Döne döne Karacaoğlan (6)

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2026 08:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.01.2026 08:00

Öldükten sonra da gönül yârdan ayrılacak mı acaba? Horuzlar için demezler mi, ölür gider gözü çöplükte kalır…

Ölümle yaşam arasında bir belirleme yapılacaksa… şöyle diyor Karacoğlan; “Neyleyim şu dünyanın ziynetin/ Akibet ölüm olduktan sonra/ İstemem bahçemde bülbüller ötsün/ Benim gonca gülüm solduktan sonra/…/ Bir selamın gelmez dilin dişinden/ Duramıyom hayalinden düşünden/ Güzelliğin soyka kalsın başından/ Ben ölüp ellere kaldıktan sonra/…/ Çözeydim düğmeleri döşünden/ Öpeyidim gözlerinden kaşından/ Güzelliğin soyka kalsın başından/ ben inli boranlı olduktan sonra/…/ Yalanmış dünyanın ötesi yalan/ Felektir muradım elimden alan/ Mısır’a sultan olsam istemem kalan/ Dost ağlayıp düşman güldükten sonra/…/ Karacoğlan söyler sözün doğrusu/ Başına sokunmuş çelenk eğrisi/ Gözleri sürmeli ceylan yavrusu/ Ağlayı ağlayı solduktan sonra” (s. 373…)

Karacoğlan’ın sevdiklerinden biri de Elif’tir. Elif, bir kısa çizgiyle anlamlandırılır. Sevgi, tanrı anlamına gelir… Ona yakılan türküde, şöyle der:

“İncecikten bir kar yağar/ Tozar Elif Elif diye/ Deli gönül abdal olmuş/ Gezer Elif Elif diye/…/ Elif’in uğru nakışlı/ Yavru balaban bakışlı/ Yayla çiçeği kokuşlu/ Kokar Elif Elif diye/ Elif kaşlarını çatar/ Gamzesi sineme batar/ Ak elleri kalem tutar/ Yazar Elif Elif deyi/…/ Evlerinin önü çardak/ Elif’in elinde bardak/ Sanki yeşil başlı ördek/ Yüzer Elif Elif diye/…/ Karacoğlan eğmelerin/ Gönül sevmez değmelerin/ İliklemiş düğmelerin/ Çözer Elif Elif diye”(s. 384)

(İncecik-Maraşa’ta bir köy adı imiş.)

Güzellik konusunda çok şey yazılıp söylenmektedir. Somut değildir, soyut, değişkendir güzellik. Şöyle anlatılmaktadır:

“Ela gözlerini sevdiğim dilber/ Ben güzel görmedim senden ziyade/ Huri melek misin gökten mi indin/ Ben melek görmedim senden ziyade/…/Merhamet eyle de beni karıma/ Beni görüp mah yüzünü bürüme/ Çıkıp yad elerle gezip yürüme/ Seni seven yoktur benden ziyade/…/ Selam verir selamını alırım/ El bağlarım divanına dururum/ Âkibeti yâr yoluna ölürüm/ Armağanım yoktur candan ziyade/…/ Karacoğlan der ki sözüm iline/ Bir canım var feda olsun yoluna/ Daha ne istersin candan ziyade” (s. 392…)

Karacoğlan yalnızlıktan sıkılmış olmalı ki, sevgiliye gel diyor. İnsan bu, elbet sıkılacak!

“Bağlandı yollarım kaldım çaresiz/ Gayrı dünya bana daraldı gel/ Derildi dertlerim artsız arasız/ Üst üste dizildi sıralandı gel/…/ Yâri görseydim haftada ayda/ Sevip ayrılmaktan ne buldum fayda/ Azrail göğsümde canım hay hayda/ Ciğerimin başı yaralandı gel/…/Karacoğlan der ki başa yazıldı/ Gözüm yaşı Ceyhun oldu süzüldü/ Kefenim biçildi kabrim kazıldı/ Mezarımın üstü karalandı gel” (s. 414…)

Halk üretti Karacoğlan’ı, anonim oldu! Yaşayacak yaşatılaca. Derim ki, Sevgili Okurlar bir de kitaplardan okuyunuz, Karacoğlan’ı bilgileriniz tazelensin.

(*)Daha geniş bilgi için Döne Döne Karacoğlan, Ali Ozanemre, 659 sayfa, Alter Yayınları-2012, Ankara.

(BİTTİ)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.