#zayıflama

İLKHABER-Gazetesi - zayıflama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, zayıflama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Obezite cerrahisi düşünenler dikkat! Kiloların kalıcı olması bu 4 kurala bağlı Haber

Obezite cerrahisi düşünenler dikkat! Kiloların kalıcı olması bu 4 kurala bağlı

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağının büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı olduğunu belirterek, "Cerrahi müdahale mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir" dedi. Günümüzde obezite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek dünya genelinde hızla yayılan ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelmiş durumda. Obezite, artık tüm yaş gruplarını etkileyen yaygın bir sağlık tehdidi olarak karşımıza çıkıyor. Obezitenin, bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve hatta erken ölümlere zemin hazırladığını belirten Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, "Obezite cerrahisi, ileri derecede kilo problemi yaşayan bireylerde, kilo kaybını sağlamak ve obeziteye bağlı hastalıkların riskini azaltmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Ancak, verilen kiloların kalıcı olması, hastaların da bu sürece aktif ve olumlu bir şekilde katılımı ile mümkündür" diyerek obezite cerrahisi hakkında bilgiler verdi. Obezite hastalıklara kapı aralıyor Op. Dr. Şanal, obezite başta tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, "Bununla birlikte kas-iskelet sistemi sorunları, solunum problemleri ve bazı kanser türleri ile de doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle obezite, önüne geçilmesi gereken ciddi ve küresel bir sağlık sorunudur. Obezite cerrahisinde kullanılan yöntemler; mide hacmini küçülterek besin alımını kısıtlamayı, bağırsakların bir bölümünü devre dışı bırakarak emilimi azaltmayı ya da her iki etkiyi birlikte oluşturarak kalıcı kilo kaybı sağlamayı hedefler. Bu yönüyle obezite cerrahisi, düşünülenin aksine yalnızca estetik bir müdahale olmayıp, hastanın yaşam süresi ve kalitesini artıran önemli bir sağlık uygulamasıdır" dedi. Her birey için uygun olmayabilir Obezite cerrahisi her kilolu birey için uygun bir yöntem olmadığından hasta seçiminin büyük önem taşıdığını kaydeden Şanal, "Genel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 35 ve üzeri olan ya da VKİ 30’un üzerinde olup obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler bu tedavi için aday kabul edilir. Bununla birlikte; daha önce diyet, egzersiz ve medikal tedavi yöntemlerinden yeterli sonuç alamamış olmak, ameliyata engel teşkil edecek ciddi bir sağlık sorununun bulunmaması ve hastanın ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayabilecek durumda olması gerekmektedir. Tüm bu kriterler, multidisipliner bir ekip tarafından detaylı şekilde değerlendirilerek kişiye en uygun tedavi planı belirlenir" diye konuştu. Cerrahiden sonrası da önemli Obezite cerrahisinin sonrasında tamamen risksiz bir süreçten söz etmenin mümkün olmadığını kaydeden Şanal, şunları söyledi: "Zamanla mide hacminde bir miktar genişleme yaşanabilir veya hastalar eski beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir. Özellikle yüksek kalorili sıvı gıdaların tüketimi, sık ve kontrolsüz atıştırma gibi davranışlar yeniden kilo alımına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle cerrahi tedavi, tek başına bir çözüm değil; yaşam boyu devam etmesi gereken bir disiplinin ilk adımı olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlıdır. Cerrahi müdahale; mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir. Uzman hekimlerin önerdiği kurallara uyulması, rutin doktor kontrollerinin aksatılmaması, diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programına sadık kalınması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması durumunda elde edilen kilo kaybını uzun vadede korumak mümkündür."

Kilolu 4 kardeşin zayıflama mücadelesi Haber

Kilolu 4 kardeşin zayıflama mücadelesi

Tokat’ta yaşayan 4 kardeş fazla kilolarından kurtulmak için gösterdikleri çabalarıyla dikkat çekiyor. Tokat’ta yaşayan Semih(18), Sema(24), Büşra(22) ve Münire(21) Alsancak kardeşler fazla kilo sorununa çözüm bulmak için harekete geçtiler. 4 kardeş başladıkları diyette hedeflerine doğru hızla yol aldılar. 3 ay gibi kısa bir sürede 4 kardeş toplamda 79 kilo vermeyi başardı. Alsancak kardeşler birbirlerine olan destekleriyle başardıklarını belirttiler. Alsancak kardeşler, içlerinden pes etmeyi düşünenin olduğunda diğerlerinin onu ikna ettiğini belirtti. "Bilinç altımıza işlemişti" Kilo vermek için çok çabaladıklarını belirten Sema Alsancak, "Artık yaşantımızdan rahatsız olmaya başlamıştık. Sosyal çevremizden aldığımız tepkiler bilinç altımıza işlemişti. Daha öncesinde de yaşadığımız çevresel faktörler de etkili olduğu diyebiliriz. En çokta insan aynaya baktığında kendisini güzel hissetmesini gerektiğini anladığımda kendi adıma bu şekilde başladı diyebilirim. Bu çok zor ve psikolojik bir süreç. Boğazınızı tutabiliyorsunuz ama bilinç altınızda oluşan etkenleri motive etmek çok zor olduğu için içimizden birisi diyeti bozacak olduğumuz da diğerimiz diğer kardeşimizi uyarıyor. Birlikte olduğumuz sürece psikolojik anlamda da sağlam oluyoruz. Ben diyete 110 kilo ile başlamıştım. Yaklaşık 4 ay da 88 kiloya düştüm. Beni görenler ilk başta tanıyamadı. ’Ne kadar değişmişsin’ gibi dönüşler aldım. Aynaya baktığımda bunu ben de fark ediyorum. Önceden fotoğraf dahi çektirmek istemiyordum ama şu anda gayet mutluyum. Vücudum da kemik olduğunu anladım. Bu süreci devam ettirmek için bu gibi etkenler benim için motivasyon kaynağı oluyor" diye konuştu. "Tek kişi diyet yaptığı zaman çok zor oluyor" Birbirlerine çok destek olduklarını belirten Semih Alsancak, "Biz 4 kardeşiz. Aralarında ki en kilolu olan bendim. Sosyal çevremde arkadaşlarımın bakışları falan beni çok rahatsız ediyordu. Kendimi aynada gördüğüm zaman beğenmiyordum. Sosyal çevremden rahatsız edici şeyler duyuyordum. Artık okula gitmek bile istemiyordum. Kendime bir zaman sonra artık başlamalıyım dedim. Çünkü hayatın bu şekilde gitmeyeceği anladım. Kilo vermeliyim, istediğim kıyafetleri giymeliyim dedim. Mağazaya gittiğim zaman istediğim kıyafetleri giyememek beni üzüyordu. Bu sebeplerden dolayı dışarı çıkamadığım için asosyal oluyorsun. Etrafımda ki insanların söylemleri beni gaza getirdi ve bu şekilde başladı. Toplamda yaklaşık 3.5 ayda 33 kilo verdim. Bu sürece devam ediyorum ve çok mutluyum. Artık pantolon giyebiliyorum ve mağazadan istediğim kıyafeti alabiliyorum. O yüzden de kilo vermeye de devam edeceğim. Kardeşlerimle aramızda rekabet esprisi oluyor. Pes eden olursa da birbirimizi uyarıyoruz. Ben bir öğünü kaçırdığım zaman ablam beni uyarıyor. Ablam bir öğünü kaçırdığı zaman da ben uyarıyorum. Birbirimize hep motivasyon ve destek veriyoruz. 4 kardeş olarak başlamamız daha iyi oldu. Çünkü tek kişi diyet yaptığı zaman çok zor oluyor. Ben bu süreçten de geçmiştim ama olmuyor. 4 kardeş olduğumuz zaman birbirimizi güzelce uyarıyoruz. Böyle olduğu zaman birbirimize destek ve motivasyonu daha iyi verebiliyoruz. Hedefim 80 kiloya düşüp, sarkmaları kasa çevirmek. Kısacası zayıflamak istiyorum" diye konuştu.

Liposuction Nedir? Tek başına zayıflamada etkili mi? Haber

Liposuction Nedir? Tek başına zayıflamada etkili mi?

Emre Ekici (İLKHABER)-  Son 10 yıldır Kadınlar arasında oldukça popüler olan ve adını sıkça duyduğumuz Liposuction uygulaması en etkili inceltme uygulamasından biri. Liposuction, vücudun farklı bölgelerindeki istenmeyen yağ birikimlerini azaltmayı amaçlayan bir cerrahi işlemdir. Geleneksel liposuction prosedürü, bir vakum cihazı kullanarak yağ hücrelerini ve selülitleri emerek gerçekleştirilirken, laser liposuction ise lazer enerjisini kullanarak yağ hücrelerini eritmeye odaklanır. İşlem sırasında, cilt üzerine küçük bir kesik yapılır ve lazer probu bu kesikten cildin altına yerleştirilir. Lazer ışığı, yağ hücrelerinin zarlarını parçalayarak yağ dokusunu eritir. Eritilen yağ daha sonra vakumla emilir veya vücut tarafından doğal olarak atılır. Bu yöntemin en büyük avantajlarından biri, cilt altı dokuya zarar vermeden yağ hücrelerini hedeflemesidir. Ayrıca, lazerin cilt altında kollajen üretimini teşvik ettiği ve cildin sıkılaşmasını sağladığı da belirtilmektedir. Bu nedenle, lazer liposuction işlemi uygulanan bölgelerde sıkı ve daha estetik bir görünüm elde etmek mümkün olabilir. Laser liposuction işlemi, genellikle daha küçük bölgelerdeki yağ birikimlerinin azaltılmasında etkilidir. Karın, kalça, uyluk, sırt ve çene bölgesi gibi bölgelerde tercih edilen bir yöntemdir. Ancak, her cerrahi işlemde olduğu gibi, bu prosedür de bazı riskleri içerir. Enfeksiyon, kanama, ciltte dalgalanmalar veya asimetriler gibi komplikasyonlar nadir olsa da oluşabilir. Bu nedenle, işlemi gerçekleştirecek deneyimli bir estetik cerrahın seçilmesi önemlidir. Sonuç olarak, laser liposuction, yağ birikimlerinden kurtulmak isteyen bireyler için etkili bir seçenek olabilir. Ancak herkes için uygun olmayabilir ve sonuçlar kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle, bir estetik cerrahla danışarak kişisel durumunuz ve beklentileriniz hakkında bilgi almanız önemlidir. Ayrıca uzmanlar zayıflamak için diyet ve sporun şart olduğunu Laser Liposuction uygulamasının tek başına sadece sıkılaşma ve bölgesel incelmeye etki edeceğinin altını çiziyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.