#üretim

İLKHABER-Gazetesi - üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ramazan bitiyor, lokum kazanları bu kez bayram için kaynıyor Haber

Ramazan bitiyor, lokum kazanları bu kez bayram için kaynıyor

Ramazan ayı, arife gününde tutulacak son oruçla birlikte manevi atmosferini bu yıl tamamlayarak yerini Ramazan Bayramı’nın sevincine bırakmaya hazırlanıyor. Bu özel geçiş sürecinde, tatlı bir hareketlilik yaşanıyor. Ramazan boyunca üretilen lokumlar, bu kez kazanlarda bayram için hazırlanıyor. Şekerin, emeğin ve geleneğin buluştuğu üretim alanlarında yoğun bir çalışma sürüyor. İkram kültürünün en özel sembollerinden biri olan lokum, bayram sofralarında yerini almak üzere özenle şekillendiriliyor. Bayram öncesi artan taleple birlikte üretim temposunu yükselten işletmeciler, lokumu yalnızca bir tatlı olarak değil, nesillerden nesillere aktarılan bir misafirperverlik geleneği olduğunu belirtiyor. Sade ve klasik çeşitlerin yanı sıra fıstıklı, fındıklı ve cevizli seçenekler de bayram için büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Şık paketlerle sunulan lokumlar, bayram ziyaretlerinde konuklara ikram edilmek üzere işletmeciler tarafından Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırılıyor. Böylece Ramazan’ın bereketi, bayramın coşkusuna tatlı bir köprü kuruyor. Lokum üretimi yapan Zihni ve Adnan Öksüz kardeşler ise duygularını şu sözlerle dile getiriyor: “Ramazan boyunca artan üretim tempomuzu şimdi bayram hazırlıklarına yönlendirdik. Kazanlarımızda pişen lokumlar, arife gününün huzuruyla birlikte Ramazan Bayramı sofralarını süsleyecek. Geleneksel lezzetimizi en yüksek kalite ve hijyen standartlarıyla üretmeye devam ediyor, memleketimiz Hatay’ın köklü tat kültürünü geleceğe taşımaktan gurur duyuyoruz. Bayramda sofralara ulaştırdığımız her lokumun, mutluluğa vesile olmasını diliyoruz.”

Hollywood gecesinde Türk zarafeti ve lezzeti: Oscar davetinde Karaca detayı Haber

Hollywood gecesinde Türk zarafeti ve lezzeti: Oscar davetinde Karaca detayı

Dünya sinemasının en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Academy Awards, bu yıl da görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Hollywood’un en büyük yıldızlarını bir araya getiren gecede kırmızı halı şıklığı, ödül kazanan yapımlar ve sahne performansları kadar davetlilere sunulan özel yemek daveti de dikkat çekti. Tören kapsamında düzenlenen davette hazırlanan menüler kadar sunum detayları da özenle planlandı. Ünlü isimlere servis edilen yemeklerde kullanılan şık ve zarif tasarımlı yemek takımları, Türkiye merkezli marka Karaca tarafından hazırlandı. Türkiye’de doğan ve bugün 43 ülkede 2.000’in üzerinde satış noktasına ulaşan marka, seçkin yemek takımlarının yanı sıra 316+ serisi çatal, kaşık ve bıçak setini de ilk kez bu özel gecede sunarak global görünürlüğünü güçlendirdi. Estetik tasarımı ve modern çizgileriyle dikkat çeken yemek takımları, geceye katılan davetlilerden tam not aldı. Organizasyonun sofralarında kullanılan porselen tabaklar ve servis ürünleri, zarafeti ve şıklığıyla gecenin konuşulan detayları arasında yer aldı. Davette, şefler İbrahim Arif Özgür, Sani Mızrak ve Habibe Çakıroğlu da yer aldı ve bu yıl Türk mutfağından öne çıkan lezzetler hünkar beğendi, pide ve baklava, Karaca markasıyla servis edildi. Uzmanlar, uluslararası ölçekte düzenlenen prestijli organizasyonlarda Türk markalarının yer almasının küresel tanıtım açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Hollywood’un en prestijli gecelerinden biri olan Oscar töreninde Türk markası Karaca’nın yer alması, Türkiye’nin tasarım ve üretim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Oscar gecesinde ödüller kadar davet sofralarındaki detaylar da gündem olurken, Türk zarafetini temsil eden Karaca yemek takımları ve lezzeti geceye damga vuran unsurlar arasında gösterildi.

Kadın girişimciler, dijital dönüşümle güçleniyor Haber

Kadın girişimciler, dijital dönüşümle güçleniyor

BRİTİSH COUNCİL desteğiyle, İngiltere’den University of Wolverhampton ve Kapadokya Üniversitesi ortaklığında yürütülen “Türkiye’de 2023 Depremi Sonrası Kadın Liderliğindeki KOBİ’lerin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında eğitim faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Projeye Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ile Antiokhia Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi de katılım sağlıyor. “Hatay’dan Dijital Geleceğe: ELEVATE ile Kadınların Gücü” başlıklı eğitimler, 2025 yılı Ekim ayından bu yana Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademisyenleri Doç. Dr. Kadriye Şahin ve Doç. Dr. Sonyel Oflazoğlu Dora tarafından yürütülüyor. Haftada bir gün, iki saat olarak düzenlenen eğitimlerde, Hatay’ın farklı ilçelerinden üretim yapan kadınlar bir araya geliyor. Proje kapsamında şu anda ikinci grup eğitimlerini sürdürürken, Nisan ayında üçüncü ve son grup katılımcıların programa başlaması planlanıyor. Deprem sonrası yaşamlarını yeniden inşa etmeye çalışan kadınların, üretimle hem ekonomik hem de sosyal olarak güçlenmesini hedefleyen eğitimler, katılımcıların bilgi edinmesinin yanı sıra aralarında güçlü bir sosyal dayanışma ağı kurmalarına da olanak tanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen workshop etkinliği ise büyük ilgi gördü. Etkinlikte üretici kadınlar el emeği ürünlerini sergilerken, “Üretmek bize ne hissettiriyor?” başlıklı konuşmalarla deneyimlerini ve becerilerini paylaştı. Etkinliğe Kapadokya Üniversitesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik kadroları ile öğrencileri, İskenderun Teknik Üniversitesi akademisyenleri, üniversite öğrenci konseyi, öğretmenler ve üretici kadınlar katıldı. Katılımcılar arasında duygusal bir hediyeleşme de yaşandı. Öğrenciler kadınlara çiçek ve hediyeler verirken, üretici kadınlar Hatay’a özgü geleneksel el emeği yiyecekleri öğrencilere takdim etti. Projeye katılan kadınların şehir merkezlerinden üniversiteye ulaşımının ise Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen servislerle sağlandığı belirtildi. Üçüncü grup katılımcılar için başvurular sürerken, projenin kadınların dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli iş becerilerini geliştirmeyi amaçladığı kaydedildi.

Makinelere inat, emeğe sadakat: Demirciliğin son ustaları Haber

Makinelere inat, emeğe sadakat: Demirciliğin son ustaları

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte birçok geleneksel meslek tarihin tozlu raflarına kaldırılırken, demircilik de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan zanaatlar arasında yer aldı. Bir zamanlar her mahallede bu mesleği icra eden ustaların sayısı her geçen gün azaldı. Üretimlerin makineleşmesi, hazır ve seri üretim ürünlerin piyasaya hâkim olması demircilik mesleğinin eski önemini yitirmesine neden oldu. Kapı, pencere, tarım aletleri ve günlük kullanım eşyalarının fabrikalarda kısa sürede üretilmesi, el emeğine dayalı demir işçiliğini geri plana itti. Bu durum, mesleğin yeni kuşaklar tarafından tercih edilmemesine de yol açtı. Ancak tüm zorluklara rağmen, bazı ustalar mesleklerine tutunmaya devam ediyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki Sanayi Sitesi'nde bulunan işyerini ayakta tutan Bostan Gövleri, demirciliğin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıllardır aynı ocakta demiri ateşle buluşturan Gövleri, hem geçimini sağlamaya hem de mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Gelişen teknolojiye rağmen demirciliğin tamamen yok olmayacağını savunan Bostan Gövleri, el işçiliğinin hâlâ değer gördüğünü belirtiyor. Seri üretimin her ihtiyaca cevap veremediğini vurgulayan Gövleri, özel ölçü ve dayanıklılık gerektiren işlerde demirciliğin vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor. DEMİRCİLİĞİN SON TEMSİLCİLERİ Demircilik mesleği bugün sona yaklaşmış gibi görünse de Kırıkhan’daki küçük atölyesinde ocağını yardımcısıyla yakmaya devam eden Gövleri, bu kadim zanaatın tamamen unutulmaması için mücadele veriyor. Ateşin başında şekillenen demirler, aynı zamanda bir mesleğin son direnişini de simgeliyor. Bostan Gövleri, “Eskiden sanayi sitelerinde demir sesleri eksik olmazdı, şimdi sayılı dükkân kaldı. Teknoloji ilerledi, makineler çoğaldı ama bizim yaptığımız iş hâlâ emek istiyor. Hazır yapılan her şey sağlam olmuyor. Biz demire şekil verirken tecrübemizi de katıyoruz. Kolay değil, kazancı da eskiye göre az ama bu meslek bizim ekmeğimiz, alın terimiz. Sonuna kadar direnip demirciliği ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.

Bir ailenin üç kuşaklık 'şeker' yolculuğu Haber

Bir ailenin üç kuşaklık 'şeker' yolculuğu

Bir dönem çocukluğun vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan rengârenk şekerler, Uzun Çarşı’da ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. Şekerleme çeşitlerinin bugünkü kadar geniş olmadığı yılların klasik tatları, Öğütmen ailesi tarafından üç kuşaktır aynı özenle Antakyalılarla buluşturuluyor. Aile mirasını sürdüren Bülent Öğütmen, ürettiği nostaljik şeker çeşitleriyle Tarihi Uzun Çarşı’nın en çok ziyaret edilen dükkânlarından birinin sahibi konumunda. Antakya’nın yöresel söylemiyle “karkiş şekeri”nin yanı sıra hedik şekeri, kaynana şekeri, meyveli ve naneli akide, susamlı akide, İstanbul akidesi, bonbon akide, meyveli şekerler, tarçınlı şeker ve mülebbes şekeri vitrinin dikkat çeken ürünleri arasında yer alıyor. Geleneksel tatların yanı sıra günümüzün popüler çikolata çeşitlerini de müşterilerine sunduklarını belirten Öğütmen, hem geçmişin aroma hafızasını yaşatmayı hem de genç neslin damak zevkine hitap etmeyi amaçladığını ifade etti. Vefat eden babası ve dedesinden sonra üretime devam ettiğini belirten Bülent Öğütmen, bazı şeker çeşitlerini ise üretemediğini dile getirdi. Çocukluk yıllarından itibaren aile büyüklerinin yanında ustalık öğrendiğini anlatan Öğütmen, “Bugün iyi bir usta olsam da tek başıma üretim yapmam mümkün olmuyor. Bu yüzden şekerlerimizi Bursa ve İstanbul’da bu işin ehli ustaların bulunduğu firmalardan temin ediyorum” dedi. Dükkâna gelen müşterilerin sık sık “Bu şekerleri uzun zamandır görmemiştik” diyerek duygulandıklarını anlatan Öğütmen, özellikle Antakya’daki hedik geleneğinde kullanılan hedik şekerlerinin yalnızca kendi dükkânlarında bulunduğuna dikkat çekti, “karkiş şekeri” ve bölgenin zengin akide çeşitlerini de geniş bir yelpazede sunduklarını dile getirdi.

Gürer: Şeker pancarı üretiminde sürdürülebilirlik tehlikede Haber

Gürer: Şeker pancarı üretiminde sürdürülebilirlik tehlikede

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Gürer, 20 Eylül itibarıyla başlayan şeker fabrikalarının alım kampanyasına rağmen fiyatların açıklanmasını eleştirmişti. Bakanlık, Gürer’in çağrısına yanıt vererek, TÜRKŞEKER’in 2025-2026 üretim yılı için %16 polar şeker ihtiva eden pancarın alım fiyatını 2.860 TL, kota tamamlama primiyle birlikte 2.975 TL olarak belirledi. “Çiftçinin kazancı olmadan üretim sürdürülemez” Gürer açıklanan fiyatların çiftçi beklentisinin altında kaldığını belirterek, “20 Eylül itibariyle ülke genelinde şeker fabrikaları alım kampanyasına başladı. Çiftçilerle konuştuğumuz zaman, girdi maliyetleri çok arttı diyorlar. Özellikle sulama suyu, elektrik gideri, tohumu, ilacı, işçiliği, çapası, nakliyesi çiftçi için büyük mağduriyet yaratıyor. Makul bir karla girdi maliyeti arttı. TÜRKŞEKER, açıkladığı alım fiyatı çiftçi beklentilerinin altında kaldığı gibi, enflasyon da dikkate alındığında çiftçinin kazancı olmadan Ekim yapsın isteğinin yansıması” şeklinde konuştu. “Şeker pancarı fiyatı çiftçinin beklentisinin altında kaldı” Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarı stratejik bir üründür. Geçen yıla göre verilen %26 artış çiftçi beklentisi karşılamadı. Çiftçilerle konuştuğumuzda en az 3500 TL beklenti vardı. Bazı çiftçiler, bu fiyatın başa baş noktası olduğunu belirtip, ton fiyatı 4000 TL az olmamalıdır, dediler. Ton fiyatı 2860 TL olarak açıklanması ve kota primi ile 2975 TL bir fiyat, bir yıllık Tarım üretici endeksinin dahi altında bir artış oldu. Şeker pancarından melas, alkol, küspe elde edilir, şeker elde edilir. Farklı alanlarda kullanılır. Şeker pancarı, esnafın, çiftçinin, işçinin, farklı kesimlerin de gelir sağladığı bir alandır. Çiftçiden bu ürünü alan fabrikalar kar ediyor. Özellikle özelleşen şeker fabrikaları ile şeker fiyatı katladı. Şekeri üreten kazanırken, şekerpancarı üreten kaybediyor. 1980'lere göre şeker pancarının çiftçi sayısı nerede ise 10 kat azaldı. Üretimde de sorun var. Bir önceki yıla göre %6,5 azalma ile 21 milyon 500 bin ton üretim bekleniyor. Bazı bölgelerde kuraklık etkisi hasat sonu ortaya çıkacak. Sözleşmeli üretim yapılan şeker pancarı sürdürülebilirliği için verilen alım fiyatı hüsran yarattı. Şekerpancarı eken çiftçi sayımız her yıl azalıyor. Rekolte düşüyor. Ülkemiz şekerde kendi kendine yeterken, bu gidişle şekerde de ithalatçı olacağız. Bu fiyat gözden geçirilmelidir. Tüm ürünlerde, çiftçi ürettiği ürünün alım fiyatı düşük tutuluyor ama market rafında mamul ürün fiyatları katlıyor” şeklinde konuştu.

Yüzyıllık emek, yok olmanın eşiğinde Haber

Yüzyıllık emek, yok olmanın eşiğinde

Yüzyıllar boyunca hem ticarette hem de kültürel mirasta önemli bir yere sahip olan Hatay ipeği, yalnızca kumaş değil, aynı zamanda bölgenin hafızası, emeği ve kimliği olarak görülüyor. Osmanlı döneminde saraylara kadar ulaşan Hatay ipeğinin, günümüzde dut ağaçlarının azalması, üretimdeki güçlükler ve devlet desteğinin yetersizliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) öğretim üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci de yeni çalışması olan “Hatay İpeğine Ağıt” belgeseli ile bu tehlikeye dikkat çekti. Ekim ayında HMKÜ İletişim Fakültesi’nde gösterime girecek olan belgesel, yüzyıllardır Anadolu’nun en kıymetli el sanatlarından biri olan Hatay ipeğinin yok oluşunu gözler önüne seriyor. Belgeselde, ipekçiliği ayakta tutmak için mücadele eden Hataylı ailelerin deneyimleri öne çıkarken, bu üretim geleneğinin kaybolmasının sadece ekonomik değil, kültürel bir kayıp olacağı vurgulanıyor. Hatay ipeğinin unutulması, bölgenin tarihsel birikiminin ve sanat geleneğinin de silinmesi anlamına geliyor. Projede, Prof. Dr. Osman Biçer tarım danışmanı, sanat tarihçisi Zafer Yavuz sanat danışmanı, Serap Ray genel koordinatör, Dr. Tülay Atay, Cafer Yaylacı ve Talip Köleoğlu koordinatör olarak görev aldı. Belgeselin kurgusunu Murat Çam üstlenirken, Hatay Hayat Ağacı Derneği Başkanı Necla Daloğlu ile ressam Emel Genç’in görüşleri de çalışmaya değer kattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.