TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “İşletme sermayesi ihtiyacı giderek artan KOBİ’lerimiz, başta emtia olmak üzere girdi maliyetleri artışı kaynaklı sorunlar ve finansmana erişimde ciddi zorluklar yaşıyor. Yüksek enflasyon, yüksek kur ve faiz sarmalında özel sektörün tedarik ve finansman süreçlerini sürdürülebilir yönetmesi çok daha önemli bir hale geldi. Ekonomimizin yaşadığı belirsizliği artırmanın kimseye bir faydası yok. Artık büyümeden ziyade, kalkınma odaklı bir ekonomik modele geçmemiz gerekiyor. Rekabetçilikte sanayi odaklı, üretim odaklı yeni bir hikâye yazmamız gerekiyor.” Dedi.

Serhat ŞANLI

Antalya Büyükşehir Belediyesinin aralık ayı meclis toplantısı yapıldı Antalya Büyükşehir Belediyesinin aralık ayı meclis toplantısı yapıldı

ADANA (İLKHABER) – TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “İşletme sermayesi ihtiyacı giderek artan KOBİ’lerimiz, başta emtia olmak üzere girdi maliyetleri artışı kaynaklı sorunlar ve finansmana erişimde ciddi zorluklar yaşıyor. Yüksek enflasyon, yüksek kur ve faiz sarmalında özel sektörün tedarik ve finansman süreçlerini sürdürülebilir yönetmesi çok daha önemli bir hale geldi. Ekonomimizin yaşadığı belirsizliği artırmanın kimseye bir faydası yok. Artık büyümeden ziyade, kalkınma odaklı bir ekonomik modele geçmemiz gerekiyor. Rekabetçilikte sanayi odaklı, üretim odaklı yeni bir hikâye yazmamız gerekiyor.” Dedi.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, gazetecilerle bir araya gelerek, yapılan çalışmaları ve yeni dönem hedeflerini anlattı.

TÜRKONFED’in 50 bini aşkın şirketi temsiliyle büyük bir yapı olduğunu ve soruna değil çözüme odaklanan politika önerileriyle ülkemizin kalkınma yolculuğuna kapsayıcı işbirlikleri ile değer kattığnı belirten Sönmez, “Bağımsız ve gönüllülük ilkesi ile ülkemizin her bölgesinden iş insanlarının bir araya gelerek kurduğu TÜRKONFED, bugün 26 bölgesel, 4 sektörel olmak üzere 30 federasyon, ulusal ve uluslararası 300’ün üstünde dernek ve 50 bini aşkın şirketi temsil ediyor.

Kurulduğu günden bugüne geçen 18 yılda; ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasından rekabetçiliğine, dijital ve yeşil dönüşümden eğitime, yerel kalkınmadan demokrasiye, gençlik ve girişimcilikten toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadının güçlendirilmesine odaklanan konularda, 60 araştırma raporu hazırladı. Soruna değil çözüme odaklanan politika önerileri ile ülkemizin kalkınma yolculuğuna kapsayıcı işbirlikleri ile değer yarattı ve yaratmaya devam ediyor.” Dedi.

Bir yandan devam eden pandemi, bir yandan Rusya-Ukrayna savaşıyla tüm dünyada yaşanan u-olumsuzluklara dikkat çeken TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Dünya ve ülkemiz alışık olmadığımız son derece belirsiz bir dönemden geçiyor. Pandemi etkisini yeniden artırırken; Rusya-Ukrayna Savaşı her şeyden önce, insani boyutuyla acı veriyor. Diğer taraftan ekonomi, enerji, gıda gibi pek çok önemli konu, dünya genelinde çok önemli krizler ve risklere açık kapı bırakıyor.

Nitekim savaşın etkisiyle önce ciddi bir enerji krizi, ardından da gıda krizi ile karşı karşıya kalırken; Irak ve Suriye başta olmak üzere yakın çevremizde bir ateş çemberi ile sarılmış durumdayız.  FED’in 41 yıl sonra 75 baz puanlık bir faiz artışı ile devam ettirdiği dünyanın geneline yayılan yüksek enflasyonla mücadele etme planını; ABD, AB ve Çin gibi küresel ekonomiye yön veren ülkelerde, büyümenin yavaşlaması hatta resesyon riski tartışmaları izliyor.

Üstelik küresel durumun getirdiği bu zorluklara, içerde yapısal sıkıntılarımız da ekleniyor. ‘Üretim maliyetleri ve tedarik’, ‘yüksek enflasyon ve satın alma gücü’, ‘savaşın ihracat pazarlarına etkisi’ ile ‘finansmana erişim ve kur artışı’, özel sektörün 2022 yılında karşısına çıkan dört temel sorunu oluşturuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bir kalkınma sorunu olarak gördüğümüz yüksek enflasyon yoksullaştıran bir büyüme yaratıyor.” Diye konuştu.

Enerji fiyatlarındaki artışların üretimdeki etkisine de değinen Sönmez, “Özellikle doğalgaz ve elektriğe yıl içinde gelen yüksek zamlar, işletmelerin maliyetlerini ciddi ölçüde etkiliyor. Bu noktada enflasyon ile mücadelenin, bilimsel kurallar çerçevesinde önceliklendirilmesi ve ekonomideki belirsizliklerin bir an önce ortadan kalkması hayati önem taşımaktadır. Dışarıda enflasyon baskısının yarattığı etkiye, içeride kurumlarımızın bağımsızlığı, şeffaflığı, hesap verirliği başta olmak üzere yaşanan yıpranmanın yarattığı güvensizlik ile yapısal sorunlarımız eklendiğinde, hissettiğimiz tepki haliyle şiddetli, sarsıcı ve acı oluyor.

Enflasyon sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve toplumsal sonuçlar da yaratıyor. Hayat pahalılığı yaratan ve toplumun refah düzeyini aşağı çeken enflasyon, ekonomi çarkının dönmesinde ciddi bir ivme kaybı da yaratıyor. İş dünyamız, döviz kuru ve yüksek enflasyondan kaynaklı çifte bir yükü omuzlamış durumda.” Sözlerine yer verdi.

Ekonomide istikrarın sağlanmasına, yatırım iklimini güçlendirecek politikalara ihtiyaç duyulduğunu ve rekabetçilikte sanayi odaklı, üretim odaklı yeni bir hikâye yazmamız gerekiyor diyen Süleyman Sönmez konuşmasına şöyle devam etti;

“Yüksek enflasyon, yüksek kur ve faiz sarmalında özel sektörün tedarik ve finansman süreçlerini sürdürülebilir yönetmesi çok daha önemli bir hale geldi. Bizler ülkemiz için çalışan ve değer yaratan iş insanlarıyız. Bu noktada kördüğümü çözecek hamlenin özel sektöre, üretim odaklı bir ekonomi için uygun koşullarda finansmana erişim kanallarını açmak olduğunu düşünüyorum. Böyle dönemlerde, tüm kesimler olarak enerjimizi, iş birliği ve diyalog kanalları ile finansman kanallarının açık tutulmasına harcamamız gerekiyor. Bunu yapabilirsek, sorunlarımızı da hep birlikte ortak akıl ve ortak vizyon ile içinde çözebiliriz.

Politika faizimiz yüzde 14 olsa da ticarette ve bankacılıkta faizler yüzde 30-35, rotatif krediler ise yüzde 50. Döviz kredi maliyetleri dolar ve Euro’da, uzun vadelerde yüzde 10’ların üzerine çıktı. KOBİ’lerin krediye erişim kanalları artık kapandı. Bu maliyetlerden alınan kredilerin geri ödenmesinde de sıkıntılar yaşanıyor.  KGF destekli 150 milyar TL’lik paket açıklansa da henüz işleme alınmadığı için işletmelerimizin bu yöndeki beklentileri devam ediyor. Böyle bir dönemde kredi musluklarının bırakın kapanmasını, kısılması dahi ekonomide çarkları yavaşlatan bir süreci başlatabilir.

Dolayısıyla işletmelerimiz, finansmana ne kadar uygun şartlarda ve ne kadar kolay erişebilirse, üretime, yatırıma ve istihdama da aynı oranda destek verebilir. Bu noktada özel sektör, kalkınmanın karşısında değil yanındadır, destekçisidir; yani ortağıdır. Hükümetimizin ve ekonomi yönetimimizin, kendisine özel sektörü ortak olarak görmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Ekonomi iklimi; üretimi, yatırımı ve istihdamı üç eksende besliyor: Güven, istikrar ve öngörülebilirlik... Halihazırda bu üç eksene en çok hasar veren unsur ülkemizin yatırımcılar nezdindeki risk algısıdır.  850-900 bandında olan CDS yani ülke risk algımız, 2008 yılındaki seviyenin üzerinde. Bu durum yatırımcılarım iştahını kapatırken işletmelerimizin de uluslararası fonlara ve kredi imkanlarına yüksek faizler ile ulaşmasına neden oluyor.

Para ve maliye politikaları ile yürüyeceğimiz yolu yürüdük. Artık köklü yapısal reformlar ile güven, istikrar ve öngörülebilirliği sağlamamız gerekiyor. Bu noktada faiz-kur-enflasyon sarmalından kurtulmanın ve riskleri düşürmenin yolu hukuktan geçiyor. Demokrasiyi bir yaşam tarzı haline getirmek, yargının ve kurumlarımızın bağımsızlığını tesis etmek gerekiyor. Aksi halde hukuk yoksa ekonomi yok. Adalet yoksa güven yok. Fikir ve ifade özgürlüğü yoksa girişimcilik, yenilik ve gelişme yok. O nedenle enflasyon dahil yapısal sorunlarımızla mücadelenin yolu hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığından geçiyor.

Rotamız geçmişte de Anadolu’ydu, yeni dönemde daha da güçlü bir şekilde yine Anadolu olacak. Bu yaklaşımla TÜRKONFED olarak yeni dönemde, Anadolu’nun sesini, üretim gücünü, iş yapma kültürünü daha fazla ön plana çıkaracak, iş dünyasının kapasitesini geliştirecek projelere odaklanacağız. Çünkü dünyanın Türkiye’ye, Türkiye’nin ise Anadolu’nun bağrında saklı olan, kadim üretim ve dayanışma kültürüne ihtiyacı var. Anadolu’nun kalkınma dinamiklerini, Anadolu iş insanının rekabetçilik gücünü, Türkiye Hayalimize ulaşacak politika ve aksiyonlara dönüştürmek için çalışıyoruz.

Yılsonuna kadar da 60 kentte; proje, eğitim ve mentorluk çalışmalarımız ile aktif olarak bölgelerimize ve ülkemize değer yaratmaya; iş dünyamızın ve KOBİ’lerimizin dijital ve yeşil dünyada kapasitelerini geliştirmeye devam edeceğiz.

Anadolu’yu kalkınmanın bir aktörü yapmak yolculuğunda en önemli zirvemizi de 3 Aralık tarihinde Adana’da düzenleyeceğiz. 24. Girişim ve İş Dünyası Zirvemizi, üye federasyonumuz ÇUKUROVASİFED, üye derneğimiz ADSİAD ve Çukurova’nın ortak aklını oluşturan tüm aktörleriyle gerçekleştireceğiz.

Zirvemiz Çukurova’nın potansiyelini, Adana ve Mersin ile harekete geçirmemiz için önemli bir sinerji yaratacak. Lojistik altyapısı ile ülkemizin önemli bir ticaret kapısı, ihracattaki dışa açılan yüzümüz olan Adana ve Mersin’in, özellikle tarım ve enerjide önemli bir bölgesel çekim merkezi olma potansiyeli ile Çukurova iş dünyasının üretim ve yatırım motivasyonu, bu kararımızda etkili oldu. TÜRKONFED’in ‘Hayalimizdeki Türkiye’ vizyonu çerçevesinde, Anadolu’yu kalkınmanın itici gücü yapmak için çıktığımız yolda, Adana ve Mersinimiz yani Çukurova kilit öneme sahip.

Katılımcı ve kapsayıcı iş birlikleri ile bölgemiz ve ülkemiz için değer yaratmak en önemli hedefimiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken ülkemizin dönüşümde sürdürülebilirliğini; ‘Yeni Dönem, Yeni Ufuklar’a yelken açan Hayalimizdeki Türkiye’yi de, zirvemizin önemli temaları arasına ekleyerek yerelden ulusala Çukurova iş dünyamızın da katkısı ile hep birlikte artı değere dönüştüreceğiz.  Çukurova Bölgesi yapı olarak tıkanan Marmara Bölgesi’nin en önemli alternatifi. Özellikle Adana ve Mersin’in birlikte kalkınması, Türkiye’nin ekonomisine de yeni bir ivme kazandıracaktır.  Kazanan Adana, Mersin ve Türkiye’miz olacak.”

Toplantıya; TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yiğit Savcı, TÜRKONFED Genel Sekreteri Arda Batu, ÇUKUROVASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kış, ADSİAD Başkanı Vedat Gizer, TÜRKONFED’in Adana ve Mersin’deki üyesi derneklerini temsilen GİŞKAD Başkanı Mürvet Beydağı, İŞKAD Başkanı Berman Mantı, MERYAD Başkanı Coşkun Doğmuş, MİODER Başkanı Gül Akyürek Balta, TISİAD Başkanı Mehmet Salih Çelik, ADANAGİAD Genel Sekreteri Zeynep Madenci ve çok sayıda gazeteci katıldı..