#üretim

İLKHABER-Gazetesi - üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTB Başkanı Bağlamış: "Çiftçimiz gıda arz güvenliğinin en önemli yapı taşıdır" Haber

KTB Başkanı Bağlamış: "Çiftçimiz gıda arz güvenliğinin en önemli yapı taşıdır"

Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Recep Bağlamış, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, tarımsal üretimin ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek tüm çiftçilerin gününü kutladı. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış mesajında şu ifadelere yer verdi; "Toprağı alın teriyle işleyen, üretimiyle sofralarımıza bereket taşıyan çiftçilerimiz; ülkemizin kalkınmasının, gıda arz güvenliğinin ve ekonomik sürdürülebilirliğin en önemli yapı taşlarından biridir. Büyük emek, sabır ve fedakârlık isteyen tarım sektöründe üretmeye devam eden çiftçilerimiz, her türlü zorluğa rağmen ülkemiz için çalışmayı sürdürmektedir. Tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesi, üreticimizin güçlenmesi ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilir hale gelmesi adına çiftçilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Üreten çiftçimizin desteklenmesi, ülkemizin geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Bu vesileyle başta Kayserili çiftçilerimiz olmak üzere ülkemizin dört bir yanında emek veren tüm üreticilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor, bereketli ve bol kazançlı bir üretim sezonu diliyorum."

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te Haber

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te

Güler, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, kanun teklifinin 15 maddeden oluştuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirecek çok önemli bilgiler paylaştığını hatırlatan Güler, "Türkiye Yüzyılı'nda Yatırımlar için Güçlü Merkez Programı" ile İstanbul'un küresel ölçekte yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileriye taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin, "İstikrar Adası ve Güvenli Liman" olma konumunu somut adımlarla güçlendirdiklerini vurgulayan Güler, yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, "tek durak büro" gibi hızlanan süreçler, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve yeni hamlelerle güçlü bir yatırım zemini oluşturacaklarını dile getirdi. Hayata geçirilecek kapsamlı reformlarla İstanbul'un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceklerine işaret eden Güler, atılacak adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye katkı sunacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yatırımcı dostu iklimi tahkim eden, üretimi ve ihracatı merkeze alan kanun teklifinin TBMM'nin gündemine geleceğini aktaran Güler, teklifin, Türkiye'nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara tırmanması için yürütülen kararlı ve stratejik bir hazırlığın ürünü olduğunun altını çizdi. "İMALATÇI İHRACATÇIMIZA 16 PUANLIK BİR VERGİ AVANTAJI SAĞLIYORUZ" Fırtınalı atmosferde Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "İstikrar Adası ve Güvenli liman" olduğunu bir kez daha tescil ettiğine dikkati çeken Güler, kanun teklif ile Türkiye'yi, küresel ticaret yollarının, finansal akışların ve teknolojik inovasyonun "merkez üssü" haline getireceklerini belirtti. AK Parti Grup Başkanı Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz. Transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İstanbul Finans Merkezi dışındaki kurumlarımıza da yayarak, transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla mal intikallerinde ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini de kolaylaştırıyoruz." Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi haline getireceklerini, en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren küresel gruplara hizmet verecek "Nitelikli Hizmet Merkezleri" kurulacağını anlatan Güler, bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personelin ücretlerine mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak brüt asgari ücretin 3 katına kadar, İFM bünyesinde 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getirileceğini ifade etti. Güler, böylece toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağının ve uluslararası yatırımların korunacağını vurguladı. İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatacaklarını söyleyen Güler, finansal faaliyet harç muafiyetini ise 5 yıldan 20 yıla çıkararak, yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sunacaklarını belirtti. Güler, genç girişimcilere ve teknoloji ekosistemine destekler sağlayacaklarını dile getirerek, "Tekno-girişim" şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını, mevcut bir yıllık brüt ücret tutarından brüt ücretin iki katına çıkaracaklarını bildirdi. "AMME BORÇLARININ TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNDEKİ SÜREYİ 72 AYA YÜKSELTİYORUZ" "Dijital Şirket" tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş maliyetlerini minimum düzeye düşüreceklerini aktaran Güler, kuluçka girişimcilerini de 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutacaklarını ifade etti. AK Parti Grup Başkanı Güler, şunları kaydetti: "Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz. Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların da banka ve aracı kurumlara bildirilerek sisteme dahil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde 5 olarak uygulanan vergi oranını, varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını kanunla teminat altına alıyoruz. İşletme bünyesine alınan bu kıymetlerin 2 yıl geçmedikçe sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmamasını şart koşarak sermaye yapılarımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yatırımcıyı korurken, desteklerken vergi borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacirimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinde yapacağımız değişiklikle, amme borçlarının tecil ve taksitlendirilmesindeki 36 aylık azami süreyi 2 katına çıkararak 72 aya yükseltiyoruz. Bununla birlikte, teminatsız tecil sınırını da artırarak 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Böylece borcunu ödeme niyetinde olan vatandaşımıza, esnafımıza, tacirimize hem daha uzun bir vade tanıyor hem de 1 milyon liraya kadar olan borçlarda teminat gösterme şartını kaldırmış oluyoruz." Kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğini aktaran Güler, teklifin daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi. Abdullah Güler, yatırımın, teknolojinin desteklenmesine yönelik çalışmaları da sürdüreceklerini belirtti. Güler, "Şirketini burada kurup dünyanın her yerinde ticaret yapabilecek yatırımcıya, girişimciye kapımız açık. Onlara güven sağlayan, teknik manada kanununa derç eden teklifimizi arz etmiş olduk." diye konuştu. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceğinin sorulması üzerine Güler, süreçteki çalışmaların sürdüğünü hatırlattı. Bu konuda samimi gayretlerinin ve inançlarının hiç değişmediğinin altını çizen Güler, "Süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının güçlü şekilde kurumlarımız, TSK, güvenlik kuvvetlerimiz, MİT Başkanlığımız tarafından ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek, kalıcı hale getirecek idari ve yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. Süreç devam ediyor." ifadelerini kullandı. Enflasyon rakamlarının hatırlatılması ve ara zam beklentisinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine Güler, petrol fiyatlarındaki kırılgan durumun ve değişkenliğin dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonda baskı oluşturarak, fiyatlar genel düzeyinde artışa neden olduğunu kaydetti. Abdullah Güler, çalışanları, emeklileri, dar ve sabit gelirleri her zaman desteklediklerini belirterek, "Şu anda bu mahiyette, bu şekilde bir çalışma yok." dedi.

Engelli hayvanlara yürüteç yaparak bine yakın cana umut oldu Haber

Engelli hayvanlara yürüteç yaparak bine yakın cana umut oldu

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, küçük atölyesinde büyük bir iyiliğe imza atıyor. Mesaisinden arta kalan zamanlarda engelli hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi yaklaşık bin canlıya yeniden yürüme imkanı sağladı. 20 METREKARELİK ATÖLYEDE BÜYÜK MÜCADELE Bir fabrikada işçi olarak çalışan Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanlarının yanı sıra hayvanseverlerin desteğiyle üretim yapan Çelik, sosyal medyadan gelen talepler doğrultusunda yurt içi ve yurt dışına yürüteç gönderiyor. “DEMİRİ MERHAMETLE ŞEKİLLENDİRİYORUZ” Mesleğini iyilik için kullandığını belirten Çelik, yürüteç üretim sürecini “Bir demiri sevgiyle dövdüğünüzde, merhametle şekillendirdiğinizde başka bir hayatın değiştiğini görüyorsunuz. Demir soğuktur ama içine sevgi katıldığında birçok yuvayı ısıtır” sözleriyle anlattı. İlk olarak 9 yıl önce bir kedi için yürüteç yaptığını söyleyen Çelik, bugün yüzlerce hayvanın hayatına dokunduğunu ifade etti. 50 ŞEHİRDE ÇOCUKLARA MERHAMETİ ANLATTI Sadece üretimle sınırlı kalmayan Çelik, Türkiye genelinde yaklaşık 50 şehri gezerek çocuklarla bir araya geliyor. Hayvan sevgisi üzerinden toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan Çelik, çocuklara şiddetten uzak bir yaşam bilinci kazandırmayı hedeflediğini dile getirdi. HAYVANLARA ŞİDDETE TEPKİ Hayvanlara yönelik şiddete de dikkat çeken Çelik, bu tür davranışların insanlığa zarar verdiğini vurguladı. “Bir su kabına tekme attığınızda aslında kendi merhametinize zarar veriyorsunuz” diyen Çelik, toplumda daha duyarlı bireyler yetişmesi gerektiğini söyledi. HEDEF: HİÇBİR CANLININ İHTİYAÇ DUYMAMASI Yaptığı çalışmalarla birçok hayvana umut olan Abdülmenaf Çelik, en büyük dileğinin hiçbir canlının yürütece ihtiyaç duymaması olduğunu belirtti. Ancak ihtiyaç duyulduğunda her zaman destek olmaya hazır olduğunu ifade eden Çelik, Dilovası’ndaki küçük atölyesinde iyiliği büyütmeye devam ediyor.

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı Haber

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı

Kayseri sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada; "Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı"nın sanayi ve yatırım ortamını güçlendireceğini belirterek, vergi indirimleri ve yapısal reformların iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi yelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, 2026 yılına birtakım olumsuzluklarla girdiklerini belirterek; "Ülke olarak ana gündemimiz olan enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomik politika neticesinde, istenilen sonuç tam anlamıyla alınamasa da bir ölçüde mesafe kat edildi. Kredi faizlerinde ılımlı bir iyileşme başlamıştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edebileceği senaryosu üzerinde umutlanmıştık. Fakat gelinen noktada, ateşinin yakılmasında katkımız olmadığı hâlde dumanından ciddi şekilde etkilendiğimiz, tüm dünyayı etkileyen öngörülemeyen Trump belirsizliği ve Körfez krizi ile karşı karşıya kaldık. Tüm dünyayı etkisi altına alan, küresel ekonomiyi kısa ve uzun vadede tehdit eden; belirsizliğe sürükleyen, uzun ve orta vadeli kararların alınamadığı, günlük kararlarımızın bile anbean değiştiği bir ortamdayız" dedi. Körfez krizinin bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Özkaya; "100 doları aşan petrol fiyatları, küresel kalkınma riskine dönen Hürmüz krizi, enerji ithalatçısı ve kritik ham madde ithalatçısı olan ülkemize büyük zararlar vermektedir. Enflasyonla mücadelemizde ve büyüme rakamlarında ciddi sorunlar oluşturmakta ve yurt dışı rekabet gücümüze de önemli ölçüde set çekmektedir. Dileğimiz, bu kriz ortamının bir an önce sona ermesi ve önümüzü görebilmemizdir" diye konuştu. Her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazır olduklarını ifade eden Özkaya; "Biraz önce sıkıntılarımızdan bir nebze olsun bahsettik. Önemli olan, bunların üstesinden nasıl geleceğimizdir. Karar alıcıların, sanayi üretimini, ihracatı, ihracatçıyı ve istihdamı kalkınmanın ana öznesi olarak merkeze alması ve üretimin önünün daha rekabetçi bir ortamda ele alınmasıdır. Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerimiz bu ülkenin savunma kaleleridir. Kalelerimizi tahkim etmeli ve korumalıyız. Bizler üretim yapan sanayiciler olarak bunun bilincindeyiz ve her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazırız" dedi. Sıkı para politikaları uğruna sanayicinin finansa erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini kaydeden Özkaya; "Büyük küçük işletme ayrımı yapılmadan indirimli faizlerden, istihdam teşviklerinden ve vergisel teşviklerden daha fazla yararlandırılmalıdır. Tabii ki işverenler üzerindeki gereksiz yükler de kaldırılmalıdır. Bu zorlu dönemde, üreten her bir işletme desteklenmeli, kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Bu noktada geçen hafta yapılan vergi düzenlemelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı. Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın iş dünyası açısından son derece önemli ve stratejik adımlar içerdiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu zorlu ve dalgalı süreçte, ülkemizi üretim ve yatırım üssü haline getirmeye yönelik bu düzenlemeleri, zamanında atılmış, doğru ve güçlü adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. Sanayinin ve ihracatçının üzerindeki yüklerin azaltılması yönünde atılan adımların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Büyüksimitci; "İmalatçı - ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 25’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşecek. Bu kapsamda kurumlar vergisi oranında yapılması planlanan indirim, iş dünyamıza nefes aldıracak çok kıymetli bir gelişmedir" dedi. Büyüksimitci, yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve 'Tek Durak Büro' uygulamasıyla yatırımcı dostu bir yapının hayata geçirilecek olmasının da uzun süredir dile getirdikleri beklentileri karşıladığını ifade ederek; "İnanıyoruz ki bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırım ortamını daha cazip hale getirecek ve küresel firmaların bölgesel merkezlerini ülkemize çekmesini sağlayacaktır. Ayrıca girişimcilik kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha ileriye taşıyacaktır. Açıklanan tüm düzenlemelerin ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Küresel rekabette Çin gerçeğiyle yüzleşmeliyiz" Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumuna dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü devlet destekleri ile birçok sektörde ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Bu da sanayicilerimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum göz ardı edilemez" dedi. Bu sürece karşı daha stratejik bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve uzun vadeli bir politika oluşturmalıyız. Hangi alanlarda rekabet edeceğimiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağımız netleşmeli. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlı olduğumuz alanlarda daha güçlü bir üretim altyapısı kurmalı ve etkin pazarlık mekanizmaları geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Sanayicilerin rekabet gücünün korunması gerektiğine değinen Büyüksimitci; "Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor, korumacılık eğilimleri artıyor ve ihracat pazarlarında rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Böyle bir ortamda, sanayicimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü korumak zorundayız. 30 Nisan’da sona eren döviz dönüşüm desteğin en az yüzde 5 olacak şekilde bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte mevcut destek oranının artırılması ve uygulama şartlarının daha sade, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir" dedi. Büyüksimitci, bu yönde atılacak adımların sanayicilere moral vereceğini, finansman yükünü hafifleteceğini ve ihracata doğrudan olumlu katkı sağlayacağını belirterek, iş dünyanın beklentilerini her platformda güçlü bir şekilde dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Son olarak kürsüye gelen Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, 'Sanayide Dönüşen Küresel Dengeler: Çin Tehlikesi' konulu bir sunum yaparak meclis üyelerini bilgilendirdi.

Unutulmaya yüz tutan sanatı 66 yıldır yaşatıyor Haber

Unutulmaya yüz tutan sanatı 66 yıldır yaşatıyor

Buğday sapından örülen sepetler, tabaklar ve gündelik kullanım eşyaları, geçmişten bugüne Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yaşamayı sürdürüyor. Doğal malzemeyle tamamen el emeğiyle hazırlanan bu ürünler hem işlevsel kullanım sunuyor hem de kültürel mirasın önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Günümüzde unutulmaya yüz tutan bu zanaat, usta ellerde yaşatılmaya devam ediyor. Bu geleneğin temsilcilerinden Fatma Özalp, çocuk yaşlarda öğrendiği buğday sapı örme sanatını 66 yıldır sabır ve özenle sürdürüyor. Evinde üretim yaparak geleneksel el sanatını yaşatan Özalp, ortaya koyduğu ürünlerle kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya katkı sunuyor. Henüz 10 yaşındayken açılan bir kursta bu sanatı öğrenmeye başlayan Özalp, o dönem sınıfın en küçük öğrencisi olduğu için öğretmeninin yanında oturduğunu, bu sayede teknikleri daha iyi kavradığını anlattı. Öğrendiklerini kursa katılamayan teyzesine de evde aktardığını belirten Özalp, yıllar içinde bu sanattan hiç kopmadığını ifade etti. İlk olarak şekerlik yaparak üretime başlayan Özalp, zamanla ürün yelpazesini genişletti. Bugün şekerlikten cimeme, künefe ve meyve tabaklarından çikolatalık, çerezlik ve çay altlıklarına kadar birçok farklı ürün hazırlıyor. İlk yaptığı şekerlik ve tabağı ise yıllardır anı olarak saklıyor. El emeği ürünlerini uygun fiyatlarla satışa sunduğunu belirten Özalp, evinin adeta küçük bir sergi alanına dönüştüğünü söyledi. Ziyaretine gelenler hem ürünleri inceliyor hem de geleneksel zanaata ilgi gösteriyor. Özellikle doğal ve el yapımı ürünlere yönelimin artması, bu sanata olan ilgiyi de canlı tutuyor. Engelli kardeşi ve yaşlı annesiyle birlikte yaşamını Hatay Altınözü’nde sürdüren Özalp, bakım sorumlulukları nedeniyle çoğunlukla evinde üretim yapıyor. Buna rağmen üretmekten vazgeçmediğini dile getiren Özalp, gelen ziyaretçiler sayesinde bu sanatın daha fazla kişiye ulaştığını belirtiyor. Fatma Özalp, buğday sapı örmenin sadece bir geçim kapısı değil, aynı zamanda kültürel bir emanet olduğunu vurgulayarak, “Bu sanat benim hayatımın bir parçası oldu. Her ilmekte geçmişin izleri var. Sağlığım el verdikçe üretmeye, bu geleneği yaşatmaya ve genç kuşaklara anlatmaya devam edeceğim” dedi.

Kadınlar üretimde buluştu, çoraplar oyuncağa dönüştü Haber

Kadınlar üretimde buluştu, çoraplar oyuncağa dönüştü

Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Evimiz Atölye’ projesi kapsamında, Müfide İlhan Mahallesi’nde düzenlediği atölye çalışmasıyla kadınları üretimle buluşturdu. Kadınlara çoraptan oyuncak üretiminin tekniklerinin öğretildiği etkinliğe, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katılarak, kadınların çalışmalarını yakından takip etti. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü bünyesinde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi; kadınların üretim süreçlerine katılımını desteklemek amacıyla, dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınların evlerini birer üretim alanına dönüştürmeye devam ediyor. PROJE SAYESİNDE EVLER, EMEĞİN VE ÜRETİMİN HAYAT BULDUĞU KÜÇÜK ATÖLYELERE DÖNÜŞÜYOR ‘Evimiz Atölye’ projesi ile gündelik yaşamın sürdüğü evler, aynı zamanda kadın emeğinin ve üretiminin hayat bulduğu küçük atölyelere dönüşüyor. Proje kapsamında verilen 4 haftalık eğitimin ardından kadınlar, ev ortamında çoraptan oyuncak üretimi yaparak hem el becerilerini geliştiriyor, hem de ekonomik kazanç elde etme fırsatına erişiyor. Renkli çoraplar iğne, iplik ve kadınların yaratıcılığıyla birleşerek, birbirinden sevimli oyuncaklara dönüşüyor. Mersin’de evler emeğin değere dönüştüğü, üretimin çoğaldığı ve kadın dayanışmasının güçlendiği mekânlara dönüşürken; kadınlar da proje sayesinde hem üretime katılıyor, hem de atölye eğitimleri sayesinde bir araya gelerek sosyalleşme imkânı buluyor. ATÖLYE ÇALIŞMASINDA KADINLARA ÇEVRE BİLİNCİ DE ANLATILDI Atölye çalışmasında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda görevli Çevre Mühendisi Berkay Işık; sıfır atık, atık yönetimi ve çevre bilinci konularında kısa bir bilgilendirme yaptı. Katılımcılar üretim süreçlerinde geri dönüşümün önemine dair bilgiler edindi. Atölye süresince kadınlar üretim yaparken, çocuklar için de eğlenceli bir oyun alanı oluşturuldu. Görevlilerce su tasarrufu hakkında da bilgilendirme yapılırken, MESKİ maskotu ile keyifli vakit geçiren çocuklar da halat çekme oyununda kıyasıya rekabet etti. Minikler ayrıca boya etkinliği ile günlerini renklendirdi. Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, ‘Evimiz Atölye’ projesinin bugüne kadar birçok mahallede kadınlarla buluştuğunu belirterek, muhtarların talebi doğrultusunda mahallelerde kadınları bir araya getirmeye devam ettiklerini söyledi. Projenin, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütüldüğünü ifade eden Seçer, mahallelerde kadınlarla birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. SEÇER: “BU PROJEDE SADECE ÜRETİM YOK, DAYANIŞMA VE FARKINDALIK DA VAR” Müfide İlhan Mahallesi’nde gerçekleştirilen atölye çalışmasıyla 50’nci mahalleye ulaştıklarını belirten ve atölyeye katılan kadınlardan gelen olumlu dönüşlerin kendileri için de bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Meral Seçer, “Burada sadece üretim ve dayanışma yok. Aynı zamanda birçok bilgilendirme de yapılıyor. Bu projede en çok kıymet verdiğimiz şeylerden biri de yaşanabilir dünya için farkındalık çalışmalarının yapılması ve bununla ilgili eğitimler verilmesi. Bunlardan biri de su tasarrufu. Şu anda yaptığımız oyuncaklar da aslında bir geri dönüşüm. Satışa sunulamayan çoraplar ve tekstil atıklarından oluşan elyaflar, geri dönüşümle oyuncağa çevriliyor. Aslında dünyaya da katkı sunuyorsunuz” diye konuştu. ‘Evimiz Atölye’ projesinin sürdürülebilirlik açısından da önemli bir çalışma olduğunu belirten Meral Seçer, “Bu proje o kadar güzel ilerledi ki, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın ‘Evimiz Atölye’ projesi üzerine sunduğumuz sürdürülebilir tekstil projesi ile şu anda elyafımızı kendimiz yapabiliyoruz. Dolayısıyla birçok atığın geri dönüşümüne de katkı sağlamış oluyoruz. Sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yaptığımız zaten küçük bir adım, dünyamız için sadece küçük bir tuğla olabilir. Ama unutmayalım ki, bir bina birçok tuğlanın üst üste konmasıyla yükselir. Biz de sizlerle birlikte bu projeleri hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı. MUHTAR EVİS: “MAHALLEMİZDEKİ KADINLAR UZUN ZAMANDIR BÖYLE BİR FIRSAT BEKLİYORDU” Müfide İlhan Mahalle Muhtarı Hülya Evis, ‘Evimiz Atölye’ çalışmasının mahallede büyük ilgi gördüğünü belirterek, kadınların uzun süredir evlerinde üretim yaparak gelir elde edebilecekleri bir fırsat beklediğini söyledi. Mahalle sakinlerinin kendisine sık sık ‘Evde yapabileceğimiz, aile bütçesine katkı sağlayabileceğimiz bir çalışma var mı?’ diye sorduklarını belirten Muhtar Evis, talepler doğrultusunda başvuruda bulunduğunu ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kısa sürede geri dönüş yaptığını kaydetti. Atölyenin 3 haftadır devam ettiğini belirten Muhtar Evis, kadınların el becerilerini ortaya koyma fırsatı bulduğunu vurgulayarak, “Kadınlar el becerilerini göstermiş oldu. Bu vesileyle kazanç da sağlamış olacaklar. 4 hafta süren eğitimde katılım zorunluluğu var. Eğitimde bebek, tavşan, kedi gibi figürlerin yapımı öğretiliyor. 4 hafta sonunda Büyükşehir Belediyesi üretim malzemelerini veriyor ve kadınlar kendi evlerinde oyuncak üretip, belirli bir ücret karşılığında yine Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ediyor” dedi. KADINLAR HEM SOSYALLEŞİYOR, HEM ÜRETİM YAPIYOR, HEM DE KAZANÇ ELDE EDİYOR İlk kez bir atölyeye katıldığını söyleyen Ayşe Öztürk, üretim yapmanın kendileri için hem zaman değerlendirme hem de kendilerini geliştirme fırsatı sunduğunu belirterek, “İnsan bir şey üretince kendini yenilenmiş gibi hissediyor. Sadece benim için değil, bütün kadınlar için güzel bir fırsat” dedi. Atölyeye katılan Leyla Demirtaş da çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Gerçekten çok güzel bir çalışma. Hem eğleniyoruz hem de üretim yapıyoruz. Evde oturup sıkılmak yerine, böyle etkinliklerle uğraşmak ve aynı zamanda ev bütçesine katkı sağlamak çok daha iyi” ifadelerini kullandı.

Modern serada siyah domates üretimine yakın takip Haber

Modern serada siyah domates üretimine yakın takip

Mersin’in Akdeniz ilçesinde tarımsal üretime yönelik bir saha ziyareti gerçekleştirildi. Topraksız tarım yöntemiyle serada siyah domates üretimi yapan Ziraat Mühendisi Caner Delil’e ait işletmede yapılan incelemelerde, üretim süreçleri yerinde değerlendirildi. Ziyarete Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Akdeniz İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hasan Hatipoğlu katıldı. Karadağ ve Hatipoğlu, serada uygulanan topraksız tarım sistemi hakkında bilgi alırken, üretimde kullanılan yöntemler ve elde edilen ürünlerin özellikleri incelendi. Buradaki siyah domates üretiminin de bölge tarımı açısından farklı bir alternatif oluşturduğu ifade edildi. Ziyaret kapsamında üreticilerin sera ve açık alanda karşılaştıkları sorunlar ele alınarak çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca Kalıntı Eylem Planı doğrultusunda yürütülen biyolojik ve biyoteknik mücadele çalışmaları yerinde incelendi. Bu uygulamaların, daha dengeli ve kontrollü bir üretim sürecine katkı sağladığı vurgulandı. Topraksız tarım uygulamalarının su ve besin kullanımının planlı şekilde yürütülmesine imkân tanıdığı, bu yönüyle üretimde istikrar sağlanmasına yardımcı olduğu belirtildi. Yetkililer, bu tür uygulamaların yaygınlaşmasının üreticilere farklı imkânlar sunduğunu ifade etti. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ ise yaptığı değerlendirmede, “Akdeniz ilçemizde yürütülen çalışmalar, tarımda yeni yöntemlerin uygulanması açısından önem taşıyor. Üreticilerimizin emeklerini desteklemek ve daha verimli üretim süreçlerine katkı sunmak amacıyla sahada olmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir ve planlı üretim anlayışının yaygınlaşması için çalışmalarımız sürecek” dedi.

Tarımın görsel yolculuğu: Üretim, doğa ve insan aynı karelerde Haber

Tarımın görsel yolculuğu: Üretim, doğa ve insan aynı karelerde

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından, DenizBank’ın katkılarıyla bu yıl 15’incisi düzenlenen “Uluslararası Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması” kapsamında ödül kazanan ve sergilenmeye değer bulunan eserler, Osmaniye’de sanatseverlerle buluşturuldu. “Bereketin Yüzyılı” temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, 2 bin 11 katılımcı toplam 6 bin 71 eserle başvuru yaptı. Yarışma kapsamında seçilen fotoğraflardan oluşan sergi, Osmaniye 328 Alışveriş Merkezi’nde açıldı. Açılışa Osmaniye Vali Yardımcısı Aziz Onur Aydın, Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, İl Müdür Yardımcısı Süleyman Yıldırım, DenizBank Bölge Satış Müdürü Hasan Günenç, DenizBank Osmaniye Şube Müdürü Seda Öksüz ve DenizBank temsilcisi Abdulkadir Arslangil katıldı. Protokol üyeleri, açılışın ardından sergiyi gezerek eserleri yakından inceledi. Fotoğraflarda, tarımsal üretim süreçleri, doğa, emek ve kırsal yaşamın farklı yönleri estetik bir bakış açısıyla yansıtıldı. Ziyaretçiler, sergide yer alan kareler aracılığıyla tarımın insan yaşamındaki önemine dair görsel bir yolculuk yapma imkânı buldu. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş ise sergiye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Tarımın, ormanın ve insan emeğinin bir arada anlatıldığı bu değerli fotoğraflar, hem üretimin önemini hem de kırsal hayatın zenginliğini gözler önüne seriyor. Bu tür etkinlikler, toplumda tarım bilincinin güçlenmesine katkı sağlarken, sanat aracılığıyla farkındalık oluşturulmasına da önemli bir zemin hazırlıyor.”

Ev kadınları ve engelli bireylere dijital üretim fırsatı Haber

Ev kadınları ve engelli bireylere dijital üretim fırsatı

Özel İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme'nin önderliğinde kurulan enstitü, dezavantajlı bireylere yönelik sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje kapsamında hayata geçirilen 40 saatlik eğitime katılan ev kadını ve engelli 10 kişiye, uzmanlar tarafından 3D yazıcı kullanımı ve e-ticaret yöntemleri anlatıldı. Özel İstanbul Lider Kolejleri Adana Kampüsü bünyesinde 3D yazıcı ve robotik kodlama eğitimi almış öğrenciler de kursiyerlere bilgiler aktardı. Teorik ve uygulamalı eğitimin sonunda yazıcıda kendi tasarımlarını basan kursiyerler, üretip yapıp gelir elde etme yolunda ilk adımı attı. "GELİR ELDE EDEBİLECEKLERİ BİR EKONOMİK MODEL KURMAYI DENEYİMLEDİLER" Filiz Kepme, yeni bir üretim kültürünün temellerini oluşturduklarını söyledi. Ev kadınları ve engellilere üretim gücü kazandırmayı amaçladıklarını belirten Kepme, şöyle konuştu: "Program boyunca katılımcılarımız, teknolojiyle tanışarak üretmeyi öğrendi, 3D yazıcılarla somut ürünler ortaya koydu. Aynı zamanda bu ürünleri nasıl satacaklarını, pazar yerlerinde nasıl konumlanacaklarını, doğru fiyatı nasıl belirleyeceklerini ve en önemlisi karlılığı nasıl hesaplayacaklarını öğrendiler. Kısacası, gelir elde edebilecekleri bir ekonomik model kurmayı deneyimlediler." "İNSANLARIMIZI DİJİTAL ÜRETİM DÜNYASINA KAZANDIRMAK İSTİYORUZ" Artık evlerde ve bilgisayar başında da üretim yapmanın mümkün olduğuna dikkati çeken Kepme, "Hedefimiz, kadınların ve dezavantajlı bireylerin evlerinden üretim yaparak gelir elde edebileceği sürdürülebilir bir model oluşmasına öncülük etmektir. İnsanlarımızı dijital üretim dünyasına kazandırmak istiyoruz çünkü inanıyoruz ki güçlü toplum, üretime katılan herkesle birlikte mümkündür. Bu program sadece bir başlangıçtır. Evden üretimin, dijital emeğin ve kapsayıcı kalkınmanın yaygınlaşması için çalışmalarımız kararlılıkla sürecektir." ifadelerini kullandı. "KURSTA, TEKNOLOJİYE OLAN MERAKIMI GİDEREBİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM" Kursa katılan bedensel engelli 36 yaşındaki Ahmet Dönmez, enstitünün çalışmalarından sosyal medya aracılığıyla haberdar olduğunu anlattı. Teknolojiye ilgi duyduğunu dile getiren Dönmez, "Kursta, teknolojiye olan merakımı bir şekilde giderebileceğimi düşündüm. Bana aynı zamanda 3D yazıcı hediye ettiler. Bu sayede yeni ürünler ortaya çıkartıp internet üzerinden satarak gelir kapısı elde edebileceğimi düşünüyorum." dedi. Dönmez, desteklerinden dolayı Liderler Enstitüsü ve Kepme'ye teşekkür etti. "KENDİ ÜRÜNLERİNİ ÜRETİP PLATFORMLARDA SATABİLECEK HALE GELDİLER" Ev kadını 34 yaşındaki Duygu Canımoğlu Giriş de 3D yazıcı kullanıp ürün elde etmeyi öğrendiğini belirterek, "Bunu gelecekte aile bütçesine ek gelir kaynağı olarak kullanabileceğimi düşünüyorum. Kursun bu yönde çok faydası oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim." diye konuştu. Kurs eğitmeni Tolga Tekin de Kepme'nin sosyal sorumluluk projesi hayata geçirmek için kendilerine yaptığı teklifi seve seve kabul ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Eğitim süresince teknolojinin nasıl kullanıldığını, ham maddeyi, nerelerde ürün satabileceklerini, kar marjlarını, pazarlama için fotoğraf ve video çekimine kadar entegre olarak hepsini arkadaşlara anlattık. Kendi ürünlerini üretip platformlarda satabilecek hale geldiler."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.