İlkbaharın gelişiyle birlikte havaların da ısınmasıyla beraber doğa adeta yeniden uyanarak, rengârenk bir çehreye büründü. Ağaçlar çiçek açarken, kırsal alanlar yeşillendi. Ayrıca bu yıl kış mevsiminin de bereketli geçmesiyle nehirlerimiz, göllerimiz, barajlarımızdaki su seviyelerinde artış olunca daha da mutlu olduk.
Doğadaki bu uyanış, rengarenk çiçeklerin açmasıyla görsel bir şölen sunmanın yanı sıra tarımsal sezonunun da açılış zamanı demek lazım. Şöyle bir kentin dışına çıkıp kırsal yerlere gittiğinizde bu değişimi daha güzel görme ve yaşama fırsatı bulabilirsiniz.
Her taraf mis gibi kokarken, güneşin o sıcaklığını kemiklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Çeşit çeşit çiçekler açmış, rengarenk kelebekler bir oraya bir buraya dolaşmakta. Sonuçta bu kış soğuk ve bol yağmurlu yani bereketli geçti.
Bu süreçte Kış boyunca evlerde olmaktan çok yorulduk da diyebiliriz. Olsun! Sonuçta son yıllarda hepimizi korkutan kuraklık tehlikesini bu yıl umarız yaşamayacağız. O güzel yağmurların ardından şimdi havalar da ısınınca artık en azından hafta sonları eşimizle çocuklarımızla ve dostlarımızla doğada yürüyüşler ya da piknikler yaparak tadını çıkarabiliriz.
Şimdi o güzelim İlkbahar, tüm güzelliğini önümüze sermiş durumda. O güzelliği görmenin en güzel zamanı bence. Özellikle sıcağıyla meşhur Çukurova’mızda bir iki ay sonra dışarı çıkmaz zor olur. Çünkü bunaltıcı sıcaklıklar ile karşı karşıya kalırız. İmkanı olan yaylasına, denizine gider ancak kentte kalanlar ancak evlerinde oturma zorunda kalır.
O bakımdan bence dışarı çıkmanın, gezmenin, güzelim doğanın tadını çıkarmanın en güzel zamanı şimdi bence. En azından bizim gibi güney kentlerde oturanlar için böyle. Sonuçta iç kesinlerde yer alan kentlerde bizim gibi sıcaklar daha başlamadı ve kar yağan yerler dahi var.
Çukurovalılar ise şimdi doğanın canlanmaya başladığı, doğanın yeniden canlandığı şu günlerde dışarı çıkıp tadını çıkarmalı. Toprağa dokunmalı, o mis kokuları içine çekmeli. Doğanın yeniden uyanışına şahit olmalı şimdi.
Evet! Doğa yeniden canlanmaya, hayat bulmaya başladı. Dünyamızı canlandıran mevsimlerin en güzeli ilkbahar geldi hoş geldi. Tabi bu güzelim doğamızı korumayı da unutmayalım. Pikniğe çıktığımızda çöplerimizi toplayalım, doğada bırakmayalım.
Doğa sadece bizim değil. Tüm canlılar, geleceğimizin de doğası. Onu koruyalım, kollayalım. Geleceğe, çocuklarımıza miras bırakalım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doğa yeniden canlanmaya başladı
Muhammed Mesut AYBERK
İlkbaharın gelişiyle birlikte havaların da ısınmasıyla beraber doğa adeta yeniden uyanarak, rengârenk bir çehreye büründü. Ağaçlar çiçek açarken, kırsal alanlar yeşillendi. Ayrıca bu yıl kış mevsiminin de bereketli geçmesiyle nehirlerimiz, göllerimiz, barajlarımızdaki su seviyelerinde artış olunca daha da mutlu olduk.
Doğadaki bu uyanış, rengarenk çiçeklerin açmasıyla görsel bir şölen sunmanın yanı sıra tarımsal sezonunun da açılış zamanı demek lazım. Şöyle bir kentin dışına çıkıp kırsal yerlere gittiğinizde bu değişimi daha güzel görme ve yaşama fırsatı bulabilirsiniz.
Her taraf mis gibi kokarken, güneşin o sıcaklığını kemiklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Çeşit çeşit çiçekler açmış, rengarenk kelebekler bir oraya bir buraya dolaşmakta. Sonuçta bu kış soğuk ve bol yağmurlu yani bereketli geçti.
Bu süreçte Kış boyunca evlerde olmaktan çok yorulduk da diyebiliriz. Olsun! Sonuçta son yıllarda hepimizi korkutan kuraklık tehlikesini bu yıl umarız yaşamayacağız. O güzel yağmurların ardından şimdi havalar da ısınınca artık en azından hafta sonları eşimizle çocuklarımızla ve dostlarımızla doğada yürüyüşler ya da piknikler yaparak tadını çıkarabiliriz.
Şimdi o güzelim İlkbahar, tüm güzelliğini önümüze sermiş durumda. O güzelliği görmenin en güzel zamanı bence. Özellikle sıcağıyla meşhur Çukurova’mızda bir iki ay sonra dışarı çıkmaz zor olur. Çünkü bunaltıcı sıcaklıklar ile karşı karşıya kalırız. İmkanı olan yaylasına, denizine gider ancak kentte kalanlar ancak evlerinde oturma zorunda kalır.
O bakımdan bence dışarı çıkmanın, gezmenin, güzelim doğanın tadını çıkarmanın en güzel zamanı şimdi bence. En azından bizim gibi güney kentlerde oturanlar için böyle. Sonuçta iç kesinlerde yer alan kentlerde bizim gibi sıcaklar daha başlamadı ve kar yağan yerler dahi var.
Çukurovalılar ise şimdi doğanın canlanmaya başladığı, doğanın yeniden canlandığı şu günlerde dışarı çıkıp tadını çıkarmalı. Toprağa dokunmalı, o mis kokuları içine çekmeli. Doğanın yeniden uyanışına şahit olmalı şimdi.
Evet! Doğa yeniden canlanmaya, hayat bulmaya başladı. Dünyamızı canlandıran mevsimlerin en güzeli ilkbahar geldi hoş geldi. Tabi bu güzelim doğamızı korumayı da unutmayalım. Pikniğe çıktığımızda çöplerimizi toplayalım, doğada bırakmayalım.
Doğa sadece bizim değil. Tüm canlılar, geleceğimizin de doğası. Onu koruyalım, kollayalım. Geleceğe, çocuklarımıza miras bırakalım.