35'e yükseldiği görüldü. Buna karşın, diğer satış türleri yüzde 0,5 oranında sınırlı bir düşüşle 99 bin 514 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli işlemlerin payı yüzde 20,1 olarak belirlenirken, nakit veya diğer yöntemlerle yapılan satışlar yüzde 79,9'luk bir ağırlığa sahip oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ilk el konut satışları yüzde 5,8, ikinci el satışlar ise yüzde 5,9 artış kaydetti. YABANCILARA KONUT SATIŞINDA RUSYA LİDERLİĞİNİ KORUDU Yabancılara yapılan konut satışları Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 azalarak bin 506 seviyesine geriledi. Toplam satışlar içinde yabancı payı yüzde 1,2 olarak ölçüldü. Ocak-Şubat dönemini kapsayan iki aylık süreçte ise yabancılara satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,1 azalışla 2 bin 812 oldu. Ülke uyruklarına göre yapılan dağılımda, 191 konutla Rusya Federasyonu vatandaşları ilk sırada yer alırken, onları 131 konutla İran ve 106 konutla Irak vatandaşları takip etti. İŞ YERİ SATIŞLARINDA İLK EL VE İKİNCİ EL FARKLILAŞMASI Ticari gayrimenkul tarafında ise Şubat ayında ilk el iş yeri satışları yıllık bazda yüzde 5,2 azalarak 3 bin 981 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise yüzde 0,4 oranında küçük bir artış göstererek 11 bin 88 seviyesinde gerçekleşti. İpotekli iş yeri satışları, yüzde 62,8'lik keskin bir yükselişle 692'ye ulaşırken, diğer iş yeri satışları yüzde 3,0 azalarak 14 bin 377 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerde, bir önceki aya göre ikinci el iş yeri satışlarının yüzde 4,1 oranında artması ticari piyasadaki hareketliliğin sürdüğüne işaret etti.

TÜİK: Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu Haber

TÜİK: Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,2 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 56,3 YIL OLDU Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 88,3 OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 23,6 OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. ANNESİ YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLANLARIN YÜZDE 84,4'ÜNÜN YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLDUĞU GÖRÜLDÜ Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI YÜZDE 68,7 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI YÜZDE 18,3 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 26,9 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI YÜZDE 19,9 OLDU Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI YÜZDE 34,9 OLDU Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. KADIN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) PERSONELİNİN ORANI YÜZDE 34,2 OLDU Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. KADINLARIN YÜZDE 17,0'ININ EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI YÜZDE 74,6 OLDU Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. BEYİN GÖÇÜ ORANI KADINLARDA YÜZDE 1,6 OLDU Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. YOKSULLUK VEYA SOSYAL DIŞLANMA RİSKİ ALTINDA OLAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 30,1 OLDU Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

TÜİK Şubat 2026 enflasyon rakamlarını açıkladı Haber

TÜİK Şubat 2026 enflasyon rakamlarını açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat 2026 enflasyon rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre fiyatlar Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise artış oranı yüzde 31,53 oldu. Yani geçen seneye göre fiyatlar yaklaşık üçte bir oranında yükselmiş durumda. ŞUBAT AYINDA FİYATLAR NASIL DEĞİŞTİ? Üretici tarafında da artış devam etti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 2,43, yıllık ise yüzde 27,56 yükseldi. Tüketici fiyatlarında ise Aralık ayından bu yana artış yüzde 7,95 olarak hesaplandı. Son 12 ayın ortalamasına bakıldığında ise artış oranı yüzde 33,39 oldu. Zaten kira zamlarını belirleyen oran da bu 12 aylık ortalama oluyor. EN ÇOK HANGİ ALANDA ARTIŞ VAR? Şubat ayında en fazla yükseliş gıda grubunda görüldü. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 36,44 Ulaştırmada yıllık artış yüzde 28,86 Konut, su, elektrik ve doğalgaz gibi temel giderlerde yıllık artış yüzde 42,33 Özellikle konut ve temel ihtiyaç kalemlerindeki artış vatandaşın bütçesini doğrudan etkiliyor. Aylık artışta da yine gıda öne çıktı. Şubat ayında gıda fiyatları yüzde 6,89 arttı. MART 2026 KİRA ARTIŞ ORANI NE OLDU? Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte Mart 2026 kira artış oranı da netleşti. Kira zamlarında artık yüzde 25 sınırı uygulanmıyor. Bunun yerine son 12 aylık TÜFE ortalaması baz alınıyor. TÜİK verilerine göre bu oran yüzde 33,39 olarak açıklandı. Yani Mart ayında kira sözleşmesi yenilenecek olan kiracılar için ev sahipleri en fazla yüzde 33,39 zam yapabilecek. Daha düşük zam yapılabilir ancak bu oranın üzerine çıkılamaz. Özetle; fiyatlar artmaya devam ediyor ve Mart ayında kiralara uygulanabilecek yasal tavan zam oranı yüzde 33,39 oldu.

TÜİK Şubat ayı enflasyon verileri ne zaman, saat kaçta açıklanır? Şubat ayı enflasyon verilerinde beklentiler neler? Haber

TÜİK Şubat ayı enflasyon verileri ne zaman, saat kaçta açıklanır? Şubat ayı enflasyon verilerinde beklentiler neler?

Ekonomi dünyasının kalbi bugün Ankara'dan gelecek haberle atıyor. Yatırımcıdan emekliye, kiracıdan ev sahibine kadar milyonlarca vatandaşın kaderini belirleyecek olan Şubat ayı enflasyon rakamları için nihayet beklenen gün geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonların merakla beklediği verileri paylaşmak için dakikaları sayıyor. TÜİK ENFLASYON VERİLERİ NE ZAMAN, SAAT KAÇTA AÇIKLANIR? Cebimizi doğrudan ilgilendiren Şubat 2026 enflasyon verileri, takvimler 3 Mart 2026 Salı gününü (bugün) gösterdiğinde kamuoyuna duyurulacak. TÜİK, her ay olduğu gibi bu ay da geleneği bozmayarak saat tam 10.00'da verileri resmi internet sitesi üzerinden ilan edecek. Bu duyuruyla birlikte sadece enflasyon değil, aynı zamanda Mart ayı kira artış oranı da resmen netlik kazanmış olacak. EKONOMİSTLERİN TAHMİNİ NE YÖNDE? Piyasaların nabzını tutan dev ankette rakamlar belli oldu. AA Finans tarafından gerçekleştirilen ve tam 33 ekonomistin katılım sağladığı beklenti anketi, Şubat ayı için çarpıcı ipuçları veriyor. Ekonomistlerin Şubat ayı için aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması %2,87 olarak belirlendi. Uzmanların tahminleri ise %2,30 ile %3,39 gibi geniş bir makasta değişkenlik gösteriyor. Hatırlanacağı üzere bir önceki ay olan Ocak'ta Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %4,84 oranında bir artış kaydetmişti. YILLIK ENFLASYONDA YENİ ROTA NE OLACAK? Eğer piyasaların beklediği %2,87'lik aylık artış gerçekleşirse, yıllık bazda da önemli bir değişim yaşanacak. Ocak ayında %30,65 seviyesinde olan yıllık enflasyonun, Şubat verisiyle birlikte %31,42 bandına yükselmesi bekleniyor. Bu rakamlar, ekonomi yönetiminin yıl sonu öngörülerini de yeniden revize etmesine neden olabilir. KİRA ARTIŞ ORANLARI NASIL ETKİLENECEK? Ev sahipleri ve kiracılar için en kritik eşik olan kira zam oranı, bugün açıklanacak 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenecek. "Şubat ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte Mart ayı kira artış oranı da resmiyet kazanacak." Verinin açıklanmasıyla birlikte milyonlarca sözleşme yeni rakamlar üzerinden güncellenecek.

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti Haber

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı dördüncü çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonominin yılın son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,4 büyüme kaydettiğini bildirdi. Şimşek, 2025 yılı genelinde büyüme oranının yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini belirtti. KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR NE KADAR? Bakan Şimşek, ekonomik büyümenin gelir parametrelerine yansımasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz açısından kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım sektöründe don ve kuraklık etkilerinin sürdüğüne değinen Şimşek, sanayi katma değerinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydettiğini, inşaat sektöründe ise deprem bölgesi konut teslimlerinin etkisiyle güçlü seyrin korunduğunu vurguladı. SANAYİ VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GÜÇLÜ SEYİR Üretim kapasitesindeki gelişmelere dikkat çeken Şimşek, yatırımların yıl genelinde yüzde 7 oranında arttığını ifade ederek, “Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor” dedi. Küresel ticaretteki belirsizliklerin net dış talebe negatif yansıdığını kaydeden Bakan, cari açığın GSYH’ye oranının yüzde 1,6 seviyesinde kalarak sürdürülebilirliğini koruduğunu dile getirdi. MALİ DİSİPLİN VE 2026 PROJEKSİYONU Kamu maliyesindeki görünümü özetleyen Şimşek, “Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendiriyoruz. Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. 2025 bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında kaldığını belirten Şimşek, 2026 yılında küresel ticaret koşullarının iyileşmesiyle büyümenin destekleneceğini öngördüklerini ifade etti. Bakan, fiyat istikrarını önceleyen programın kararlılıkla uygulanacağını yineledi.

Milyonların gözü TÜİK'te: Mart ayı kira zammı belli oluyor Haber

Milyonların gözü TÜİK'te: Mart ayı kira zammı belli oluyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı şubat ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini 3 Mart Salı günü saat 10.00'da kamuoyuyla paylaşacak. Açıklanacak olan veriler arasında yer alan 12 aylık TÜFE ortalaması, mart ayı boyunca yenilenecek kira sözleşmelerinde uygulanabilecek yasal üst sınırı belirleyecek. KİRA ARTIŞ ORANI NASIL HESAPLANIR? Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kira artış oranları, sözleşmenin yenilendiği ay açıklanan 12 aylık TÜFE ortalamasına göre hesaplanmaktadır. 1 Temmuz 2024 tarihinde sona eren yüzde 25'lik tavan fiyat uygulamasının ardından kira zamları, hem konut hem de iş yerleri için tamamen enflasyon ortalamasına endeksli hale getirilmiştir. Hesaplama sürecinde mevcut kira bedeli, TÜİK tarafından paylaşılan 12 aylık ortalama değişim oranıyla çarpılır. Elde edilen tutarın mevcut kiraya eklenmesiyle yeni dönem kira bedeli ortaya çıkar. Mülk sahipleri, bu oranın üzerinde bir zam talep edemezken, taraflar bu orandan daha düşük bir rakam üzerinde anlaşma sağlayabilir. MART 2026 KİRA ZAMMI HESAPLAMA ÖRNEĞİ Şubat ayı verileri henüz açıklanmadığı için mevcut en güncel oran olan ocak ayı verileri üzerinden yapılan örnek hesaplama şu şekildedir: - Mevcut Kira Bedeli: 20.000 TL - Kira Zam Oranı (12 Aylık TÜFE Ortalaması): %33,98 - Zam Bedeli: 6.796 TL - Yeni Kira Bedeli: 26.796 TL Mart ayı için kesinleşmiş oran, 3 Mart 2026 tarihinde TÜİK'in resmi internet sitesi üzerinden duyurulacaktır.

Tarımsal girdi maliyetleri 2025'i yükselişle kapattı: Veteriner harcamaları zirveye yerleşti Haber

Tarımsal girdi maliyetleri 2025'i yükselişle kapattı: Veteriner harcamaları zirveye yerleşti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarım sektöründeki maliyet baskısını gösteren 2025 yılı Aralık ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Veriler, tarımsal üretim maliyetlerinin yıl sonunda ivme kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren veteriner harcamalarındaki artış, hem aylık hem de yıllık bazda tüm kalemlerin önüne geçti. YILLIK MALİYET ARTIŞI %33 SEVİYESİNİ GEÇTİ Tarım-GFE verilerine göre, 2025 yılının son ayında endeks bir önceki aya kıyasla yüzde 1,30 oranında artış gösterdi. Yıllık tabloya bakıldığında ise maliyetlerdeki yükseliş çok daha belirgin hale geldi. Bir önceki yılın Aralık ayına göre kaydedilen yüzde 33,15'lik artış, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,50 olarak gerçekleşti. Bu durum, tarımsal girdilerdeki fiyat baskısının yıl boyunca istikrarlı bir şekilde sürdüğünü kanıtlıyor. VETERİNER HARCAMALARI ÜRETİCİYİ ZORLUYOR Endeksin alt kırılımları incelendiğinde, en çarpıcı yükseliş veteriner harcamalarında gözlendi. Veteriner masrafları, yıllık bazda yüzde 72,78 artış göstererek maliyetlerin en çok katlandığı grup oldu. Bu kalemdeki yükseliş Aralık ayında da durmadı; aylık bazda yüzde 6,43'lük artışla yine en yüksek değişim bu grupta yaşandı. Hayvan sağlığı giderlerindeki bu keskin yükseliş, hayvansal üretim yapan işletmelerin bütçesini doğrudan etkiledi. YATIRIM VE HİZMET GRUPLARINDAKİ SON DURUM Ana gruplar bazında yapılan analizde, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinin aylık yüzde 1,14 arttığı görüldü. Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerdeki artış ise aylık yüzde 2,28 olarak hesaplandı. Yıllık bazda incelendiğinde ise tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yüzde 34,48'lik bir artış yaşanırken, yatırım amaçlı harcamalar yüzde 25,56 oranında yükseldi. Bu veriler, üretimde kullanılan temel girdilerin yatırım kalemlerine göre daha hızlı pahalandığını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.