#tutuklama

İLKHABER-Gazetesi - tutuklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tutuklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narkokapan operasyonları sonuç verdi: Yakalanan torbacıların yüzde 95’i tutuklandı Haber

Narkokapan operasyonları sonuç verdi: Yakalanan torbacıların yüzde 95’i tutuklandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir merkezli olarak 14 ilde düzenlenen ve Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı narkotik operasyonu olarak kayıtlara geçen “Narkokapan İzmir” operasyonunun detaylarını paylaştı. Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada, operasyonun hedefinde mahalleleri ve sokakları zehirlemeye çalışan, uyuşturucu ticaretinin sahadaki en kritik ayağını oluşturan “torbacı” olarak bilinen sokak satıcılarının bulunduğunu söyledi. Yaklaşık 4 ay süren titiz bir hazırlık sürecinin ardından gerçekleştirilen operasyonda saha takipleri, teknik çalışmalar ve istihbarat faaliyetlerinin büyük bir hassasiyetle yürütüldüğünü belirten Yerlikaya, bu süreçte şüphelilerin temasları, yöntemleri ve hareket alanlarının tek tek tespit edildiğini vurguladı. Bakan Yerlikaya, elde edilen bilgiler doğrultusunda operasyonun, dün sabah şafak vakti eş zamanlı olarak başlatıldığını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadelenin çok katmanlı ve çok boyutlu bir şekilde kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Yerlikaya, suç örgütlerinin yalnızca uyuşturucu maddeleriyle değil, aynı zamanda tedarik ağları ve suç gelirleriyle birlikte hedef alındığını belirtti. Torbacıların, uyuşturucu suç örgütlerinin sahadaki eli, kolu ve gözü olduğunu vjurgulayan Yerlikaya, Narkokapan operasyonlarıyla bu yapıların hareket kabiliyetlerinin yok edildiğini ve uyuşturucu ağlarının sinir uçlarının kesildiğini kaydetti. "UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE SADECE BİR İÇ GÜVENLİK MESELESİ DEĞİLDİR" İçişleri Bakanı Yerlikaya, şunları söyledi: "Uyuşturucuyla mücadelemiz yalnızca uyuşturucu maddelerini yakalamaktan ibaret değildir. Aynı zamanda bu suç örgütlerinin tedarik zincirlerini çökertiyor, suç gelirlerine de ağır darbeler vuruyoruz. Bu mücadeleyi çok boyutlu ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Uyuşturucuyla mücadele sadece bir iç güvenlik meselesi değildir. Bu, küresel bir güvenlik mücadelesidir. Biz uyuşturucuya topyekûn savaş açtık. Bu savaşı yalnızca ülkemiz adına değil, insanlık adına veriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında hedefimiz, ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz ve erişilmez bir kale haline getirmektir. 2025 yılı içerisinde zehir tacirlerine yönelik operasyonlarımızda 43 bin 524 kişi tutuklandı. Mevcut kabine dönemimizde tutuklananların sayısı 100 bin 509’a ulaştı. Aynı dönemde 233 ton uyuşturucu madde ve 278 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirdik. Toplamda 357 uyuşturucu suç örgütünü çökerttik. Bunların 46’sı uluslararası nitelikteydi. Kırmızı bültenle aranan 136 yabancı uyuşturucu suç örgütü elebaşı ve yöneticisini ülkemizde yakaladık. Yine kırmızı bültenle aranan 120 şüphelinin ülkemize iadesini sağladık. Bu rakamlar tarihi niteliktedir. Türkiye artık suçla mücadelede takip eden değil, yön veren, koordine eden ve uluslararası operasyonel iş birliklerini yöneten bir ülkedir. Narkokapan İzmir operasyonunda emeği geçen tüm kurumlarımızı ve kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Milletimizin şunu bilmesini isterim ki; ister örgüt elebaşı olsun ister sokak satıcısı, ister tanınmış olsun ister olmasın, bu suça bulaşan herkesle kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Suriye’de yaşanan gelişmeleri ve sınır hattımızdaki hareketliliği de ilgili tüm birimlerimizle yakından takip ediyoruz. Ülkemizin huzurunu hedef alan hiçbir provokasyona ve dezenformasyon faaliyetlerine müsamaha göstermeyeceğiz.”

19 yıl önceki cinayetin e şüphelileri tutuklandı Haber

19 yıl önceki cinayetin e şüphelileri tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın talimatıyla Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, zaman aşımı süresi yaklaşan soruşturma dosyalarının öncelikli incelemeye alınması için çalışma yaptı. Hakkında kayıp başvurusu yapılan ve kimliği belirsiz bulunan cesetlerle ilgili incelemeleri artıran ekipler, 2006'da kaybolan emekli matematik öğretmeni Hikmet Akçay'ın (55) dosyasını tekrar araştırdı. Akçay hakkında ailesinin 2 Mayıs 2006'da kayıp başvurusu yaptığını, bir gün önce ise Silivri'de Beyciler köyü fabrikalar bölgesinde muhtarın ihbarı üzerine jandarma ekiplerinin yakılmış halde kimliği belirsiz bir ceset bulduğunu dikkate alan ekipler, iki olay arasındaki ilişkiyi irdeledi. Hikmet Akçay'ın bağlantılı olduğu kişileri yakın takibe alan polis, Akçay'ın en son dosyada ismi olan Esin B'nin Kocaeli'deki evine gittiğini ve telefonuna ait HTS kayıtlarının burada kesildiğini belirledi. Polis, 6 aylık çalışmanın ardından İstanbul ve Gaziantep'te düzenlediği operasyonlarda şüpheliler Esin B. (42), Erdoğan Y. (63), Zemçi S. (45) ve Erdoğan Y'nin kuzeni Hakan D'yi gözaltına aldı. Şüphelilerden Esin B'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketi Spor AŞ'de tesis yöneticisi olduğu ve emniyetteki ifadesinde, Hikmet Akçay ile evindeyken aralarında arbede çıktığını, bu sırada mutfaktan aldığı bıçakla yaraladığı Akçay'ın yere düşüp hareketsiz kaldığını itiraf ettiği öğrenildi. Esin B. ifadesinde ayrıca, Bayrampaşa'da İlköğretim Okulu'nda matematik öğretmeni olan Akçay'ın, maddi durumu kötü olduğu için kendisiyle ilgilendiğini ve yardımlarda bulunduğunu anlattı. Hikmet Akçay'ın okul zamanında sürekli kendisini ve özellikle kız öğrencileri evine çağırdığını iddia eden Esin B, Akçay'ın liseye geçtiğinde kimya öğretmeni Erdoğan Y'yi sürekli aradığını ve üniversite zamanında onun zorlamasıyla Erdoğan Y. ile sevgili olduklarını dile getirdi. Kocaeli'de üniversitedeyken Zemçi S. ile ilişkisini öğrenen Akçay'ın kendisiyle görüşmek istediğini ve evine geldiğini ifade eden Esin B, aralarında çıkan tartışmada yaşanan arbede sırasında mutfaktan aldığı bıçakla Akçay'ı yaraladığını aktardı. Akçay'ın yere yığılıp hareketsiz kalması üzerine Zemçi S'yi arayarak yardım istediğini belirten Esin B, cesedi banyoya koyduktan sonra Akçay'ın üzerindeki anahtarını, telefonunu ve cüzdanını alıp Zemçi S. ile Bayrampaşa'daki evine gittiklerini, Akçay'ın evinde kendisine yönelik tehdit ve şantaj amaçlı bir şey olup olmadığını kontrol ettiklerini, daha sonra Kocaeli'ndeki evine döndüklerini söyledi. Bu sırada Erdoğan Y'nin de aracıyla evine geldiğini ve birlikte cesedi bavula koyup yola çıktıklarını anlatan Esin B, Avcılar'da benzinlikten yakıt alıp Silivri'de Beyciler köyü fabrikalar bölgesinde cesedi yaktıklarını itiraf etti. Esin B. polis ve savcı eşliğinde yer göstermeyle cinayetin nasıl işlendiğini, cesedi nasıl taşıdıklarını ve yaktıklarını olay yerinde de anlattı. Ses kaydı Öte yandan ekipler, Hikmet Akçay'ın abisi tarafından kayıp başvurusu sırasında polise teslim edilen ve Akçay'ın odasında bulunan kasetteki ses kayıtlarını iyileştirerek tekrar incelemeye aldı. Ses kaydında Hikmet Akçay'ın Esin B'ye "Seni parçalar, bavula koyar, yakarım" dediği anlaşıldı. Ayrıca, Akçay'ın 2000 yılında bir öğrencisini tacizden disiplin soruşturması geçirdiği ortaya çıktı. DNA eşleşmesi bekleniyor Silivri'de 1 Mayıs 2006'da kimliği belirsiz şekilde bulunan cesedin olay yerindeki incelemesinde ise kalbin alt kısımlarında bıçakla 6 kesik izinin tespit edildiği anlaşıldı. O dönem kimsesizler mezarlığına gömülen cesede ait Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek DNA eşleşmesi bekleniyor. Gözaltındaki 4 şüpheli, emniyet ve savcılıktaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

İstanbul merkezli 27 ildeki FETÖ operasyonunda 35 zanlı tutuklandı Haber

İstanbul merkezli 27 ildeki FETÖ operasyonunda 35 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün emniyet mahrem yapılanmasında sözde "mahrem imam" olarak faaliyet gösteren, hakkında itirafçı beyanı bulunan, örgütün gizli aranma taktiği ardışık aranması olan, "Bylock" ve Bank Asya kullanıcılarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 72 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüphelilerden 11'i faydalı itirafçı olduğu gerekçesiyle emniyetten serbest bırakılırken, 61'i sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 60'ı tutuklanmaları, 1'i ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, 35 şüphelinin tutuklanmasına, 26 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce, FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturmada, emniyet mahrem yapılanmasında sözde "mahrem imam" olarak faaliyet gösteren, hakkında itirafçı beyanı olan, örgütün gizli aranma taktiği ardışık aranması olan, "Bylock" ve Bank Asya kullanıcılarının da aralarında bulunduğu 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. Şüphelilerden 23'ünün aktif öğretmen, araştırma görevlisi, doktor olmak üzere 40 kamu görevlisi ile 40 özel sektör çalışanı olduğu belirlenmişti. İstanbul merkezli 27 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 72 şüpheli gözaltına alınmış, 8 zanlının ise yurt dışında olduğu anlaşılmıştı.

Cesedi çöpe atılan bebeğin annesi tutuklandı Haber

Cesedi çöpe atılan bebeğin annesi tutuklandı

Kocaeli'de 2007 yılında çöp konteynerine göbek bağıyla öldürülmüş halde atılan bebek cinayetine ilişkin tutuklanan anne, "Çocuğumun babasının kim olduğunu bilmiyorum. Lavaboda kanama sonrasında bebeğim düştü. Kucağıma aldığımda yaşamıyordu. Çok korktum. Bebeği bavula koyup çöpe attım" dediği ileri sürüldü. Edinilen bilgiye göre, 27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi'nde meydana gelen olayda, göbek bağıyla öldürülerek çöp konteynerine atılan bebek cesedi bulunmuştu. Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, olayı gerçekleştiren şahsın, bebeğin annesi E.N.Ö. olduğu tespit edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Kasım günü Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlediği operasyonla şüpheliyi yakaladı. Yakalanan şüpheli, İstanbul Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü'nde yapılan DNA eşleştirme işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. E.N.Ö., sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. 18 yıl önce olay yerinde bulunan parmak izi delilinden yola çıkılarak şüphelinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi. "Lavaboda bebek düştü, kucağıma aldığımda yaşamıyordu" Olayı itiraf eden kadının, "O dönem çok fazla alkol kullanıyordum. Yalnız yaşıyordum ve birden fazla erkek arkadaşım vardı. Alkolün etkisiyle hangi ilişkiden hamile kaldığımı bilmiyorum. Hamile olduğumu kimseye söylemedim. O gün lavaboya gittiğimde kanamam başladı, bebek orada düştü. Kucağıma aldığımda yaşamıyordu. Çok korktum. Bebeği bir bavula koyup çöpe attım. Yıllardır bunun yüküyle yaşıyorum" dediği ileri sürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.