#Yeşilçam

İLKHABER-Gazetesi - Yeşilçam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşilçam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana Sinema Müzesi ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor Haber

Adana Sinema Müzesi ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor

Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan Adana Sinema Müzesi, Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri ve Türk sinema tarihine ışık tutan zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Eski bir Adana evinin restore edilerek müzeye dönüştürülmesiyle 23 Eylül 2011 tarihinde kapılarını açan müze, kentin sinema kültürüne verdiği önemin simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yıllardır Uluslararası Altın Koza Film Festivali gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapan Adana'nın sinema mirasını yaşatan müzede, Türk sinemasının unutulmaz isimlerine ait eserler sergileniyor. Müzenin zemin katında Yeşilçam dönemine ait film afişleri ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, birinci katta ise ünlü oyuncu ve yönetmen Yılmaz Güney'e ayrılmış özel bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde sanatçının fotoğrafları, film afişleri ve kişisel eşyaları yer alıyor. Müzede ayrıca Abidin Dino, Orhan Kemal ve Yılmaz Güney'in heykelleri de sergileniyor. Adana'nın yetiştirdiği önemli sanat ve edebiyat insanlarına ayrılan bölümlerde ise Yaşar Kemal, Şener Şen, Ali Şen, Muzaffer İzgü, Ali Özgentürk, Orhan Duru, Aytaç Arman, Bilal İnci, Meral Zeren, Menderes Samancılar, Nurhan Tekerek ve Mahmut Hekimoğlu gibi isimlere ait fotoğraf ve eserler bulunuyor. Kütüphane bölümüyle de dikkat çeken müzede ziyaretçiler, sinema ve edebiyat alanındaki kaynaklardan faydalanabiliyor, ayrıca çeşitli film gösterimlerini izleme imkânı bulabiliyor. Haftanın her günü açık olan Adana Sinema Müzesi, ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Adile Naşit’in hayatı Netflix’te yayınlandı Haber

Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Adile Naşit’in hayatı Netflix’te yayınlandı

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden, anaç rolleri ve kendine has kahkahasıyla hafızalara kazınan Adile Naşit’in hayat hikâyesi beyazperdeye taşındı. Yönetmenliğini Çağan Irmak’ın üstlendiği “Adile” adlı film, usta oyuncunun hem sanat yaşamını hem de özel hayatındaki dramatik süreci konu alıyor. Yapım, Netflix platformunda izleyiciyle buluştu. Tiyatrocu bir ailede dünyaya gelen Adile Naşit, çok kültürlü bir ortamda büyüyerek küçük yaşlarda sahneyle tanıştı. Dönemin güzellik algısına uymamasına rağmen oyunculuk yeteneğiyle tiyatro sahnelerinde kendine yer edinen Naşit, zamanla sinema dünyasında da adından söz ettirmeyi başardı. Ancak başarılı kariyerinin yanı sıra özel hayatında zorlu bir sınav veren sanatçı, oğlunun kalp rahatsızlığıyla sarsıldı. Yaşadığı acılara rağmen sahnede ve kamera önünde izleyicilere neşe saçmaya devam eden Naşit’in hayatı, filmde hem başarıları hem de iç dünyasındaki kırılmalarla ele alınıyor. Başrolde Meltem Kaptan’ın Adile Naşit’i canlandırdığı filmde; Levent Can, Seda Bakan, Tülin Özen ve Serhat Tutumluer gibi isimler de yer alıyor. Yapımda ayrıca Münir Özkul, Kemal Sunal, Tarık Akan, Müjde Ar, Halit Akçatepe ve Ayşen Gruda gibi Yeşilçam’ın efsane isimlerine de gönderme yapılıyor. Film, Adile Naşit’in sahneye uzanan yolculuğunu, karşılaştığı zorluklara rağmen yılmadan ilerleyişini ve Türk sinemasının en sevilen yüzlerinden birine dönüşümünü izleyiciye aktarıyor.

Yeşilçam’dan vefa çağrısı: “Yeşilçam Huzurevi” için buluştular Haber

Yeşilçam’dan vefa çağrısı: “Yeşilçam Huzurevi” için buluştular

Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan'a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "ÇOĞU YEŞİLÇAM OYUNCUSUNUN EVİ YOK BARKI YOK, BAZILARI BARAKALARDA YAŞIYOR" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze'lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "EVİ OLMAYANLAR İÇİN ACİLEN FAALİYETE GEÇMEK LAZIM" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye'de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey'e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "ONLAR MİLYONLARI GÜLDÜRDÜLER; BİZ DE EN AZINDAN AHDE VEFA GEREĞİ BİZ DE ONLARI GÜLDÜRELİM" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı

Perihan Savaş'ın hayat hikayesi gündemde! 13 yaşında başlayan zorlu yolculuk Haber

Perihan Savaş'ın hayat hikayesi gündemde! 13 yaşında başlayan zorlu yolculuk

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Perihan Savaş, hem oyunculuk kariyeri hem de özel hayatındaki zorlu dönemlerle Türk sinema tarihinin en çok konuşulan figürlerinden biri olmaya devam ediyor. Çocuk yaşta sahneyle tanışan Savaş’ın hayatındaki erken sorumluluklar ve yaşadığı süreçler, kariyerinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. ÇOCUK YAŞTA BAŞLAYAN SANAT HAYATI 1957 yılında İSTANBUL’da dünyaya gelen Perihan Savaş, henüz 5 yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde sahneye çıktı. Küçük yaşta başlayan oyunculuk yolculuğu, onun ilerleyen yıllarda profesyonel kariyerinin temelini oluşturdu. ERKEN YAŞTA EVLİLİK SÜRECİ Genç yaşlarında ailesinin yönlendirmesiyle nişanlanan Perihan Savaş’ın, henüz çocuk denilebilecek yaşta yaşadığı bu süreç, hayatında önemli bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde yaşanan anlaşmazlıklar ve baskılar, sanatçının özel hayatında zor bir süreci beraberinde getirdi. TİYATRO VE SİNEMA İLE YENİDEN DOĞUŞ Yaşadığı zorlu dönemin ardından sanat hayatına daha güçlü şekilde yönelen Perihan Savaş, tiyatro sahnelerinde önemli roller üstlendi. “Romeo ve Jülyet” ve “Kibarlık Budalası” gibi eserlerdeki performanslarıyla dikkat çekti. 1970’li yıllardan itibaren sinemaya adım atan usta oyuncu, kısa sürede Yeşilçam’ın aranan isimleri arasına girdi. ALTIN KOZA İLE GELEN ZİRVE 1974 yapımı “Bedrana” filmi, Perihan Savaş'ın kariyerinde dönüm noktası oldu. Bu yapımdaki performansı, ona Altın Koza başta olmak üzere önemli ödüller kazandırdı ve oyuncunun sinema dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. AİLE HAYATI VE ZORLU YILLAR Sanat hayatında başarıdan başarıya koşan Savaş özel hayatında da çalkantılı dönemler yaşadı. Meslektaşı Yılmaz Zafer ile evliliği ve bu evlilikten sonra yaşanan sağlık sorunları, hayatının en zor süreçleri arasında yer aldı. Uzun süren bakım süreci ve ardından gelen kayıp, sanatçının hayatında derin izler bıraktı. TÜRK SİNEMASININ GÜÇLÜ KADIN FIGÜRÜ Tüm yaşadığı zorluklara rağmen Perihan Savaş, Türk sinemasında güçlü duruşu, üretkenliği ve oyunculuk performansıyla öne çıkmaya devam ediyor. Usta sanatçı, Yeşilçam’ın en önemli kadın figürlerinden biri olarak anılıyor.

Türkan Şoray: 'Ölene kadar süren aşk ancak filmlerde olur' Haber

Türkan Şoray: 'Ölene kadar süren aşk ancak filmlerde olur'

Yeşilçam'ın Sultanı Türkan Şoray, evinin kapılarını açarak sanat ve özel yaşamına dair bilinmeyenleri paylaştı. Bayramların kendisi için çocukluk neşesi ve aile sıcaklığı anlamına geldiğini belirten usta sanatçı, günümüzdeki bayram kutlamalarının değişiminden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. ESKİ BAYRAMLARIN TADI VE AİLE ÖZLEMİ Çocukluk dönemindeki bayram heyecanını unutamadığını vurgulayan Şoray, o günleri şu sözlerle yâd etti: "Bayram deyince aklıma hemen çocukluğum gelir. Bayramları heyecanla beklerdik. Yeni giysiler alınır mı diye yaşadığımız o heyecan... Ergen olana kadar büyüklerimizi ziyaret, el öpmeler... Yediğimiz lokumla, elimize mendille sıkıştırılan bayram harçlıkları... Bu anılar hep taptaze. Çünkü çocukluğumda en mutlu olduğum günlerdi." Günümüzde değerlerin yitirildiğini savunan sanatçı, bayramların artık daha çok tatil odaklı yaşandığını ifade etti. Kendi bayram rutini hakkında ise "Kardeşlerimle annemi ziyarete kabristana gideriz. Ondan sonra kardeşlerim ve kızım bir arada oluruz. Bir yere gitmeyi hiçbir zaman düşünmem" açıklamasında bulundu. Sıcak bir aile ortamının önemine dikkat çeken Şoray, kendi çocukluğuna dair buruk bir gerçeği paylaştı: "Kardeşim ve ben de maalesef annemin dişi bir kuş olarak çabasına rağmen, babamızın yokluğundan dolayı o sıcak yuva ortamında büyümedik. Annemin bütün çabasına rağmen öyle olmadı..." SİNEMA KARİYERİ VE HALUK BİLGİNER HAYRANLIĞI Kariyerine bugün başlasa mutlaka akademik eğitim alacağını belirten Türkan Şoray, oyunculuğun mutfağında yetişmenin zorluklarına değindi. Haluk Bilginer'in oyunculuk eğitimi hakkındaki görüşlerine atıfta bulunan usta isim, "Ama işte öğrenene kadar, doğrusunu bulana kadar çok acı çekiyorsun. Yani eleştiriliyorsun, üzülüyorsun. Ben aslında Haluk Bilginer’in söylediği tarzda bir oyuncuyum. Oynaya oynaya, işi mutfağında öğrenen bir oyuncuyum. Oyunculuk eğitimi alsam çok daha rahat mı olurdum, onun tam mukayesesini yapamıyorum. Bu arada ben Haluk Bilginer gibi bir oyuncu tanımadım. Bunu çok samimi söylüyorum" dedi. SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM VE EMEK KAVRAMI Kült filmi "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın başarısını senaryo, müzik ve yönetmen bütünlüğüne bağlayan Şoray, filmin felsefesini şu sözlerle özetledi: "Âşık olduğu, kendisine ihanet eden erkekle, yapayalnız kalmışken ona el uzatan, güven veren erkek arasında kalan bir kadın... Aşkı mı, ona emek veren erkeği mi seçecek? Bu durum seyirciyi etkiledi diye düşünüyorum. Emek aşkta da çok önemli. Ve emeğe olan saygının da etkisi var diye düşünüyorum." AŞKTA İHANET VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIM Geçmişte yaşadığı ihanetlere dair samimi açıklamalarda bulunan Sultan, aşkın sonsuzluğuna dair sinematografik algıyı eleştirdi: "Âşık olmak çok güzel bir duygu. Hüsrana da uğrasan, 'Bir daha âşık olmayacağım' yemini de etsen, ne zaman yakalanacağını bilemezsin. Ama âşık olunca ölene kadar sürecek diye beklersen çok hayal kırıklığına uğarsın. O ancak filmlerde olur. Bir süre sonra ayrılıkla veya ihanetle karşılaşabileceğini de bilerek aşkı yaşayacaksın." Rol arkadaşlarıyla duygusal yakınlık kurup kurmadığı sorusuna ise profesyonel bir sınırla yanıt verdi: "Ben aşk sahneleri için hep şunu söylerim; o sahne çekilirken dünyanın en güzel erkeği de karşıma gelse görmem. Şalteri kapattığım anda, olay biter." SETLERE DÖNÜŞ ŞARTI VE GÜNCEL PROJELER Uzun süredir ekranlardan uzak olan sanatçı, kendisini heyecanlandıracak bir senaryo beklediğini belirtti. "Öyle bir senaryo olmalı ki, kalbim çarpmaya başlasın" diyen Şoray, klasik aşk hikâyelerinin dışındaki projelere açık olduğunun sinyalini verdi. Güncel sinemayı da yakından takip eden usta oyuncu, Türk sinemasının uluslararası başarılarından gurur duyduğunu ifade etti.

Yeşilçam’ın “Kız İsmet”i Şehnaz Dilan yeniden gündemde! İbrahim Tatlıses için söylediği sözler duygulandırdı Haber

Yeşilçam’ın “Kız İsmet”i Şehnaz Dilan yeniden gündemde! İbrahim Tatlıses için söylediği sözler duygulandırdı

Gerçek adı Hatice Şehnaz Vreskala olan Şehnaz Dilan, 1960 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Sinema dünyasına adım atmadan önce modellik yapan Dilan, kısa sürede Yeşilçam’ın dikkat çeken yüzlerinden biri haline geldi. 1980’li ve 1990’lı yıllarda Türk sinemasının en üretken döneminde yer alan oyuncu, kariyeri boyunca 100’den fazla filmde rol aldı. Şehnaz Dilan özellikle Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı kült yapımlardan Yedi Bela Hüsnü filminde canlandırdığı “Kız İsmet” karakteriyle geniş kitleler tarafından tanındı. Oyunculuğunun yanı sıra spor ve müzik alanında da çalışmalar yapan Dilan, Türkiye’nin ilk kadın futbolcuları arasında gösteriliyor. İzmir Kız Futbol Takımı’nda forma giyen oyuncu, 1990’lı yıllarda müzik dünyasına da adım atarak sahne çalışmaları yaptı ve albüm çıkardı. Usta oyuncunun hayatındaki en zorlu dönem ise oğluna lösemi teşhisi konulmasıyla başladı. Dilan, oğlunun tedavisi için uzun süre hastanede kaldığını ve bu süreçte maddi ve manevi olarak büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Yaklaşık 8 ay boyunca LÖSANTE Hastanesi’nde oğluyla birlikte kalan oyuncu, yaşadığı zorlu süreci kamuoyuyla paylaştı. Şehnaz Dilan, tedavi sürecinde kendisine destek olan isimlerden birinin de ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses olduğunu söyledi. O dönemde yaşadığı zor günleri anlatan Dilan, Tatlıses’in yardımını şu sözlerle ifade etti: “Bana adeta Hızır gibi yetişti. İbrahim Bey çağrıma hemen yanıt verdi. Maddi ve manevi olarak bize sahip çıktı ve ayağa kalkmamızı sağladı.” Uzun yıllar sinema, spor ve müzik dünyasında aktif olan Şehnaz Dilan, son dönemde verdiği röportajlar ve hayat hikayesiyle yeniden gündeme gelmeye devam ediyor.

Gırgıriye ne zaman? Gırgıriye müzikali kadrosunda kimler var? Perran Kutman sürprizi herkesi ağlattı! Haber

Gırgıriye ne zaman? Gırgıriye müzikali kadrosunda kimler var? Perran Kutman sürprizi herkesi ağlattı!

Türk sinema tarihinin en renkli ve unutulmaz yapımlarından biri olan Gırgıriye, Müjdat Gezen’in usta dokunuşuyla müzikal olarak yeniden hayat buluyor. Uzun süredir Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamını sürdüren Perran Kutman, bu dev proje için Türkiye’ye ayak bastı. Prova salonuna girdiği anda ekip arkadaşlarının Gırgıriye melodileri ve çiçeklerle hazırladığı sürpriz karşısında gözyaşlarını tutamayan usta sanatçı, nostalji dolu anlar yaşadı. Kutman, ekibin coşkulu karşılamasına dans ederek eşlik ederken, o anlar projenin ruhunu şimdiden yansıtmaya yetti. DEV KADRODA KİMLER VAR? Müjdat Gezen tarafından kaleme alınan ve yönetilen müzikal, adeta bir yıldızlar geçidine ev sahipliği yapıyor. Perran Kutman ve Müjdat Gezen'in yanı sıra kadroda Gülben Ergen, Günay Karacaoğlu, Ceyhun Fersoy ve Şeyla Halis gibi isimler yer alıyor. Ayrıca projenin sürpriz isimleri arasında Uğur Dündar, Bülent Ersoy, Ömür Göksel, Selçuk Ural ve Semiha Yankı gibi dev sanatçılar da bulunuyor. Anadolu Ateşi’nin büyüleyici koreografileriyle renklenen yapım, izleyiciye hem işitsel hem de görsel bir şölen vadetmeyi hedefliyor. GIRGİRİYE MÜZİKALİ NE ZAMAN VE NEREDE? Müzikseverlerin ve tiyatro tutkunlarının heyecanla beklediği büyük prömiyer, 15 Nisan 2026 Çarşamba akşamı Ülker Spor ve Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek. Saat 20.30'da başlayacak olan gösterim, Sulukule’nin neşeli dünyasını modern sahne teknolojileriyle buluşturacak. İlk gösterimin ardından 22 Nisan ve 7 Mayıs tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu'nda sahnelenmeye devam edecek olan müzikal, sınırlı sayıda özel temsil ile izleyici karşısına çıkacak. BİLET FİYATLARI VE DETAYLAR Biletleri satışa sunulan dev prodüksiyona ilgi şimdiden yoğun. Edinilen bilgilere göre bilet fiyatları kategorilerine göre 1.315 TL ile 3.780 TL arasında değişkenlik gösteriyor. Roman kültürünün neşesini, Romeo ve Juliet’ten esinlenen ezeli rekabetin aşkla harmanlanmış hikayesini sahneye taşıyan yapım, Yeşilçam nostaljisini günümüz enerjisiyle birleştiriyor. 13 yaş sınırının bulunduğu etkinliğe girişler için izleyicilerin başlama saatinden en az 30 dakika önce mekanda olması tavsiye ediliyor.

Fatma Girik’in "vasiyet" davasında karar: "Akıl sağlığı yerinde, vasiyet geçerli" Haber

Fatma Girik’in "vasiyet" davasında karar: "Akıl sağlığı yerinde, vasiyet geçerli"

Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden Fatma Girik, 24 Ocak 2022 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş ve vasiyeti üzerine Muğla'nın Bodrum ilçesinde, hayat arkadaşı Memduh Ün’ün yanına defnedilmişti. Fatma Girik, 2018 yılında hazırladığı vasiyetnamesinde mirasını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ve kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit paylaştırmıştı. Ayrıca vasiyetinde; kardeşi Günay Girik’in iki çocuğu, koruyucu ailesi olduğu Ahu Aşkar ve evde çalışan yardımcıları dahil toplam 5 kişiye de belirli miktarlarda maddi pay ayırmıştı. Ancak sanatçının kardeşi Günay Girik, vasiyetnamenin hazırlandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek "vasiyetnamenin iptali" davası açmıştı. ADLİ TIP: "FİİL EHLİYETİ TAMDIR" Dava süreci kapsamında Fatma Girik’in vasiyetname düzenlediği tarihteki akıl sağlığının tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda; "Fatma Girik’in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018'de fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulü uygun bulunmuştur" denilerek, kararın oy birliğiyle alındığı belirtildi. MAHKEMEDEN RET KARARI Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 11 Şubat’ta görülen 12. duruşmada karar çıktı. Mahkeme, Günay Girik’in davasını reddederek Fatma Girik’in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti. Kararın ardından Ahu Turanlı ve Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ve Eylem Pektaş yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu konu bir miras kavgası değil, bir iradeye saygı meselesidir. Mahkemenin kararı, merhume Fatma Girik’in özgür iradesinin hukuken teyididir. Günay Girik’in maddi menfaat uğruna ortaya attığı 'akıl sağlığı yerinde değildi' iddiası, aziz hatırasını lekeleme girişimidir ve bu iddiaların mesnetsiz olduğu tescillenmiştir." Avukatlar, medyada yer alan "miras krizi" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, sürecin Fatma Girik’in vasiyetine duyulan saygıdan ibaret olduğunu vurgulayarak, asılsız iddialarla itibar suikastı yapanlara karşı yasal haklarını saklı tuttuklarını belirtti.

Adanalı Yeşilçam oyuncusu Necdet Kökeş son yolculuğuna uğurlandı Haber

Adanalı Yeşilçam oyuncusu Necdet Kökeş son yolculuğuna uğurlandı

Geçtiğimiz günlerde vefat eden Yeşilçam'ın usta oyuncularından Necdet Kökeş son yolculuğuna uğurlandı. Türk sinemasının pek çok unutulmaz filminde rol alan Adanalı oyuncu Necdet Kökeş 15 Aralık 2025 tarihinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Yeşilçam'ın emektar ismi 2 Şubat tarihinde hayata gözlerini yumdu. ATLAS SİNEMASI'NDA VEDA TÖRENİ DÜZENLENDİ 82 yaşında vefat eden Kökeş için Taksim Atlas Sineması’nda bir veda töreni düzenlendi. Törene Necdet Kökeş'in aralarında Nur Sürer'in de olduğu meslektaşları katıldı. Son yolculuğuna uğurlanan Necdet Kökeş için düzenlenen törende usta oyuncu Nur Sürer sitem dolu anlar yaşadı. Sürer emektar oyuncunun anma törenine katılmayan Yeşilçam oyuncuları için "Yazıklar olsun" diyerek tepkisini dile getirdi. NECDET KÖKEŞ KİMDİR 1944 yılında Adana'da doğan Necdet Kökeş Aksoy 1962 yılının son aylarında memleketi Adana’dan teyzesi ve kardeşini ziyaret için İzmir'e gitmiş, ardından sadece birkaç gün gezme niyetiyle İstanbul'a geçmişti. Ancak bu ziyaret yaşamını tamamen değiştirdi. Çocukluğundan bu yana futbolcu olma hayali kuran Kökeş İstanbul ziyaretinde bir tenisçi grubunu ve ardından futbol antrenmanı yapan bir takımı izlerken keşfedildi. Saha kenarında önüne düşen topu sektirip sahaya geri gönderince antrenörün dikkatini çeken Kökeş takımın kadrosuna alınarak birkaç maçta görev yaptı. Aynı dönemde sinema sektöründe set amirliği yapan arkadaşına eşlik ederek film setlerini ziyaret etmeye başlayan Kökeş arkadaşının önerisiyle oyuncu seçmelerine katıldı. Seçmelerde başarılı olan oyuncu sinema kariyerine henüz 18 yaşında Leyla ile Mecnun adlı filmle adım attı. 'ZIP ZIP' KARAKTERİYLE EFSANELEŞTİ 1970 yılında Bütün Aşklar Tatlı Başlar filminde rol alan oyuncu Ayhan Işık’ın başrolünde olduğu dört filmde yardımcı oyuncu olarak oynadı. Ancak asıl ününü Cüneyt Arkın'ın başrolünde olduğu ve ilki 1971 yılında çekilen Battal Gazi film serisinde canlandırdığı Zıpzıp karakteriyle kazandı. Vizyona girdiği dönemde izleyicilerin büyük beğenisini toplayan seride komik hareketleri ve konuşmalarıyla Zıpzıp karakterine hayat veren Kökeş yıllarca bu lakapla anıldı. Sinema kariyeri boyunca Cüneyt Arkın, Kadir İnanır ve Ayhan Işık gibi yıldızların başrolünde oynadığı filmlerde görev alan usta isim Hakanlar Çarpışıyor, Deli Dumrul, Şaban Askerde, Leblebi Tozu ve Avrupalı gibi yüzlerce filmde rol aldı. EMEKLİLİK VE ZORLU YAŞAM MÜCADELESİ Türk film sektöründe sosyal güvencesiz çalışma koşulları yaygın olmasına rağmen ilk sigortası 1967 yılında Mu Film’de yapılan Kökeş 1985 yılında henüz 41 yaşındayken emekliliği hak etti. Ancak o dönem çok işi olduğu gerekçesiyle emekliliğini erteleyen oyuncu 1995 yılında emekli oldu. Emekliliğin ardından da sinemaya veda etmeyen sanatçı çok sayıda sinema filmi ve televizyon dizisinde küçük roller üstlendi. Usta oyuncu son olarak 22 Aralık 2024 tarihinde yaşadığı ekonomik zorluklar ve sağlık sorunlarıyla gündeme gelmişti. Yıllardır İstanbul Beyoğlu’nda küçük bir otel odasında yaşayan Kökeş parası kalmayınca bir hafta boyunca kafede sabahlamak zorunda kalmış ve fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı. O dönem yaptığı açıklamada parasızlıktan otel bulamadığını ve sandalyede uyumaya çalıştığını belirten oyuncu tedavisinin ardından taburcu edilmişti. Kökeş İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin barınma teklifini ise psikolojisinin izin vermediği gerekçesiyle reddetmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.