#Ümraniye

İLKHABER-Gazetesi - Ümraniye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ümraniye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümraniye’deki cani cinayetler dehşete düşüren detaylar: Yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı! Acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı" Haber

Ümraniye’deki cani cinayetler dehşete düşüren detaylar: Yapılan kayıp başvurusu vahşeti ortaya çıkardı! Acılı oğul: "Amacı para kazanıp ev almaktı"

Ümraniye’de canice öldürülen 2 kadının cinayetleri sonrası haber alamadıkları 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva için endişelenen Özbekistan’daki ailesinin Türkiye’ye gelmesiyle yapılan kayıp başvurusunun ardından Chulieva'nın cansız bedeni Balıkesir'de bulunmuştu. Chulieva’nın acılı oğlu Turakulov, "Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı, bu umutla çalışıyordu' dedi. Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları ise, "Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinden haber alamayınca başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç öyle başladı. Acaba bu evde mi diye bir korkuyla araştırdık, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. Soruşturma kasten öldürmeden yürümekte, her fail bilsin ki bu suçlar yanlarına kalmayacak" ifadelerini kullandı. Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak sonrası haber alamayan ailesi büyük bir endişe yaşadı. Geçtiğimiz haftalarda canice öldürülen Sayyora Ergashaliyeva ve Durdona Khokimova’nın haberlerini de ülkelerinde izleyen aile Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaşarak anneleriyle ilgili endişelerini paylaştı. Dernek Başkanı Ozoda İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt ise aileye prosedür ile ilgili bilgi verdi. Sonrasında Chulieva’nın yakınları Türkiye’ye gelirken kayıp başvurusunda bulunuldu. Olayla ilgili geniş çaplı çalışmalar sürerken edinilen bilgiye göre bir ihbar sonrası Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu, uzuv eksiklikleri bulunduğu ifade edilirken olayın detaylarını Avukat Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt paylaştı. Arslan ve Bozkurt, sürecin Ümraniye’deki cinayetlerin haberleri ardından duyulan endişeyle yapılan başvuruyla başladığını aktardı. "GELİŞ AMACI PARA KAZANARAK BİR EV ALMAKTI" Chulieva’nın acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl mayıs ayında Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemle çalışıp bir ev almayı planlıyorduk. Anneme defalarca, "Kirada olsa da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma" dedim. Ama annem hep "Kendi evimiz olmalı, çalışarak bir ev alalım" diyordu, bu umutla çalışıyordu' dedi. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu, annesinin bir anda ortadan kaybolduğunu ve uzun süre haber alamayınca Özbek Kadın Hakları Derneği’ne başvurduğunu söyledi. Turakulov, annesine yapılanları kabul etmediğini söylerken zanlılardan birinin annesi ile sevgili olduğu iddialarının doğru olmadığını belirtti. "HER ZAMAN ONLARI DESTEKLEMEK İÇİN BURADAYIZ" Kendilerine başvuran herkese ellerinden gelen yardımı yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, "Türkiye’ye çalışmak, ailelerine iyi bir hayat, gelecek, umut vermek için geliyorlar. Bu haberler hepimizi sarsıyor. Ardı ardına olan bu vahşet cinayetlerde hepsinin ailesiyle bir aradayız. Tabi ki bu çok zor bir durum. Onlarla konuştuğumuzda kadınlarımızın iyi niyetle, ailesine güzel bir hayat sunmak için geldiğini anlatıyorlar. Sosyal medyada türlü türlü mesajlar geliyor, bizi ve onların ailesini çok zor durumda bırakıyor. Kadınların her birine söylemek istiyoruz ki; burada yalnız değiller, biz varız ve her zaman onları desteklemek için buradayız. Kapılarımız tüm kadınlara açık" ifadelerini kullandı. "ACABA ÜMRANİYE’DEKİ EVDE Mİ DİYE KORKUYLA ARAŞTIRMAYA BAŞLADIK" Ailenin annelerinden 22 Ocak sonrası haber alamamaları üzerine kendilerine ulaştıklarını söyleyen Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Dilafruz Hanım’dan ailenin haber alamadığını bilgisini aldık. Sayyora Hanım’ın cinayetini soruştururken burada yapılan haberler Özbekistan’a da ulaşmış. Bu haber yayıldıktan sonra aile bize ulaştı, ‘Annemizden haber alamıyoruz, İstanbul ilinde olduğuna dair bir duyumumuz var, araştırabilir misiniz?’ diye sordu. Biz de tabi ki buyurun, gelin, İstanbul’da bu soruşturmayı başlatalım dedik. Özbekistan’dan Türkiye’ye geldiler. Öncelikle bulunduğu son adresin Balıkesir ili olduğunu bildiğimiz için bir kayıp başvurusunda bulunduk. 15 Şubat itibariyle kayıp başvurusu yapıldı. İlk koktuğumuz olayda; anneden haber alınamıyor, 23-24 Ocak tarihlerinde Sayyora ve Durdona’nın cinayeti gerçekleşiyor. Acaba bu evde mi, diye bir korkuyla araştırma yapmaya başladık. İnceledik, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. O noktada bir tık rahatladık ama çok uzun sürmedi. 28 Şubat tarihinde cansız bedenine ulaşmış olduk" dedi. "HER FAİL BİLSİN, DUYSUN VE KORKSUN Kİ BU SUÇLAR YANLARINA KALMAYACAK" 'Köylüler bir beden bulduğunu söylüyorlar, ihbarla gidiliyor, beden bulunuyor' diyerek sözlerine devam eden Avukat Arslan, "Ne yazık ki teşhise elverişli bir hali yok. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı beden uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. DNA sonuçları çıktı ve bedenin Dilafruz Hanım’a ait olduğunu öğrenmiş olduk. 4 tane şüpheli vardı, 1 tanesi tutuklu yargılanmak üzere cezaevine sevk edildi, 3 tanesi de adli kontrol şartıyla serbeste bırakıldı. Son görüldüğü yerin bu tutuklu olan şüphelinin yanı olduğu ortak bir ifade. Bu cinayetlerin kayıp vakası olarak kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Kadın hakları dernekleri olarak bu kadınların kimsesiz olmadığını duyurmak istiyoruz. Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kar kalmayacak" şeklinde konuştu. "NAAŞI ANA VATANINA GÖNDERİLDİ, SORUŞTURMA KASTEN ÖLDÜRMEDEN YÜRÜMEKTE" ‘Dilafruz Chulieva 47 yaşında Özbek vatandaşı, 2 çocuğu var’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Ülkemize daha öncesinde gelmiş ve Balıkesir’de bir çiftlikte çalıştığını biliyoruz. 15 Şubat’ta aile geldikten sonra kolluğa kayıp olduğuna ilişkin ihbarda bulunmalarını sağladık. Özellikle çalıştığı işyeri, çevresindeki insanlar sorgulandı. Bir ovada kadın cesedi bulundu. Bu süreçte ailenin ülkede kalmasını sağladık, muhtemel bir bulunmada DNA örnekleri alınabilsin diye. Oğlundan DNA örnekleri alındı, sonra naaşın kimsesizler mezarlığına defnedilmemesini sağladık. Özbek Kadın Hakları Derneği ve Özbekistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun girişimleriyle naaşı teslim aldık, ana vatanına gönderilmesi için de işlemlere başladık. Naaşı ana vatanına gönderildi. 2 çiftliğin yan yana olduğunu biliyoruz, her 2 çiftlikte de Özbek vatandaşları çalışıyor. İfadeleri alındı, kayıp olarak aranıyordu ama şu an soruşturma kasten öldürmeden yürümekte" diye konuştu. "GÖNÜL İLİŞKİSİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUZ, ZİRA AİLESİNDEN DE BU YÖNDE BEYAN GELMEDİ" Tutuklu zanlının Chulieva ile sevgili olduğu yönündeki iddiaya ilişkin konuşan Avukat Bozkurt, "Şüphelilerden birinin ifadesi bu yönde ancak şüpheli ifadesinden yürümek çok doğru değil. Ailesi, bize böyle bir gönül ilişkisi olmadığı ancak tanışıklığı olduğunu, arkadaş olabilecekleri söyledi. Bu aşamada bir gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde bir beyan gelmedi. Ümraniye’deki Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç aslında o şekilde başladı. Telefonuna ulaşılamaması da en büyük handikap oldu. Çiftlik bakımıyla ilgileniyordu, adli süreç devam etmekte, henüz soruşturma aşamasında birçok beyan var" dedi.

Ümraniye’deki dehşet evinde ikinci cinayet! Ailenin tek isteği: “Kızımızın cenazesi bulunsun” Haber

Ümraniye’deki dehşet evinde ikinci cinayet! Ailenin tek isteği: “Kızımızın cenazesi bulunsun”

Ümraniye'de dehşet evindeki 2 cinayet Türkiye'yi sarsarken Sayyora Ergashaliyeva'nın acılı anne ve babası, "Sadece çalışmak için geldi, Tüm Türkiye'ye sesleniyorum, cenazesinin bulunmasını istiyoruz. Kızımızın mezarı olmasını, defin etmeyi istiyoruz. Maksadımız kızımızın cenazesini alıp gitmek. Anne baba olarak cenaze bulunana kadar Türkiye'de beklemeye devam edeceğiz. Cenazeyi almadan hiçbir şekilde Türkiye'den ayrılmayacağız. 2 katilin de en ağır cezayı almasını, zindanda çürümesini istiyoruz" dedi. İstanbul'un Şişli ilçesinde 24 Ocak'ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova'nın öldürüldüğü Ümraniye'deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. Edinilen bilgiye göre, Sayyora Ergashaliyeva'nın Özbekistan'da yaşayan ailesi, 23 Ocak'tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye'deki Özbek Kadın Hakları Derneği'ne ulaştı. Sonrasında ailenin Türkiye'ye gelmesi ve 6 Şubat'ta yapılan başvurular ile derinleştirilen soruşmada genç kadının da edinilen bilgilere göre D.A.U.T. ve G.A.K tarafından vahşice öldürüldüğü belirlendi. Acılı anne Sokhiba Muksinova ve baba Bakhromjon Bustanov, olay sonrası ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine konuştu. "Katillerin zindanda çürümesini istiyorum" Acılı baba Bakhromjon Bustanov, "2 Kadın cinayeti işlendi, onlardan biri kızım. Kızımın cenazesinin bulunmasını istiyorum. Mezarı olmasını, defin etmeyi istiyoruz. Bu insanlık değil, çok kötü etkilendik, hala da kendimde değilim, katillerin zindanda çürümesini istiyorum. Müslümanlara uygun şekilde defnetmek istiyoruz. Maksadımız kızımızın cenazesini alıp gitmek, cenazesinin bulunmasını istiyorum, tüm Özbekistan bunu bekliyor. Anne baba olarak cenaze bulunana kadar Türkiye'de bekliyoruz, beklemeye de devam edeceğiz" dedi. Sözlerini sürdüren anne Muksinova, "Kısa sürede bulunsun, cenazeyi almadan hiçbir şekilde Türkiye'den ayrılmayacağız, kızımın cenazesiyle beraber Türkiye'den ayrılmak istiyoruz ve kesinlikle mezarı olsun istiyoruz. Akrabaları, tüm yakınları defin edilmesini Özbekistan'da bekliyor. 2 katilin de en ağır cezayı almasını diliyorum, zindanda çürüsün istiyoruz. Kızım Türkiye'ye sadece çalışmak için geldi, başka bir niyeti yoktu. Medyada yalan haberlere neden olmasın, Özbekistan'ta 2 tane kızı var. Kızları için çalışmaya geldi, lütfen yanlış haberler çıkmasın. 'Cenaze bulundu' diye haberler geliyor, yanlış haberler sunulmasını istemiyoruz, cenazenin bulunmasında desteklerinize ihtiyacım var" ifadelerini kullandı. "Sayyora Hanım'dan Durdona Hanım'a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar" Öte yandan, olayda Ergashaliyeva için kayıp başvurusu ve suç duyurusunu yapan avukatlardan Cevat Bozkurt, "Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım'ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23'ü ile 24'ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner'ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner'a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle birlikte eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım'dan Durdona Hanım'a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar" ifadelerini kullanmıştı. "Cenazenin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası'nda olması bulunma ihtimalini çok düşürdü" Cenazeye ilişkin ise Avukat Bozkurt, "İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası'nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük ihtimallere düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur" diye konuşmuştu.

Aynı evde ikinci dehşet! Özbek kadının öldürüldüğü adreste yeni cinayet Haber

Aynı evde ikinci dehşet! Özbek kadının öldürüldüğü adreste yeni cinayet

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, 6 Şubat tarihinde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na S.E. (32) isimli kadının ailesi tarafından yapılan kayıp başvurusu üzerine kapsamlı çalışma başlatıldı. Yapılan incelemelerde S.E.'nin 28 Aralık 2025 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığı ve Ümraniye'de bir adreste kaldığı; ailesinin ise 23 Ocak tarihinden itibaren kendisinden haber alamadığı tespit edildi. Yürütülen çalışmalar sonucu S.E.'nin son görüldüğü adres netleştirildi. Söz konusu adresin, 24 Ocak tarihinde Ümraniye'de öldürülen ve cesedi valizle Şişli'de konteynere atılan Durdona Khokimova'nın (37) öldürüldüğü ev olduğunun belirlenmesi üzerine soruşturma derinleştirildi., Güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde S.E.'nin 23 Ocak tarihinde ikamete giriş yaptığı, bir süre sonra Khokimova'nın katil zanlıları olduğu belirtilen D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli şahısların da adrese geldiği belirlendi. Yapılan araştırmalarda S.E. ve Khokimova ile D.A.U.T. ve G.A.K.'nın yaklaşık bir ay aynı evde birlikte yaşadıkları, ayrıca S.E. ile G.A.K.'nın sevgili oldukları tespit edildi. Teknik takip ve kamera analizlerinde, 24 Ocak tarihinde şüphelilerin evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları ve tekrar adrese döndükleri, son dönüşlerinde ise beyaz renkli bir valizle geldikleri görüldü. Bir süre sonra aynı valizle yeniden evden ayrılan şüphelilerin ticari taksi ile Fatih'e geldikleri, valiz içerisindeki parçaları bir çöp konteynerine bıraktıktan sonra yaya olarak Yenikapı Marmaray İstasyonu'na yöneldikleri tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, Durdona Khokimova'nın öldürülmesi nedeniyle tutuklu bulunan D.A.U.T. ve G.A.K. ile yapılan görüşmelerde, S.E.'nin 23 Ocak tarihinde aynı evde kesici aletle öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıktı. Böylece kayıp başvurusu ile ikinci bir cinayet olayının bağlantılı olduğu belirlendi. Savcılık talimatıyla cezaevinden çıkarılarak gözaltına alınan D.A.U.T. ve G.A.K. hakkında "Kasten öldürme" suçundan işlem başlatıldı. Şüphelilerin 13 Şubat tarihinde adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Ümraniye’de aile faciası: Baba, oğlunu ve kardeşini bıçaklayarak öldürdü Haber

Ümraniye’de aile faciası: Baba, oğlunu ve kardeşini bıçaklayarak öldürdü

Ümraniye'de akşam saatlerinde bir evdeki tartışma cinayetle sonlandı. Sinir hastası olduğu öğrenilen adam küçük oğlunu ve kardeşini öldürdü.Olay 21.00 sıralarında Atakent Mahallesi Güleryüz Sokak'ta bulunan bir apartmanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sinir hastası olduğu öğrenilen Fatih Y. oğulları ile tartışmaya başladı. Tartışma esnasında cinnet geçiren adam 9 yaşındaki oğlu H.Y.Y'yi bıçakladı. Büyük oğlu durumu amcasına bildirip yardım istedi. Eve gelen Metin Y. olaya müdahale ederken abisi tarafından bıçaklandı. Oğlunu ve erkek kardeşini bıçaklayan adam daha sonra olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede yaralıların hayatını kaybettiği belirlendi.Olay yeri inceleme ekipleri sokağa şerit çekerek güvenlik önlemi alıp inceleme çalışmaları yaptı. Ekiplerin çalışmalarının ardından cenazeler cenaze aracına konularak Adli Tıp Morguna götürüldü. Polis ekipleri kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı ve kısa sürece gözaltına alındı. Olayla ilgili konuşan Halime Güngör "Beyefendi zaten psikolojik olarak problemliydi. Ailecek kavgaları oluyordu, sesleri geliyordu. Eşi ve kızı sanırım cenazeye gitmişler. Baba oğluyla kavga ederken küçük oğlunu katletmiş. Büyük abi amcaya haber vermek için aşağı iniyor. Amca müdahale ederken abisi erkek kardeşini bıçaklayarak öldürüyor. Sonra olay yerinden kaçıyor." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.