#Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan

İLKHABER-Gazetesi - Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğan: İlaçlanan depolar izole edilmeli, havalandırılmadan girilmemeli Haber

Doğan: İlaçlanan depolar izole edilmeli, havalandırılmadan girilmemeli

Mersin'de mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan 4 kişilik aileden Azra (7) ve Ömer Selim (4) hayatını kaybetmiş, anne ve baba ise yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Başlatılan soruşturma kapsamında ailenin yattığı odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan, insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti. "DEPOLAR, DÜZENLİ İLAÇLANIR" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, vatandaşların ev, iş yeri, bahçe, ambar gibi yerlerde böcek ve zararlılara karşı bilinçsizce kullandığı ilaçlara yönelik uyarılarda bulundu. Doğan, özellikle sıcak havalarda tahıl ürünlerinin korunması amacıyla depoların düzenli olarak ilaçlandığını söyleyerek, "Bölgemizde hava sıcak olduğundan dolayı tahıl ürünlerinin konulacağı depolar önceden sıvı püskürtme yöntemiyle ilaçlanır. Ürün depoya yerleştirildikten sonra ise belirli aralıklarla gaz etkisi oluşturan ilaçlar kullanılır" dedi. "DEPOLAR 3 GÜN KAPALI TUTULMALI" İlaçlama sonrası ortamın tamamen kapatılması gerektiğini kaydeden Doğan, "Depo ilaçlandıktan sonra kapılar ve pencereler kapatılır. En az 3 gün boyunca kimsenin içeri girmemesi gerekir. Daha sonra ortam havalandırılır. İlaçlama yapılan yerde ya da hava bağlantısı bulunan alanlarda uyunmamalı. Aksi halde insanlar gazdan etkilenip zehirlenebilir" ifadelerini kullandı. "HASAT ÖNCESİ DEPOLAR DEZENFEKTE EDİLMELİ" Mayıs ayı sonunda Türkiye'nin ilk turfanda tahıl hasadının Adana'da başlayacağını belirten Doğan, ürün depolanmadan önce ambarların mutlaka dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğan, "Sıcak havalarda haşereler hızla çoğaldığı için depolarda belirli aralıklarla ilaçlama yapılır. Gaz etkisi oluşturan bu ilaçlar nedeniyle ortam tamamen izole edilmeli. İçeride hiçbir canlının bulunmaması gerekiyor. Aksi halde solunum yoluyla zehirlenmeler yaşanabilir. Mersin'de yaşanan acı olayların tekrar yaşanmaması için ilaçlama yapılan bölgelere 3 gün girilmemeli" diye konuştu.

Doğan: Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçiye destek şart Haber

Doğan: Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçiye destek şart

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’da son günlerde etkili olan aşırı yağışların tarım alanlarında ciddi zararlara yol açtığını belirterek, değerlendirmelerde bulundu. Doğan, aşırı yağışlar nedeniyle özellikle buğday, mısır, karpuz ve kavun ekili alanların su altında kaldığını kaydederek, "Suyun çekilmesinin ardından zarar boyutu daha net ortaya çıkacaktır. Mevsim şartlarındaki öngörülemezlik tarım sektörünün ne denli kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir" dedi. İklim kaynaklı risklerin her geçen gün arttığına dikkat çeken Doğan, "Soğuk hava ve don olayları ürünlerimizi tehdit ederken, aşırı yağışlar sel felaketlerine neden olmakta; aşırı sıcaklar ise ciddi verim kayıplarına yol açmaktadır. Kuraklık dönemlerinde ise sulama faaliyetlerini dengeli bir şekilde yürütmek mümkün olamamaktadır. Açık alanda üretim yapan çiftçiler olarak doğal afetlere karşı koruma imkanlarımız oldukça sınırlıdır. Bu noktada yalnızca seralar kısmen koruma sağlayabilmektedir" ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ DESTEKSİZ KALIRSA ÜRETİM AKSAR” Tarım sektörünün yalnızca iklim şartlarıyla değil, aynı zamanda artan maliyetlerle de mücadele ettiğini belirten Doğan, akaryakıt, gübre ve diğer üretim girdilerindeki fiyat artışlarının çiftçiliği sürdürülebilir olmaktan uzaklaştırdığını ifade etti. Bu durumun üreticinin motivasyonunu ve geleceğe yönelik planlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Tarımın sürdürülebilirliği ve ülkenin gıda güvenliği açısından çiftçilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Başkan Doğan şunları söyledi: "Üreticinin yalnız bırakılması tarımsal üretimde aksamalara ve dışa bağımlılığın artmasına neden olacaktır. Çiftçilerin ekonomik ve iklim kaynaklı zorluklarını hafifletecek destek mekanizmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Üretim güvenliğinin sağlanması ve Türkiye’nin gıda bağımsızlığının korunması hayati öneme sahiptir."

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Su yönetiminde acil adım atılmazsa tarım tehlikede” Haber

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Su yönetiminde acil adım atılmazsa tarım tehlikede”

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye'nin en önemli tarım havzalarından biri olan Çukurova'da iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini belirterek, su yönetimi ve modern sulama sistemlerine geçiş konusunda acil ve somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Çukurova'nın iklim şartları uygun olduğunda yılın 365 günü tarım yapılabilen nadir bölgelerden biri olduğunu ifade eden Doğan, son yıllarda aşırı sıcaklar, kuraklık, don olayları ve ani yağışların üretimi ciddi biçimde tehdit ettiğini belirterek, "Biz çiftçiler adeta üstü açık bir fabrikada üretim yapıyoruz. Kuraklıkta su sıkıntısı yaşıyor, soğuklarda don, yoğun yağışlarda ise sel riskiyle karşılaşıyoruz" dedi. Küresel ısınmanın etkileriyle birlikte tatlı su kaynaklarının hızla azaldığını hatırlatan Doğan, mevcut rezervlerin yaklaşık yüzde 77'sinin tarımda kullanıldığını, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını ve 2030 yılına kadar ciddi bir kuraklık tehlikesinin kapıda olduğunu söyledi. Devlet Su İşleri'nin uzun vadeli çözümler konusunda daha kapsamlı adımlar atmasının önemli olduğunu ifade eden Doğan şöyle devam etti: "İl Kuraklık Komisyonu Üyesi olarak toplantılarda bu konuları düzenli olarak gündeme getiriyorum.'' 2025 yılı başında gerçekleştirilen toplantıda Çatalan Barajı'ndaki toplam suyun üçte ikisinin, Adana'ya sağlanan içme suyu pompaj seviyesinin altında kaldığı için kullanılamadığı, 127 rakım seviyesindeki barajda yalnızca 115 rakım üzerindeki suyu kullanabildiği söylenmiştir. Barajın 10 metre yükseltileceği ve su kapasitesinin iki katına çıkarılacağı bilgisi verilmiş, projenin 2026'da hazır olacağı belirtilmiştir. Ancak rafa kaldırılan bu projeden vazgeçilirse, sonuçları ağır olur; hem çiftçimize hem de millî ekonomimize büyük zarar verir. " Planlı sulama sistemlerine geçişin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Doğan, "Vahşi sulama yöntemleri tamamen terk edilmelidir. Damlama ve yağmurlama sistemleri yaygınlaştırılmalı, tek yıllık ürünlerde kullanılan damlama hortumlarına hibe desteği sağlanmalıdır. Suyun değeri önümüzdeki yıllarda petrolden bile daha fazla olacaktır. İnsan hareketliliği suyun bulunduğu bölgelere doğru kayacaktır. Sürdürülebilir tarım ancak doğru su politikalarıyla mümkün olacaktır. Yetkilileri zaman kaybetmeden kalıcı çözümler üretmeye davet ediyorum. Bugün atılacak adımlar yarının gıda güvenliğini koruyacaktır" şeklinde konuştu.

Tarım işçisi yevmiyesi 2026 belli oldu Haber

Tarım işçisi yevmiyesi 2026 belli oldu

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı tarım işçi ücretlerinin, 1 Şubat-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tarım işçilerinin günlük yevmiyesinin bin 385 TL olarak uygulanacağını belirterek, bu ücretin günlük 8 saat çalışma esasına göre hesaplandığını ve yüzde 10 aracı payı dahil olduğunu ifade etti. Doğan, yaptığı açıklamada, 2026 yılı tarım işçi ücretlerinin, işçi ve işveren temsilcilerinin uzlaşısıyla imzalanan protokol kapsamında belirlendiğini açıkladı.Doğan, 1 Şubat - 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tarım işçilerinin günlük yevmiyesinin bin 385 TL olarak uygulanacağını belirterek, bu ücretin günlük 8 saat çalışma esasına göre hesaplandığını ve yüzde 10 aracı payı dahil olduğunu ifade etti. İşin niteliğine göre farklı ücret uygulamalarının da karara bağlandığını söyleyen Doğan, "Paketleme işçiliğinde günlük ücret bin 275 TL olurken, budama işçiliği ücreti ise günlük yevmiyenin yüzde 12,5 fazlası olacak şekilde bin 560 TL'ye çıkarılmıştır" dedi. Ücretlerin ilerleyen yıllarda enflasyon oranlarına göre güncelleneceğini de vurgulayan Doğan, "Protokolde, izleyen yıllarda ücretlerin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon oranlarına göre her yıl Eylül ayında güncelleneceği de hüküm altına alınmıştır. Böylece hem işçilerimizin alım gücünün korunması hem de üreticimizin öngörülebilir bir maliyet yapısına kavuşması hedeflenmiştir" şeklinde konuştu. Tarımda sosyal dengenin önemine dikkat çeken Doğan, belirlenen ücretlerin hem üretici hem de tarım emekçileri açısından makul bir uzlaşının ürünü olduğunu ifade ederek, protokolün Çukurova genelinde uygulanacağını kaydetti. Doğan, "Emeğin karşılığının adil biçimde verilmesi, üretimin sürdürülebilirliği ve çalışma barışının korunması için bu tür mutabakatları son derece önemsiyoruz. 2026 yılı ücretlerinin tüm taraflara hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Sevgililer günü öncesi Adana’da güller kurudu Haber

Sevgililer günü öncesi Adana’da güller kurudu

Adana’da ocak ayında etkili olan zirai don, özellikle ısıtma sistemi bulunmayan seralarda üretim yapan gül yetiştiricilerini zor durumda bıraktı. Soğuk hava nedeniyle birçok serada güller dalında kururken, üretimdeki düşüş Sevgililer Günü öncesi artan taleple birleşince fiyatlar yaklaşık yüzde 50 oranında yükseldi. "ŞU ANDA 1 TANE DAHİ GÜL ALAMAYACAĞIZ" İHA muhabirine bilgi veren gül üreticisi Ogün Sever Okur, "Seramız don afetinden dolayı çok etkilendi. Don afeti nedeniyle güller dalında kurudu. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan sel sonucu da güllerde hastalık oluştu. Serasında ısıtma olmayan bütün üreticilerin gülleri kurudu. 14 Şubat için hazırlanırken, maalesef emekler boşa gitti. Ortalama 10 bin gül alacaktık dönüme ancak şu anda 1 tane dahi gül alamayacağız" dedi. "GÜLLERİN FİYATLARI YÜKSELECEK" Gül fiyatlarının serada 50 TL olmasını beklediklerini ancak şu anda fiyatların en az yüzde 50 zamlanacağını vurgulayan Okur, "Bu zirai don, gül fiyatlarını ciddi anlamda etkileyebilir. Fiyatların tavan yapmasını bekliyoruz. Fiyatların tanesinin 50 TL olmasını bekliyorduk ama şu anda gül olmadığı için olan güllerin fiyatları daha da yükselecek" diye konuştu. "FİYATLAR ŞU ANDA YÜZDE 50 ARTTI" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise, "Adana'da geçtiğimiz Ocak ayında kuvvetli bir zirai don oluştu. Gül serasının içerisinde ısıtma olmayan üreticilerimizin gülleri soğuktan etkilendi. Gül fiyatları 14 Şubat Sevgililer Günü'nde zirveyi görür ve üreticiler bu üründen para kazanırdı. Sevgililer Günü yaklaşırken bazı üreticimiz para kazanamayacak. Fiyatlar şu anda yüzde 50 arttı ve fiyatların 14 Şubat'ta daha da yükselmesi bekleniyor" şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin her geçen gün kendisini gösterdiğini anlatan Doğan, sera üreticilerinin artık ısıtma sistemi olmadan üretim yapmasının neredeyse imkansız olduğunu da sözlerine ekledi.

BDDK’nın kredi kartı adımına Mehmet Akın Doğan uyarı: “Limitler düşerse üretim sekteye uğrar” Haber

BDDK’nın kredi kartı adımına Mehmet Akın Doğan uyarı: “Limitler düşerse üretim sekteye uğrar”

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, BDDK tarafından planlanan kredi kartı limit düzenlemesinin tarım sektöründeki yansımalarına dikkat çekti. Doğan, limitlerin düşürülmesinin üretim süreçlerini zorlaştırabileceğini belirterek, tarımsal sürdürülebilirlik için mevcut finansal imkanların korunması gerektiğini vurguladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) 400 bin TL üzerindeki kredi kartı limitlerinin kullanılmayan kısımlarında indirime gitme hazırlığı, tarım sektöründe hassasiyetle takip ediliyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çiftçinin üretim planlamasında kredi kartı limitlerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade ederek, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim faaliyetlerinde kredi kartı finansal hareket alanı sağlıyor Son dönemde iklim değişikliği ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Doğan, kredi kartlarının çiftçiler için önemli bir finansal araç haline geldiğini söyledi. Doğan, "Çiftçilerimiz, üretimlerini kesintisiz sürdürebilmek adına kredi kartlarını aktif bir şekilde kullanmaktadır. Bu limitler sadece tarımsal girdilerde değil, çiftlik onarımlarından temel yaşam ihtiyaçlarına kadar pek çok alanda finansal bir güvence oluşturmaktadır" dedi. Limitlerin düşürülmesinin üretim çarkları üzerinde baskı oluşturabileceğine değinen Doğan, üreticinin dönemsel ihtiyaçlarına göre bu limitlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Harcamaların kısıtlanmasının üretimi aksatabileceğine işaret eden Doğan, "Borç yönetimiyle üretimini ayakta tutmaya çalışan çiftçimiz için limitlerin korunması, tarım sektöründeki istikrarın devamı açısından kritik bir öneme sahiptir. Limitlerdeki azalma, üretimin aksamasına ve sektörde beklenmedik mali zorlukların yaşanmasına zemin hazırlayabilir" uyarısında bulundu. Tarımın stratejik önemine ve gıda arz güvenliğine dikkat çeken Başkan Doğan, BDDK tarım sektörünün özel şartlarını değerlendirmeli, ülke ekonomisinin lokomotifi olan tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması için mevcut düzenlemeden vazgeçerek çiftçinin finansal hareket alanını korumalıdır ifadelerini kullandı.

Adana’da mandalina fiyatları dibe vurdu Haber

Adana’da mandalina fiyatları dibe vurdu

Türkiye'nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana'da mandalina dalında 3 TL, pazarda ise 5 TL'ye kadar geriledi.Türkiye narenciyesinin yüzde 40'ını karşılayan Adana'da bu sene 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinanın hasadı sürüyor. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Şimdilerde ise dalında 3 lira, pazarda ise 5 ile 10 lira arasında satılmasıyla en ucuz meyve oldu. Tarım aracılarının 27 Eylül'de başlattığı 9 günlük grev sonrası erkenci 6 cins mandalina aynı anda olgunlaşınca işçiler toplamaya yetişemedi ve birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen mandalinalar, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "İlk hasatta fiyatlar 8 ile 15 lira arasındaydı. Tarım aracıları 9 gün grev yapınca mandalina dalında kaldı. Grev bitince, işçiler bahçelere girince ürünler dalında hep zarar görmüştü. Erkenci cins mandalinanın raf ömrü çok kısa. Şu anda mandalinanın kilosu dalında 3 liraya kadar geriledi. Adana, Mersin ve Hatay'daki birçok bahçede erkenci mandalina grubu dalında kaldı. O ürünler raf ömrünü kaybetti. Bu mandalinanın yurt dışına gitme şansı yok" ifadelerini kullandı. "DALDAKİ ÜRÜNLER AKDENİZ MEYVE SİNEĞİ POPÜLASYONUNU ARTTIRIR" Mandalinaların toplanmasının 3-4 lira işçilik maliyeti olduğuna dikkat çeken Doğan, "Çiftçi mandalinayı hale gönderdiğinde eline kilogram başına 1 lira para belki geçecek. Bu ürünler dalda kaldı. Eğer dalındaki ürünler toplanmazsa gelecek sene Akdeniz meyve sineği popülasyonu artar. Bu ürünler, Akdeniz meyve sineği için besin kaynağı olur. Çiftçilere DFİF desteği verilmesini bekliyoruz" dedi. PAZARCI ESNAFI VE VATANDAŞ MEMNUN Pazarcı esnafı Halil Yılmaz ise bu sene mandalinanın bol olduğunu ve fiyatların bu sebeple düştüğünü belirterek işlerin iyi olduğunu anlattı.Mandalina almaya gelen vatandaşlardan Muzaffer Bay ise fiyatların geçen haftaya göre yüzde 50'den fazla düştüğünü belirterek, memnun olduklarını söyledi.

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Beklenen kar yağışı olursa 2026 yılında su sıkıntısı çekmeyeceğiz" Haber

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Beklenen kar yağışı olursa 2026 yılında su sıkıntısı çekmeyeceğiz"

Adana'da 4 gün boyunca aralıksız devam eden yağmur, Çukurova çiftçisini sevindirdi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Dolu savarlar yasaklandıktan sonra bugüne kadar yağmayan yağmurlar yağdı ve afet şeklinde olmadı. Bütün ovadaki ürünler suya doydu" dedi. 6 Aralık Cumartesi günü başlayıp 9 Aralık Salı gününe kadar devam eden yağmur, Çukurova'da çiftçiye merhem oldu. Soğan ve buğday tarlaları kuraklıkla karşı karşıya kalırken yağan yağışların ardından çiftçiye sevinç yaşattı. Kentte metrekareye düşen yağış, 70 kilogram olurken, Karataş ilçesinde metrekareye düşen yağış 100 kilogram oldu. Kent genelinde ekili araziler suya doydu. Dolu savar yasaklandı, yağmurlar yağdı Öte yandan valilik tarafından ekim ayında dolu savar kullanımı yağmurları engellediği gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bu yasaktan yaklaşık 2 ay sonra kuvvetli yağışların yağması çiftçiyi ayrıca mutlu etti.Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yağmurların çiftçiye can suyu olduğunu belirterek, "Beklenen ve özlenen yağmur nihayet Çukurova bölgesine yağdı. Eski kış yağmurları kendisini gösterdi. Bütün ovadaki ürünler suya doydu. Yüksek kesimlere kar yağdı ancak ileriki günlerde daha fazla kar yağışı olursa 2026 yılında da 2025 yılında olduğu gibi su sıkıntısı yaşamayacağız diye bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Yağmurlar hayal kırıklığından bizleri kurtardı" 2025 yılında DSİ tarafından kuraklık nedeniyle çoğu ürüne su verilmediğini hatırlatan Doğan, "Bu sene kuraklık sebebiyle çok mağdur olduk. Birçok ürüne su verilmedi. Eksik su verildi ve olması gereken suyun 3'te 1'iyle ovamız zor sulandı. 2026 yılına umutla bakarken kuraklık bizim umutlarımızı kırdı. Bu yağmurlar bizi hayal kırıklığından kurtardı. Böyle yağışların aralıklı olarak yağması 2026 yılında ürünlere su vermemizi sağlayacaktır" diye konuştu. "Dolu savar yasaklandı, yağış oldu" Dolu savar kullanımının yasaklanmasından sonra bu yağışların olmasının da kendilerini mutlu ettiğini belirten Doğan, "Adana genelinde valiliğimiz tarafından dolu savar kullanımı halk arasında bulutları, yağışı engellediği gerekçesiyle ikinci bir emre kadar yasaklanmıştı. Bunun bilimsel bir açıklaması yok ama bugüne kadar yağmayan yağmurlar yağdı ve afet şeklinde olmadı. Afet şeklinde olmayan her yağmur çiftçiyi mutlu eder" dedi.

TÜYAP 18. Adana Tarım ve Sera-Bahçe Fuarı kapılarını bugün açıyor Haber

TÜYAP 18. Adana Tarım ve Sera-Bahçe Fuarı kapılarını bugün açıyor

Bu yıl 18. kez düzenlenen 18. Adana Tarım ve Sera-Bahçe Fuarı, Türkiye’nin dört bir yanından üretici, yatırımcı, mühendis ve sektör temsilcilerini ağırlayarak tarımın geleceğine yön verecek yenilikleri tanıtmayı hedefliyor. Sürdürülebilir üretim modelleri ve iklim dostu tarım uygulamalarıyla öne çıkan fuar, hem sektör profesyonelleri hem de çiftçiler için bilgi ve iş birliği platformu oluşturuyor. Fuar, üreticilere yeni iş bağlantıları kurma fırsatı sunarken, sektöre yön veren firmalar için de yeniliklerini tanıtma alanı sağlıyor. Ziyaretçiler, tarımın geleceğini şekillendiren teknolojileri yakından inceleme imkânı bulacak. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı değerlendirmede, fuarın, Çukurova’nın tarımsal gücünü ve bölge çiftçisinin üretim vizyonunu ortaya koyduğunu belirtti. Doğan, tarımın Çukurova için stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, fuarın bölge çiftçilerine modern tarım uygulamaları, sürdürülebilir üretim teknikleri ve yeni pazarlara açılma fırsatı sunduğunu ifade etti. Yüreğir Ziraat Odası’nın fuarda narenciye, muz, avokado, karpuz, pamuk, yerfıstığı ve tropikal meyveler gibi Çukurova’nın verimli topraklarında yetişen ürünleri tanıtacağını belirten Doğan, bu çeşitliliğin bölgenin tarımsal rekabet gücünü artırdığını vurguladı. Doğan, fuarın, sadece bir sergi alanı değil, çiftçiler, tarım uzmanları ve teknoloji geliştiricileri için bilgi paylaşımı ve iş birliği platformu olduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.