#yapay zeka

İLKHABER-Gazetesi - yapay zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, yapay zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayram öncesi büyük tehlike: Yapay zekalı sahte mesajlarla dolandırıcılık alarmı! Haber

Bayram öncesi büyük tehlike: Yapay zekalı sahte mesajlarla dolandırıcılık alarmı!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bayram öncesi artış gösteren dolandırıcılık yöntemlerine ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderilen yapay zeka destekli sahte içeriklerin vatandaşları hedef aldığı ifade edildi. YAPAY ZEKA DESTEKLİ DOLANDIRICILIK ARTTI DMM tarafından yapılan açıklamada, dolandırıcıların artık yapay zeka teknolojilerini kullanarak daha inandırıcı içerikler oluşturduğu vurgulandı. Özellikle tanıdık kişilerden ya da resmi kurumlardan geliyormuş izlenimi verilen mesajlarla kullanıcıların kandırılmaya çalışıldığı belirtildi. SAHTE LİNKLERLE KİŞİSEL VERİLER HEDEF ALINIYOR Açıklamada, söz konusu mesajlarda yer alan bağlantılar aracılığıyla vatandaşların sahte sitelere yönlendirildiği ve bu yöntemle kişisel ile finansal bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığı ifade edildi. VATANDAŞLARA KRİTİK UYARI DMM, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu: Kaynağı doğrulanamayan mesajlara itibar edilmemesi Şüpheli bağlantılara kesinlikle tıklanmaması Kişisel ve finansal bilgilerin paylaşılmaması BAYRAM ÖNCESİ DİKKATLİ OLUN ÇAĞRISI Bayram dönemlerinde dolandırıcılık girişimlerinin arttığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle yoğun mesaj trafiğinin yaşandığı bu süreçte daha dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

Apple'dan iOS 27 hamlesi: Katlanabilir iPhone ve yapay zeka Siri ile geliyor Haber

Apple'dan iOS 27 hamlesi: Katlanabilir iPhone ve yapay zeka Siri ile geliyor

Teknoloji dünyasının merakla beklediği Apple WWDC 2026 etkinliğine sayılı aylar kala, iOS 27 işletim sistemine dair kritik detaylar netleşmeye başladı. Eylül ayında kullanıcılarla buluşması planlanan yeni sürüm, özellikle Apple'ın ilk katlanabilir telefonu olması beklenen 'iPhone Fold' için optimize edilmiş özel bir arayüz ve gelişmiş yapay zeka entegrasyonu sunacak. Macrumors'un paylaştığı verilere göre, yeni işletim sistemi büyük ekranlı cihazlarda çoklu görev yeteneklerini en üst seviyeye çıkaracak. iOS 27, katlanabilir ekran formuna uyum sağlamak adına iPadOS benzeri bir panel yapısına geçiş yapacak. Kitap gibi açıldığında 7.8 inçlik bir dev ekrana dönüşeceği iddia edilen iPhone Fold, iOS 27 sayesinde iki uygulamayı yan yana çalıştırabilen verimli bir kullanım alanı sağlayacak. Cihaz kapalı konumdayken 5.5 inçlik standart bir iPhone deneyimi sunarken, açıldığında Apple uygulamalarının sol tarafına yerleşecek yan panellerle kullanıcı etkileşimini derinleştirecek. Geliştiriciler için sunulacak yeni araçlar, mevcut uygulamaların bu 4:3 en-boy oranına hızla adapte edilmesine olanak tanıyacak. SİRİ ARTIK BİR SOHBET BOTUNA DÖNÜŞÜYOR Apple'ın Google Gemini ekibiyle iş birliği yaparak geliştirdiği yeni Siri, iOS 27 ile birlikte tam teşekküllü bir sohbet botu kimliğine bürünüyor. ChatGPT ve Claude gibi rakipleriyle yarışacak olan bu yeni nesil asistan, sistem seviyesinde derin bir entegrasyona sahip olacak. Apple'ın yazılım mühendisliği başkanı Craig Federighi, Ağustos 2025’te çalışanlara yaptığı açıklamada mimariyi güncelleme çalışmalarının Apple’ın başlangıçta planladığından çok daha büyük bir yükseltme yapabilmesine imkan sağlayacak kadar umut verici olduğunu söylemişti. Bu doğrultuda Siri, sadece sesli komutları yerine getirmekle kalmayıp, karmaşık web aramalarını özetleyebilecek ve Image Playground altyapısı sayesinde görsel içerikler üretebilecek. KİŞİSEL BAĞLAM VE EKRAN FARKINDALIĞI Yapay zeka desteğiyle Siri, kullanıcının cihazındaki e-postaları, mesajları ve dosyaları analiz ederek kişisel bir asistan gibi çalışacak. Siri artık "Ahmet’in geçen hafta bana gönderdiği dosyaları göster" veya "Pasaport numaram ne?" gibi spesifik sorulara doğrudan yanıt verebilecek. Ekran farkındalığı özelliği sayesinde asistan, o an ekranda görülen bir adresi rehbere ekleyebilecek veya bir fotoğrafı düzenlenen haliyle ilgili kişiye gönderebilecek. Uygulamalar arası veri taşıma yeteneğiyle donatılan Siri, bir uygulamadaki dosyayı bir diğerine aktarma veya hazırlanan bir taslağı otomatik olarak iletme gibi karmaşık görevleri üstlenecek. TEKNOLOJİK ALTYAPIDA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER iOS 27 ile birlikte geliştiriciler için Core ML'in yerini alacak olan 'Core AI Framework' tanıtılacak. Bu yeni altyapı, uygulama geliştiricilerinin yapay zeka modellerini iPhone ekosistemine çok daha kolay entegre etmesini sağlayacak. Tasarım tarafında ise iOS 26 ile hayatımıza giren 'Liquid Glass' konsepti daha rafine bir hale getirilecek. Ayrıca yapay zeka destekli Takvim ve sağlık özellikleri, kullanıcılara günlük rutinlerinde proaktif öneriler sunacak. Uydu bağlantısı tarafında ise haritaların çevrimdışı uydu desteği ve 5G üzerinden uydu iletişimi gibi yeniliklerin altyapı çalışmalarının sürdüğü belirtiliyor.

Av. Katlav uyardı: Yapay zekâ ile 3 saniyelik ses kaydıyla dolandırılabilirsiniz Haber

Av. Katlav uyardı: Yapay zekâ ile 3 saniyelik ses kaydıyla dolandırılabilirsiniz

Türkiye Barolar Birliği Bilişim ve Teknoloji Kurulu Üyesi ve Adana Barosu Siber Suçlar Komisyonu Başkanı Av. Ali Yılmaz Katlav, son dönemde yapay zekâ teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemlerine karşı vatandaşları uyardı. Av. Katlav, ses klonlama, deepfake ve hiper-kişiselleştirilmiş oltalama yöntemleriyle dolandırıcıların, internette veya sosyal medyada paylaşılan kısa videolardaki konuşmaları kullanarak sesleri klonlayabildiğini söyledi. “3 SANİYELİK SES KAYDIYLA BİLE DOLANDIRILABİLİRSİNİZ” Adana Barosu Siber Suçlar Komisyonu Başkanı Av. Ali Yılmaz Katlav ses klonlama Hiper-kişiselleştirilmiş oltalama yöntemine dikkat çekerek, “Ses klonlama yöntemiyle dolandırıcılar, sosyal medyada paylaştığınız sadece 3 saniyelik bir ses kaydını kullanarak sesinizi birebir taklit edebiliyor. Deepfake görüntülü aramalar artık yapay zeka sayesinde gerçek zamanlı görüntü işleyebildiği için, canlı görüşmelerde bile bir başkasının yüzünü taklit edebiliyor. Hiper-kişiselleştirilmiş oltalama (AI Phishing) eskiden oltalama e-postaları bozuk Türkçesi ve yazım hatalarıyla kendini belli ederdi. Artık yapay zekâ (LLM modelleri) sayesinde dolandırıcılar, sizinle ilgili internetteki tüm verileri (LinkedIn, Facebook vb.) tarayarak size özel, profesyonel mesajlar yazabiliyor. Geçmişte yaptığınız gerçek bir alışverişe atıfta bulunarak güveninizi kazanıyor ve üzerinize baskı kurup istediklerini yaptırabilecek bir konuma gelebiliyorlar. AI zehirlenmesi ve sahte botlar (AI Poisoning) ile dolandırıcılar, kurumların kullandığı yapay zekâ asistanlarını veya müşteri hizmetleri botlarını manipüle ederek yanlış bilgi vermelerini sağlayabiliyor” şeklinde konuştu. “DOLANDIRICILAR SES VE DEEPFAKE İLE GERÇEK ZAMANLI TAKLİT YAPIYOR” Adana Barosu Siber Suçlar Komisyonu Başkanı Av. Ali Yılmaz Katlav dolandırıcıların ses ve deepfake görüntülerle gerçek zamanlı taklit yaptığını belirterek, “Son zamanlarda ortaya çıkan yeni bir dolandırıcılık yöntemi var. Yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen bu yöntemde çeşitli teknikler uygulanabiliyor. En basitinden sesinizi kullanıyorlar. Sizinle görüşme yapabilirler ya da yapmayabilirler. İnternette veya sosyal medyada kayıtlı videolarınızdaki konuşmalarınız bile yeterli olabiliyor. Kısa bir konuşmanızın olması bile sesinizi alıp yapay zekâya yüklemeleri ve sesinizi klonlamaları için yeterli. Eğer diğer kişisel verilerinizi ele geçirmişlerse, telefonda tanıdığınız arkadaşlarınızı arayabilir, sizin sesinizi kullanarak onlarla konuşabilir ve menfaat sağlayabilirler. Sosyal medya hesabınız ele geçirilirse, geçmişte olduğu gibi ‘Paraya ihtiyacım var, yardım gönderir misiniz?’ gibi taleplerle karşılaşabilirsiniz. Ancak artık bu yöntem yaygın olarak biliniyor. Şu anda dolandırıcılar, eğer bir ses kaydı gönderirse ve bu konuşan kişi arkadaşınız gibi görünüyorsa, insanlar genellikle bu isteğe güvenerek karşılık verebiliyor” ifadelerini kullandı. “DOLANDIRICILAR FOTOĞRAF VE YAPAY ZEKÂYLA KANDIRIYOR” Av. Katlav, “Bir başka yöntem ise dolandırıcıların elde ettikleri fotoğrafları kullanarak görüntülü konuşma yapmasıdır. ‘Arkadaşımın numarasından arıyorum’ diyerek birçok kişiyle aynı anda, sanki karşısında bir bot varmış gibi veya yapay zekâ sistemi varmış gibi sohbet edip gerekli bilgileri alabilirler. Teknik olarak, karşıdaki kişinin görüntüsünün doğru mu yanlış mı olduğunu anlamak mümkün değildir. Dolandırıcılar sizinle sürekli konuşarak dikkatinizi dağıtır ve başka bir şey düşünmenizi engeller; acele ettirirler. Eğer bir arkadaşınızın numarasını biliyorsanız, ‘Bekle, seni arayacağım’ diyebilir ya da banka ile ilgiliyse ‘Ben müşteri hizmetlerinizi arayacağım’ diyerek zaman kazanabilirsiniz. Şu an herkesin yapabileceği en basit yöntem budur” dedi. Av. Katlav, vatandaşları yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyararak, kişisel verilerini paylaşmamaları ve şüpheli durumlarda zaman kazanarak doğrulama yapmaları gerektiğini vurguladı.

Finansal analizde yapay zeka tuzağı: Veri eksikliği hatalı yatırıma yol açıyor Haber

Finansal analizde yapay zeka tuzağı: Veri eksikliği hatalı yatırıma yol açıyor

Harvard Business School'dan Profesör Charles CY Wang ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı çalışma, yapay zeka modellerinin küresel finans analizlerindeki güvenilirliğini masaya yatırdı. Şanghay ve Shenzhen borsalarında işlem gören yaklaşık 5 bin halka açık şirketin verileri üzerinde yapılan testlerde, ChatGPT-4.1 ve DeepSeek R1 modellerinden gelecek projeksiyonları oluşturmaları istendi. Araştırma sonuçları, ABD menşeli ChatGPT'nin Çinli şirketler için DeepSeek’e kıyasla %12,5 daha yüksek fiyat hedefi belirlediğini ve çok daha sık "satın al" tavsiyesi verdiğini gösterdi. ARAŞTIRMADA BİLGİ ASİMETRİSİ VE YABANCI ÖNYARGISI VURGUSU Uzmanlar, başlangıçta modellerin kendi ülkelerindeki firmaları kayıracağı bir "yerel önyargı" beklerken, ChatGPT'nin tam tersi bir tutumla "yabancı önyargısı" sergilediği saptandı. Bu durumun temel nedeni ise bilgi erişilebilirliğindeki asimetri olarak tanımlandı. OpenAI’nin eğitim veri setlerinde Çin yerel medyasındaki olumsuz haber akışının yeterince yer almaması, yapay zekanın mevcut boşlukları aşırı iyimser tahminlerle doldurmasına yol açtı. ChatGPT'nin tahminlerinde DeepSeek'e göre %13 daha fazla mutlak hata payı gözlemlenirken, bu durumun yatırımcılar için ciddi finansal riskler taşıdığı belirtildi. VERİ KAYNAKLARI TAHMİN TUTARLILIĞINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, ChatGPT'ye Çin kaynaklı yerel haber verileri sağlandığında ortaya çıktı. Yerel bağlamla beslenen modelin aşırı iyimserliği aniden ortadan kalktı ve tahminleri DeepSeek ile paralellik göstermeye başladı. Profesör Wang, bu durumun sadece bir haber eksikliği değil, özellikle yerel piyasadaki olumsuz gelişmelerin küresel veri setlerine yansımamasından kaynaklandığını ifade etti. Buna karşın DeepSeek modelinin ABD şirketleri hakkındaki tahminlerinde benzer bir önyargı görülmedi; çünkü ABD piyasa verileri küresel bir standart olarak her iki model tarafından da erişilebilir durumda bulunuyor. YAPAY ZEKA ANALİZLERİNDE İNSAN YARGISI KRİTİK ÖNEMDE Bloomberg Intelligence verilerine göre, dünya genelindeki kurumsal yatırımcıların yaklaşık %40'ı piyasa analizi için yapay zeka araçlarını kullanıyor. Ancak Harvard'ın çalışması, bu araçlara aşırı güvenmenin tehlikelerine işaret ediyor. Uzmanlar, yapay zeka çıktılarını nihai bir karar mekanizması olarak değil, bir kontrol noktası olarak değerlendirmeyi öneriyor. Özellikle yabancı pazarlarda işlem yaparken, algoritmaların yerel veri kapsamındaki eksiklikler nedeniyle yanıltıcı sonuçlar üretebileceği, bu nedenle analizlerin bölgesel uzman görüşleri ve alternatif modellerle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Anthropic, "tedarik güvenliği açısından riskli" ilan edildi Haber

Anthropic, "tedarik güvenliği açısından riskli" ilan edildi

ABD hükümeti ile yapay zeka aracı Claude'un geliştiricisi Anthropic arasında, şirketin yapay zeka teknolojisindeki bazı güvenlik kısıtlamalarını kaldırmaması üzerine bir süredir tırmanan gerilimde Pentagon'dan yeni adım geldi. Pentagon'dan yapılan açıklamada, "Derhal yürürlükte olmak üzere, Anthropic yönetimine şirketin ve ürünlerinin tedarik güvenliği açısından riskli olarak sınıflandırıldığı resmen bildirilmiştir." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, bir tedarikçinin "kritik bir yeteneğin yasal kullanımını kısıtlayarak komuta zincirine dahil olmasına izin verilmeyeceği" belirtildi. Anthropic'in Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, yaptığı açıklamada, bu adımın "hukuken geçerli olduğuna inanmadıklarını" ve mahkemeye başvuracaklarını bildirdi. Firmanın "tedarik güvenliği açısından riskli" ilan edilmesiyle, hükümetle yapılan askeri sözleşmelerde Claude'un kullanımının önüne geçilebileceği belirtiliyor. HÜKÜMET İLE ANTHROPİC ARASINDAKİ GERİLİM ABD ordusunun bugüne kadar istihbarat çalışmaları, silah geliştirme faaliyetleri ve askeri operasyonların yürütüldüğü sistemlerde Anthropic'in geliştirdiği yapay zeka sohbet robotu Claude modelini kullandığı belirtiliyor. Şirketin, Claude modelini "tüm yasal askeri amaçlar" için kullanıma açmayı reddetmesinin ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti. ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatını vermişti.

ABD ve İsrail’in İran operasyonunda yapay zeka tartışması Haber

ABD ve İsrail’in İran operasyonunda yapay zeka tartışması

ABD'nin, İran'da saldırı planlamasında, ABD merkezli teknoloji şirketi Anthropic'in istihbarat analizi yapabilen ve karar verme sürecini hızlandıran "Claude" adlı yapay zeka modelini kullandığı basına yansıdı. Claude gibi yapay zeka destekli sistemler, insansız hava aracı görüntüleri, iletişim dinlemeleri ve insan istihbaratı gibi farklı kaynaklardan gelen büyük miktardaki veriyi hızla analiz ederek potansiyel hedefleri belirleyebiliyor ve saldırı seçenekleri oluşturabiliyor. Bu teknoloji, çatışma sırasında hedef tespiti, hukuki değerlendirme ve saldırı kararları arasındaki süreci hızlandırarak "öldürme zinciri" olarak adlandırılan hedefleme süresini önemli ölçüde kısaltıyor. ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarda yapay zeka modellerini kullanması, bu teknolojilerin çatışmalardaki rolü ve uluslararası hukuk açısından doğurduğu riskleri yeniden gündeme getirdi. YAPAY ZEKA DESTEKLİ HEDEFLEME ÖLDÜRME ZİNCİRİNİ KISALTIYOR Kanada'nın Ontario eyaletinin Toronto kentinde yer alan York Üniversitesinde Uluslararası Hukuk Profesörü Heidi Matthews, yapay zekanın, çatışmalarda oynadığı rolü ve bunun uluslararası hukuk açısından doğurduğu riskleri AA muhabirine değerlendirdi. Matthews, yapay zekanın askeri operasyonlarda hedef belirleme süreçlerinde kullanılmasının uluslararası hukuk ve insan hakları çevrelerinde uzun süredir ciddi endişelere yol açtığını belirtti. Uluslararası insancıl hukukta tarafların, siviller ile savaşan unsurlar arasında açık bir ayrım yapmak zorunda olduğunu vurgulayan Matthews, hedef belirleme süreçlerinde doğrulama, önlem alma ve sivillere saldırı öncesinde kaçabilmeleri için yeterli süre tanınması gibi kuralların bulunduğunu dile getirdi. Matthews, "Yapay zeka ile gördüğümüz şey şu; makinelerin hedef belirleme kararlarının alınmasında sadece yoğun şekilde rol oynamakla kalmayıp, insan unsurunu tamamen ortadan kaldırmasa da çok güçlü bir şekilde ortadan kaldırdığı... Yaptıkları şey, hedef belirleme, önceliklendirme ve saldırı arasındaki süreyi kısaltmak. Bu, bazen çirkin bir ifadeyle 'öldürme zincirini kısaltmak' olarak adlandırılıyor." ifadelerini kullandı. Bu sayede hedeflemenin daha hızlı hale geldiğini belirten Matthews, bu durumun askeri açıdan avantaj sağlasa da siviller ve hukuki sorumluluklar açısından riskler doğurabileceğini aktardı. Matthews, karar alma süreçlerinde insan unsurunun giderek azalmasının, orantılılık ve hedef doğrulama gibi hukuki gerekliliklere uymayı zorlaştırabileceğini ve bu durumun sivillerin daha fazla zarar görmesine yol açabileceğini dile getirdi. YAPAY ZEKA DESTEKLİ HEDEFLEMENİN İRAN'DA KULLANIMI Matthews, İran'da sivillerin hayatını kaybettiği bazı saldırılarda yapay zekanın hedefleme süreçlerinde rol oynamış olabileceğine ilişkin endişelere dikkati çekti. ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarında da yapay zeka tabanlı sistemlerin hedef belirleme süreçlerinde kullanıldığına ilişkin haberler bulunduğunu hatırlatan Matthews, söz konusu saldırılarda yapay zekanın rolünün olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurguladı. Matthews, "Yapay zeka araçlarının, ABD tarafından İran'da hedef belirleme ve önceliklendirme amacıyla da yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz. Bu da bize, 150'den fazla kişinin öldüğü ve 100'den fazla kişinin yaralandığı Minab'daki kız ilköğretim okuluna yapılan saldırıya yapay zekanın katkıda bulunmuş olabileceğinden şüphelenmemiz için neden veriyor." diye konuştu. Konuya ilişkin soruşturmaların sonuçlanmasını ve daha fazla bilginin açıklanmasını beklediğini aktaran Matthews "Yapay zeka ve hedef belirleme konusunda bildiklerimiz, başarısızlık oranı ve bu makinelerin hata yapma olasılığı göz önüne alındığında, bu trajik olayda yapay zekanın rol oynayıp oynamadığı ve ne ölçüde rol oynadığı konusunda gerçekten keskin sorular sormak için ciddi nedenler olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu. Matthews, hedef belirleme ve önceliklendirme süreçlerinde yapay zekanın yaygın kullanımının sivil hastanelerin yanlış tanımlanması gibi riskler doğurabileceğini belirterek, böylece kararların ciddi hatalara açık hale geldiğinin altını çizdi. YAPAY ZEKA DESTEKLİ HEDEFLEMENİN GAZZE'DE KULLANIMI Matthews, "Uluslararası hukuk ve insan hakları toplulukları, özellikle İsrail ordusu tarafından Gazze'de hedef belirleme ve önceliklendirme konusunda yapay zekanın kullanımının büyük ölçüde artması konusunda raporlar yayımlıyor ve eleştirilerde bulunuyor." dedi. İsrail ordusunun, Gazze'de hedef tespiti ve önceliklendirmede "Lavender" ve "Where's Daddy" gibi yapay zeka sistemlerini yoğun biçimde kullandığını hatırlatan Matthews, söz konusu sistemlerin "savaşan unsurları tespit etmek ve evlerine girdiklerinde onları hedef almak için" tasarlandığını kaydetti. Matthews, bu tür uygulamaların çoğu zaman aile üyeleri ve sivillerin de zarar gördüğü "ikincil hasarlara" yol açabildiğini ve bunun uluslararası insancıl hukuk açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti. İsrail'in Gazze'deki saldırılarında yapay zeka teknolojilerini kullanmasının teknik hata riskini artırabileceğini vurgulayan Matthews, bu durumun orduların orantılılık değerlendirmelerinde sivil kayıp eşiğini de genişletebileceğini ifade etti. YAPAY ZEKA, ÇATIŞMALARDA SAHTE HABER ÜRETMEYE YARDIMCI OLABİLİR Matthews, yapay zeka teknolojilerinin son yıllarda hızla yaygınlaşarak günlük yaşamın pek çok alanında olduğu gibi askeri alanda da kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu teknolojilerin birçok sektörde hızla benimsenmesine rağmen, yapay zekanın özellikle yaşam ve ölüm kararlarının söz konusu olduğu askeri operasyonlardaki rolüne ilişkin yeterli politika tartışması yürütülmediğini vurgulayan Matthews, bu konuda daha kapsamlı değerlendirmelere ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Matthews, yapay zekanın yalnızca askeri operasyonlarda değil, aynı zamanda yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılmasında da önemli bir rol oynayabildiğini belirtti. İran'ın Minab kentinde bir kız ilkokuluna düzenlenen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından sosyal medyada yayılan bazı görüntülerle ilgili yapay zeka araçlarının yanlış değerlendirmelerde bulunduğuna işaret eden Matthews, bu durumun kamuoyunda yanlış bilgilerin yayılmasına yol açabildiğini kaydetti. Matthews, yapay zeka araçlarının zaman zaman hatalı sonuçlar üretebildiğini ve özellikle silahlı çatışma gibi hassas konularda bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılmasının gerçeklerin sorgulanmasına yol açabileceğine dikkati çeken Matthews, silahlı çatışmalar bağlamında bu durumun savaş suçları gibi ciddi iddiaların değerlendirilmesini de zorlaştırabileceğini söyledi. Matthews, "Trump döneminde on yıldan fazla süredir var olan sahte haber fenomeninin bir parçası, şüphe tohumuna, yanlış bilgiye ya da dezenformasyona dayanması. Bu tohum bir kez ekildiğinde, doğruluk meselesi bir şekilde ortadan kalkar ve böylece gerçeklik ilk kurban haline gelir." ifadelerini kullandı. Sahte haberlerin, çatışmalarda suçları meşruymuş gibi gösterebileceğine ya da gizleyebileceğine işaret eden Matthews, silahlı çatışmalarda savaş suçlarına varan çok ciddi durumlardan bahsederken bu dilin kullanılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Honor, MWC'de açık yapay zeka platformu 'Honor AI Connect'i tanıttı Haber

Honor, MWC'de açık yapay zeka platformu 'Honor AI Connect'i tanıttı

Honor, Mobil Dünya Kongresi (MWC) kapsamında açık yapay zeka platformu Honor AI Connect'i devreye aldı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi Honor, İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'ndeki "ConnectAI" adlı açılış panelinde, yapay zeka ekosistemi yol haritasını açıkladı. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar 20 binden fazla yapay zeka hizmetini entegre etmesi öngörülen "Honor AI Connect Platformu" aracılığıyla açık cihaz ekosistemini hayata geçirme stratejisini duyurdu. Honor, bu stratejiyle akıllı telefon üreticisinden küresel bir yapay zeka cihaz ekosistemi şirketine dönüşüm sürecine hazırlanıyor. Dönüşümün temel itici gücü olarak Honor'un çekirdek yapay zeka yetkinliklerini tüm ekosistem iş ortaklarına açan kapsamlı şekilde yükseltilmiş Honor AI Connect Platformu öne çıkıyor. Bu yaklaşım, derinlemesine paylaşılan zeka modeline yöneliyor ve markalar arası geniş bir cihaz ekosistemi içinde kullanıcılar için bir "Kişisel Avatar" oluşturmayı hedefliyor. - DAĞITIK MİMARİLERLE İNSAN-BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİNDE YENİ DÖNEM Altyapıdaki dağıtık teknolojilerin evrimiyle daha derin bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Geçmişte insan-bilgisayar etkileşimi tek bir ekranla sınırlıyken, bugün dağıtık mimariler sayesinde donanımın fiziksel sınırları aşılmış durumda. Bu dönüşüm iki temel eğilimle kendini gösteriyor. Bu eğilimlerden birincisi, akıllı donanımın "ayrışması", cihazların belirli senaryolara özel uzmanlaşmış çevresel birimlere dönüşmesi olarak öne çıkarken, ikincisi ise yapay zeka giriş noktalarının 'yaygınlaşması', gerçek yaşam bağlamlarına göre tasarlanmış yeni etkileşim paradigmalarının ortaya çıkması olarak dikkati çekiyor. ROBOT TELEFON DÖNEMİ: PASİF ARAÇLARDAN PROAKTİF ORTAKLARA Bu karmaşık yapıda gerçekten birleşik bir deneyim sunabilmek amacıyla Honor, açık yapay zeka cihaz ekosistemi stratejisini Honor AI Connect Platformu üzerinden hayata geçiriyor. Bu yeni platformda 'arayüz', bir Yapay Zeka Ajanı olarak tanımlanıyor. Açık platform sayesinde bu dijital ikiz, kullanıcının telefonundaki niyetini anlayarak bunu bağlı otomobiline, akıllı evine veya servis robotuna taşıyabiliyor ve kesintisiz, akıllı bir deneyim sürekliliği sağlıyor. Yeni nesil cihazlar geleneksel form faktörlerinin ötesine geçiyor. Bu yaklaşım, Honor'un Artırılmış İnsan Zekası vizyonunu yansıtıyor ve cihazları pasif araçlardan proaktif iş ortaklarına dönüştürüyor. Bunun en somut örneği, akıllı telefon inovasyonunu robotik yeteneklerle birleştiren çığır açıcı bir cihaz olan Honor Robot Phone. Bu cihaz, kişisel bir sinematograf gibi çalışarak kullanıcıyı otomatik olarak takip ediyor ve video kaydı gerçekleştiriyor, böylece kullanıcıların kendi anılarında aktif bir katılımcı olmasını sağlıyor. EĞİTİMDEN EVCİL HAYVAN TEKNOLOJİLERİNE GENİŞLEME Etkinlikte gerçekleştirilen "Duvarları Yıkmak" teması etrafında şekillenen panel oturumunda Honor Ürünlerden Sorumlu Başkan Fang Fei'ye, Orange Innovation İş Ortaklıkları, İçerik ve Cihazlardan Sorumlu İcra Başkan Yardımcısı Philippe Lucas eşlik etti. Panelde Honor'un, Orange gibi iş ortaklarıyla eğitim, akıllı ev, ses ürünleri, evcil hayvan teknolojileri ve oyuncaklar gibi yeni donanım kategorilerine açılma konusundaki kararlılığı vurgulandı. Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Honor Ürünlerden Sorumlu Başkan Fang Fei, sektörün bir "Kambriyen Patlaması"nın eşiğinde olduğunu belirtti. Fei, milyonlarca yıl önce gerçekleşen Kambriyen Patlaması'nın sayısız yeni yaşam formunun ortaya çıkmasına yol açtığına işaret ederek, benzer şekilde yapay zeka cihazlarında da hızlı ve büyük ölçekli bir çeşitlenme dönemine girildiğini kaydetti. Bu evrim sürecinin, Honor Robot Phone gibi "Somutlaşmış Yapay Zeka" örneklerinden, iş ortaklarıyla birlikte geliştirilen özel amaçlı yapay zeka asistanlarına kadar farklı formlarda kendini göstereceğini vurgulayan Fei, Honor olarak kapalı ekosistemlerin artık geçmişte kalması gerektiğine inandıklarını kaydetti. Fei, insan odaklı yaklaşımlarını teknolojiyle birleştirerek her bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak istediklerinin altını çizerek, bu doğrultuda kullanıcıları daha yaratıcı ve daha bağlantılı kılan yapay zeka asistanları geliştirdiklerini anlattı.

Yapay zeka destekli savaşta yeni dönem: Karar alma süreçleri 'düşünce hızını' geride bıraktı Haber

Yapay zeka destekli savaşta yeni dönem: Karar alma süreçleri 'düşünce hızını' geride bıraktı

Dünya askeri tarihinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilen İran operasyonları, yapay zekanın savaş alanındaki mutlak hakimiyetini tescilledi. The Guardian tarafından aktarılan bilgilere göre, ABD ordusunun operasyonel süreçlerine entegre edilen yapay zeka modelleri, bombalama faaliyetlerinin insan zihninin işlem kapasitesinden çok daha hızlı gerçekleştiği bir dönemi başlattı. Ancak bu teknolojik üstünlük, etik ve hukuki denetim mekanizmalarının işlevsizleşebileceği yönündeki endişeleri de beraberinde getiriyor. ASKERİ OPERASYONLARDA 'ÖLDÜRME ZİNCİRİ' NASIL KISALDI? San Francisco merkezli Anthropic şirketinin geliştirdiği 'Claude' isimli yapay zeka modelinin, ABD ordusu tarafından hava saldırılarının planlanmasında aktif olarak kullanıldığı bildirildi. Teknolojinin, askeri literatürde "öldürme zinciri" (kill chain) olarak tanımlanan hedef belirleme, yasal onay mekanizması ve saldırı emri sürecini dramatik şekilde kısalttığı ifade ediliyor. Özellikle İran'a yönelik gerçekleştirilen ve yaklaşık 900 hedefin vurulduğu 12 saatlik ilk dalga operasyonunda, İsrail füzelerinin İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'i etkisiz hale getirmesi, bu hızın operasyonel bir sonucu olarak değerlendiriliyor. KARAR SIKIŞTIRMASI: İNSANLAR SADECE ONAY MAKAMI MI OLUYOR? Akademik çevreler, yapay zekanın karmaşık saldırı planlarını hazırlama süresini minimize etmesini "karar sıkıştırması" (decision compression) olarak tanımlıyor. Newcastle Üniversitesi'nden Craig Jones, sistemin işleyişini şu sözlerle açıklıyor: "Yapay zeka makinesi, hedef alınacak yerler konusunda önerilerde bulunuyor ve bu, bazı açılardan düşünme hızından çok daha hızlı. Tarihi savaşlarda günler veya haftalar sürebilecek suikast ve balistik savunma imha süreçleri, artık eş zamanlı olarak dakikalar içinde tamamlanabiliyor." STRATEJİK ORTAKLIK: ANTHROPIC, PALANTIR VE PENTAGON ÜÇGENİ 2024 yılı itibarıyla Anthropic'in modeli, ABD Savaş Bakanlığı ve ulusal güvenlik birimlerinin kullanımına sunuldu. Savaş teknolojileri devi Palantir ile Pentagon'un ortaklaşa geliştirdiği sistemin bir parçası olan Claude, istihbarat analizlerini derinleştirerek karar vericilerin önündeki seçenekleri optimize ediyor. Sistem, insansız hava aracı görüntülerinden telekomünikasyon verilerine kadar devasa bir veri yığınını saniyeler içinde analiz ederek, hedef önceliklendirmesi yapıyor ve geçmiş performansa dayalı silah önerileri sunuyor. Londra Queen Mary Üniversitesi'nden Profesör David Leslie, yapay zeka bağımlılığının tehlikeli bir "bilişsel yük devri" yaratabileceğine dikkat çekiyor. Leslie'ye göre, analiz sürecini makineye devreden karar vericiler, kararın sonuçlarından duygusal ve hukuki olarak kopma riskiyle karşı karşıya kalıyor. "Avantaj, eskiden haftalar süren planlamanın saniyelere inmesinde yatıyor; ancak insan karar vericiler, sunulan önerileri değerlendirmek için artık çok daha dar bir zaman aralığına sahip" diyen Leslie, bu durumun askeri etik üzerindeki baskısını vurguluyor. Teknolojik hızın sahadaki acı yansıması, İran'ın güneyindeki bir okulda yaşanan trajedide kendini gösterdi. Bir askeri kışlanın yakınında olduğu tahmin edilen okula düzenlenen füze saldırısında, çoğu çocuk 165 sivil hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler (BM) bu durumu "insani hukukun ağır bir ihlali" olarak tanımlarken, ABD ordusu olayla ilgili inceleme başlatıldığını duyurdu. İran ise 2025'ten bu yana füze hedefleme sistemlerinde kendi yapay zekasını kullandığını iddia etse de, yaptırımlar nedeniyle bu teknolojinin Batılı süper güçlerin gerisinde kaldığı gözlemleniyor. YAPAY ZEKA PAZARINDA ASKERİ REKABET KIZIŞIYOR Süreç içerisinde Anthropic'in otonom silah sistemlerine yönelik çekinceleri nedeniyle Pentagon ile yollarının ayrılacağı konuşulurken, rakip dev OpenAI'nin orduyla yeni bir anlaşma imzalaması dikkat çekti. Royal United Services Institute'ten Prerana Joshi, yapay zekanın artık sadece saldırı değil; lojistik, eğitim ve bakım gibi savunma altyapısının her katmanına yayıldığını belirterek, teknolojinin temel amacının veri sentezleme hızını artırmak olduğunu ifade etti.

Samsung Galaxy S26 serisi tanıtıldı: Üçüncü nesil yapay zeka telefonu çağı başlıyor Haber

Samsung Galaxy S26 serisi tanıtıldı: Üçüncü nesil yapay zeka telefonu çağı başlıyor

Samsung, Galaxy ailesinin en güvenli ve en üstün Galaxy AI deneyimleriyle güçlendirilen Galaxy S26 serisiyle AI Phone çağını başlatıyor. Güçlü donanım, markanın en iyi kamera sistemi ve yapay zekâ deneyimleri ile donatılan yeni seri, günlük işleri bugüne dek hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor. Galaxy Buds4 serisi ise markanın ses ve kullanım kolaylığındaki en yeni inovasyonlarını tek bir cihazda sunuyor. Samsung Electronics, şimdiye kadarki en güvenli ve üstün Galaxy AI deneyimleriyle güçlendirilen ve kullanıcıların telefonlarında gün boyu yaptığı işleri kolaylaştıran Galaxy S26 serisini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre Galaxy S26 serisi, planlama yapmaktan bilgi aramaya, içerik kaydetmekten düzenleme yapmaya kadar, günlük işleri halletmek için gereken çabayı ve işlem sayısını azaltıyor. Markanın üçüncü nesil yapay zekâ telefonları olan Galaxy S26, S26+ ve S26 Ultra, karmaşık görevleri arka planda hallederken kullanıcılar teknolojinin nasıl çalıştığından ziyade sonuçlara odaklanabiliyor. Samsung'un ekran teknolojilerindeki onlarca yıllık inovasyonlarını temel alarak geliştirilen Galaxy S26 Ultra, sektörün ilk dahili Privacy Display (Gizlilik Ekranı) özelliğini cep telefonlarına getirerek yeni bir ekran deneyimi sunuyor. Galaxy S26 Ultra ayrıca markanın en hızlı ve güçlü yapay zekâ özellikleri sunan özelleştirilmiş bir çip setiyle ve ısınmaya karşı özelliklerle donatıldı. Bu yeniliklerin tümü, şimdiye kadarki en ince Ultra modeliyle kullanıcılarla buluşuyor. Samsung Electronics Başkanı, CEO'su ve Cihaz Deneyimi İş Birimi Başkanı TM Roh, yaptığı açıklamada, "İnsanların her gün yapay zekâyı güvenle kullanabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yapay zekâ herkes için tutarlı sonuçlar vermeli ve uzmanlık gerektirmeden fayda sunacak şekilde tasarlanmalı. Galaxy S26 serisinde, görevleri doğal akışında tamamlayacak şekilde tasarladığımız yapay zekânın zahmetsiz hissettirmesine odaklandık. Yapay zekânın sessizce arka planda çalışması sayesinde kullanıcılar önemli işlerine odaklanabilecek" dedi. Galaxy S26 serisini özellikleri hakkında şu bilgiler paylaşıldı: YAPAY ZEKÂ ÇAĞINA UYGUN KORUMA KATMANLARI Galaxy S26 Ultra, mobil sektöründe bir ilke imza atarak, telefonlarda gizliliğin korunma şeklini temelden değiştiren devrim niteliğindeki bir ekran teknolojisi olan yerleşik Privacy Display ile piksel düzeyinde gizlilik sağlıyor. Toplu taşıma, kafeler ve ortak kullanım alanları gibi günlük kullanım durumlarına yönelik tasarlanan Privacy Display, mobil cihazlarda daha önce sunulan tüm gizlilik özelliklerinin ötesine geçiyor. Günlük kullanımda piksellerin ışığı nasıl dağıttığını kontrol eden teknoloji, kullanıcı için ekran içeriğinin netliğini, parlaklığını ve rahat görünümünü korurken başkalarının görebildiklerini sınırlıyor. Ekranlara yapıştırılan geleneksel gizlilik filmlerinden farklı olarak, Galaxy'deki dahili Privacy Display özelliği kapatıldığında ekran tüm açılardan tam olarak görülebiliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde ise yanlardan bakan diğer kişilerin görebildikleri sınırlandırılıyor. Kullanıcılar, uygulamanın etkinleştirilme zamanını özelleştirebiliyor ve duruma göre gizlilik düzeylerini ayarlayabiliyor. Gün boyu sürecek güçlü bir performansa sahip olan Galaxy S26 serisi, şimdiye kadar Galaxy S serisinde yer alan en güçlü donanımla ve özel olarak tasarlanmış çip setiyle güçlendirildi. Galaxy S26 Ultra’da yer alan özelleştirilmiş mobil işlemci Snapdragon 8 Elite Gen 5 Mobile Platform for Galaxy, CPU, GPU ve NPU'daki önemli kazanımlarla sınıfının en iyi performansını sunuyor, gün boyu daha hızlı ve daha akıcı bir deneyim sağlıyor. Yapılan geliştirmelerle Galaxy S26 Ultra birden fazla uygulama aynı anda çalışırken bile daha hızlı yanıtlar veriyor ve karmaşık iş yüklerini akıllı bir şekilde yönetiyor. Kullanıcılar gecikme veya kesinti olmadan uygulamalar arasında geçiş yapabilmesini sağlıyor. GPU performansındaki yüzde 24'lük artış ise daha zengin görseller ve daha akıcı bir oyun deneyimi sunuyor. Üstün performansı sürdürmek için Galaxy S26 Ultra’da yeniden tasarlanan Vapour Chamber, ısının daha geniş bir yüzey alanına daha verimli yayılmasını sağlıyor. Bu özellik, ısı dağılımını iyileştirerek, oyun oynama, çoklu görevler yerine getirme ve video kaydetme gibi zorlu işlemlerde bile cihazın ısınmamasını ve tutarlı çalışmasını sağlıyor. Gün boyu kullanımı desteklemek üzere, S26 Ultra’da Süper Hızlı Şarj 3.0 özelliği de bulunuyor. Bu özellik, sadece 30 dakikada yüzde 75'e kadar şarj imkanı sağlayarak şarj bitmesine bağlı kesintileri en aza indiriyor. PROFESYONEL DÜZEYDE FOTOĞRAF ÇEKMEK HİÇ BU KADAR KOLAY OLMAMIŞTI Şimdiye kadar sunulan en iyi Galaxy kamera sistemine sahip Galaxy S26 serisi ile üretici olmak, profesyonel araçlar veya teknik bilgiler olmadan bile daha doğal ve mümkün hale geliyor. Geliştirilmiş Nightography Video, kapalı mekan konserleri veya gün batımından sonra kamp ateşi çevresi gibi loş ortamlarda yapılan çekimlerin dahi daha net ve canlı olmasını sağlıyor. Super Steady Video özelliği ise engebeli yollarda veya temposu yüksek aktivitelerde bile kolaylık sağlıyor. Galaxy S26 Ultra, yüksek kaliteli prodüksiyon iş akışlarında verimli sıkıştırma sağlamak üzere geliştirilen profesyonel seviyede yeni video standardı APV kodek desteği sunan ilk Galaxy cihazı olarak öne çıkıyor. Kaliteye önem veren içerik üreticileri için bu gelişme, tekrar tekrar düzenleme yaptıktan sonra bile gerçekliğini koruyan ve görsel olarak kayıpsız video kalitesi anlamına geliyor. Geliştirilmiş Photo Assist ile kullanıcılar, yapmak istedikleri değişiklikleri kendi sözcükleriyle kolayca tarif edebiliyor, yalnızca yazarak ya da söyleyerek bir sahneyi gündüzden geceye çevirebiliyor. Bu özellik ayrıca görüntülere eklemeler de yapabiliyor ve dilimi kesilmiş pasta gibi nesnelerin eksik kısımlarını tamamlayabiliyor. Giysilerdeki leke izleri gibi kişisel detaylar da Galaxy AI'da bulunan, fotoğraflardaki kıyafetleri değiştirme özelliğiyle düzeltilebiliyor. Creative Studio, üreticiliği ve özelleştirmeyi tek bir alanda bir araya getirerek ilham geldiğinde fikirlerin kolayca hayata geçirilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, bir eskizi, fotoğrafı kullanarak veya bir komutla, fikirlerini, stickerlardan davetiyelere ya da kişiselleştirilmiş duvar kağıtlarına kadar gösterişli görsellere hızla dönüştürebiliyor; araçlar arasında geçiş yapmadan veya akışlarını kesintiye uğratmadan düzenleyip paylaşabiliyor. GALAXY BUDS4 SERİSİ İLE KULLANICIYI İÇİNE ALAN BİR SES DENEYİMİ Galaxy S26 serisinin doğal tamamlayıcısı yeni Galaxy Buds4 serisi kulaklıklar, zengin ve kullanıcıyı içine alan Hi-Fi ses sunarken günlük deneyimleri telefonun ötesine taşıyor. Buds4 serisi, daha küçük ve kulağa daha iyi oturan ultra ince ve ergonomik yapıdaki kulaklık başlıklarıyla gün boyunca daha güvenli ve rahat bir deneyim sağlıyor. Yeni kanat tasarımı, kullanıcıların ayarları kolayca bulup düzenlemesine yardımcı olmak için birinci sınıf metal kaplamaya ve tasarımı yenilenmiş sıkıştırma kontrolü alanına sahip. Ayrıca, midye kabuğu görünümündeki şeffaf kapaklı yeni şarj yuvası, muhafaza etme ve şarj işlemini daha işlevsel ve kolay hale getirirken, ultra ince kanat tasarımı öne çıkarıyor ve hareket halindeyken şık görünen ve yüksek kalitede dinleme deneyimi sunuyor. ÜSTÜN Hİ-Fİ SES Galaxy Buds4 Pro’da alanı daha verimli şekilde kullanan yeni tasarıma sahip, daha büyük hoparlörler ve daha geniş woofer sayesinde daha iyi ses kalitesi sunuluyor. Geliştirilen özellikler temiz bas ve zengin tizlerle doğal ve sürükleyici sesler sunuyor ve orijinal kayda sadık, yüksek doğrulukta bir ses deneyimi sağlıyor. Çift yönlü hoparlör, Aktif Gürültü Engelleme işlevini en üst düzeye çıkarırken rüzgar ve diğer dış faktörlerden gelen akustik yansımaları en aza indiriyor. Otobüs, tren veya uçakla seyahat ederken modelin geliştirilmiş Aktif Gürültü Engelleme özelliği, seslerin zengin ve dengeli kalmasını sağlarken düşük frekanslı motor ve yol gürültüsünü azaltıyor. Böylece kullanıcılar, dikkatleri dağılmadan müzik, podcast veya çağrılara odaklanabiliyor. Buds4 serisi ile kullanıcılar, Bixby, Google Gemini ve Perplexity’nin de dahil olduğu yapay zekâ asistanlarını sesli ve eller serbest kontrollerle başlatabiliyor. Galaxy S26 Ultra, S26+ ve S26, 25 Şubat’ta satışa sunuldu. Tüm modellerinde aynı tasarım dilini sunan Galaxy S26 serisi, Kobalt Mor, Beyaz, Siyah ve Gök Mavisi renk seçeneklerinin yanı sıra yalnızca online olarak Pembe Altın ve Gümüş renk seçenekleriyle satılacak. Galaxy Buds4 Pro ve Buds4 ise ultra ince mat yüzeye sahip Beyaz ve Siyah renk seçenekleri sunuyor. Galaxy Buds4 Pro’da ise samsung.com.tr online satışa özel Pembe Altın seçeneği bulunuyor. Galaxy S26 serisiyle birlikte satışa sunulan Galaxy Buds4 serisi için bugün itibarıyla belirli pazarlarda ön sipariş verilebiliyor. Galaxy Buds4 serisi, 18 Mart'tan itibaren genel satışa sunulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.