Çanakkale…

Yazının Giriş Tarihi: 18.03.2026 12:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 12:18

Çanakkale…

Sadece bir cephe, sadece bir savaş, sadece bir tarih değildir. Çanakkale, bir milletin kaderini yeniden yazdığı yerdir.

Toprağın, suyun, rüzgârın bile “geçilmez” dediği bir direnişin adıdır.

Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin döneminde, yokluk içinde bir milletin ayağa kalktığı o günlerde, Çanakkale’de verilen mücadele yalnızca askeri bir başarı olarak okunamaz.

Bu topraklarda verilen savaş, aslında bir varoluş mücadelesiydi. Çünkü mesele sadece bir boğazı korumak değildi; mesele bir milletin geleceğini, onurunu ve bağımsızlığını korumaktı.

19 Şubat 1915’te başlayan saldırılar, 18 Mart’ta tarihin yönünü değiştiren bir zaferle karşılandı.

Ardından gelen kara savaşlarında Mehmetçik, imkânsızlıkların içinde destan yazdı. Seddülbahir’de, Arıburnu’nda, Anafartalar’da sadece kurşunlar değil; iman, cesaret ve inanç konuştu.

Çanakkale’de savaşan askerlerin çoğu henüz gençti. Kimi lisede, kimi medresede, kimi tarlasında olmalıydı. Ama onlar cephedeydi.

Çünkü bu vatan, onların omuzlarında yükseliyordu. Birçoğu geri dönemedi… Ama geride bıraktıkları, bir milletin bağımsızlığı oldu.

Bugün özgürce nefes alabiliyorsak, bu sadece bir tarih sayfasının sonucu değil; Çanakkale’de yazılan o büyük destanın mirasıdır.

“Çanakkale geçilmez” sözü, bir slogan değil; bir milletin karakteridir.

Çanakkale’yi anlamak, sadece geçmişi bilmek değildir. Aynı zamanda bugünü ve yarını doğru okumaktır.

O ruhu yaşatmak, sadece anmakla değil; birlik olmakla, değerlerimize sahip çıkmakla mümkündür.

Çünkü Çanakkale, hâlâ bize şunu fısıldar:

Bir millet inandığında, hiçbir güç onu durduramaz

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.