#Vefat

İLKHABER-Gazetesi - Vefat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vefat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurtalan Ekspres'in perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci hayatını kaybetti Haber

Kurtalan Ekspres'in perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci hayatını kaybetti

Türk müzik tarihinin en önemli topluluklarından biri olan Kurtalan Ekspres'te uzun yıllar görev alan perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci, 59 yaşında yaşamını yitirdi. Sanatçının Muğla ilindeki ikametgahında cansız bedeniyle karşılaşıldı. Barış Manço ile gerçekleştirdiği çalışmalarla tanınan usta ismin ani ölümü sanat camiasını derin bir yasa boğdu. İKAMETGAHINDA CANSIZ BEDENİYLE KARŞILAŞILDI Hüseyin Cebeci'den uzun bir süre haber alamayan yakın çevreleri, durumdan şüphelenerek sanatçının Muğla'daki konutuna gitti. Eve giriş yapan yakınları, 59 yaşındaki müzisyeni kan birikintileri içerisinde yerde yatarken buldu. Durumun ivedilikle yetkililere bildirilmesinin ardından olay yerine çok sayıda emniyet gücü ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık personeli tarafından yapılan kontrollerde Cebeci'nin hayatını kaybettiği netlik kazandı. AV TÜFEĞİ VE KRİMİNAL İNCELEME DETAYLARI Olay yerinde gerçekleştirilen ilk teknik araştırmalarda, sanatçının bir av tüfeğinden çıkan mermiyle yaralandığı saptandı. Emniyet birimleri tarafından çevredeki deliller titizlikle toplanırken, olayın bir intihar vakası mı yoksa farklı bir dış etken kaynaklı mı olduğu sorusu kriminal incelemelerin ardından yanıt bulacak. Cebeci'nin naaşı, kesin ölüm sebebinin saptanması amacıyla Muğla Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi. Polis ekiplerinin konuyla ilgili çok yönlü tahkikatı ise titizlikle sürüyor. BARIŞ MANÇO VE KURTALAN EKSPRES'İN UNUTULMAZ PERKÜSYONCUSU Hüseyin Cebeci, Anadolu Rock müziğinin öncü ismi Barış Manço tarafından 1973 yılında hayata geçirilen Kurtalan Ekspres'in en önemli yapı taşlarından biriydi. Özellikle 1986 yılından itibaren grubun çekirdek kadrosunda yer alan Cebeci; Bahadır Akkuzu, Ahmet Güvenç, Ufuk Yıldırım, Cihangir Akkuzu ve Celal Güven gibi isimlerle birlikte sahne aldı. Vurmalı çalgılardaki ustalığıyla tanınan sanatçı, Manço'nun vefatına dek süren bu müzikal yolculukta pek çok unutulmaz esere ritmiyle hayat vermişti.

Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Fisunoğlu hayatını kaybetti! Muhittin Fisunoğlu kimdir, neden öldü? Haber

Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Fisunoğlu hayatını kaybetti! Muhittin Fisunoğlu kimdir, neden öldü?

Türk askeri tarihinin önemli isimlerinden biri olan ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı koltuğunda kritik dönemlerde oturan Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, 98 yaşında hayata gözlerini yumdu. TSK'daki disiplinli kariyerinin yanı sıra spor ve sanat dünyasına olan ilgisiyle de bilinen Fisunoğlu, Tokat'ta başladığı yaşam yolculuğunu Ankara'da noktaladı. MUHİTTİN FİSUNOĞLU KİMDİR VE ASKERİ KARİYERİ NASIL ŞEKİLLENDİ? Aslen Tokatlı olan ve 1928 senesinde dünyaya gelen Muhittin Fisunoğlu, askerlik mesleğine olan tutkusunu genç yaşlarda kanıtladı. Eğitim hayatına Kuleli Askeri Lisesi'nde devam eden ve burayı 1946 yılında bitiren Fisunoğlu, 1948'de Harp Okulu'ndan Topçu Asteğmen rütbesiyle mezun olarak profesyonel askerlik hayatına adım attı. Askeri gelişimini aralıksız sürdüren Fisunoğlu, 1958'de Harp Akademisi'ni, 1962'de ise prestijli Fransız Harp Akademisi'ni başarıyla tamamladı. 1974 yılına dek ordu içerisinde öğretmenlikten askeri ataşeliğe kadar geniş bir yelpazede hizmet verdi. Şam ve Beyrut'taki görevleri, onun diplomatik askeri tecrübesini pekiştiren unsurlar arasında yer aldı. Fisunoğlu'nun rütbe tırmanışı 1974'te Tuğgeneral olmasıyla hız kazandı. 1978'de Tümgeneral, 1982'de Korgeneral ve 1987 yılında ise Orgeneralliğe terfi etti. Kariyeri boyunca 4. Zırhlı Tugay, 28. Piyade Tümeni, 5. Kolordu ve Ege Ordusu gibi kritik birimlerde komuta kademesinde bulundu. 1 Ocak 1991 tarihinde ise kariyerinin zirvesi olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı. Bu görevi 30 Ağustos 1993 tarihine kadar başarıyla yürüten Fisunoğlu, o dönem Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin Başbakan Tansu Çiller tarafından uzatılması üzerine emeklilik kararı alarak üniformasına veda etti. Muhittin Fisunoğlu'nun görev süresindeki en çarpıcı olaylardan biri 4 Kasım 1992 tarihinde yaşandı. Hasdal'da bulunan 26. Zırhlı Tugay'ı denetlemeye giden heyette Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, 1. Ordu Komutanı İsmail Hakkı Karadayı ve 3. Kolordu Komutanı Hikmet Köksal ile birlikte Fisunoğlu da yer alıyordu. Denetleme sonrası komutanlara ikram edilen Türk kahvelerine bölücü terör örgütü sempatizanları tarafından siyanür katıldığı son anda anlaşıldı. Bu suikast girişimi büyük bir titizlikle yürütülen operasyonlar sayesinde başarısızlığa uğratıldı ve TSK komuta kademesi mutlak bir facianın eşiğinden döndü. Emeklilik hayatında sivil sektöre yönelen Fisunoğlu, Kasım 1998'de Sümerbank yönetim kurulunda yer aldı. Ancak bankanın mali yapısındaki bozulmalar ve yürütülen usulsüzlük soruşturmaları sonrası devletin bankaya el koymasıyla kendisi de yargı sürecine dahil oldu. Bu dönemde bir süre yurt dışına çıkış yasağıyla karşı karşıya kalan emekli paşa, hukuk mücadelesi verdi. Öte yandan, birlikte görev yaptığı bazı silah arkadaşlarıyla yaşadığı dargınlıklarla da gündeme geldi. Doğan Güreş ve İsmail Hakkı Karadayı gibi isimlerin kendisine şantaj mektubu yazdığını öne sürerek bu isimlere kırgın olduğunu kamuoyuyla paylaştı. Sadece bir asker değil, aynı zamanda bir sanatsever olan Muhittin Fisunoğlu, bestelediği şarkılarla da bir dönem sanat camiasında dikkatleri üzerine çekti. Spor dünyasıyla da yakından ilgilenen Fisunoğlu, Trabzonspor bünyesinde başkan yardımcılığı görevini üstlenerek kulübe hizmet etti. İyi derecede Fransızca bilen, evli ve iki evlat sahibi olan emekli Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, 98 yıllık ömrüne sığdırdığı sayısız anı ve görevle Türk milletinin hafızasındaki yerini aldı.

Ünye'nin 'Mehmet Amcası' hayata gözlerini yumdu: Uzm. Dr. Mehmet Soydan kimdir, neden öldü? Haber

Ünye'nin 'Mehmet Amcası' hayata gözlerini yumdu: Uzm. Dr. Mehmet Soydan kimdir, neden öldü?

Ordu sağlık dünyası, yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla tanınan önemli bir değerini kaybetti. Ünye ilçesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Mehmet Soydan, 2 Mayıs 2026 tarihinde yaşamını yitirdi. Bölgede çocuk sağlığı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Soydan'ın kaybı, tedavi ettiği eski hastaları ve mesai arkadaşları arasında derin bir boşluk bıraktı. UZM. DR. MEHMET SOYDAN KİMDİR? Sağlık camiasının kıdemli isimlerinden biri olan Mehmet Soydan, uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra kariyerinin büyük bir bölümünü Ordu'nun Ünye ilçesine adadı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı sıfatıyla yenidoğan döneminden ergenlik çağına kadar geniş bir yaş grubuna hizmet veren Soydan, 71 yaşında hayata veda etti. Mesleki tecrübesiyle sadece bir hekim değil, aynı zamanda ailelerin güven duyduğu bir danışman profili çizdi. Dr. Soydan, Ünye'de yaklaşık 40 yıl boyunca aralıksız sürdürdüğü hekimlik süreciyle adeta ilçenin sağlık hafızası haline gelmişti. Farklı kuşaklardan binlerce çocuğun muayene ve tedavi süreçlerini yöneten Soydan, özellikle uzun yıllar emek verdiği Özel Ünye Çakırtepe Hastanesi'ndeki çalışmalarıyla hafızalarda yer edindi. Bölge insanı tarafından mesleğine olan bağlılığı ve çocuklara olan yaklaşımıyla takdir edilen bir isim olarak biliniyordu. Uzm. Dr. Mehmet Soydan'ın vefatının ardından, uzun yıllar görev yaptığı hastane önünde anlamlı bir tören organize edildi. Törene Soydan'ın ailesinin yanı sıra çok sayıda sağlık çalışanı, meslektaşı ve minnet duyduğu hastalarının yakınları katılım gösterdi. Sağlık çalışanlarının omuzlarında son yolculuğuna uğurlanan Soydan için dualar edilirken, mesai arkadaşları tecrübeli hekimin yerinin doldurulamaz olduğunu vurguladı. Meslek hayatı boyunca çocukların büyüme ve gelişme takipleri, bağışıklama süreçleri ve enfeksiyon hastalıkları gibi kritik alanlarda uzmanlaşan Soydan, Ünye'nin sağlık altyapısına önemli katkılar sundu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, tecrübeli hekimin cenaze programı ve veda törenine dair detaylar netleşirken, Ordu halkı emektar doktorlarını dualarla uğurluyor.

''Büklüm Büklüm'' ün sesi sustu: Türk pop müziğinin usta ismi 79 yaşında yaşamını yitirdi Haber

''Büklüm Büklüm'' ün sesi sustu: Türk pop müziğinin usta ismi 79 yaşında yaşamını yitirdi

Türk pop müziğinin 1970’li yıllardaki önemli kadın seslerinden Tülay Özer, 79 yaşında hayatını kaybetti. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği öğrenilen sanatçının vefat haberi, müzik dünyasında büyük üzüntüye neden oldu. ACI HABERİ YAKIN ARKADAŞI DUYURDU Sanatçının vefat haberini, uzun yıllar birlikte çalıştığı yapımcı ve radyo programcısı Hakan Eren sosyal medya hesabından paylaştı. Eren, mesajında büyük üzüntü yaşadığını ifade ederek, birlikte geçirdikleri anılara vurgu yaptı. SAĞLIK SORUNLARIYLA MÜCADELE EDİYORDU Tülay Özer’in ölüm nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, bir süredir böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi. Sanatçının cenaze programına ilişkin detayların ise ilerleyen saatlerde açıklanması bekleniyor. 70’LERE DAMGA VURAN ESERLER 1946 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde dünyaya gelen Tülay Özer, müzik kariyerine 1970’li yıllarda adım attı. “İkimiz Bir Fidanın Dalıyız”, “Büklüm Büklüm”, “Neden Ayrıldık” gibi eserlerle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, dönemin en çok dinlenen isimleri arasında yer aldı. KARDEŞİ ZERRİN ÖZER’E DESTEK OLMUŞTU 1980’li yıllarda sahne hayatını geri planda bırakan Tülay Özer, kardeşi Zerrin Özer’in müzik kariyerine destek vererek sanat dünyasında “güçlü abla” olarak anıldı.

Çağatay Çalıkoğlu kimdir, neden öldü? Prof. Dr. Çağatay Çalıkoğlu kaç yaşındaydı? Haber

Çağatay Çalıkoğlu kimdir, neden öldü? Prof. Dr. Çağatay Çalıkoğlu kaç yaşındaydı?

Bursa tıp dünyası, beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirürji) alanında iz bırakan bir ismi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Prof. Dr. Çağatay Çalıkoğlu’nun vefatı, hem tedavi ettiği hastaları hem de akademik dünyadaki meslektaşlarını sarstı. Hastane tarafından yapılan resmi duyuru ile netleşen kaybın ardından, başarılı cerrahın özgeçmişi ve mesleki başarıları yeniden gündeme geldi. ÇAĞATAY ÇALIKOĞLU KİMDİR VE HANGİ ALANDA UZMANDI? Tıp eğitimine 1988 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde adım atan Çağatay Çalıkoğlu, 1994 yılında buradan mezun oldu. Uzmanlık yolculuğuna ise 1997 ile 2003 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda devam ederek beyin ve sinir cerrahisi uzmanı unvanını aldı. Kariyerinin ilk yıllarında Erzurum Numune Hastanesi bünyesinde hizmet veren Çalıkoğlu, 2009 yılına kadar burada kritik operasyonlara imza attı. Klinik tecrübesini akademik platforma taşıyan Çalıkoğlu, Atatürk Üniversitesi'nde uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı. 2011'de yardımcı doçent, 2018'de ise doçentlik kadrosuna yükseldi. Özellikle omurga cerrahisi, endoskopik beyin cerrahisi ve minimal invaziv teknikler üzerindeki uzmanlığıyla tanınan isim, 2024 yılı itibarıyla Mudanya Üniversitesi bünyesinde profesör olarak görev alıyordu. Mesleki hayatı boyunca Türk Nöroşirürji Derneği gibi prestijli kurumların da aktif bir üyesi olarak bilimsel çalışmalara katkı sağladı. PROF. DR. ÇAĞATAY ÇALIKOĞLU NEDEN ÖLDÜ VE KAÇ YAŞINDAYDI? Ünlü cerrahın vefat haberi, görev yaptığı VM Medical Park Bursa Hastanesi’nin resmi kanalları aracılığıyla paylaşıldı. Eğitim ve sağlık camiasında büyük yankı uyandıran vefatın ardından, ölümün kesin nedenine dair henüz detaylı bir tıbbi rapor veya resmi açıklama kamuoyuyla paylaşılmadı. Öte yandan, doğum tarihine dair net bir verinin bulunmaması sebebiyle kesin yaş bilgisi de doğrulanmış kaynaklarda yer almıyor. Tıp dünyası, ardında binlerce iyileşmiş hasta ve çok sayıda yetişmiş öğrenci bırakan Çalıkoğlu'nu uğurluyor.

Türk sporunun efsane ismi Can Bartu vefatının 7. yıl dönümünde anılıyor Haber

Türk sporunun efsane ismi Can Bartu vefatının 7. yıl dönümünde anılıyor

Türk spor camiasında zarafeti ve çok yönlü yeteneğiyle iz bırakan Can Bartu, hayata gözlerini yumuşunun yedinci senesinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Fenerbahçe'nin sembol isimlerinden biri olan Bartu, sadece sarı-lacivertli renklerin değil, Türk sporunun da evrensel bir markası olarak tarihteki yerini muhafaza ediyor. 31 Ocak 1936'da İstanbul'da dünyaya gelen ve spor hayatına 1949'da basketbolla başlayan efsane isim, kısa sürede her iki branşta da zirveye ulaşarak ulaşılması güç başarılara imza attı. HEM PARKE HEM YEŞİL SAHADA AY-YILDIZLI FORMAYI GİYEN TEK SPORCU Can Bartu'nun spor kariyeri, modern dönemde eşine rastlanmayacak bir istatistiğe ev sahipliği yapıyor. Türkiye'de hem futbol hem de basketbol branşlarında milli takım düzeyinde forma giyen ilk ve tek sporcu olan Bartu, bu benzersiz unvanı günümüzde de koruyor. 1955 ile 1957 yılları arasında Fenerbahçe'nin her iki branştaki A takımlarında aynı anda görev alan efsane sporcu, bir günde iki farklı branşta maça çıkarak tarihe geçti. Mithatpaşa Stadı'nda Beşiktaş'a karşı futbol sahasında 2 gol atan Bartu, aynı günün akşamında Spor ve Sergi Sarayı'nda Galatasaray potasına 32 sayı bırakarak sporun farklı alanlarındaki üstün yeteneğini kanıtladı. Basketbolda 6 kez milli olan Bartu, profesyonel futbol sözleşmesi sonrası bu branşı bırakarak yeşil sahalara odaklandı. İTALYA'DA "SİNYOR" LAKABIYLA AVRUPA'NIN ZİRVESİNE ÇIKTI Fenerbahçe'de 1955-1961 yılları arasında sergilediği performansın ardından İtalya'nın yolunu tutan Can Bartu, Çizme'de geçirdiği 6 sezonda büyük saygı gördü. Fiorentina, Venezia ve Lazio formalarını terleten Bartu, İtalyan futbolseverlerin gönlünde taht kurarak "Sinyor" lakabını aldı. 10 Mayıs 1962 tarihinde Fiorentina formasıyla Atletico Madrid'e karşı Avrupa Kupa Galipleri Kupası finalinde sahaya çıkan efsane oyuncu, Avrupa kupalarında final oynayan ilk Türk futbolcu olarak tarihe geçti. İtalya macerası boyunca toplamda 22 gol kaydeden Bartu, 1967 yılında tekrar yuvası Fenerbahçe'ye dönerek 1970'te futbolculuk kariyerini noktaladı. Sarı-lacivertli formayla çıktığı 326 resmi karşılaşmada 162 kez rakip ağları sarsmayı başardı. MİLLİ TAKIMDA KALEYE GEÇEN VE METİN OKTAY İLE ÖZDEŞLEŞEN EFSANE Can Bartu'nun milli takım serüveni de futbol sahalarında az rastlanan anektodlarla dolu. 2 Kasım 1958'de Romanya ile oynanan milli maçta kaleci Turgay Şeren'in sakatlanması üzerine kaleye geçen Bartu, böylece milli takım tarihinde hem gol atan hem de kalede görev yapıp gol yiyen tek futbolcu oldu. Centilmenliğiyle de tanınan Bartu, Galatasaray efsanesi Metin Oktay'ın 1969 yılındaki jübilesinde formaları değiştirerek kısa bir süre sarı-kırmızılı forma ile sahada yer aldı. Bu unutulmaz an, Türk spor tarihindeki en ikonik dostluk karelerinden biri olarak hafızalara kazındı. FENERBAHÇE'NİN SAMANDIRA TESİSLERİNDE ADI SONSUZA KADAR YAŞIYOR Futbolu bıraktıktan sonra kalemini spor yazarlığı için kullanan Can Bartu'nun ismi, 2009 yılında alınan kararla Fenerbahçe'nin Samandıra'daki kamp merkezine verildi. Halen Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri olarak anılan merkez, efsanenin mirasını geleceğe taşımaya devam ediyor. 2009 UEFA Kupası finalinde Türkiye elçisi olarak görev yapan Bartu, 11 Nisan 2019'da 83 yaşındayken vefat etti. Türk sporunun asalet ve yetenekle özdeşleşen ismi, vefatının 7. yılında tüm spor camiası tarafından özlemle anılmaya devam ediyor.

Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti! Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk kimdir, kaç yaşındaydı ve neden öldü? Haber

Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti! Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk kimdir, kaç yaşındaydı ve neden öldü?

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) eski başkanlarından, Türk siyasi hayatının sembol isimlerinden Hüsamettin Cindoruk'tan acı haber geldi. 11 Nisan 2026 tarihinde, tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yuman Cindoruk'un vefatı siyaset camiasında derin üzüntü yarattı. Peki, usta hukukçu ve siyaset adamı Hüsamettin Cindoruk neden öldü? İşte merak edilen tüm detaylar. HÜSAMETTİN CİNDORUK NEDEN ÖLDÜ VE HASTALIK SÜRECİ NASIL İLERLEDİ? Bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 92 yaşındaki Hüsamettin Cindoruk, 25 Aralık 2025 tarihinde ikametgahında oksijen değerlerinin düşmesi sebebiyle acil olarak Koç Üniversitesi Hastanesi'ne nakledilmişti. Hastanede yapılan ilk müdahalelerin ardından yoğun bakım ünitesinde müşahede altına alınan duayen siyasetçi, yaklaşık dört aydır devam eden yaşam savaşını bugün kaybetti. Hastane yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, tüm müdahalelere rağmen Cindoruk'un yaşama tutunamadığı belirtildi. İZMİR'DEN ANKARA'YA UZANAN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: HÜSAMETTİN CİNDORUK KİMDİR? Tam adıyla Ahmet Hüsamettin Cindoruk, 8 Haziran 1933 tarihinde İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. İlk ve orta öğrenimini Ankara'nın köklü kurumlarından olan Çankaya İlkokulu ve Ankara Atatürk Lisesi'nde tamamlayan Cindoruk, yükseköğrenimini ise 1954 senesinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde bitirdi. Hukuk dünyasına 1955 yılında avukat olarak adım atan Cindoruk, kısa sürede hem mesleki hem de siyasi duruşuyla adından söz ettirmeye başladı. Siyaset yolculuğuna Demokrat Parti (DP) geleneğinin bir parçası olarak başlayan Hüsamettin Cindoruk, 1960 darbesinin ardından bu ekolün devamı niteliğindeki siyasi oluşumlarda kritik sorumluluklar üstlendi. Doğru Yol Partisi'nin (DYP) kuruluş aşamasında başrol oynayan isimlerden biri olan usta siyasetçi, partinin genel başkanlık koltuğuna da oturdu. Daha sonraki dönemde Demokrat Türkiye Partisi (DTP) liderliğini yürüterek siyasi yelpazede merkez sağın en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürdü. Samsun ve Eskişehir'den milletvekili seçilerek parlamentoda görev alan Cindoruk, 1991 ile 1995 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak devletin zirvesinde görev yaptı. Parlamenter sistemin en güçlü olduğu yıllarda Meclis'e liderlik eden Cindoruk, 1993 senesinde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatının ardından bir süre vekaleten Cumhurbaşkanlığı makamını temsil etti. Uzlaştırıcı kimliği ve hukuka olan bağlılığıyla tanınan usta isim, vefat ettiğinde 92 yaşındaydı.

Prof. Dr. Bülent Akdoğan vefat etti mi, neden öldü? || Prof. Dr. Bülent Akdoğan kimdir, kaç yaşındaydı? Haber

Prof. Dr. Bülent Akdoğan vefat etti mi, neden öldü? || Prof. Dr. Bülent Akdoğan kimdir, kaç yaşındaydı?

Akademi ve tıp camiası, üroloji alanındaki çalışmalarıyla ekol haline gelen bir ismin kaybıyla sarsıldı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uzun yıllar boyunca hem klinik hem de akademik düzeyde kritik görevler üstlenen Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın vefat haberi büyük bir üzüntüyle karşılandı. Peki, tıp dünyasının acı kaybı olarak nitelendirilen Bülent Akdoğan kimdir ve ölüm sebebi ne? "KALP KRİZİ SONUCU HAYATINI KAYBETTİ" Edinilen bilgilere göre, tecrübeli bilim insanının yaşamını yitirmesine aniden gelişen bir kalp krizi neden oldu. Beklenmedik bu kayıp, Akdoğan'ın mesai arkadaşlarını ve eğitim verdiği genç hekimleri derin bir yasa boğdu. Sağlık sektöründe geçirdiği uzun yıllar boyunca sayısız hastaya şifa dağıtan ve bilimsel araştırmalarıyla literatüre yön veren Akdoğan, modern ürolojinin gelişiminde önemli bir rol üstlenmişti. PROF. DR. BÜLENT AKDOĞAN KİMDİR, HANGİ GÖREVLERDE BULUNDU? Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Bülent Akdoğan, sadece bir hekim değil, aynı zamanda binlerce öğrenciyi tıp dünyasına kazandıran bir eğitimciydi. Ulusal ve uluslararası platformlarda yürüttüğü akademik çalışmalarla tanınan Akdoğan, mesleki kariyeri boyunca etik değerlere verdiği önemle de takdir topluyordu. ÜNİVERSİTEDEN TAZİYE MESAJI: "AİLESİNE VE SEVENLERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ" Vefat haberinin ardından Hacettepe Üniversitesi tarafından paylaşılan resmi mesajda üzüntü dile getirildi. Fakülteden yapılan duyuruda, "Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve fakültemize başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verildi. Bu veda mesajı, sosyal medyada ve akademik çevrelerde hızla yayılarak geniş yankı buldu. CENAZE TÖRENİ NEREDE VE SAAT KAÇTA? Sevenlerini yasa boğan Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın son yolculuğuna uğurlanacağı program netlik kazandı. Akdoğan'ın cenazesi, 2 Nisan 2026 Perşembe günü ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Osmaniye Asri Mezarlığı’na defnedilecek. Törene tıp dünyasından çok sayıda ismin, öğrencilerin ve yakınlarının katılması öngörülüyor.

Volkan Konak vefatının birinci yılında Trabzon'daki kabri başında anılıyor Haber

Volkan Konak vefatının birinci yılında Trabzon'daki kabri başında anılıyor

Türk müziğinin güçlü seslerinden Volkan Konak'ın aramızdan ayrılışının üzerinden tam bir yıl geçti. 31 Mart 2025 tarihinde, Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde dinleyicileriyle buluştuğu esnada kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren sanatçı, tüm Türkiye'yi yasa boğmuştu. Vefat ettiğinde 58 yaşında olan Konak için memleketi Trabzon'un Maçka ilçesinde kapsamlı bir anma programı icra ediliyor. Ünlü isim, kendi vasiyeti doğrultusunda Konakoğlu Aile Mezarlığı'nda bulunan bir ceviz ağacının gölgesinde istirahat ediyor. SELMA KONAK'TAN DUYGUSAL PAYLAŞIM Sanatçının hayat arkadaşı Selma Konak, eşinin birinci ölüm yıl dönümü vesilesiyle sosyal medya platformu üzerinden yürek burkan bir mesaj yayımladı. Birlikte çekildikleri bir kareyi takipçileriyle paylaşan Selma Konak, hislerini şu ifadelerle aktardı: "Canım Volkan’ım, sensiz koskoca bir yıl geçti. Sen hâlâ kalbimde yaşıyorsun. Seninle olmak bir ömre sığmayacak kadar kıymetliydi. Kaybetmek ise kelimelere sığmayacak kadar zor. Ama biliyorum ki sen; her sözünde, her şarkında ve her hatıranda yaşamaya devam edeceksin. Yokluğun hâlâ aynı ağırlıkta. Seni çok özledim." 31 YILLIK DÜĞÜN HASRETİ VE AİLE HAYATI Volkan Konak ve Selma Konak çiftinin 1992 yılında başlayan evlilik yolculukları, sanat dünyasının en örnek ilişkileri arasında gösteriliyordu. Maddi yetersizlikler sebebiyle evlendikleri dönemde düğün yapamayan çift, bu hayallerini nikah masasına oturduktan tam 31 sene sonra gerçeğe dönüştürmüştü. 2023 yılında görkemli bir düğünle evliliklerini taçlandıran ikilinin Şimal, Derin ve Volkan isminde üç evladı bulunuyor. Karadeniz müziğini evrensel bir dille harmanlayan sanatçı, geride bıraktığı onlarca eser ve hafızalara kazınan performanslarıyla anılmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.