#Ziraat Odası

İLKHABER-Gazetesi - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Don tehlikesi kapıdaydı, üretici tedbir aldı: Yüreğir’de korkulan olmadı Haber

Don tehlikesi kapıdaydı, üretici tedbir aldı: Yüreğir’de korkulan olmadı

Adana’nın Yüreğir Ovası’nda 1-5 Ocak tarihleri arasında meteoroloji verilerine göre zirai don riski yaşanabileceği uyarısı yapılmıştı. Hava sıcaklıklarında beklenen ani düşüş nedeniyle başta bahçeler olmak üzere tarım alanlarında olası zararların önüne geçilmesi için çiftçiler bilgilendirilmişti. Uyarıların ardından birçok üretici, özellikle gece saatlerinde bahçelerinde nöbet tutarak önlem aldı. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bölgede son günlerde tarımsal açıdan zorlu bir sürecin yaşandığını belirterek, geçtiğimiz günlerde Karataş ilçesine bağlı Bebeli ve Adalı mahalleleri ile Yumurtalık ilçesinin Yeşilköy Mahallesi’nde etkili olan dolu yağışını hatırlattı. Doğan, söz konusu dolu afetinde narenciye başta olmak üzere ekili ve dikili alanlarda ciddi hasar meydana geldiğini, üreticilerin hâlen bu zararın etkilerini gidermeye çalıştığını ve bu konuda destek beklediklerini ifade etti. Dolu yağışının hemen ardından hava sıcaklıklarının hızla düşmesinin endişe yarattığını vurgulayan Doğan, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan son değerlendirmelere göre 1 ve 5 Ocak tarihleri arasında gece saatlerinde zirai don tehlikesinin öne çıktığını söyledi. Tarımın doğa koşullarına bağlı bir faaliyet olduğunu dile getiren Doğan, “Geçmiş yıllarda zaman zaman yaşanan don olayları, verim ve kalite üzerinde kayıplara yol açmıştı. Yeni yıla girerken gece sıcaklıklarının sıfırın altına düşme ihtimaline karşı, üreticilerimize, ilgili kurum yetkilileri ve tarafımızdan gerekli uyarılarda bulunuldu. Don pervanesi bulunan bahçelerde sistemlerin hazır tutulması gerektiği, yer altı sulama ve yağmurlama sistemlerinin de uygun zamanlarda devreye alınmasının don zararını azaltabileceği konusunda bilgilendirmeler yapıldı” dedi. Bu süreçte erken ve doğru önlemlerin belirleyici olduğunu vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, alınan tedbirlerin karşılığını verdiğini ifade ederek, “Meteorolojik uyarıların ardından üreticilerimiz bahçelerinde ve tarlalarında gerekli önlemleri aldı. Çok şükür korkulan olmadı, ciddi bir don zararı yaşanmadı” dedi. Bölgede yaygın olarak yetiştirilen mandalina ve portakal başta olmak üzere narenciye ürünleri ile marul ve lahana gibi sebzelerin don riski taşıdığını hatırlatan Doğan, üreticilerin uyarıları yakından takip etmesinin önemine dikkat çekti. Doğan, “Dolu afetinin yaralarını sarmaya çalıştığımız bir dönemde yeni bir felaket yaşanmaması sevindirici. Tedbirli davranan tüm üreticilerimize teşekkür ediyor, çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

Tarımsal miras koruma altında: Mersin Kan Portakalı tescillendi Haber

Tarımsal miras koruma altında: Mersin Kan Portakalı tescillendi

Mersin’in simge tarım ürünlerinden biri olan Mersin kan portakalı, Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusu ve öncülüğünde coğrafi işaret tesciline kavuştu. Kooperatifin 2022 yılında yaptığı başvuru, 2024 yılında sonuçlanarak tescil alırken, ürünle ilgili denetim ve izleme süreçleri de başarıyla tamamlandı. Bu süreçlerin bundan sonraki yıllarda düzenli olarak devam ettirilmesi planlanıyor. Mersin kan portakalı; yüksek C vitamini içeriği, güçlü antioksidan yapısı ve bağışıklık sistemini destekleyici özellikleriyle dikkat çekmesinin yanı sıra, ekim alanlarının giderek daralması nedeniyle nesli tehdit altında olan önemli bir tarımsal miras olarak öne çıkıyor. Coğrafi işaret tescili ise yalnızca ekonomik katkı sağlamakla kalmayıp, ürünün biyolojik ve kültürel değerinin korunması açısından da büyük önem taşıyor. Tescil süreci ortak çalışmayla yürütüldü Tescil çalışmaları; Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Mersin Ziraat Odası iş birliğiyle yürütüldü. Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) Kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve ekibi de sürece bilimsel katkı ve rehberlik sundu. Coğrafi işaretin resmi başvuru ve hak sahibi ise Mersinden Kadın Kooperatifi oldu. “Bu değeri koruma altına aldık” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, tescil sürecine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mersin kan portakalı, bu kentin topraklarında yetişen çok özel, besin değeri yüksek ve korunması gereken bir tarımsal mirastır. 2022 yılında başladığımız coğrafi işaret sürecini; yerel yönetimlerimiz, tarım teşkilatımız, ziraat odamız ve YÜCİTA’nın bilimsel rehberliğiyle birlikte yürüttük. 2024 yılında tescilimizi alarak bu değeri resmen koruma altına aldık.” Seçer, hedeflerinin Mersin kan portakalının ekim alanlarını artırmak, üretimi korumak, çiftçileri bilinçlendirmek ve ürünün neslini güvence altına almak olduğunu belirtti. Aynı zamanda ürün için Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili çalışmalarının başlatıldığını da ifade etti. Kooperatifler için örnek bir başarı Tarım ve Orman Bakanlığı, coğrafi işaret tescili alan kooperatif ve birlikler arasından beş kooperatifi pilot uygulama için belirledi. Bu kooperatiflerden birinin Mersinden Kadın Kooperatifi olması, kent adına önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Mersinden Kadın Kooperatifi, bu süreçle birlikte yalnızca Mersin kan portakalını korumayı değil, aynı zamanda Türkiye genelindeki kooperatiflere coğrafi işaret alanında örnek olmayı; yerel değerlerin kooperatifler eliyle markalaşmasına öncülük etmeyi amaçlıyor. Yerli Malı Haftası’na özel vurgu: Kendi değerimize sahip çıkıyoruz” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Mersin kan portakalının tescillenmesinin, 12–18 Aralık Yerli Malı Haftası ile güçlü bir anlam bağı taşıdığını vurguladı. Yerel ürünlerin korunması, üreticinin desteklenmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi açısından coğrafi işaretin kritik bir araç olduğuna dikkat çeken Seçer, Mersin kan portakalının tescilinin bu hafta ile birlikte daha da anlam kazandığını belirtti. Seçer, “Hedefimiz, Mersin kan portakalını Avrupa’da da tescilli bir marka haline getirmek; üreticimizi güçlendirmek, kentimizin markalaşmasına katkı sağlamak ve ülkemizin tarımsal mirasına sahip çıkmaktır. Yerli Malı Haftası, bu değerleri hatırlamak ve desteklemek için önemli bir fırsattır” ifadelerine yer verdi

Adana çiftçisi pamuk alım fiyatının 30 TL olmasını istiyor Haber

Adana çiftçisi pamuk alım fiyatının 30 TL olmasını istiyor

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ilkhaber-gazetesi.com'a yaptığı açıklamada, hasadına başlanan pamuğun bu yıl Adana'da yaklaşık 147 bin dönüm alanda ekildiğini, ovada dönümde ortalama 500 kilogram, toplamında ise yaklaşık 70 bin ton rekolte beklendiğini söyledi. Ekim alanları sürekli daralan pamuğun stratejik bir ürün olduğunu ifade eden Doğan, "Pamuk, işlenmesi açısından çırçır sanayisi, lifi ile tekstil sanayisi, çekirdeği ile yağ ve yem sanayisi, linteri ile de kağıt sanayisinin ham maddesi durumunda. Petrole alternatif olarak pamuğun çekirdeğinden elde edilen yağ ise giderek artan miktarda biodizel üretiminde de ham madde olarak kullanılıyor" dedi. Türk sinemasında filmlere konun olan ve 'beyaz altın' olarak nitelendirilen pamuğun üretiminde yöre çiftçilerinin eski günleri aradığını dile getiren Doğan, "Üretimde 5. sırada olan Adana'da bu ürünün hasadı başladı ancak, üreticiler her zaman olduğu gibi emeğinin karşılığını alamayacak. Diğer ürünlerde olduğu gibi yine hüsran yaşayacak. Çukobirlik Tarım Satış Kooperatifler Birliğince açıklanan 2024 yılı alım fiyatını 24 TL, Antbirlik tarafından da 28 TL açıklanan alım fiyatı, beklentilerin çok altında. Adana çiftçisi, pamuk alım fiyatının 30 TL olmasını istiyor" diye konuştu. Türkiye'de yetişen pamuğun ülke ihtiyacını karşılayamadığını vurgulayan Doğan, şunları kaydetti: "Ülkemizin pamuk ihtiyacının sadece 3'te 1'i üretiliyor. Üretim azalıyor. Örneğin geçen yıl Adana'da 182 bin dönüm alanda pamuk ekimi varken bu yıl 147 bin dönüme düştü. Üreticilerimizin pamuk ekimi konusunda desteklenmesi ve bu konuna yeni düzenlemelerin olası gerekir."

Üreticinin kâbusu Akdeniz meyve sineği, ülke ekonomisi için tehdit oluşturuyor Haber

Üreticinin kâbusu Akdeniz meyve sineği, ülke ekonomisi için tehdit oluşturuyor

Üreticinin kâbusu hâline dönen ve ülke ekonomisi için ciddi tehdit oluşturan Akdeniz meyve sineğine karşı, Adana'da toplu mücadele kararı alındı.  Akdeniz meyve sineği, ülkemizde yetiştiriciliği yapılan birçok meyve türü için ciddi tehdit oluşturuyor. Bu zararlı böcek, özellikle turunçgiller, kayısı, şeftali, nektarin, erik, ayva, armut, elma, incir, Trabzon hurması ve nar gibi meyvelerin kalitesini düşürerek, ciddi kayıplara yol açıyor. Yurt içi tüketimin yanı sıra özellikle önemli ihracat kalemlerinden biri olan turunçgiller ve diğer meyve türlerinde bu zararlıyla mücadelenin, ihraç edildikleri ülkelerin gümrüklerinden geri dönmemesi açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Yurt genelinde olduğu gibi Türkiye'nin tarımsal üretiminin büyük kısmının karşılandığı Çukurova'daki üreticiler, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile Ziraat Odaları yetkilileri tarafından ilaçlama konusunda her dönem uyarılıyor. Akdeniz Meyve Sineği Tamamlayıcı Mücadele Metodu çalışmaları uyarısı Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan da ihracat ürünlerinden olan turunçgillerde geri dönüşlerin yaşanmaması için “Akdeniz Meyve Sineği Tamamlayıcı Mücadele Metodu” çalışmaları konusunda açıklama yaptı. Bu kapsamda; 28-31 Temmuz 2024 tarihleri arasında Adana genelinde narenciye bahçelerinde Akdeniz meyve sineğine karşı toplu mücadele kararı alındığı bilgisi veren Doğan, "Üreticilerimize, tavsiye edilen zirai mücadele ilaçlarıyla 'zehirli yem-kısmi dal ilaçlaması yöntemi' kullanılarak ilaçlama yapılmasını öneriyoruz. Yüreğir Ziraat Odası'na bağlı ziraat mühendislerimiz tarafından da bu zararlıyla mücadele konusunda üreticilerimize ekonomik kayıplarının olmaması açısından zamanında ve yerinde gerekli desteklerde bulunuyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.