İlhan Böşgöz’den Karac’oğlan* (3)

Yazının Giriş Tarihi: 31.12.2025 07:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 07:40

İşte böyledir Karacaoğlan’ın güzelleri.

Kadın ailede ağırlıklı bir göreve sahiptir. Cevdet Paşa’nın anlatımında; Tecirli aşiretinde kadın “kocamdan mahzuzum” derse boş oluyormuş. (Sözcük hoşnut olmama anlamına gelmektedir.) Bir kadın “mavi feracesini” takarsa kocasından boş olduğunu bildiriyor demekmiş.(s. 48)

Yörüklerde kadın/ kız sabah erken kalkar, ormandan odun getirir, ocağı yakar, sütü pişirir, kahvaltıyı hazırlar. Yaylımdan gelen keçileri sağar, yoğurt, peynir, yağ yapar. Konukları ağırlar. Kadın işler, er öğünür derler. Konuşmalarında “müstehcenlik” yoktur her şey açık seçik konuşulur.(s. 49)

Büyük Karacaoğlan’dan başka beş Karacaoğlan’dan söz ediyor demiştik yazar.

1.Karac’oğlan 16. yy’da yaşamış, Yozgatlıdır. Kanuni’nin 1512 Budin Seferine, Yavuz Selim’in 1514-1517 seferlerine katılmış, bir ordu ozanıdır. Şükrü Elçi’nin Viyana Kütüphanesi’nden derlediği onunla ilgili Alaman Dağları Türküsünü eklemiş. Şöyle:

Üstünde yortluk eşdük/ Sarptır Alaman Dağları/ Bihamdillah hele geçtik/ Sarptır Alaman dağları/…/ Dünyada şey kalmaz olur/ Sağ olan başa gene gelür/ Karac’oğlan gör nice bilir/ Sarptır Alaman Dağları”

Şükrü Elçin, bu aşığın Belgratlı olup asıl adının İsmail olduğunu belirtiyor. (s. 70-72)

2. Karac’oğlan (Koçoğlan), 16. Yy’da yaşadığı sanılıyor. Aşık Ömer, bu Kar’oğlan’a

“Öksüz aşık deyişleri eseldir/ Karac’oğlan ise eski meseldir/ Eskisi çağrılır keyfe keseldir/ Biz şair saymayız öyle ozanı” diyor.

Onunla ilgili “Karoğlan Türküsü” de şöyle:

“Karoğlan Karoğlan/ Karoğlan Karoğlan/ Bende güzel gözler var/ Ondan m’isten Karoğlan/…/ Karoğlan Karoğlan/ Bende ayva göbek var/ Ondan m’isten Karoğlan// He he hanım kız/ He he he he canım kız/ Yenile de bildin derdimden derdimden”(s. 77)

Karacaoğlan birçok yere mal edilmektedir. Bir şiiri yanlış değerlendirilerek; Kırşehir-Mecidiye-Mamalı Köyü’nden olduğu ileri sürülmüştür. Şöyle:

“Karac’oğlan der ki kolu bağlıyım/ Ciğerciği aşk oduyla dağlıyım/ Mamalı’da ben bir Rıdvanoğlu’yum/ Kaplan postu giydiklerim kal demiş” (s. 83)

Bu konuda yanlış değerlendirmelerle ilgili 84, 85. sayfalarda da örnekler vardır. Sözgelimi, Kul Mustafa’nın şiiri Karacaoğlan’a mal edilmiştir. “Hazır ol vaktine ey Acem Şahı” diye başlayan şiirlerin dördü de Kul Mustafa şiirinin varyantlarıdır. Kitapta, A-B; AB diye işaretlenmiştir.(s. 85…88)

Şiirin ilk dörtlüğü şöyle:

“Sana derim sana ey Acem Şahı/ Üstüne Mağrip’ten asker geliyor/ Tahtını yıkıp da mülkün almağa/ Sultan Murad kalkmış kendi geliyor” (s. 85)

Gemerekli Öğretmen Fikri Gönen’in not defterinden “1045 (1636)’de göbek adım koyuldu/ Çingiroğlu özbe, benim boyumdur” dizeleri aktarılıyor. 1876’da ise Karacaoğlan’ın köyünü gören Ahmet Hamdi Efendi, onun Varsaklı-Sayıloğullarından olduğunu yazıyor. Sayıloğlu Mehmet Efendi diye biri yaşıyormuş o sıralar. Babası Kara Halil’in (*) Sayıl askeri yazılmasından dolayı Sayıloğlu adını almış.

İlgili dörtlük şöyle:

“Sayıloğlu eder dilek/ Ahımdan yatmıyor melek/ Ahir bizi eder helak/ Bu dert ki bize sarmaşmış”(s. 94)

Ali Rıza Yalgın da Feke’nin Göğceli Köyün’de, Çingirlilerin evine gitmiş.

“Göğceli idi benim yerim durağım/ Evel yakın idim şimdi ırağım/ Felek beni nazlı yârdan ayırdı/…/ Göğceli’den çıktım çocuktum/ Feke’ye geldim ayıktım/ Kozan’da sıcaktan bayıldım/ Dön Karac’oğlan dön obana” (s. 95)

97. sayfada Kara İlyas yazıyor, hangisi doğru?

Dipnot:

3. Karac’oğlan:

19.yy’da Silifke’de yaşamış. Halk ona “ Küçük Karac’oğlan” diyor. Aşık, şiirlerinde yalnızca “Karac’oğlan” adını kullanıyor.

“Hey ağalar tarih eylen bu yıl/ Bin iki yüz üçtür bu sene” diyerek 1866’yı işaret ediyor. /…/

“Karac’oğlan kendi derdin şaşırır/ Akar gözü yaşı derya coşurur/ Medet, tecir gelmiş canlar deşirir/ Veresiye koymaz peşin alır bu sene”(s. 101)

4. Karac’oğlan: 19.yy’da yaşadığı, Yozgatlı olduğu belirtilen bu Karac’oğlan hakkında bilgi yoktur…

5.Karac’oğlan: Bu Karac’oğlan hakkında da bilgi yok. Müjgan Cumbur bir şiirini yayınlamış. Bir dörtlüğü şöyle:

“Karacoğlan gezer ilden ile/ Garip bülbül gibi konar gülden bir güle/ Destan olup düştüm dilden dile/ İnin turnalar hoş yayladır Türk ili” (s.103)

.İlhan Başgöz – Karacaoğlan (İki cilt, 1. cilt yazılı, 2.cilt şiirli) Dünya Klasiklerinden Cumhuriyet Kitap y. Eylül 1999, İstanbul.

(BİTTİ)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.