Recep, Şaban ve Ramazan aylarında sevgili peygamberimiz diğer vakit ve aylardan daha fazla ibadet ederdi. Bu hususta da bizlere örnek olmuştur. Her pazartesi ve Perşembe günlerinde oruç tutmak sünnet olduğu gibi aynı şekilde her ayın başında, ortasında ve sonunda da oruç tutmak sünnettir.  

Her ayın başında, ortasında ve sonunda oruç tutmak sünnet olduğu gibi aynı şekilde üç aylardan olan Recep ve Şaban aylarında da oruç tutmak sünnettir. Üç ayların üçüncüsü ve son ayı olan Ramazanda oruç tutmak zaten farzdır. 

Buna göre bu üç ayların hepsini oruçla geçirmek çok sevaptır. Bu aylarda tutulan oruca diğer aylarda tutulan oruçlardan daha fazla sevap yazılmaktadır.  

Dolayısıyla imkânı ve sağlığı elverişli olanın bu ayların hepsini oruçlu geçirmesi güzel ve sevabı bol bir ibadet etmiş olur. Buna imkân yoksa Ramazan dışındaki Recep ve Şaban aylarının en az başında ortasında ve sonunda birer gün oruç tutulması güzel ve sevaplı bir ibadet olur. 

 

Üç aylarda ramazandan kalan kaza oruçları mı yoksa nafile oruçlar mı tutmalı? 

Oruç, namaz gibi dinin farz kıldığı ibadetleri yerinde ve zamanında yerine getirmek gerekir. Bir özür olmadan bunları sonraya, kazaya bırakmak dinen büyük bir günahtır. Fakat bir özür varsa özre binaen geciktirilebilir.  

Ama özür ortadan kalkınca en yakın zamanda kaza etmek gerekir. Oruç borcu olan (hastalıktan, yolculuktan)  Ramazan ayının bitmesi ile bayramdan sonra bunları kaza etmesi gerekir.  

Şayet kaza etmeden ölürse ahiret gününde bunlardan sorulur. Allah affetmezse azapta görür.  

Buna göre kaza borcu olan kimse, üç aylarda sorumlu olmadığı ve ahiret gününde azap görmesine sebep olmayacağı nafile orucu tutacağına, üzerinde borcu olan kaza orucunu tutmalıdır. Kaza oruçları bitince de istediği kadar nafile orucu tutabilir.  

 

Üç ayları nasıl değerlendirebiliriz?  

1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,  

2. Kaza ve nafile namazları kılarak  

3-Günahlarımızdan dolayı tövbe ederek.                                                                                   

4- Allah rızası için muhtaçlara yardım ederek  

5- Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,  

6- Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,  

7- Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,  

8- Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,  

9- Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,  

10- Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,  

11- Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz 

 

Günün Ayeti 

Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. Bu, dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin. 

Tevbe, 9/36. 

 

Günün Hadisi 

“Ey Allah’ım! Recep ve Şabanı bize mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur.”  

(Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259) 

 

Günün Sözü 

Geceler uzundur. Onu uyuyarak kısaltma. Gündüzler aydınlıktır, onu günahlarınla karartma. 

Muhammed İkbal 

 

Günün Duası 

Allah’ım üç ayları bize, ailemize, ülkemize ve de ümmeti İslam’a hayırlara vesile eyle. 

 

Bunları biliyor muyuz? 

Garûr Nedir? 

Dünyayı ve genel olarak insanı gaflete düşürüp yanıltan şeytan demektir. 

 

Günün Nüktesi 

Dua neden kabul olmuyor? 

   İbrahim Ethem Hazretlerine dualarımız niçin kabul olmuyor? Diye soranlara kalpleriniz sekiz haslet üzere ölmüştür deyip maddeleri şöyle sıralar: 

1.Allah’a inanıyorsunuz, fakat itaat etmekte hakkını yerine getirmiyorsunuz. 

2. Kur’an okuyorsunuz, fakat mucibince (gereğince) amel etmiyorsunuz. 

3. Peygamberi sevdiğinizi söylüyorsunuz, fakat sünnetine uymuyorsunuz. 

4. Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz, fakat bütün işleriniz de kendinizi cehenneme hazırlıyorsunuz. 

5. Cenneti sevdiğinizi iddia ediyorsunuz, fakat ona hazırlanmıyorsunuz. 

6. Ahirete inanıyorsunuz, fakat ölümden korkmuyorsunuz, ahiret için hazırlık yapmıyorsunuz. 

7. Nimetleri yiyip, içiyorsunuz, fakat şükretmiyorsunuz. 

8. Başkalarının kusurunu araştırıyor, fakat kendi kusurlarınızla meşgul olmuyorsunuz.