#Yıllık Izin

İLKHABER-Gazetesi - Yıllık Izin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıllık Izin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargıtay'dan yıllık izin kararı! Hafta tatili artık izinden düşülmeyecek Haber

Yargıtay'dan yıllık izin kararı! Hafta tatili artık izinden düşülmeyecek

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izinlerin hesaplanmasına ilişkin önemli bir içtihada imza attı. İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi'nde görülen bir dava kapsamında verilen kararda, işçinin yıllık izin kullandığı dönemlere denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden düşülemeyeceği hüküm altına alındı. Karar, işçi ve işverenler açısından emsal niteliği taşıyor. İşçi alacaklarını talep etti Davaya konu olayda bir işçi, farklı dönemlerde çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin alacaklarının ödenmesini talep etti. İşçi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, haftanın altı günü günde 12 saat çalıştığını, resmi tatillerde görev yaptığını ve yıllık izinlerini kullanamadığını ileri sürdü. İşveren ise işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını savunarak yıllık izin alacağı bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme izinlerin kullanıldığını kabul etti İlk derece mahkemesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden gösterilmeksizin sona erdirildiğine karar verdi. Ancak dosyada bulunan izin kayıtlarını inceleyen mahkeme, işçinin iki yıllık çalışma süresi karşılığında hak ettiği 24 günlük yıllık izni kullandığını değerlendirerek izin alacağı talebini reddetti. Adalet Bakanlığı devreye girdi Kararın ardından Adalet Bakanlığı, kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Başvuruda, yıllık izin süresi içerisinde yer alan hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılmasının hukuka aykırı olduğu belirtildi. Bakanlık, işçinin izin kullandığı dönemlerde hafta tatiline denk gelen günlerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yargıtay'dan emsal karar Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerini hatırlatarak önemli tespitlerde bulundu. Kararda, yıllık izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağı vurgulandı. Böylece işçilerin izin haklarının hafta tatili günleri nedeniyle azalmasının önüne geçilmiş oldu. İşçinin 4 günlük izin hakkı ortaya çıktı Yargıtay incelemesinde, işçinin toplam 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu ve kayıtlar üzerinde 28 gün izin kullandığının görüldüğü belirtildi. Ancak kullanılan izin dönemlerinin içinde toplam 4 hafta tatili gününün bulunduğu tespit edildi. Daire, bu günlerin yıllık izin süresinden düşülemeyeceğine hükmederek işçinin fiilen kullanmadığı 4 günlük yıllık izin alacağının bulunduğu sonucuna ulaştı. İşveren ispat etmek zorunda Kararda ayrıca yıllık izin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğu hatırlatıldı. İşverenlerin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer resmi belgelerle kanıtlaması gerektiği vurgulandı. Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor 3 Şubat 2026 tarihinde oy birliğiyle verilen karar, yıllık izin hesabında hafta tatillerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin emsal niteliği taşıyor. Kararla birlikte, yıllık izin kullanan çalışanların izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin ayrıca hesaplanması gerektiği netleşmiş oldu.

KDK'dan yıllık izin kesintisine itiraz Haber

KDK'dan yıllık izin kesintisine itiraz

Yıllık izin kullanan sözleşmeli sağlık personelinin maaşından yapılan 1529 lira kesintiyi hukuka aykırı bulan KDK, kesintinin yasal faiziyle iade edilmesi için ilgili il sağlık müdürlüğüne tavsiye kararı verdi. KDK’nın kararı: İzin ücreti anayasal haktır Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), yıllık izin kullanan sözleşmeli sağlık personelinin maaşından yapılan kesintinin hukuka uygun olmadığını belirterek, kesintinin yasal faiziyle iade edilmesi yönünde Mersin İl Sağlık Müdürlüğüne tavsiye kararı verdi. Kurumun kararına göre, Mersin'deki bir aile sağlığı merkezinde sözleşmeli çalışan ebenin maaşından, kullandığı 5 günlük yıllık izni nedeniyle 1529 lira kesinti yapıldı. Bu kesintinin yasal olmadığını, daha önce benzer konular nedeniyle açılan davalarda mahkemelerce verilmiş emsal kararlar bulunduğunu belirten ebe, işleme itirazda bulundu. İşverenin savunması ve KDK’nın yanıtı İtirazın ardından KDK'ye şikayet başvurusu yapan ebe, maaşından kesilen kısmın faiziyle iadesi edilmesini ve sonraki izin kullanımlarında maaşından kesinti yapılmasının önlenmesini istedi. Başvuruyla ilgili görüşü alınan işveren kurum, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 21. maddesinde, "Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı çalışanına, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır." hükmünün yer aldığını, bu nedenle izin kullanan başvurucunun maaşından kesinti yapıldığını savundu. Mağduriyetin giderilmesi için tavsiye kararı Başvuruyu inceleyen KDK, izin kullanan personelin ücretinden kesinti yapılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna vardı. KDK'nin kararında, ücretli iznin anayasal bir hak olduğu, aile sağlığı çalışanlarına ilişkin düzenlemelerde de ücretli yıllık izin haklarının tanımlandığı belirtildi. Kararda, "izne çıkmaları halinde yerine vekaleten birinin bırakılması, aksi halde Bakanlıkça geçici görevlendirme yapılması hallerinde ücret kesintisi yapılmayacağı" yönündeki düzenlemeler gerekçe gösterilerek, izin kullanan personelin ücretinden kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğu kaydedildi. KDK, yapılan kesintinin yasal faiziyle başvurucuya ödenmesini ve mağduriyetinin giderilmesi için Mersin İl Sağlık Müdürlüğüne tavsiye kararı verilmesini kararlaştırdı.

Doç. Dr. Gökhan Alıcı: Hekim ve sağlık çalışanlarının hak kayıpları önlenmelidir Haber

Doç. Dr. Gökhan Alıcı: Hekim ve sağlık çalışanlarının hak kayıpları önlenmelidir

Adana Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gökhan Alıcı, hekim ve sağlık çalışanlarının yıllık izin ve sağlık (Şua) izni kullanımlarında yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin olumlu olduğunu ancak izin kullanımlarında yaşanan performans kesintilerinin hala ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. “Tüm sağlık çalışanlarının yıllık izin ve sağlık (Şua) izni kullanımlarında önemli hak kayıpları yaşanmaktadır” Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde Danıştay tarafından önemli değişiklikler yapıldığını hatırlatan Adana Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gökhan Alıcı, YK Üyeleri adına yaptığı yazılı açıklamada “Daha önce sağlık çalışanının disiplin cezası alınması durumunda; taban ek ödemenin kesilmesini öngören yönetmelik hükmü iptal edilmiştir. Görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili kongre, seminer gibi etkinliklerde geçen bütün süreler çalışılmış gün olarak kabul edilecektir. Yılda sadece yedi günü geçmeyen kısa süreli raporlar çalışılmış gün olarak kabul edilmekteydi. İptal kararı ile birlikte 7 günlük süre kalkmış olup, raporlu geçen tüm süreler çalışılmış gün olarak kabul edilecektir. Çalışanların ek ödemelerinde iyileştirmeler sağlayacak ve çalışma koşullarını iyileştirecek Danıştay kararlarının bir kısmı bu şekildeydi. Bu kararları olumlu bulmakla beraber, çalışanların pek çok izin türünün kullanımında yaşanan ciddi performans kesintilerinin Danıştay kararlarında ele alınmamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak görmekteyiz. Başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının yıllık izin ve sağlık (Şua) izni kullanımlarında önemli hak kayıpları yaşanmaktadır. Yapılan ciddi kesintiler nedeniyle izinler sınırlı sürelerde kullanılmakta bazen de hiç kullanılmamaktadır. İzinler ve sağlık izni (Şua) kullanımı, sağlık çalışanlarının sağlığı ve verimliliğinin sürdürülebilmesi açısından önemlidir ve performans kesintileri ile bu hakkın kullanımını engellenmemelidir” diye ifade etti. “Radyasyona maruz kalandan dahi kesinti yapılıyor” Doç. Dr. Gökhan Alıcı, “Sağlık izni kullanımında yaşanan tam performans kesintisi nedeniyle sağlık izni kullanımı, sağlık çalışanları arasında, özellikle de hekimler arasında çok sınırlı sayılardadır. Sağlık izni kullanımlarının yetersizliği, uzun süreli radyasyon maruziyetinin olduğu alanlarda görevli çalışanlarda; olumsuz sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Bu izin türünün kullanımı özellikle teşvik edilmeli ve zorunlu kılınmalıdır. İleriki yıllarda yaşanacak sağlık sorunlarında iş verenin de bu konuda yasal sorumluluğu olup olmayacağı da işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından kafalarda soru işaretidir.” “Tüm sağlık çalışanlarını kapsayan izin kullanımları nedeniyle yaşanan kesintiler ve hak kayıpları ile ilgili acil düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz” Doç. Dr. Alıcı, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Çalışanların uzun süren mücadeleleri ile birçok izin hakkı anayasal güvence altına alınmıştır. İzinlerin kullanımı işçi sağlığı ve iş güvenliği, iş verimliliği ve sürdürülebilirliği için teşvik edilmelidir. Yıllık izin kullanan sağlık çalışanının kullanılan yıllık izinlerinin tamamında taban ödemesi ve teşvik ek ödemesinden kesinti yapılmaması, yıllık izin kullandığı tarihlerdeki teşvik ek ödemesinin hastane ortalamasından hesaplanmasının uygun olabileceği görüşündeyiz. Evlilik, annelik, babalık, cenaze, Sağlık (Şua) ve benzeri izinlerde taban ödemesi ve teşvik ek ödemesinden kesinti yapılmaması. İzinli olunan tarihlerde teşvik ek ödemesinin hastane ortalamasına göre yapılması ve özellikle sağlık(şua)izni kullanımının zorunlu hale getirilmesi gerektiği görüşündeyiz. Kamu sağlık kuruluşları ve sağlık çalışanlarının özlük hakları ile ilgili kararlarda kar eksenli işletme politikalarından vazgeçilmelidir. Tüm sağlık çalışanlarını kapsayan izin kullanımları nedeniyle yaşanan kesintiler ve hak kayıpları ile ilgili acil düzenlemelerin yapılmasını ve artık yasal haklarımızı hukuk mücadelesi ile değil meclisin yapacağı yasal düzenlemeler ile güvence altına alınmasını talep ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.