#Ülkem Okuyor Derneği

İLKHABER-Gazetesi - Ülkem Okuyor Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ülkem Okuyor Derneği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cezaevi duvarları arasında "Umut" yeşeriyor Haber

Cezaevi duvarları arasında "Umut" yeşeriyor

Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 Suça Sürüklenen Çocuklar (SSÇ) raporu, çocukların karşı karşıya kaldığı risk tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Resmi kayıtlara göre 2025 yılı içerisinde yaklaşık 186 bin çocuk “suça sürüklenen” sıfatıyla adli kayıtlara geçti. Bu çocukların yüzde 71’ini 15-17 yaş aralığındaki gençler oluştururken, kasten öldürme olaylarının 266’sında çocukların yer aldığı ve bu olaylara karışan toplam çocuk sayısının 478 olduğu bildirildi. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ise suça sürüklenen çocuklara ilişkin risk faktörlerini bilimsel verilerle analiz ettiklerini açıkladı. Komisyonun, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının katılımıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü belirten Durgut, yapılacak anket ve analizler doğrultusunda eylem planı ile politika önerileri paketi hazırlanacağını ifade etti. Ortaya çıkan çarpıcı tablo sonrası, suça sürüklenen çocukların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik projelerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Bu kapsamda Ülkem Okuyor Derneği öncülüğünde ceza infaz kurumunda bulunan çocuklara yönelik kitap ve eğitim temelli sürdürülebilir bir destek programı hayata geçirildi. Proje ile çocukların tahliye sonrası yeniden suça yönelme riskinin azaltılması ve hayata daha güçlü bir başlangıç yapmalarının sağlanması hedefleniyor. Cezaevi sürecinin bir kayıp dönem olmaktan çıkarılarak gelişim ve dönüşüm sürecine dönüştürülmesi amaçlanıyor. “BİR HATA BİR HAYATI BELİRLEMEMELİ” Proje hakkında değerlendirmede bulunan Havva Aydanur Ertuğrul, çalışmanın yalnızca sosyal yardım faaliyeti olmadığını, uzun vadeli bir toplumsal yatırım niteliği taşıdığını ifade etti. Ertuğrul, “Çocukların suça yeniden sürüklenmemeleri için buradayız. Buradan çıktıklarında hayata karışabilsinler, üretken bireyler olabilsinler istiyoruz. Bir çocuğun kaderi tek bir hataya sıkışmamalı. Cezaevi duvarlarının ardındaki her çocuk, aslında toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Programın içeriğine ilişkin de bilgi veren Ertuğrul, “Biz sadece kitap dağıtmıyoruz, düşünceyi ve umudu büyütüyoruz. Okuyan çocuk sorgular, sorgulayan çocuk değişir. İçeride geçen zamanı kayıp değil, bir dönüşüm süreci haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. KURUMDAN DESTEK Hatay'daki Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu Müdürü İbrahim Yücesoy ise çocukların rehabilitasyon sürecinde eğitsel faaliyetlerin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Yücesoy, “Bu çocukların yeniden topluma kazandırılması kurum olarak en temel görevlerimiz arasında yer alıyor. Eğitim çalışmaları ve özellikle kitapla kurulan bağ, onların iç dünyasında ciddi bir değişim oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen iş birlikleri rehabilitasyon sürecini daha da güçlendiriyor” şeklinde konuştu. Yürütülen programın kurum içindeki eğitim faaliyetlerine katkı sunduğunu belirten Yücesoy, çocukların motivasyonunda da gözle görülür bir artış yaşandığını dile getirdi. KİTAPLA DÖNÜŞÜM HEDEFİ Proje kapsamında ceza infaz kurumunda özel bir okuma alanı oluşturuldu. Eserlerin, edebiyat, kişisel gelişim, değerler eğitimi ve mesleki farkındalık başlıklarında özenle seçildiği belirtildi. Çocukların düzenli okuma alışkanlığı kazanması ve rehberlik destekleriyle düşünsel gelişimlerinin güçlendirilmesi planlanıyor. Ertuğrul, çalışmanın uzun vadeli bir dönüşüm hedefi taşıdığını belirterek, “Bu çocuklar tahliye edildiğinde toplum onları hazır karşılamalı. Eğer bugün dokunmazsak yarın çok daha ağır sosyal sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bazen bir kitap, bir hayatın yönünü değiştirebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın Haber

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Bu felaketin en ağır etkilerini yaşayan illerden biri olan Hatay’da, sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, depremden hemen sonra sahada görev alarak çocukların eğitimden kopmaması, insanların barınma ihtiyacının karşılanması ve kalıcı yaşam alanlarının kurulması çalışmalarına öncülük etti. O tarihten itibaren çadırda ve konteynerde yaşamını sürdüren Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle son olarak yaşadığı konteynerle vedalaşmak zorunda kaldı. Konteyner, onun için sadece bir barınak değil, aynı zamanda yorgun argın döndüğü, yemek yediği, bazen ağladığı, bazen umut biriktirdiği bir “yuva” oldu. Ertuğrul, bu durumu "Burası benim yuvamdı. Tenekeydi ama içi hayattı" cümlesiyle ifade etti. “YUVA DEDİĞİMİZ ŞEY BETON DEĞİL, ALIŞKANLIK, EMEK VE DAYANIŞMADIR” Konteynerler genellikle geçici barınak olarak görülse de, depremzedeler için çok daha derin bir anlam taşıyordu. Burada çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu ve umut etti. Ertuğrul, “Yuva dediğimiz şey beton değil, alışkanlık, emek ve dayanışmadır” diyerek bu bağın önemine dikkat çekti. Sahada sadece geçici barınaklar değil, kalıcı evler de inşa edildi. Bir çocuğun eline anahtar verilerek “Burası bizim evimiz” demesi, tüm yorgunluğu unutturdu. Ertuğrul, “Ev yapmak, sadece bir yapı inşa etmek değildir, insanlara yarın duygusu vermektir” sözleriyle sürecin anlamını özetledi. Kütüphaneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurması, iyileşmenin sessiz ama güçlü bir yolu oldu. Konteynerden ayrılmanın sahadan kopuş anlamına gelmediğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu bir son değil bir eşik. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı." Havva Aydanur Ertuğrul, yaşadığı deneyimi ve deprem yıl dönümüne yaklaşırken hislerini şöyle dile getirdi: "6 Şubat, hayatlarımızın nasıl bir anda değişebileceğini bize gösterdi. Her konteyner, her çadır, her kütüphane ve her ev bir umut ışığı oldu. Yorgunluklarımızı, gözyaşlarımızı ve emeğimizi bir araya getirerek insanlara ‘yarın’ duygusunu verdik. Bu süreç bitmedi ve her gün sahada yaşadığımız sorumluluğu taşımaya devam ediyoruz."

Ebru ve annesi, yeni evlerine kavuşuyor Haber

Ebru ve annesi, yeni evlerine kavuşuyor

Ülkem Okuyor Derneği, iyilik hareketi kapsamında yürüttüğü projelerle ihtiyaç sahibi ailelere sıcak, güvenli ve sağlıklı yaşam alanları kazandırmaya devam ediyor. Dernek, son olarak başlattığı “Ebru’nun Hayali Projesi” ile depremde Hatay'daki evlerini kaybeden 12 yaşındaki Ebru ve annesinin hayatını değiştirmeye hazırlanıyor. Depremde evlerinin büyük kısmı yıkılan ve babasını kısa süre önce kalp krizi sonucu kaybeden Ebru, annesiyle birlikte yıkık dökük bir evde yaşam mücadelesi veriyordu. Dünya Kız Çocukları Günü etkinliğinde “Bir odam olsun” dileğini dile getiren Ebru’nun hayali, Ülkem Okuyor Derneği tarafından gerçeğe dönüştürülüyor. Dernek Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, projeyle ilgili olarak şunları söyledi: “Ebru’nun durumu bizi derinden etkiledi. Yaşadığı zorlukları öğrendikten sonra, onun hayalini gerçekleştirmek için çalışmalara başladık. 9. evimizin ruhsat süreci devam ederken, ‘Ebru’nun Hayali’ ile yıkık bir yaşamı yeniden inşa ediyoruz. Proje kapsamında Ebru ve annesi için hazırlanan yeni ev neredeyse tamamlandı. Ebru’nun yeni odasında misafirlerini ağırlayacağı o mutlu gün çok yakın. Bizler de o mutlu anı görmek için yetkilileri gün sayıyoruz.” Destek çağrısı Havva Aydanur Ertuğrul, desteğe ihtiyaç duyduklarını da belirterek şöyle konuştu: “Bu iyilik hareketinin bir parçası olmak isteyen herkesi derneğimizin internet sitesi veya banka hesabı üzerinden bağış yapmaya davet ediyoruz. Bağış açıklamasına mutlaka ‘Ebru’nun Hayali’ yazılmasını rica ediyoruz. Her zamanki gibi bu yolda birlikte, el ele ilerleyeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.