#Yılmaz Tunç

İLKHABER-Gazetesi - Yılmaz Tunç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yılmaz Tunç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Güçlü yargı güvenilir bilirkişilikle mümkün Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Güçlü yargı güvenilir bilirkişilikle mümkün

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargı süreçlerinin en önemli unsurlarından biri olan bilirkişilik müessesesine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Bakan Tunç, yargının güvenilirliğinin, alanında uzman, tarafsız ve bilimsel görüş sunan güçlü bir bilirkişilik sistemiyle mümkün olacağını vurguladı. BİNLERCE KİŞİYE YAPTIRIM UYGULANDI Bilirkişilik sisteminin liyakat, eğitim ve etik ilkeler temelinde yeniden yapılandırıldığını belirten Tunç, denetim mekanizmasının titizlikle işletildiğine dikkat çekti. Görevini layıkıyla yerine getirmeyenlere yönelik yürütülen soruşturma verilerini paylaşan Tunç; yapılan denetimler neticesinde 5 bin 926 kişiye uyarma, 3 bin 381 kişiye geçici süreyle listeden çıkarma cezası verildiğini bildirdi. Ayrıca, 2 bin 79 kişinin kalıcı olarak sicil ve listeden çıkarıldığı, 288 kişinin ise bilirkişilik yapmaktan yasaklandığı kaydedildi. EĞİTİM VE UZMANLIK GÜNCELLENDİ Sistemin kalitesini artırmak adına eğitimlerin yaygınlaştırıldığını ifade eden Bakan Tunç, bugüne kadar 221 bin 122 kişiye temel eğitim, 33 bin 61 kişiye ise yenileme eğitimi verildiğini aktardı. Yargı mercilerinin ihtiyaçları doğrultusunda "Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar"da düzenlemeye gidildiği, uzmanlık alanları ve aranan niteliklerin güncellendiği belirtildi. Ayrıca, gayrimenkul değerleme alanında ilk kez özel hukuk tüzel kişilerinin başvurularının alınmaya başlandığı duyuruldu. SON TARİH 16 ŞUBAT Bakan Tunç, nitelikli uzmanların sisteme katılımını teşvik etmek amacıyla oluşturulan yeni listeler için başvuru sürecine dair de önemli bir bilgi paylaştı. Vatandaşlardan gelen yoğun talepleri dikkate aldıklarını belirten Tunç, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına bilirkişilik başvuru süresinin 16 Şubat tarihine kadar uzatıldığını açıkladı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Atlas Çağlayan’ı öldüren şüpheli tutuklandı Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Atlas Çağlayan’ı öldüren şüpheli tutuklandı

İstanbul'un Güngören ilçesinde yaşanan ve Türkiye'yi yasa boğan Atlas Çağlayan cinayeti sonrası gözlerin çevrildiği Adalet Bakanlığı'ndan hem mevcut soruşturmaya hem de gelecekteki yasal düzenlemelere dair çok kritik açıklamalar geldi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla sürecin hukuki boyutunu ve hükümetin eylem planını kamuoyuyla paylaştı. HEM KATİL ZANLISI HEM KLAVYE ZORBALARI TUTUKLANDI Bakan Tunç, "Atlas evladımızın acısı hepimizin yüreğini yakmıştır" diyerek başladığı açıklamasında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada gelinen son noktayı aktardı. Soruşturmanın ilk andan itibaren titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Tunç, cinayet şüphelisinin "kasten öldürme" suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiğini bildirdi. Bakan Tunç, kamuoyunda infial yaratan bir diğer konu olan aileye yönelik tehditlere de değindi. Atlas'ın kederli ailesini hedef alan şahıslara geçit verilmediğini belirten Tunç, "Ayrıca Atlas evladımızın ailesini tehdit ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 3 şüpheli de ‘nitelikli tehdit’ suçundan tutuklanmıştır" bilgisini paylaştı. Fail ya da faillerin hak ettikleri cezayı alacaklarından kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, şiddetin önlenmesi ve çocukların korunmasının kendileri için hayati bir sorumluluk olduğunu ifade etti. MECLİS KOMİSYONU RAPORU BEKLENİYOR Olayın sosyolojik boyutuna da dikkat çeken Bakan Tunç, çocukları suça sürükleyen bataklığın kurutulması için Meclis'in devrede olduğunu hatırlattı. Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Araştırma Komisyonu'nun; çocukların suça itilme nedenlerini incelediğini, koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi ve çocukların aile ile sosyal çevre içinde sağlıklı desteklenmesi adına çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. "SOKAK ÇETELERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ SÜRECEK" Bakan Tunç, Meclis'teki komisyonun çalışmaları biter bitmez yasal düzenlemeler için düğmeye basacaklarını duyurdu. Türk Ceza Kanunu (TCK) ve ilgili mevzuatlarda yapılacak değişiklikler için Adalet Bakanlığı'nın hazır beklediğini belirten Tunç, şu ifadeleri kullandı: "Komisyonun ortaya koyacağı tespitler doğrultusunda Adalet Bakanlığı olarak gerek Türk Ceza Kanunumuzda gerekse ilgili mevzuattaki düzenlemelere yönelik çalışmalarımızı gecikmeksizin hayata geçirecek, atılması gereken adımları aziz milletimizin huzur ve güvenliğini güçlendirecek bir anlayışla kararlılıkla atacağız." Tunç açıklamasını, kamu düzenini bozan yapılara karşı sert bir mesajla noktaladı: "Bu tür acı hadiselerin tekrar yaşanmaması için kamu düzenini bozmaya çalışan sokak çetelerine, şiddeti öven anlayışlara ve toplumu tehdit eden her türlü yapıya karşı mücadelemizi kesintisiz şekilde sürdüreceğiz."

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Af yok, yeni bir infaz kanunu gündemde değil Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Af yok, yeni bir infaz kanunu gündemde değil

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak yargı reformlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kamuoyundaki beklenti ve iddiaların aksine yeni bir infaz kanununun gündemde olmadığını vurgulayan Tunç, "Af söylentileri vesaire bunlar kesinlikle söz konusu değil. Şu anda TBMM Yargı Reform Strateji Belgesi kapsamında yargı paketlerini peyderpey Meclisin gündemine getiriyor. Biz de teknik destek veriyoruz" dedi. Bakan Tunç, hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi'nin infaz düzenlemesiyle ilgili olmadığını, hukuk yargılamalarının hızlandırılması, duruşmaların sadeleştirilmesi ve noter yardımcılığı gibi sistemleri kapsadığını belirtti. COVİD DÜZENLEMESİNDE "38 BİN KİŞİ" DETAYI Basında yer alan "Covid düzenlemesinden yararlananlar dışarıda suç işledi" şeklindeki haberlerin doğru olmadığını ifade eden Tunç, düzenlemenin detaylarına açıklık getirdi. 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenler arasındaki infaz eşitsizliğini gidermek için yapılan düzenlemeden 50 bin değil, 38 bin 57 kişinin yararlandığını açıkladı. Tunç, eleştirilere şu sözlerle yanıt verdi: "Burada Covid düzenlemesinden yararlananlar açık cezaevinde bulunanlar ve açık cezaevinden tahliye olan kişiler. Açık cezaevlerindeki hükümlüler 3 ayda bir zaten izne çıkabiliyorlar. Cezalarının son kısmında olanların topluma uyum sağlaması bakımından bütün dünya ülkelerinde bu şekilde düzenlemeler vardır. 'Açık cezaevinden tahliye oldu, suç işledi' şeklindeki ibare doğru değil." MAGANDA KURŞUNUNA VE YOL KESMEYE AĞIR CEZA Yasalaşan 11. Yargı Paketi'nin sadece Covid izniyle sınırlı olmadığını, toplumsal huzuru bozan suçlara karşı caydırıcı maddeler içerdiğini hatırlatan Bakan Tunç, şu başlıkların altını çizdi: Düğün, nişan ve kutlamalarda kuru sıkı dahil silah atmanın cezası artırıldı. Trafikte yol kesme eylemi müstakil bir suç haline getirildi. Örgüt üyeliği ve çocukların suça sürüklenmesiyle ilgili cezalar ağırlaştırıldı. Bakan Tunç ayrıca; kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, cinsel suçlar, terör ve örgütlü suçların, kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişi 3 yıl erkene alan düzenlemenin kapsamı dışında tutulduğunu hatırlattı.

Adalet Bakanı Tunç açıkladı: 11. Yargı Paketi yasalaştı, cezalar ağırlaştı Haber

Adalet Bakanı Tunç açıkladı: 11. Yargı Paketi yasalaştı, cezalar ağırlaştı

Adalet Bakanı Tunç açıkladı: 11. Yargı Paketi yasalaştı, cezalar ağırlaştı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük Valiliği'nde yaptığı açıklamada, 11. Yargı Paketleri ile ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik yapılan düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni yılın başında kamuoyuna duyurulmasının ardından ceza adaletinin etkinliğinin attırılmasına yönelik yargı paketleri ve kanun çalışmalarının gerçekleştirildiğini ifade eden Bakan Tunç, toplumu suçtan korumaya yönelik ve caydırıcılığı artırmaya yönelik çok önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Tunç, "Yargı Reformu Strateji Belgesi 2025'in hemen başında yaklaşık bir yıl oldu. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. Ve o strateji belgesinde özellikle beş ana hedeften birisi, amaçtan birisi ceza adaletinin etkinliğinin arttırılmasına yönelik hedeflerdi. Ve bu anlamda da meclisimizde ceza adaletinin etkinliğinin arttırılmasına yönelik yargı paketleri, kanun çalışmaları gerçekleştirildi. Tabi ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik özellikle toplumu suçtan korumaya yönelik ve caydırıcılığı artırmaya yönelik çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Gerek idari uygulamalar gerekse de yasal düzenlemeleri meclisimiz gerçekleştiriyor" dedi. "CEZASIZLIK ALGISI ORTADAN KALDIRILDI" Bakan Tunç, 10. Yargı Paketi ile denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlık algısının ortadan kaldırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu kapsamda 10. Yargı Paketi geçtiğimiz aylarda yasalaşmıştı. 10. yargı paketinde özellikle denetimli serbestlik uygulamalarından kaynaklanan cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapılmıştı. İki yılın altındaki suçlar bakımından cezaevinde hiç kalmama gibi bir eleştiri söz konusuydu. Bunlar çözülmüştü 10. yargı paketinde. İki yılın altındaki suçlarda da yine cezaevinde belli bir süre kalma durumu sağlanmış oldu ve böylece toplumdaki ‘iki yılın altında ceza aldı, hiç cezaevine girmeden yapanın yanına kar kaldı' gibi bir düşünce artık söz konusu değil 10. yargı paketiyle. Tabii o pakette aynı zamanda özel infaz usulleriyle ilgili gerek kadınlar gerek yaşlılarla ilgili cezaevi şartlarıyla ilgili birtakım düzenlemeler yapılmıştı hafta sonu ve konutta infaz şeklinde" 11. Yargı Paketi'nin bu hafta itibarıyla yasalaştığını belirten Tunç, paketin kapsamını şu sözlerle anlattı: "Yasalaşan bu hafta itibariyle meclisimizde çarşamba günü görüşülüp milletvekillerimiz tarafından kabul edilen ve Resmi Gazetede yayınlanan 11. yargı paketiyle de yine ceza adaleti sisteminin etkinliğine yönelik önemli düzenlemeler var. Burada tabii 40 maddeden oluşuyor bu kanun teklifi, yasalaşan kanun. 13 farklı kanunda düzenlemeler içeriyor. Başta Türk Ceza Kanunu olmak üzere ceza infaz kanunumuz ve ceza güvenlik tedbirleri infazı kanunu yanı sıra ceza usul kanunumuzda da farklı kanunlarda önemli düzenlemeler içeriyor." ÖRGÜTLÜ SUÇLARDA CEZALAR ARTTIRILDI Örgütlü suçlara yönelik cezaların artırıldığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti: "Tabii başta toplumsal huzur ve güvenliğin daha da sağlanması ve güçlendirilmesiyle ilgili önemli maddeler var. Örgütlü suçlar, örgüt suçları, örgüt üyeliği, örgüt yöneticiliğinin cezaları bu yargı paketiyle artırılmış oldu. Daha öncesinde 4 yıldan 8 yıla olan örgüt kurma ve yönetme cezası 5 yıldan 10 yıla çıkarıldı. Hem alt sınır hem üst sınır yükseltildi. Üyeliğin cezası da üst sınır 4 yıldan 5 yıla yükseltilmiş oldu." Çocukların korunmasına yönelik yeni düzenlemelere de değinen Tunç, şunları söyledi: "Tabii burada önemli bir husus çocukların korunması. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmamasını sağlamak maksadıyla burada önemli bir düzenleme var. Çocukların örgüt faaliyetinde kullanılması, örgütlü suçlar kapsamında çocukların suçta kullanılması, suça itilmesini önlemek için özellikle bu suçlar bakımından artırım sebebi sayıldı. Bu da ceza kanunumuza ilk kez giren bir husus oldu. Çocukların korunmasıyla ilgili suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılığı artırmaya yönelik ayrı bir çalışma da şu anda yapılıyor. Meclisimizde meclis araştırma komisyonu kuruldu bu konuda. Özellikle 18 yaşın altındaki çocukların suçtan uzak tutulması bakımından hem suç mağduru çocuklar hem de suça sürüklenen çocuklar bakımından Meclis Araştırma Komisyonumuzun çizeceği yol haritası çerçevesi içerisinde yeni yasal düzenlemeler de önümüzdeki günlerde yapılacak. Ama bu pakette çocukların örgüt suçları kapsamında kullanılmasının önüne geçmek için önemli bir caydırıcılık getiren bir madde hayata geçmiş oldu, yürürlüğe girdi. Tabii örgüt silahlı olursa artırım sebebi daha da yükseltilmiş oldu. Burada da yarı oranında artırım şeklinde bir düzenleme gerçekleşmiş oldu." MESKÛN MAHALDE SİLAH ATANA HAPİS CEZASI Meskûn mahallede silah kullanımına ilişkin cezaların artırıldığını belirten Tunç, "Tabii örgütlü suçlardaki yaptırımın arttırılmasının yanı sıra bir de meskûn mahallede silah atma. Bu önemli bir problemdi. Özellikle düğünlerde, nişanlarda, kutlama günlerinde o sevinç günlerimizi mateme dönüştüren maalesef tatsız olaylara meydan veriliyordu. Bu anlamda meskûn mahallede silah atmanın cezası zaten mevzuatımızda vardı ama bunu artırmış olduk. 6 aydan 3 yıla kadarken 1 yıldan 5 yıla çıkarılmış oldu. Yani meskûn mahallede silah atan bir kişi yaralamaya ya da ölüme sebebiyet vermese bile zaten ondan ayrıca ceza alır sadece silah attığı için 5 yıla kadar ceza alabilir. Ama bu düğünlerde ve nişanlarda ve kutlama günlerinde ise burada artırım söz konusu olacak yarı oranında ve dolayısıyla 7,5 yıla kadar ceza, yaralama ya da ölüm olmasa bile bu tabii önemli bir caydırıcılığı meydana getirecek. Burada yeni bir durum. Ses ve gaz fişe atabilen silahlar, kuru sıkılar da dahil onların da üç yıla kadar kullanılması durumunda ceza mümkün olabilecek" dedi. "TRAFİKTE YOL KESME CEZA KANUNUMUZDA MÜSTAKİL BİR SUÇ HALİNE GETİRİLDİ" Trafikte yol keserek başkasının aracını durduranlara hapis cezasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Tunç, "Trafikte yol kesme konusu sürekli karşılaştığımız ve vatandaşlarımızı sıkıntıya sokan bir durumdu. Hoş hadiseler değildi. Ve bu anlamda da trafikte yol kesmenin ceza kanunumuzda müstakil bir suç haline getirilmesi sağlanmış oldu. Eğer trafikte yol kesip aracı durdurursa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek. Yine eğer aracın hareketini farklı yöne çevirmişse aracı başka bir tarafa yönlendiriyorsa bu durumda da ceza daha ağır olacak. İki yıldan beş yıla kadar ceza alabilecek" ifadelerine yer verdi. Taksirle yaralamaya ilişkin cezaları da anlatan Bakan Tunç, "Yine 11. Yargı Paketi'nde ceza hukukuyla ilgili taksirle yaralamaya sebebiyet vermenin cezaları arttırıldı. Orada da basit yaralamada üst sınır 1 yılda 2 yıla çıkmış oldu. Yine birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermişse 3 yıla kadar ceza alırken artık 5 yıla kadar ceza alabilecek taksirle yaralama suçlarında" şeklinde konuştu. BİLİŞİM SUÇLARINDA BANKA HESAPLARINA HIZLI MÜDAHALE DÖNEMİ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketi kapsamında bilişim suçları, banka hesaplarına yönelik yeni yetkiler ve güveni kötüye kullanma suçlarına ilişkin düzenlemeleri anlattı. Tunç, şöyle dedi: "Yine görevi kötüye kullanma suçunda bir değişiklik oldu. Özellikle güveni kötüye kullanma araç kiralamalardan kaynaklanan o kiralanan aracın suçta kullanılması, kaçırılması ve bu anlamda da caydırıcılığı artıran önemli bir düzenleme hayata geçmiş oldu. Tabii bir yandan toplumsal huzur ve güvenliği sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler yapılırken diğer yandan da bilişim suçlarıyla mücadele önemli. Özellikle artık dijital çağda teknolojinin gelişmesiyle beraber suçların büyük çoğunluğu sanal ortamda işleniyor. Dolayısıyla gerçek hayatta bir suçsa, gerçek hayatta bir dolandırıcılık nasıl cezalandırılıyorsa, gerçek hayatta kumar için yer temini nasıl cezalandırılıyorsa aynı şekilde sanal ortamda da bunlar yapılırsa bunların cezalandırılması ve bu suçlarla özellikle suçluların tespiti ve suçun tespiti teknolojik imkanlar bakımından daha da zorlaştı ve bu suçların çoğalması toplumda sadece bizim ülkemiz için değil, bütün dünyada bir problem ama bu anlamda mevzuatımızı da bu suçların önlenmesine yönelik hazırlamamız gerekiyor. Özellikle bilişim suçları kullanılarak suç işlenmişse banka hesaplarının 48 saatte kadar askıya alınabilmesiyle ilgili olarak bankalara bir yükümlülük getiriliyor. Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 128. maddesindeki rapor şartı aranmadan, vatandaş mağduriyet edilmeden hesaba el koyma bu noktada birtakım mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bu önemli bir düzenleme. Yine cumhuriyet savcılarının ve mahkemelerinin bilgi belge istediğinde bankalara yükümlülükler belli bir sürede cevap verme zorunluluğu, vermezse buna ilişkin yaptırımlar getiriliyor. Yine biyometrik yöntemlerle hesap açma, çipli kimliklerle banka hesabı ya da ödeme kuruluşlarında hesap açma GSM aboneliklerinde de yine telefon hatları, telefon aboneliğinde çiftli kimlik kartı, biyometrik doğrulamayla abonelik mümkün olsun şeklinde düzenlemeler getirildi." BTK'YA YENİ YETKİ Bilişim suçlarıyla mücadeleye yönelik düzenlemeleri de aktaran Tunç, şöyle konuştu: "Tabii Bilgi Teknoloji Kurumu'na da bazı yetkiler verildi bu anlamda. Hat sayısını sınırlama. Çünkü özellikle patates hat dediğimiz, telefon hatlarıyla dolandırıcılık, yabancı hatlarla dolandırıcılığı önlemeye yönelik önemli düzenlemeler var. Bilgi Teknoloji Kurumu'na bu anlamda hat sayısını sınırlama yetkisi veriliyor. Yabancılara özgü telefon hattıyla ilgili onlara özgü bir numara tahsisi çünkü vatandaşımız o numaranın yabancıdan geldiğini görebilsin, bilsin ve bu anlamda kendi tedbirini alsın diye. Yine GSM aboneliklerinin güncellenmesi lazım. Yani ölen şahıslara ait hatlar var. Bunların suçta kullanılması var. Bu anlamda bu güncellemelerin yapılması ile ilgili olarak özellikle GSM şirketlerine birtakım yükümlülükler yükleniyor. Yine bu yükümlülükleri eğer yerine getirmezlerse bu anlamdaki yaptırım ve sorumluluklarla ilgili düzenlemeler de bu kanun çerçevesinde yapıldı." DOLANDIRICILIK SUÇLARI ASLİYE CEZA MAHKEMESİNDE GÖRÜLECEK Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen dolandırıcılık suçlarının Asliye Ceza Mahkemelerine alındığını böylelikle ağır ceza mahkemelerindeki davaların nitelikli görülebilmesi için önünün açıldığını söyleyen Tunç şöyle devam etti: "Burada özellikle dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak ağır ceza mahkemelerinde görülen dolandırıcılık suçlarının Asliye Ceza Mahkemelerine alınarak burada yargının daha hızlı bir şekilde işlemesi ve ağır ceza mahkemelerindeki davaların daha nitelikli görülebilmesi anlamında önemli bir yol açılmış oldu. Tabii başka düzenlemeler de var. Yani 40'a yakın madde var burada. Hakaret suçları sosyal medyada hakaret suçlarının çoğalması artması ve giderek de bir sorun haline gelmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştı, ön ödeme kapsamına alınmıştı. Özellikle bu bir sektör haline getirilmişti. Maalesef birtakım kişiler özellikle sosyal medyada yaptıkları açıklamalar, konuşmalarla birtakım halkı özellikle kendilerine hakaret edecek noktaya getirerek bir takım tavır ve davranışlar gerçekten çoğalmıştı. Bir sektör haline gelmişti. Sosyal medyada hakaretin uzlaştırma kapsamından ön ödeme kapsamına alınmasıyla beraber bu suçlarda bir azalma olduğunu gördük. Yine uzlaştırmacıya ödenecek maliyet azalmış oldu. Ön ödeme kapsamında bir caydırıcılık artmış oldu. Yine hakarete uğrayan vatandaşlarımız da yine eğer tazminat davası açmak istiyorsa hukuk mahkemelerinde haklarını takip edebiliyorlar. Tabii sosyal medyada bu düzenleme yapılınca Anayasa Mahkemesi özellikle yüze karşı ya da gıyapta yapılan hakaretler bakımından da bu düzenlemenin yapılması gerektiği yönde bir karar vermişti. Bu düzenleme yapıldı. Şu andan itibaren artık gıyapta, yüze yüze, yüz yüze ya da sosyal medya aracılığıyla yapılan hakaret suçları ön ödeme kapsamına alınmış oldu." SUÇ İŞLEYEN AKIL HASTALARINA 1 YILLIK REHABİLİTASYON Avukatların disiplin hükümlerinin yanı sıra suç işleyen akıl hastalarına yönelik rehabilitasyon uygulamalarına dikkat çeken Tunç, "Bir yandan avukatların disiplin hükümleriyle ilişkili düzenlemeler var. Yine önemli özellikle toplumda da hepimizin karşılaştığı suç işleyen akıl hastalarının rehabilitasyonu. Suç işleyen akıl hastalarına yönelik tedbirler var mevzuatımızda. Bunlar hastanelerde tedavi olmak durumunda akıl hastanelerine özellikle tedavi altına alınıyorlar orada. Kısmi akıl hastalığına özgü tedbirler yönünden de birtakım düzenlemeler var. Bunların ceza infaz kurumlarında kalmalarına yönelik. Tam akıl hastaları bakımından da eğer müebbet hapis cezasına ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmışsa en az bir yıl tedavi edilmesi lazım. Yani bir yıldan önce hastaneden taburcu edilmemesi lazım. Buna yönelik bir düzenleme yapıldı. Yine üst sınırı 10 yıldan fazlaysa aldığı ceza bunun da en az 6 ay sağlık kurumunda tedavi edilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme yapıldı. Burada özellikle istinaf mahkemelerindeki süreci hızlandırmaya yönelik bazı düzenlemeler var. Yine usule ilişkin istinaf ve temyiz parasal sınırlarının dava açıldığı tarihte olabilmesine yönelik usulü düzenlemeler var. Yine icrada ihalenin feshini kötüye kullananların kötüye kullanmasını engellemeye yönelik önemli düzenlemeler var. Bir de tabii vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan ön alım davasıyla ilgili önemli bir düzenleme yapıldı. Burada da özellikle vatandaşlarımız bu davalarda mağdur oluyorlardı. Tapudaki değer dikkate alınıyordu ve tapudaki değer de düşük kaldığı için burada bir mağduriyet söz konusu oluyordu. Burada da rayiç bedel neyse onun dikkate alınması yönünde bir düzenleme yapıldı. Süre de burada şufa davalarında iki yıldan bir yıla düşürülmüş oldu" ifadelerini kullandı. Covid düzenlemesine de değinen Tunç, bunun bir af olmadığını vurgulayarak, "Covid düzenlemesi de bunun içerisinde. Covid düzenlemesi bir af değil. Covid düzenlemesi 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle, tarihinden önce suç işleyen, kararı kesinleşen ve cezaevinde bulunanlar Covid izninden yararlandı. Covid döneminde 3 yıl daha sonra Covid bittikten sonra da 31 Temmuz 2023'te çıkan kanunla 5 yıl şartlı salıvermesine 5 yıl kala cezaevine girmemesiyle ilgili bir düzenleme yapılmıştı. Tabii burada özellikle uzun süredir kamuoyunda da tartışılan 31 Temmuz 2023 tarihi öncesinde suç işlemiş ama kararı kesinleşmemiş. 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle kararı kesinleşen ve cezaevinde bulunan kişilerden önce suç işleyenlerin faydalanamadığı aynı tarihte suç işlemiş, aynı durumda ama faydalanamamış çünkü mahkemesi uzun sürdüğü için. Burada ceza adaleti bakımından bir düzenleme yapılması gerekti. Meclisimize bu yönde talepler çok iletildi ve meclisimiz de bunu yeniden düzenlemiş oldu. 31 Temmuz 2023 öncesinde suç işleyenler bakımından şartlı salıvermesine üç yıl kalanlar bundan yararlanmış olacak. Kapalı cezaevinden 3 yıl erken açık cezaevine çıkabilmesi yine açık cezaevinden de 3 yıl erken tahliye olabilmesiyle ilgili bir düzenleme. Bu tamamen ceza adaletini sağlamaya yönelik, eşitliği sağlamaya yönelik bir düzenleme. Burada tabii bazı suçlar istisna tutuldu meclisimiz tarafından. Özellikle kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, çocuk cinayetleri bunlar kapsam dışı tutuldu. Yine burada kapsam dışı tutulan terör suçları örgütlü suçlar kapsam dışı tutuldu. Yine deprem nedeniyle, depremde ölüme neden olanlarla ilgili olarak kapsam dışı tutulmuş oldu. Tabii kapsam dışında tutulan suçlar suçlular bundan yararlanamayacak" dedi. "UÇAĞIN HANGİ ARIZADAN KAYNAKLANDIĞINA İLİŞKİN TEKNİK İNCELEMELER VE ADLİ SORUŞTURMALAR TİTİZLİKLE DEVAM EDİYOR" Tunç, açıklamasının sonunda Libya heyetini taşıyan uçak kazasına da değinerek şunları söyledi: "Libya Genelkurmay Başkanı, yanındaki yardımcılarının ve mürettebatının vefatıyla sonuçlanan uçak kazası ülkemizi, milletimizi bizleri de derinden sarstı. Dost ve kardeş Libya halkına bir kez daha baş sağlığı diliyoruz. Tabii hızlı bir şekilde hem idari hem adli soruşturmalar başlamıştı kaza anından itibaren. Burada özellikle şu anda adli tıp süreci devam ediyor. Özellikle naaşların DNA tespitleri Libya'dan gelen akrabalarından alınan örneklerle beraber eşleştirme yapılıyor. Tabii çok acı verici bir kaza. Bu kaza sonucunda özellikle naaşların durumu biraz vakit alıyor adli tıp tespitleri bakımından. Hem İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı hem de Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nda DNA örnekleri, naaş parçalarından alınan örnekler ve bu anlamda da süreç devam ediyor. Diğer yandan adli soruşturma da devam ediyor. Tabii uçağın gelişinde, gidişinde, kalkışında, inişinde hem mürettebat bakımından, görevliler bakımından tüm detaylı bir şekilde titizlikle bütün soruşturma, adli soruşturma devam ediyor. Tabii kara kutusu bulunmuştu uçağın kara kutusunun da tarafsız bir ülkede tespiti gerekiyor. Bu anlamda Almanya ile irtibat kuruldu ve bu anlamda da kara kutu özellikle ses kayıtları da var. Uçağın hangi arızadan kaynaklandığına ilişkin teknik incelemeler ve adli soruşturmalar titizlikle devam ediyor. Bir kez daha Libya halkına baş sağlığı diliyoruz."

ADALET BAKANI TUNÇ AÇIKLADI: 11. YARGI PAKETİNDEN KİMLER YARARLANAMAYACAK? Haber

ADALET BAKANI TUNÇ AÇIKLADI: 11. YARGI PAKETİNDEN KİMLER YARARLANAMAYACAK?

Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme yasalaşarak yürürlüğe girdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ceza infaz sisteminde yapılan değişikliklere ilişkin açıklamasında, cezaevlerinde gerekli hazırlıkların tamamlandığını ve bugün itibarıyla düzenlemeden yararlanacak hükümlüler için işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 11. Yargı Paketi ile ceza infaz sisteminde önemli bir düzenlemenin hayata geçirildiğini bildirdi. Tunç, daha önce yalnızca 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği erken açık cezaevi ve denetimli serbestlik uygulamasının, aynı tarihte veya daha önce işlenen suçlar nedeniyle hükümlü olanları da kapsayacak şekilde genişletildiğini belirtti. Düzenleme ile suç tarihi itibarıyla benzer durumda bulunan hükümlüler arasında oluşan farklılıkların giderildiğini vurgulayan Tunç, bu adımın infazda eşitlik ilkesini güçlendirdiğini ifade etti. Bakan Tunç, “31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından; 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilme ve 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkânı tanınmaktadır. Bu düzenlemenin temel amacı, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hükümlünün iradesi dışında yaşanan gecikmelerin kişi aleyhine sonuç doğurmasını engellemektir” dedi. HANGİ SUÇLAR KAPSAM DIŞINDA? 11. Yargı Paketi kapsamında bazı ağır suçlar düzenleme dışında tutuldu. Buna göre; Kadına, çocuğa, üstsoy ve altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenen kasten öldürme suçları, Deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, Terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, erken tahliye ve denetimli serbestlik uygulamasından yararlanamayacak. Bakan Tunç, ceza infaz kurumlarında hazırlıkların tamamlandığını belirterek, “Bugün itibarıyla düzenlemeden faydalanacak hükümlülerin işlemleri başlatılmıştır” açıklamasında bulundu.

Fenerbahçe’den Bakan Yılmaz Tunç’a hediye edilen imzalı formayla ilgili açıklama Haber

Fenerbahçe’den Bakan Yılmaz Tunç’a hediye edilen imzalı formayla ilgili açıklama

Fenerbahçe Kulübü, son günlerde kamuoyunu meşgul eden forma tartışması ile ilgili sessizliğini bozdu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a yapılan resmi ziyaret sırasında takdim edilen hediye, üzerinde yer alan bir detay nedeniyle sosyal medyada polemik konusu haline geldi. Tartışmaların odağında, cezaevinde bulunan futbolcu Mert Hakan Yandaş’ın imzasının, Bakan Tunç’a verilen formada yer alması vardı. Kulüp Başkanı Sadettin Saran tarafından verilen bu hediyenin, devam eden bir yargı süreciyle ilişkilendirilmesi üzerine sarı-lacivertli yönetim resmi kanallardan bir duyuru paylaştı. "GEÇMİŞTE TOPLU İMZALANMIŞTIR" Sarı-lacivertlilerin resmi internet sitesinden konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya mecralarında yer alan, dezenformasyon içeren ve gerçeği yansıtmayan iddialar nedeniyle kamuoyunu doğru bilgilendirme gereği doğmuştur." Kulüp, formanın özel olarak o gün için hazırlanmadığını belirterek süreci şöyle detaylandırdı: "Adalet Bakanlığı makamına gerçekleştirilen ziyaret sırasında Sayın Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç’a takdim edilen forma, Başkanımız Sadettin Saran tarafından kulübümüz adına sunulmuştur. Söz konusu forma, takım kadromuzda yer alan futbolcular tarafından geçmişte toplu şekilde imzalanmış ve resmi ziyaretlerde kullanılan standart bir hatıra formasıdır." YARGI BAĞIMSIZLIĞI VURGUSU Açıklamada, tutuklu futbolcunun durumunun ziyaretten bağımsız olduğu vurgulanarak; "Formada imzası bulunan futbolcularımızdan biri hakkında devam eden bir adli sürecin bulunması; ziyaretin içeriğiyle veya muhatap makamla ilişkilendirilemez." denildi. Yönetim, yapılan yorumlara tepki göstererek şu cümleleri kullandı: "Bu yöndeki yorumlar hukuki gerçeklikten uzak olup kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır. Kulübümüz; hukukun üstünlüğüne, yargı süreçlerinin bağımsızlığına ve masumiyet karinesine saygısını her koşulda sürdürmektedir. Ziyaret edilen devlet makamlarının, kulübümüzün veya kulüp başkanımızın, devam eden adli süreçlerle ilişkilendirilerek hedef alınması kabul edilemez"

Bakan Tunç'tan 'adli emanet' vurgunu sonrası yeni tedbir sinyali: Banka sistemi geliyor Haber

Bakan Tunç'tan 'adli emanet' vurgunu sonrası yeni tedbir sinyali: Banka sistemi geliyor

Büyükçekmece ve Adalar Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlı emanet bürolarında meydana gelen hırsızlık olayları, yargı camiasında güvenlik prosedürlerini tartışmaya açtı. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yaşanan zafiyetlerin giderilmesi için ülke genelinde teftiş başlatıldığını ve yeni modeller üzerinde çalıştıklarını açıkladı. "SORUŞTURMAYI ETKİN BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜYORUZ" Bakan Tunç, Büyükçekmece'deki hırsızlık olayına ilişkin yürütülen soruşturmanın detaylarına değindi. Olayla ilgili 10 kişinin gözaltına alındığını, 2 kişinin tutuklandığını ve firariler için kırmızı bülten sürecinin işlediğini belirten Tunç, mevzuat veya uygulamadaki eksikliklerin süratle giderileceğini vurguladı. Bakan Tunç, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Soruşturmayı etkin bir şekilde sürdürüyoruz. Bundan sonra bu tür olayların tekrarlanmaması bakımından da gerek mevzuat gerek uygulama ile ilgili ne tür tedbirler alınması gerekiyorsa bunları da etkin bir şekilde almak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Adli emanetlerle ilgili depolarda saklanan ürünlerin nasıl saklanacağı, denetimlerin nasıl olacağı, yönetmelikte belirlenmiş, bu yönetmelik gereğince Cumhuriyet Başsavcılıklarının belli aralıklarla rutin denetimleri var. Yönetmelikten kaynaklanan bir sıkıntı varsa bunun süratle çözümlenmesi gerekiyor” "BANKALARDAKİ SİSTEMİN AYNISI UYGULANABİLİR" Delil ve değerli eşyaların saklandığı depoların güvenliğinin artırılması gerektiğini savunan Tunç, yeni dönemde uygulanması planlanan güvenlik modelini de açıkladı. Bakan, adli emanetlerde banka kasalarında kullanılan çoklu güvenlik sisteminin hayata geçirilebileceği sinyalini verdi. Tunç, konuyla ilgili soruyu şu sözlerle yanıtladı: “Değerli eşyaların korunması daha muhkem bir depo ve kasalarda korunması lazım. Bu kasaların tek bir anahtarla açılmaması lazım. Bu konuda adliyelerde bu noktada alınması gereken tedbir varsa, bankalardaki sistemin aynısı adliyelerde de uygulanabilir. Bunu araştırıyoruz”

Bakan Tunç'tan 'uzlaştırma' bilançosu: 2 milyondan fazla dosya mahkemeye gitmeden çözüldü Haber

Bakan Tunç'tan 'uzlaştırma' bilançosu: 2 milyondan fazla dosya mahkemeye gitmeden çözüldü

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türk ceza muhakemesi sisteminde uygulanan alternatif çözüm yöntemlerinden biri olan uzlaştırma müessesesinin performansına dair çarpıcı istatistikleri kamuoyu ile paylaştı. "BAŞARI ORANI YÜZDE 83'E ÇIKTI" Bakan Tunç, sistemin mahkeme süreçlerini hızlandırdığına ve toplumsal barışa katkı sunduğuna dikkat çekti. Bakan Tunç, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Ceza muhakemesi sistemimize kazandırdığımız uzlaştırma müessesesi ile uyuşmazlıkları mahkeme süreçlerine taşınmadan, daha hızlı, daha yapıcı ve dostane bir şekilde çözüme kavuşturuyoruz. Bu sayede toplumsal barışa doğrudan katkı sağlayan onarıcı bir adalet kültürünü yaygınlaştırıyoruz. Uzlaştırma uygulamasıyla 1 Ocak 2017’den bugüne kadar müzakere süreci tamamlanan 2 milyon 413 bin 323 dosyanın 2 milyon 2 bin 488’ini uzlaşma ile sonuçlandırdık. Müzakeresi tamamlanan dosyalarda uzlaşma başarı oranımızı yüzde 83’e çıkardık. Adalet Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi'ndeki hedeflerimiz doğrultusunda alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz." MİLYONLARCA DOSYA YARGIYA TAŞINMADI Paylaşılan verilere göre, 2017 yılından bu yana işleme alınan yaklaşık 2,4 milyon dosyanın büyük çoğunluğunda taraflar el sıkışarak anlaşmaya vardı. Bu durum, mahkemelerin iş yükünün azalmasında önemli bir etken olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, yargı reformu stratejisi kapsamında bu tür alternatif çözüm yollarını genişletmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.