#üretici

İLKHABER-Gazetesi - üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Adana İl Başkanlığı çiftçilerin sesine kulak verdi Haber

Anahtar Parti Adana İl Başkanlığı çiftçilerin sesine kulak verdi

Anahtar Parti Adana Tarım Politikaları Başkanı Türker Akharman ile Seyhan İlçe Tarımdan Sorumlu Başkanı Ali Perçin, Adana’da üreticilerle bir araya gelerek tarım sektöründeki sorunları dinledi ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Akharman, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışların hasadı olumsuz etkilediğini belirterek, rekoltede yüzde 25 ile 30 arasında ciddi bir düşüş yaşandığını ifade etti. Üreticinin sadece doğayla değil, ekonomik koşullarla da savaştığını ifade eden Akharman, maliyet artışlarına dikkat çekti:İşçilik maliyetleri geçen yıla oranla %200 artış gösterdi. Aşırı yağışların tetiklediği hastalıklarla mücadele için ilaç kullanımı %50 arttı, bu da girdi maliyetlerini zirveye taşıdı. “ZARARINA SATIŞ YAPIYORUZ” Üreticiler, "Biz her türlü zorluğa rağmen üretmeye devam ediyoruz ancak devlet bizi market zincirlerinin kucağına bırakıyor. Kimse bizim maliyetimizi sormuyor, sadece kaça sattığımıza odaklanıyorlar. Zararına satış yapma noktasına geldik," sözleriyle sistemdeki çarpıklığı dile getirdi. “ÜRETİCİ SAHİPSİZ KALMAYACAK” Anahtar Parti’den Çözüm Mesaisi Seyhan İlçe Tarımdan Sorumlu Başkanı Ali Perçin’in de katıldığı ziyarette, bölge halkına partinin tarım vizyonu anlatıldı. Üreticilerin sorunlarını tek tek not alan heyet, Anahtar Parti’nin bu kronikleşmiş sorunlara yönelik somut çözüm projelerini paylaştı. Başkan Akharman, üreticinin sahipsiz kalmayacağını ve maliyet odaklı bir tarım politikasının şart olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı Haber

Türkiye'nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, Suriye sınırındaki sıfır noktasında verimli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte öngörülen soğan, tarlada 25 TL'den alıcı buluyor. Türkiye'nin en verimli arazileri arasında yer alan ve pek çok ürünün yetiştiği Hatay'ın Amik Ovası'nda, bahar mevsimiyle birlikte hasatlar başladı. Suriye sınırının sıfır noktasında bulunan Reyhanlı ilçesi Bükülmez Mahallesi'ndeki 500 dönümlük alanda, ekimi yapılan soğanda bereketli bir dönem yaşanıyor. Geçtiğimiz yıla oranla yağışların daha fazla olduğu Amik Ovası'nda, rekoltenin yüksek seyrettiği soğan, tarlada 22 TL ile 25 TL arasındaki fiyatlarla satılıyor. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen ürünler, ihracat kanalıyla başta Rusya ve Suriye olmak üzere yurt dışına, yurt içinde ise 81 ile sevk ediliyor. Bu yılki yağışların tarımsal faaliyetlere olumlu yansıdığını belirten Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, hasadın oldukça bereketli geçtiğini ifade etti. "Soğanın kilosunu 25 TL'den sürdürmeyi hedefliyoruz, geçen sene yarı fiyatına satmıştık" Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, soğanın tarladan 25 TL fiyatla yola çıktığını belirterek, "Burası Hatay'ın Reyhanlı ilçesi, Suriye sınırının sıfır noktasında üretim gerçekleştiriyoruz. Hemen karşıda gördüğünüz tepeler Suriye'nin; burası Türkiye'nin son tarlası. Burada 500 dönümlük bir soğan tarlamız var ve üretimimizi yapıyoruz. Bu yıl hasadın inşallah bereketli olacağını öngörüyoruz. Bol yağış aldık, iki kat efor sarf ederek şükürler olsun hasat aşamasına ulaştık ve üretimimizi tamamladık. Bugün burada çuvallama işlemini görüyorsunuz. Ürünlerimizi kamyon ve tırlarla Türkiye'nin dört bir yanına gönderiyoruz. Bu yıl için 25 TL gibi bir rakam hedefliyoruz. Satış noktalarında rağbet görürse bir sorun yaşanmaz. Soğanın kilosunu 25 TL seviyesinde tutmayı planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına satmak durumunda kalmıştık. Üretim maliyetlerimizin dahi altında sattık ancak inşallah bu sene emeğimizin karşılığını alacağız. Manavlarda soğanın 35 TL civarında satılması gerekir. Geçen yıl dönüm başına 5 ila 6 tondu, bu yıl ise 4 ila 5 ton arası bir rekolte bekliyoruz. Türkiye'nin tüm illerine sevkiyat yapılıyor. Mayıs ayının 10'u itibarıyla ihracat sevkiyatlarına başlayacağız inşallah. Rusya'ya, Suriye'ye ve Avrupa'ya bu yıl soğan gönderiyoruz. Avrupa pazarına da bu sene giriş yaptık. Yurt içinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa başta olmak üzere tüm illere Reyhanlı ve Adana üzerinden sevkiyat sağlanıyor. Yetkililerden tek isteğimiz, üreticiyi desteklemek adına üretici ile tüketici arasındaki köprüyü daha sağlam hale getirmeleridir. Şu an bölgedeki marketlerin belirlediği fiyatlar hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ediyor. Eğer her ilin marketi, pazarcısı ve manavı, ürününü kendi ilinin veya ilçesinin sebze halinden temin ederse ürünün gerçek değeri oluşmuş olur" dedi.

Barut: İthalat yerine üretici desteklenmeli Haber

Barut: İthalat yerine üretici desteklenmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Cumhurbaşkanlığı kararıyla gümrük vergisi yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürülerek 3 milyon ton mısır ithalatı kararına tepki gösterdi. Yerli üretici ve üretime destek yerine ithalata yönelen iktidarı eleştiren Barut, "Üretime ve üreticiye destek yerine yine ithalat kararı aldılar. 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 5’e düşürüldü. İktidara çağrı yapıyoruz; Yanlıştan derhal dönülsün. Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin" dedi. “ÜRETİCİ YANIYOR, OCAKLAR SÖNÜYOR" Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile mısır ithalatında yüzde 130 olan gümrük vergisi yüzde 5'e düşürülüp 31 Temmuz 2026 tarihine kadar yapılacak 3 milyon tonluk ithalata tepki gösteren Ayhan Barut şunları söyledi: "Her defasında yerliyiz ve milliyiz diye nutuk atanlar ülkemizi ithalat cennetine çevirdi. İran'a yönelik savaşın da etkisiyle mazot 80 liraya dayanmış, gübre 40 bin liraya fırlamış halde. Üretici yanıyor, ocaklar sönüyor. Bu yangını söndürüp çare üretmeyen iktidar, tarımsal üretime ve üreticimize ithalat yoluyla bir darbe daha vuruyor. Bu yanlışa geçit vermeyeceğiz. Aklınızı başınıza alın, bu kötülükten vazgeçin.” “ÇİFTÇİ ARTAN MALİYETLER ALTINDA EZİLİYOR” Ayhan Barut, "Emektar çiftçimiz fahiş oranda artan maliyetler altında eziliyor. Mazottan gübreye her şeyin fiyatı katlanarak artıyor ama ne hikmetse tarımsal ürünler para etmiyor. Milyonlarca ton mısır ithal etmek yerine çiftçimizi ve üretimi destekleseler mısırda üretim ile tüketim arasındaki farkı kendimiz karşılarız. Hatta fazlasını üretip dışarıya satarız. Bunu yapmıyorlar, rant ve çıkar hırsıyla ithalat kararı alıp üretimi ve yerli üreticiyi bitirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Hatay’da zahter sezonu açıldı: Üretici umutlu, verim yüksek Haber

Hatay’da zahter sezonu açıldı: Üretici umutlu, verim yüksek

Hatay’ın önemli tarımsal üretim noktalarından Koz Kalesi’nde zahter hasadıyla birlikte hareketli günler başladı. Türkiye genelinde zahter üretiminde öne çıkan bölgeler arasında yer alan Hatay Koz Kalesi’nde bu yıl elde edilen yüksek verim, üreticilerin beklentilerini karşılayarak yüzleri güldürdü. Doğal olarak dağlık alanlarda yetişen zahter bitkisinden elde edilen tohumlarla üretim kapasitesini artıran çiftçiler, bölgeyi giderek daha güçlü bir üretim merkezi haline getiriyor. Bu yıl Nisan ayında başlayan hasat sürecinin Ağustos ayına kadar sürmesi beklenirken, üreticiler yoğun bir tempoyla çalışarak ürünlerini ülke genelindeki pazarlara ulaştırmayı hedefliyor. Mutfaklarda kendine özgü aromasıyla yer bulan ve aynı zamanda şifalı özellikleriyle bilinen zahter, bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Hasat sürecinde özellikle kadın işçilerin aktif rol alması, aile ekonomisine sağlanan katkıyı daha da artırıyor. Tarlalarda çalışan işçiler, bu sezon ürün veriminin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekerek, sezonun bereketli geçeceğine inandıklarını dile getirdi. Üretici Mehmet Ali Yılmaz ise zahter üretiminin her aşamasında yoğun emek harcadıklarını belirterek, “Ailem ve birlikte çalıştığımız işçilerle sabahın erken saatlerinden itibaren tarladayız. Bu yıl verim oldukça iyi, zahtere olan talep de yüksek. Ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyoruz. Ancak bu değerin daha iyi tanıtılması ve üreticinin daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Koz Kalesi zahterinin hak ettiği marka değerine ulaşması için yetkililerden daha fazla destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Mersin Tarsus’taki ‘marullar koyunlara yedirildi’ iddiasının perde arkası Haber

Mersin Tarsus’taki ‘marullar koyunlara yedirildi’ iddiasının perde arkası

Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçinin ürünlerini satamadığı için marulları tarlada bırakarak koyunlara yedirdiği yönündeki sosyal medya paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, söz konusu görüntülerin çekildiği alan Tarsus’a bağlı Kulak Mahallesi’nde bir üretici tarafından işleniyor. Yapılan incelemelerde, üreticinin kıvırcık marul ürününü henüz tarladayken sattığı tespit edildi. Ürünü satın alan kişinin marulların büyük bölümünü hasat ederek pazara sunduğu, tarlada kalan kısmın ise kalite standartlarının düşük olması nedeniyle toplanmadığı öğrenildi. Hasat edilmeyen ürünlerin daha sonra küçükbaş hayvanlar tarafından tüketildiği sırada görüntülendiği, ancak bu anların bağlamından koparılarak sosyal medyada paylaşıldığı belirtildi. Öte yandan tarla sahibi üreticinin yeni sezon hazırlıkları kapsamında arazisinin bir bölümüne karpuz fidesi diktiği ve üretime devam ettiği kaydedildi. Üreticinin, söz konusu videodaki iddialarla ilgisinin bulunmadığını, ürününü sattığını ve arazide şu anda karpuz ekili olduğunu resmi makamlara beyan ettiği ifade edildi. Yetkililer, sosyal medyada dolaşıma giren iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, tarımsal üretim süreçlerinde olağan kabul edilen hasat artıkları ve ürün değişimlerinin çarpıtılarak kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, dezenformasyon içeren paylaşımlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.

Doğan: Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçiye destek şart Haber

Doğan: Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçiye destek şart

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’da son günlerde etkili olan aşırı yağışların tarım alanlarında ciddi zararlara yol açtığını belirterek, değerlendirmelerde bulundu. Doğan, aşırı yağışlar nedeniyle özellikle buğday, mısır, karpuz ve kavun ekili alanların su altında kaldığını kaydederek, "Suyun çekilmesinin ardından zarar boyutu daha net ortaya çıkacaktır. Mevsim şartlarındaki öngörülemezlik tarım sektörünün ne denli kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir" dedi. İklim kaynaklı risklerin her geçen gün arttığına dikkat çeken Doğan, "Soğuk hava ve don olayları ürünlerimizi tehdit ederken, aşırı yağışlar sel felaketlerine neden olmakta; aşırı sıcaklar ise ciddi verim kayıplarına yol açmaktadır. Kuraklık dönemlerinde ise sulama faaliyetlerini dengeli bir şekilde yürütmek mümkün olamamaktadır. Açık alanda üretim yapan çiftçiler olarak doğal afetlere karşı koruma imkanlarımız oldukça sınırlıdır. Bu noktada yalnızca seralar kısmen koruma sağlayabilmektedir" ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ DESTEKSİZ KALIRSA ÜRETİM AKSAR” Tarım sektörünün yalnızca iklim şartlarıyla değil, aynı zamanda artan maliyetlerle de mücadele ettiğini belirten Doğan, akaryakıt, gübre ve diğer üretim girdilerindeki fiyat artışlarının çiftçiliği sürdürülebilir olmaktan uzaklaştırdığını ifade etti. Bu durumun üreticinin motivasyonunu ve geleceğe yönelik planlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Tarımın sürdürülebilirliği ve ülkenin gıda güvenliği açısından çiftçilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Başkan Doğan şunları söyledi: "Üreticinin yalnız bırakılması tarımsal üretimde aksamalara ve dışa bağımlılığın artmasına neden olacaktır. Çiftçilerin ekonomik ve iklim kaynaklı zorluklarını hafifletecek destek mekanizmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Üretim güvenliğinin sağlanması ve Türkiye’nin gıda bağımsızlığının korunması hayati öneme sahiptir."

Gürer: Bu şartlarda hayvancılığın sürdürülebilirliği kalmadı Haber

Gürer: Bu şartlarda hayvancılığın sürdürülebilirliği kalmadı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Yeşilgölcük kasabasında süt inekçiliği yapan üretici Bülent Özden’i ziyaret ederek hayvancılık sektörünün mevcut durumunu yerinde inceledi. Gürer, artan yem fiyatları, şap salgını nedeniyle yaşanan hayvan kayıpları ve süt fiyatlarının maliyetleri karşılamamasının üreticiyi ciddi bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, bölgede dile getirilen sorunların yerli hayvancılığın geleceğine ilişkin kaygıları artırdığını ifade etti. “SÜT İNEKÇİLİĞİ ARTAN YEM MALİYETLERİ ALTINDA EZİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliğinin artan girdi maliyetleri altında ezildiğini belirterek, “Süt inekçiliği süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılıyor. Bugün süt yeminin 50 kiloluk torbası 900 liraya dayanmış durumda. 12 ay kapalı alanda sürekli besleme gerekiyor. Hayvan refahı sağlanmadan hayvan yeterli süt de vermiyor. Bu sütü alabilmek için yem almak gerekiyor. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor. Süt inekleri aynı zamanda yavrulama yapıyor ama buzağılar doğduktan sonra özellikle şap döneminde çok sayıda hayvan telef oldu. Ülkemiz hayvancılığı ciddi biçimde sorunlu ve risk altında. Bunun önüne geçmek için hayvancılık yapanlarla ilgili gerçekçi projeler geliştirilmeli. Destekler verilmeli. İthalat değil, yerli hayvancılığın gelişimine yönelik çalışmalar yapılmalı” şeklinde konuştu. Gürer, mevcut politikaların günü kurtarmaya yönelik olduğunu belirterek, “Ne et ucuzluyor, ne süt ucuzluyor, ne hayvan sayısı artıyor. Süreç doğru yönetilmezse ülkenin hayvancılığı ciddi bir çıkmaza doğru yol alıyor. 20 yıldır hayvancılık yapıyorum. Durumlar iç açıcı değil. Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek. Veteriner, girdiler hepsi yüksek. Yetişemiyoruz,” diye konuştu. Hem tarım hem hayvancılık yaptıklarını ifade eden Özden, son iki yılda ciddi küçülmeye gittiklerini belirterek, “100 tane hayvanım varsa ben 70’e falan düşürdüm. Şaptan dolayı, hastalıktan dolayı telef olan hayvanlarımız da var. İlaç tedavisini bayağı yaptık ama yine de yüzde 20 zayiat verdik. Sütü azaldı. Hayvanlarda bayağı bir sıkıntı yaşadık,” dedi. Artan yem ve enerji maliyetlerinin üreticiyi borç sarmalına ittiğini dile getiren Bülent Özden, şöyle konuştu: “50 kilo yem 900 liraya yakın. Yonca, silaj… Verirsen süt alıyorsun ama bu sefer de yemciye çalışıyorsun, samancıya çalışıyorsun, yoncacıya çalışıyorsun. Elektrik şu anda 2 lira 22 kuruş oldu. Sütün litre fiyatı bize 20,5 lira olarak yansıyor.” SÜT ÜRETİCİSİ AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı 22 lira 22 kuruş olan süt fiyatının bölgede 20,5 lira olarak uygulandığını belirten Üretici Bülent Özden, “Biz direkt aracıya veriyoruz. Fabrikalara satamıyoruz. Burada sütçüler var, onlara veriyoruz. Soğutma tankından gelip alıyorlar. Günde iki sefer sabah akşam. Kesime de hayvan veriyoruz, besi de yapıyoruz ama al birini vur ötekine. Maliyetler yüksek. Ekmeği zordan yiyoruz. Kendimiz çoluk çocuğumuz çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız. 12 ay kapalı. Devamlı hazır yem yiyor. Maliyetler yüksek. Çoluk çocuk kendimiz bakmayalım ekmek kalmaz. Şu anda çiftçi çok zorda. Hayvancılık zorda. Bu işin sürdürülebilirliği kalmadı” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yem maliyetleri ile süt fiyatı arasındaki dengesizliğin giderilmemesi halinde üreticinin sektörden çekilmeye devam edeceğini vurguladı. Artan girdi maliyetleri, hastalık kaynaklı kayıplar ve aracı sistemi nedeniyle düşük gelirle karşı karşıya kalan üreticiler, yerli hayvancılığın desteklenmesini ve kalıcı çözümler üretilmesini talep ediyor. Hayvan hastalıkları önlenip buzağı ölümleri azaltılması yanında yemin sübvanse edilmesi ahır giderleri azaltılması gerekiyor” dedi.

Kasa Kasa Kante! Serik’te Hasat Sarı-Lacivert Haber

Kasa Kasa Kante! Serik’te Hasat Sarı-Lacivert

Antalya’nın Serik ilçesinde domates üreticiliği yapan 53 yaşındaki iki çocuk babası Doğan Çetin, Fenerbahçe’ye olan bağlılığını tarlasına taşıdı. Sarı-lacivertli ekibin yıldız transferi olarak gündeme gelen N'Golo Kante ismini 100 plastik domates kasasına yazdıran Çetin, hem futbolcuya hem de takımına olan sevgisini farklı bir şekilde ortaya koydu. 100 kasaya “N’Golo Kante” yazdırdı Fenerbahçe taraftarı olduğunu dile getiren Çetin, domates hasadı sırasında kasaların üzerine yazdırdığı isimle şampiyonluk beklentisini simgeledi. Üretici Çetin, yıldız futbolcu için bestelenen müzik eşliğinde domatesleri toplayarak kasalara yerleştiriyor. Kasalardaki yazılar, hem çevredeki üreticilerin hem de taraftarların ilgisini çekti. “Şampiyonluk özlemimizi kasalara yazdık” Fenerbahçe’yi bu sezon şampiyon görmek istediğini belirten Çetin, “Fenerbahçe ve Kante’ye olan sevgimi kasalara işletmek istedim. Bu yıl şampiyonluk bekliyoruz. İsteğimizi kasalara yazdırarak başladık.” dedi. İlk etapta 100 kasaya yazı yazdırdığını ifade eden Çetin, Fenerbahçeli arkadaşlarının durumu ilginç ve anlamlı bulduğunu söyledi. Rekabet mesajı da verdi Sarı-lacivertli taraftar Çetin, ezeli rekabete de göndermede bulundu. Galatasaraylı arkadaşlarının kasaları görünce durumu rekabet çerçevesinde değerlendirdiğini belirten üretici, “Son üç yıldır şampiyon oluyorlar. Bizi küçümsüyorlar ama artık bizim de bu sene şampiyon olma zamanımız geldi.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.