#Yargı Paketi

İLKHABER-Gazetesi - Yargı Paketi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı Paketi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Genel af düzenlemesi olmayacak Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Genel af düzenlemesi olmayacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla buluştu. Yargıdaki yapısal sorunlar, bekleyen davalar, çocuk yaştaki suçlular ve 'Terörsüz Türkiye' süreci gibi adalet sistemini yakından ilgilendiren konularda önemli değerlendirmeler yapan Bakan Gürlek, toplumda adalete olan güven eksikliğini gidermek için hızlı ve etkili adımlar atacaklarını vurguladı. 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VE GENEL AF TARTIŞMALARI 'Terörsüz Türkiye' sürecinin devam ettiğini ve TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun Adalet Komisyonu'na ulaştığını belirten Bakan Gürlek, kamuoyunda tartışılan bazı kavramların mutabakat metninde yer almadığına dikkat çekerek şu önemli açıklamayı yaptı: "Dün burada aynı şekilde Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimize de iftar yaptık. Onlarla da genel olarak çerçeve şeklinde ne tür bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini konuştuk. Tabii onlar da şu an net olarak bilmiyorlar ama mutabakat metnini ben okudum. Orada bazı kavramlar özellikle kamuoyunda tartışılmaya çalışılıyor. O kavramlar biliyorsunuz yok mutabakat metninde. Şunun altını çizmemiz gerekiyor. Burada şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu tabii biz bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Yüce Meclis'in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette yüce Meclisimiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis'teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız." Bakan Gürlek, bu sürecin başarıya ulaşması için terör örgütünün tamamen silah bırakmasının ve kendini feshetmesinin olmazsa olmaz bir ön koşul olduğunu bir kez daha hatırlattı. 12. YARGI PAKETİ VE YARGILAMALARIN HIZLANDIRILMASI Göreve geldikten sonra eksiklikler gördüğü için 12. Yargı Paketi'ni TBMM'den geri çektiklerini belirten Bakan Gürlek, toplumda adalete güvenin zedelenmesindeki en büyük etkenin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu ifade etti. Gürlek, yargıyı hızlandırmak için üzerinde çalıştıkları formülleri şöyle anlattı: "12. Yargı Paketi Meclisteydi. Ben Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. Özellikle toplumdaki beklentiler, talepler önemli. Yani şimdi şöyle genel olarak toplumda özellikle vatandaşlarımızda adalete güven eksikliği var. Biz bunun araştırmasını da yapıyoruz. Adalete güven neden eksik deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor. Yargılamanın uzun süre sürmesi, yani vatandaşlarımızın bu konuda bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Yani yargılamalar neden uzuyor? Ben uygulamadan geliyorum, bu konuda bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olduğum için hemen icraata geçmek istiyorum. Yani burada bir alışma aşaması olmadan direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık. Yani ne yapabilirsek vatandaşlara dokunabiliriz. Özellikle oluşan mağduriyetler en az seviyeye indirilebilir diye çalıştık" Yargıda bekleyen 12,5 milyon dosya yükünü hafifletmek için uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişleteceklerini belirten Gürlek, boşanma davalarına yönelik şu detayı paylaştı: "Yani bizde çok fazla maalesef dosya yargının önüne gidiyor. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için bizim gerekli adımları atmamız gerekiyor. Biliyorsunuz daha önce çeşitli adımlar atıldı. Uzlaştırma müessesi genişletildi, arabuluculuk müessesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim, savcının yüzünü görmek istiyor, bir adliyeye gelmek istiyor. Bu konu da yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz. Özellikle boşanma davaları biliyorsunuz çok uzun süreçler devam ediyor, 8 yıl, 10 yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. Bu konuda 12. Yargı Paketi'nde özellikle çekişmeli boşanma davalarında eğer taraflar aralarında her iki tarafta davacı ve davalı taraf evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz dedikleri an hakim bir tutanak tutup bunu, arabuluculuğa gönderecek" Yargılamaları hızlandırmak için "Atlamalı temyiz" (bir dosyanın hem istinafa hem Yargıtay'a gitmemesi) müessesesini getireceklerini belirten Gürlek, hakimlerin terfisinde de Yargıtay'dan onanan karar oranının mutlak bir kriter olarak aranacağını söyledi: "Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketi'nde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama, terfide belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakimin belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için. Vermiş olduğu kararın da doğruluğunun olması gerekecek. Yani o karar hem de Yargıtay'dan onanacak. Bu da bizim artık olmazsa olmazımız" ÇOCUK SUÇLULAR VE YENİ NESİL ÇETELER Yargı Paketi'nde çocuk yaşta suça bulaşanlarla ilgili köklü değişiklikler yapılacağını vurgulayan Adalet Bakanı, mevcut cezaları yetersiz bulduğunu ifade etti: "Çocuklarla ilgili cezaları ben yetersiz buluyorum, bunu daha önce de söylemiştim. Maalesef kanunumuzda şöyle bir düzenleme var; 12 - 15 yaş aralığı ve 15 yaş ve 18 yaş aralığı hakkında ayrı ayrı çocuklara özel indirimler yapılmış. Bir de biliyorsunuz çocukların almış olduğu cezaların infazında özel bir ayrıcalık var. Çocukların cezaevinde kalmış olduğu 1 gün, 2 gün sayılıyor. Çocuklar diğer mahkumlar gibi ayrı bir cezaevinde kalmıyor. Çocuk evi dediğimiz şekilde biraz daha şartları uygun cezaevinde kalıyor. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Mecliste bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. İnşallah bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz. Tabii çocukların geleceği bize emanet. Onları hem suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım hem de suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onların tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor." Yeni nesil çetelerin çocukları kiralayarak suça ittiğini tespit ettiklerini söyleyen Gürlek, bu çetelere yönelik cezaların 12. pakette daha da artırılacağını belirtti: "Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Hatta bakın şunu net söyleyeyim, çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana'dan, Antep'ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar İstanbul'a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar. 'Aslansın, kaplansın' deyip çocukları suçta kullanıyorlar. Neden? Çünkü çocukların alacağı cezalar belli. Çocuğun cezaevinde yatacağı süre belli. O çocuk dışarı çıktıktan sonra da tekrar örgütten kurtulamıyor. Daha farklı eylemlere girişiyor. Biz 11. Yargı Paketi'nde bununla ilgili düzenlemeler yaptık biliyorsunuz. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketi'nde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz" Çocuğun işlediği suçtan ailenin sorumlu tutulması konusunda gelen talepleri değerlendiren Gürlek, ceza hukukunda şahsi sorumluluğun esas olduğunu hatırlattı: "Biz onu mukayeseli hukukta araştırdık. Sonuçta aile çocuğu koruyup kollamakta yükümlü. Aynı zamanda bir ailenin denetim görevi var. Ama tabii suçlarında şahsi sorumluluğu var. Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Ama bizim hukuk özellikle borçlar hukukunda değil mi? Genel olarak bir genel kusur sorumluluğu var. Yani kusur varsa genel olarak o da sorumlu. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor, ailelere de bir düzenleme yapalım diye. Ama şu konuda bir çalışmamız yok. Ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması lazım" Çocukların ıslahı konusunda da, "12. Paket'te çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var. Çocuk henüz cezaevinden çıkmadan topluma kazandırılmasına ilişkin düşüncelerimiz var. Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Şimdi uyuşturucu biliyorsunuz tahliye oluyor. Tekrardan uyuşturucu bataklığına nasıl sürükleniyor? Bizim uyuşturucuyla ilgili şu an tam olarak kanunlaştıramadık, yani yasal metne sokamadık. Şöyle bir düşüncemiz var" şeklinde konuştu. Ayrıca sosyal medya kullanımıyla ilgili çocukları korumaya yönelik yeni adımların sinyalini de veren Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "16 yaş ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi; işte bu konuda doğrulama kodu, cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete, cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları, Youtuberlar, influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununda şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12. Yargı Paketi'nde doldurmayı düşünüyoruz" UMUT HAKKI VE KADINA ŞİDDET Kamuoyunda 'umut hakkı' olarak tartışılan terör suçlarındaki infaz indirimine ilişkin Gürlek şu net değerlendirmeyi yaptı: "Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda Meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aynen infaz ediliyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O Meclisimizin takdiri" Kadına yönelik şiddet olaylarında 6284 Sayılı Kanun'un uygulanmasındaki sorunlara da değinen Bakan Gürlek, koruyucu tedbirlerin uygulanmasındaki aksaklıkları gidermek için kanunu güncelleyeceklerini belirtti: "Bakanlığımızda Mağdur Hakları Daire Başkanlığı var. Bu süreçleri takip ediyor. 6284 Sayılı Kanun'un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirler işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Bu konuda tekrar gözden geçirme yapıyoruz. 6284 Sayılı Kanun'da, kadınlarla ilgili zaten daha önce kademeli olarak bazı cezalar artırıldı. Yani eğer suç mağduru kadınsa doğrudan doğruya verilen cezalar artırıldı. Tekrar kanunları güncelleyeceğiz. Yapılması gereken bir şey varsa yapacağız. Ama 6284 Sayılı Kanun'da özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız" Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili soruya ise Gürlek, "Şu an ayrı yürüyen bir süreç. Onunla ilgili şu an devam eden bir süreç var" yanıtını verdi. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE İBB DAVASI Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Bakan Gürlek, 1982 anayasasının yamalı bohçaya döndüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulur mu? Yani o bence şu an temel kanunlarda değişiklik yapılarak ihtiyaç giderilebilir. Ama genel olarak ben şunu söylüyorum. Anayasa değişikliğini sadece terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var. Genel olarak bu konuda eksik Anayasalarımız var. 1982 darbe anayasası biliyorsunuz. Yani yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor" Son olarak, savcılık döneminde yürüttüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması hakkında gelen eleştirilere yanıt veren Bakan Gürlek, soruşturmayı yürütürken kişilerin makamlarına değil, somut delillere baktığını vurguladı: "Bir cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet savcısı şuna bakar; ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri, yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın belediye başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım" "Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. Yani siz de iddianameyi okudunuz. Yani orada iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları, soruşma bu şekilde ilerledi. Bizim şahıslarla ilgili bir çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık" 9 Mart'ta başlayacak olan İBB davasının ne kadar süreceği ile ilgili olarak da mahkemenin takdir yetkisine işaret etti: "Yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir ama o tip davalarda makul süre yok. O ağır cezalardaki makul süre yok. Şimdi 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Tabii uygulama şöyle oluyor ama bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir cumhuriyet savcısı görevlendiriliyor duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delillerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem"

Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle Ceza İnfaz Kurumlarında tahliyeler başladı Haber

Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle Ceza İnfaz Kurumlarında tahliyeler başladı

Kamuoyunda 11'inci Yargı Paketi olarak bilinen "Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'de kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından cezaevlerinde tahliyeler başladı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde tahliyeler başlarken, mahkum yakınları cezaevi önünde yakınlarını bekledi. Tahliye kararıyla mutlu olduklarını ifade eden mahkum yakınları, yaşadıkları sevinci dile getirdi. Çocuklarıyla eşinin tahliyesini beklediklerini ifade eden Mesut Arsoy, "Çıkacakları için mutluyuz. Milletvekillerimize de çok teşekkür ederiz" derken, yakınını bekleyen Satılmış Direk ise, "Mutluyuz, inşallah Türk millet adına hayırlara vesile olur. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" diye konuştu. "HERKESİ AİLESİNE KAVUŞTURDULAR" Cezaevinden tahliye olacak yakınları için mutlu olduğunu belirten Haydar Ali Deligöz ise, "Cezaevinde babam ve kardeşim var, onları dört gözle bekliyoruz. Onlar da çıktığı zaman daha güzel bir yaşam süreceğiz. Emeği geçenlerin ellerine sağlık. Herkesi ailesine kavuşturdular" şeklinde konuştu. Tahliye olmasından dolayı mutlu olduğunu ifade İsa Aslan da, "Çok sevinçliyim, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Tahliyelerin başlamasıyla birlikte Aydın'da da hükümlü yakınları Aydın Açık Cezaevi önüne gelmeye başladı. Sevinç ve heyecanın hakim olduğu bekleyişte kimi aileler uzun süredir hasret kaldıkları yakınlarına kavuşurken kimilerinin ise bekleyişi sürüyor. Aydın Açık Cezaevi'nde yaklaşık 300 hükümlünün serbest kalması bekleniyor.

ADALET BAKANI TUNÇ AÇIKLADI: 11. YARGI PAKETİNDEN KİMLER YARARLANAMAYACAK? Haber

ADALET BAKANI TUNÇ AÇIKLADI: 11. YARGI PAKETİNDEN KİMLER YARARLANAMAYACAK?

Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme yasalaşarak yürürlüğe girdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ceza infaz sisteminde yapılan değişikliklere ilişkin açıklamasında, cezaevlerinde gerekli hazırlıkların tamamlandığını ve bugün itibarıyla düzenlemeden yararlanacak hükümlüler için işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 11. Yargı Paketi ile ceza infaz sisteminde önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini bildirdi. Tunç, daha önce yalnızca 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği erken açık cezaevi ve denetimli serbestlik uygulamasının, aynı tarihte veya daha önce işlenen suçlar nedeniyle hükümlü olanları da kapsayacak şekilde genişletildiğini belirtti. Düzenleme ile suç tarihi itibarıyla benzer durumda bulunan hükümlüler arasında oluşan farklılıkların giderildiğini vurgulayan Tunç, bu adımın infazda eşitlik ilkesini güçlendirdiğini ifade etti. Bakan Tunç, “31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından; 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilme ve 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkânı tanınmaktadır. Bu düzenlemenin temel amacı, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hükümlünün iradesi dışında yaşanan gecikmelerin kişi aleyhine sonuç doğurmasını engellemektir” dedi. HANGİ SUÇLAR KAPSAM DIŞINDA? 11. Yargı Paketi kapsamında bazı ağır suçlar düzenleme dışında tutuldu. Buna göre; Kadına, çocuğa, üstsoy ve altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenen kasten öldürme suçları, Deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, Terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, erken tahliye ve denetimli serbestlik uygulamasından yararlanamayacak. Bakan Tunç, ceza infaz kurumlarında hazırlıkların tamamlandığını belirterek, “Bugün itibarıyla düzenlemeden faydalanacak hükümlülerin işlemleri başlatılmıştır” açıklamasında bulundu.

Bakan Tunç: 11. Yargı Paketi için 38 maddelik kanun teklifi hazırlandı Haber

Bakan Tunç: 11. Yargı Paketi için 38 maddelik kanun teklifi hazırlandı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketi kapsamında 38 maddeden oluşan yeni bir kanun teklifinin hazırlandığını duyurdu. Pakette, bilişim suçları, çocukların suça sürüklenmesi ve trafikte işlenen suçlara yönelik önemli düzenlemeler yer alacak. Tunç, paketin toplumsal huzurun artırılması ve adalet sisteminin etkinliğinin yükseltilmesini hedeflediğini belirtti. Düzenlemelerin detayları önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacak. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Dikmen Hakimevi’nde düzenlenen Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Paneli sonrası yaptığı açıklamada, TBMM’ye sunulacak 11. Yargı Paketi’nin detaylarına değindi. Paketin toplumsal huzur ve güvenin artırılmasına yönelik önemli düzenlemeler içerdiğini belirten Tunç, özellikle bilişim suçları ve internet üzerinden işlenen dolandırıcılıkların önlenmesine yönelik tedbirlerin ön planda olduğunu söyledi. 11. Yargı Paketi’nde hangi düzenlemeler yer alacak? Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi’nin 38 maddeden oluşan kanun teklifinde çocukların örgüt faaliyeti kapsamında suça teşviki ve suçta kullanılmasıyla ilgili caydırıcı tedbirlerin de yer alacağını ifade etti. Ayrıca meskun mahalde silah atma ve trafikte işlenen suçlara ilişkin cezaların artırılması planlanıyor. Bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık suçlarına karşı bankalara da sorumluluklar getiren düzenlemeler pakette önemli yer tutuyor. Bu kapsamda mobil hatlar üzerinden yapılan dolandırıcılıkların önlenmesi amaçlanıyor. Terörsüz Türkiye ve adalet sisteminde reform Tunç, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin hukuki adımların Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından değerlendirildiğini belirtti. 11. Yargı Paketi’nin ceza adaletinin etkinliğini artırmaya ve yargı süreçlerini hızlandırmaya odaklandığını vurguladı. Adli süreçler ve toplumsal hassasiyetler Adalet Bakanı, İstanbul’da otelde zehirlenme sonucu hayatını kaybeden Böcek ailesiyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü, sorumluların adalet önünde hesap vereceğini söyledi. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildiğini, karar sürecinin yargıya ait olduğunu aktardı. Kovid-19 düzenlemesi ve yargı paketi Tunç, Kovid-19 kapsamında cezaevlerinde denetimli serbestlikten yararlananlarla ilgili düzenlemenin pakette yer alıp almayacağına ilişkin “Bu bir af değil, düzenleme Meclis takdirinde” dedi. Yargı paketinin, yargılama sürecinde eşitsizliklerin giderilmesini hedeflediğini belirtti.

11. Yargı Paketi Meclis'e sunuluyor: 50 bin mahkumu etkileyecek düzenlemede neler var? Haber

11. Yargı Paketi Meclis'e sunuluyor: 50 bin mahkumu etkileyecek düzenlemede neler var?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milyonlarca vatandaşı ve hukuk camiasını ilgilendiren 11. Yargı Paketi'ni görüşmeye hazırlanıyor. AK Parti Grubu'nun bugün Meclis Başkanlığı'na sunacağı teklifte, infaz sisteminden kamu düzenini bozan suçlara kadar geniş kapsamlı değişiklikler yer alıyor. SUÇ TARİHİ ESAS ALINACAK Paketin en dikkat çeken maddesi, cezaevlerindeki doluluk oranını ve infaz rejimindeki dengesizlikleri gidermeyi amaçlayan düzenleme oldu. Koronavirüs salgını döneminde açık cezaevindeki hükümlüler için uygulanan denetimli serbestlik hakkının kapsamı genişletiliyor. Mevcut uygulamada "hükmü kesinleşmiş" olanlar bu haktan yararlanabiliyordu. Ancak yargılama sürelerinin uzunluğu nedeniyle, aynı tarihte suç işlemesine rağmen dosyası karara bağlanmayanlar mağduriyet yaşıyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte "hükmün kesinleşme tarihi" yerine "suçun işlenme tarihi" esas alınacak. Buna göre, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyen hükümlüler, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme haklarından faydalanabilecek. Yapılan etki analizlerine göre, bu değişiklikten yaklaşık 50 bin mahkumun yararlanması öngörülüyor. TRAFİKTE YOL KESMEK ARTIK "MÜSTAKİL SUÇ" Paket, kamu güvenliğini tehdit eden eylemlere karşı cezaların artırılmasını da içeriyor. Özellikle trafikte sıkça karşılaşılan "yol kesme" eylemi, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) artık müstakil bir suç olarak tanımlanacak. Hukuka aykırı şekilde bir aracı durduran veya hareketini engelleyen kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Aracı gitmekte olduğu yerden başka bir yere zorla götürenler ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle yargılanacak. SİLAHLA ATEŞ ETMENİN CEZASI ARTIYOR "Meskun mahalde silahla ateş etme" suçunun cezalarında da artışa gidiliyor. Hapis cezasının 6 ay olan alt sınırı 1 yıla, 3 yıl olan üst sınırı ise 5 yıla çıkarılacak. Halk arasında "kurusıkı" olarak bilinen silahlarla ateş edenlere 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Bu eylemlerin düğün, nişan veya asker uğurlaması gibi toplu etkinliklerde işlenmesi durumunda ise cezalar yarı oranında artırılacak. Öte yandan, suç örgütlerinin çocukları "araç" olarak kullanmasının önüne geçmek amacıyla da caydırıcı bir madde pakete eklendi. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek ceza bir kat artırılacak.

11. Yargı Paketi maddeleri netleşti: Trafikte yol kesmeye 5 yıl hapis! Haber

11. Yargı Paketi maddeleri netleşti: Trafikte yol kesmeye 5 yıl hapis!

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen 11. Yargı Paketi’nde sona gelindi. AK Parti Grup Başkanlığı’nın açıklamalarına göre teklif, önümüzdeki hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak. Yaklaşık 24–25 maddeden oluşması beklenen pakette, özellikle bilişim suçları, örgütlü suçlar, trafikte yol kesme, meskun mahalde silah atma ve çocukların suçta araç olarak kullanılması konularına yönelik cezai yaptırımlar öne çıkıyor. Af veya infaz indirimi var mı? Yetkililer tarafından ardı ardına yapılan açıklamalar doğrultusunda: Genel af bu paketin kapsamında değil. İnfaz indirimi içeren bir madde yer almıyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, infaz düzenlemelerinin ayrı bir başlıkta, ileride gündeme alınacağını belirtti. 11. Yargı Paketi’nin öne çıkan maddeleri1. Suç örgütlerine verilen cezalar artırılıyor Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıkladığı düzenlemeye göre: Örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası: 4–8 yıl → 5–10 yıl Örgüt üyeliği suçunun cezası: 2–4 yıl → 3–5 yıl Örgütün silahlı olması durumunda cezada yapılan artırım oranı yeniden düzenleniyor. Çocukları suçta araç olarak kullananlara ağır ceza Çocuğa silah sıkma, tehdit veya yaralama gibi eylemleri yaptıran örgüt yöneticilerine verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılacak. Bu kapsamda cezalar 11 yıl 3 aya kadar çıkabilecek, üst sınır 30 yıla kadar yükselebilecek. Trafikte yol kesme suç sayılıyor “Trafikte yol kesme” ilk kez müstakil suç olarak Türk Ceza Kanunu'na giriyor. Araç durdurma veya yolu kapatma: 1–3 yıl hapis Aracı farklı yöne yönlendirme: 2–5 yıl hapis Meskun mahalde silah atma cezası yükseliyor Kutlama, düğün ve asker uğurlamalarında sıkça yaşanan silah atma eylemleri artık daha ağır cezalandırılacak. Mevcut ceza: 6 ay – 3 yıl Yeni ceza: 1 – 5 yıl hapis Kurusıkı silah kullananlara da 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Düğün ve kutlamalarda silah sıkmanın cezası yarı oranında artırılacak. Bilişim suçlarında yeni dönem Pakette en dikkat çeken başlıklardan biri siber suçlarla mücadele. Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve sanal bahis suçlarında cezalar yükseltiliyor. Telefon ve internet dolandırıcılığına karşı daha hızlı müdahaleyi sağlayacak düzenlemeler geliyor. Kripto para ve ödeme sistemleri üzerinden işlenen suçlarda hesaplar 3 güne kadar askıya alınabilecek. Telefon hattı ve hesap açmada kimlik doğrulama zorunlu olacak Yeni düzenlemeyle: Elektronik ödeme kuruluşlarında hesap açmak için fotoğraf, yüz tarama, parmak izi veya çipli kimlik doğrulaması zorunlu oluyor. Cep telefonu hatlarının başkalarına devri yasaklanıyor; aykırı davrananlara 20 bin TL idari para cezası verilecek. Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kapsamlı çalışma 15–18 yaş arası çocuklarda: Ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen cezanın üst sınırı 24 yıldan 27 yıla Müebbet yerine verilen cezanın üst sınırı 12 yıldan 18 yıla yükseltiliyor. Ancak çocuklarla ilgili daha geniş düzenlemelerin, TBMM’de kurulacak araştırma komisyonunun raporuna göre ayrıca ele alınması planlanıyor. Yargı Paketi Meclis’ten ne zaman geçecek? Teklifin Kasım ayı içerisinde Meclis’e sunulması ve komisyonlardan hızla geçerek genel kurulda görüşülmesi bekleniyor.

11. yargı paketi içeriği nedir? Ne zaman çıkacak? Genel af var mı? Haber

11. yargı paketi içeriği nedir? Ne zaman çıkacak? Genel af var mı?

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları tamamlanan 11. Yargı Paketi, kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri haline geldi. Vatandaşlar, pakette af veya infaz indirimi olup olmayacağını araştırıyor. Bakanlık ve TBMM Adalet Komisyonu’nun çalışmaları büyük ölçüde tamamlanırken, düzenlemenin önümüzdeki günlerde Meclis’e sunulması bekleniyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bu pakette af ya da infaz düzenlemesi yer almıyor, ancak toplumsal güvenliği güçlendirecek yeni cezai düzenlemeler bulunuyor” açıklamasında bulundu. Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda sona yaklaşılan 11. Yargı Paketi, kısa süre içinde TBMM’ye sunulacak. Paket onaylandıktan sonra Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Hukuk çevreleri, düzenlemenin temel hedefinin toplumsal düzeni korumak ve kamu güvenliğini artırmak olduğunu belirtiyor. AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ PAKETTE YOK Vatandaşların en çok merak ettiği “Af çıkacak mı, infaz indirimi olacak mı?” sorularına Adalet Bakanı Yılmaz Tunç net yanıt verdi. “İnfazla ilgili af ya da benzeri bir düzenleme şu anda gündemimizde bulunmuyor. Daha adil, sade ve anlaşılır bir infaz yasasına ihtiyaç var, ancak bu çalışma ayrı bir başlıkta ele alınacak.” AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler de benzer açıklamalarda bulunarak, infaz düzenlemesinin ilerleyen süreçte bağımsız bir yasa teklifi olarak değerlendirileceğini söyledi. 11. YARGI PAKETİNDE YER ALAN DÜZENLEMELER Yeni yargı paketinde öne çıkan maddeler, özellikle kamu güvenliğini tehdit eden eylemlere karşı cezai yaptırımların artırılmasına odaklanıyor. Düğün, nişan, asker uğurlaması ve kutlamalarda havaya ateş açma eylemleri artık bağımsız bir suç olarak değerlendirilecek. Kurusıkı silahla ateş açma dahi olsa, bu davranışlar cezai yaptırım kapsamına alınacak. Ölüm veya yaralanma olmasa bile, fiil doğrudan suç olarak sayılacak. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bu düzenlemenin amacının toplumsal güvenliği sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Yeni düzenlemeyle, ölüm ya da yaralanma olmasa dahi bu fiiller müstakil suç olarak değerlendirilecek,” dedi. Ayrıca paket, trafik güvenliğini tehlikeye atan, yol kesme veya kamu düzenini bozan eylemler için de daha sert cezalar getiriyor. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR İÇİN YENİ DÜZENLEME Yargı Paketinde ayrıca çocuk adalet sistemiyle ilgili değişiklikler de gündemde. Adalet Bakanı Tunç, 12 yaş altındaki çocukların cezalandırılmadığını hatırlatarak, “Yaş büyüdükçe ceza indirim oranının azalmasına yönelik bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz,” dedi. Bu düzenlemeyle amaçlanan, çocukların rehabilitasyon sürecinin güçlendirilmesi ve adalet sistemine uyumunun artırılması olarak açıklandı. Kısaca; Af ve infaz indirimi bu pakette yer almıyor. Havaya ateş açma, kurusıkı silah kullanma gibi eylemler bağımsız suç sayılacak. Trafik güvenliğini tehlikeye atan ve kamu düzenini bozan davranışlara daha ağır cezalar geliyor. Suça sürüklenen çocuklar için ceza indirimi yaşa göre yeniden düzenlenecek. Hedef: Kamu güvenliğini artırmak ve adalet sistemini sadeleştirmek.

11. Yargı Paketi Meclis’e geliyor: Af var mı, hangi düzenlemeler yapılacak? Haber

11. Yargı Paketi Meclis’e geliyor: Af var mı, hangi düzenlemeler yapılacak?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) merakla beklenen 11. Yargı Paketi ile ilgili son gelişmeler netleşti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, paketin taslağının milletvekillerine iletildiğini duyurdu. Paketin ceza mevzuatına ilişkin yaklaşık 40 maddeden oluştuğu, ancak genel af kapsamında herhangi bir düzenleme yapılmadığı belirtildi. Paket Ne Zaman Meclis’te? Adalet Bakanlığı ve TBMM Adalet Komisyonu’nun çalışmaları sürerken, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 11. Yargı Paketi’nin büyük olasılıkla bu hafta veya önümüzdeki hafta Meclis Başkanlığı’na sunulacağını açıkladı. 11. Yargı Paketi Maddeleri ve İçeriği Bakan Tunç, pakette “meskun mahalde silah atma, trafikte yol kesme, bilişim suçlarının önlenmesi, sanal bahis ve kumar ile çocukların suçtan korunması” gibi konuların yer aldığını söyledi. Özellikle çocukların yargılanması konusu ön plana çıkıyor. 12 yaş altı çocuklara cezai yaptırım uygulanmazken, 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında takdir yetkisi ve indirimler öngörülüyor. 15-18 yaş grubundaki suçlular için ise, fiziksel durum ve suç geçmişine göre hakimlere takdir yetkisi verilecek. Af Düzenlemesi Var mı? Tunç, genel af ile ilgili herhangi bir çalışma olmadığını vurguladı. Paket, ceza mevzuatındaki düzenlemeleri içeriyor; infazda yapılacak değişiklikler ise toplum güvenliği ve barışı gözeten tedbirler çerçevesinde planlanıyor. 12. Paket de Hazır Adalet Bakanı, 12. Yargı Paketi’nin ise hukuk davalarıyla ilgili olacağını belirterek, taslağın 41 maddeden oluştuğunu ve Meclis grubuna sunulduğunu söyledi. 11. ve 12. paketlerin ardından 13. paket çalışmalarının da süreceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.