#Türkiye yüzyılı

İLKHABER-Gazetesi - Türkiye yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Grup toplantısına katılan partililerin samimiyeti ve coşkusunun 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendilerinin heyecan, şevk ve azmini artırdığını vurgulayan Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin, kuvvet versin. Bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın." ifadelerini kullandı. Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İçtüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor." "BUGÜN EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 70'İNİ AŞMIŞTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını anımsatarak, teklifin yürürlüğe girmesiyle geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini söyledi. En düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım ayında 6,6 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık üç kat artış ile 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak, bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz." "DEPREM HARCAMALARIMIZ AZALDIKÇA DAHA FAZLA KAYNAK OLACAK" Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerin kendilerinin başının tacı, her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu dile getiren Erdoğan, emeklilerin taleplerine, beklentilerine ve şikayetlerine hiçbir zaman kulaklarını tıkamadıklarını söyledi. Bir kulaklarının her zaman emeklilerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz." "BUGÜNE KADAR EMEKLİMİZİ İHMAL ETMEDİK, SAHİPSİZ BIRAKMADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran fırtınadan alınlarının akıyla çıkacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik. Onları sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda, 'emeklilerimize şunu vereceğiz', 'bunu yapacağız' diye söz verip, bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın bizim için menzil önce Mevla'nın sonra milletin takdirindedir. Rabb'im ömür verdikçe, Rabb'im sağlık, sıhhat verdikçe, hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız." "BU ÜLKENİN PIRIL PIRIL EVLATLARINI KARAMSARLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTEYENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ" AK Parti Grubu olarak, İttifak ortaklarıyla her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek, lokomotif kadro olacaklarını ifade eden Erdoğan, "İstisnasız tüm milletvekillerimizden, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede, bölgede ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit oldukları iki haftayı daha geride bıraktıklarını söyledi. Suriye'den İran'a, Yemen'den Kuzey Avrupa'ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmeleri gereken olayların cereyan ettiğine dikkati çeken Erdoğan, bu konuda kapsamlı değerlendirmeye geçmeden önceki günlerde gençlere verdikleri iki müjdeyi hatırlatmak istediğini ifade etti. Bu müjdelerden ilkinin kredi ve burs oranlarında yaptıkları artışlar olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye 3 ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl, burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer müjdelerinin ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı olduğunu anımsattı. Gelecek 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallarda iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız bu. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes'e karşı yaptılar. Bunu 1970'lerde askeri müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat'ta gençlerimizi yasaklara mahkum ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu, en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı'nın gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum." SURİYE'DEKİ GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu Suriye'nin 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini hatırlattı. "Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı" ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arka plan temelinde Suriye ordusunun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenlediğini ifade etti. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini söyleyen Erdoğan, "Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik." dedi. "BAYRAĞIMIZA UZANAN O KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAK, BUNUN HESABINI O HAİNLERDEN MUTLAKA SORACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." dedi. Erdoğan, Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten desteklediklerini belirtti. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükümeti'ni, Suriye Ordusu'nu, Suriye halkını tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır." Dün varılan anlaşmaya riayet edilerek silahları bırakmanın, meseleyi suhuletle çözmenin yegane çıkış yolu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı. Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas süreç yürüttüklerini vurguladı. "Suriye'deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir." diyen Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi kendilerinin bildiğini dile getirdi. Daha önceki rejim sürecinde Suriye'deki Kürtlerin varlıklarının tanınmadığını, vatandaş kabul edilmediklerini, kimlik dahi verilmediğini, ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve gelenekleriyle yaşamalarına müsaade edilmediğini anlatan Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren yaptığı tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdiğini belirtti. Suriye'deki Kürtlerin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdığını vurgulayan Erdoğan, "Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜ, KANI, ÇATIŞMAYI, ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ TERCİH ETMİŞTİR" Görünenden, bilinenden çok daha fazlasını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, eski rejimle ipler kopmadan önce gerçekleştirilen tüm görüşmelerde Suriyeli Kürtlerin haklarının gündemlerinin ilk sırasında olmaya devam ettiğini aktardı. Erdoğan, bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani pencereden, kardeşlik zaviyesinden baktıklarının altını çizdi. Suriye konusunda yapılanların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, ilk günden beri Suriye'ye belirttikleri nazarla yaklaştıklarını, Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını, en zor günlerinde Suriyelilere kucak açtıklarını, "ensar" bilinciyle Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdiklerini söyledi. Erdoğan, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından Kürtlerin terör örgütünün baskısına maruz kaldığına işaret etti. Suriye'deki Kürt çocuklarının ve Kürt gençlerinin, terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüğünü, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiğini anlatan Erdoğan, bu gençlerin canlarını yitirdiğini belirtti. Kürt halkına, inançlarına uymayan örf, adet, geleneklerine uyamayan yaşam tarzı dayatıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Yine bu süreçte DEAŞ'lı caniler, Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir, yeni Suriye Hükümeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı tavır almıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir. 16 Ocak'ta açıklanan deklerasyon, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanıdır. Tüm bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak, buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz." "TERÖR ÖRGÜTÜ AYRIDIR, BENİM KÜRT KARDEŞLERİM AYRIDIR" "Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla orada da yeni bir dönem başlayacak. Suriye'nin istikrara kavuşması en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacak" "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur" "AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz" "Küresel, bölgesel gelişmeler bağlamında kritik günler yaşıyoruz. Küçük bir hatanın, dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir Sırat'tan geçiyoruz. Bu hassas günlerde herkesi, siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyadaki nefret iklimine herkes dikkat etmeli" TRUMP İLE GÖRÜŞME Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Trump'la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik." dedi.

Bakan Yardımcısı Boyraz, Kütahya’da öğrencilere ulaştırma vizyonunu anlattı Haber

Bakan Yardımcısı Boyraz, Kütahya’da öğrencilere ulaştırma vizyonunu anlattı

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Kütahya'da düzenlenen programda öğrencilerle bir araya geldi. Poyraz, Dumlupınar Üniversitesi'nde "Türkiye Yüzyılı'nda Ulaştırma Vizyonu" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasına salonu dolduran öğrencilere teşekkür ederek başlayan Boyraz, Türkiye’nin stratejik konumunun önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin jeopolitik avantajı sayesinde 4 saatlik uçuş mesafesinde 67 ülkeye erişim sağladığını belirten Boyraz, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olmadan hiçbir uluslararası koridorun olmayacağı artık tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Türkiye’nin yer almadığı koridorlarda Pekin-Londra arası bir ürün 45 günde taşınırken, Türkiye’nin merkezinde olduğu Orta Koridor’da bu süre 18 güne düşüyor. Yakında devreye alınacak Kalkınma Yolu ile 25 günlük alternatif bir hat inşa edilecek. Zengezur Koridoru da bu ağa entegre olacak." Boyraz, sunumunda Türkiye’nin otoyol projeleri, akıllı ulaşım teknolojileri, demiryolu yatırımları ve TCDD’nin her bilet satışında fidan dikilmesini sağlayan çevre projesi hakkında bilgi verdi. Ayrıca hava yolu ve deniz yolu alanındaki havalimanı ve liman projelerinin ekonomiye katkılarına değindi. Türkiye’nin İstanbul-Ankara Süper Hızlı Tren projesinde hazırlıkların son aşamaya geldiğini ifade eden Boyraz, saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenin üretiminde Kütahya Dumlupınar Üniversitesi öğrencilerinden güçlü bir destek beklediğini söyledi. Program boyunca öğrencilerle sohbet eden ve sorularını yanıtlayan Boyraz, konuşmasının ardından yapılan çekilişte 4 öğrencinin TCDD’den Doğu Ekspresi bileti kazandığını açıkladı. Etkinlik, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak tarafından Boyraz’a hediye takdimi ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Adalet Bakanı Tunç: Güçlü yarınlara hep birlikte yürüyeceğiz Haber

Adalet Bakanı Tunç: Güçlü yarınlara hep birlikte yürüyeceğiz

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde adalet hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen projeler kapsamında Adana’da yapımına başlanan Adli Tıp Grup Başkanlığı yeni hizmet binasının temel atma törenine katıldı. Törenin ardından kentte çeşitli ziyaretlerde bulunan Bakan Tunç, AK Parti Adana İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelerek, Türkiye Yüzyılı hedeflerine Adana’nın önemli katkılar sunduğunu vurguladı. "Adli tıp binamız adaleti hızlandıracak" Törende konuşan Bakan Tunç, Adana’nın bölgesel kalkınmadaki kritik konumuna işaret ederek, “Adana için ne yapsak azdır. Yeni Adli Tıp Grup Başkanlığı binası yalnızca Adana’ya değil, Osmaniye ve Mersin gibi çevre illere de hizmet verecek; adaletin daha hızlı ve etkin şekilde tecellisine katkı sağlayacaktır” diye ifade etti. “Hep birlikte güçlü yarınlara yürümeye devam edeceğiz” Bakan Tunç, Valilik, Adliye Sarayı, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adana Barosu ziyaretlerinde adalet teşkilatının fedakâr çalışmalarına dikkat çekerek, hâkim ve savcılara başarılar diledi. AK Parti Adana İl Başkanlığı’nda partililerle buluşan Tunç, “Teşkilatımızın gayreti ve milletimizin güçlü desteğiyle Türkiye Yüzyılı’nı adım adım inşa ediyoruz. Adana, bu vizyonun öncü şehirlerinden biridir. Hep birlikte güçlü yarınlara yürümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya: Adana, Türkiye Yüzyılı’nın lokomotiflerinden biri olacak Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya: Adana, Türkiye Yüzyılı’nın lokomotiflerinden biri olacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, bir dizi temas ve program kapsamında Adana’ya geldi. Sosyal politikalara yönelik çalışmaları yerinde değerlendirmek amacıyla kente gelen Kaya, hem teşkilat buluşmaları gerçekleştirdi hem de vatandaşlarla doğrudan temas kurarak saha ziyaretlerinde bulundu. Fatma Betül Sayan Kaya tarım işçilerinin sorunlarını dinledi Toplantının ardından Çukurova ilçesinde tarım sezonunda yoğun emek harcayan tarım işçileriyle buluşan Kaya, işçilerin çalışma koşulları, sosyal güvenceleri ve taleplerini dinledi. Tarım işçilerinin yaşam standartlarını iyileştirmek adına yürütülen projeler hakkında bilgi veren Kaya, sosyal devlet anlayışının en önemli ayaklarından birinin emekçinin yanında olmak olduğunu vurguladı. “Adana, Türkiye Yüzyılı’nda önemli bir yer edinecek” Programın devamında, şehit Piyade Uzman Onbaşı Ali Özmen’in kıymetli ailesine ziyarette bulunan Kaya, şehit ailelerinin bu topraklara can veren evlatların hatırasını yaşatma noktasında taşıdığı anlamın altını çizdi; onların milletçe sahiplenilmesi gerektiğini belirtti. Ziyaretlerinin bir diğer durağında engelli vatandaşlarla da bir araya gelen Kaya, engelli bireylerin sosyal hayata tam ve eşit katılımı için hayata geçirilen çalışmalara dikkat çekti ve engellilere yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Yoğun programının sonunda değerlendirmelerde bulunan Kaya, Adana’nın vatanına bağlılığı, dayanışma ruhu ve sosyal politikalardaki potansiyeliyle Türkiye Yüzyılı’nda önemli bir yer edineceğini ifade etti.

Ülkü Ocakları, Adana'da yeni hizmet binalarıyla gençliği geleceğe hazırlıyor Haber

Ülkü Ocakları, Adana'da yeni hizmet binalarıyla gençliği geleceğe hazırlıyor

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Türkiye’nin dört bir yanında gençliğe yönelik faaliyetlerini sürdürüyor. Adana’nın Çukurova, Pozantı, Karataş ve Kozan ilçelerinde açılışı yapılan yeni hizmet binaları, Millî ve manevî değerlere bağlılıkla gençliği geleceğe hazırlamayı hedefliyor. Açılış törenlerinde konuşan Ülkü Ocakları Adana İl Başkanı Cem Tutsoy, gençliğe yönelik misyonlarının yalnızca söylemlerle değil, kurumsal yatırımlarla pekiştirildiğini belirtti. "Ülkü Ocakları, Türk gençliğinin geleceğini şekillendiriyor" Adana Ülkü Ocakları Başkanı Cem Tutsoy, “Bugün, dört ayrı ilçemizde; Çukurova Pozantı, Karataş ve Kozan’da yeni hizmet binalarımızı açmanın onurunu yaşıyoruz. Bu merkezler, yalnızca birer bina değil; millî kimliğine bağlı, ahlaklı, çalışkan, azimli ve bilge bir gençliğin yetişmesi için kurulan kutlu ocaklardır. Ülkü Ocakları, Türk gençliğinin ruh köklerinden beslenerek, çağın gereklilikleriyle donanmasını hedefleyen bir iradenin adıdır. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük gençlik yapılanmalarından biri olarak; bilimde, sanatta, teknolojide ve kültürde örnek olacak nesiller yetiştirme sorumluluğunu gururla taşıyoruz. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin izinde, Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın öncülüğünde, ‘önce ülkem ve milletim’ şiarıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bizler, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefinin eğitimle, bilinçle, kültürle ve liyakatle gerçekleşeceğine inanıyoruz. Ülkü Ocakları, bu inancın hayat bulduğu yerdir. Açılışını gerçekleştirdiğimiz her yeni bina; birliğimizin, inancımızın ve geleceğe olan yürüyüşümüzün kararlılığını temsil etmektedir” şeklinde konuştu. "Türk ve Türkiye Yüzyılı, ülkücü gençliğin omuzlarında yükselecek" Ülkü Ocakları Adana İl Başkanı Cem Tutsoy, açılış törenlerinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Çukurova, Pozantı, Karataş ve Kozan’da açtığımız bu üç yeni hizmet binası, yalnızca birer fiziki yapı değil; Türk gençliğinin istikbalini inşa edecek kutlu ocaklardır. Burada yetişecek gençler; milletine sadık, devletine bağlı, ilim ve irfanla donanmış bireyler olacaktır. Ülkü Ocakları; Türk milliyetçiliğini esas alan, geçmişin birikimiyle geleceği yoğuran, çağın gerekliliklerine vakıf bir teşkilat yapısıyla Türk gençliğini hayata hazırlamaktadır. Bilimde, sanatta, teknolojide ve kültürde örnek nesiller yetiştirmek için çıktığımız bu yolda, her yeni bina; kararlılığımızın ve davamıza olan inancımızın açık bir tezahürüdür. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin izinde, Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım Bey’in öncülüğünde; ‘önce ülkem ve milletim’ anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü biz inanıyoruz ki; Türk ve Türkiye Yüzyılı, Ülkücü Türk gençliğinin omuzlarında yükselecektir.” Açılış törenlerine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlikte, dualar edildi, kurbanlar kesildi ve yemek ikramında bulunuldu. “Kutlu yürüyüşümüzün nişanesi” Türk milletinin öz evlatlarını; ahlaklı, şuurlu ve donanımlı bireyler olarak yetiştirmeyi ülkü edinen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yeni açılan bu ocaklar, Türk gençliğinin ilimle, kültürle, teknolojiyle ve vatan sevgisiyle yoğrulacağı; milli ve manevi değerler temelinde şekilleneceği birer mektep niteliği taşımaktadır. Açılışı yapılan hizmet binaları, Ülkü Ocakları’nın yalnızca fikri ve ideolojik bir yapı değil; aynı zamanda bilimsel, kültürel ve teknolojik donanımla Türk gençliğini geleceğe hazırlayan bir eğitim ve gelişim merkezi olduğunun altını çizmektedir. Ülkü Ocakları, Türk milletinin her ferdiyle buluşmasını temin etmektedir. Açılış törenleri, vatandaşların yoğun katılımıyla; dualar eşliğinde kurban kesimi ve çeşitli ikramlarla tamamlandı. Ülkü Ocakları, Türk milletinin sarsılmaz iradesiyle büyümeye ve Türk gençliğini geleceğe taşımaya devam etmektedir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: Gençlerin yenilikçi projeleri, Türkiye'nin geleceğine ışık tutuyor Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: Gençlerin yenilikçi projeleri, Türkiye'nin geleceğine ışık tutuyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaşan ve Erişen Türkiye 2053 Üniversiteler Arası Ar-Ge Fikir Yarışması”nın 2. dönem ödül töreninde önemli açıklamalarda bulundu. 62 farklı üniversiteden 205 gencin katılımıyla gerçekleştirilen bu yarışmanın gençler için Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bir platform olduğuna dikkat çeken Uraloğlu, ödül alsın almasın her bir öğrenciyi tebrik etti. Bakan, özellikle gençlerin yenilikçi fikirleriyle ulaştırma ve haberleşme sektörlerinde ar-ge kültürünü güçlendirmeyi amaçladıklarını belirterek, TÜRKSAT 6A gibi projelerle Türkiye’nin teknolojideki gücünü dünyaya gösterdiklerini ifade etti. Ayrıca, dijital güvenlik konusunda attıkları adımlarla gençlerin ve çocukların çevrimiçi risklere karşı korunmasının önemine vurgu yaptı. Teknoloji ve dijital dünyada bilinçli kullanımın topluma fayda sağlayacağını belirten Bakan Uraloğlu, gençlerden bu konuda farkındalık yaratmalarını ve yeni projelerle Türkiye’nin geleceğine katkı sağlamalarını istedi. “Yerli ve milli uydumuz TÜRKSAT 6A, Türkiye’nin teknoloji gücünü dünyaya gösterdi” Bakan Uraloğlu, “Sizler, bu salonda, yalnızca bir yarışmanın değil, Türkiye’nin geleceğine ışık tutan fikirlerin, Türkiye Yüzyılı’nın mimarlarısınız. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin en kıymetli sermaye, teknolojinin ise hayatın her alanına yön veren bir güç olduğu bir dönüşüm çağıdır. Bilgi üretmeyen, ürettiği bilgiyi teknolojiye ve ürüne dönüştüremeyen toplumların ayakta kalması mümkün değildir. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı da ‘yapamazsınız’ diyenlere inat, sarsılmaz azmimiz ve özgüvenimizle kalıcı yörüngesine ulaştırıp, test yayınlarına başlayarak bir tarih yazdık. Çok yakında Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle hizmete alacağımız TÜRKSAT 6A ile uydularımızın ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara çıkacak. Bu projeler, ‘yapamazsınız’ diyenlere inat, ölümsüz miraslardır” diye ifade etti. “Yarışmalar genç beyinlerin yenilikçi fikirleriyle Türkiye’nin geleceğini şekillendiriyor” Söz konusu yarışmanın ilk dönemini, 19 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla başlattıklarını ve karayolları, denizcilik, havayolları, demiryolları olmak üzere 4 kategoride, 12 farklı mansiyon alanında toplam bir milyon 800 bin 300 liralık ödülle taçlandırdıklarını anımsatan Uraloğlu, “Bugün ise 2. Dönemde, 62 üniversiteden 205 gencimizin 115 projesiyle çok daha büyük bir coşkuyu yaşıyoruz. Karayolu, Denizcilik, Demiryolu, Havacılık-Uzay ve Haberleşme sektörlerinde yarışan projeler, Bakanlığımızın uzman ekipleri tarafından titizlikle değerlendirildi ve 42 proje ile 84 öğrencimiz ödüle layık görüldü. Bu yıl mansiyon ödülleri ve proje teşvik ödülleriyle toplamda 3 milyon 565 bin lira ödül veriyoruz. Biz şunu söylüyoruz, siz bu projelerimize ilgi gösterdikçe biz de bu ödüllere bu teşviklere ayıracağımız kaynakları çok daha artıracağımızı hepinizin huzurunda ilan ediyorum. Bu yarışma, yalnızca bir ödül için rekabet edilen bir platform değil; Türkiye’nin geleceğine dair bir vizyonun, genç beyinlerle buluştuğu bir hareketin adıdır. Sizlerin yenilikçi fikirleriyle, ulaştırma ve haberleşme sektörlerinde ar-ge kültürünü güçlendirmeyi, sizleri bakanlığımızın projelerinde daha da aktif görmeyi hedefliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Akademik Dergimiz, bu vizyonun bir parçası. İlk sayımızda Kalkınma Yolu Projesi’ni ele aldık; şimdi ikinci sayımızda ‘Ulaştırma Sistemlerinde Sürdürülebilirlik’ temasıyla yola çıktık. Karbon emisyonlarını azaltan politikalar, yapay zeka uygulamaları, akıllı ulaşım sistemleri ve yeşil mutabakat gibi konularda makaleler bekliyoruz. 20 Nisan’a kadar DergiPark üzerinden katkılarınıza açık olduğumuzu tekrar hatırlatıyorum” şeklinde konuştu.  “Gençlerle omuz omuza Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz” Ayrıca Bakanlık olarak, fikir yaraşmasında olduğu gibi Teknofest, Bölgesel Kariyer Fuarları ve Bakanlığın bizzat organize ettiği “UFEST” gibi etkinlikler vesilesiyle öğrencilerle yakın iş birliği içinde olmaya da ayrı bir önem verdiklerini ifade eden Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Özellikle Türkiye’nin en kapsamlı ve en eğlenceli ulaşım festivali U-FEST ile karayolundan demiryoluna, denizyolundan havayoluna, haberleşmeden bilgi teknolojilerine Türkiye’ye çağ atlatan, gençlerimizin vizyonuna ilham olan eserlerimizi tanıtarak; sizleri gelecek vizyonumuzun paydaşları yapmak istiyoruz. Gençlerimizin gelecekte bu alanlarda nasıl bir rol oynamak istediklerini ve sektöre katkı sağlama potansiyellerini değerli buluyoruz, sizlerle omuz omuza çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Türkiye Yüzyılı, sizlerin vizyonuyla şekillenecek.  “Özellikle bazı oyun platformları, sadece şiddeti teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda aile yapımıza zarar verebilecek akımları özendiriyor. Bu, hepimizin ciddiyetle ele alması gereken bir mesele ve AK Parti hükümetleri olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin dijital mecralarda güvenliğini sağlamak en öncelikli konularımızdan biri.” Sosyal medyada yaş sınırı için kademeli düzenleme geliyor Uraloğlu, “Bu doğrultuda, sosyal medya kullanımında yaş sınırına ilişkin kademeli bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz.  13 yaşa kadar olan çocuklar için ayrı, 13-16 yaş grubu için ayrı düzenlemeler planlıyoruz.  Bu çalışmalarla, zararlı içeriklere karşı daha güçlü denetim mekanizmaları oluşturmayı ve dijital platformların sorumluluklarını artırmayı hedefliyoruz. Bu karar, Bakanlık olarak yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası platformlarca dikkate alındığını ve politikalarımızın küresel ölçekte karşılık bulduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. Ebeveyn onayı olmadan canlı yayın yapılamaması ve şüpheli müstehcenlik içeren görsellerin otomatik olarak bulanıklaştırılması, çevrimiçi riskleri en aza indirmeyi hedefleyen çok önemli adımlardır. Bu alandaki kararlılığımız sayesinde sadece Türkiye’de değil, dünyada da standartları belirleyen bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Ulusal düzeyde koruyucu dijital politikalar üretmeye ve küresel teknoloji devleriyle iş birliği içinde hareket etmeye devam edeceğiz.” "Teknoloji hizmetkârımız olmalı, efendimiz değil" Gençlerden beklentilerinin ise bu konuda farkındalıklarını artırmaları ve çevrelerini bilinçlendirmeleri olduğunu söyleyen Uraloğlu şunları söyledi: “Unutmayın, bilinçli bir kullanıcı sadece kendini değil, toplumu da korur. Sözlerimi bitirirken şunu vurgulamak istiyorum: Teknoloji, bizim hizmetkarımız olmalı, efendimiz değil… Sizlerin, bu dengeyi kurarak hem kendinize hem de topluma faydalı bireyler olacağınıza yürekten inanıyorum. Az öncede bahsettiğim üzere birileri bize ‘yapamazsınız’ dediğinde, biz kulak asmadık. Şimdi sıra sizlerde! Sizler, bu ülkenin yollarını açacak, geleceğini kodlayacaksınız. Biriniz, yapay zeka destekli bir lojistik sistemiyle, Türkiye’nin limanlarını dünya ticaretinin merkezi haline getirecek.  Bir diğeriniz, siber güvenlikte çığır açan bir teknolojiyle, ülkemizin kritik altyapısını koruyacak. Bir başkası, otonom tren sistemleriyle demiryollarımızı geleceğe taşıyacak. Canı gönülden inanıyorum ki bunlar hayal değil, sizlerin elinde gerçeğe dönüşecek projelerdir! Ödül alan öğrencilerimizi bir kez daha tebrik ediyor, tüm gençlerimizi yeni projelerle, yeni hayallerle bu yolda yürümeye davet ediyorum.”

MHP Adana İl Başkanı Kanlı: Lider Ülke Türkiye hedefini gerçekleştireceğiz Haber

MHP Adana İl Başkanı Kanlı: Lider Ülke Türkiye hedefini gerçekleştireceğiz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, Kozan’da düzenlenen aylık olağan ilçe başkanları toplantısında konuştu. MHP’nin yüksek ülkülerle hareket eden bir misyonu temsil ettiğini belirten Kanlı, Cumhur İttifakı çatısı altında “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini söyledi. Adana’nın her alanda kalkınmasına öncelik verdiklerini vurgulayan Kanlı, üretken belediyecilik anlayışıyla vatandaşları ayrımsız kucakladıklarını ifade etti. “Türkiye Yüzyılı yolunda kararlılıkla yürüyoruz” Cumhur İttifakı olarak ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasına odaklandıklarını, ‘Lider Ülke Türkiye’ hedefini mutlaka gerçekleştireceklerini kaydeden Başkan Yusuf Kanlı, “Ne mutlu bize ki bu yüksek ülkü yolunda liderimize, partimize, davamıza sadakatle bağlıyız ve bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin emrinde tereddütsüz yürüyoruz. Milliyetçi, üretken belediyecilik ilke ve anlayışımızla tüm vatandaşlarımızı ayrımsız kucaklıyor, Adana’mızı her alanda kalkındırmaya, huzur ve refahını artırmaya öncelik veriyoruz” diye ifade etti. “Hukuk devletiyiz ve yargıya güvenmek lazım” Yusuf Kanlı, “Yargıya karşı peşin bir hükümle halkı meydanlarda toplamak, gençleri sokağa atmak, ticareti durdurmak, ekonomiye darbe vurmak asla kabul edilemez. Ekrem İmamoğlu suçlu ise cezasını çeker, suçsuz ise beraat eder. Hukuk devletiyiz ve yargıya güvenmek lazım” şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı: Tarımın bereketi Türkiye Yüzyılı'na damga vuracak Haber

Bakan Yumaklı: Tarımın bereketi Türkiye Yüzyılı'na damga vuracak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çankırı’da bir dizi programa katıldı. Programları çerçevesinde ilk olarak Ilgaz ilçesini ziyaret eden Bakan Yumaklı, ardından Çankırı Valiliğini ziyaret etti. Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar’dan ildeki çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Yumaklı, daha sonra AK Parti Çankırı İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi. "Terörden beslenmeye çalışanlara hiçbir şekilde izin yok" Partililere seslenen Bakan Yumaklı, 40 yıldır ülkenin yorulduğunu ve çok şey kaybettiren terör sorununun gündemden çıkmak üzere olduğunu belirterek, "40 yıldır ülkemizin hakikaten yorulduğu, bize çok şey kaybettiren terör sorunu da gündemimizden çıkmak üzere. Tüm kurum ve kuruluşlar el ele ve omuz omuza verdi, gayret sarf ediyor. Yapılan çalışmalarla birlikte hem ülkemizin terör unsurlarına karşı güvenli hale geldiğini görmüş olacağız hem de yürütülen askeri operasyonların Suriye’nin kuzeyi ve Kuzey Irak’taki terör güçlerinin nefes alamaz duruma getirildiğini de görmüş oluyoruz. Bu konuda kararlılığımızda en ufak esnememiz yok. Dün ülkemize ekonomik yaptırımlarla ihtiyacımız olanları vermeyerek bizleri cezalandıracaklarını düşünenler, bugün ülkemizin pırıl pırıl mühendislerinin, genç kardeşlerimizin üstün çabalarıyla milli savunma sanayimizin ürettiği ürünleri bizden alır hale gelmiş durumdalar. Terörden beslenmeye çalışanlara hiçbir şekilde izin yok" dedi. "Tarım sektörü yüzde 3.9 büyüdü" Tarım sektörünün büyüdüğünü belirten Bakan Yumaklı, "Tarımın ‘bereketin yüzyılı’ olarak Türkiye yüzyılına damga vuracağı bir dönemi inşallah hep birlikte inşa ediyoruz. 2002 yılında Türkiye’nin üretimi ile bugün gelmiş olduğumuz 137 milyon tonluk üretimi birbiriyle karşılaştırdığımızda kat ve kat artışı görüyoruz. Türkiye’nin 2002 yılındaki tüm branşlardaki ihracat rakamı 32 milyar dolar civarındaydı. Bugün sadece tarımsal üretimden dolayı gıda ürünleri ihracatı 32.6 milyar dolara ulaştı. Türkiye ekonomisi 2024 yılında 3.2 büyüdü. Ama tarım sektörü 3.9 büyüdü. Birçok başlıkta dünyada ilk 10‘un içerisindeyiz" diye konuştu. Çankırı’ya yapılan tarım yatırımlarıyla ilgili de konuşan Bakan Yumaklı, "Son 23 yılda Çankırı’ya yapılan yatırımların tutarı 33 milyar TL. 2002 yılına göre desteklerimiz 24 katına çıkmış durumda. İlimizdeki 12 baraj, 5 gölet, 3 yeraltı depolaması, 18 sulama tesisi, 308 bin dekar sulamaya açılan arazi. Tüm bunları topladığımızda çok önemli bir katkısı olduğunu söylemek isterim. Devlet Su İşleri yatırım programında Kızlaryolu Barajı özellikle önemliydi. Ama bir de bunun sulama projesi kısmı vardı. İnşallah baraj sulaması ile ilgili gerekli proje işlemleri ve Kurşunlu ilçesinin İğdir Göleti ikmal işi 2025 yılı içerisinde tamamlanmış olacak" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.