Her yılın 15 Mart’ında Çamlıyayla geliyoruz. Bu kez öyle olmadı. 9 Mart’ta geldik. Girdik evimize. Bahçeye bakım yapacağız.
Havalar güzel. Gündüzleri bir bahar havası var. Geceleri soğuk; sıcaklık sıfırın altında. Buz donduğu oluyor!
Gelir gelmez bahçe makasını aldım, asmaları budamaya başladım, ertesi gün bitirdim. Çimdirdim, bakır sulfatla.
Asmanın birinin tavları bozulmuş. Ağaç dikkileri, uygun biçimde dört köşeye yerleştirdim. Dikkileri birleştirdim, ördüm aralarını sırıkla. Oldu bir hayma. Asma dallarını yaydım üstüne.
Cevizlerde mantar sayrılığı birkaç yıl önceden beri sürüyor. Her yıl, tarım ilacıyla ilaçlıyorum ama geçmedi. İlaç karışımı hazırladım, tulumbaya doldurdum, sırtlardım, cevizlere verdim.
Sırt tulumbasıyla zor oluyor bu iş. Motorlu otomatik tulumbalar var, ama bizim için biraz tuzlu! Sayrılık, birbirine bulaşıp gidiyor! Sanıyorum ilaçları değiştirmek gerekecek!
Bu arada eşim boş durmuyor; soğan patates ekiyor, yardım ediyor bana. Budama kesintilerini toplayıp yığıyor kenara. Kızım yemeklerimizi yapıyor… Güzel bir hava değişimi yaşıyoruz.
Yayla komşuları daha gelmemişler. Mayıs ya da Mayıs sonunda, Haziran başında gelirler. Biz de o günlerde oluruz.
Kışın nüfus 25/30 binken yazın 100 bini aşıyor. Şenlenir burası. Alış veriş artar; kardan kıştan hasar görmüş evler tamir edilir. Sevinir ustalar, esnaflar, işçiler...
Meyvesi sebzeleri çıkar Temmuz’da.
Kalabalık olur çarşı; oto konacak yer kalmaz.
Güz geldi mi, Ekim’de dönerler...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yaylada
M.Demirel Babacanoğlu
Her yılın 15 Mart’ında Çamlıyayla geliyoruz. Bu kez öyle olmadı. 9 Mart’ta geldik. Girdik evimize. Bahçeye bakım yapacağız.
Havalar güzel. Gündüzleri bir bahar havası var. Geceleri soğuk; sıcaklık sıfırın altında. Buz donduğu oluyor!
Gelir gelmez bahçe makasını aldım, asmaları budamaya başladım, ertesi gün bitirdim. Çimdirdim, bakır sulfatla.
Asmanın birinin tavları bozulmuş. Ağaç dikkileri, uygun biçimde dört köşeye yerleştirdim. Dikkileri birleştirdim, ördüm aralarını sırıkla. Oldu bir hayma. Asma dallarını yaydım üstüne.
Cevizlerde mantar sayrılığı birkaç yıl önceden beri sürüyor. Her yıl, tarım ilacıyla ilaçlıyorum ama geçmedi. İlaç karışımı hazırladım, tulumbaya doldurdum, sırtlardım, cevizlere verdim.
Sırt tulumbasıyla zor oluyor bu iş. Motorlu otomatik tulumbalar var, ama bizim için biraz tuzlu! Sayrılık, birbirine bulaşıp gidiyor! Sanıyorum ilaçları değiştirmek gerekecek!
Rokalar çıkmış, zambaklar, nergisler açmış. Rokaları salatada kullandık, nergisleri kokladık.
Bu arada eşim boş durmuyor; soğan patates ekiyor, yardım ediyor bana. Budama kesintilerini toplayıp yığıyor kenara. Kızım yemeklerimizi yapıyor… Güzel bir hava değişimi yaşıyoruz.
Yayla komşuları daha gelmemişler. Mayıs ya da Mayıs sonunda, Haziran başında gelirler. Biz de o günlerde oluruz.
Kışın nüfus 25/30 binken yazın 100 bini aşıyor. Şenlenir burası. Alış veriş artar; kardan kıştan hasar görmüş evler tamir edilir. Sevinir ustalar, esnaflar, işçiler...
Meyvesi sebzeleri çıkar Temmuz’da.
Kalabalık olur çarşı; oto konacak yer kalmaz.
Güz geldi mi, Ekim’de dönerler...