Darbuka ritimleriyle başlayan bir serüven, sahnedeki ustalık, vefa ve azimle 40 yılı aşkın bir sanat yaşamında umuda dönüştü.
Haber Giriş Tarihi: 27.12.2025 11:08
Haber Güncellenme Tarihi: 27.12.2025 11:10
Muhabir:
SERHAT AKARSU
Doğuştan gelen müzik yeteneğini yıllar içinde ustalığa dönüştüren Ramazan Kaba, darbukadaki virtüözitesi ve etkileyici sesiyle Türk müziğinde kendine özgü bir yer edindi. 40 yılı aşan sanat yolculuğunda ritmin, disiplinin ve sahne hâkimiyetinin simge isimlerinden biri hâline gelen sanatçı, üretmeye ve iz bırakmaya kararlılıkla devam ediyor.
Meslek yaşamı boyunca Müslüm Gürses, Selami Şahin ve Azer Bülbül gibi Türk müziğinin efsane isimlerinin orkestralarında ritim sanatçısı olarak görev alan Kaba, yeteneği, sahnedeki duruşu ve müzikal ciddiyetiyle müzik camiasında saygı gören bir konuma ulaştı. Kendine has yorumu ve güçlü vokaliyle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, O Ses Türkiye yarışmasında sergilediği performansla da milyonların hafızasında kalıcı bir iz bıraktı.
Sahnedeki başarısının yanı sıra sergilediği vefa ve karakter duruşuyla da dikkat çeken Ramazan Kaba, 6 Şubat depremlerinin ardından yurt dışından gelen cazip sahne tekliflerini geri çevirerek önemli bir tercih yaptı. Tüm zorluklara rağmen doğup büyüdüğü toprakları terk etmeyen sanatçı, umudun hâlâ filizlendiği Hatay’da kalmayı seçerek memleketine olan bağlılığını güçlü bir şekilde ortaya koydu.
“Ben doğuştan müzisyenim” diyen Kaba, müzikle geçen çocukluk yıllarını şu sözlerle anlattı:
“Babam büyük bir keman virtüözüydü. Müziğe sevgimiz çok küçük yaşlarda başladı. Ağabeylerim de bu alanda oldukça yetkin isimlerdir. Ailenin en küçüğü olarak darbukayı seçtim. Tüm ilhamı ailemden ve Allah vergisi yeteneğimden aldım. Alaylı bir müzisyenim. Arabeskten sanat müziğine, fantezi eserlere kadar geniş bir repertuvarı yorumluyorum. Pek çok önemli sahnede yer aldım. Dinleyicilerime her zaman saygı duydum, karşılığını da sevgiyle aldım. Ramazan Kaba olarak sahnelerde işimi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğim.”
Sanatçı, yılbaşı gecesinde ekibiyle birlikte Dörtyol’da hizmet veren Gemii Lounge’da sahne alacağını belirterek, yeni yıla müzik ve eğlenceyle girmek isteyen tüm müzikseverleri programına davet etti.
Müziğiyle yaralara dokunan, sesiyle umudu canlı tutan Ramazan Kaba, yalnızca başarılı bir sahne sanatçısı değil, aynı zamanda Hatay’ın kültürel belleğini, direncini ve yeniden ayağa kalkma iradesini temsil eden güçlü bir değer olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Darbukadan umuda uzanan bir sanat yolculuğu
Darbuka ritimleriyle başlayan bir serüven, sahnedeki ustalık, vefa ve azimle 40 yılı aşkın bir sanat yaşamında umuda dönüştü.
Doğuştan gelen müzik yeteneğini yıllar içinde ustalığa dönüştüren Ramazan Kaba, darbukadaki virtüözitesi ve etkileyici sesiyle Türk müziğinde kendine özgü bir yer edindi. 40 yılı aşan sanat yolculuğunda ritmin, disiplinin ve sahne hâkimiyetinin simge isimlerinden biri hâline gelen sanatçı, üretmeye ve iz bırakmaya kararlılıkla devam ediyor.
Meslek yaşamı boyunca Müslüm Gürses, Selami Şahin ve Azer Bülbül gibi Türk müziğinin efsane isimlerinin orkestralarında ritim sanatçısı olarak görev alan Kaba, yeteneği, sahnedeki duruşu ve müzikal ciddiyetiyle müzik camiasında saygı gören bir konuma ulaştı. Kendine has yorumu ve güçlü vokaliyle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, O Ses Türkiye yarışmasında sergilediği performansla da milyonların hafızasında kalıcı bir iz bıraktı.
Sahnedeki başarısının yanı sıra sergilediği vefa ve karakter duruşuyla da dikkat çeken Ramazan Kaba, 6 Şubat depremlerinin ardından yurt dışından gelen cazip sahne tekliflerini geri çevirerek önemli bir tercih yaptı. Tüm zorluklara rağmen doğup büyüdüğü toprakları terk etmeyen sanatçı, umudun hâlâ filizlendiği Hatay’da kalmayı seçerek memleketine olan bağlılığını güçlü bir şekilde ortaya koydu.
“Ben doğuştan müzisyenim” diyen Kaba, müzikle geçen çocukluk yıllarını şu sözlerle anlattı:
“Babam büyük bir keman virtüözüydü. Müziğe sevgimiz çok küçük yaşlarda başladı. Ağabeylerim de bu alanda oldukça yetkin isimlerdir. Ailenin en küçüğü olarak darbukayı seçtim. Tüm ilhamı ailemden ve Allah vergisi yeteneğimden aldım. Alaylı bir müzisyenim. Arabeskten sanat müziğine, fantezi eserlere kadar geniş bir repertuvarı yorumluyorum. Pek çok önemli sahnede yer aldım. Dinleyicilerime her zaman saygı duydum, karşılığını da sevgiyle aldım. Ramazan Kaba olarak sahnelerde işimi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğim.”
Sanatçı, yılbaşı gecesinde ekibiyle birlikte Dörtyol’da hizmet veren Gemii Lounge’da sahne alacağını belirterek, yeni yıla müzik ve eğlenceyle girmek isteyen tüm müzikseverleri programına davet etti.
Müziğiyle yaralara dokunan, sesiyle umudu canlı tutan Ramazan Kaba, yalnızca başarılı bir sahne sanatçısı değil, aynı zamanda Hatay’ın kültürel belleğini, direncini ve yeniden ayağa kalkma iradesini temsil eden güçlü bir değer olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Kaynak: SERHAT AKARSU