Bir milletin bağımsızlık yemini

Yazının Giriş Tarihi: 12.03.2026 15:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 15:07

Bazı metinler vardır; yalnızca kelimelerden oluşmaz. Bir milletin acısını, umudunu, direnişini ve inancını taşır. İstiklal marşı işte böyle bir eserdir.

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal marşı,Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde milletin ruhunu ayağa kaldıran bir destandır.

O günlerde Anadolu’nun dört bir yanında işgal, yokluk ve belirsizlik vardı. Fakat bir şey dimdik ayakta duruyordu: bağımsızlık inancı.

Mehmet akif ersoy’un kaleme aldığı bu şiir, işte o inancın sesi oldu. “Korkma!” diye başlayan dizeler, aslında bir milletin korkuya teslim olmayacağını ilan eden bir haykırıştı.

Bu yüzden İstiklal marşı yalnızca okunmaz; hissedilir.

Akif’in en çok hatırlanan sözlerinden biri ise şu cümledir:

“Allah bu millete bir daha İstiklal marşı yazdırmasın.”

Bu söz, aslında marşın hangi şartlarda yazıldığını anlatan en güçlü cümledir. Çünkü bu marş, savaşın ortasında, vatanın geleceği için verilen büyük bir mücadelenin içinde doğdu.

Bugün aradan 100 yılı aşkın bir zaman geçti. Ama İstiklal marşı her okunduğunda aynı duygu yeniden canlanıyor.

Okullarda sabah törenlerinde, resmi programlarda, milli maçlarda veya bir anma töreninde… O ilk kelime duyulduğunda herkes aynı anda ayağa kalkıyor.

Çünkü İstiklal marşı, bu toprakların bağımsızlık hafızasıdır.

Bugün 12 Mart’ı anarken aslında yalnızca bir şiirin kabulünü değil; bir milletin iradesini hatırlıyoruz.

Vatan uğruna can verenleri, bağımsızlık için mücadele edenleri ve bu ruhu kelimelere döken Mehmet akif ersoy’u minnetle anıyoruz.

İstiklal marşı bize her zaman aynı şeyi hatırlatır:

Bağımsızlık, bir milletin en büyük onurudur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.