TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hacca giden kimsenin çevresindeki insanlardan helallik alması dini bir zorunluluk mu?

Yazının Giriş Tarihi: 14.05.2024 16:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.05.2024 16:17

            İslam dini, kul hakkına büyük bir önem vermiş ve affedilmeyen iki büyük günahtan biri olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda, İslam insanların bu haklara karşı duyarlı ve saygılı olmalarını emretmiştir. Ayrıca kul hakkı ihlalinde, hakkı ihlal edilen kişi affetmedikçe, hiç kimse tarafından affedilemeyeceği de belirtilmiştir. Nitekim sevgili Peygamberimiz, Veda hutbesinde, “Ey insanlar, sizin kanlarınız, mallarınız, (ırzlarınız) onurlarınız Rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır.” (Buhârî, Hac, 132) buyurmuştur.

            Yine sevgili peygamberimiz bir başka hadis-i şerifinde; “Kimin yanında kardeşine ait bir hak varsa, o haksızlıktan dolayı hak sahibiyle helalleşsin. Gerçek şu ki, kıyamette asla altın ve gümüş yoktur. Kardeşinin hakkı için kendi sevaplarından alınmadan evvel, dünyada onunla helalleşsin. Ahirette zalimin o hakkı karşılayacak sevapları bulunmazsa, kardeşinin günahlarından alınır da o zalimin üzerine atılır.” (Buhârî, "Rikâk", 48.) buyurmuştur.

            Bundan dolayı hacca giden kişinin yolculuğa çıkmadan önce dost, komşu ve akrabalarla helalleşmesi, haccın adabından sayılmıştır. Ancak helalleşme, haccın sıhhatinin şartlarından olmadığı için helalleşmeden hacca giden kişinin haccı geçerlidir. Ancak bir kul hakkı varsa helalleşmediği için kalır.

Küs olan insanları barıştırmak için yalan söylemek caiz mi?   

       Yalan, İslam'ın yasakladığı büyük günahlardan birisidir. Yalanın şakası da ciddisi de yasak ve haramdır.    

       Sevgili peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “insanları güldürmek için yalan söyleyen kişiye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun” (Ebu Davud, "Edeb", 40.)   

      Buna göre şaka ile de olsa yalan söylemek caiz değildir. Yalan ancak şu üç yerde söylenebilir.   

1-Karı kocanın arasını düzeltmek   

2-Arası bozulan iki kişinin arasını düzeltmek için   

3- Savaşta düşmanı mağlup edebilmek için.   

     Bu bağlamda küs olan iki insanın arasını düzeltmek ve onları barıştırmak için yalan söylemekte bir sakınca yoktur. Ancak imkan varsa yalan söylemeden barıştırmak daha evladır.   

Yolculuğa çıkacak kişi namazı vaktinden önce kılabilir mi?

Namaz günün belli vakitlerinde yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Bu farz ibadetin yerine getirilmesi için belli şartlar ve erkanlar söz konusudur. Bu şart ve erkanlar yerine getirilmeden kılınan namaz geçerli olmaz.

        Namaz vakti de bu şartlardan bir şarttır. Dolayısıyla bir namaz vakti girmeden (öğlen namazı gibi) onu eda etmek geçerli değildir. Kılınansa dahi kulun üzerindeki farzıyeti düşürmez. Onun için vakti girmeden bir namazı yolculuğa çıkmak gibi bir sebep de olsa kılmak doğru ve geçerli değildir. Şayet vakit girmeden kılınmışsa vakit girdikten sonra yeniden kaza etmek gerekir.

Anne karnında ölen çocuğun cenaze işlemleri nasıl yapılır?  

         Çocuk doğarken canlı doğmuşsa, yani bağırmış yahut hareket etmiş, canlı doğduğuna kanaat getirilmişse, bu çocuk cenaze işlemleri açısından tıpkı büyük insan gibi muamele görür. Canlı olarak doğduktan hemen sonra da vefat etse, ismi konulur,  cenazesi yıkanır, bir beze sarılır, namazı kılınır ve sonra defnedilir. Yeter ki canlı doğduğuna kanaat getirilsin.   

             Lakin doğan çocuk canlılık işareti göstermemişse, ağlamamış, aksırmamış, esnememiş, ölü olarak doğduğuna kanaat getirilmişse; yine bir isim verilir, yıkanır, beze sarılır, ama namazı kılınmadan defnedilir. Ölü olarak doğması, sadece namazdan mahrum bırakır, diğer hususlar aynen icra edilir.   

              Bu durumdaki çocuklara böyle bir işlemin yapılması insanlığa gösterilen saygının bir ifadesidir. Öyle ki ölenin insan oluşu, onu böyle bir hizmete lâyık kılar. Çünkü insan küçük de olsa mükerrem, hürmete lâyık bir varlıktır.  

Günün Ayeti           

Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır.

Hadîd, 57/10.

Günün Hadisi

"İman, yetmiş küsur şubedir ve utanma imandan bir şubedir"

Müslim, “İman”, 57.

Günün Sözü

Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.

Aristo

Günün Duası

Allah’ım bizi malla, makamla, evlatla ve şehvetle imtihan etme.

Bunları biliyor muyuz?

Çıhâr Yâr-ı Güzîn Nedir?

Hz. Peygamberin dört seçkin ve büyük halîfesi olan Hz. Ebû Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali demek.

Günün Nüktesi
Yedi insan…

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
"Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah yedi insanı, arşın gölgesinde barındıracaktır. Bunlar da şunlardır: 

- Adil devlet başkanı,
-Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç,
-Kalbi mescitlere bağlı Müslüman,
-Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan,
-Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine "Ben Allah’tan korkarım" diye yaklaşmayan yiğit,
-Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,
-Tenhada Allah'ı anıp gözyaşı döken kişi.

(Buhârî, Ezân”, 36.)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.