#yurt dışı

İLKHABER-Gazetesi - yurt dışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, yurt dışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı’ndan yurt dışında marka alan firmalara kira ve pazarlama desteği Haber

Ticaret Bakanlığı’ndan yurt dışında marka alan firmalara kira ve pazarlama desteği

Ticaret Bakanlığı, Türkiye'de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştiren firmaların, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin devlet destekleri kapsamına alındığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, küresel ticaretin rotasının yeniden çizildiği, rekabetin yalnızca ürün odaklı değil, marka ve pazar hakimiyeti odaklı yaşandığı bugünlerde Türkiye'nin Made-in Türkiye damgalı ürünleriyle dünya pazarlarındaki gücünü her geçen gün artırdığı belirtildi. İhracatçıların küresel pazarlardaki elini güçlendirmek, katma değerli ihracatı artırmak ve Türkiye'nin stratejik hedefleri doğrultusunda dünya ticaretindeki payını yükseltmek amacıyla yeni ve stratejik bir adım attığına işaret edilen açıklamada, ülkenin güçlü üretim altyapısı, kalifiye insan kaynağı ve gelişmiş tedarik zinciri kapasitesinin, ihracatın temel taşını oluşturduğu aktarıldı. Bu gücün, uluslararası arenada hak ettiği karşılığı bulmasının, yalnızca ürün satarak değil, uluslararası marka ağlarına entegre olmakla mümkün olacağına dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu vizyon doğrultusunda, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülen Şirket ve Marka Alım Desteği mekanizmasının kapsamı genişletilmiş, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü doğrudan artıracak yeni bir destek unsuru devreye alınmıştır. Yeni düzenleme ile Türkiye'de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştirilen firmalarımızın, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetleri devlet destekleri kapsamına alınmıştır. DÜZENLEME İHRACATÇILARIMIZIN MARKALAŞMASINI DESTEKLEMEKTEDİR Söz konusu destekle yalnızca finansal katkı sağlamayacağı, aynı zamanda ihracatçıların küresel pazarlardaki konumlarını güçlendirecek stratejik bir vizyon ortaya konulacağına değinilerek, şirketlerin halihazırda tedarikçisi konumunda oldukları müşterileri ve pazarı hazır markaları satın alarak, ileri entegrasyon sağlamalarının desteklendiği, böylece uluslararası marka değerlerinin Türkiye'nin fikri mülkiyet havuzuna katılmasıyla, katma değerli büyümenin önünün açıldığı vurgulandı. "DÜZENLEME, İHRACATÇILARIMIZIN ULUSLARARASI PAZARLARDA MARKALAŞMIŞ OYUNCULAR OLMA VİZYONUNU DESTEKLEMEKTE" Düzenleme ile firmaların yabancı markaları satın alarak oluşturdukları dağıtım ve satış ağlarını, Made in Türkiye ürünlerinin dünya pazarlarına tanıtım üssü haline getirmelerinin teşvik edileceğinin altı çizilerek şu şekilde devam etti: "Satın alınan markaya ilişkin birimlerin kira giderleri ile markanın küresel bilinirliğine yönelik gerçekleştirilecek tanıtım ve pazarlama çalışmaları desteklenerek, markalarımızın yurt dışındaki rekabet gücü ve görünürlüğü artırılacaktır. Bu düzenleme, ihracatçılarımızın yalnızca üretici değil, uluslararası pazarlarda markalaşmış oyuncular olma vizyonunu desteklemektedir. Bakanlık olarak firmalarımızın yurt dışındaki faaliyetlerini kolaylaştırırken, yürütülen destek mekanizmalarının bütüncül ve esnek yapısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Yeni destek unsuru ile dünya pazarlarında, Türk malı ürünlerin bilinirliğinin artırılması, küresel perakende ağlarına erişimin kolaylaştırılması ve ihracatımızın çok kanallı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. İhracatçımızın her daim yanında olan Bakanlığımız, küresel rekabetin her alanında firmalarımızı desteklemeye ve ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşması için gerekli tüm enstrümanları hızla devreye almaya kararlıdır."

İhracatçının küresel pazarlarda elini güçlendirecek yeni hamle Haber

İhracatçının küresel pazarlarda elini güçlendirecek yeni hamle

İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, "şirket ve marka alım desteği" kapsamında şirketlerce satın alınan yurt dışında yerleşik şirketlerin/markaların destek kapsamına alınan yurt dışı birimlerine ilişkin kira giderleriyle paylaşımlı ofislere ilişkin üyelik giderleri, her birim başına yıllık 7 milyon 500 bin liraya kadar yüzde 50 oranında desteklenecek. Yurt dışı birimi kapsama alınan şirketlerin, satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili yine yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri için yüzde 50 oranında ve söz konusu yurt dışı biriminin bulunduğu her bir ülke için yıllık 9 milyon 500 bin liraya kadar destek sağlanacak. Desteklenen yurt dışı birimi bulunan şirketlerce, kapsama alınan yurt dışı biriminin bulunmadığı ülkelerde, satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderlerine de, yurt içi marka tescil belgesi bulunması ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescili için başvurulmuş olması koşuluyla, yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 9 milyon 500 bin liraya kadar destek verilecek. Yurt dışı birimi bulunmayan ancak yurt içi marka tescil belgesi olan ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescil başvurusu yapmış şirketlerce satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalarla ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 15 milyon liraya kadar desteklenecek. Şirketler, tanıtım desteğinden en fazla 4 yıl, kira gideri desteğinden her bir ülke için en fazla 4 yıl ve toplamda en fazla 25 birim için yararlandırılacak. YURT DIŞINDA YERLEŞİK İLERİ TEKNOLOJİYE SAHİP ŞİRKETLERİN ALIMI Yurt dışında yerleşik ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak nitelikte şirketlerin alımına yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderler yüzde 50 oranında ve yıllık 28 milyon liraya kadar desteklenecek. İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin alımında kullanılan kredi faiz giderlerinin, Türk lirası cinsi kredilerde 5 puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde 2 puanı toplam 171 milyon liraya kadar destek verilecek. Söz konusu tutar eski düzenlemede 45 milyon lira olarak belirlenmişti. "İHRACATÇILARIN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRACAK" Ticaret Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada, küresel ticaretin rotasının yeniden çizildiği, rekabetin yalnızca ürün odaklı değil marka ve pazar hakimiyeti odaklı yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin, "Made in Türkiye" damgalı ürünleriyle dünya pazarlarındaki gücünü her geçen gün perçinlediği ifade edildi. İhracatçının küresel pazarlarda elini güçlendirmek, katma değerli ihracatı artırmak ve Türkiye'nin stratejik hedefleri doğrultusunda dünya ticaretindeki payını yükseltmek adına söz konusu karar kapsamında yeni ve stratejik bir adım atıldığına işaret edilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu: "Ülkemizin güçlü üretim altyapısı, kalifiye insan kaynağı ve tedarik zinciri kapasitesi ihracatımızın temel taşıdır. Ancak bu gücün uluslararası arenada hak ettiği karşılığı bulması, yalnızca ürün satmakla değil, uluslararası marka ağlarına entegre olmakla mümkündür. Bu vizyonla, İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülen 'şirket ve marka alım desteği' mekanizmasının kapsamı genişletilerek, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü doğrudan artıracak yeni bir destek unsuru devreye alınmıştır." "KATMA DEĞERLİ BÜYÜMENİN ÖNÜ AÇILMAKTADIR" Açıklamada, Türkiye'de üretim ve tedarik süreçleri gerçekleştirilen firmaların, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin devlet destekleri kapsamına alındığı bildirildi. Bu destekle yalnızca finansal bir katkı değil, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumlarını güçlendirecek stratejik bir vizyonun da ortaya konulduğu belirtilen açıklamada, "Bu kapsamda, şirketlerimizin halihazırda tedarikçisi konumunda oldukları müşterileri ve pazarı hazır markaları satın alarak ileri entegrasyon sağlamaları desteklenmekte, böylece uluslararası marka değerlerinin ülkemizin fikri mülkiyet havuzuna katılmasıyla katma değerli büyümenin önü açılmaktadır." ifadesi kullanıldı. "KARAR ÇATISI ALTINDAKİ ESNEK YAPIYI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ" Yapılan stratejik hamleyle firmaların yabancı markaları satın alarak oluşturdukları dağıtım ve satış ağlarını "Made in Türkiye" vurgulu ürünlerin dünya pazarlarına tanıtım üssü haline getirmesinin teşvik edileceği kaydedilen açıklamada, satın alınan markaya ilişkin birimlerin kira giderleri ve markanın küresel bilinirliğine yönelik gerçekleştirilecek tanıtım ve pazarlama çalışmaları desteklenerek markaların yurt dışındaki rekabet güçleri ve görünürlüklerinin artırılacağı bildirildi. Açıklamada, düzenlemenin, ihracatçıların sadece üretici değil, uluslararası pazarlarda markalaşmış oyuncular olma vizyonunu da desteklediğine vurgu yapılarak, şunlar kaydedildi: "Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yurt dışındaki faaliyetlerini kolaylaştıran, İhracat Destekleri Hakkında Karar çatısı altındaki bu bütüncül ve esnek yapıyı güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu yeni destek unsuru ile dünya pazarlarında Türk malı ürünlerinin bilinirliğinin artırılması, küresel perakende ağlarına erişimin kolaylaştırılması ve ihracatımızın çok kanallı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. İhracatçımızın her daim yanında olan Bakanlığımız, küresel rekabetin her alanında firmalarımızın yanında olmaya ve ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşması için gerekli tüm enstrümanları hızla devreye almaya kararlıdır."

Dr. Şevkin: 11 milyon 897 bin kişi yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptı Haber

Dr. Şevkin: 11 milyon 897 bin kişi yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptı

Türkiye’de artan yüksek fiyatlar ve ağır vergiler nedeniyle vatandaşların yurt dışına yaptığı ziyaretlerde harcamalarının önemli ölçüde arttığını belirtti. CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, yurtiçindeki vatandaşların toplam finansal borcunun rekor kırarak 6,1 trilyon liraya ulaştığını kaydederek, Türkiye’nin ekonomik kriz sarmalında olduğunu ve yüksek fiyatlar ile TL’nin yurtdışı harcamalarda ciddi etkiler yarattığını vurguladı. “2025’TE TÜRKİYE’DEN YURT DIŞINA GİDENLER 9,6 MİLYAR DOLAR HARCADI” 2025 yılında Türkiye’den yurt dışına ziyarete giden 11 milyon 897 bin kişinin yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptığını belirten Dr. Şevkin şunları söyledi: “Yapılan toplam harcama önceki yıla göre yüzde 24 oranında arttı. 2024 yılında 680 dolar olan yurt dışında yapılan kişi başına harcama 2025 yılında 807 dolara kadar çıktı. Bu şimdiye kadar yapılan en yüksek kişi başına harcamayı oluşturuyor. Hem yurt dışına çıkanların sayısında hem de yurt dışında yapılan harcamalardaki artış, son aylarda kamuoyuna sıkça yansıyan, özellikle ülkenin Batısındaki komşu ülkelere yapılan günübirlik ya da bir-iki günlük seyahatlerde vatandaşların, başta et ve yağ olmak üzere temel gıda maddeleri, giyecek ve içecek gibi ihtiyaçlarını Türkiye’ye göre çok daha ucuz fiyatlarla karşıladıklarına ilişkin görüntülerle de örtüşüyor.” “VATANDAŞIN TOPLAM FİNANSAL BORCU 6,1 TRİLYON LİRAYI BULDU” Dr. Şevkin, “İmkanı olan vatandaşlar temel gıda maddeleri daha ucuz olduğu için yakın ülkelere 1-2 günlük ziyarette bulunuyor. Bu gerçeklik de ülkemiz ekonomisinin ne hallere düşürüldüğünü açıkça gösteriyor. Sektörün vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan kredi borçları ise 113 milyar liralık büyümeyle 200,5 milyar liraya kadar çıktı. Söz konusu haftada 29,2 milyar lira artan bireysel kredi borçları 3 trilyon 93 milyar liraya yükseldi. Kredi kartı borç bakiyesi ise 37,3 milyar lira artarak 2 trilyon 880 milyar liraya çıktı. Merkez Bankası’nın verilerine göre Eylül 2025 itibariyle vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunuyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlarıyla birlikte vatandaşın toplam finansal borcu 6,1 trilyon lirayı buluyor” ifadelerini kullandı. Dr. Şevkin, “Toplumun her kesiminde bir umutsuzluk hakim. İşçisi, çiftçisi, KOBİ’si, emeklisi, asgari ücretlisi, öğrencisi, öğretmeni, ev kadını ve küçük yaştaki çocuklar bile büyük kaygı içerisinde. Üretim ekonomisini gözardı eden hükümet, tüm sorunları vatandaşın sırtına yüklüyor” dedi.

Rüşvet davasında kritik karar: Rezan Epözdemir tahliye edildi Haber

Rüşvet davasında kritik karar: Rezan Epözdemir tahliye edildi

Avukat Rezan Epözdemir hakkında ‘rüşvete aracılık etmek’ suçundan yargılandığı davada, yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartı ile tahliye kararı verildi.Avukat Rezan Epözdemir hakkında 2021 yılında bir dosyada tutuklu bulunan 2 şahsın tahliyesi ve ev hapsi şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması hususunda rüşvete aracılık ettiği ve bundan menfaat elde ettiğine ilişkin soruşturma başlatılmıştı. 13 Ekim günü Epözdemir’e ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede Rezan Epözdemir’in ‘rüşvete aracılık etmek’ suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenen iddianame kabul edilmişti. Öte yandan eski savcı Cengiz Ç.'nin de sanık olarak yargılanması nedeniyle dosyalar Yargıtay'da birleşmişti. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nde görülen dava kapsamında Rezan Epözdemir’in dışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. Rezan Epözdemir’in tek tutuklu olduğu dosyanın bu olması nedeniyle bugün cezaevinden çıkması bekleniyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Rezan Epözdemir’in Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir soruşturma dosyasında tutuklu bulunan Zekeriye Y. ve Ahmet Mesut Y. isimli şahısların tahliyesi ile daha sonra ‘ev hapsi’ şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması hususunda rüşvete aracılık ettiği, ayrıca bu suretle menfaat temin ettiğine ilişkin ihbar üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. Hazırlanan iddianamede, olaydaki rüşvet eylemi nedeniyle meslekten ihraç edilen Cengiz Ç. ile Atalay D. isimli şahıslar arasında bir konuşma geçtiği, konuşmada alınan paranın ‘Rezan’ isimli bir şahsa götürüleceğine dair ibarelerin bulunduğu kaydedildi. Tanık olarak dinlenen Atalay D.’nin "Görüşmede Rezan olarak geçen kişi Rezan Epözdemir’dir. Nurbari E. ile Zekeriya Y. isimli şahıslar makaron dosyasında birlikte şüpheliydiler. Operasyon dosyası o dönem Bakırköy Adliyesi’nde savcı olarak görev yapan Cengiz Ç.’deydi. Dosyada yapılan ilk operasyonda Nurbari tutuklanmadı. Zekeriya ise tutuklanmıştı. Nurbari E. bana ‘Senin Cengiz Ç. ve Rezan’la aran iyidir. Görüş, dosyada bize yardımcı olsunlar’ dedi. Bunun üzerine ben hem Rezan ile hem de Cengiz Ç. ile görüştüm. Cengiz ve Rezan bana 150 bin dolar rüşvet karşılığında tahliye yapabileceklerini söylediler. Durumu Nurbari E.’ye ilettim. 150 bin dolar rüşvet Zekeriya’nın tahliyesi karşılığında gayriresmi ortağı olan Nurbari E. tarafından bana getirildi. Bu paranın 75 bin dolarlık kısmı ise Cengiz Ç. tarafından benim ikametimden alındı. Cengiz parayı alırken parayı Rezan’a vermek üzere ofisine götüreceğini söyledi ancak ayrıldıktan sonra Rezan ile buluşup dışarıda da vermiş olabilir. Nerede buluştuklarını bilmiyorum" dediği belirtildi. MASAK raporuna da yer verilen iddianamede, Epözdemir’in Cengiz Ç.’nin oğluna 2017’de 600 lira burs ödemesi göndermesi hususlarının dikkat çekici olduğu, Atalay D.’nin Epözdemir’e 2018’de bin 268 lira yatırdığının görüldüğü, ayrıca Cengiz Ç.’nin de Atalay D. ile aralarında para transfer işlemlerinin bulunduğu belirtildi. İddianamede, Epözdemir’in savunmasında, beyanlardaki tarihin uyumsuz olduğunu belirttiği ancak olaya ilişkin diğer kayıtlarda rüşvetin yalnızca tahliyeye değil, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına da ilişkin olduğunun anlaşıldığı, diğer mesaj kayıtları incelendiğinde ise Zekeriye Y.K. isimli şahsın tahliye tarihi olan 15 Haziran 2021’den 2 gün sonrasına ait olan ve Atalay D. ile Nurbari E., Selahattin G. ve Gökhan A. arasında 17-18 Haziran 2021 tarihlerinde yapılan yazışmalardan para konusunda sorun yaşandığını, istenilen paranın verilemeyeceği yönünde açıklamalar bulunduğunun anlaşıldığı aktarıldı. Adli kontrol kararının kaldırılması veya adli kontrol tedbirinin değiştirilmesi ile ilgili 16 Temmuz 2021 ve 23 Ağustos 2021’de itirazın reddine karar verilmesine rağmen 27 Ağustos 2021’de aynı konu hakkında tekrar talepte bulunulduğunun kaydedildiği iddianamede, mesaj yazışmaları ve HTS kayıtlarına göre o tarihlerde izinli olan Cengiz Ç’nin süreci takip ettiğinin ve neticede talep doğrultusunda 29 Ağustos 2021’de karar verildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla rüşvete konu anlaşmanın 29 Ağustos 2021’de tamamlandığının anlaşıldığı, açıklanan sebeplerle tarihler arasındaki uyumsuzluğun olağan olduğunun değerlendirildiği kaydedildi. Ele geçirilen bonoların toplam bedelinin 2 milyon 490 bin lira olduğunun belirtildiği iddianamede, bonoların düzenlendiği tarihte hakim-savcı maaşlarının ortalama 11-12 bin lira olduğu, kaba bir hesapla Cengiz Ç.’nin aldığı maaştan yaklaşık 18 yıl hiçbir harcama yapmadan ancak ödeyebileceği bir tutara tekabül ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu aktarıldı. Epözdemir’in Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyasında tutuklu bulunan Zekeriya Y. ve Ahmet Mesut Y. isimli şahısların tahliyesi ve akabinde ev hapsi şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması hususunda rüşvete aracılık ettiği ve bu suretle de menfaat temin ettiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, Rezan Epözdemir’in ‘rüşvete aracılık etmek’ suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Yurt dışından telefon getirenler dikkat: Yeni dönem başlıyor Haber

Yurt dışından telefon getirenler dikkat: Yeni dönem başlıyor

Yurt dışından cep telefonu getirip Türkiye’de kullanma dönemi sona eriyor. Artan IMEI kayıt ücretleri ve ek maliyetler, yurt dışından telefon almayı neredeyse imkânsız hale getirirken, “ucuz telefon” avantajı da tamamen ortadan kalkıyor. Yeni düzenlemelerle birlikte sınır ötesi alışveriş artık bir fırsat değil, ciddi bir maddi risk olarak görülüyor. IMEI KAYIT ÜCRETLERİ REKOR KIRIYOR 2025 yılında 45 bin 614 TL olarak uygulanan yurt dışı telefon kayıt harcı, yeniden değerleme oranlarıyla birlikte 2026’da 57 bin TL’yi aşacak. Sektör temsilcileri, bu artışın yurt dışı telefon pazarını fiilen bitireceğini ifade ediyor. Geçmişte birkaç bin lira olan harçlarla mümkün olan yurt dışı telefon alımının, yeni rakamlarla hiçbir ekonomik avantaj sunmadığı belirtiliyor. “UCUZ TELEFON” DÖNEMİ RESMEN BİTİYOR Uzmanlara göre, yurt dışından getirilen cihazların toplam maliyeti artık Türkiye’de satılan resmi, garantili telefonların fiyatlarının da üzerine çıkıyor. Bu durum, tüketiciyi yerli pazara yönlendirirken, kayıt dışı yollarla telefon kullanma eğilimini de artırıyor. KAÇAK YÖNTEMLER BÜYÜK RİSK TAŞIYOR Yüksek IMEI kayıt ücretlerinden kaçmak isteyen bazı kullanıcılar, “IMEI kopyalama” ve yasa dışı yazılımlar gibi yöntemlere başvuruyor. Ancak bu işlemler hem suç teşkil ediyor hem de telefonları ciddi siber tehditlere açık hale getiriyor. Uzmanlar, bu tür işlemler sırasında cihazların güvenlik sistemlerinin devre dışı bırakıldığını ve casus yazılımların kolayca telefona sızabildiğini vurguluyor. BANKA HESAPLARI VE KİŞİSEL VERİLER TEHLİKEDE Kaçak kayıt işlemleri sırasında yüklenen bilinmeyen yazılımlar, banka uygulamalarına erişimden kişisel verilerin çalınmasına kadar birçok riski beraberinde getiriyor. Uzmanlar, birkaç bin lira tasarruf etmek isterken kullanıcıların tüm birikimlerini kaybedebileceği uyarısında bulunuyor. Rehberdeki kişilere zararlı mesajlar gönderilmesi ve hesapların boşaltılması gibi vakaların arttığına dikkat çekiliyor. İÇ PAZARDA HAREKETLİLİK BEKLENİYOR Yeni zamlı tarife yürürlüğe girmeden önce pasaport kaydı yaptırmak isteyenler için yıl sonu “son fırsat” olarak görülüyor. Ancak 2026 itibarıyla yurt dışından telefon getirmenin cazibesini tamamen yitirmesi bekleniyor. Uzmanlara göre, garanti ve güvenlik avantajları nedeniyle tüketiciler resmi yollarla ithal edilen cihazlara yönelecek ve iç pazarda satışlar artacak.Artan IMEI kayıt ücretleriyle birlikte yurt dışından telefon getirme dönemi kapanırken, uzmanlar tüketicileri hem maddi kayıplara hem de siber risklere karşı dikkatli olmaya çağırıyor.

SON DAKİKA: Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Gülter neden gözaltında? Soruşturmada son durum ne? Haber

SON DAKİKA: Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Gülter neden gözaltında? Soruşturmada son durum ne?

Yalova’da “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un şüpheli ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı evde bulunduğu belirtilen arkadaşı Sultan Nur Ulu, İstanbul Büyükçekmece’de yurt dışına kaçma hazırlığı yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı. Operasyonda evde bulunan 17 yaşındaki İrem isimli bir genç de gözaltına alınanlar arasında yer aldı. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri için Yalova’ya getirildi. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen üç kişi, ardından Yalova Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi. Şüpheliler hakkındaki işlemler devam ediyor. Soruşturma cinayet şüphesiyle derinleşiyor Çınarcık Harmanlar Mahallesi’ndeki 6 katlı binada yaşayan Gül Tut, evinin teras penceresinden düşerek yaşamını yitirmişti. Olay başlangıçta “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti ancak savcılık tarafından yürütülen incelemelerde cinayet ihtimalinin güçlendiği öğrenildi. Bir süredir teknik takibe alındığı öne sürülen Gülter ve Ulu’nun, yurt dışına çıkış hazırlığı yaptıkları yönündeki bilgi üzerine gözaltı kararı verildi. Polis ekipleri, şüphelileri valizleriyle binadan çıkarken yakaladı. Kritik rapor bugün savcılıkta CNN Türk İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ, soruşturmaya ilişkin önemli detaylar paylaştı. Uludağ’a göre, kasten öldürme şüphesini güçlendiren bulgular savcılığa ulaştı. Olay yerindeki izlerin, “itme mi yoksa kaza sonucu düşme mi” sorusuna yanıt verecek kritik rapor bugün savcılığa teslim edildi.Savcılığın, elde edilen veriler sonucunda şüphelilerin kaçma ihtimaline karşı adım adım takip edildiği aktarıldı. Gülter ve Ulu’nun artık tanık değil, şüpheli statüsünde ifade vereceği belirtiliyor. Evin güvenlik detayları şüpheyi artırdı Soruşturmada dikkat çeken bir başka nokta, Gül Tut’un evindeki güvenlik önlemleri oldu. Kapıda ileri düzey kilit sistemi bulunduğu, evin farklı noktalarına beş güvenlik kamerası yerleştirildiği tespit edildi. Ancak olay günü salondaki kameranın fişinin çekildiği belirlendi. Bu durum, olay anının kaydedilmesini engellediği için önemli bir soru işareti olarak değerlendiriliyor. Savcılıkta güçlü belgeler bulunduğu iddia edildi Soruşturma kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, savcılığın elinde iddiaları destekleyen ciddi bilgi ve belgeler bulunuyor. Bu nedenle dosya, şüpheli ölümden cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. Şüphelilerin ifadelerinin ardından dosyanın mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Yurt dışı çıkış harcı 710 TL oldu: Yeni dönem başlıyor! Haber

Yurt dışı çıkış harcı 710 TL oldu: Yeni dönem başlıyor!

Yurt dışına çıkış harcının uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleyen tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı.Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İşleri İdari Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğe göre, Yurt dışına çıkış harç tutarı 710 Türk lirası olarak belirlendi. Yurt dışına çıkış harcı, yurt dışına çıkmadan evvel vergi daireleri, mal müdürlükleri, gümrük saymanlıkları, defterdarlık muhasebe müdürlükleri, yetkili bankalar ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) veznelerine makbuz karşılığında ödenecek. Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığının Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulamaları ile yetkili bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla da yurt dışına çıkış harcı ödenebilecek. Kimler harçtan muaf? Yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından; Çıkış tarihi itibarıyla yurt dışında oturma izni bulunanlar, 7 yaşını doldurmamış olanlar, Pasavan ve benzeri belgelerle çıkış yapanlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kimlik belgesiyle çıkış yapanlar, Yurt dışına ticari amaçla sefer yapan kara, deniz, hava ve demiryolu toplu taşıma ve yük taşıma araçlarının mürettebatı olanlar harçtan muaf olacak. Ticari araç mürettebatı olarak yurt dışına çıkışlarda harç muafiyeti, fiilen ticari araçta görevli olarak araçla birlikte yurt dışına çıkanlar için uygulanacak. Karayolu ticari araç mürettebatına ilişkin muafiyet, ticari taksi, minibüs ve kamyonetler için bir kişi, diğer motorlu kara taşıtlarında ise en fazla üç kişi için uygulanacak. Kontroller artık elektronik sistem üzerinden Yurt dışı çıkış harcının pul yerine artık elektronik olarak ödenmesi ile kontroller sistem üzerinden yapılacak. Yurt dışına çıkışlarda; vergi dairesi, yetkili bankalar ve PTT veznelerine makbuz karşılığında yapılan ödemeler ile Gelir İdaresi Başkanlığının Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulamaları, yetkili bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla yapılan ödemelerde, harcın ödendiği sistem üzerinden kontrol edilecek ve çıkış yapılması üzerine kontrol edilen harç tutarının kullanıldığı sisteme işlenecek. Mal müdürlükleri, gümrük saymanlıkları ve defterdarlık muhasebe müdürlüklerine makbuz karşılığında yapılan ödemelerde harç ödemesine ait makbuz, çıkış kapılarında görevli emniyet mensupları tarafından iptal kaşesi uygulanarak kontrol edilecek. 10 Ocak’a kadar eski fiyat uygulaması Yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle hesaplanan harcın uygulanacağı yılın ocak ayının onuncu günü sonuna kadar yapılan yurt dışına çıkışlarda, bir önceki yılın sonu itibarıyla geçerli tutar üzerinden harcın ödenmiş olması durumunda, ödenmiş harç tutarı ile işlem yapılacak ve bu harç ödemeleri için fark istenmeyecek. Vatandaşlar 2024 yılı içerisinde ödemiş oldukları harç ile 10 Ocak tarihine kadar yurt dışına çıkmaları halinde fark ödemeyecek. Ancak 10 Ocak tarihine kadar yurt dışına çıkacak olan vatandaşlar 2025 yılı içirişinde harç yatırmaları halinde 2025 yılı için belirlenen 710 Türk lirası ödeme yapacak. Yurt dışına çıkış işleminin 10 Ocak'tan sonra olması durumunda vatandaşlar her durumda 2025 yılı için belirlenen ücreti ödeyecek.

Sahte belgelerle yurtdışı eğitim kredisi alan 149 şüpheliye operasyon: 103 gözaltı Haber

Sahte belgelerle yurtdışı eğitim kredisi alan 149 şüpheliye operasyon: 103 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı sahtecilik ve dolandırıcılık operasyonunda, sahte belgelerle yurt dışı eğitim kredisi almak için başvuran 149 şüpheliden 103'ü gözaltına alındı. Şüpheliler, yurt dışındaki üniversitelerde doktora yapıyormuş gibi gösterilerek kredi desteği aldı. Başsavcılık, lisans mezunu olmayan ve yurtdışı çıkış kaydı bulunmayan şüphelilerin sahte belgelerle bu kredilere başvurduklarını belirledi. Operasyonun ardından firar eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. BİRÇOĞU ÜNİVERSİTE MEZUNU BİLE DEĞİL! Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sahte belgelerle usulsüz bir şekilde yurt dışı eğitim kredisi desteği alan 149 şüpheliye yönelik büyük bir operasyon başlattı. Şüpheliler, yurtdışı eğitim müşavirliklerince düzenlenen sahte belgelerle yurt dışı eğitim kredi desteğine başvurmuş, bazıları doktora yapıyormuş gibi gösterilerek kredi almıştı. Başsavcılık, yurtdışında Almanya, İsviçre ve İzlanda gibi ülkelerde faaliyet gösteren üniversitelerde eğitim aldığı iddiasıyla kredi desteği alan bu kişilerin arasında lisans mezunu dahi olmayanlar ve yurtdışı çıkış kaydı bulunmayanlar da yer alıyordu. 103 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA! Soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Başsavcılık, söz konusu 149 şüphelinin yurt dışında eğitim aldıklarını gösteren sahte belgelerle başvurdukları yurt dışı eğitim kredilerinin usulsüz olduğunu belirledi. Yapılan operasyon kapsamında, 17 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda 103 şüpheli gözaltına alındı. Firar eden diğer şüphelilerin yakalanması için ise Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Bu operasyonda yakalanan şüpheliler hakkında soruşturmanın derinleştirilerek devam edeceği bildirildi. Operasyon, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına karşı yürütülen etkin mücadelenin bir parçası olarak büyük bir önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.