Yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte ne yazık ki boğulma vakaları da başladı. Ancak ne acıdır ki her yaz başlangıcında olduğu gibi bugünlerde de gazetelerin üçüncü sayfalarını, internet sitelerinin manşetlerini aynı kahredici haberler süslüyor: "Serinlemek için girdiği nehirde akıntıya kapıldı", "Sulama kanalına düşen genç gözden kayboldu vb. haberler ile karşı karşıya kalmaktayız.
Daha Yaz mevsiminin ilk ayı olan Haziran’ın başındayız. Özellikle kıyı kesimlerde, hava sıcaklıkları daha fazla hissedilmeye başladı. Ancak serinleme arzusu, ne yazık ki her yıl yüzlerce ailenin evine ateş düşürüyor. Sıcaklıklar yükseldikçe, suda boğulma vakaları da aynı hızla artmakta.
Aslında her yıl karşı karşıya kaldığımız bu sorunu sadece bireysel tedbirsizlikle açıklayamayız. Bu, aynı zamanda bir toplumsal bilinç meselesidir. Tüm kamu kurumları, Valilikler, Belediyeler, STK’lar her yıl bu konuda açıklamalar yapmakta, kamu spotları yayınlanmakta ancak ne yazık ki yine aynı sorunlar yaşanıyor.
Sadece bizim ülkemizde de dünyanın başka ülkelerinde de aynı sorunlar yaşanıyor. Ancak herkes kendisinden sorunludur. Sorun küresel ve her yıl aynı filmi izliyoruz. Serinleme arzusu neden bu kadar kolay bir ölüm tuzağına dönüşüyor? Düşünmek gerekmiyor mu?
O bakımdan yaz mevsiminin şu ilk günlerinde bu konuda iyi düşünmek, dikkatli olmak ve önlem almak gerekiyor. Özellikle ‘Bana bir şey olmaz’ demeyin. Unutmayın! Çok iyi yüzme bilmek, doğanın vahşi kurallarına karşı bir kalkan oluşturmaz.
Bilmediğiniz yerlerde, sularda serinlemeye çalışmayın. Durgun sulara girmeyin. Özellikle baraj gölleri gibi durgun sular, yüksek akıntılı nehirler, dereler, bulanık ve derinliği görülmeyen yerler, denizlerde kayalık, akıntılı ve girdaplı yerler çok tehlikeli olmakta. Yani yüzme bilseniz dahi bu gibi yerler çok tehlikeli.
Evet! Yaz mevsimi ve havaların ısınmasıyla yine boğulma vakaları da başladı. Baraj gölleri gibi durgun sular, yüksek akıntılı nehirler, dereler, bulanık ve derinliği görülmeyen yerler, denizlerde kayalık, akıntılı ve girdaplı yerlerde sulara girmeyelim. Lütfen dikkatli olalım. Unutmayalım; hiçbir serinlik hissi, bir insanın hayatından daha değerli değildir. Lütfen bu yaz sadece serinlemeyi değil, önce hayatta kalmayı seçelim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sıcaklar ve boğulma vakaları
Muhammed Mesut AYBERK
Yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte ne yazık ki boğulma vakaları da başladı. Ancak ne acıdır ki her yaz başlangıcında olduğu gibi bugünlerde de gazetelerin üçüncü sayfalarını, internet sitelerinin manşetlerini aynı kahredici haberler süslüyor: "Serinlemek için girdiği nehirde akıntıya kapıldı", "Sulama kanalına düşen genç gözden kayboldu vb. haberler ile karşı karşıya kalmaktayız.
Daha Yaz mevsiminin ilk ayı olan Haziran’ın başındayız. Özellikle kıyı kesimlerde, hava sıcaklıkları daha fazla hissedilmeye başladı. Ancak serinleme arzusu, ne yazık ki her yıl yüzlerce ailenin evine ateş düşürüyor. Sıcaklıklar yükseldikçe, suda boğulma vakaları da aynı hızla artmakta.
Aslında her yıl karşı karşıya kaldığımız bu sorunu sadece bireysel tedbirsizlikle açıklayamayız. Bu, aynı zamanda bir toplumsal bilinç meselesidir. Tüm kamu kurumları, Valilikler, Belediyeler, STK’lar her yıl bu konuda açıklamalar yapmakta, kamu spotları yayınlanmakta ancak ne yazık ki yine aynı sorunlar yaşanıyor.
Sadece bizim ülkemizde de dünyanın başka ülkelerinde de aynı sorunlar yaşanıyor. Ancak herkes kendisinden sorunludur. Sorun küresel ve her yıl aynı filmi izliyoruz. Serinleme arzusu neden bu kadar kolay bir ölüm tuzağına dönüşüyor? Düşünmek gerekmiyor mu?
O bakımdan yaz mevsiminin şu ilk günlerinde bu konuda iyi düşünmek, dikkatli olmak ve önlem almak gerekiyor. Özellikle ‘Bana bir şey olmaz’ demeyin. Unutmayın! Çok iyi yüzme bilmek, doğanın vahşi kurallarına karşı bir kalkan oluşturmaz.
Bilmediğiniz yerlerde, sularda serinlemeye çalışmayın. Durgun sulara girmeyin. Özellikle baraj gölleri gibi durgun sular, yüksek akıntılı nehirler, dereler, bulanık ve derinliği görülmeyen yerler, denizlerde kayalık, akıntılı ve girdaplı yerler çok tehlikeli olmakta. Yani yüzme bilseniz dahi bu gibi yerler çok tehlikeli.
Evet! Yaz mevsimi ve havaların ısınmasıyla yine boğulma vakaları da başladı. Baraj gölleri gibi durgun sular, yüksek akıntılı nehirler, dereler, bulanık ve derinliği görülmeyen yerler, denizlerde kayalık, akıntılı ve girdaplı yerlerde sulara girmeyelim. Lütfen dikkatli olalım. Unutmayalım; hiçbir serinlik hissi, bir insanın hayatından daha değerli değildir. Lütfen bu yaz sadece serinlemeyi değil, önce hayatta kalmayı seçelim.