Kulak çınlamasını iyiye ya da kötüye yorumlamamak gerekir. Sağ kulak çınlarsa iyi sol kulak çınlarsa kötüye delalet eder anlayışı da doğru bir anlayış değildir. Böyle bir şey düşünmek bidat ve hurafedir dinde de yeri yoktur.
Mehri düğünden sonra vermek şartı ile nikah kıymak caiz mi?
Bir evlilikte mehrin verilmesi, peşin olabileceği gibi aynı şekilde konuşulması ve kadının kabul etmesi halinde sonra da verilebilir. Evlenen erkek evleneceği kadına mehri peşin olarak verebilir; buna İslam fıkhında muaccel (peşin) mehir denir. Koca aynı şekilde peşin hiçbir şey vermeyip borçlanabilir, fıkıhta buna da müeccel (ertelenmiş) mehir adı verilir.
Mehrin bir kısmının peşin, bir kısmının ertelenmiş, borçlanılmış olması da mümkündür. Mehir para ve eşya olabileceği gibi ziynet eşyası da olabilir.
Dolayısıyla nikahı kıyarken kadın kabul ederse Mehri nikahtan sonra verme de dini sakınca yoktur. Bu şekilde de kıyılan nikah geçerlidir.
Başı secdeden hemen kaldırmak namaza zarar verir mi?
Fıkıh dilinde, rüku ve secdede beklemeye tadili erkan denir. Tadili erkan, rükünleri düzgün, yerli yerinde ve düzenli olarak yapmak demektir. Namaz, müminin miracı ve İslam'ın ana direklerinden bir direk olduğundan kılındığında belli bir hassasiyet, önem ve düzgünlük içerisinde kılınması lazım.
Tadili erkana uyularak kılınan namaz, şekil olarak düzgün ve kıvamında yerine getirilmiş olur. Böyle bir ehemmiyet içinde kılınan namaz "üstün körü" kılınmadığından bilakis tabiri caizse "dört başı mamur" kılındığından Allah indinde makbul olur. Böylece namazdan beklenen ibadet amacı da hasıl olmuş olur.
Tadili erkan, Şafii, Hanbeli, Maliki ve Hanefi fıkıhçısı Ebu Yusuf'a göre farzdır. Bu fıkıhçılara göre namazda tadili erkan mutlaka yerine getirilmesi gerekir. İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye göre ise tadili erkan vaciptir.
İslam fıkıhçılarından anlaşılan şudur ki namazda tadili erkan farzdır. Namazda dinin temel direklerinden bir direk olduğundan, namaz kılarken özellikle rükuda, rükudan doğrulmada secdede ve iki secde arasındaki oturuşta dikkat edilmesi gerekir. Yoksa namaz eksik kaldığından fasit olur.
Abdest alırken konuşmak abdeste zarar verir mı?
Abdest alırken ve guslederken konuşmamak İslam ahlakındandır ve de dinen müstehaptır. Ama konuşmak abdeste de gülse de zarar vermez. Ancak zorunlu olmadıkça konuşmamak daha iyidir.
Günün Ayeti
Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi.
Nahl, 16/15.
Günün Hadisi
“Kim, her namazdan sonra otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz
üç defa da Allahü ekber der, sonra da yüze tamamlamak için; (Allah’tan başka ilâh
yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na
mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter) derse, günahları denizköpüğü kadar çok olsa
bile affedilir.”
(Müslim, “Mesâcid”, 146.)
Günün Sözü
Sözünü, tesir edeceğini bildiğin zaman söyle.
Sadi Şirazi
Günün Duası
Allah’ım kalbimizi imanın nurundan, malımızı bereketinden, evlatlarımızı İslam ahlakından mahrum bırakma.
Bunları biliyor muyuz?
Nefhat-ül-Ba's Nedir?
İsrafil aleyhisselâmın, sûr denilen bir âlete ikinci defa üflemesiyle bütün canlıların dirilmesi demektir.
Günün Nüktesi
Allah’ın insanı koruması…
Zünnun-ı Mısri şöyle bir kıssa anlatır. Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Allah’a sığındım.
Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler. Ben de onların arkasından yürüyüp, peşlerinden takip ettim. Nehrin karşı yakasına geçtiklerinde, akrep kurbağayı bırakıp dalları büyük, gölgesi çok olan bir ağacın yanına gitti. Bir de baktım ki, ağacın altında bir genç mışıl mışıl uyuyor.
Kendi kendime: La havle vela kuvvete illa billa. Bu akrep nehrin ötesinden buraya bu genci sokmak için geldi dedim ve içimden, akrep gence yaklaştığı zaman hemen onu öldürmeye karar verdim, Akrebe yakın bir yerde durdum. Bir de baktım ki, karşıdan büyük bir yılan, genci öldürmek için gence doğru geliyor. Akrep ona hücum etti, üzerine çıkıp başını sokmaya başladı. Akrep yılanın ölmesine kadar başını sokmaya devam etti. Yılan öldükten sonra, akrep nehre döndü. Kurbağa da onu orda bekliyordu. Akrep kurbağanın sırtına bindi, nehrin öteki yanına geçtiler. Ben arkalarından onlara bakıp duruyordum.
Nihayet dönüp gencin yanına geldim, uyuyan gencin başucunda durarak şu beyitleri söyledim: Ey uyuyan, Allah seni karanlığın içindeki her türlü kötülükten korur. Allah’tan gözler nasıl uyurki sana ondan bütün nimetlerin faydaları gelir.
Genç benim bu sözlerimden uyandı. Kendisine hadiseyi anlattım. Bunun üzerine genç tevbe etti, ölünceye kadar hayatı böyle devam etti.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kulak çınlamasının dindeki yeri nedir?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Kulak çınlamasını iyiye ya da kötüye yorumlamamak gerekir. Sağ kulak çınlarsa iyi sol kulak çınlarsa kötüye delalet eder anlayışı da doğru bir anlayış değildir. Böyle bir şey düşünmek bidat ve hurafedir dinde de yeri yoktur.
Mehri düğünden sonra vermek şartı ile nikah kıymak caiz mi?
Bir evlilikte mehrin verilmesi, peşin olabileceği gibi aynı şekilde konuşulması ve kadının kabul etmesi halinde sonra da verilebilir. Evlenen erkek evleneceği kadına mehri peşin olarak verebilir; buna İslam fıkhında muaccel (peşin) mehir denir. Koca aynı şekilde peşin hiçbir şey vermeyip borçlanabilir, fıkıhta buna da müeccel (ertelenmiş) mehir adı verilir.
Mehrin bir kısmının peşin, bir kısmının ertelenmiş, borçlanılmış olması da mümkündür. Mehir para ve eşya olabileceği gibi ziynet eşyası da olabilir.
Dolayısıyla nikahı kıyarken kadın kabul ederse Mehri nikahtan sonra verme de dini sakınca yoktur. Bu şekilde de kıyılan nikah geçerlidir.
Başı secdeden hemen kaldırmak namaza zarar verir mi?
Fıkıh dilinde, rüku ve secdede beklemeye tadili erkan denir. Tadili erkan, rükünleri düzgün, yerli yerinde ve düzenli olarak yapmak demektir. Namaz, müminin miracı ve İslam'ın ana direklerinden bir direk olduğundan kılındığında belli bir hassasiyet, önem ve düzgünlük içerisinde kılınması lazım.
Tadili erkana uyularak kılınan namaz, şekil olarak düzgün ve kıvamında yerine getirilmiş olur. Böyle bir ehemmiyet içinde kılınan namaz "üstün körü" kılınmadığından bilakis tabiri caizse "dört başı mamur" kılındığından Allah indinde makbul olur. Böylece namazdan beklenen ibadet amacı da hasıl olmuş olur.
Tadili erkan, Şafii, Hanbeli, Maliki ve Hanefi fıkıhçısı Ebu Yusuf'a göre farzdır. Bu fıkıhçılara göre namazda tadili erkan mutlaka yerine getirilmesi gerekir. İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye göre ise tadili erkan vaciptir.
İslam fıkıhçılarından anlaşılan şudur ki namazda tadili erkan farzdır. Namazda dinin temel direklerinden bir direk olduğundan, namaz kılarken özellikle rükuda, rükudan doğrulmada secdede ve iki secde arasındaki oturuşta dikkat edilmesi gerekir. Yoksa namaz eksik kaldığından fasit olur.
Abdest alırken konuşmak abdeste zarar verir mı?
Abdest alırken ve guslederken konuşmamak İslam ahlakındandır ve de dinen müstehaptır. Ama konuşmak abdeste de gülse de zarar vermez. Ancak zorunlu olmadıkça konuşmamak daha iyidir.
Günün Ayeti
Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi.
Nahl, 16/15.
Günün Hadisi
“Kim, her namazdan sonra otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz
üç defa da Allahü ekber der, sonra da yüze tamamlamak için; (Allah’tan başka ilâh
yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na
mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter) derse, günahları denizköpüğü kadar çok olsa
bile affedilir.”
(Müslim, “Mesâcid”, 146.)
Günün Sözü
Sözünü, tesir edeceğini bildiğin zaman söyle.
Sadi Şirazi
Günün Duası
Allah’ım kalbimizi imanın nurundan, malımızı bereketinden, evlatlarımızı İslam ahlakından mahrum bırakma.
Bunları biliyor muyuz?
Nefhat-ül-Ba's Nedir?
İsrafil aleyhisselâmın, sûr denilen bir âlete ikinci defa üflemesiyle bütün canlıların dirilmesi demektir.
Günün Nüktesi
Allah’ın insanı koruması…
Zünnun-ı Mısri şöyle bir kıssa anlatır. Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Allah’a sığındım.
Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler. Ben de onların arkasından yürüyüp, peşlerinden takip ettim. Nehrin karşı yakasına geçtiklerinde, akrep kurbağayı bırakıp dalları büyük, gölgesi çok olan bir ağacın yanına gitti. Bir de baktım ki, ağacın altında bir genç mışıl mışıl uyuyor.
Kendi kendime: La havle vela kuvvete illa billa. Bu akrep nehrin ötesinden buraya bu genci sokmak için geldi dedim ve içimden, akrep gence yaklaştığı zaman hemen onu öldürmeye karar verdim, Akrebe yakın bir yerde durdum. Bir de baktım ki, karşıdan büyük bir yılan, genci öldürmek için gence doğru geliyor. Akrep ona hücum etti, üzerine çıkıp başını sokmaya başladı. Akrep yılanın ölmesine kadar başını sokmaya devam etti. Yılan öldükten sonra, akrep nehre döndü. Kurbağa da onu orda bekliyordu. Akrep kurbağanın sırtına bindi, nehrin öteki yanına geçtiler. Ben arkalarından onlara bakıp duruyordum.
Nihayet dönüp gencin yanına geldim, uyuyan gencin başucunda durarak şu beyitleri söyledim: Ey uyuyan, Allah seni karanlığın içindeki her türlü kötülükten korur. Allah’tan gözler nasıl uyurki sana ondan bütün nimetlerin faydaları gelir.
Genç benim bu sözlerimden uyandı. Kendisine hadiseyi anlattım. Bunun üzerine genç tevbe etti, ölünceye kadar hayatı böyle devam etti.