#Yaşam Mücadelesi

İLKHABER-Gazetesi - Yaşam Mücadelesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Mücadelesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enkazdan hayata, kolu kesilerek çıkan gazetecinin kalemi susmadı Haber

Enkazdan hayata, kolu kesilerek çıkan gazetecinin kalemi susmadı

Kahramanmaraş merkezli, 11 ilde yıkıcı etki gösteren 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir binanın enkazı altında kalan gazeteci Akın Bodur, tam 8 saat boyunca yaşam mücadelesi verdi. Enkaz altından kurtulabilmek için ailesinden sol elinin bileğinden kesilmesini istemek zorunda kalan Bodur'un bu zorlu kararı, hayatta kalmasının anahtarı oldu. Sol kolu dirseğinden kesilen Bodur'un tedavisi, İskenderun’daki hastanenin ardından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) girişimleriyle ambulans uçakla İstanbul'a sevk edilerek devam etti. Depremde annesini de kaybeden ve on binlerce depremzede gibi ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden Akın Bodur, İstanbul Halkalı'daki Acıbadem Atakent Hastanesi'nde bacaklarındaki kırıklar nedeniyle bir dizi operasyon geçirdi. Bu zorlu süreçte bile mesleğine olan bağlılığıyla dikkat çeken Bodur, TGC'nin 64. Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri'nde internet haberciliği dalında layık görüldüğü ödülünü hastane odasında aldı. Fizik tedavi sürecini de tamamlayarak taburcu olan Akın Bodur, kardeşleriyle kısa bir süre Mersin'de kaldıktan sonra memleketine döndü.   Meslekteki 28'inci ödülü hastanede takdim edilen Akın Bodur, “Tüm eşyalarım, kitaplarım ve daha önce aldığım 27 ödül enkaz altında kaldı. Asrın felaketinin ağır vurduğu memleketim İskenderun'a dönüp gazeteciliğe yeniden devam ediyorum. Zor ama ayakta kalıp bu acının üstesinden gelmeye çalışıyorum” sözleriyle İskenderun'a olan bağlılığını ve mesleğine dönme arzusunu dile getirdi. Akın Bodur, depremde sahiplerini kaybeden ve binası hasar gören Ses gazetesinde, bir konteynerde zorlu koşullara rağmen kalemini bırakmadı. Haftalık olarak yayınlanan Ses gazetesinde, Akın Bodur'un usta kaleminden çıkan haberler, hem bölge halkının sesi oluyor hem de depremin ardından yeniden inşa sürecindeki İskenderun'un nabzını tutuyor. Akın Bodur'un bu azmi ve mesleğine olan tutkusu, depremin yaralarını sarmaya çalışan herkese ilham olmaya devam ediyor.

Öldüğü söylenen 400 gramlık "Rüya" bebek 154 gün sonra evine kavuştu Haber

Öldüğü söylenen 400 gramlık "Rüya" bebek 154 gün sonra evine kavuştu

Burdur'da yaşayan 27 yaşındaki Hacer Candan evlendikten yaklaşık 6 yıl sonra tüp bebek tedavisiyle annelik heyecanı yaşadı. Hamileliğin henüz 22. haftasında doğum sancıları başlayan genç kadın, kaldırıldığı özel hastanede adını "Asel Rüya" verdikleri kız bebeğini dünyaya getirdi. Erken doğum nedeniyle 400 gram dünyaya gelen minik Asel Rüya'nın ailesine bebeğin hayatını kaybettiği söylendi. Doğumdan 5-6 saat sonra ölüm raporunu almak isteyen aile, çocuklarının yaşadığını öğrenince büyük bir sevinç yaşadı. Yeni doğan yoğun bakım servisindeki kuvözde, her geçen gün yaşama daha sıkı sarılan Asel Rüya, 154 gün sonra 2 kilo 930 grama ulaşınca taburcu edilerek evine getirildi. Hacer ile Emrah Candan (30) çifti, evlerinde kısa sürede 4 kiloya ulaşan kızları Rüya'yı kucaklarına almanın mutluluğunu yaşıyor. - "Biz bebeğimizi kaybettik diye biliyorduk" Anne Hacer Candan, AA muhabirine, çocuk sahibi olmak için birçok hastaneye başvurduklarını söyledi. Uzun tedavi sürecinin ardından hamile kaldığını belirten Candan, hamileliğin ilk aylarında her şeyin normal ilerlediğini aktardı. Candan, hamileliğin 5. ayında bir gece aniden doğum sancılarının başladığını dile getirerek, hemen hastaneye gittiklerini, o gece sabaha karşı doğumun gerçekleştiğini anlattı. Kendilerine ilk başta bebeklerinin ölü doğduğunun söylendiğini vurgulayan Candan, "Doğduğunda nefes almıyordu, daha sonra nefes almaya başlamış. Hatta biz bebeğimizi kaybettik diye biliyorduk. 5-6 saat sonra yaşadığını öğrenince bir yandan ağlıyoruz, bir yandan gülüyoruz, tüm duygularımız birbirine girdi. Asel Rüya, bize sabretmeyi, umut etmeyi, bir gram kilo almanın bile nasıl bir mucizeye dönüştüğünü öğretti." ifadesini kullandı. - "Şu an kucağıma alınca dünyalar benim oluyor" Candan, ilk zamanlar çok küçük olduğundan bebeğini kucağına almasının yasak olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Kuvözün dışından izliyorduk ama her gittiğimizde sanki bizi görüyordu, kıpırdamaya başlıyordu. 'Annem biz geldik, iyi ol, toparlanmaya çalış, pes etme' diye sürekli onunla konuşuyordum. Onun bizi duyduğuna inanıyorduk. Gidemediğim günler hastaneyi arıyordum. Artık yeni doğan servisindekilerle dost olduk. Onlara 'meleklerim' diyorum. Bir süre sonra ilk kez kucağıma alınca ağladım. Çok değişik bir duyguydu. Küçücüktü tutmakta zorlanıyordum. Şu an kucağıma alınca dünyalar benim oluyor. İsmini de bir gecede koyduk, Asel bal demek, her şey rüya gibi oldu, yanına da rüya ismini koyduk." Sanayide esnaflık yapan baba Emrah Candan da ölüm raporunu almaya gittiğinde bebeğinin yaşadığını öğrenince bir süre şok yaşadığını anlattı. Kuvözde bebeğini gördükten sonra eşine müjdeyi verdiğine değinen Candan, "Çocuğumun yanına gittiğimde avuç içine sığacak kadardı. O an şoktan bayağı çıkamadım. Doktorumuz 'Biz mücadele edeceğiz siz de dua edeceksiniz.' dedi. Allah'ın izniyle yaşadı. Allah isteyen herkese versin. Çalışıp yoruluyorum, eve geldiğimde mucize bebeğimizi görünce yorgunluğum kalmıyor." diye konuştu. - "Meslek hayatımda gördüğüm en küçük bebek" Hastane müdürü ve Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Ali Fuat Şengör ise 22 haftalık dünyaya gelen Rüya bebeğin, 400 gram gibi Türkiye'de rekor sayılabilecek bir ağırlıkla doğduğunu söyledi. Şengör, 154 gün yoğun bakım servisinde tedavi altında kalan Rüya bebeği, 2 kilo 930 grama ulaşınca hastaneden taburcu ettiklerini belirtti. Bebeğin son derece sağlıklı olduğunu ve herhangi bir nörolojik sıkıntısının bulunmadığını vurgulayan Şengör, "154 gün tabii çok uzun bir dönem. Çok stresli ve çok heyecanlı bir dönem oldu. Ailesiyle her gün bu bebeği takip ettik. Ailenin yaşadığı stres ve merak bizden kat be kat fazlaydı. Aile için çok zor bir dönemdi. Uzun bir dönemden beri aranan bir bebekti. Tedaviyle olmuştu. Benim de meslek hayatımda gördüğüm en küçük bebek." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.