Cumhuriyet kurulduğunda ülkenin okur yazarlık oranı %8’di ! Atatürk, ülkeyi düşmandan kurtaran halkın okur yazarlık oranını yükseltmeyi amaç edinmişti. Bunun için yazı devrimini gerçekleştirdi. Yeni Türk Harflerini işçiye, çiftçiye, köylüye,kentliye hamala, sandalcıya, öğretmek için Halk Mekteplerini açtı. Birçok insan okur yazar oldu…
Yetmedi, deha çok insanın okur yazar olması gerekiyordu. Askerliğini çavuş onbaşılar bitirmiş olanlar eğitmenlik kurslarından geçirildi. Üç sınıflı okullarda görevlendirildi.
Bunlardan biri de Adana-Yüreğir-Güneşli Okulunda Lütfi Dağlar yönetiminde açıldı. 1939 sonlarında Düziçi-Alman binasına taşındı…
O yıllarda İsmail Hakkı Tonguç önderliğinde köy enstitüleri kuruldu. Tarih 17 Nisan 1940’tı; Düziçi Köy Enstitüsü açıldı.
Düziçi’ne bir ışık, güneş doğdu. Haruniye, Düziçi, Yanıköy, çevre aydınlandı. Buraya çevre il-iyçe köylerinden öğrenciler alındı.İş içinde eğitim öğretim başladı.
Bir taraftan Düziçi’ne, usta öğreticiler, öğretmenler, öğrenciler tarafından yeni binalar yapıldı. Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü binalar, yatakhaneler, yemekhane, motorhane, müzik, resim iş atölyeleri, lojmanlar yapıldı. Kendi binanı kendin yap, kendin oku yöntemi uygulandı.
Okulun üç bin dönüm arazisi işlendi, tahıl, sebze, meyve yetiştirirli. Kümes açıldı, tavuk, piliç yetiştirildi, yumurta üretildi. Ahır yapıldı, hayvan beslendi. Çevre ağaçlandırıldı.
Döner sermaye usulü çalışıldı, devlete yük olunmadı.
Öğrenciler harıl harıl çalıştılar. İş, müzik, resim, fen, sosyal bilgiler, matematik, türkçe, edebiyat, folklor, dikiş-nakış, yapı, sağlık, tiyatro, tarım, sanat, zanaat alanında yetiştiler… 21 köy enstitüsünden 17 bin öğretmen yetişti; köylere gönderildiler…
Köylerin çehresi değişmeye başladı. Kendi mektuplarını, dilekçelerine kendileri yazar oldular. Kendi çiftini, çubuğunu, bahçesini, sebzesini, narını, elmasını, üzümünü, tahılını, pamuğunu, fıstığını, kendileri yetiştirir oldular… Köyler gelişti, yeşerdi, uygarlaştı…
Sözüm ona ağalar beyler… hoşlanmadı. Kapattılar köy enstitülerini…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KÖY ENSTİTÜLERİ ÜSTÜNE DÜŞÜNCELERİM
M.Demirel Babacanoğlu
Cumhuriyet kurulduğunda ülkenin okur yazarlık oranı %8’di ! Atatürk, ülkeyi düşmandan kurtaran halkın okur yazarlık oranını yükseltmeyi amaç edinmişti. Bunun için yazı devrimini gerçekleştirdi. Yeni Türk Harflerini işçiye, çiftçiye, köylüye,kentliye hamala, sandalcıya, öğretmek için Halk Mekteplerini açtı. Birçok insan okur yazar oldu…
Yetmedi, deha çok insanın okur yazar olması gerekiyordu. Askerliğini çavuş onbaşılar bitirmiş olanlar eğitmenlik kurslarından geçirildi. Üç sınıflı okullarda görevlendirildi.
Bunlardan biri de Adana-Yüreğir-Güneşli Okulunda Lütfi Dağlar yönetiminde açıldı. 1939 sonlarında Düziçi-Alman binasına taşındı…
O yıllarda İsmail Hakkı Tonguç önderliğinde köy enstitüleri kuruldu. Tarih 17 Nisan 1940’tı; Düziçi Köy Enstitüsü açıldı.
Düziçi’ne bir ışık, güneş doğdu. Haruniye, Düziçi, Yanıköy, çevre aydınlandı. Buraya çevre il-iyçe köylerinden öğrenciler alındı.İş içinde eğitim öğretim başladı.
Bir taraftan Düziçi’ne, usta öğreticiler, öğretmenler, öğrenciler tarafından yeni binalar yapıldı. Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü binalar, yatakhaneler, yemekhane, motorhane, müzik, resim iş atölyeleri, lojmanlar yapıldı. Kendi binanı kendin yap, kendin oku yöntemi uygulandı.
Okulun üç bin dönüm arazisi işlendi, tahıl, sebze, meyve yetiştirirli. Kümes açıldı, tavuk, piliç yetiştirildi, yumurta üretildi. Ahır yapıldı, hayvan beslendi. Çevre ağaçlandırıldı.
Döner sermaye usulü çalışıldı, devlete yük olunmadı.
Öğrenciler harıl harıl çalıştılar. İş, müzik, resim, fen, sosyal bilgiler, matematik, türkçe, edebiyat, folklor, dikiş-nakış, yapı, sağlık, tiyatro, tarım, sanat, zanaat alanında yetiştiler… 21 köy enstitüsünden 17 bin öğretmen yetişti; köylere gönderildiler…
Köylerin çehresi değişmeye başladı. Kendi mektuplarını, dilekçelerine kendileri yazar oldular. Kendi çiftini, çubuğunu, bahçesini, sebzesini, narını, elmasını, üzümünü, tahılını, pamuğunu, fıstığını, kendileri yetiştirir oldular… Köyler gelişti, yeşerdi, uygarlaştı…
Yüksek okullara gitti öğrenciler…Mühendis, doktor, kaymakam, vali, millet vekili (…) yönetici oldular…
Böyle bir yükselmeden, gelişmeden
Sözüm ona ağalar beyler… hoşlanmadı. Kapattılar köy enstitülerini…