# Yeşilay Danışmanlık Merkezi

İLKHABER-Gazetesi - Yeşilay Danışmanlık Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşilay Danışmanlık Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Dinç: Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar Haber

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Dinç: Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar

Gençlik Buluşması ve Yeşilay Fest programı kapsamında Samsun’a giden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde (YEDAM) basın toplantısı düzenledi. Yeşilay’ın 106 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini ifade eden Dinç, tek gündemlerinin insanları bağımlılıktan korumak olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde 81 ilde, 120 şube, 105 YEDAM, 188 Genç Yeşilay topluluğu ve 65 spor kulübüyle faaliyet yürüttüklerini kaydeden Dinç, özellikle çocuklar ve gençlere ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Burada açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldan beri insanımızın bağımsızlığı için mücadele veriyoruz. Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin bir tane gündemi var. Başka hiçbir gündeme dağılmıyoruz. Tek bir meselemiz var, o da hiçbir insanımız bağımlı olmasın. Çünkü bağımlılık meselesini bağımsızlık meselesi olarak ele alıyoruz. Bir milletin toprağı ne kadar mukaddesse insanı da o kadar mukaddestir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla toprağımızı, vatanımızı savunmak için canımızı vermeye hazırsak, her türlü fedakarlığı yapmaya razıysak insanımızı, özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için de canımızı vermeye hazırız. Her türlü fedakarlığı yapmaya razıyız. Bu noktada Türkiye'nin her yerinde, 81 ilde, 120 şubemizde, 105 tane Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde, 188 tane Genç Yeşilay ile ve 65 tane spor kulübümüzle her mahalleye, her sokağa, her eve temas etmek istiyoruz. Ulaşamadığımız kimse kalmasın, bağımlılıkla alakalı risk altında olan bir çocuğumuz, gencimiz olmasın diye gece-gündüz tek bir gündemle, bütün gücümüzle yüreğimizi ortaya koyarak Büyük Yeşilay Ailesi olarak çalışmalar yapıyoruz" dedi. "TÜRKİYE'DE HER YIL 120 BİN İNSANIMIZI TÜTÜNE BAĞLI HASTALIKLARDAN DOLAYI KAYBEDİYORUZ" Tütüne bağlı bağımlılıklar nedeniyle her yıl 120 bin insanın hayatını kaybettiğini dile getiren Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde en çok başvuru tütünden dolayı yapılmış. Tütünden dolayı yardıma başvuran insanları çok takdir ediyoruz. Çünkü tütün bağımlılığının normalleştirildiği, daha kabul gördüğü bir dönemden geçiyoruz. 'Bununla uğraşmayın, çok daha fazla sıkıntılı bağımlılıklar var' deniyor. 'Tütüne razıyız, ötekiler olmasın' deniyor. Halbuki bu memlekette her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz. Hiçbir bağımlılıkta bu kadar büyük kaybımız yok. O yüzden tütün bağımlılığı meselesini çok ciddiye alıyoruz. Tütün bağımlılığından insanımızı kurtarmak için elimizden geleni yapmaya razıyız, hazırız" diye konuştu. "HERHANGİ BİR BAĞIMLILIK NE KADAR ZARARLIYSA KUMAR BAĞIMLILIĞI DAHA DA FAZLA ZARARLIDIR" Kumar bağımlılığının her bağımlılıktan daha zararlı olduğunu ifade eden Dinç, "Samsun'da en çok başvuru gelen konulardan bir tanesi, bütün Türkiye'nin baş ağrısı olan kumar bağımlılığı meselesi. Samsun'da da bu konuda çok sayıda insanımız tedavi için başvurmuş, yardım istemiş, onlara yardımcı olmuşuz. Hakikaten kumarla alakalı büyük bir tehlikemiz var. Kumar endüstrisi insanımızın, özellikle de çocuklarımızın, gençlerimizin karşısına onların sıkça girdiği kanallardan, mecralardan ulaşmaya çalışıyor. Futbol üzerinden ulaşmaya çalışıyor, spor üzerinden ulaşmaya çalışıyor, sinema üzerinden ulaşmaya çalışıyor, oyunlar üzerinden ulaşmaya çalışıyor ve kılık değiştirerek ulaşmaya çalışıyorlar. Bahis diyorlar, şans diyorlar, talih diyorlar. Sanki bu işin şansla alakası varmış gibi, insanlar şansını deniyormuş gibi düşündürüyorlar. Halbuki şansla alakası yok. Hep kaybeden insanımız. Talihle alakası varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Halbuki hep kaybeden insanımız. Dolayısıyla adını doğru koymak lazım. Şans değil, talih değil, bahis değil. Bu iş kumardır. Ve kumar ne kadar zararlıysa o kadar zararlıdır. Herhangi bir bağımlılık ne kadar zararlıysa kumar bağımlılığı daha da fazla zararlıdır. Çünkü çok boyutlu kayıplar söz konusu" şeklinde konuştu. "HER YIL 75 MİLYAR DOLAR, BAĞIMLILIKLAR NEDENİYLE KAYBEDİLİYOR" Bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar doların kaybedildiğini belirten Dinç, "Bağımlılıkların ekonomiye etkisiyle alakalı bir rapor hazırladık. Çok tüylerimiz ürpererek gördüğümüz bir gerçek var. Her yıl 75 milyar dolar para kaybediyoruz bağımlılıklara. Bu 75 milyar doları bağımlılıklara kaybetmesek, ülkemize kaynak olarak aktarılsa, kaynak olarak kullanılsa ne kadar problemimizin çözüleceğini, büyük problemlerimizin ne kadar hızlı bir şekilde ortadan kalkacağını sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu konularda da en büyük kalemimiz kumar bağımlılığı. En çok kaybı kumardan yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZİM İÇİN KUMAR KUMARDIR, YASAL YA DA YASA DIŞI OLMASI FARK ETMEZ" Kumarın yasal olanının da yasa dışı olanının da zararlarının aynı olduğunun altını çizen Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak biz yasal ve yasa dışı kumar diye bir ayrımın olduğuna inanmıyoruz. Yasa dışı kumar nasıl bağımlılık yapıyorsa, yasal kumar da aynı şekilde bağımlılık yapıyor. Dolayısıyla bizim için kumar kumardır, yasal ya da yasa dışı olması fark etmez. Hepsi insanımız için aynı tehdidi, aynı tehlikeyi barındırıyor. Nitekim bizim Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde başvuran danışanlarımızdan da gördüğümüz çok net bir gerçek var. Yasa dışı kumardan dolayı bağımlılık geliştirenlerin başlangıç aşaması genelde yasal kumardan oluyor. Bu noktada yapılabilecek en önemli işlerden bir tanesi ulaşım kanallarını daraltmak. Yani her fırsatta, her yerde, her mekanda insanın kumar oynayabilmesi riski çok arttırıyor. Bu noktada alışveriş sitelerinde kumar oynanması, cep telefonu operatörlerinin böyle imkanlar sağlaması, kumar sitelerinin çok hızlı ulaşılabilir, kolay bir şekilde her yerde yer almasının fevkalade tehlikeli ve büyük risk barındırdığını düşünüyoruz. Kumar reklamlarının özendirici etkisinin çok farkındayız. Yaptığımız araştırmalar, kumar reklamlarının kumara bulaşmakta oldukça büyük etkiye sahip olduğunu gösteriyor" açıklamasında bulundu. Kumar konusundaki görüşlerini Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulu'na bildirdiklerini de vurgulayan Dinç, ayrıca şunları söyledi: "Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulumuza bu konuyu gündeme getirdik. 3 tane önemli adım atıldı. Bir tanesi kumar reklamlarına kısıtlama getirildi. Spor müsabakaları hariç kumar reklamlarının toplu alanlarda yapılması yasaklandı. Biz istiyoruz ki tamamen yasaklansın kumar reklamları. Aynı alkolün reklamının yasak olduğu gibi, tütünün reklamının yasak olduğu gibi kumarın da reklamı yasak olsun istiyoruz. İkincisi, kamu bankalarının mobil uygulamalarında kumar oynama imkanı vardı. Bunun da kaldırılması noktasında girişimde bulunduk. Kaldırıldı. İnşallah özel bankalarda da bir an önce kaldırılır. Üçüncüsü de gelire paralel krediyi çok önemsiyorduk. Bir adam 100 bin lira maaş alıyor, 1 milyon kredi alıyor. İster istemez onu tolere etmesi, toparlaması mümkün olmuyor. Büyük yıkımlar söz konusu oluyor. Şu anda gelirine uygun kredi modeli geldi. İnsanımızı korumak anlamında o da önemli bir adımdı. Bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Savunuculuk anlamında çalışmaları çok önemsiyoruz. Çünkü savunuculuk çalışması olmadan yani çocuklarımızı, gençlerimizi reklamları yasaklamadan, kanalları daraltmadan, kumar oynamayın, yapmayın, etmeyin demek köpekleri salıp taşları bağlamak. İnsanımızı korumadan, hiçbir düzenleme yapmadan kendini koru demek yeterli değil, yerinde değil. Biz diyoruz ki hem biz insanımızı güçlendirelim, hem talebi azaltalım. İnsanlar psikolojik olarak güçlü olsunlar, sosyal olarak güçlü olsunlar ve kumara ve diğer bağımlılıklara bulaşmamış olsunlar. Hem de arzı azaltalım. Arzı azaltmak noktasında insanımızı koruyacak, özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi muhafaza edecek düzenlemeler geçmiş olsun istiyoruz. Bunların da takipçisiyiz." Toplantıda ayrıca Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve Yeşilay Samsun Cemiyetinden üyeler hazır bulundu.

Adana’da tarihi konak, Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadele merkezine dönüştü Haber

Adana’da tarihi konak, Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadele merkezine dönüştü

Adana’nın merkez Seyhan ilçesinde restore edilen tarihi bir konak, bağımlılıkla mücadele edenlere psikososyal destek sunacak Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) olarak hizmet vermeye başladı. Kentte 19. yüzyıl sonunda inşa edilen ve Geç Osmanlı Dönemi mimarisine sahip Ulucami Mahallesi’ndeki konak, restorasyonunun tamamlanmasının ardından Valilik tarafından Yeşilay Adana Şubesi’ne tahsis edildi. YEDAM olarak kullanılacak üç katlı tarihi bina, bugün düzenlenen törenle kapılarını açtı. Törene Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar ve çok sayıda kent protokolü katıldı. Törende konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay’ın 106 yıldır insanlığın bağımsızlığı için mücadele ettiğini belirterek, bağımlılığın yalnızca bireysel değil toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti. Dinç, “Bağımlı olan her genç, vatan toprağından bir karış demektir. Hiçbir çocuğumuzun bağımlı olmaması için koruyucu çalışmalar yürütüyor, bağımlı olan gençlerimizi ise danışmanlık merkezlerimiz aracılığıyla yeniden hayata kazandırıyoruz” dedi. YAVUZ, “GELİN, SEVGİNİN BAĞIMLISI OLALIM” Adana Valisi Mustafa Yavuz, kentin tarihi dokusuna dikkat çekerek, YEDAM’ın açılışının hem bölge hem de Adana için önemli bir adım olduğunu belirterek, “Az önce Mehmet Dinç’in de ifade ettiği gibi, tarihi bir dönemin yaşandığı bir ortamdan söz ediyoruz. Adana, Fransız işgalini yaşamış bir ilimizdir. İçinde bulunduğumuz bu alan da tarihi bir mekân. Yeşil Caddesi’nin eski adını bilen var mı? Debboy Caddesi’dir. Bu caddenin yeni ismiyle adeta yeni bir sayfa açılışına şahitlik ediyoruz. Bugün hem caddemizin yeni ismine hem de YEDAM’ın açılışına tanıklık ediyoruz. Bu gelişme, bölgemiz ve Adana’mız açısından son derece kıymetlidir. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 2026 yılı ‘Bağımsızlık Yılı’ ilan edildi. Gelin, hep birlikte sevginin bağımlısı olalım. Çocuklarımızı ve gençlerimizi sevelim. Her şeyi iyileştiren en güçlü duygunun sevgi olduğuna inanıyorum. Eğer biz sevgimizi eksik edersek, onlar bu sevgiyi başka yerlerde arayacaktır. Bizler buna fırsat vermeyelim. Adana’dan tüm Türkiye’ye ‘Bağımsızlık Yılı’nda güzel haberler paylaşmak dileğiyle, YEDAM’ın açılışında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. “TÜRKİYE YEŞİLAY CEMİYETİ İNSANLIĞIN BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ÇALIŞIYOR” Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç Yeşilay’ın 106 yıl önce işgal altındaki İstanbul’da kurulduğuna dikkat çekerek, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti 106 yıl önce, bugünlerde İstanbul’da kuruldu. İşgal altındaki; 1. Dünya Savaşı’ndan çıkmış, Çanakkale Savaşı’nda binlerce insanını kaybetmiş bir ülke düşünün. O dönemde yaşanan büyük kayıplar nedeniyle İstanbul sokaklarında öksüz çocuklar, dul kadınlar vardı. Açlık, yoksulluk ve büyük sıkıntılar hüküm sürüyordu. İşgal kuvvetleri 100 bin askeriyle İstanbul sokaklarında her türlü kötülüğü yapıyordu. Savunmasız insanlara bağımlılık yapan maddeleri ücretsiz dağıtarak onları bağımlı hâle getirdiler. Çünkü biliyorlardı ki bir toprağı işgal etmek kolaydır; ancak işgali kalıcı kılmanın yolu bir nesli bağımlı hâle getirmektir. Anadolu’da bir bağımsızlık mücadelesi verilirken, büyüklerimiz İstanbul’da da bir mücadele verilmesi gerektiğine karar verdi. Bu amaçla, Türkiye’ye psikiyatriyi getiren Prof. Dr. Mazhar Osman başkanlığında bir cephe açıldı. 106 yıldır Türkiye Yeşilay Cemiyeti, insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için mücadele ediyor” ifadelerini kullandı. “BAĞIMLI HER GENÇ VATAN TOPRAĞINDAN BİR KARIŞ TOPRAKTIR” Günümüzde bağımlılığın küresel bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Günümüzde bağımlılıkla ilgili dünyayı tehdit eden çok büyük bir dalga var. Ülkemizde çocuklara ve gençlere etkin bir şekilde ulaşırsak, toplum olarak net bir tavır sergilersek bu problemin üstesinden gelebiliriz. İçişleri Bakanlığımız ile birlikte, valilerimizin himayesinde geçen yıl ‘Bağımsızlık Seferberliği’ni başlattık. Bağımlı olan her genç, vatan toprağından bir karış demektir. Hiçbir çocuğumuzun bağımlı olmaması için onları korumaya; koruyamadığımız gençleri ise Türkiye Yeşilay Cemiyeti danışmanlık merkezleri aracılığıyla yeniden hayata kazandırmaya hazırız. Seferberlik anlayışıyla hepimizin güçlerini birleştirerek bu probleme karşı harekete geçmesi gerekiyor. Bağımlılık, bir kişinin ya da bir ailenin değil, hepimizin problemidir. Bu yılki Yeşilay’ın mottosu ‘Sen de Yeşilaycısın’. Dilerim ki yakın zamanda hepimiz için bağımsız bir geleceği birlikte görürüz. Bağımsız bir Adana’yı güven, huzur ve mutluluk içinde hep birlikte yaşarız” dedi. Yeşilay Adana Şubesi Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım da Adana’daki ikinci YEDAM merkezini açmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Döşeme Mahallesi’ndeki ilk merkezin ardından hizmete giren yeni YEDAM’da; klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve destek personeli görev yapacak. Merkezde tütün, alkol, madde, internet ve kumar bağımlılığıyla mücadele eden bireylere ücretsiz ve gizlilik esaslı psikososyal destek verilecek. Ayrıca çeşitli atölye çalışmaları da düzenlenecek. Programın sonunda, Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin açılışı, protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.