#yatırım

İLKHABER-Gazetesi - yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te Haber

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te

Güler, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, kanun teklifinin 15 maddeden oluştuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirecek çok önemli bilgiler paylaştığını hatırlatan Güler, "Türkiye Yüzyılı'nda Yatırımlar için Güçlü Merkez Programı" ile İstanbul'un küresel ölçekte yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileriye taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin, "İstikrar Adası ve Güvenli Liman" olma konumunu somut adımlarla güçlendirdiklerini vurgulayan Güler, yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, "tek durak büro" gibi hızlanan süreçler, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve yeni hamlelerle güçlü bir yatırım zemini oluşturacaklarını dile getirdi. Hayata geçirilecek kapsamlı reformlarla İstanbul'un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceklerine işaret eden Güler, atılacak adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye katkı sunacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yatırımcı dostu iklimi tahkim eden, üretimi ve ihracatı merkeze alan kanun teklifinin TBMM'nin gündemine geleceğini aktaran Güler, teklifin, Türkiye'nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara tırmanması için yürütülen kararlı ve stratejik bir hazırlığın ürünü olduğunun altını çizdi. "İMALATÇI İHRACATÇIMIZA 16 PUANLIK BİR VERGİ AVANTAJI SAĞLIYORUZ" Fırtınalı atmosferde Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "İstikrar Adası ve Güvenli liman" olduğunu bir kez daha tescil ettiğine dikkati çeken Güler, kanun teklif ile Türkiye'yi, küresel ticaret yollarının, finansal akışların ve teknolojik inovasyonun "merkez üssü" haline getireceklerini belirtti. AK Parti Grup Başkanı Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz. Transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İstanbul Finans Merkezi dışındaki kurumlarımıza da yayarak, transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla mal intikallerinde ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini de kolaylaştırıyoruz." Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi haline getireceklerini, en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren küresel gruplara hizmet verecek "Nitelikli Hizmet Merkezleri" kurulacağını anlatan Güler, bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personelin ücretlerine mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak brüt asgari ücretin 3 katına kadar, İFM bünyesinde 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getirileceğini ifade etti. Güler, böylece toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağının ve uluslararası yatırımların korunacağını vurguladı. İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatacaklarını söyleyen Güler, finansal faaliyet harç muafiyetini ise 5 yıldan 20 yıla çıkararak, yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sunacaklarını belirtti. Güler, genç girişimcilere ve teknoloji ekosistemine destekler sağlayacaklarını dile getirerek, "Tekno-girişim" şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını, mevcut bir yıllık brüt ücret tutarından brüt ücretin iki katına çıkaracaklarını bildirdi. "AMME BORÇLARININ TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNDEKİ SÜREYİ 72 AYA YÜKSELTİYORUZ" "Dijital Şirket" tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş maliyetlerini minimum düzeye düşüreceklerini aktaran Güler, kuluçka girişimcilerini de 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutacaklarını ifade etti. AK Parti Grup Başkanı Güler, şunları kaydetti: "Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz. Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların da banka ve aracı kurumlara bildirilerek sisteme dahil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde 5 olarak uygulanan vergi oranını, varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını kanunla teminat altına alıyoruz. İşletme bünyesine alınan bu kıymetlerin 2 yıl geçmedikçe sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmamasını şart koşarak sermaye yapılarımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yatırımcıyı korurken, desteklerken vergi borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacirimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinde yapacağımız değişiklikle, amme borçlarının tecil ve taksitlendirilmesindeki 36 aylık azami süreyi 2 katına çıkararak 72 aya yükseltiyoruz. Bununla birlikte, teminatsız tecil sınırını da artırarak 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Böylece borcunu ödeme niyetinde olan vatandaşımıza, esnafımıza, tacirimize hem daha uzun bir vade tanıyor hem de 1 milyon liraya kadar olan borçlarda teminat gösterme şartını kaldırmış oluyoruz." Kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğini aktaran Güler, teklifin daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi. Abdullah Güler, yatırımın, teknolojinin desteklenmesine yönelik çalışmaları da sürdüreceklerini belirtti. Güler, "Şirketini burada kurup dünyanın her yerinde ticaret yapabilecek yatırımcıya, girişimciye kapımız açık. Onlara güven sağlayan, teknik manada kanununa derç eden teklifimizi arz etmiş olduk." diye konuştu. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceğinin sorulması üzerine Güler, süreçteki çalışmaların sürdüğünü hatırlattı. Bu konuda samimi gayretlerinin ve inançlarının hiç değişmediğinin altını çizen Güler, "Süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının güçlü şekilde kurumlarımız, TSK, güvenlik kuvvetlerimiz, MİT Başkanlığımız tarafından ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek, kalıcı hale getirecek idari ve yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. Süreç devam ediyor." ifadelerini kullandı. Enflasyon rakamlarının hatırlatılması ve ara zam beklentisinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine Güler, petrol fiyatlarındaki kırılgan durumun ve değişkenliğin dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonda baskı oluşturarak, fiyatlar genel düzeyinde artışa neden olduğunu kaydetti. Abdullah Güler, çalışanları, emeklileri, dar ve sabit gelirleri her zaman desteklediklerini belirterek, "Şu anda bu mahiyette, bu şekilde bir çalışma yok." dedi.

İslam Memiş açıkladı: Altın yatırımında yeni dönem başladı Haber

İslam Memiş açıkladı: Altın yatırımında yeni dönem başladı

Finans analisti İslam Memiş, küresel piyasalarda son dönemde artan dalgalanmaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Memiş, özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimin piyasalarda yön bulmayı zorlaştırdığını belirterek yatırımcılara “bekle-gör” çağrısı yaptı. PİYASALARDA BELİRSİZLİK ARTIYOR Memiş, küresel piyasalarda net bir yön oluşmadığını vurgulayarak, “Piyasalar kendine yön veremiyor, sert dalgalanmalar yaşanıyor” dedi. Haber akışının fiyatlamalar üzerinde belirleyici olduğunu ifade eden Memiş, çelişkili açıklamaların güven ortamını zedelediğini dile getirdi. “PSİKOLOJİK SAVAŞ” VURGUSU Bilgi kirliliğinin piyasalarda ani yükseliş ve düşüşlere neden olduğunu belirten Memiş, taraflardan gelen açıklamaların adeta “psikolojik savaş” niteliği taşıdığını söyledi. PETROL FİYATLARI BASKI YARATIYOR Petrol fiyatlarındaki yükselişe dikkat çeken Memiş, petrolün 119 dolar seviyelerine çıkmasının diğer yatırım araçları üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Enerji maliyetlerindeki artışın küresel ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirtti. ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ Enflasyon verilerini de değerlendiren Memiş, açıklanan rakamların beklentilerin üzerinde gelmesini normal karşıladığını söyledi. Yıllık enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü güncellendiğini belirten Memiş, yüzde 30’un altındaki seviyelerin zor göründüğünü ifade etti. YATIRIMCILARA “BEKLE-GÖR” ÇAĞRISI Piyasalardaki mevcut durumu “bekle-gör dönemi” olarak tanımlayan Memiş, yatırımcıların hızlı kazanç arayışından uzaklaştığını vurguladı. Memiş, ihtiyaç dışı işlemlerden kaçınılması ve mevcut varlıkların korunması gerektiğini söyledi. ALTINA TALEP ARTIYOR Altın piyasasına da değinen Memiş, fiziki altına yönelimin arttığını belirtti. Özellikle yılın ilk çeyreğinde külçe altına talebin ciddi şekilde yükseldiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte açıklanacak verilerin önemine dikkat çeken Memiş, ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin piyasalar açısından kritik olacağını belirtti. “ELİNİZDEKİNE SAHİP ÇIKIN” Memiş, yatırımcılara son olarak temkinli olmaları çağrısında bulunarak, “Elinizdekine sahip çıkın” mesajını yineledi.

Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım: Bakan Uraloğlu projeleri tek tek açıkladı Haber

Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım: Bakan Uraloğlu projeleri tek tek açıkladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin programı kapsamında yaptığı açıklamada kente yönelik dev yatırımları duyurdu. Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını, bunun 293 milyar liralık kısmının ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirildiğini belirtti. “MERSİN’E 1 TRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK” Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. OTOYOL PROJELERİNDE SONA GELİNDİ Mersin’in ulaşım altyapısına dikkat çeken Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülke geneline daha güçlü bağlandığını ifade etti. Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu projesinde yüzde 80-90 seviyesine ulaşıldığını belirten Uraloğlu, temmuz ayında kısmi açılışın yapılacağını, yıl sonuna kadar ise projenin tamamının hizmete alınacağını açıkladı. 52 KİLOMETRELİK DEV PROJE Projenin toplam 52 kilometre uzunluğunda olduğunu belirten Uraloğlu, yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu ve çevre hassasiyeti gözetilerek çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. KARAMAN-KONYA YOLUNDA ZORLU ÇALIŞMA Silifke-Mut-Sertavul hattındaki Karaman-Konya yolu çalışmalarının da sürdüğünü ifade eden Uraloğlu, zorlu coğrafi şartlara rağmen Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü’nün inşa edildiğini kaydetti. ÇUKUROVA HAVALİMANI BÜYÜYOR Mersin’in önemli projelerinden biri olan Çukurova Havalimanı’nın 2024 yılında açıldığını hatırlatan Uraloğlu, havalimanının yolcu ve kargo taşımacılığında her geçen gün daha da geliştiğini söyledi. HIZLI TREN BASRA’YA KADAR UZANACAK Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nın stratejik öneme sahip olduğunu belirten Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezi’ne kadar uzanacağını ve Avrupa bağlantısının sağlanacağını açıkladı. MERSİN-ANTALYA 4,5 SAATE DÜŞECEK Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresinin de önemli ölçüde kısalacağını ifade eden Uraloğlu, mevcut 483 kilometrelik mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini ve yolculuk süresinin 4,5 saate ineceğini söyledi. MEZARLIK KAVŞAĞI İÇİN YENİ PROJE Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı için yeni bir proje hazırlandığını belirten Uraloğlu, bu yıl içerisinde çalışmaların başlamasının planlandığını açıkladı. “GÖNÜL KÖPRÜLERİNİ DE KURACAĞIZ” Konuşmasının sonunda teşkilata seslenen Uraloğlu, sadece fiziki yatırımların değil, vatandaşlarla kurulan bağların da önemli olduğunu vurguladı.

Mersin’deki otellerde %100 doluluk! Bölge, Orta Doğu’dan gelen yatırımcıların gözdesi oldu Haber

Mersin’deki otellerde %100 doluluk! Bölge, Orta Doğu’dan gelen yatırımcıların gözdesi oldu

Orta Doğu'da ABD, İsrail, İran ve Lübnan ekseninde yaşanan gerilimlerde Türkiye'nin yürüttüğü barışçıl diplomasi, yerli yatırımcıya güven aşılarken yabancı yatırımcıların da Türkiye'ye ilgi göstermesini sağladığı öngörülüyor. Diyarbakırlı iş adamı Nihat Şahin, Orta Doğu'daki ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye'nin sergilediği barışçıl diplomasinin Türk yatırımcıya güven verdiğini, aynı zamanda yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelmesine katkı sağladığını ifade etti. Şahin, bölgedeki savaş ortamından Orta Doğu'da en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekti. Antalya'da katıldıkları bir ödül töreni sırasında turizmci meslektaşlarıyla görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Şahin, "Savaşın çok fazla etkilediği bir alan bulunmuyor. Ancak turizmci dostlarımızın, savaşın dışında kalan bir ülke olduğumuzu vurgulamaları gerekir. Orta Doğu'da bu durumdan etkilenebilecek ülkeler mevcut olsa da Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa ülkesidir. Savaştan en çok etkilenenler arasında Dubai ve Katar yer alsa da bunlar finansal açıdan güçlü ülkelerdir. Bizim ülkemiz ise 86 milyon nüfuslu, büyük bir ülke. Devletimizin ve hükümetimizin bu savaşlarla ilgili öngörüleri, finansal ve güvenlik tedbirleri mevcut ve bunları başarılı buluyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin turizm anlamında olumsuz etkileneceğini düşünmüyorum" dedi. Mevcut otellerinin doluluk oranının yüzde 100 seviyesinde olduğunu kaydeden Şahin, "Şu an Mersin'deki konaklama tesislerimizde doluluk oranları oldukça yüksek. Türkiye Cumhuriyeti'nin Çukurova bölgesi, savaş bölgelerinden gelen vatandaşlarımız tarafından güvenli bir yer olarak görüldüğü için Mersin'i tercih ediyorlar. Aksi takdirde başka ülkelere yönelirlerdi. Kültürel olarak da birbirimize yakınız; İran, Irak ve Suriye gibi bölgeler Türkiye'yi her zaman kendilerine yakın hisseden devletlerdir. Misafirperverliğimizi ve konaklama hizmetlerimizi sorunsuz bir şekilde sunuyoruz. Turizm, kuşkusuz bir ülkenin en kritik gelir kaynağıdır" şeklinde konuştu. Türkiye'nin herhangi bir savaşa taraf olmamasının yatırımcılar açısından ciddi bir avantaj oluşturduğunu kaydeden Şahin, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu durum, dış ülkelerle olan yatırım ve istihdam ilişkilerinde elimizi güçlendiriyor. Onlara sunabileceğimiz imkanlarımız ve güvenli sahalarımız mevcut. O bölgeden gelen yatırımcılarla istihdam olanakları üzerine karşılıklı imkanlar sunuyoruz ve görüşmelerimiz hali hazırda devam ediyor. Kendimizi doğru tanıtarak, o bölgelerde kaygı yaşayan yatırımcıları kendi bölgemize çekmiş oluruz."

Dr. Şevkin: Meclis, Adana’nın ilçeleri için harekete geçmelidir Haber

Dr. Şevkin: Meclis, Adana’nın ilçeleri için harekete geçmelidir

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Adana’nın tüm ilçelerinde merkezi idare kaynaklı sorunların kapsamlı şekilde araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvuruda bulundu. Dr. Şevkin, ilçelerde yatırım eksiklikleri, planlama sorunları ve hizmet yetersizliklerinin tespit edilmesi, geciken projelerin ortaya çıkarılması ve çözüm yollarının belirlenmesi için Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını talep etti. Dr. Şevkin, ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi sundu. “MERKEZİ PLANLAMA EKSİKLİĞİ KALKINMAYI ENGELLİYOR” Dr. Şevkin, araştırma önergesine gerekçe olarak, Adana’nın Aladağ, Ceyhan, Çukurova, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Seyhan, Tufanbeyli, Yumurtalık ve Yüreğir ilçelerinde ulaşım, sulama, tarımsal destekler, kamu yatırımları, sağlık ve eğitim altyapısı ile turizm ve sanayi alanlarında merkezi idareye bağlı planlama eksikliklerini gösterdi. KIRSALDA TEMEL HİZMETLERE ERİŞİM SORUNU SÜRÜYOR Kırsal ilçelerde temel hizmetlere erişim sorunlarının sürdüğünü vurgulayan Dr. Şevkin, merkez ilçelerde ise hızla artan nüfusa rağmen eğitim ve sağlık yatırımlarının yetersiz kaldığını ifade etti. Enerji, turizm, tarım ve lojistik potansiyeli yüksek ilçelerde merkezi planlama eksikliği nedeniyle ekonomik fırsatların değerlendirilemediğini belirten Şevkin, bu durumun Adana’nın kalkınmasını yavaşlattığını ve ilçeler arasındaki gelişmişlik farkını artırdığını dile getirdi. Dr. Şevkin, Meclis’e sunduğu araştırma önergesinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle 7 maddelik bir soru önergesi de verdi. Dr. Müzeyyen Şevkin’in önergesinde cevaplandırılması istenen şu sorular yer alıyor: Adana’nın Aladağ, Ceyhan, Çukurova, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Seyhan, Tufanbeyli, Yumurtalık ve Yüreğir ilçelerine son 5 yılda merkezi idare tarafından yapılan kamu yatırımlarının tutarı ne kadardır? Bu ilçelerde planlanmasına rağmen henüz başlanmayan ya da tamamlanamayan projeler hangileridir? Gecikme nedenleri nelerdir? Tarım, sulama, ulaşım, eğitim ve sağlık alanlarında ilçeler bazında yatırım planlaması yapılmış mıdır? Hızlı nüfus artışı yaşayan ilçelerde kamu hizmetlerinin artırılmasına yönelik yeni bir yatırım programı hazırlanmakta mıdır? Turizm, sanayi ve enerji potansiyeli bulunan ilçelerde yerel kalkınmayı destekleyecek özel bir merkezi idare programı bulunmakta mıdır? İlçeler arası kamu yatırım dağılımında eşitlik ve ihtiyaç önceliği nasıl belirlenmektedir? Adana’nın ilçelerinde kamu yatırımlarının hızlandırılmasına yönelik kısa ve orta vadeli planlama var mıdır? “ADANA’NIN SORUNLARI ÇÖZÜME KAVUŞMALIDIR” Dr. Şevkin, merkezi idareye bağlı yatırımların yetersizliği ve kaynak dağılımındaki dengesizliklerin kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirterek, Adana’nın tüm ilçelerinin hak ettiği yatırımı alabilmesi için sürecin şeffaf şekilde ortaya konulması gerektiğini vurguladı. Kentin sorunlarının artık çözülmesi gereğine işaret eden Dr. Şevkin, Meclis Araştırması Komisyonu’nun kurulmasının hem mevcut sorunların tespiti hem de kalıcı çözümlerin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Küresel yatırımcı rotayı değiştirdi: Türkiye sahneye çıkıyor Haber

Küresel yatırımcı rotayı değiştirdi: Türkiye sahneye çıkıyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleriyle bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalarda 1,5 ay geride kaldı. Son dönemde Türk vatandaşlarının en çok konut aldığı yerler arasında üst sıralarda bulunan Dubai gayrimenkul sektörü de Orta Doğu’daki krizden olumsuz etkilenmeye devam ediyor. ABD ve İsrail ile İran arasındaki saldırıların bölge ülkelerine de sıçraması, uluslararası gayrimenkul yatırımcıları açısından ilgi odağı haline gelen Dubai’de konut satışlarının düşmesine neden oldu. Dubai’deki gayrimenkul piyasasına ilişkin verilerin yer aldığı dijital platform DXB Interact verilerine göre, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, savaşın başlamasının ardından geçen dört haftada (2-29 Mart) 11 bin 828’e geriledi. Böylece ilk iki haftada yüzde 25 olan satış adetlerindeki düşüş, bir aylık dönemde yüzde 30,5’e yükseldi. Bir aylık dönemde konut satışlarında oluşan işlem hacmi de yüzde 36 azalarak 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara indi. Sektör temsilcileri, uluslararası gayrimenkul yatırımcılarının savaş nedeniyle “riski dağıtma” ve “B planı” amacıyla alternatif rota arayışına girdiğini bildirdi. FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞÜN ZAMANLA HIZLANMASI BEKLENİYOR Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Level Immigration & Properties Üst Yöneticisi (CEO) Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’de konut satışlarındaki düşüşün kısa ve orta vadede devam etmesini beklediklerini belirterek, kalıcı ateşkes olmadan uluslararası yatırımcıların bekle-gör pozisyonunun devam edeceğini söyledi. Alamarioğlu, “Kalıcı ateşkes olmadan güven geri gelmez, güven olmadan da işlem hacimleri toparlanmaz. Böyle durumlarda B planına sahip olmak önlem olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelir. Tarihsel olarak, Dubai’de jeopolitik kaynaklı düzeltmelerin tersine dönmesi en az 12-18 ay sürmüştür. Bu kez süre daha da uzayabilir.” dedi. İlk verilerin fiyatlarda yüzde 4-5 civarında düşüşe işaret ettiğini dile getiren Alamarioğlu, “Ancak asıl baskı henüz tam olarak hissedilmedi. İşlem hacimleri düştüğünde fiyatlar gecikmeli tepki verir. Satıcılar önce indirime direnir, piyasa donar, sonra düzeltme gelir. Önümüzdeki çeyrekte daha belirgin bir düzeltme çok olası.” diye konuştu. DUBAİ’YE ALTERNATİF 3 ROTA ÖNE ÇIKIYOR Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’nin hikayesinin bitmediğini ama “güvenli liman” anlatısının ciddi darbe aldığını kaydederek, “Dubai cazibesini kısmen kaybetti. Ani bir kaçış yok ama kademeli bir yeniden dengelenme var. Yatırımcılar artık ‘Yarın bu pazardan çıkmam gerekirse, elimdeki mülkü hızlıca satamazsam ve sermayem burada sıkışıp kalırsa ailem için B planım ne?’ gibi sorular soruyor.” ifadelerini kullandı. Dubai’ye alternatif olarak uluslararası gayrimenkul yatırımcısı açısından 3 rotanın öne çıktığını dile getiren Alamarioğlu, bunların Türkiye, Yunanistan ve Panama olduğunu söyledi. Alamarioğlu, Türkiye’nin “yatırım yoluyla vatandaşlık programı” sayesinde İranlı ve Körfez merkezli alıcılarda belirgin bir yükseliş yaşandığını belirterek, “Bunun arkasında vizesiz giriş, kültürel yakınlık ve gayrimenkul üzerinden tam vatandaşlığa ulaşabilecek az sayıdaki erişilebilir yoldan biri olması var. Türkiye, Körfez’de yaşayan yaklaşık 5 milyon İranlı için sadece bir yatırım adresi değil, tanıdık bir dil, ortak bir kültür ve gerçekten bir hayat kurulabilecek bir yer sunan güvenilir bir B planıdır.” şeklinde konuştu. Yunanistan’ın Golden Visa imkanının bu ülkeyi öne çıkardığını ifade eden Alamarioğlu, “Yunanistan, AB hukuku güvencesi altında bir ikamet ve 7 yıl sonra AB pasaportuna uzanan bir yol sunuyor.” dedi. Alamarioğlu, Panama’nın “nitelikli yatırımcı programının” 30 günde daimi ikamet hakkı verdiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Üstelik fiziksel kalma zorunluluğu yok ve yurt dışı kaynaklı gelire dokunmayan vergi sistemi uygulanıyor. Panama; Orta Doğu ve Avrupa’nın tamamen dışında, coğrafi olarak tarafsız, dolarize ve siyasi olarak istikrarlı bir bölge arayan Körfez yatırımcıları için hızlı hareket eden bir alternatif sunuyor. Bu üç rotanın yanı sıra Dominika, Antigua ve Saint Kitts’teki Karayip vatandaşlık programları piyasadaki en hızlı sigorta poliçesi olmayı sürdürüyor.” “YATIRIMCILAR İSTANBUL’U DA EK PORTFÖY DESTİNASYONUNA EKLİYOR” Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Parcel Estates Üst Yöneticisi (CEO) Özden Çimen de Orta Doğu’daki son gelişmelerin yatırımcıların “bekle-gör” pozisyonuna geçmesine yol açtığını belirterek, piyasada henüz panik satışının olmadığını söyledi. Dubai’nin sıfır gelir vergisi, yüksek kira getirisi, güvenli regülasyon ortamı ve yüksek likiditesinin yatırımcı ilgisini hala canlı tuttuğunu dile getiren Çimen, ateşkes söylemlerinin ardından borsada işlem gören gayrimenkul şirketlerinin hisselerini takip eden Dubai Finansal Piyasası Gayrimenkul Endeksi’ndeki yükselişten bahsetti. Çimen, Dubai’nin cazibesini kaybetmediğini ancak uluslararası yatırımcıların coğrafi çeşitlendirme yaptığını kaydederek, “Yatırımcılar son dönemde Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi farklı lokasyonları da ek portföy destinasyonu olarak değerlendiriyor. Bunu risk dağıtma stratejisi olarak görebiliriz. Dubai’nin yabancılara mülkiyet, oturum ve finansman imkanları hala rakiplerine göre avantajlı.” dedi.

Yılın ilk çeyreğinde 14 şirket halka arz edildi Haber

Yılın ilk çeyreğinde 14 şirket halka arz edildi

Bu yılın ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan dönemde yatırımcılar, farklı alanlarda faaliyet gösteren yeni şirketlerle buluştu. Borsa İstanbul'da yılın ilk çeyreğinde 14 şirket işlem görmeye başlarken şirketlerin 13'ü "Ana Pazar"da, 1'i "Yıldız Pazar"da halka açıldı. Bu dönemde gerçekleşen halka arzlarda, şirketlerin hisse başı fiyatları ve halka açıklık oranları geniş bir bantta değişiklik gösterdi. Dönemin en yüksek birim fiyatlı halka arzı 80 lira ile Metropal Kurumsal Hizmetler olurken onu 46 lira ile Netcad Yazılım izledi. En düşük hisse fiyatıyla tahtayı açan şirket ise 4 lira ile Savur Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olarak kayıtlara geçti. Şirketlerin halka arz oranları ağırlıklı olarak yüzde 20 ile yüzde 30 arasında yoğunlaştı. Z Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı yüzde 40,14 ile dönemin en yüksek halka açıklık oranına sahip şirketi oldu. Akhan Un Fabrikası ve Tarım Ürünleri Gıda Sanayi yüzde 20,01 ile en düşük halka açıklık oranına sahip şirket olarak dikkati çekti. HALKA ARZLAR İLK ÇEYREKTE HIZ KAZANDI Yeni yılın ilk halka arzı 5 Ocak 2026'da borsada işlem görmeye başlayan ARF Bio Yenilenebilir Enerji Üretim oldu. Ocak ayı içerisinde bu şirketi takiben sırasıyla Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret, Formül Plastik ve Metal Sanayi, Z Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri Şirketleri yatırımcılarla buluştu. Şubat ayı da sermaye piyasaları açısından hareketli geçti. 5 Şubat'ta Netcad Yazılım ile başlayan süreç, ertesi gün Akhan Un Fabrikası ile devam etti. Ay boyunca Best Brands Grup Enerji Yatırım, Ata Turizm İşletmecilik ve Empa Elektronik hisseleri borsada işlem görmeye başladı. Halka arz edilen şirketler arasında sadece Ata Turizm İşletmecilik "Yıldız Pazar"da yer aldı. Martta ise toplam 4 şirket borsaya adım attı. Bu dönemde özellikle Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) öne çıktı. 6 Mart'ta Gentaş Kimya ile birlikte Savur GYO da işlem görmeye başlarken 10 Mart'ta Luxera GYO halka açıldı. Yılın ilk çeyreğinin son halka arzı ise 11 Mart itibarıyla Metropal Kurumsal Hizmetler oldu. Geçen yıl aynı dönemde 13 halka arz gerçekleşirken, 2025 yılı boyunca toplamda 18 halka arz yapıldı. Bu yılın ilk çeyreğinde de halka arzlar hız kazanırken toplamda 14 şirket borsaya kote oldu. İLK ÇEYREKTE EN FAZLA ARACILIĞI TERA YATIRIM YAPTI Söz konusu 14 şirketin halka arzında sektörün önde gelen aracı kurumları konsorsiyum liderliğini üstlendi. Yılın ilk çeyreğinde özellikle Tera Yatırım'ın halka arzlara aracılıktaki ağırlığı dikkati çekti. Ata Turizm, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere toplam 4 şirketin halka arzına Tera Yatırım liderlik etti. Halk Yatırım, A1 Capital, Alnus Yatırım, İnfo Yatırım, İntegral Yatırım, Vakıf Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım, Global Menkul Değerler ve Deniz Yatırım da halka arzlara aracılık eden kurumlar arasında yer aldı.

Mobil iletişim yatırımlarında 5G rüzgarı Haber

Mobil iletişim yatırımlarında 5G rüzgarı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçen yılın sonu itibarıyla Türkiye'de makineler arası iletişim (M2M) aboneleri dahil 99 milyon 691 bin 361 mobil abone bulunduğunu bildirdi. M2M ve 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil yaygınlık oranının yüzde 116,9 olarak gerçekleştiğini aktaran Uraloğlu, "Söz konusu dönemde 3G abone sayısı 6 milyon 398 bin 149'a gerilerken, 4,5G abone sayısı 91 milyon 210 bin 754 oldu. Türkiye'de 32 milyondan fazla 5G uyumlu cihaz bulunuyor. 81 ilde kademeli hizmete aldığımız 5G ile birlikte yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu." diye konuştu. Uraloğlu, geçen yılın sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 412 işletmeciye verilen yetkilendirme sayısının 767 olduğunu söyledi. Söz konusu dönemde sabit telefon abone sayısının 8 milyon 390 bin olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çeken Uraloğlu, mobil abone sayısının da yaklaşık 99,7 milyon olduğunu ifade etti. Uraloğlu, mobil trafik miktarı yaklaşık 312,5 milyar dakika, sabit trafik miktarı da 5,06 milyar dakika olmak üzere mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 317,56 milyar dakika konuşma gerçekleştirildiğini anlattı. YATIRIMLAR ARTTI Geniş bant internet abone sayısının bu 97,4 milyonu geçtiğini belirten Uraloğlu, şunları kaydetti: "Ülkemizin mobil geniş bant altyapısının geliştirilmesi sürecinde çok önemli bir aşamayı geride bırakarak, 1 Nisan itibarıyla ticari olarak 5G'yi kullanmaya başladık. 5G teknolojisiyle sadece daha hızlı mobil internet değil, sağlıktan üretime, eğitimden finansa birçok kurumsal alanda yeni gelişmeleri ivmelendirecek bilişim altyapıları halkımızın hizmetine sunulacak. Veriyi üretmek kadar o veriye erişim hızının da önem kazandığı günümüzde ülkemizin her noktasında yüksek hızlı mobil internetin kullanılabilmesi için işletmecilerimiz büyük bir hızla 5G altyapısı yatırımlarını gerçekleştirdiler. 5G teknolojisi için hızlandırılan çalışmalar sonucunda, geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti. Yatırım tutarı, 2024 yılında 94 milyar 81 milyon 418 bin 673 liraydı. 1 Nisan'da kullanılmaya başlayan 5G teknolojisinden yararlanmak için altyapı çalışmalarını hızlandıran işletmeciler, 681 bin kilometre fiber altyapısı kurdular."

Dr. Şevkin: Adana’nın sorunları daha fazla bekleyemez Haber

Dr. Şevkin: Adana’nın sorunları daha fazla bekleyemez

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Adana’nın tüm ilçelerini tek tek sıralayarak, merkezi idareden kaynaklanan yatırım ve planlama eksikliklerinin giderilmesi çağrısında bulundu. Dr. Şevkin, vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunların artık ertelenmemesi gerektiğini belirtti. “İLÇE İLÇE SORUNLAR: YATIRIM EKSİKLİKLERİ VATANDAŞI ZORLUYOR” Dr. Şevkin, Adana’nın ilçelerinde yaşanan sorunları şu başlıklarla dile getirdi: Altyapı, Ulaşım ve Kamu Hizmetleri Eksiklikleri Aladağ: Yol ve kırsal kalkınma yatırımları yetersiz. Feke: Ulaşım projelerinin geri planda kalması. Saimbeyli: Kamu hizmetlerine erişimde zorluk. Sarıçam: Hızlı büyümeye rağmen altyapı eksikliği. Seyhan: Kentsel dönüşüm süreçlerinin merkezi onaylarda beklemesi. Yüreğir: Yoğun nüfusa rağmen eğitim, sağlık ve altyapı eksiklikleri. Ekonomi, Tarım, Turizm ve Sanayiye Destek Bekleniyor Ceyhan: Sanayi potansiyeline rağmen altyapı desteklerinin gecikmesi. Çukurova: Artan nüfusa karşı eğitim ve sağlık yatırımlarının yetersizliği. İmamoğlu: Tarımsal desteklerin üreticiyi rahatlatmaması. Karaisalı: Turizm potansiyeline rağmen yatırım eksikliği. Karataş: Balıkçılık ve kıyı düzenlemelerinde yetersizlik. Kozan: Sulama projelerindeki gecikmelerin üretimi olumsuz etkilemesi. Pozantı: Transit geçişe rağmen ekonomik desteklerin sınırlı kalması. Tufanbeyli: Enerji üretiminin yerel kalkınmaya yeterince yansımaması. Yumurtalık: Turizm ve liman yatırımlarındaki gecikmeler “İLÇELERİN POTANSİYELİ DOĞRU PLANLAMAYLA DEĞERLENDİRİLMELİ” Dr. Şevkin, Adana’nın tüm ilçeleri için adil, hızlı ve ihtiyaç odaklı merkezi yatırım politikalarının artık kaçınılmaz olduğunu belirterek yetkililere çağrıda bulunarak, “Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek projeler gecikmeden hayata geçirilmelidir. İlçelerimizin potansiyeli doğru planlama ile değerlendirilmeli, merkezi idare sorumluluğunu yerine getirmelidir” ifadelerini kullandı. Dr. Şevkin, Adana’nın kalkınması için gerekli adımların bir an önce atılmasını beklediklerini vurgulayarak, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.