UNUTULMAZ ANILAR

Yazının Giriş Tarihi: 19.02.2026 08:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 08:00

Kemalist İlahiyatcı Mehmet Göl yazmış bu kitabı. 430 sayfa, 32 bölümden oluşuyor. 2023’te Siddar yayınları arasında yayınlanmış. Her bir bölüm bir kitap kapsayacak nitelikte…

Mehmet Göl, 23.03. 1944’de Osmaniye-Düziçi-Bostanlar Köyü’nde doğmuş. İlki, köyünde, ortayı Bahçe’de, Lise’yi Maraş’ta, İlahiyat’ı Ankara’da bitirmiş.

17.04.1968’de Düziçi İlköğretmen Okulu’na atandı. Din kültürü öğretmenliği, yöneticilik görevlerinde bulundu. TÖS, TÖB-Der de başkanlık yaptı. Gerçekçi, dürüst davranışlarıyla dikkati çekti.

Osmaniyeli Sevgi Öğretmenle evlendi, ikisi kız, biri erkek üç çocukları oldu. Adana-İl Kültür Müdürlüğünden emekli oldu.

Boş durmuyor, konferanslar veriyor, kitaplar yazıyor.

Hemen şunu belirteyim; koskoca kitabı (Unutulmaz Anılar) okuduktan sonra vardığım kanı şu oldu; okul yöneticileri, öğretmenler, veliler (…) okumalı bu kitabı. Altını çizdiğim yerleri yazıma aktaracak olsam kapsamlı bir kitap olacak!...

Çocukken kuş avlamış. Vurduğu kuşları babası güveç yapmış, tadından yenmez olmuş.

Bilirim o kuşları çıtlık yer meyve yer yağlı olur.

Babası uzun süre köyün muhtarlığını yapmış; yararlar sağlamış köye. Amcası Bezzik Eğitmen Kursu’ndan mezun olmuş, eğitmenlik yapmış.

Düziçi’nde, bayrak olayı her nedense bir türlü bitmiyor! Yıl 1947, serenden indiriliyor, parça parça ediliyor yerlere serpiliyor.

Yönetim asıl suçluyu arasa da bulamıyor.

Bu konuda; Köy Enstitülerinin Kuruluşunun 50. Yılında Söyleşiler yapmıştım, 12 Köy Enstitülü öğretmenle konuştum, bayrağı yırtan bulunamadı…

Okula, müfettişler, jandarmalar, polisler geliyor ama suçlu bulunamıyor…

1974 yılında bir bayrak olayı daha yaşanıyor. O gün, Düziçi’nin Kurtuluş Bayramı; bir öğrenci koşup geliyor elindeki orak çekiçli sarı bezi Mehmet Göl’e veriyor. O da okul müdürüne götürüyor. Olay kısa zamanda çevrede duyuluyor; Düziçi İlköğretmen Okulu’na kızıl bayrak çekilmiş diyorlar.

Olayı, bir gün önce Osmaniye’de Çataloluk, İstanbul’da Yeni Sabah Gazetesi yazıyor. Okula Bahçe Kaymakamı, savcısı, Jandarma Komutanı, Adana Milli Eğitim Müdürü Hilmi Metin, Ankara’dan MİT görevlileri geliyor. Araştırma, inceleme yapıyorlar... Sonuç olarak; DÖ, SÖ yakalanıyor, gözaltına alınıyor…hapis yatıyorlar.

Göl’ün Maraş Lisesi’nde okuduğu yıllarda 27 Mayıs Devrimi oluyor. O nedenle, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını ileri bir tarihte kutluyorlar.

Liseyi, İlahiyat Fakültesi’ni bitirir. 17. 4.1968’de Düziçi İlköğretmen Okulu’na atanır. Orada saz çalmayı Ahmet Gök’ten, şiir okumayı Musa Tolu’dan öğrenir. Okulun 4040 dönüm arazisi olduğunu saptar. Burada tahıl, meyve, sebze yetiştirilmektedir.

Üç kapısı vardır okulun; 1. Cümle Kapısı, 2 Ziraat kapısı, 3 Öğretmenler Gazinosu kapısı. Kızı-erkek öğrenciler bacı kardeş gibidir. Aymazlar, bu konuda iyi şeyler yazmazlar, söylemezler. Bunlardan biri de Selahattin Canka; Bit Pazarı adlı kitabı 226. Sayfasında iyi şeyler yazmaz.

Okulda 10 Kasım günleri çok görkemli bir anlatımla geçer. 4. Binada Atatürk Köşesi Atatürk fotoğrafının ardına yakılan mumla Atatürk’ün gözlerinin aydınlık saçtığı anlatılır. Bu köşeyi oluşturanları okul yönetimi ödüllendirir.

Göl’ün evlenme girişimi şöyle olur. Osmaniye’de arkadaşı İrfan Pehlivan’ın iş yerindeyken sokaktan görkemli bir kız geçer, onu okuluna dek izler; öğretmen odasında tanışırlar. Sonra birkaç kez evlerine kadar gider. İstetir kizı, verirler. Nişan, sonra düğün yapılır, evlenirler. Püren, Pınar, Şenkaya adlı çocukları olur…

Sabiha Yaman öğretmen benim de öğretmenimdi. Teltik sorular sorardı… Birinde, Kaliforniya haritasını çiziniz, yerleşim merkezlerini götseniz diye sormuştu. John Steinbeck’in Cennet Yolu romanını okumuştum, Kaliforniya’yı anlatıyordu. Oradan öğrendiklerimle Kolayca yanıtladım…

Bir kız öğrenciyi bütünlemeye bırakmış Sabiha Hanım. Yemekhane salonunda sınav yapılıyor. Gözetmen, Sabiha Yaman’a kızı gösterir, Mehmet Göl’ün nişanlısı der. Kız geçer. Sonra bir gün, Mehmet Göl’e, düğün ne zaman diye sorar; ne düğünü der? O da olayı anlatır, gülüşürler.

İsmet Paşa’nın ölümü (25.12.1973) Mehmet Göl’ü çok etkiler. Birinci Binadan çıkar, lojmanına gelir, sedire oturur, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar.

Okulun sinema salonunda toplanırlar iki dakika saygı duruşuyla anılır İnönü. Anma konuşmaları yapılır…

Yılı1976, 9 Ocak, M. Göl, Erzurum- Şenkaya İlçesi Lisesi’ne sürgün ediliyor. Çok soğuk Erzurum. TÖB-DER’i soruyor, bir genç, götürüyor, orası kahve, kapısında belli bellisiz TÖB-DER yazıyor, gıtlama çay içiliyor…

Okul’da binden fazla öğrenci, 8 öğretmen var. Hüseyin Öztaş Müdür vekili.

Din Kültürü Ahlak, Sosyoloji, Felsefe, Mantık derslerine giriyor Göl. 1961 Anayasasına göre Din dersleri seçmeli. 30 öğrenci var. İlerleyen zamanlarda bütün öğrenciler din derslerini seçiyor!

Kitaptan bir kesit:

“Cuma günü camiye gittim. İmam, bütün işlerinizi sağ elinizle, nere giderseniz sağ ayağınızla gidiniz diyor. İmama, namaz bitiminde sağa sola selam veriyoruz, namaz geçerli mi dedim, Cuma geçiyor dedi, yanıtsız bıraktı.

Kaymakamın davetine gittim yanına. Önüme bir dosya koydu. Kırmızı kalemle çizilmiş imamın dosyasıydı.

Öyle alıştık ki birbirimize.

Görevime iade edilmiştim. Ayrılırken hüzünler yaşadık…”

Daha çok bilgi edinmek için Kitabı okuyunuz derim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.