#yök

İLKHABER-Gazetesi - yök haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, yök haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bekarsa 2 asgari ücret, evliyse 3 asgari ücret maaş: Köyüne dönene çiftlik kurulacak Haber

Bekarsa 2 asgari ücret, evliyse 3 asgari ücret maaş: Köyüne dönene çiftlik kurulacak

Türkiye'de tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalamasının 59'a yükselmesi ve gençlerin topraktan uzaklaşması üzerine Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı (TÜME) düğmeye bastı. Hazırlanan projeyle 81 ilin tamamında, en son teknolojiyle donatılmış 40 bin modern çiftlik kurulması hedefleniyor. Yapay zeka destekli otonom sistemlerin kullanılacağı bu merkezlerde gençlerin istihdam edilmesi ve üretimin bilimsel yöntemlerle yapılması planlanıyor. EĞİTİMLER 10 ÜNİVERSİTEDE BAŞLIYOR: İŞTE TÜRKİYE'NİN TEKNOLOJİK TARIM ÜSLERİ Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, projenin ilk etabının 10 farklı üniversite bünyesinde hayata geçirileceğini açıkladı. Adaylar 3 ile 6 ay arasında değişen yoğun bir eğitim sürecine tabi tutulacak. Eğitimlerin verileceği yükseköğretim kurumları ise şunlar: - Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi - Ege Üniversitesi - Ankara Üniversitesi - Selçuk Üniversitesi - Urla Üniversitesi - Samsun 19 Mayıs Üniversitesi - Harran Üniversitesi - Erzurum Atatürk Üniversitesi - Tekirdağ Üniversitesi Bu kurumlarda eğitimi tamamlayıp akredite edilen gençlere, kendi köylerindeki arazilerinde teknolojik çiftlikler kurulacak. Prof. Dr. Dalgar, süreci şu sözlerle aktardı: "Ülke çapında otonom, yapay zekaya dayalı çiftlikler kurulacak. Bir ayağı köyde olan, atasından kalma toprakları olan gençleri 3’er, 6’şar ay iyi bir eğitimden geçireceğiz. Tarıma ilgisi olan tüm gençler başvurabilecek. Onları donatacağız, akredite edeceğiz. Sonra da bu gençlere ‘hadi köyünden bana 4-5 dönüm arazi göster, oraya senin çiftliğini kuralım’ diyeceğiz." "GENÇLER BEKARSA 2, EVLİYSE 3 ASGARİ ÜCRET MAAŞ ALACAK" Proje, gençleri sadece teknolojiyle buluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi bir ekonomik gelir kapısı da aralıyor. Katılımcıların refah seviyesini yükseltmek amacıyla belirlenen ödeme planı ve mülkiyet şartları dikkat çekiyor: - Bekar çalışanlara: 2 asgari ücret maaş - Evli çalışanlara: 3 asgari ücret maaş - Mülkiyet Hakkı: Performansa göre 5 ile 10 yıl sonunda çiftlik tamamen gencin üzerine devredilecek Vakıf ekosistemine dahil olan yerli teknoloji firmalarının finansörlüğünde yürüyecek proje kapsamında, gençlere verilen bu imkanlarla tersine göçün tetiklenmesi amaçlanıyor. İTHALATA DARBE VURACAK YERLİ ROBOTLAR: SÜT VERİMİNDE REKOR ARTIŞ BEKLENİYOR Kurulacak 100 büyükbaş kapasiteli akıllı çiftliklerde; yem karma, gübre temizleme ve süt sağım robotları gibi teknolojik cihazlar yer alacak. Isparta'da yerli imkanlarla üretilen bu cihazlar sayesinde, buzağı ölümlerinin minimize edilmesi ve verimliliğin artırılması hedefleniyor. Rektör Dalgar, "Teknolojiyi kullanan, bilimsel ve ideal standartlarda hayvancılık yapan gençler ile örneğin buzağı ölümlerini düşüreceğiz. Ortalama 25 litre süt alımını 45 litreye çıkaracağız" diyerek hedefleri paylaştı. Ayrıca TAGEM ile ortak yürütülen bir başka çalışmayla, yıllık 4 milyar doları bulan soya ithalatına karşı az su isteyen yüksek verimli bitkisel yem türleri üzerinde araştırmalar devam ediyor. TEKNOFEST'E KADAR İLK 40 ÇİFTLİK KURULACAK: SON TARİH EYLÜL SONU Eylül ayının sonunda Şanlıurfa'da düzenlenecek olan Teknofest organizasyonuna kadar ilk 40 çiftliğin faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. Sektördeki şirketlerin sponsorluğuyla finanse edilen bu dev ekosistem, yerli firmaların ürünlerini test edebileceği bir laboratuvar görevi de görecek. Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan alınacak yetkiyle, Ağustos ayından itibaren yerli teknolojik ürünlere deney raporu verilebilecek. Bu hamleyle Türkiye, tarım teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltırken, gençleri modern üretim sistemlerinin merkezine yerleştirmeyi planlıyor. -

Mersin Üniversitesi'nden dijital bağımlılığa karşı spor freni Haber

Mersin Üniversitesi'nden dijital bağımlılığa karşı spor freni

Mersin Üniversitesi (MEÜ), yükseköğretimdeki başarısını spor alanındaki sosyal sorumluluk projeleriyle destekleyerek bölgedeki çocuk ve gençler için önemli bir gelişim merkezi haline geldi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tescillenen spor dostu kampüs imkanlarını halka açan üniversite; futbol, tenis, basketbol, voleybol ve yüzme gibi farklı branşlarda yüzlerce öğrenciye uzman kadrosuyla kapılarını aralıyor. MEÜ Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin de saha tecrübesi kazandığı eğitimlerde, gençlerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal becerilerinin artırılması hedefleniyor. REKTÖR EROL YAŞAR ÖĞRENCİ SAYISININ BİNİN ÜZERİNE ÇIKARILACAĞINI AÇIKLADI Kampüste yürütülen spor faaliyetlerinin kapsamını genişletmek istediklerini belirten Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, mevcut 640 kursiyer sayısını kısa vadede dört haneli rakamlara ulaştırmayı amaçladıklarını vurguladı. Devletin spora yönelik teşviklerinin yereldeki yansımasına dikkat çeken Yaşar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde spora yapılan yatırımların sonucunu burada da meyvesini görmekteyiz. Tabii biz de 20 üniversite arasında yer alarak YÖK tarafından spor dostu bir üniversite seçildik. Burada şu anda voleybolundan basketboluna, yüzme, masa tenisinden futboluna öğrencilerimiz bulunmaktadır. 640 tane öğrencimiz spor kulübümüze üye. Tabii bu sayı giderek her geçen gün artmaktadır" dedi. SPOR DOSTU KAMPÜSTE MİLLİ TAKIM HEDEFİYLE PROFESYONEL EĞİTİM VERİLİYOR Üniversite bünyesindeki spor kulübünün sadece boş zaman değerlendirme alanı olmadığını, profesyonel bir altyapı hizmeti sunduğunu ifade eden Rektör Yaşar, 6-12 yaş grubundaki çocukları Türk sporuna kazandırmak istediklerini dile getirdi. Lisanslama süreçlerine ağırlık verdiklerini kaydeden Yaşar, "Biz bir futbol okulu da satın aldık. Lisans çıkararak yakın bir zamanda Türkiye'deki tüm amatör kulüpler olmak üzere ve milli takıma da öğrenci kazandırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu stratejiyle MEÜ, akademik bilginin saha tecrübesiyle birleştiği bir sporcu fabrikası misyonunu üstleniyor. ÜNİVERSİTE İLE ŞEHİR KAYNAŞMASI YEŞİL SAHALARDA GERÇEKLEŞİYOR Eğitim programının kapsamının sadece üniversite personelinin çocuklarıyla sınırlı kalmadığını, tüm Mersin halkına açık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erol Yaşar, kampüs imkanlarının şehirle bütünleşmesi gerektiğini savundu. Fiziki kapasite artırımı müjdesini veren Rektör Yaşar, şu açıklamayı yaptı: "Mersin'deki tüm velilerimiz buraya kayıt yaptırabiliyor. Biz üniversiteyle şehri bütünleştirmek istiyoruz, kaynaştırmak istiyoruz. Bu spor da bizim üniversiteyle şehrimizi kaynaştırma açısından çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu anlamda da sevinçliyiz. Şu anda 640 öğrencimiz var. Her geçen gün istek var. Biz yakın bir zamanda ikinci bir halı sahayı, tenis kortlarımızı büyüterek, futbol sahamızı yeni futbol sahası yaparak bunu binin üzerine çıkarmak istiyoruz. Bütün branşlarda velilerimize cevap vermek istiyoruz ve tüm branşları önemsiyoruz. Çocuklarımızı önemsiyoruz. Dijital bağımlılık ve diğer kötü alışkanlıklardan çocuklarımızı uzaklaştırmak, bunlarla ilgili destek vermek istiyoruz. Küçük de olsa Mersin Üniversitesi olarak buna katkı verdiğimizi düşünüyoruz." ÇOCUKLAR TELEFON VE TABLET YERİNE ANTRENMAN SAHALARINI TERCİH EDİYOR Eğitimlere katılan öğrenciler, kampüs ortamında spor yapmanın kendilerine sunduğu avantajlardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kursiyerlerden Metehan Yıldırım, "Kurslara geldiğim için çok mutluyum. Arkadaşlarımın önerisiyle geldim, iyi ki buradayım" şeklinde konuşurken, ortaokul öğrencisi Dünya Aydemir ise aldıkları eğitimin mental katkısına değinerek, "7. sınıf öğrencisiyim. Burada şut ve pas antrenmanları yapıyoruz. Öğretmenlerimiz bize pes etmemeyi, azimli olmayı ve yaptığımız işi severek yapmayı öğretiyor" dedi. Teknoloji kullanımının yerini fiziksel aktiviteye bıraktığını söyleyen Asel Erya ise şu ifadeleri kullandı: "Burada çok eğleniyoruz ve öğretmenlerimizden çok şey öğreniyoruz. Telefon ve tabletten uzaklaşıp güzelce sporumuzu yapıyoruz. Pes etmemeyi öğrenmek bizim için çok değerli."

Üniversiteler 3 yıla mı düşüyor? Milyonlarca öğrenci ve veli dikkat: YÖK’ten o iddialara ilk yanıt geldi! Haber

Üniversiteler 3 yıla mı düşüyor? Milyonlarca öğrenci ve veli dikkat: YÖK’ten o iddialara ilk yanıt geldi!

Türkiye'de yükseköğretim sisteminde devrim niteliğinde bir değişiklik yapılacağı iddiaları, milyonlarca öğrenci ve aileyi heyecanlandırdı. Üniversite eğitim süresinin 4 yıldan 3 yıla indirilip indirilmeyeceği konusu, TBMM çatısı altında resmiyet kazandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu planlara dair sessizliğini bozarak son dakika açıklamasında bulundu. TBMM'YE SUNULAN SORU ÖNERGESİ Üniversite sürelerinin kısaltılmasına yönelik daha önce gündeme gelen hazırlıklar, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan tarafından Meclis'e taşındı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması talebiyle sunulan soru önergesinde, bu radikal değişikliğin arka planı sorgulandı. Çalışkan, Bakan Tekin'e yönelttiği sorularda; “Yükseköğretimde lisans süresinin üç yıla indirilmesi kararı hangi bilimsel verilere, akademik ihtiyaçlara veya stratejik raporlara dayandırılmaktadır?” diyerek sürecin şeffaflığına dikkat çekti. Soru önergesinde sadece sürenin kısalması değil, bu kararın akademik dünyaya yansımaları da masaya yatırıldı. Milletvekili Çalışkan, "Bu konuda Bakanlığınız veya YÖK bünyesinde hazırlanmış kapsamlı bir etki analiz raporu bulunmakta mıdır? Varsa bu rapor kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?" sorularıyla konunun bilimsel temelini sorgularken; üniversite senatoları, öğretim üyeleri ve sendikaların görüşlerinin alınıp alınmadığını da sordu. YÖK’TEN BEKLENEN AÇIKLAMA GELDİ: SÜREÇ NASIL İŞLİYOR? Tüm gözlerin çevrildiği YÖK, gelen bu kritik sorulara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Kurum, yükseköğretimde yürütülen çalışmaların tek taraflı olmadığını vurgulayarak, katılımcı bir modelin benimsendiğini ifade etti. Açıklamada, “Yükseköğretime ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında, sürecin tüm paydaşların görüş, değerlendirme ve katkılarını içerecek şekilde katılımcı bir anlayışla yürütülmesine önem verilmektedir” denildi. ÜNİVERSİTELER 3 YILA İNECEK Mİ? İŞTE O KRİTİK CÜMLE YÖK’ün yanıtında, sürecin henüz mutfakta olduğu ve istişarelerin devam ettiği belirtildi. Üniversitelerarası Kurul, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla dirsek temasında olduklarını belirten YÖK, milyonları heyecanlandıran o cümleyi kurdu: "Çalışmalar belirli bir olgunluk seviyesine ulaştığında kamuoyu bilgilendirilecektir." Bu açıklama, sistem üzerindeki çalışmaların devam ettiği ancak nihai kararın henüz verilmediği şeklinde yorumlandı.

CHP Genel Başkanı Özel: Üniversiteye saygı gösterirseniz üniversite de size saygı gösterir Haber

CHP Genel Başkanı Özel: Üniversiteye saygı gösterirseniz üniversite de size saygı gösterir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi'ne ziyaret gerçekleştirerek öğrencilerle buluştu. Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılan Özel, öğrencilerle sohbet etti. Özel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi'ne yaptığı ziyarete değindi. Özel, "Erdoğan buraya geldi, bir gün öncesinden trafiğe kapattılar, mahalleyi boşalttılar, öğrencileri kampüse almadılar, öğretim görevlilerini kampüse almadılar ve kampüse dışarıdan getirdikleri gençlik kollarını sokarak Erdoğan'a burada karanfil attırdılar ve bir Boğaziçi mizanseni yapmaya çalıştılar. Bugün öğrenciler bu mizansene inanılmaz bir cevap verdi. Üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen AK Gençlik ‘hadi mavi Boğaziçi kartınızı gösterin de görelim' denmişti, bir tane kart görememişti. Bugün bizi burada nezaketle karşılayan, ağırlayan, sorular soran, sohbet eden arkadaşlarımız hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırıp poz verdiler. Dünün ve bugünün özeti budur. Bir üniversiteye oraya saygı duyarak gelirseniz, üniversite de size saygı duyar. Neden korkuyor Erdoğan? Protesto edilecekmiş. Protesto edilecek şeyler yapmayaydın" ifadelerini kullandı. "O ÜLKEYİ VAR EDEN EN GÜÇLÜ, EN ÖNDE KURUMLAR GERİLETİLİYORSA O ÜLKEYE DÜŞMANLIK EDİLİYORDUR" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi'ndeki yönetime ilişkin ise, "Ya şöyle bir hatırlayalım, ne yaptı 5 yıl önce buraya ilk olarak Melih Bulu'yu rektör olarak atadı. Bu üniversitede ders verme niteliğinde olmayan, akademik olarak bu üniversitenin kurallarına göre Boğaziçi'nde ders veremeyecek durumda olan birini kayyum olarak buraya atadı. Buna isyan edildi, protestolar yapıldı. Belli bir süre sonra o bıraktı gitti, istifa etti. Pirincin içinden bir beyaz taş aradılar. Bu üniversitede ders verebilen, görev almış birisi içine sindirip kayyum olmayı kabul etti. 'Pirincin içindeki beyaz taşım ben' dedi. O günden bugüne yaptığı rektörlük göreviyle birlikte üniversitenin geleneğine, kurumsallığına saldırıyor. Üniversiteyi üniversite yapan ve Türkiye'de en güçlü öğrenci kulübü geleneği var. Öğrenci kulüplerine, onların mekanlarına, çalışmalarına saldırıyor. Biraz önce oradaydık, kapalı kapılarının önünde küçük mini protesto konserini dinledik. O konsere bile saldırıyorlar. Dün tehdit ettiler. Eğer bir kurumun, bir ülkenin geleneği olan kurumları hedefteyse ve o ülkeyi var eden en güçlü, en önde kurumlar geriletiriliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur. Erdoğan, Boğaziçi'ne saldırarak Boğaziçi'ni dünya sıralamasında 60 sıra kadar geriletti" dedi. "KAYBETTİĞİ AK PARTİ'Lİ BELEDİYENİN MEMURUNU ÜNİVERSİTEYE KOYMUŞ, MAAŞ VERİYOR" Konuşmasına devam eden Özel, "Üsküdar Belediyesi'ni kaybetmiş, buraya Üsküdar Belediyesi'ndeki memurları getiriyor. Kaybettiği AK Parti'li belediyenin memuru, 600 memuru üniversiteye koymuş, maaş veriyor. Üniversiteye şu kadar bir katkıları yok. Boğaziçi Üniversitesi'ne ne katkıları olabilir belediye çalışanı ne yapabilir burada? 120 tane paraşütle öğretim görevlisi getirmiş. Yani okulun kendi kuralları, kaideleri, yükselme ve burada ders verme yetkinlikleri olmayanları paraşütle getirip buraya atıyorlar" ifadelerini kullandı. "YÖK'Ü YOK EDECEĞİZ" Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılarak sorulara cevap verdiğini belirten Özel, "Ama ne oldu? Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından bir tanesine böyle kapıdan girip de gelemedi. Bütün üniversiteyi boşalttı, süpürdüler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. AK Gençlik işgal yapıp orada güya açılış yaptılar, fotoğraf çektirdiler. Biz bu zorlama ve işgal siyasetine karşı her zamanki organik olması gerektiği gibi siyasetimizde kendimiz geldik, kendimiz girdik, merhaba dedik. Sağ olsun üniversite öğretim görevlileri her gün yaptıkları 12.00-15.30 arası eyleme destek verdik. Sağ olsun üniversite öğrencileri davet ettiler. Onların deyimiyle bir forum alalım dediler. Gösterdikleri yere oturduk. Soru sordular, cevap verdik. ‘İleride ne yapacaksınız?' dediler. Bazı eleştirileri oldu. Mesela 'YÖK'ün adını değiştireceksiniz' dediler. 'Yok' dedim. Ben 'YÖK'ü yok edeceğiz' dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük. Bu bütün öğrenciler CHP'li değil. İçlerinde CHP üyesi belki Türkiye'de ortalama gibidir, yüzde 10'dur belki. Hepsi politik de değil. Farklı partilere oy verenler de var, ama medeniyet diye bir şey var. Öyle itmeden, kakmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz bazı ziyaretleri ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef. Onun dışında biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin nasıl rektör seçeceğini anlattık. Öğretim görevlilerinin, öğrencilerin, okulla bağını koparmamış mezunlarının belli katsayılarla oy kullanacakları seçimle belirleneceğini anlattık. Tabii çok sorunlar var, uzun uzun konuşmak lazım. Genç araştırma görevlilerinin sorunları var. Türkiye'de yeni mezunların dörtte üçünün fırsatını bulursa yurt dışına gitme gibi Türkiye açısından en önemli beka sorunu var. Ve buradaki şikayetlerin en önemlisi özgürlüklerin kısıtlanması, kayyum siyaseti, kayyum atama modeli, üniversitenin kimliğine yapılan dışarıdan müdahale. Sadece Boğaziçi'nin değil, İstanbul'daki bütün üniversitelerin, Türkiye'deki bütün üniversitelerin sorunları var. Buradan geçen hafta uğradığı saldırı, işgal, yaşadığı travma, üzüntü karşısında yaptığımız bu ziyaret vesilesiyle Türkiye'deki tüm üniversite öğrencilerini ve tüm öğretim görevlilerini, akademisyenleri saygıyla selamlıyoruz. Hangi görüşte olurlarsa olsunlar onların düşünce özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü ve kendi kendilerini yönetme ve bilimin gerektirdiği şekilde eğitim verme ve eğitim alma haklarını savunuyoruz" dedi. "VALİLERLE VEBAL BÖLÜŞÜMÜNE GİTMESİN" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Kurulamayan her sahur sofrasının, yapılamayan olması gerektiği gibi yapılamayan her iftarın, geçinemeyen her emeklinin, okula arzu ettiği beslenme çantasını götüremeyen her öğrencinin ve bundan kahrolan her velinin vebali 23 yıldır Türkiye'yi yöneten, her yetki elinde olan Erdoğan'dadır. Daha valilerle vebal bölüşümüne gitmesin" dedi.

Kontenjanı azaltılacak bölümler açıklandı! YÖK’ten 2026 kararı: Vakıf üniversiteleri de kapsamda Haber

Kontenjanı azaltılacak bölümler açıklandı! YÖK’ten 2026 kararı: Vakıf üniversiteleri de kapsamda

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK Konferans Salonu’nda düzenlenen “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı”nda 2026 yılı üniversite kontenjan planlamasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özvar, son üç yıldır sürdürülen kontenjan azaltma politikasının devam edeceğini belirterek, uygulamanın artık vakıf üniversitelerini de kapsayacağını açıkladı. Açıklama sonrası “Kontenjanı azaltılacak bölümler neler?” sorusu gündeme geldi. KONTENJANI AZALTILACAK BÖLÜMLER NELER? YÖK Başkanı Özvar, özellikle istihdam olanakları ile mezun sayısı arasındaki dengenin gözetildiğini vurguladı. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de kontenjanı düşürülecek bölümler şöyle sıralandı: Hukuk Psikoloji Eczacılık Diş hekimliği Mimarlık Özvar, “İstihdamla alakası kalmayan programlarda ısrar etmek sadece kaynak israfıdır” ifadelerini kullandı. ÖĞRETMENLİK VE SOSYAL BÖLÜMLERDE CİDDİ DÜŞÜŞ Son üç yılda öğretmenliğe kaynak olan bölümlerde de önemli kontenjan düşüşleri yapıldı. En fazla azaltım yapılan alanlar arasında: Türk Dili ve Edebiyatı Tarih Fen Bilgisi Öğretmenliği İlköğretim Matematik Öğretmenliği İngilizce Öğretmenliği Okul Öncesi Öğretmenliği Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Eğitim fakülteleri içinde en fazla kontenjanı düşürülen programın fen bilgisi öğretmenliği olduğu belirtildi. SAĞLIK VE İİBF BÖLÜMLERİ DE LİSTEDE Sağlık alanında en fazla düşüş yapılan bölümün beslenme ve diyetetik olduğu açıklandı. Ayrıca: Eczacılık Diş hekimliği Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Hemşirelik programlarında da kontenjan azaltımı yapıldığı bildirildi. Tıp fakültelerinde ise mevcut kontenjanların korunduğu ifade edildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri bünyesinde ise: Uluslararası İlişkiler Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi İktisat / Ekonomi İşletme Maliye bölümlerinde kontenjan düşüşü uygulandığı açıklandı. Ayrıca gazetecilik, şehir ve bölge planlama, radyo-televizyon ve sinema, sosyal hizmet, iç mimarlık ve psikoloji gibi programlarda da azaltıma gidildiği belirtildi. KONTENJANI ARTIRILAN BÖLÜMLER NELER? YÖK, iş gücü piyasasında karşılığı olan ve geleceğin meslekleri arasında gösterilen alanlarda ise kontenjan artışına gitti. Özellikle mühendislik ve teknoloji odaklı bölümlerde artış dikkat çekti. Kontenjanı artırılan bazı bölümler ve oranlar: Yapay Zeka Mühendisliği – %63 Nanoteknoloji Mühendisliği – %81 Harita Mühendisliği – %23 Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği – %19 Jeoloji Mühendisliği – %8 Endüstriyel Tasarım Mühendisliği – %32 Malzeme ve Nanoteknoloji Mühendisliği – %49 Orman Endüstrisi Mühendisliği – %16 Metalurji ve Malzeme Mühendisliği – %3 Su Ürünleri Mühendisliği – %2

19 Ocak Pazartesi üniversiteler tatil mi? YÖK’ten açıklama geldi mi? Haber

19 Ocak Pazartesi üniversiteler tatil mi? YÖK’ten açıklama geldi mi?

Olumsuz hava koşulları nedeniyle 19 Ocak’ta üniversitelerde tatil olup olmayacağı araştırılıyor. YÖK’ten merkezi bir karar açıklanmazken gözler üniversite yönetimlerine çevrildi. 19 OCAK PAZARTESİ ÜNİVERSİTELERDE EĞİTİME ARA VERİLECEK Mİ? Türkiye genelinde etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve buzlanma riski, üniversite öğrencileri ile akademik personelin gündeminde yer alıyor. 19 Ocak Pazartesi günü için üniversitelerde eğitime ara verilip verilmeyeceği sorusu, hava koşullarının ağırlaşmasıyla birlikte daha sık gündeme gelmeye başladı. Öğrenciler, üniversiteler için alınabilecek olası tatil kararlarına ilişkin resmi açıklamaları yakından takip ediyor. YÖK’TEN KAR TATİLİNE İLİŞKİN RESMİ AÇIKLAMA VAR MI? Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 19 Ocak 2026 Pazartesi günü için Türkiye genelindeki üniversiteleri kapsayan merkezi bir kar tatili kararı almadı. YÖK’ün mevcut uygulamaları doğrultusunda üniversiteler için ülke genelinde tek tip bir tatil kararı açıklanmıyor. Bu nedenle üniversitelerde eğitime ara verilmesi ya da uzaktan eğitime geçilmesi gibi uygulamalar, merkezi bir karar yerine yerel değerlendirmelere bırakılıyor. ÜNİVERSİTELER TATİL KARARINI NASIL BELİRLİYOR? Üniversiteler, idari ve akademik özerkliğe sahip kurumlar olarak faaliyet gösteriyor. Bu kapsamda eğitim-öğretime ara verilmesi veya uzaktan eğitim uygulamalarına geçilmesi gibi kararlar, rektörlükler ve üniversite senatoları tarafından alınıyor. Karar süreçlerinde, üniversitelerin bulunduğu illerdeki valiliklerin hava koşullarına ilişkin uyarıları ve aldığı tedbirler de dikkate alınıyor. ÖĞRENCİLER VE AKADEMİK PERSONEL HANGİ DUYURULARI TAKİP ETMELİ? Hava koşullarının illere ve kampüslere göre farklılık göstermesi nedeniyle her üniversite kendi koşullarına göre karar alabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin ve akademik personelin mağduriyet yaşamaması adına üniversitelerin .edu.tr uzantılı resmi internet sitelerini, rektörlüklerin resmi sosyal medya hesaplarını ve Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden yapılan duyuruları düzenli olarak takip etmeleri önem taşıyor.

YÖK’ten yeni düzenleme: Başarılı öğrenciler üniversiteyi 3 yılda bitirebilecek Haber

YÖK’ten yeni düzenleme: Başarılı öğrenciler üniversiteyi 3 yılda bitirebilecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" başlıklı yeni strateji planının detaylarını paylaşmadan önce, üniversite eğitimiyle ilgili iki önemli müjde verdi. Özvar, başarılı öğrencilerin 4 yıllık lisans programlarını 3 yılda bitirmelerine olanak tanıyacak bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. ÜNİVERSİTEDE 3 YILDA MEZUNİYET DÖNEMİ BAŞLIYOR Yükseköğretimde eğitim sürelerine ilişkin tartışmalara değinen YÖK Başkanı Özvar, başarılı öğrencilerin daha erken mezun olup iş hayatına atılmalarını teşvik etmek istediklerini belirtti. Özvar, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Üniversitelerimizde arzu eden öğrencilerimiz, başarılı olduğu takdirde, daha kısa süre içerisinde yani 3 yılda bitirebilecekleri bir düzenlemeyi gerçekleştireceğimizi paylaşmayı arzu ederim. Burada hiç şüphe yok ki Türkiye'deki yükseköğretim kalite standartlarından asla taviz vermeden bunu yapmak isteyeceğiz. Bunun ayrıntılarını inşallah önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız." MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA UYGULAMALI EĞİTİM AĞIRLIK KAZANACAK Bakan Özvar, iş dünyasının üniversite mezunlarından beklentilerinin "uygulama ve tecrübe" yönünde arttığını vurgulayarak, meslek yüksekokullarına (MYO) yönelik yeni reformları da duyurdu. Bu kapsamda atılacak adımlar şunlar: İş İmkanı Olmayan Programlar Kapatılacak: Meslek edindirme imkanı sunmayan programlar sistem dışına çıkarılacak. Staj ve Uygulamalı Eğitim Güçlendirilecek: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile yapılan protokol çerçevesinde, MYO'ların sanayi ve ticaret odalarıyla bağları güçlendirilecek. Uygulamalı derslerin ağırlığı artırılacak ve staj konusunda yeni düzenlemeler getirilecek. "Ara Eleman" İhtiyacı Karşılanacak: Bu düzenlemelerle öğrencilerin uygulama becerilerinin artırılması ve iş gücü piyasasının "ara eleman" ihtiyacının daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde karşılanması hedefleniyor.

YÖK açıkladı: 10 yılda 19 milyon öğrenci üniversiteyi bıraktı Haber

YÖK açıkladı: 10 yılda 19 milyon öğrenci üniversiteyi bıraktı

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever’in yazılı soru önergesine yanıt veren Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2015-2025 yıllarını kapsayan dönemde üniversite eğitimini sonlandıran öğrencilere ilişkin istatistikleri açıkladı. VERİLERE GÖRE 10 YILDA 19 MİLYON ÖĞRENCİ SİSTEMDEN AYRILDI YÖK'ün resmi verilerine göre, 2015-2025 yılları arasında Türkiye'deki üniversitelerden kaydını sildiren veya eğitimini bırakan öğrenci sayısı 19 milyon 49 bin 203 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde en fazla öğrenci ayrılığı, 3 milyon 955 bin kişi ile 2022 yılında gerçekleşti. 2020 yılından bu yana üniversiteyi bırakan öğrenci sayısı ise 11 milyonu aştı. Eğitimini yarıda bırakanların 9,7 milyonunu erkek, 9 milyon 350 binini ise kadın öğrenciler oluşturdu. EN FAZLA AYRILMA DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, üniversite eğitimini bırakan 19 milyon öğrencinin 16,9 milyonu devlet üniversitelerinden, 2,1 milyonu ise vakıf üniversitelerinden ayrıldı. Devlet üniversitelerinden ayrılan öğrencilerin eğitim düzeylerine göre dağılımı ise şu şekilde oldu: 8,3 milyon öğrenci 4 yıllık lisans, 7 milyon öğrenci 2 yıllık ön lisans, 1,4 milyon öğrenci yüksek lisans, 182 bin öğrenci ise doktora eğitimini sonlandırdı. CHP'Lİ ERSEVER'DEN EKONOMİK KOŞULLAR VURGUSU Verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını sağlayan CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, rakamları değerlendirdi. Ersever, ekonomik koşullar nedeniyle toplumun yoksul kesimlerinin eğitim imkanlarının giderek azaldığını belirterek, eğitimin artık “zengin işi” haline geldiğini ve bunun Türkiye’nin nitelikli insan gücüne zarar verdiğini ifade etti.

YÖK Veri Analizi Okulu sonuçları açıklandı! Marmara Üniversitesi duyurdu, işte eğitim tarihleri Haber

YÖK Veri Analizi Okulu sonuçları açıklandı! Marmara Üniversitesi duyurdu, işte eğitim tarihleri

Türkiye'nin veri bilimi, istatistik ve yapay zekâ alanlarındaki yetkinliğini artırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde hayata geçirilen 'Veri Analizi Okulu' projesinde ilk aşama tamamlandı. Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nün koordinasyonunda yürütülen programa katılmaya hak kazanan adayların listesi bugün (15 Eylül Pazartesi) açıklandı. BAŞVURU SONUÇLARI AÇIKLANDI Veri Analizi Okulu'na başvuru yapan adayların heyecanla beklediği sonuçlar, program takviminde belirtildiği gibi 15 Eylül 2025 tarihinde ilan edildi. Başvuru sahipleri, kabul edilip edilmediklerini Marmara Üniversitesi'nin resmi internet sitesi üzerinden yayınlanan duyuru aracılığıyla öğrenebilirler. VERİ ANALİZİ OKULU BAŞVURULARI SORGULAMA! PROGRAMIN AMACI NE, HANGİ EĞİTİMLER VERİLECEK? Veri Analizi Okulu, katılımcılara hem teknik hem de analitik düşünme becerileri kazandırmayı hedefleyen kapsamlı bir eğitim programı sunuyor. Akademi, kamu ve özel sektör arasındaki bilgi akışını hızlandırarak Türkiye'nin küresel rekabet gücüne katkı sağlamayı amaçlayan program, altı ana modülden oluşuyor: Temel İstatistik Panel Veri Analizi Psikometri Hesaplamalı Sosyal Bilimler Dijital Beşerî Bilimler Yapay Zekâ Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, sertifika almaya hak kazanacak. TÜRKİYE'NİN PRESTİJLİ ÜNİVERSİTELERİ BİR ARADA Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) öncülüğünde başlatılan bu önemli proje, Türkiye'nin önde gelen araştırma üniversitelerinin de desteğini alıyor. Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nün koordinasyonunda yürütülen programın hazırlanmasına ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi gibi kurumlar da katkı sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.