#Ürdün

İLKHABER-Gazetesi - Ürdün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürdün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'den 5 ülkeye 9 Mart'a kadar uçuşlar durduruldu Haber

Türkiye'den 5 ülkeye 9 Mart'a kadar uçuşlar durduruldu

Orta Doğu’daki savaşın havacılık sektörüne etkileri büyüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk hava yolu şirketlerinin İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini güvenlik gerekçesiyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurduğunu duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmaların hava sahalarına etkisini yakından takip ettiklerini belirtti. Uraloğlu, Türk hava yolu şirketleri tarafından bazı Orta Doğu ülkelerine yapılan uçuşların güvenlik riski nedeniyle geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Bakan Uraloğlu, “Bugün itibarıyla Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur” ifadelerini kullandı. Uraloğlu ayrıca İran seferlerine ilişkin ek kararlar alındığını belirterek Pegasus Hava Yolları’nın İran uçuşlarını 12 Mart’a kadar, Türk Hava Yolları’nın ise 20 Mart’a kadar programdan çıkardığını duyurdu. Bölgedeki hava sahalarında kısıtlamalar sürüyor Bakan Uraloğlu’nun açıklamasına göre İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahaları büyük ölçüde kapalı durumda bulunuyor. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da ise uçuşların kısmi olarak sürdüğü belirtilirken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava trafiğinin kontrollü ve sınırlı şekilde devam ettiği bildirildi. Günlük değerlendirmeler kapsamında Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri uçuşlarının da bugün gerçekleştirilmeyeceği ifade edildi. Bazı uçaklar havaalanlarında bekliyor Açıklamada ayrıca bazı uçakların güvenlik gerekçesiyle farklı havalimanlarında bekletildiği bildirildi. Buna göre İstanbul Havalimanı’nda 4, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 2 ve Ankara Esenboğa Havalimanı’nda 1 Irak Havayolları uçağı park halinde bulunuyor. Öte yandan Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus’a ait 2 uçak ile Irak’ta Tailwind Havayolları’nın kiralık 1 uçağının bulunduğu belirtildi. İHA olayı sonrası uçaklar Iğdır’a yönlendirildi Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na düşen insansız hava aracı sonrası Azerbaycan Hava Yolları’na ait iki yolcu uçağının Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na planlı şekilde indirildiği açıklandı. Uçaktaki yolcuların güvenli şekilde karayoluyla Nahçıvan’a ulaştırıldığı bildirildi.

Ürdün (Jordan) vize istiyor mu 2026? Türkiye’den Ürdün’e vizesiz seyahat, fiyatlar, gezilecek yerler ve güncel rehber Haber

Ürdün (Jordan) vize istiyor mu 2026? Türkiye’den Ürdün’e vizesiz seyahat, fiyatlar, gezilecek yerler ve güncel rehber

Türkiye’den Ürdün’e seyahat planlayan binlerce kişi “Ürdün vize istiyor mu?”, “Ürdün pahalı mı?”, “Kaç günde gezilir?” sorularına yanıt arıyor. 90 güne kadar vizesiz giriş imkânı sunan Ürdün; Petra, Wadi Rum ve Ölü Deniz gibi dünyaca ünlü destinasyonlarıyla dikkat çekiyor. Peki Türkiye’den Ürdün’e giderken bilinmesi gerekenler neler, bütçe ne kadar olmalı, hangi şehirler mutlaka görülmeli? İşte 2026 güncel bilgilerle Ürdün seyahat rehberi. ÜRDÜN VİZE İSTİYOR MU? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Ürdün vize istemiyor. 1 Aralık 2009 tarihinde Türkiye ile Ürdün arasında imzalanan anlaşma gereği; Umuma mahsus (bordo) pasaport, Hususi (yeşil) pasaport, Hizmet (gri) pasaport, Diplomatik (siyah) pasaport sahipleri, 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla vizesiz Ürdün’e giriş yapabiliyor. Bu durum, Ürdün’ü Türk turistler için en kolay Orta Doğu destinasyonlarından biri haline getiriyor. ÜRDÜN PAHALI MI? BÜTÇE ANALİZİ Ürdün, Orta Doğu’nun en pahalı ülkelerinden biri olarak biliniyor. Özellikle: Petra giriş ücretleri, Turistik aktiviteler, Konaklama, Araç kiralama maliyetleri yüksek seviyede. Ancak doğru planlama ile bütçe kontrolü mümkün. Tasarruf için öneriler: Havalimanında döviz bozdurmamak Dolar ile gidip şehir içinde bozdurmak Araç kiralamada global firmaları tercih etmek Wadi Rum’da pazarlık yapmak Ürdün Dinarı (JOD) güçlü bir para birimi olduğu için fiyatlar TL’ye göre yüksek görünebiliyor. ÜRDÜN’DE GEZİLECEK EN ÖNEMLİ YERLER Petra Dünyanın yeni 7 harikasından biri olarak kabul edilen Petra, Ürdün’ün en önemli turistik noktası. Kayalara oyulmuş Hazine (Al-Khazneh) yapısı en çok fotoğraflanan bölüm. Petra by Night etkinliği ise Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe akşamları düzenleniyor. Wadi Rum Çöl deneyimi yaşamak isteyenler için en etkileyici rota. Jeep safari, balon turu ve Bedevi kamplarında konaklama en popüler aktiviteler arasında. Dead Sea (Lut Gölü) Deniz seviyesinin 420 metre altında yer alan Ölü Deniz’de suyun üzerinde batmadan durmak mümkün. Çamur banyosu oldukça popüler. Amman Başkent Amman modern ve geleneksel dokunun birleştiği bir şehir. Roma Tiyatrosu ve Amman Kalesi öne çıkan noktalar. ÜRDÜN’DE ALKOL VE GECE HAYATI Komşu bazı ülkelerin aksine Ürdün’de alkol satışı yasak değil. Otellerin barları aktif Gece kulüplerine giriş ücretli Turistik bölgelerde alkollü mekanlar yaygın Özellikle Amman ve Akabe’de gece hayatı bulunuyor. KAÇ GÜN YETERLİ? Uzmanlara göre ideal plan: 1 gün Petra 1 gün Wadi Rum 1 gün Wadi Mujib veya Ölü Deniz 1 gün dinlenme / Amman Toplam: 3-4 gün yeterli Daha uzun kalmak isteyenler için 1 haftalık program yapılabilir. GÜVENLİ Mİ? İNSANLARI NASIL? Ürdün, bölgedeki en güvenli ülkelerden biri olarak biliniyor. Turistik alanlarda güvenlik yüksek Halk misafirperver İngilizce yaygın Muhafazakâr bir ülke olduğu için kıyafet seçimine dikkat edilmesi öneriliyor. ÜRDÜN’E GİTMEDEN ÖNCE BİLİNMESİ GEREKENLER Cuma günü resmi tatil Araç kiralamak büyük avantaj Çölde 4x4 gerekli ancak şehirler arası yolda şart değil Pazarlık kültürü yaygın Yaz ayları çok sıcak

Tarihi Hicaz Demiryolu yeniden canlanıyor Haber

Tarihi Hicaz Demiryolu yeniden canlanıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında bölgesel ulaştırma alanında tarihi bir adım atıldığını ve tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılacağını açıkladı. 3 ÜLKE ARASINDA TARİHİ ULAŞTIRMA ANLAŞMASI Bakan Uraloğlu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, "Türkiye-Suriye-Ürdün Ulaştırma Bakanlıkları Teknik Toplantısı’nda, bölgesel ulaştırma alanında tarihi bir adım attık" dedi. Üç ülke arasında ulaştırma alanında çok yönlü iş birliğini içeren bir Mutabakat Zaptı taslağı üzerinde uzlaşıya varıldığını bildirdi. SURİYE ÜZERİNDEN KARAYOLU TAŞIMACILIĞI 13 YIL SONRA YENİDEN BAŞLIYOR Anlaşmanın en dikkat çeken maddelerinden biri, karayolu taşımacılığıyla ilgili oldu. Varılan mutabakatla, 13 yıl aradan sonra Türkiye ile Ürdün arasında, Suriye üzerinden karayolu taşımacılığının yeniden başlaması kararlaştırıldı. Bu adım, bölge ticaretinde yeni bir koridorun açılması anlamına geliyor. HİCAZ DEMİRYOLU, TÜRKİYE'NİN DESTEĞİYLE CANLANDIRILACAK Anlaşmanın bir diğer önemli ayağını ise tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması oluşturuyor. Bu kapsamda; Türkiye’nin desteğiyle, Hicaz Demiryolları’nın Suriye’deki eksik 30 km’lik üstyapısı tamamlanacak. Ürdün tarafı, Suriye’deki lokomotiflerin bakım-onarımı ve işletilmesine yönelik teknik imkanları araştıracak. HEDEF, KIZILDENİZ'E ULAŞAN YENİ BİR KORİDOR Bakan Uraloğlu, anlaşmanın aynı zamanda Türkiye'nin Kızıldeniz bağlantısını da güçlendireceğini belirtti. Bu çerçevede, Akabe Limanı üzerinden Türkiye’nin Kızıldeniz bağlantısını güçlendirecek ortak teknik çalışmalar yürütüleceği kaydedildi. Uraloğlu, "Bölgemizin tarihi mirasını yaşatırken, aynı zamanda uluslararası ulaştırma koridorlarında güçlü bir iş birliği tesis ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Ürdün gezi rehberi – Petra’dan Wadi Rum’a unutulmaz bir yolculuk Haber

Ürdün gezi rehberi – Petra’dan Wadi Rum’a unutulmaz bir yolculuk

Ortadoğu’nun huzurlu ülkelerinden biri olan Ürdün, son yıllarda Türk turistlerin ilgisini çeken rotalar arasında üst sıralara yükseldi. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Petra Antik Kenti, büyüleyici Wadi Rum çölü, şifalı Lut Gölü ve tarihi-modern yapısıyla Amman gibi duraklarıyla ziyaretçilerine tam anlamıyla rüya gibi bir gezi sunuyor. Kültürel zenginliği, güvenli yapısı ve misafirperver insanlarıyla Ürdün, keşfetmeye değer bir destinasyon. ÜRDÜN NEREDE? NASIL GİDİLİR? Ürdün, Ortadoğu'da, İsrail, Suriye, Irak ve Suudi Arabistan ile komşu olan bir ülkedir. Başkenti Amman’dır ve Türkiye'den Ürdün'e doğrudan ulaşım oldukça kolaydır. Uçuşlar: İstanbul-Amman arası direkt uçuşlar ortalama 2 saat sürmektedir. Türk Hava Yolları, Pegasus ve Royal Jordanian havayolları Amman'a düzenli seferler sunmaktadır. Uçak bileti fiyatları: Mevsime ve promosyonlara bağlı olarak gidiş-dönüş biletler 4.500 TL – 8.000 TL arasında değişmektedir. Vize Durumu: Türk vatandaşları Ürdün'e kapıda vize ile giriş yapabilir. Vize ücreti yaklaşık 40 JOD’dur (yaklaşık 1.800 TL). Ayrıca Jordan Pass alınması tavsiye edilir. GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER: 1. Petra Antik Kenti Ürdün'ün en ünlü tarihi bölgesi. “Kayıp Şehir” olarak da bilinen Petra, UNESCO Dünya Mirası listesindedir. En popüler yapısı Hazne (El-Khazneh), Indiana Jones filminden hatırlanır. Giriş ücreti: 50 JOD (Jordan Pass ile ücretsizdir). En az 1 tam gün ayrılmalı. 2. Wadi Rum Çölü Kızıl renkli kumları, ilginç kaya oluşumları ve yıldızlı gökyüzüyle büyüleyici bir atmosfer. Çöl safarileri, deve turları ve bedevi kamp konaklamaları yapılabilir. “Mars Yüzeyi”ne benzetildiği için Hollywood yapımlarının gözdesi (The Martian, Dune). Jeep turları: 25-40 JOD arası. 3. Lut Gölü (Dead Sea) Deniz seviyesinden 430 metre aşağıda, dünyanın en alçak noktası. Yoğun tuzluluğu nedeniyle suda batmadan yüzebilirsiniz. Spa otellerinde çamur terapisi ve mineral banyoları yapılabilir. Girişli halk plajları ya da otel plajları tercih edilebilir. 4. Amman Ürdün’ün başkenti, tarihi ile modernliği bir arada sunuyor. Roma Tiyatrosu, Citadel Tepesi, Rainbow Street, çarşılar ve kafeler öne çıkan duraklar. Amman mutfağında mansaf, humus, falafel gibi yerel lezzetler denenmeli. 5. Jerash (Gerasa) Antik Roma dönemine ait geniş bir şehir kalıntısı. Kolonlu caddeler, tiyatro ve tapınaklar hâlâ ayakta. Amman’dan yaklaşık 1 saat uzaklıkta. 6. Aqaba Kızıldeniz kıyısındaki tatil şehri. Dalış, yüzme ve su sporları için ideal. Özellikle Wadi Rum sonrası burada deniz molası verilmesi tavsiye edilir. SEYAHAT İÇİN EN İYİ ZAMAN En uygun dönemler: Mart-Mayıs ve Eylül-Kasım arasıdır. Yaz aylarında sıcaklık oldukça yüksek, kış aylarında ise Petra ve Wadi Rum’da gece soğukları olabilir.

Kahire’de üçlü zirve: Macron, Sisi ve Kral Abdullah’tan Gazze için ateşkes ve yardım çağrısı Haber

Kahire’de üçlü zirve: Macron, Sisi ve Kral Abdullah’tan Gazze için ateşkes ve yardım çağrısı

Gazze Şeridi’nde yaşanan insani kriz ve bölgedeki çatışmalar, Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen önemli bir diplomatik zirvenin ana gündem maddesi oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Mısır’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile üçlü zirve düzenlendi. Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada, Gazze’de derhal ateşkes sağlanması ve bölgeye kesintisiz insani yardım ulaştırılması talep edildi. TRUMP İLE KRİTİK TELEFON GÖRÜŞMESİ Zirve kapsamında liderlerin, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. Görüşmede, Gazze’deki son gelişmeler ve uluslararası toplumun atması gereken adımlar ele alındı. "ATEŞKES ŞART, YARDIMLAR KESİNTİSİZ ULAŞTIRILMALI" Zirve sonrası yayımlanan ortak açıklamada, “İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yeniden başlamasıyla birlikte derhal ateşkese dönülmeli ve bölgeye hızlı ve kesintisiz insani yardım ulaştırılmalı” ifadelerine yer verildi. 19 Ocak’ta varılan esir takası anlaşmasının hayata geçirilmesi gerektiği de vurgulandı. Liderler, sivillerin ve yardım görevlilerinin korunmasının, uluslararası hukukun gereği olduğunu hatırlatarak, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. "İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM TEHLİKEDE" Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki gelişmeler karşısında duyulan endişeye de yer verilen açıklamada, “İki devletli çözümü tehlikeye atan tek taraflı adımlar son bulmalıdır. Kudüs’teki kutsal mekânların tarihî statüsüne saygı gösterilmeli” denildi. Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine ve topraklarının ilhakına karşı olduklarını belirten liderler, uluslararası toplumu bu konularda daha güçlü bir duruş sergilemeye çağırdı. GAZZE’NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN ULUSLARARASI DESTEK ÇAĞRISI Açıklamada, 4 Mart’ta Kahire’de düzenlenen Arap Zirvesi ile 7 Mart’ta İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kabul ettiği Gazze’nin yeniden inşası planına uluslararası destek çağrısı yinelendi. "FİLİSTİN YÖNETİMİ GÜÇLENDİRİLMELİ" Zirvede öne çıkan bir diğer konu ise, Filistin topraklarında güvenlik ve yönetimin yalnızca güçlendirilmiş bir Filistin yönetiminin sorumluluğunda olması gerektiği vurgusu oldu. Haziran ayında Fransa ve Suudi Arabistan’ın eş başkanlığında yapılması planlanan uluslararası konferansın, siyasi çözüm sürecine katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan DEAŞ'a yönelik müşterek operasyon ve istihbarat mekanizması kuracak Haber

Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan DEAŞ'a yönelik müşterek operasyon ve istihbarat mekanizması kuracak

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’de düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi kapsamında, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi. Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, terörle mücadele, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, bölgesel istikrar ve iş birliği konuları ele alındı. Fidan, bölge ülkelerinin ortak sorunlara birlikte çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak, "Bölgedeki istikrarsızlık, küresel sorunlara dönüşüyor ve dış müdahalelere zemin hazırlıyor. Bu yüzden bölge ülkeleri kendi sorumluluklarını üstlenmeli ve sorunlara birlikte çözüm üretmelidir" dedi. BÖLGESEL GÜVENLİK İÇİN TARİHİ ZİRVE Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'de terörizm, uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla mücadeleyi görüşmek üzere düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi'nin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci ile ortak basın toplantısı düzenledi. Bölge liderleriyle tarihi bir toplantı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Fidan, "Suriye'ye komşu dört bölge ülkesi olarak, Suriye dahil beş ülke olarak bugün bölgemizdeki bazı kronik sorunları nasıl çözeriz, onun arayışı içinde olduk. Bu formatı açıkçası hayata geçirmek için bir süredir görüşmelerimiz devam ediyordu. 3+3 formatında değerli Ürdünlü kardeşimizle yaptığımız toplantıda, sonra Irak'la yaptığımız toplantılarda, sonra Suriyeli kardeşlerimizle yaptığımız toplantılarda hep böyle bir platformun ihtiyacını gündeme getirdik. Bölge ülkeleri olarak bölgenin sorununa hep beraber sahip çıkma, çözme yolunda bir irademizin, inisiyatifimizin olması gerekiyor. Yoksa bölgedeki sorunlar, küresel sorunlara dönüşüyor ve küresel diğer aktörlerin bölgemize müdahale etmesine yol açıyor ve bu müdahale neticesinde çözümden daha çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için bölge ülkeleri kendi sorumluluklarını üstlenmeli ve gereğini yapmalı. Bu ruhla bir araya geldik" dedi. "BÜTÜN KARDEŞLERİMİZİN PROVOKASYONLARDAN UZAK DURMASI ÖNEMLİ" Başta terörle mücadele olmak üzere Suriye'nin istikrarı ile ilgili konuları masaya yatırdıklarını vurgulayan Fidan, "Bölgesel birtakım terör faaliyetlerini gündeme getirdik. Bu amaçla Suriye'de yeni kurulan hükümete her yönüyle yardımcı olmak, istikrar için bütün faaliyetleri destekleme konusunda tabii ki kararlılığımız var. Diğer taraftan Suriye hükümetinin hiçbir provokasyona gelmeden haftalardır sürdürdüğü politikanın son günlerde bir provokasyonla rayından çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Burada tabii ki Suriye'de bulunan gerek Alevi, gerek Hristiyan, gerek Dürzi, gerek Nusayri bütün kardeşlerimizin bu provokasyonlardan uzak durması önemli. Burada bölge ülkeleri olarak istikrarı bozucu hiçbir inisiyatifi desteklemiyoruz. Sivil halkın canının, malının, kültürel haklarının da kutsal olduğunu her platformda savunuyoruz" dedi DEAŞ'A KARŞI ORTAK OPERASYON VE İSTİHBARAT MEKANİZMASI KURULACAK Fidan, "Bugün yaptığımız görüşmeler neticesinde özellikle somut olarak neler yapabiliriz, onun üzerinde durduk. Bunların başında bölge ülkeleri olarak özellikle DEAŞ'a yönelik müşterek bir operasyon ve istihbarat mekanizmasının kurulması yönünde karar aldık. Arkadaşlarımız bu konuda çalışacaklar detayları somutlaştırmak için" dedi. İsrail ve terör örgütü YPG/PKK meselelerine de değinen Fidan, "Diğer taraftan İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı hep beraber ortak duruşumuzu nihai bildirgeye de yansıtıyoruz. Bu da bizim için fevkalade önemli. Irak, Suriye ve Türkiye için ortak düşman olan PKK'nın da bölgeden silinmesi, silahlı terör faaliyetlerine son vermesi bizim önceliklerimiz arasında yer almakta. Daha önce arkadaşlarımız da ifade ettiler, bundan sonraki toplantıya inşallah Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Özellikle terörle mücadele, DEAŞ'ın bölgede tekrar baş vermemesi ve tamamıyla ortadan kaldırılması için beş ülke olarak kabiliyetlerimizi birleştirip, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "BAŞLANGIÇ OLARAK MÜŞTEREK BİR HAREKAT MERKEZİ KURULACAK" Basın toplantısında bölge ülkelerinin DEAŞ'a karşı atacakları adımlara ilişkin soru üzerine Fidan, "Özellikle DEAŞ'la mücadele konusunda bölge ülkeleri olarak tam bir kararlılığımız var. Biliyorsunuz, bu terör tehdidinin ortadan kaldırılması için her türlü imkan ve kabiliyetin kullanılması konusunda güçlü bir irade ortaya koymuştu. Türkiye olarak uzun zamandır DEAŞ'a karşı mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fakat DEAŞ, bir ülkeye değil birçok ülkeye aynı anda zarar verdiği için, orada faaliyet gösterdiği için, tek bir ülkenin tek başına mücadele ortaya koyması, tehdidi kendisinden uzaklaştırsa da bertaraf etmiyor. Dolayısıyla bölge ülkelerinin bir araya gelerek güçlü bir platform kurması önemliydi. Şimdi bu platformu kurmada ilk adımı atmış olduk. İnşallah bundan sonra bugün iradelerimizi pekiştirdik, somut adımların atıldığını göreceksiniz. Bunun başlangıcı olarak da müşterek bir harekat merkezinin kurulması var" dedi. FİDAN, SURİYE'DE YAŞANAN OLAYLAR KONUSUNDA BÖLGE DIŞI AKTÖRLERE İŞARET ETTİ Suriye'de son günlerde yaşanan olaylara ilişkin Fidan, "Suriye'de yeni kurulan hükümetin aslında hem azınlıklara hem diğer mezheplere yönelik ortaya koyduğu mutedil tavır, uzlaşmacı tavır, bölgede provokasyon bekleyen, karışıklık bekleyen birçok bölge ve bölge dışı aktörün aslında hevesini kursağında bıraktı. Hal böyle olunca provokasyonu kendileri ortaya çıkarma yolunda birtakım adımlar attılar. Bunun neticesinde ortaya çıkan olaylarda şu anda bir yatışma olduğunu görüyoruz. Suriyeli meslektaşlarımızla da konuşuyoruz. Yani bu türden provokasyonlara karşı tabii ki uyanık olmak gerekiyor. Ama uluslararası platformlarda ortaya konulan bazı propagandaların tabii negatif tesiri olduğunu da görmemezlikten gelemeyiz. Burada bu provokasyonların da önünü kesmek gerekiyor" dedi. "NASIL DEAŞ ARAPLARI TEMSİL ETMİYORSA, PKK DA KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR" Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Bakan Fidan, "Nasıl ki DEAŞ Arapları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtleri temsil etmiyor. Bu ayrımı çok net bir şekilde yapmamız lazım. Bu birincisi. İkincisi, PKK şu anda Türkiye'de bir metrekare bile toprak kontrol etmiyor, işgal edemiyor. Ama buna mukabil, Suriye'nin üçte birini işgal etmiş durumda. Enerji kaynaklarının başına oturmuş durumda. Irak'ta, Irak Kürdistan'ında 700 köyü işgal etmiş durumda, Sincar'ı işgal etmiş durumda, bazı başka yerleri işgal etmiş durumda. Günün sonunda bu sorun, altını çizmek istediğim husus; sadece benim sorunum, sadece Türkiye'nin sorunu değil. Irak'ın da, Suriye'nin de, hatta İran'da silahlı gruplar var, onların da sorunu. Yani bu bölgesel bir sorun. DEAŞ'ı hangi metodoloji ile hangi anlayışla, nasıl üstüne giderek söylüyorsak, PKK'nın da aynı şekilde yapılması lazım. Biz kendimize bakan kısmını çözdük. Ama Suriye'deki PKK ile mücadeleyi kim yapacak, Irak'taki PKK ile mücadeleyi kim yapacak? Yani Irak'ta silahlı gruplar ortalıkta dolaşırken kim finans getirecek, kim yatırım getirecek? Yani meşru hükümet kuvvetlerini biz ayağa kaldırmaya çalışıyoruz, diğer taraftan bakıyorsunuz Sincar'da başka bir PKK grubu, Irak sınırında, Türkiye sınırında başka bir PKK grubu. Ve bunlar Iraklı ve Suriyeli kardeşlerim burada, onların kendi konuları, bu konuları da tabii ki onlarla biz yakın bir iş birliği içerisinde götürüyoruz, nasıl DEAŞ'ı yapıyorsak" dedi. "DEAŞ'A KARŞI İŞ BİRLİĞİ BİR GEREKLİLİK" Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, DEAŞ'a karşı mücadele için bilgi alışverişinde bulunduklarını ve bu nedenle görüşmelere istihbarat şefleri ve savunma bakanlarının da iştirak ettiğini ifade etti. Hüseyin, "DEAŞ'ın alanı var, gücü var, silahları var. Dolayısıyla DEAŞ'a karşı iş birliği bir gereklilik. Sadece Suriye'nin tek başına yapacağı bir şey değil. Bölgesel olarak ele alınması, uluslararası yardımların da gerektiği bir konu" dedi. "SURİYE HÜKÜMETİ, TOPLUMSAL BARIŞIN GARANTİSİDİR" Suriye'deki Alevilerin endişelenmemeleri için onlara yönelik nasıl bir açıklama yapılabileceğine ilişkin soru üzerine Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, "Bir şeyin unutulmaması gerekiyor, Suriye halkını öldüren Esad rejimiydi. Suriye halkını öldürdü ve 15 milyon mültecinin yerinden edilmesine sebep oldu ve 150 bin kişinin kaybolmasına sebep oldu. Biz, Suriye'deki tabloyu doğru şekilde okuyacaksak, Suriye'deki yeni yönetimin ilk günden itibaren hoşgörü politikası vardı ve hoşgörülü oldu. Toplumsal barışın sağlanması için adımlar atıldı. Suriye hükümeti, toplumsal barışın garantisidir ve hala bu duruşunu sürdürmektedir. Az önce çıkan karar gayet nettir ki Esad rejimi kalıntılarına asla müsamahakar olunmayacağını, iç istikrarı tehdit eden herhangi bir tehdide karşı müsamahakar olunmayacağını açık bir şekilde göstermektedir. Devletin organları vardır, güvenlik güçleri vardır, istikrarı onlar sağlayacaktır ve hiç kimse bu rolü kendi üstüne alıp, kendince asayişi sağlamaya çalışamaz. Biz tüm Suriye halkının garantisiyiz" dedi. "DEAŞ KENDİNİ YENİDEN ORGANİZE ETMEYE ÇALIŞIYOR" Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, "Terör meselesi ve bölgesel iş birliği hepimizin vurguladığı bir husus. Çıkacak sonuç bildirgesinde de ifade edileceği üzere terörün her şekli kınanacaktır. Türkiye'nin güvenine ya da bu ülkelerden herhangi birine karşı oluşturulan tehdit, hepimize karşı bir tehdittir. Çünkü bölge istikrarını tamamen hedef alan bir tehdit olacaktır. Dolayısıyla Türkiye'nin bakışı ve bizim bakışımız arasında bizler terör olarak nitelendiğimiz her şeye karşı olmakta kararlıyız. Terör deyince hepimiz birbirimizi anlıyoruz. Gerek DEAŞ ile ilgili olsun, gerek başkasıyla" dedi. Safadi, "DEAŞ şu anda kendini yeniden organize etmeye çalışıyor. Suriye'nin şu anki geçici durumundan nemalanmaya çalışıyor. Yeni silahlar elde etti ve yeniden genişlemeye çalışıyor ve bu hepimiz için bir tehlike. Dolayısıyla bugünkü toplantımız DEAŞ terörüne karşı güvenlik anlamında ve askeri anlamda da, fikri anlamda da mücadelemizi sürdüreceğimiz anlamına geliyor" dedi. Bölge ülkeleri olarak İsrail'in Suriye'deki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı eylemlerine de karşı olduklarını vurgulayan Safadi, böyle eylemlerin radikalleşmeye katkı sağladığına dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.