#yenilenebilir enerji

İLKHABER-Gazetesi - yenilenebilir enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, yenilenebilir enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Üretim’de Kadınların Gücüyle Dönüşen Enerji Geleceği: REDKA’da Yeni Dönem Başlıyor Haber

Enerjisa Üretim’de Kadınların Gücüyle Dönüşen Enerji Geleceği: REDKA’da Yeni Dönem Başlıyor

Enerjisa Üretim’in uygulama odaklı ve istihdamla bütünleşen Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) modeli, gençlerin potansiyelini doğrudan üretim sahasına taşıyan, kadın teknik istihdamını güçlendiren uygulamalı bir gelişim modeli olarak konumlanıyor. Program, teknik bilgi kazandıran bir eğitim süreci olmanın ötesine geçerek, katılımcılarını enerji sektörünün dinamiklerine hâkim, sahada değer üreten profesyoneller olarak yetiştirmeyi hedefliyor. Eğitimden kariyere uzanan sürdürülebilir yolculuk REDKA Teknisyen Programı kapsamında katılımcılar, Enerjisa Üretim liderliğinde 1 ay süren kapsamlı bir teknik eğitim sürecine dahil oluyor. Bu süreç, enerji üretiminden saha operasyonlarına, bakım ve arıza yönetiminden ileri teknik uygulamalara uzanan geniş bir perspektifte kurgulanarak katılımcıların teknik yetkinliklerini derinleştiriyor. 2023 yılından bu yana sürdürülen REDKA Programı, enerji sektöründe kadınların daha fazla yer almalarını desteklemeyi; aynı zamanda fark yaratan, karar verici rollerde etkili ve dönüştürücü bireyler olarak güçlenmelerini amaçlıyor. Program, teknik gelişimin yanı sıra kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm vizyonuyla kadın istihdamını destekleyen önemli bir gelişim platformu olarak öne çıkıyor. Programın sunduğu en güçlü değerlerden biri, gelişim sürecinin somut kariyer fırsatlarıyla desteklenmesi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, edindikleri yetkinlikleri sahaya taşıyarak Enerjisa Üretim’in farklı lokasyonlarında teknisyen kadrolarında görev alma ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapma fırsatı elde ediyor. Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Muğla ve Aydın’a uzanan geniş operasyon sahalarında görev alacak bu yetenekler, enerji üretimindeki sahadaki dönüşüme doğrudan katkı sunuyor. Sınırlı kontenjanla ilerleyen program, her bir katılımcıya odaklanan derinlikli gelişim yaklaşımıyla sürdürülebilir ve kalıcı bir etki yaratıyor. Genç yeteneklerle büyüyen enerji ekosistemi REDKA Teknisyen Programı’nın yeni dönem başvuruları 4 Mayıs – 30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üniversitelerin / Meslek Yüksekokullarının elektrik ve alternatif enerji kaynakları bölümlerinde eğitim almış, teknik yetkinliklerini sahaya taşımak isteyen kadın teknisyen adayları için tasarlanan bu güçlü yapı, enerjinin geleceğinde aktif rol almak isteyen adaylara önemli bir fırsat sunuyor. “Yenilenebilir enerjinin geleceğini yetenekle inşa ediyoruz” Sürdürülebilir büyümenin merkezinde kapsayıcı bir yetenek ekosisteminin yer aldığını ifade eden Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Enerji sektöründe dönüşümün en güçlü unsurlarından birini, çeşitlilik ve kapsayıcılıkla güçlenen kadın yeteneklerin desteklenmesi oluşturuyor. Enerjisa Üretim olarak 30. yılımızda rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşarak ulaştığımız bu önemli kilometre taşı, geliştirdiğimiz projelerle birlikte kapsayıcı yaklaşımımızın yarattığı bütünsel değeri güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. REDKA’nın hayata geçtiği günden bu yana 25 kadın teknisyen ve mühendis sahada aktif olarak görev almaya başladı. Bu tablo, enerji sektöründe kadın görünürlüğünün artması ve teknik rollerde kadın temsilinin güçlenmesi açısından önemli bir dönüşümü ortaya koyarken, REDKA Teknisyen Programımızın yeni dönemiyle etki alanımızı daha da genişletiyor; genç kadınların teknik yetkinliklerini sahada değere dönüştürerek enerji sektöründe uzun soluklu kariyer planlamalarını destekliyoruz. Bugün rüzgâr türbinlerine tırmanan, sahada arıza tespiti yapan, sistemleri yöneten kadınlar yarının enerji liderleri olacak” dedi.

23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu ATÜ'de düzenlenecek Haber

23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu ATÜ'de düzenlenecek

Bu sene 23'üncüsü düzenlenen Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kursta, enerji verimliliğini arttırmanın yolları sanayicilere anlatılacak. Bu yıl 23'üncüsü düzenlenecek olan "Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde 23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Enerji alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan kursta, enerji verimliliğini artırmaya yönelik yöntemler ele alınacak. Özellikle sanayicilere yönelik hazırlanacak içeriklerde, enerji kullanımının daha etkin hale getirilmesi ve kayıpların azaltılması konuları işlenecek. Kurs kapsamında düzenlenecek oturumlarda, ekserji analizleri ile enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir enerji çözümleri ve güncel teknolojiler hakkında katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulacak. "Enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışma" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sözen, "Türkiye'nin birçok üniversitesinden 60'a yakın katılımcı şu anda ön kayıtlarını yaptırdı. Ekserji Yaz Okulu'nda çok değerli bilim adamları eğitim verecek. Özellikle Adana sanayi bölgesinden birçok katılımcı bekliyoruz çünkü sanayide enerji verimliliği şu anda çok popüler. Türkiye olarak enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışmalardan birisi. Yaz kursunun temel amacı da özellikle sanayideki enerji verimliliğini ön plana çıkarmak. Sanayi kuruluşlarımızdaki makine ile elektrik-elektronik mühendisleri gibi arkadaşlarımızın bu eğitimi mutlaka almaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ufuk açıcı paneller düzenlenecek" Üniversite-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğini de anlatan Prof. Dr. Adnan Sözen, "Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak teknik anlamda üzerimize düşen birçok faaliyeti ATÜ'ye çekmeye çalışıyoruz. Dünyadaki bütün üniversitelerde ders kitapları okutulan Yunus Çengel hocamız gibi isimlerin yer aldığı böyle bir ekibi Adanalı sanayicilerin kesinlikle kaçırmaması lazım. Yaz okulu esnasında bir de panel düzenleyeceğiz. Bu panelin ufuk açıcı olacağını düşünüyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Sözen, üniversitelerinde 750 kW'lık GES santralinin aktif olarak çalıştığını belirterek enerjiye büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Sözen, sadece yenilenebilir kaynaklara geçişin değil, sanayide enerjinin verimli kullanılmasının da kritik olduğunu söyledi. Avrupa'nın "Yüzde 20 tasarruf, yüzde 20 yenilebilir enerji" hedeflerinin Türkiye tarafından aşıldığını dile getiren Sözen, düzenlenen yaz okulunun sanayide enerji verimliliği çalışmalarına önemli katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

Mersin’de iklim riskleri çalıştayda ele alındı Haber

Mersin’de iklim riskleri çalıştayda ele alındı

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 'CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’nda, şehrin 2050 vizyonu kapsamında karşı karşıya kalabileceği iklimsel riskler bilimsel veriler ışığında analiz edilerek çözüm yolları arandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen ‘Mersin CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’, kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştay çerçevesinde, kentin 2050 yılı hedefleri doğrultusunda ortaya çıkabilecek iklim riskleri bilimsel metodolojilerle masaya yatırıldı. Katılımcılar, etkinliğin sıradan bir toplantının ötesinde, Mersin’in iklim direncini artırmaya yönelik kolektif bir akıl platformu olduğunu vurgularken, paydaşların katkılarıyla şehrin savunma mekanizmalarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Çalıştayın açılış kısmında; Mersin’in iklim değişikliğiyle mücadele süreci, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürlüğünün yürüttüğü stratejik çalışmalar ve projenin temel amaçları, İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can tarafından bir sunumla paylaşıldı. Can'ın sunumunun ardından, çalıştayın bilimsel temelini oluşturan teknik analizler katılımcılara aktarıldı. CLIMAAX Projesi aracılığıyla elde edilen teknik veriler ve iklim modellemeleri, teknik ekipten Hakan Duman ve Tamer Atalay tarafından sunuldu. Programdaki teknik sunumlarda, CLIMAAX Projesi kapsamında ulaşılan veriler ve modellemeler detaylandırıldı. Uzmanlar, Mersin'in gelecekte karşılaşabileceği muhtemel riskleri ayrıntılı bir şekilde analiz etti. Teknik ekibin paylaştığı bilgiler, katılımcılar için kritik bir veri kaynağı oluşturdu. Çalıştayın ilerleyen saatlerinde, interaktif menti uygulaması kullanılarak katılımcıların görüşleri anlık olarak toplandı. Ardından gerçekleştirilen masa çalışmalarında, belirlenen öncelikli başlıklar üzerine derinlemesine tartışmalar yürütüldü. Moderatörler eşliğinde yapılan oturumlarda katılımcılar, 6 temel soru üzerinden analizler yaparak çözüm önerileri geliştirdi. Tüm görüş ve teklifler, hem dijital hem de fiziksel dokümanlarla kayıt altına alındı. Çalışmaların sonunda, her masadan seçilen temsilciler öne çıkan sonuçları kısa sunumlarla aktardı. Masalarda özellikle ‘Göreceli ve Tarımsal Kuraklık’, ‘Isı Dalgaları’, ‘Orman Yangınları’ ile ‘Aşırı Yağış ve Taşkınlar’ başlıkları ele alındı. "Projelerdeki ana tema, iklim değişikliğine uyum sağlayacak eylem planları geliştirmek" Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sinan Bayrakdar, açılış konuşmasında katılımcılara projeye ve çalıştaya sundukları destekler için teşekkür etti. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in selamlarını ve başarı dileklerini ileten Bayrakdar, "İklim değişikliği, her kesimin ve tüm insanların yaşamını doğrudan etkilemektedir. İklimi biz değiştiremediğimiz için iklim bizi değiştirmektedir. Bu değişim ölçüsünde bizim de uyum sağlamamız gerekiyor. Bu projelerin temel teması, iklim değişikliğine adaptasyon sağlamak ve kırılganlıklara karşı eylem planları üretmektir. Bu konuda değerli bir proje hayata geçti. Temennim, sonuçlarının ilimize ve bölgemize önemli katkılar sunması ve bundan sonraki benzer çalışmalar için bir ilham kaynağı olmasıdır" şeklinde konuştu. "Geçmişteki ve günümüzdeki verileri alarak, gelecekteki sorunları haritalandıracağız" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can, 'CLIMAAX Projesi’nin bir Avrupa Birliği (AB) Horizon Projesi olduğunu belirterek, projenin 2025 yılı Mart ayında başladığını ifade etti. Projenin 2 yıllık bir süreci olduğunu kaydeden Can, "Mersin’deki iklim değişikliğine yönelik kentsel ısı adası, aşırı yağışlar ve orman yangınları gibi temaları esas alan, bunların sayısallaştırılmasını ve haritalandırılmasını amaçlayan bir AB projesidir. Temel hedefimiz; kentimizdeki kuraklık, tarımsal kuraklık, aşırı yağış, sel ve orman yangınları gibi iklimsel sorunları ele alarak raporlamak, kentin çözüm önerilerini toplamak ve bunu uluslararası platformlara taşımaktır" dedi. "Farklı uzmanlık alanlarının aynı çatı altında toplanması çok önemli" İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Hazır, küresel ölçekte sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğinin kritik bir problem haline geldiğini vurgulayarak, "Bu alandaki çalışmalar ne kadar geniş tutulursa tutulsun yetersiz kalmaktadır. Zira iklimle, çevreyle ve çevresel değişimlerle ilgili çok ciddi kayıplar yaşanıyor. İnsanoğlunun bu duruma çok daha hızlı çözümler üretmesi şart" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesinin böyle bir girişime imza atmasını çok kıymetli bulan Hazır, "Mersin Büyükşehir Belediyesinin iklim değişikliği için özel bir daire kurmuş olması, Mersin ve çevresi, hatta tüm Türkiye'nin faydalanabileceği bir veri tabanı oluşturması ve gelecek projeksiyonları yapması takdire şayandır. Bu çalışmalar sonucunda, bu öngörülere dayalı yeni projeler mutlaka gelecektir. Bunları çok kıymetli buluyorum. Geleceğe hazırlanmak hayati önem taşıyor. İklim değişikliğiyle ancak bu şekilde mücadele edilebilir. Artık bu gidişatı değiştirme şansımız kalmadı; bu nedenle iklimsel ve çevresel dönüşümlere uyum sağlamalıyız. Bu uyum süreci adına çok faydalı bir çaba sarf ediliyor" dedi. Çalıştay süresince üretilen fikirler, eylem planları ve stratejik teklifler, kapsamlı bir ‘Çalıştay Sonuç Raporu’na dönüştürülerek tüm ilgili paydaşlarla paylaşılacak.

Yenilenebilir enerjide küresel öncelikler 16. IRENA Genel Kurulu'nda ele alınacak Haber

Yenilenebilir enerjide küresel öncelikler 16. IRENA Genel Kurulu'nda ele alınacak

"İnsanlığa Güç Vermek: Paylaşılan Refah için Yenilenebilir Enerji" teması altında düzenlenip 12 Ocak’a kadar sürecek toplantıya, IRENA’nın 171 üye ülkesinden bakanlar, üst düzey temsilciler ve yatırımcılar ile uluslararası kuruluşların katılması bekleniyor. Toplantıda, 2026’da uluslararası toplumun destekleyebileceği daha sürdürülebilir bir enerji geleceği için ortak bir gündem oluşturulması ve uluslararası işbirliği önceliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Genel Kurul kapsamında, bölgesel enerji dönüşümleri, şebeke modernizasyonu, dijital inovasyon ve yapay zeka (AI) gibi başlıkların yanı sıra sürdürülebilir havacılık yakıtları, finansman mekanizmaları, yenilenebilir enerjinin tarım-gıda sistemleri ile yeşil sanayileşmeye katkısı gibi konular da ele alınacak. ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE KAPSAYICILIK VURGUSU IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde, enerji dönüşümü için küresel ölçekte ivme ve pozitif bir vizyon oluşturmanın zamanının geldiğini belirterek "Dünya hızlı değişiyor. Değişen jeopolitik dengeler ve artan iklim etkileri, ülkelerin enerji dayanıklılığını tehdit ediyor. Yenilenebilir enerjiler her yıl rekorlar kırarken ilerleme coğrafi olarak eşit dağılmıyor ve birçok ülke yenilenebilir enerjinin sunduğu faydalardan mahrum kalıyor. Genel Kurulumuz, gerçek dünya çözümlerini ve yeni yaklaşımları ön plana çıkaracak, enerji dönüşümünün kapsayıcı kalkınma, yapısal dönüşüm ve uzun vadeli dayanıklılık için tam potansiyelini açığa çıkaracak." ifadelerini kullandı. IRENA Genel Kurulu Başkanı ve Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer de belirsizliklerin arttığı bir dönemde IRENA’nın yenilenebilir enerji teknolojileri alanında küresel işbirliği için güvenilir ve net bir referans noktası olmaya devam ettiğini vurguladı. IRENA Genel Kurulu’na başkanlık eden Dominik Cumhuriyeti’ni temsilen konuşan Yenilik ve Enerji Dönüşümü Bakan Yardımcısı Betty Soto ise şu değerlendirmede bulundu: "Dominik Cumhuriyeti, ulusal kararlılığın güçlü uluslararası işbirliği ile buluştuğunda hızlı ilerlemenin mümkün olduğunu gösterdi. Kapsayıcı ve üye odaklı bir kurum oluşturmayı ve yenilenebilir enerjiyi insanlığa güç veren, en savunmasızları koruyan, adil ve sürdürülebilir bir küresel dönüşümü hızlandıran bir güç olarak geliştirmeyi taahhüt ediyoruz."

Mersin Büyükşehir Belediyesi CDP’de A-skorunu korudu Haber

Mersin Büyükşehir Belediyesi CDP’de A-skorunu korudu

Küresel ölçekte şehirlerin iklim eylemlerini raporlayan ve değerlendiren Karbon Saydamlık Projesi (CDP), 2025 yılı Aralık ayı sonuçlarını açıkladı. Değerlendirme raporuna göre Mersin Büyükşehir Belediyesi, skorunu koruyarak "Liderlik Seviyesi" kategorisinde kalmaya devam etti. Dünya genelinde yüzlerce şehrin raporlama yaptığı platformda bu skora yalnızca sınırlı sayıda kentin ulaşabildiği belirtildi. CDP metodolojisinin her yıl daha da zorlaşmasına ve gelişmesine rağmen belediyenin yüksek puanını koruması, kurumsal kapasite ve süreklilik açısından önemli bir başarı olarak kaydedildi. ÇEVRECİ PROJELER PUANI GETİRDİ Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin bu başarıyı elde etmesinde; hayata geçirilen iklim dostu ulaşım uygulamaları, uluslararası standartlarla uyumlu sera gazı emisyon envanteri çalışmaları ve iklim risk analizleri etkili oldu. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) kapsamında yürütülen çalışmaların yanı sıra enerji verimliliği projeleri, tarımsal üretime sağlanan katkılar, su yönetimi, iklim dostu kentsel planlama ve atık yönetimi süreçleri de belediyeyi öne çıkaran faktörler arasında yer aldı. "RAPORLAMA KALİTESİ VE İKLİM BİLİNCİ KORUNUYOR" Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürlüğü’nde görevli Çevre Mühendisi Beyza Ayten Tor Bölükbaş, CDP'nin kurumların kendilerini şeffafça ifade edebildiği bir platform olduğunu belirtti. Bölükbaş, "2025 yılında da A- puanını alarak, tutarlılığımızı ve kararlılığımızı göstermiş bulunuyoruz. Bu puan, raporlama kalitesinin ve iklim bilincinin sürdürülebilir biçimde korunduğunun bir göstergesi. CDP metodolojisi, her yıl güncellenen ve beklentileri yükselen dinamik bir yapı. Bu kapsamda aynı yüksek puanı korumak, kurumsal kapasitenin yeterli olduğu ve stratejik kararlılığın önde olduğunu gösteriyor" dedi. ULUSLARARASI STANDARTLARDA MÜCADELE Bölükbaş, belediyenin iklim konusunda uluslararası bir duruş sergilediğini vurgulayarak gelecek hedeflerini şu sözlerle anlattı: "Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim konusunda uluslararası anlamda bir duruş sergilemiş oluyor. Bu bizim için en önemli kriter. Önümüzdeki dönemde de emisyon azaltım hedeflerini güçlendirmek, uyum çalışmalarını sahada daha ölçülebilir hale getirmek ve iklim risklerinin insan sağlığına, afet risklerine etkisini detaylandırmak için çalışmalarımızı devam ettireceğiz." Yapılan çalışmaların sadece raporlarda kalmadığını, vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan etki ettiğini belirten Bölükbaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu sürecin vatandaşlarımıza yansıyan somut çıktıları; düşük karbonlu ulaşım seçenekleri, su kaynaklarını koruyan altyapı yatırımları, aşırı sıcaklar, sel ve kuraklık gibi iklim risklerine karşı daha hazırlıklı bir kent yapısıdır. Aynı zamanda iklim dostu uygulamalar, uzun vadede hem çevresel hem de ekonomik açıdan kentin kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Hedefimiz; iklim eylemlerini yalnızca teknik raporlar düzeyinde değil, her bir vatandaşımızın gündelik hayatında hissedebileceği kalıcı faydalara dönüştürmek."

Yenilenebilir enerji küresel elektrik üretiminde kömürü geçti Haber

Yenilenebilir enerji küresel elektrik üretiminde kömürü geçti

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan "Küresel Elektrik Sektörü Yarı Yıl Değerlendirmesi", 2025'in ilk yarısında elektrik üretiminde önemli bir dönüşüm yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, yenilenebilir enerji kaynakları, küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürün önüne geçti. GÜNEŞ VE RÜZGAR, TALEP ARTIŞINI TEK BAŞINA KARŞILADI Yılın ilk yarısında dünya genelinde elektrik talebi %2,6 oranında arttı. Bu dönemde güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanan üretimdeki artış, bu talep büyümesini aşarak yeni ihtiyacın tamamını tek başına karşıladı. Bu gelişme, fosil yakıtlardan elektrik üretiminde ve dolayısıyla sektör kaynaklı emisyonlarda %0,2'lik hafif bir düşüş sağladı. Verilere göre, bu dönemde yenilenebilir kaynaklar küresel elektrik üretiminin %34,2'sini (5.072 teravatsaat) karşılarken, kömürün payı %33,1'de (4.896 teravatsaat) kaldı. Üretimde gazın payı %20,7, nükleer enerjinin payı ise %9,1 oldu. ÇİN VE HİNDİSTAN'DA DÜŞÜŞ, ABD VE AB'DE ARTIŞ GÖRÜLDÜ Raporda, dünyanın en büyük ekonomileri arasında temiz enerjiye geçişte farklılıklar olduğu vurgulandı. Çin ve Hindistan'ın fosil yakıtlardan elektrik üretimi düşerken, temiz enerji üretimleri arttı. Çin, bu alandaki liderliğini korudu. Buna karşılık, aynı dönemde ABD ve Avrupa Birliği'nde (AB) fosil yakıtlardan elektrik üretimi yükseldi. ANALİST: "KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASININ İLK İŞARETLERİ" Ember Kıdemli Elektrik Analisti Małgorzata Wiatros-Motyka, sonuçları "kritik bir dönüm noktasının ilk işaretleri" olarak yorumladı. Wiatros-Motyka, "Güneş ve rüzgar, dünyanın elektrik üretim talebini karşılayabilecek kadar hızlı büyüyor. Bu durum, temiz enerjinin elektrik talep artışına ayak uydurmaya başladığı bir dönüşümün başlangıcına işaret ediyor" ifadelerini kullandı.

Kalyon PV halka arz oluyor: 5 - 6-7 şubat tarihlerinde talep toplanacak Haber

Kalyon PV halka arz oluyor: 5 - 6-7 şubat tarihlerinde talep toplanacak

Yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan Kalyon PV, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki en büyük yatırımlarından biri olarak dikkat çekiyor. Güneş paneli üretiminin her aşamasında yer alan Avrupa’nın ilk dikey entegre tesisi, halka arz sürecini başlattı. HALKA ARZ DETAYLARI Kalyon PV’nin halka arzı, 5-6-7 Şubat tarihlerinde “Sabit Fiyatla Talep Toplama” yöntemiyle gerçekleştirilecek. Pay başına 70,30 TL fiyat belirlenen halka arzda, toplam 46.334.639 TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Halka açıklık oranı: %11,26 Halka arz büyüklüğü: 3,3 milyar TL Sermaye artırımı oranı: %78 Ortak satışı oranı: %22 Halka arzdan elde edilecek gelirin; %25’i yeni ve devam eden yatırımlara, %30’u kredi geri ödemelerine, %45’i ise işletme sermayesi olarak kullanılacak. Yurtiçi bireysel ve yüksek başvurulu yatırımcılara “eşit dağıtım yöntemi” uygulanacak. “ENERJİDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” VİZYONU Kalyon PV CEO’su Dr. İhsan Kulalı, halka arz süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, “Ülkemizin artan enerji ihtiyacının yerli ve yenilenebilir kaynaklarla karşılanmasına katkı sağlayan şirketlerden biriyiz. Güneş teknolojilerinde iyileştirme ve kapasite artırımı için yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Güneşin gücünü arkamıza alarak, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi AVRUPA’NIN İLK ENTEGRE GÜNEŞ PANELİ ÜRETİM TESİSİ Kalyon PV, güneş paneli, hücre, wafer ve ingot üretim süreçlerini tek çatı altında birleştiren Avrupa’nın ilk entegre tesisi konumunda. 2020 yılında üretime başlayan şirket, hızla büyüyerek yıllık 2.000 MW üretim kapasitesine ulaştı. Tesis; 250 bin metrekare alanda, 4 fabrika, 1 yardımcı tesis ve 1 Ar-Ge merkezinden oluşuyor. Bu yapısıyla Kalyon PV, dünyanın sayılı entegre güneş teknolojisi üretim tesislerinden biri olma özelliği taşıyor. Türkiye, yenilenebilir enerji vizyonu doğrultusunda 2035 yılına kadar güneş enerjisi kapasitesini 53 GW seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Şu anda yaklaşık 20 GW seviyesinde olan güneş enerjisi kapasitesinin her yıl 3-4 GW artması gerektiğine dikkat çeken Kulalı, “Türkiye, güneş enerjisinde altın çağını yaşayacağı bir döneme giriyor” dedi. Kalyon PV CEO’su Dr. İhsan Kulalı'nın açıklamalarının devamı şu şekilde; "İnşaat, enerji, yatırım-işletme, sanayi gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren, yenilikçi projeleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ile ülke ekonomisine ve topluma değer katan Kalyon Holding’in en önemli yatırımlarından biri olan Kalyon PV, artan enerji ihtiyacının yerli ve aynı zamanda yenilenebilir enerji üretimi ile istikrarlı bir şekilde sağlanmasına katkı verme amacıyla kurulmuş bir şirket. Güneş paneli, hücre, wafer ve ingot üretimi aşamalarını tek çatı altında toplayan Avrupa’nın ilk ‘dikey entegre’ üretim fabrikası.Şirketimiz, üretim kabiliyetlerini hızla geliştirerek yıllık 2.000 MW üretim kapasitesine ulaştı. 111 bini kapalı olmak üzere 250 bin metrekarelik bir alanda konumlanan, toplamda 4 fabrikadan, bir yardımcı tesisten ve bir Ar-Ge merkezinden oluşan Kalyon PV, Ar-Ge dahil güneş paneli üretiminin 4 aşamasını tek çatı altında gerçekleştiriyor. Bu özelliği ile Avrupa’nın ilk, dünyanın sayılı entegre tesisi olma özelliği taşıyor.  2023 yılında Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin yenilenebilir enerji vizyonunu açıklayarak 2035 yılında Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesinin 53 GW olacağının altını çizmişti. Bugün bu rakam yaklaşık 20 GW. 10 yıl sonra 53 GW’a ulaşabilmek için her yıl yaklaşık 3-4 GW’lık kurulum yapılması gerekiyor. Dolayısıyla Türkiye güneş enerjisinde altın çağını yaşayacağı bir döneme giriyor. Bizler de ülkemizin belirlediği hedeflere ulaşmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Ürün ve hizmetlerimizde her zaman üst kaliteyi hedefleyerek, ulusal ve uluslararası sertifikalara akredite biçimde çalışmalarımızı sürdürüyoruz 2025 hedefimiz ülkemizde yenilenebilir enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu güneş panellerini ve sektörün ithal ettiği panel ara ürünlerini pazara sunarak sektörün yerlileşmesine katkıda bulunmak. Yüksek verimli panellerimizin yanı sıra wafer ve hücrelerimizin satışını 2025 yılı içerisinde artırmayı hedefliyoruz. Ara ürün talebinin Kalyon PV ürünleriyle yerli kaynaklarımızla karşılanması, sektörümüzün ülkemizde gelişmesi bakımından bir kaldıraç görevi görecek. Bugün, Türk mühendislerimizin akıl teri ile geliştirilen yerli güneş hücreleri ABD’deki uzay şirketlerinin uydularında “uzay hücreleri” olarak kullanılıyor. Uyduların elektrik üretimini sağlayan bu hücreler, yüksek verimlilik ve kalite standartlarında, zorlu uzay koşullarında çalışabilecek şekilde tasarlanıyor. ABD’ye ihraç ettiğimiz uzay hücrelerinin tasarımlarının Ar-Ge merkezimizde, üretimlerinin ise Kalyon PV fabrikamızda yapılmış olması şirketimiz ve ülkemiz için bir gurur kaynağıdır. Güneş paneli üretiminin tüm aşamalarını tek çatı altında toplayan entegre fabrikamız sayesinde güneş panelinin verimini doğrudan etkileyen ingot, wafer ve güneş hücrelerini Kalyon PV kalite standartları çerçevesinde üretebiliyoruz. Bu da yüksek verimli güneş panelleri elde etmemizin yanı sıra ürünlerimize kalite yönünden önemli avantajlar da sağlıyor. 2025 yılında ürün gamımızda yapacağımız çeşitlilikle, daha yüksek verimli ürünlerimizle tüm pazar segmentlerine hitap eden ürünlerin arzını gerçekleştirebileceğiz. Sahip olduğumuz üretim yapımız ve yerli kaynaklarla ürettiğimiz yenilikçi teknolojilerimizle ülkemizin yeşil dönüşümünde etkin bir rol oynayarak, her fırsatta dile getirdiğimiz “Yenilenebilir enerjide güneş gibi doğan bir Türkiye” vizyonu çerçevesinde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Halka arzımızla; bu topraklardan elde ettiğimiz değeri, yine bu topraklara fayda sağlamak hedefiyle yatırımcılarımızla paylaşmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı olan yenilenebilir enerji ihtiyacının yerli kaynaklarla ürettiğimiz güneş teknolojileriyle karşılanmasını sağlayarak, enerji ithalatının da önüne geçmeyi hedefliyoruz. Yatırımcılarımızın da desteğiyle yaratacağımız sürdürülebilir değeri daha da ileriye taşıyacağımız için heyecanlı ve gururluyuz".

Yenilenebilir enerji hedefleri son bir yılda değişmedi Haber

Yenilenebilir enerji hedefleri son bir yılda değişmedi

Londra merkezli uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember, 96 ülkenin ve Avrupa Birliği'nin (AB) 2030 ulusal yenilenebilir enerji kapasite hedeflerini analiz etti. Bu ülkeler toplamda dünyanın yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 96'sını, küresel elektrik talebinin yüzde 95'ini ve enerji sektörü emisyonlarının yüzde 94'ünü oluşturuyor. Bu 96 ülkeden 83'ünün 2030 için yenilenebilir enerji kapasite hedefi bulunuyor. Analize göre, geçen yıl Dubai'de düzenlenen BM iklim müzakereleri COP28'de 130 ülke 2030'a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına ve enerji verimliliği ilerleme hızını iki katına çıkarma taahhüdünde bulundu. Ancak bu taahhüdün üzerinden geçen bir yılda, hükümetlerin yenilenebilir enerjideki ulusal hedefleri neredeyse hiç değişiklik göstermedi. Ekim 2024 itibarıyla, sadece 8 ülke yenilenebilir enerji hedeflerini güncelledi ve bu da küresel çapta yenilenebilir enerji hedeflerinin yalnızca 4 gigavat artmasını sağlıyor. Ülkelerin 2030'a yönelik mevcut ulusal yenilenebilir enerji hedeflerinin toplamı 7 bin 242 gigavata karşılık geliyor ve bu da 2022'de kaydedilen 3 bin 380 gigavat kapasiteye göre 2,1 kat artış anlamına geliyor. Küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üçe katlanması hedefine ulaşmak için 2030'a kadar 3 bin 760 gigavat ek kapasite daha kurulması gerekiyor. Piyasa beklentileri yükseldi Bu dönemde hükümetlerin hedeflerinde bir gelişme sağlanamadı ancak yenilenebilir enerji piyasaları ilerledi ve güneş enerjisine yönelik beklentiler yükseldi. Bu nedenle, hükümetlerin hedefleri güneş enerjisindeki büyümenin oldukça gerisinde kaldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), son 12 ayda 2030'a yönelik güneş enerjisi büyüme tahminlerini yüzde 22 yukarı yönlü güncelledi. Rüzgar enerjisi için, hükümetlerin ulusal hedefleri 2030'a kadar kapasitenin sadece iki katına çıkarılmasını öngörüyor. Tahminler, 2030'da küresel rüzgar kapasitesinin mevcut ulusal hedeflerin toplamına benzer şekilde yaklaşık 2 bin 100 gigavata ulaşacağını, ancak bunun küresel çapta üç katına çıkarma hedefinin altında kalacağını gösteriyor. Analiz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA), Sahra Altı Afrika, Avrasya, Latin Amerika ve Asya dahil olmak üzere dünyanın önemli bölgelerinin, genel bölgesel hedefleri ile 2030'a kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarmak için gerekli olan kapasite arasında büyük bir fark olduğunu ortaya koyuyor. Enerji depolama hedefleri yetersiz Bu yıl 11-22 Kasım'da Bakü'nün ev sahipliğinde düzenlenen COP29 öncesinde ise COP29 Başkanlığı küresel enerji depolama kapasitesi için yeni bir vizyon ortaya koydu. Bu kapsamda, küresel depolama kapasitesinin 2022 seviyesine göre 6 katına çıkarılarak 2030'a kadar 1500 gigavata yükseltilmesi hedefleniyor. Ember'in analizindeki 96 ülkeden sadece 30'unun bu tür ulusal depolama hedefi bulunurken, bu ülkelerin 2030 depolama hedeflerinin toplamı 284 gigavata karşılık geliyor. Bu rakam, 1500 gigavatlık hedefin oldukça altında kalıyor. Ember Elektrik Analisti Katye Altieri, analizin bulgularına ilişkin değerlendirmesinde, yenilenebilir enerji piyasalarının geliştiğini ancak hükümetlerin hedeflerinin değişmediğini belirterek, "Yenilenebilir enerjinin büyümesi her yıl beklentileri aşıyor ve bu düşen fiyatlarla birleşiyor. Piyasalar büyüyor ancak ülkelerin hala yeterli hedef belirlememe sorunu var." ifadelerini kullandı.

IEA: Yenilenebilir enerji kapasitesi 2030’a kadar 5.500 GW artacak Haber

IEA: Yenilenebilir enerji kapasitesi 2030’a kadar 5.500 GW artacak

IEA'nın Yenilenebilir Enerji 2024 raporu, 2024-2030 yılları arasında küresel yenilenebilir enerji kapasitesine 5.500 gigawatt (GW) gibi devasa bir miktarın ekleneceğini tahmin ediyor. Bu, önceki dönemlerdeki büyümenin neredeyse üç katına denk geliyor. ÇİN'İN YÜKSELİŞİ DEVAM EDİYOR Çin, bu büyümede başı çekiyor. Rapora göre, Çin'in 2030 yılına kadar dünya çapında kurulan tüm yenilenebilir kapasitenin yaklaşık %60'ını oluşturması bekleniyor. Bu durum, Çin'i dünyanın en büyük yenilenebilir enerji üreticisi haline getirecek. GÜNEŞ ENERJİSİNİN PARLAYAN YILDIZI Teknolojiler açısından bakıldığında, güneş enerjisi sektöründe gözle görülür bir büyüme yaşanıyor. Güneş enerjisi, 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir kapasitedeki büyümenin %80'ini tek başına karşılayacak. Hem büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri hem de bireysel çatı uygulamaları bu büyümeye katkı sağlıyor. RÜZGAR ENERJİSİNİN YENİDEN CANLANMASI Rüzgar enerjisi sektörü de toparlanma gösteriyor. 2024-2030 yılları arasında rüzgar enerjisi kapasitesindeki büyüme oranı, önceki döneme göre iki katına çıkacak. Bu olumlu eğilimler sayesinde, yaklaşık 70 ülke 2030 yılına kadar mevcut yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmayı veya bu hedefleri aşmayı bekliyor. IEA İcra Direktörü Fatih Birol, yenilenebilir enerjinin ulusal hükümetlerin hedeflerinin ötesinde hızlı bir şekilde büyüdüğünü belirtiyor. Bu durumun nedeni olarak sadece emisyonları azaltma ve enerji güvenliğini artırma çabalarını değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının günümüzde birçok ülke için en ekonomik enerji kaynağı haline gelmesini gösteriyor. Birol, 2030 yılına kadar dünyanın 5.500 gigawatt'tan fazla yenilenebilir enerji kapasitesi ekleyeceğini ve yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel elektrik talebinin yarısını karşılayacağını öngörüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.