Caner Cindoruk: Kendi hikâyemizle dünyada karşılık buluyoruz
Caner Cindoruk: Kendi hikâyemizle dünyada karşılık buluyoruz
Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü kazanan ‘Kurtuluş’ filminde rol alan ve bu ödülle uluslararası başarıya imza atan Adanalı Caner Cindoruk, Türk sinemasının artık dünya izleyicisiyle buluştuğunu söyledi. Cindoruk, "Kendi hikâyemizle dünyada karşılık buluyoruz” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 10:11
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 10:16
Muhabir:
ALİ GÜRELİ
Türk sineması, uluslararası arenadaki yükselişini bir kez daha taçlandırdı. Dünyanın en prestijli sinema etkinliklerinden biri olan Berlin Film Festivali’nde Türkiye imzası taşıyan bir yapım önemli başarıya ulaştı. Yönetmen Emin Alper’in yeni filmi “Kurtuluş”, 7 yıl aradan sonra Türkiye’den festivalin Ana Yarışma bölümüne seçilen ilk yapım olarak dikkati çekti.
Başrollerinde Adanalı oyuncu Caner Cindoruk ile Berkay Ateş ve Feyyaz Duman’ın yer aldığı film, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali kapsamında gerçekleştirdi. Yönetmen Emin Alper’in 2019 yılında Ana Yarışma’da yer alan Kız Kardeşler filminin ardından festivalde 5. uzun metrajlı yapımı olan “Kurtuluş”, bu yönüyle de sinema çevrelerinde ayrı bir önem kazandı.
Berlin Film Festivali Ana Yarışma bölümünde yer alarak uluslararası alanda büyük ses getiren film, 21 Şubat Cumartesi günü Berlinale Palast’ta düzenlenen ödül töreninde tarihi bir başarıya imza attı. Yapım, Emin Alper’e Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü’nü kazandırdı. Bu prestijli ödül, Türk sinemasının son yıllarda dünya festivallerindeki görünürlüğünü ve etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Filmin fragmanı ise ödülün ardından sinemaseverlerin hafızasında güçlü bir iz bıraktı. Çarpıcı atmosferi, derinlikli karakter yapısı ve yönetmenin kendine özgü anlatım dili, “Kurtuluş”u yalnızca bir festival filmi olmanın ötesine taşıyarak evrensel bir sinema diliyle buluşturdu.
“BU BAŞARI, GELECEKTE ÇOK DAHA BÜYÜK ADIMLARIN HABERCİSİ”
Filmde rol alan Adanalı Caner Cindoruk, elde edilen başarıyı ilkhaber-gazetesi.com’a şu sözlerle değerlendirdi:
“Berlin’de alınan bu ödül yalnızca bir filmin değil, Türk sinemasının emeğinin ve cesaretinin karşılığıdır. Bizler kendi hikâyelerimizi, kendi coğrafyamızın ruhunu anlatıyoruz ama görüyoruz ki bu hikâyeler dünyanın her yerinde karşılık bulabiliyor. Türk sineması artık yalnızca ulusal değil, evrensel bir dil kurabilen güçlü bir anlatım geleneğine sahip. Bu başarı, gelecekte çok daha büyük adımların habercisi.”
Türk sinemasının uluslararası yolculuğuna başarıyla devam edeceğine inandığını dile getiren Caner Cindoruk, şunları kaydetti:
“Bu başarı, sadece bir ödül kazanmanın ötesinde, yıllardır emek veren sinemacılarımızın dünyaya açılan kapısının daha da aralanması anlamına geliyor. Berlin gibi böylesine köklü bir festivalde izleyiciyle buluşmak ve takdir görmek hepimiz için büyük bir gurur. Türk sineması, cesur hikâyeleri, güçlü oyunculukları ve kendine has anlatım diliyle artık dünya sinemasının önemli bir parçası. Biz oyuncular için de bu tür başarılar, daha iyisini üretme sorumluluğunu beraberinde getiriyor.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Caner Cindoruk: Kendi hikâyemizle dünyada karşılık buluyoruz
Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü kazanan ‘Kurtuluş’ filminde rol alan ve bu ödülle uluslararası başarıya imza atan Adanalı Caner Cindoruk, Türk sinemasının artık dünya izleyicisiyle buluştuğunu söyledi. Cindoruk, "Kendi hikâyemizle dünyada karşılık buluyoruz” dedi.
Türk sineması, uluslararası arenadaki yükselişini bir kez daha taçlandırdı. Dünyanın en prestijli sinema etkinliklerinden biri olan Berlin Film Festivali’nde Türkiye imzası taşıyan bir yapım önemli başarıya ulaştı. Yönetmen Emin Alper’in yeni filmi “Kurtuluş”, 7 yıl aradan sonra Türkiye’den festivalin Ana Yarışma bölümüne seçilen ilk yapım olarak dikkati çekti.
Başrollerinde Adanalı oyuncu Caner Cindoruk ile Berkay Ateş ve Feyyaz Duman’ın yer aldığı film, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali kapsamında gerçekleştirdi. Yönetmen Emin Alper’in 2019 yılında Ana Yarışma’da yer alan Kız Kardeşler filminin ardından festivalde 5. uzun metrajlı yapımı olan “Kurtuluş”, bu yönüyle de sinema çevrelerinde ayrı bir önem kazandı.
Berlin Film Festivali Ana Yarışma bölümünde yer alarak uluslararası alanda büyük ses getiren film, 21 Şubat Cumartesi günü Berlinale Palast’ta düzenlenen ödül töreninde tarihi bir başarıya imza attı. Yapım, Emin Alper’e Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü’nü kazandırdı. Bu prestijli ödül, Türk sinemasının son yıllarda dünya festivallerindeki görünürlüğünü ve etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Filmin fragmanı ise ödülün ardından sinemaseverlerin hafızasında güçlü bir iz bıraktı. Çarpıcı atmosferi, derinlikli karakter yapısı ve yönetmenin kendine özgü anlatım dili, “Kurtuluş”u yalnızca bir festival filmi olmanın ötesine taşıyarak evrensel bir sinema diliyle buluşturdu.
“BU BAŞARI, GELECEKTE ÇOK DAHA BÜYÜK ADIMLARIN HABERCİSİ”
Filmde rol alan Adanalı Caner Cindoruk, elde edilen başarıyı ilkhaber-gazetesi.com’a şu sözlerle değerlendirdi:
“Berlin’de alınan bu ödül yalnızca bir filmin değil, Türk sinemasının emeğinin ve cesaretinin karşılığıdır. Bizler kendi hikâyelerimizi, kendi coğrafyamızın ruhunu anlatıyoruz ama görüyoruz ki bu hikâyeler dünyanın her yerinde karşılık bulabiliyor. Türk sineması artık yalnızca ulusal değil, evrensel bir dil kurabilen güçlü bir anlatım geleneğine sahip. Bu başarı, gelecekte çok daha büyük adımların habercisi.”
Türk sinemasının uluslararası yolculuğuna başarıyla devam edeceğine inandığını dile getiren Caner Cindoruk, şunları kaydetti:
“Bu başarı, sadece bir ödül kazanmanın ötesinde, yıllardır emek veren sinemacılarımızın dünyaya açılan kapısının daha da aralanması anlamına geliyor. Berlin gibi böylesine köklü bir festivalde izleyiciyle buluşmak ve takdir görmek hepimiz için büyük bir gurur. Türk sineması, cesur hikâyeleri, güçlü oyunculukları ve kendine has anlatım diliyle artık dünya sinemasının önemli bir parçası. Biz oyuncular için de bu tür başarılar, daha iyisini üretme sorumluluğunu beraberinde getiriyor.”
Kaynak: ALİ GÜRELİ