KOSKOCA BİR KİTAP (Bugünlerde Bahar İndi)

Yazının Giriş Tarihi: 30.04.2026 13:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.04.2026 13:19

Bugünlerde; koskoca bir kitap okudum. Bütün cihanı anlatıyor. Büyük küçük, büyük ufak her şeyi anlatıyor; gözler önüne seriyor.

Koskoca bir yazar; koskoca olmadan önce izleniyor, hapislere atılıyor… işkencelere tutuluyor…

Bu koskoca yazarı çağırıyor yargıç; sen burada durma öldürecekler seni diyor; git İstanbul’a arzuhalcilik yap, geçinip gidersin. Zaten bu işleri yapmışsın…

Babası çok zenginmiş. Beslemeleri, bir bayram günü camide namaz kılarken öldürmüş babasını. Dili boğazına akmış çocuğun, on iki yaşına dek konuşamamış, Sonra açılmış dili… Konuşmuş, yazmış konuşmuş… Derlemiş ağıtları, deyimler, sözler… “Ağıtlar” adıyla, Halkevlerinin birinde basılmış kitap.

Yatılı okumuş ortaokulu. Son sınıfta coğrafyadan kalmış sınıfta, yatılılık hakkı alınmış elinden…

Gelmiş memlekete,ırgatlık yapmış, yazmanlık yapmış. Savrun Çayı suyu dağıtımını sağlamış…

Ağalar beyler hoşlanmamışlar.

Dinoların yardımıyla kapağı atmış İstanbul’a… Sultanahmet’te bir duvar dibini kendine evsin tutmuş.

Olta almış, balık tutmuş Galata Köprüsü başında, birazını yemiş birazını satmış… Hep böyle kalacak değil ya; Koskoca roman elinde, varmış Cumhuriyet gazetesine, kabul etmişler. Salmışlar Anadolu’ya, söyleşi yapsın diye.

Varmış Van’a, Akdamar Kilise’sini görmüş, bir ören. Yazmış, haber vermiş, onarılmış (restore) kilise

Sonra yayınlanmış o koskoca kitap; İnce Memed. Öğrenciyken okumuştum, sonra yine okudum bu koskoca kitabı…

Daha başka ilerleyen günlerde koskoca kitapları da yayınlandı yazarın…

Elimde şimdi o koskoca kitaplardan biri:

BUGÜNLERDE BAHAR İNDİ.

Anılar dolu kitapta,

Şiirler dolu

Oku oku, bitecek gibi değil…

Hir bir dizesi, her bir tümcesi, her bir bölümcesi koskoca kitap olacak biçimde düzenlenmiş…

Kitapta; Bekle, Güzelleme, Yalnızlık, Kara Sevda, Masal, Korku, Kahramanlık, Zafer, Oy Beni Beni, Gökyüzü, Hanaya Şiirler, Ulaş, Merhaba (…) adlı şiirler var.

“OY BENİ BENİ/ Can olaydın can!/ Kara toprak sen olaydın/ Senden fışkıraydım/ Aydınlık bir su gibi/ Bir kara orman gibi”

Bir şiir daha;

“HANNAYA ŞİİRLER/ Dört bulut salıverdim gökyüzüne/ Gökyüzünün en yücesine, ucuna/ Biri turuncu, biri yeşil, bir al, biri apak/ Dört top bulut yolladım gökyüzünün en ucuna/ Dört top ışıktan koskacaman/ Turuncusuna savgi yükledim/ Yeşiline dostluk/ Arkadaşlık yükledim alına arkadaşlık/ Apak buluta barış yükledim/ Ne kadar çok özlemişsek barışı o kadar çok/ Gidin dedim bulutlarım yeryüzüne/ Yağmadık hiç bir yer bırakmayın, hiçbir yer/ hiçbir yer/ Ama hiçbir yer, hiçbir yürek/ hiçbir göz, hiçbir kulak/ Hiçbir ova/ hiçbir çiçek bırakmayın/ Her yere, her yere, her yere yağın/ Yağın ha yağın/ yağın ha yağın// Yağın yağın/ İnsan yüreklerine”

Eeeeee uzun bir şiiri var ki büyük bir destan, büyük bir soluk, soluğa…

“KIRMIZI DEYNEK/ Havanın yüzünde bir kırlangıç sürüsü/ Ve yabanıl atlar doludizgin/ Bu sabah bu sabah öylesine güzel ki/ Bu sabah yağmur yağacak/ Bu sabah gün açacak/ Bu sabah tekmil tomurcuklar patlayacak/ Bahar patlayacak/ Köpükler, bulutlar patlayacak Özlemlerin en güzeli, tozlu bir özlem/ Topraktan yeni çıkarılmış/ Üç bin yıllık Yunan şarabı/ Atların kara gözleri/ Ve ben kederden geberiyorum/ Tam yalnızlıktan gebermenin de sırası/ Senin ellerin güzel/ Bir damla duman ovanın üstünde/ Bir damla ak bulut, altına batmış/ Yeşile batmış/ Bir damla sıcacıkt, bir damla ışıltı/ Sımsıcacık tutuyorum bir şeyi/ Önüme bir adam çıkıyor/ Amma da kocaman gözleri var/ Amma da çok ağlamış/ Amma da çok çiçek açmış/ Amma da çok yüreği/ Amma da çok yüreği sıcak/ Amma da çok yalnızlıktan geberiyor/ Amma da çok mavi tutuyor/ Bir avucunda öylesine bir mavi ki/…”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.