#Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı

İLKHABER-Gazetesi - Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu'yu gezen Tiyatro Treni'nin son durağı Hatay İskenderun oldu Haber

Anadolu'yu gezen Tiyatro Treni'nin son durağı Hatay İskenderun oldu

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinesinde yürütülen ve tiyatro sanatını raylar üzerinden farklı şehirlere taşıyan Tiyatro Treni, yolculuğunu tamamladı. Ankara'dan 4 Mayıs tarihinde hareket eden proje, toplamda 13 ayrı durak ve istasyonda 25 performans sergileyerek kültürel bir köprü kurdu. Turnenin son adresi ise Hatay'ın İskenderun ilçesi oldu. RAYLARIN ÜZERİNDEKİ SAHNE İSKENDERUN GARI'NA ULAŞTI Herhangi bir sabit tiyatro sahnesi bulunmayan yerleşim yerlerinde hem çocukları hem de yetişkinleri sanatla bir araya getirmeyi amaçlayan Vagon Sahne Projesi, İskenderun Garı'nda ilgiyle karşılandı. Proje kapsamında özel olarak tasarlanan vagonlarda sergilenen eserler, bölge halkına ücretsiz olarak sunuldu. Etkinliğin İskenderun ayağında ilk olarak çocuklar için Masal Treni isimli oyun sahne alırken, minik izleyiciler sanatsal bir deneyim yaşama şansı buldu. ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN ÜCRETSİZ TEMSİLLER İskenderun'daki sanat programı, çocuk oyununun ardından yetişkinlere yönelik bir performansla devam edecek. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından hazırlanan ve geniş kitlelere hitap eden Komşu Köyün Delisi adlı komedi oyunu, akşam saat 20.00'de İskenderunlu tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak. Tiyatroyu coğrafi sınırların ötesine ulaştırmayı hedefleyen proje, geçtiğimiz haftalardan bu yana Anadolu'nun pek çok noktasında binlerce izleyiciye ulaştı. 13 FARKLI NOKTADA 25 PERFORMANS SERGİLENDİ Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı ve aynı zamanda projenin koordinatörlüğünü üstlenen Efe Ünsal, yürütülen çalışmanın detaylarını paylaştı. Ünsal, Ankara'dan başlayan bu sanatsal yolculuğun pek çok şehirde büyük bir heyecanla karşılandığını ifade ederek, "Bugün burada Antalya Devlet Tiyatrosu'nun çocuk oyunu 'Masal Treni' sahneleniyor. Akşam saat 20.00'de ise yetişkinlere yönelik komedi oyunumuz 'Komşu Köyün Delisi' İskenderunlu sanatseverlerle buluşacak." şeklinde konuştu. Tiyatro Treni, Hatay varışından önce sırasıyla Ankara, Karabük, Zonguldak, Çankırı, Yerköy, Hekimhan, Muş, Tatvan, Van, Palu, Gölbaşı ve Pazarcık duraklarında sanatseverlerle bir araya gelerek kapsamlı bir turne programını başarıyla yürüttü.

Türkiye'nin dijital karnesi açıklandı: 5G abone sayısı 34 milyona koşuyor Haber

Türkiye'nin dijital karnesi açıklandı: 5G abone sayısı 34 milyona koşuyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından organize edilen Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu 2026 (GSR-26) Ankara'da başladı. Organizasyonun açılış töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijitalleşmenin artık sadece bir teknoloji meselesi değil, ülkeler için stratejik bir egemenlik alanı haline geldiğini vurguladı. Uraloğlu, sempozyumun küresel iş birliğini pekiştirecek önemli sonuçlar doğuracağına olan inancını paylaştı. Bakan Uraloğlu, dijital dünyada güç dengelerinin değiştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Küresel düzenin yeniden şekillendiği bir dönemde, ülkelerin gücü artık yalnızca doğal kaynaklar, coğrafi konum veya ekonomik kapasiteyle ölçülmüyor. Veri üretme kapasitesi, dijital altyapı yetkinliği, teknolojik bağımsızlık ve siber dayanıklılık, devletlerin stratejik gücünün temel unsurları haline geldi. Bu nedenle GSR-26’yı, yalnızca bir sektör buluşması değil, dijital geleceğin yönetimine ilişkin küresel bir istişare platformu olarak görüyoruz.” TEKNOLOJİ KÜRESEL REKABETİN YENİ ÖLÇÜTÜ OLDU Dijital dönüşümün toplumsal ve ekonomik yansımalarına dikkat çeken Uraloğlu, teknolojinin araç olmaktan çıkıp yönlendirici bir güce dönüştüğünü söyledi. Türkiye'nin bu süreci bir kalkınma meselesi olarak gördüğünü ifade eden Bakan, “Dijital dönüşüm çağında nasıl bir gelecek inşa etmek istiyoruz? Teknoloji artık sadece iletişimi kolaylaştıran bir araç değil; ekonomiyi yönlendiren, toplumu dönüştüren, güvenlik anlayışını değiştiren ve küresel rekabeti yeniden tanımlayan stratejik bir güçtür. Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknolojik bir dönüşümün yanı sıra kalkınma, egemenlik ve küresel rekabet meselesi olarak görüyoruz” dedi. FİBER OPTİK AĞ UZUNLUĞU 680 BİN KİLOMETREYİ AŞTI Türkiye'nin son 25 yılda gerçekleştirdiği dev altyapı hamlelerine değinen Uraloğlu, internet erişiminde kaydedilen mesafeyi rakamlarla özetledi. 2002 yılında genişbant internet abonesi bulunmayan Türkiye'de, bugün fiber optik ağın 680 bin kilometreye ulaştığına dikkat çekildi. Uraloğlu, “2002 yılında genişbant internet abonemiz yoktu ve fiber optik kablo uzunluğumuz 81 bin kilometreydi. Bugün fiber optik ağ altyapımız 680 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı. Ayrıca, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almaktayız. Bu yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu 750 bin kilometreye, mobil abone sayımızı ise 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz” bilgisini verdi. UZAY TEKNOLOJİLERİNDE TÜRKSAT 7A DÖNEMİ BAŞLIYOR Uydu teknolojilerinde yerlilik oranını yüzde 80'in üzerine çıkaran Türkiye, Türksat 6A'nın ardından yeni hedefini Türksat 7A olarak belirledi. Bakan Uraloğlu, yerli uyduların bağımsızlık için kritik olduğunu ifade ederek, “Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6Ayı geçtiğimiz yıl hizmete aldık. Şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık; ihtiyaç analizleri ve fizibilite süreçlerini tamamladık, teknik şartname hazırlığı devam ediyor” açıklamasında bulundu. 5G ABONE SAYISINDA REKOR ARTIŞ: 34 MİLYONA ULAŞILDI Türkiye'nin 31 Mart 2026 tarihinde resmen geçtiği 5G teknolojisine olan yoğun ilgiyi verilerle paylaşan Uraloğlu, kısa sürede büyük bir benimseme oranı yakalandığını belirtti. Uraloğlu süreci şöyle anlattı: “31 Mart 2026’da Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’ ile 5G’ye geçtik. 81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden; yaklaşık 21 milyon abone, yani neredeyse ülkemizin nüfusunun 4’te biri bu teknolojiyle buluştu. Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de yaklaşık 12,5 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 34 milyona yaklaştı. Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur vericidir. Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz.” ULUSLARARASI ALANDA ROL MODEL ÜLKE TÜRKİYE Siber güvenlik ve dijital düzenlemeler konusunda Türkiye'nin küresel ölçekteki başarısının ITU tarafından tescillendiğini kaydeden Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik endeksinde tam puanla Seviye 1 Rol Model ülkeler arasına girdiğini belirtti. Ayrıca e-Devlet üzerinden sunulan tarife karşılaştırma projelerinin de uluslararası ödüllere layık görüldüğünü hatırlatan Bakan, Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi üyeliğine yeniden aday olduğunu resmi olarak ilan etti. YENİ SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ İLE ÇOCUKLAR KORUMA ALTINDA Dijital ekosistemin güvenli hale getirilmesi için yasal adımların atıldığını söyleyen Uraloğlu, 1 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni sosyal medya ve oyun platformları düzenlemesinin önemine vurgu yaptı. Çocukları dijital dünyanın risklerinden korumanın bir ödev olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu yasa, dijital dünyada özellikle çocuklarımızı korumayı merkeze alan, koruyucu ve düzenleyici bir vizyonun ürünüdür. Teknolojik ilerlemeyi etik ve insani değerlerle dengelemenin mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermektedir. Bu düzenleme, sosyal medyayı yasaklayan değil, onu daha güvenli ve sorumlu bir mecraya dönüştüren, çocuklarımızı risklerden korurken aileleri de güçlendiren insani bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosunda sona yaklaşıldı: Bakan Uraloğlu seyahat sürelerini açıkladı Haber

Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosunda sona yaklaşıldı: Bakan Uraloğlu seyahat sürelerini açıkladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'un ulaşım omurgasını güçlendirecek Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı'ndaki son duruma ilişkin kritik bilgiler paylaştı. Özellikle Arnavutköy-Halkalı arasındaki 17,5 kilometrelik güzergahta yürütülen teknik süreçlerin nihayete erdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, bu dev yatırımın hizmete girmesiyle birlikte ulaşım sürelerinde yaşanacak köklü değişime dikkat çekti. Uraloğlu, dev projenin sağlayacağı kolaylığı vurgulayarak "Sağlanan entegrasyonlar sayesinde; Halkalı-İstanbul Havalimanı arası seyahat süresi 30 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arası ise 57 dakikaya düşecek" dedi. TÜRKİYE'NİN EN UZUN VE EN HIZLI METRO RİNGİ İÇİN SON ADIMLAR Dev metro ağının Arnavutköy-Halkalı etabındaki saha çalışmalarını ve test aşamalarını değerlendiren Uraloğlu, yürütülen faaliyetlerin detaylarını şu sözlerle aktardı: "İstasyonlarda ince işleri bitirdik, peyzaj ve çevre düzenlemelerinde de şu an son rötuşları gerçekleştiriyoruz. Test ve devreye alma çalışmalarında da sona yaklaştık. Bu kesimi de bitirdiğimizde Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Projesi adı altında; tamamı yer altında olan metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın da en uzunlarından biri olacak 69 kilometrelik bir ring hattını tamamlamış olacağız" STRATEJİK NOKTALAR ARASINDA KESİNTİSİZ VE HIZLI ULAŞIM Ulaşımda zamandan tasarruf sağlayan yeni seyahat sürelerine dair verileri paylaşan Bakan Uraloğlu, entegre sistemin verimliliğine işaret etti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Sağlanan bu entegrasyonlar sayesinde; Halkalı-İstanbul Havalimanı arası seyahat süresi 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arası 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arası 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arası 57 dakikaya, Küçükçekmece-Kemerburgaz süresi 50 dakikaya, Başakşehir (Metrokent)-Kağıthane arası ise 48 dakikaya düşecek." İSTANBUL'UN RAYLI SİSTEMLERİ BİRBİRİNE BAĞLANIYOR Projenin sadece bir ulaşım hattı değil, şehrin birçok noktasını birbirine bağlayan dev bir düğüm noktası olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, entegrasyon noktalarını tek tek sıraladı. Buna göre; Fenertepe İstasyonu üzerinden Vezneciler-Sultangazi-Fenertepe hattına, Kayaşehir'de Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosuna, Olimpiyatköy'de ise Ataköy-İkitelli-Olimpiyat hattına geçiş yapılabilecek. Ayrıca Halkalı Stadı istasyonunda Kabataş-Esenyurt hattı, ana Halkalı istasyonunda ise Marmaray ve Yenikapı-Halkalı metrosuyla bağlantı kurularak kesintisiz ulaşım imkanı sunulacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, dev projenin daha önce hizmete alınan etaplarını da anımsatarak süreci şu ifadelerle özetledi: "Gayrettepe - İstanbul Havalimanı hattının Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023’te, Kağıthane - Gayrettepe arasını ise 29 Ocak 2024 tarihinde hizmete açmıştık. İstanbul Havalimanı - Halkalı Hattı’nın ise 14 kilometrelik Kargo Terminali-Arnavutköy Hastane arasını da 19 Mart 2024 tarihinde devreye almıştık"

Bakan Abdulkadir Uraloğlu açıkladı: Mersin-Adana hızlı tren hattı yıl sonunda bitiyor Haber

Bakan Abdulkadir Uraloğlu açıkladı: Mersin-Adana hızlı tren hattı yıl sonunda bitiyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölgenin ulaşım altyapısını kökten değiştirecek olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi'ndeki ilerlemeleri yerinde denetledi. Tarsus tünel geçişindeki şantiye alanını ziyaret eden Uraloğlu, yürütülen teknik süreçler hakkında yetkililerden güncel verileri aldı. 312 kilometre uzunluğundaki hattın tamamlanmasıyla birlikte Güney Anadolu’nun lojistik ve yolcu taşımacılığı kapasitesinin katlanması hedefleniyor. TARSUS ŞEHİR MERKEZİNDE 2 BİN 400 METRELİK YERALTI GEÇİŞİ Projenin kentsel dokuya zarar vermeden ilerlemesi için Tarsus geçişinde özel bir mühendislik çözümü uygulandığını belirten Bakan Uraloğlu, demir yolunun şehri ikiye bölen etkisini ortadan kaldıracaklarını vurguladı. Uraloğlu, bölgedeki imalat süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Demir yolumuz esasında şehrimizi bir anlamda ikiye bölen bir yapıya sahip. Daha çok hemzemin geçitlerin bulunduğu bir bölge. Biz burada yaptığımız değerlendirmede hem şehrin içerisinde insanımız bavuluyla yürüyüp istasyona gitsin, oradan trene binsin hem de mümkün olduğu kadar hayatı bölmesin düşüncesiyle, 2 bin 400 metrelik bir bölümü tamamen yeraltına alarak, üstündeki kesimi hayatın bütünleşmesine, sosyal faaliyetlerinin yapılmasına imkan sağlayacak bir alan haline getirmiş olduk." KENTE 100 BİN METREKARELİK YENİ SOSYAL ALAN KAZANDIRILIYOR Raylı sistemin yer altına alınmasıyla birlikte yüzeyde yaklaşık 90-100 bin metrekarelik bir arazinin boşa çıkacağını ifade eden Bakan Uraloğlu, bu alanın sosyal donatılarla zenginleştirileceğini kaydetti. Yatırımın teknik zorluğuna rağmen bölge halkı için büyük bir konfor sağlayacağını belirten Uraloğlu, Mersin genelindeki ulaşım projelerinin eş zamanlı sürdüğünü dile getirdi. MERSİN ADANA ETABINDA TEST SÜRÜŞLERİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Projenin en kritik aşamalarından biri olan Mersin-Adana kesimi için tarih veren Uraloğlu, "Demir yolunda inşallah Mersin ile Adana arasını bu senenin sonunda bitirerek önümüzdeki senenin ilk aylarında testlerini yapıp hizmete açmayı planlıyoruz." dedi. Hızlı tren hattının sadece doğu ekseninde kalmayacağını, kuzeye doğru da genişleyeceğini ekleyen Bakan, Aksaray-Ulukışla Yenice hattının ihalesinin tamamlandığını bildirdi. KALKINMA YOLU İLE BASRA KÖRFEZİ’NE KESİNTİSİZ ULAŞIM Yatırımın stratejik boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen dönemde Kalkınma Yolu Projesi ile entegre olacağını açıkladı. Gaziantep’ten Kapıkule’ye uzanan koridorun, Ovaköy ve Fav Limanı üzerinden Basra Körfezi’ne bağlanacağını belirten Uraloğlu, "Ovaköy'den Fav Limanı'na, Basra Körfezi'ne kadar gidecek olan bir hattan bahsediyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun." ifadelerini kullandı. SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 15 DAKİKAYA DÜŞÜYOR Saatte 200 kilometre hıza uygun olarak tasarlanan yeni hat, mevcut 6,5 saatlik yolculuk süresini 2 saat 15 dakikaya indirecek. Yıllık 3 milyon yolcu ve 37 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak proje, Türkiye'nin uluslararası lojistik ağlarındaki yerini güçlendirecek. Mersin Limanı ise bu yeni raylı sistem ağıyla Akdeniz'in en stratejik çıkış kapısı konumunu pekiştirecek.

TÜRKSAT 6A ile Türkiye uzay liginde devler arasına girdi Haber

TÜRKSAT 6A ile Türkiye uzay liginde devler arasına girdi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzay teknolojileri alanındaki stratejik hamlelerini değerlendirdi. TÜRKSAT 6A'nın tam kapasiteyle hizmete girmesinin ardından Uzay Vatan'daki hakimiyetin pekiştiğini vurgulayan Uraloğlu, uydunun 42 derece doğu yörüngesindeki görevini başarıyla sürdürdüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla hizmete alınan projenin, haberleşme kapasitesinde tarihi bir eşik olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, yerlilik oranının yüzde 80'i aşmasının kritik önemine değindi. TÜRKSAT 6A'NIN ÜRETİM SÜRECİ VE TEKNOLOJİK BİLEŞENLERİ Projenin 15 Aralık 2014 tarihinde başladığını ve yaklaşık on yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, sürece dair teknik detayları paylaştı. TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinin (USET) 21 Mayıs 2015'teki açılışıyla ivme kazanan çalışmalarda, yerli mühendisliğin gücü ön plana çıktı. Uraloğlu, üretim aşamasına dair şu bilgileri verdi: "Yüzde 80'inin üzerinde yerlilik oranına ulaştırdığımız uydumuz için 84 yerli ve milli uydu ekipmanın üretimi yapıldı. TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, CTech ve TUSAŞ'ın ürettiği bileşenler test edilip uyduya entegre edildi. Tüm testleri başarıyla geçen uydumuzu, ABD'nin Florida Eyaleti'ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü'ndeki Space X tesislerinden 9 Temmuz 2024'te uzaya fırlattık. 28 Aralık 2024'te ise nihai görev yörüngesi olan 42 derece doğu boylamına ulaşan uydumuzun ilk test yayınını da 17 Şubat 2025'te gerçekleştirdik. Böylece TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık." KÜRESEL PAZARDA TÜRKSAT MARKASI VE İHRACAT BAŞARISI Türkiye'nin 1994 yılında TÜRKSAT 1B ile başlayan uydu yolculuğunun bugün 6 aktif uyduyla devleştiğini kaydeden Uraloğlu, uydunun sadece teknolojik bir başarı değil, aynı zamanda ekonomik bir ihraç kalemi haline geldiğini belirtti. Dubai'de düzenlenen CABSAT 2025 fuarında gerçekleşen ilk kapasite satışına değinen Uraloğlu, "TÜRKSAT 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor" dedi. Jeosenkron yörüngede görev yapan uydunun televizyon yayıncılığı ve acil durum haberleşmesi gibi kritik alanlarda hizmet verdiğini hatırlatan Bakan, TÜRKSAT'ın artık küresel bir teknoloji markası olduğunu vurguladı. 5.5 MİLYARLIK NÜFUSA HİTAP EDEN GENİŞ KAPSAMA ALANI Uydunun hizmete girmesiyle birlikte kapsama alanının Güney Asya'ya kadar uzandığını belirten Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin teknolojik egemenliğini şu sözlerle ifade etti: "Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün TÜRKSAT, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya ve Endonezya ile Sri Lanka'nın önde gelen platformu Freesat Lanka'nın 50 kanalını TÜRKSAT 6A'nın hizmet kapsamına dahil ettik. TÜRKSAT uydularımız artık 110'u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor." YAYINCILIKTA TARİHİ REKOR VE TÜRKSAT 7A VİZYONU 2025 yılı itibarıyla TÜRKSAT üzerinden yayın yapan kanal sayısının 532'ye ulaştığını ve bunun son on yılın zirvesi olduğunu açıklayan Uraloğlu, yabancı menşeli kanallarda da yüzde 50'lik bir artış yaşandığını kaydetti. Gelecek hedeflerine de değinen Bakan, TÜRKSAT 7A uydusu için 19 Haziran 2025 tarihinde finansman protokolünün imzalandığını hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı: "2029 yılında hizmete almayı planladığımız bu uydumuz daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle, 7A uydusu Türkiye'nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır. Hizmete alındıktan sonra ülkemizin uzaydaki bağımsızlığının güçlü bir simgesi olarak varlığını sürdürecektir."

KIŞ LASTİĞİ UYGULAMASI BİTTİ Mİ? 2026 ZORUNLU KIŞ LASTİĞİ NE ZAMAN SONA ERİYOR? Haber

KIŞ LASTİĞİ UYGULAMASI BİTTİ Mİ? 2026 ZORUNLU KIŞ LASTİĞİ NE ZAMAN SONA ERİYOR?

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte sürücüler “kış lastiği uygulaması bitti mi?” sorusuna yanıt arıyor. 2026 yılı zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım’da başladı ve 15 Nisan 2026 tarihinde sona erecek. Uygulama ticari araçlar için zorunlu, özel araçlar için ise güvenlik amacıyla tavsiye ediliyor. Kış aylarında güvenli sürüş sağlamak amacıyla uygulanan zorunlu kış lastiği uygulamasının ne zaman sona ereceği araç sahipleri tarafından merak ediliyor. Özellikle sıcaklıkların yükselmeye başlamasıyla birlikte “Kış lastiği uygulaması bitti mi?” sorusu gündemdeki yerini aldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenen takvime göre, 2026 yılı kış lastiği uygulaması 15 Kasım 2025 tarihinde başladı ve 15 Nisan 2026 tarihinde sona erecek. Bu tarihten sonra sürücüler yaz lastiklerine geçiş yapabilecek. Zorunlu uygulama, şehirler arası yük ve yolcu taşımacılığı yapan ticari araçlar için geçerli olurken, kamyon, otobüs, minibüs, kamyonet ve çekici gibi araçları kapsıyor. Hususi araç sahipleri için ise kış lastiği kullanımı zorunlu olmamakla birlikte can ve mal güvenliği açısından öneriliyor. 2026 yılı için kış lastiği takmama cezası ise 5.856 TL olarak uygulanıyor. Yetkililer, sürücülerin hava koşullarını dikkate alarak lastik değişimini zamanında yapmaları gerektiğini hatırlatıyor.

Türkiye'nin dijital dönüşümü hızlandı: Mobil internet abone sayısı 75,6 milyona ulaştı Haber

Türkiye'nin dijital dönüşümü hızlandı: Mobil internet abone sayısı 75,6 milyona ulaştı

Türkiye genelinde dijitalleşme hamlesi devam ederken, teknolojik altyapı ve internet kullanım oranlarındaki yükseliş ivme kazandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından paylaşılan 2025 yılının son çeyreğine ilişkin veriler, ülkedeki mobil ve geniş bant ağlarının ulaştığı yeni seviyeleri gözler önüne serdi. Paylaşılan istatistiklere göre, mobil internet kullanan abone sayısı 75,6 milyon sınırına dayanırken, dijital dönüşümün hızı her geçen gün artış gösteriyor. FİBER ALTYAPIDA YÜZDE 22'LİK BÜYÜME KAYDEDİLDİ İnternet altyapısının temel taşı olan fiber ağlara yönelik talep, açıklanan verilerde en dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı. Bakan Uraloğlu, toplam fiber abone sayısının geçtiğimiz yıla oranla yüzde 22 seviyesinde bir artış yakalayarak 9,8 milyonu geride bıraktığını ifade etti. Altyapı yatırımlarının bir göstergesi olan eve kadar fiber aboneliklerindeki yükseliş ise yüzde 26,7 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde Türkiye'nin toplam geniş bant internet abone kapasitesi 97,4 milyona erişti. VERİ TRAFİĞİ 24 MİLYON TERABAYT SEVİYESİNİ AŞTI Dijital içerik tüketimi ve online hizmetlere olan talebin artmasıyla birlikte internet üzerinden gerçekleşen veri trafiği de rekor kırdı. Yıllık bazda yüzde 17,1 oranında büyüme kaydeden toplam veri trafiği, 24,2 milyon terabayt hacmine ulaştı. Trafik artışı detaylandırıldığında; sabit internet kullanımının yüzde 15,8, mobil internet üzerinden gerçekleşen veri akışının ise yüzde 23 oranında yükseldiği görüldü. Mobil hatlardaki toplam kullanıcı sayısı ise yüzde 5,7'lik bir genişleme ile 99,7 milyona çıkarak 100 milyon sınırına yaklaştı. SABİT TELEFON KULLANIMI GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR İletişim alışkanlıklarındaki değişim, ses trafiği ve abonelik türlerine de doğrudan yansıdı. Mobil şebekeler üzerinden gerçekleştirilen sesli görüşmeler 76,8 milyar dakika gibi yüksek bir seviyede gerçekleşirken, sabit hatlardaki trafik 1,3 milyar dakikada kaldı. Bu dönüşümün etkisiyle sabit telefon abone sayısı düşüş eğilimini sürdürerek 8,4 milyon rakamına geriledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu'ndan otoyol satışı iddialarına yalanlama Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu'ndan otoyol satışı iddialarına yalanlama

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CNN Türk ekranlarında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda geniş yankı bulan otoyolların özelleştirileceği ve tapu devriyle satılacağı yönündeki tartışmalara açıklık getiren Uraloğlu, mevcut yatırımların kamunun mülkiyetinde kalmaya devam edeceğini kesin bir dille ifade etti. Bakan Uraloğlu, devlet eliyle hayata geçirilen projelerin mülkiyet yapısına dikkat çekerek, “Bütün kamu eliyle yapılan yatırımlar kamunun malıdır. Bunların tapusuyla satılması söz konusu değildi” ifadelerini kullandı. Bu açıklama ile otoyolların mülkiyet devrinin gündemde olmadığına vurgu yapıldı. İŞLETME HAKKI DEVRİ İÇİN MALİYET ANALİZİ YAPILIYOR Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda bulunan yaklaşık 2 bin kilometrelik yol ağının bakım ve onarım süreçlerine değinen Bakan Uraloğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordineli bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Bu çalışmanın temel odağını ise işletme maliyetlerinin optimize edilmesi oluşturuyor. Sürecin detaylarını paylaşan Uraloğlu, “Karayolları Müdürlüğü'nün işlettiği 2 bin km'lik yolun bakımı için para harcıyoruz. Hazine Bakanlığı ile yaptığımız çalışmaya göre bu yolların işletme hakkını devredersek daha yararlı mı olur daha zararlı mı olur bunun çalışmasını yapıyoruz” dedi. Bakan, kamunun üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi adına alternatif modellerin değerlendirildiğini aktardı. “KAMUOYUNUN TAKDİRİNE GÖRE KARAR VERECEĞİZ” Alınacak kararlarda toplumsal rızanın ve kamu yararının ön planda tutulacağını kaydeden Uraloğlu, hiçbir adımın halkın görüşü alınmadan atılmayacağını ifade etti. Satış iddialarının aksine sadece bir modelleme üzerinde durduklarını söyleyen Bakan, “Daha sonra kamu oyu ne derse onu yapacağız. Satılması gibi bir durum yok işletme hakkı devredilmesi çalışması yapıyoruz ama kamu ne derse o olur. Bir satış söz konusu değil, kamu oyunun takdirine göre karar vereceğiz” açıklamasında bulundu. ÖZEL SEKTÖRÜN İŞLETME DİNAMİKLERİ MERCEK ALTINDA Kamu kurumlarının karşılaştığı yüksek işletme ve bakım giderlerinin rasyonel bir şekilde yönetilmesi gerektiğini savunan Uraloğlu, özel sektörün verimlilik esaslı çalışma prensiplerinin incelendiğini dile getirdi. Gelecek dönemde izlenecek yol haritasının bu karşılaştırmalı analizlerle netleşeceği bildirildi. Uraloğlu, özel sektör modeline ilişkin yaklaşımı şu sözlerle özetledi: “Kamunun işletme giderleri var. Çok ciddi bakım onarım masrafları var. Biz bunu peşin para ile yapacağız ve bunun maliyeti var. Özel sektörün dinamik işletme mantığı ile ne olur biz bunu ortaya koyacağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.